B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Boşanma Davası Devam Ederken Eş Ölürse Ne Olur? TMK 181/2 (2026)

Kısa ve net cevap: Boşanma davası kesinleşmeden eşlerden biri ölürse evlilik boşanmayla değil ölümle sona erer; bu nedenle boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer kalmaz. Ancak Türk Medenî Kanunu m.181/2 özel bir sonuç öngörür: ölen eşin mirasçılarından birisi davaya devam eder ve sağ kalan eşin boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğunu ispatlarsa, sağ kalan eş TMK m.181/1 gereğince ölen eşe yasal mirasçı olamaz; ayrıca boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, kaybeder. Mirasçılar davaya devam etmez veya sağ kalan eşin kusuru ispatlanamazsa, boşanma ölümden önce kesinleşmediği için sağ kalan eşin mirasçılığı sırf derdest boşanma davası nedeniyle kendiliğinden sona ermez.

Boşanma Davası Sürerken Eşlerden Biri Ölürse Evlilik Nasıl Sona Erer?

Boşanma kararı kesinleşmeden önce eşlerden birinin ölmesi hâlinde evlilik, ölüm anında kendiliğinden sona erer. Artık mahkemenin tarafları boşamasına hukuken imkân kalmaz. Çünkü boşanma kararı geleceğe etkili olarak mevcut evlilik bağını sona erdiren yenilik doğurucu bir karardır; ölümle sona ermiş bir evlilik için ayrıca boşanma hükmü kurulamaz.

Bu nedenle devam eden boşanma davasının boşanma talebi yönünden konusu kalmaz ve mahkeme bu bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna gider. Fakat dosya her durumda tamamen kapanmaz. TMK m.181/2, mirasçılık sonucunu belirlemek amacıyla ölen eşin mirasçılarına kusur tespiti yönünden davayı devam ettirme hakkı tanır.

Burada boşanma kararının “verilmiş” olması ile “kesinleşmiş” olması ayrımı önemlidir. İlk derece mahkemesi boşanmaya karar vermiş olsa bile hüküm henüz kesinleşmemişken eşlerden biri ölürse evlilik, kesinleşmiş boşanmayla değil ölümle sona ermiş olur. Kanun yolu aşamasında ölüm gerçekleşmesi de bu açıdan önem taşır.

Boşanma kararının kesinleşme sistemini ayrıntılı görmek için Karara Çıkmış Dosya Ne Zaman Kesinleşir? rehberimizi inceleyebilirsiniz.

TMK m.181/2 Neden Kusur Tespiti Davasını Sürdürmeye İzin Veriyor?

TMK m.181/1’e göre boşanan eşler artık birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler. Normal durumda bu sonuç boşanmanın kesinleşmesiyle doğar.

Ancak eşlerden biri boşanma davası devam ederken ölürse, yalnız ölüm tarihine bakıldığında sağ kalan eş hâlen “eş” sıfatını taşır. Bu durum, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu eşin davayı ölüm nedeniyle sonuçsuz bırakarak mirasçı olabilmesi gibi bir sonuç doğurabilir. Kanun koyucu TMK m.181/2 ile bu ihtimal için özel düzenleme getirmiştir.

Hüküm şöyledir: “Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.” Böylece boşanma talebi sona erse de kusur tespiti, mirasçılık bakımından hukuki sonuç doğurmaya devam eder.

Net sonuç: TMK m.181/2’de amaç ölümden sonra yeniden “boşanma kararı” vermek değildir. Mahkeme yalnız sağ kalan eşin boşanmaya sebep olacak derecede kusurlu olup olmadığını tespit eder; bu tespit olumluysa mirasçılık bakımından TMK m.181/1 sonucu uygulanır.

Ölen Eşin Hangi Mirasçıları Davaya Devam Edebilir?

Kanun “ölen eşin mirasçılarından birisinin” davaya devam etmesini yeterli görür. Bu kişi yasal veya koşulları varsa atanmış mirasçı olabilir; ancak gerçekten mirasçı sıfatını taşıması gerekir. Ölen kişinin mirasçısı olmayan bir akrabanın yalnız yakınlık ilişkisine dayanarak TMK m.181/2 kapsamında davayı sürdürme yetkisi yoktur.

Örneğin ölen eşin altsoyu varsa ana-baba zümresindeki kişilerin yasal mirasçı olup olmadığı TMK’nın zümre sistemine göre belirlenir. Altsoy varken ikinci zümre kural olarak yasal mirasçı olmaz. Bu nedenle davaya devam etmek isteyen kişinin önce mirasçılık sıfatı değerlendirilmelidir.

