Başvuru İmkânından Yararlandırılmama Tazminat Dilekçesi | CMK 141/1-k Word
Kısa cevap: CMK m.141/1-k uyarınca yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişi, uğradığı maddi ve manevi zararları Devletten isteyebilir. Bu tazminat sebebi, yalnız kararın sonucundan memnun olmamayı değil; etkili başvuru yolunun fiilen kullanılamamasını konu alır. Başvuru yolu hiç bildirilmemiş, karar veya savcılık görüşü tebliğ edilmemiş, dosyaya erişim başvuruyu anlamsızlaştıracak ölçüde engellenmiş ya da süresinde verilen itiraz yetkili merciye gönderilmemişse; hangi işlem yüzünden hangi başvurunun kullanılamadığı ve bunun doğurduğu zarar somut belgelerle açıklanmalıdır. CMK m.142 uyarınca istem, kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yöneltilir; kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıllık üst süre birlikte gözetilir.

CMK 141/1-k hangi ihlali tazminat sebebi sayar?
Hüküm, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında yakalama, adli kontrol ya da tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişiyi korur. Kanun 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun değişikliğiyle bentteki “yakalama veya tutuklama” ibaresine “adli kontrol”ü de eklemiştir. Bu nedenle 2024 öncesindeki metne dayanılarak adli kontrolün kapsam dışında olduğu söylenemez. Bununla birlikte değişikliğin somut olaya zaman bakımından uygulanması, işlemin ve ihlalin tarihi ile geçiş hükümleri incelenerek değerlendirilmelidir.
“Başvuru imkânından yararlandırılmama” ile “başvurunun reddedilmesi” aynı değildir. Kişi itirazını süresinde ve etkili biçimde yapabilmiş, merci dosyayı incelemiş ve talebi gerekçeli olarak reddetmişse sırf ret sonucu m.141/1-k ihlalini kanıtlamaz. Buna karşılık kararın hiç bildirilmemesi, kanun yolunun yanlış veya eksik gösterilmesi, başvuru için gerekli asgari karar gerekçesine ya da dosya bilgisine erişimin engellenmesi, itiraz dilekçesinin işleme alınmaması veya yetkili mercie ulaştırılmaması başvuru hakkının fiilen kullanılamadığı iddiasını doğurabilir.
Tazminat davasında koruma tedbirinin kendisinin hukuka aykırılığı ile başvuru hakkının kullandırılmaması ayrılmalıdır. Tutuklama koşullarının bulunmadığı iddiası CMK m.141/1-a ile; kanuni sürede hâkim önüne çıkarılmama m.141/1-b ile; yakınlara bildirmeme m.141/1-h ile bağlantılı olabilir. Aynı olay birden fazla bent yönünden ileri sürülecekse her bent için olgu, belge ve zarar ayrı başlıkta kurulmalıdır.
Yakalama, adli kontrol ve tutuklamada hangi başvuru yolları önemlidir?
CMK m.267, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yolunu açar. CMK m.268/1’e göre kanunda ayrıca hüküm bulunmadığında itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçeyle veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunarak yapılır. Kararı veren merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde yetkili inceleme merciine göndermelidir. Bu genel çerçeve, somut koruma tedbirine ilişkin özel hükümlerle birlikte okunur.
Tutuklu kişi CMK m.104 uyarınca soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; tutukluluğun devamı veya salıverilme kararlarına itiraz edilebilir. CMK m.105, salıverilme istemine ilişkin karar süresini ve bu kararlara itiraz edilebilmesini düzenler. Adli kontrolde ise CMK m.111/1, şüpheli veya sanığın istemi üzerine kaldırma veya değiştirme değerlendirmesini