Mirasçılık belgesi bu noktada önemli delildir; ancak gerçek mirasçılık durumuyla çelişen belge bulunursa ayrıca düzeltilmesi gerekebilir. Hatalı veraset ilamı konusunda Mirasçılık Belgesinin İptali Davası – TMK 598 rehberimize bakabilirsiniz.

Mirasçılardan Sadece Birinin Devam Etmesi Yeterli midir?

Evet. TMK m.181/2 bütün mirasçıların birlikte hareket etmesini şart koşmaz. Ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi kanun metni bakımından yeterlidir. Bununla birlikte davadaki taraf teşkili, diğer mirasçıların konumu ve terekeye ilişkin sonuçlar usul hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

Mahkeme, ölüm olayından sonra ölen tarafın mirasçılarını belirler ve davaya devam iradelerini araştırır. Mirasçılardan biri kusur tespiti yönünden yargılamanın sürdürülmesini isterse TMK m.181/2 çerçevesinde deliller değerlendirilir.

Hiçbir mirasçı davaya devam etmek istemezse mahkemenin kendiliğinden sağ kalan eşin kusurunu araştırıp mirasçılığı düşürmesi söz konusu değildir. Kanun, devam iradesini mirasçılara bırakmıştır.

Hangi Kusurun İspatlanması Gerekir?

TMK m.181/2 bakımından aranacak kusur, sağ kalan eşin boşanmaya sebep olan olaylardaki kusurudur. Mirasçılar, ölümden sonra tamamen yeni bir boşanma sebebi veya dava dilekçesinde yer almayan bağımsız vakıalar üreterek dosyanın sınırlarını değiştiremez.

Mahkeme, ölen eşin açtığı veya taraf olduğu boşanma davasındaki iddia ve savunma vakıaları, hukuka uygun deliller, tanıklar, belgeler ve varsa karşı dava kapsamında kusur tespiti yapar. Yargıtay uygulamasında da TMK m.181/2 yargılamasının mevcut boşanma dosyasının vakıa sınırları içinde yürütülmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Örneğin dava yalnız terk özel sebebine dayandırılmış ancak kanuni terk şartları hiç oluşmamışsa, ölümden sonra mirasçıların dosyada ileri sürülmemiş bambaşka olaylarla kusur tespiti yaptırmaya çalışması mümkün değildir. HMK’nın vakıalarla bağlılık ve iddia-savunmanın genişletilmesi kuralları korunur.

Sağ kalan eşin herhangi bir kusuru yeterli midir?

Hayır. Kusur, boşanmaya sebep olabilecek nitelikte ve dosyadaki vakıalarla bağlantılı olmalıdır. Günlük hayatın önemsiz anlaşmazlıkları veya evlilik birliğinin sona ermesiyle ilgisi olmayan davranışlar tek başına TMK m.181/2 sonucunu doğurmaz.

Kusur İspatlanırsa Sağ Kalan Eşin Miras Payına Ne Olur?

Mahkeme TMK m.181/2 kapsamında sağ kalan eşin kusurlu olduğunu tespit ederse, m.181/1 sonucu uygulanır. Buna göre sağ kalan eş, ölen eşe yasal mirasçı olamaz. Miras paylaşımı, sağ kalan eş sanki boşanmanın mirasçılık sonucuna tabiymiş gibi diğer mirasçılar arasında yeniden belirlenir.

Sağ kalan eşin normalde TMK m.499 uyarınca alacağı miras payı, hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre değişir. TMK m.181/2 sonucu doğduğunda bu eş payı ortadan kalkar ve tereke diğer hak sahiplerine göre paylaşılır.

Bu sonuç yalnız terekenin aktiflerine değil mirasçılık sıfatına bağlı bütün hak ve yükümlülüklere etki eder. Ancak eşin mirastan bağımsız kendi malvarlığı hakları, mal rejimi tasfiyesinden doğabilecek alacakları veya kişisel malları ayrıca değerlendirilmelidir. Mirasçılığın kaybı, eşin kendi malını veya kanundan doğan her türlü ayrı alacağını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Vasiyetname veya Miras Sözleşmesiyle Sağlanan Haklar Ne Olur?

TMK m.181/1 yalnız yasal mirasçılığı değil, boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarrufları da düzenler. Boşanan eşler, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, boşanmadan önce yapılmış vasiyetname veya miras sözleşmesi benzeri ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları kaybederler.

TMK m.181/2 koşulları oluştuğunda aynı sonuç ölüm sırasında sağ kalan eş bakımından da uygulanır. Ancak ölüme bağlı tasarrufun metninde mirasbırakanın boşanma veya ayrılık hâlinde dahi kazandırmanın devam etmesini istediği açıkça anlaşılıyorsa “aksi tasarruftan anlaşılma” istisnası gündeme gelebilir.

Bu nedenle yalnız veraset ilamına bakmak yeterli olmayabilir. Noterde düzenlenmiş vasiyetname, el yazılı vasiyetname, miras sözleşmesi veya başka ölüme bağlı tasarruflar varsa metinleri ayrıca incelenmelidir.

Mirasçılar Davaya Devam Etmezse Sağ Kalan Eş Mirasçı Olur mu?

Boşanma kararı ölümden önce kesinleşmemişse ve TMK m.181/2 kapsamında mirasçılar kusur tespiti istemezse, evlilik ölümle sona ermiş olduğundan sağ kalan eş kural olarak eş sıfatıyla yasal mirasçı olmaya devam eder. Derdest boşanma davasının tek başına miras hakkını otomatik olarak kaldıran bir etkisi yoktur.

Aynı şekilde mirasçılar davaya devam etmiş olsa bile sağ kalan eşin kusuru ispatlanamazsa TMK m.181/1 sonucu uygulanmaz. İspat yükü ve dosyadaki deliller bu nedenle belirleyicidir.

Bu sonuç bazen terekenin paylaşımı bakımından çok büyük ekonomik fark yaratabilir. Sağ kalan eşin altsoy ile birlikte mirasçı olması hâlinde yasal payı dörtte bir; ana-baba zümresiyle birlikte olması hâlinde yarı; büyük ana-baba zümresiyle belirli hâllerde daha yüksek olabilir. Bu nedenle kusur tespiti davası, boşanma artık mümkün olmadığı hâlde ciddi miras hukuku sonucu doğurur.

Davacı Eşin mi Davalı Eşin mi Ölmesi Fark Eder?

TMK m.181/2’nin güncel metni taraf sıfatı bakımından ayrım yapmaz. 2011 tarihli 6217 sayılı Kanun değişikliğiyle hüküm, “boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu nedenle ölen eş davacı da olsa davalı da olsa, koşulları varsa mirasçıların kusur tespiti yönünden devam talebi gündeme gelebilir. Özellikle tarafların karşılıklı boşanma taleplerinin bulunduğu dosyalarda ölümün hangi talebi konusuz bıraktığı ve hangi vakıaların kusur değerlendirmesine gireceği ayrı ayrı incelenir.

Yargıtay’ın 2025 ve 2026 tarihli kararlarında da taraflardan hangisinin öldüğünden bağımsız olarak evliliğin ölümle sona erdiği, boşanma talebinin konusuz kaldığı ve mirasçıların TMK m.181/2 kapsamında kusur tespiti yönünden devam hakkının araştırılması gerektiği görülmektedir.

Karşı Boşanma Davası Varsa Ne Olur?

Asıl dava ile karşı davada her iki eş de boşanma talebinde bulunmuş olabilir. Taraflardan biri ölünce evlilik ölümle sona erdiğinden artık her iki boşanma talebi yönünden de boşanma hükmü kurulamaz. Ancak ölen eşin mirasçıları, sağ kalan eşin kusurunun tespiti bakımından davaya devam edebilir.

Karşı davada ileri sürülen vakıalar, tarafların kusur değerlendirmesi bakımından önem taşıyabilir. Mahkeme asıl dava ile karşı davadaki iddia ve savunmaları, usulüne uygun delilleri ve talepleri birlikte değerlendirir. Ölümden sonra mirasçılar yeni bir karşı dava açmış gibi hareket edemez; mevcut dosyanın sınırları korunur.

Karşı dava süresinin genel sistemi için Boşanma Davasında Karşı Dava Süresi – HMK 132-133 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Davası Devam Ederken Eş Ölürse Ne Olur?

Anlaşmalı boşanmanın temelinde eşlerin TMK m.166/3 kapsamında boşanma ve mali sonuçlar hakkında ortak iradesi bulunur. Karar kesinleşmeden eşlerden birinin ölmesi hâlinde yine evlilik ölümle sona erer; anlaşmalı boşanma hükmünün ölümden sonra kesinleşerek evliliği geçmişe etkili sona erdirmesi söz konusu değildir.

TMK m.181/2’nin uygulanmasında ise kusur tespitinin anlamı önem taşır. Anlaşmalı boşanma davasında taraflar kusur tartışması yapmadan ortak iradeyle boşanmayı istemektedir. Bu nedenle yerleşik Yargıtay yaklaşımında anlaşmalı boşanma dosyasında ölümden sonra mirasçıların sonradan yeni kusur vakıaları üretip TMK m.181/2 sonucu elde etmeleri kabul edilmemektedir.

Ancak anlaşmalı boşanma davasının daha sonra çekişmeli yargılamaya dönüşmüş olması, protokolün kabul edilmemesi veya karşılıklı kusur vakıalarının usulüne uygun biçimde dosyaya girmiş olması farklı değerlendirme gerektirebilir. Dosyanın hangi usulî aşamada ölümle karşılaştığı tespit edilmelidir.

Tazminat ve Yoksulluk Nafakası Talepleri Ölümle Ne Olur?

Boşanmanın fer’î sonuçları olan TMK m.174 tazminatları ve TMK m.175 yoksulluk nafakası, boşanma hükmüne bağlı taleplerdir. Evlilik boşanmayla değil ölümle sona erdiğinde boşanma sonucuna bağlı bu taleplerin hukuki temeli de etkilenir.

Örneğin yoksulluk nafakası “boşanma yüzünden yoksulluğa düşme” şartına bağlıdır. Ölüm nedeniyle evlilik sona ermişse sağ kalan eşin korunması miras hukuku, sosyal güvenlik ve terekeye ilişkin başka düzenlemeler üzerinden değerlendirilir; artık boşanma nedeniyle yoksulluk nafakası hükmü kurulmaz.

Boşanma sebebiyle maddi-manevi tazminat talepleri bakımından da boşanmanın gerçekleşmemesi temel sonucu değiştirir. Buna karşılık ölümden önce doğmuş ve boşanmadan bağımsız başka haksız fiil veya alacak hakları varsa bunların kendi hukuki sebepleri ve mirasçılara geçişi ayrıca değerlendirilir.

Mal Rejiminin Tasfiyesi Ölüm Nedeniyle Nasıl Etkilenir?

Eşler arasındaki mal rejimi yalnız boşanmayla değil ölümle de sona erebilir. TMK m.225’e göre mal rejimi eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer; boşanma davası hâlinde ise dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erme sonucu vardır.

Boşanma davası sürerken eş ölürse, mal rejiminin hangi tarihte ve hangi nedenle sona erdiği, dava tarihinin geriye etkili sonucu ve ölümle mirasın açılması birlikte değerlendirilmelidir. Mal rejimi tasfiyesi, miras paylaşımından önce eşlerin kendi malvarlığı alacaklarının belirlenmesi bakımından önem taşıyabilir.

Sağ kalan eş TMK m.181/2 nedeniyle mirasçılık hakkını kaybetse bile, mal rejiminden doğan ve kendi malvarlığına ait bir katılma/değer artış payı alacağı varsa bunun sırf mirasçılık kaybı nedeniyle otomatik olarak ortadan kalktığı söylenemez. Mal rejimi alacağı ile miras payı ayrı hukuki kurumlardır.

Mal paylaşımının genel sistemi için Boşanmada Ev Kimin Olur? Mal Paylaşımı rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Mirasçılar Davaya Devam Etmek İsterse Hangi Belgeler Gerekir?

Belge / işlem Neden önemli?
Ölüm kayıt örneği Tarafın ölüm tarihi ve evliliğin ölümle sona erdiğini gösterir.
Mirasçılık belgesi Davaya devam etmek isteyen kişinin mirasçı sıfatını gösterir.
Boşanma dava ve cevap dilekçeleri Kusur tespitinin vakıa sınırlarını belirler.
Karşı dava dilekçesi Varsa karşılıklı boşanma ve kusur iddialarını gösterir.
Tanık ve belge delilleri Sağ kalan eşin kusurunun ispatında kullanılır.
Vasiyetname / miras sözleşmesi TMK 181/1’in ölüme bağlı tasarruf sonucunu belirler.
Tereke ve tapu kayıtları Kusur tespitinin miras paylaşımına ekonomik etkisini belirlemek için önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Boşanma davası devam ederken eş ölürse boşanmış sayılır mı?

Hayır. Boşanma hükmü kesinleşmeden ölüm gerçekleşirse evlilik ölümle sona erer; boşanma talebi konusuz kalır.

2. Dava sürerken ölen eşin mirasçıları davaya devam edebilir mi?

Evet. TMK m.181/2 uyarınca ölen eşin mirasçılarından birisi sağ kalan eşin kusurunun tespiti için davaya devam edebilir.

3. Mirasçıların hepsinin davaya devam etmesi gerekir mi?

Hayır. Kanun “mirasçılarından birisinin” devam etmesini yeterli görür.

4. Sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa ne olur?

TMK m.181/1 sonucu uygulanır; sağ kalan eş ölen eşin yasal mirasçısı olamaz ve aksi tasarruftan anlaşılmadıkça boşanmadan önce yapılan ölüme bağlı tasarruflardan doğan haklarını kaybeder.

5. Kusur ispatlanamazsa sağ kalan eş mirasçı olur mu?

Boşanma ölümden önce kesinleşmemişse ve TMK m.181/2 sonucu doğmazsa sağ kalan eşin yasal mirasçılığı devam eder.

6. Davacı eş ölürse mi bu kural uygulanır?

Hayır. Güncel TMK m.181/2 ölen eşin davacı veya davalı olmasına göre ayrım yapmaz.

7. İlk derece mahkemesi boşanma kararı vermiş ama istinafta eş ölmüşse ne olur?

Karar kesinleşmeden ölüm gerçekleştiği için evlilik ölümle sona erer. Boşanma talebi konusuz kalır; mirasçıların TMK m.181/2 kapsamında kusur tespiti talebi değerlendirilir.

8. Anlaşmalı boşanmada eş ölürse mirasçılar kusur iddia edebilir mi?

Anlaşmalı boşanma kusur tartışmasına dayanmayan bir yoldur. Yerleşik uygulamada mirasçıların ölümden sonra anlaşmalı dosyayı yeni kusur vakıalarıyla çekişmeli kusur davasına dönüştürmesi kabul edilmez; somut dosyanın usulî aşaması ayrıca incelenir.

9. Vasiyetnamede sağ kalan eşe mal bırakılmışsa ne olur?

TMK m.181/2 koşulları oluşursa m.181/1 uygulanır ve boşanmadan önceki ölüme bağlı tasarruftan doğan hak kural olarak kaybedilir; ancak tasarruftan bunun aksinin istendiği anlaşılıyorsa istisna gündeme gelir.

10. Sağ kalan eş mirastan çıkarsa mal rejimi alacağını da kaybeder mi?

Hayır. Mirasçılık payı ile mal rejimi tasfiyesinden doğan kişisel alacaklar farklı kurumlardır. Mal rejimi alacağı kendi şartlarına göre ayrıca değerlendirilir.

11. Ölümden sonra boşanma tazminatı veya yoksulluk nafakası verilir mi?

Boşanma gerçekleşmediği için boşanmanın fer’î sonucu niteliğindeki bu taleplerin dayanağı ortadan kalkar. Boşanmadan bağımsız başka alacak veya haksız fiil talepleri varsa ayrı hukuki sebebe göre değerlendirilir.

12. Kusur tespiti için yeni olaylar ileri sürülebilir mi?

Mirasçılar mevcut boşanma davasının vakıa ve delil sınırları içinde hareket eder. Ölümden sonra tamamen yeni bir boşanma davası kurulmuş gibi dosyada yer almayan vakıalarla sonuç elde edilemez.

Resmî Kaynaklar

Sağ kalan eşin mirasçılığı ve ölüm sırasında derdest boşanma davası için 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.181, sağ kalan eşin yasal miras payı için m.499, mal rejiminin sona ermesi için m.225; tarafın ölümü sonrası yargılamanın usulî devamı için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.50 ve devamı güncel metinleri esas alınmalıdır. TMK m.181/2’nin güncel uygulanmasında 2025-2026 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları, ölüm hâlinde boşanma talebinin konusuz kalıp mirasçıların kusur tespiti yönünden devam edebileceği yönündedir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde TMK m.181, m.225 ve m.499 ile güncel Yargıtay uygulaması dikkate alınarak hazırlanmıştır. Boşanma talebinin ölümle konusuz kalması ile mirasçılık sonucunu etkileyen kusur tespiti açık biçimde ayrılmıştır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin · Tel/WhatsApp: +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp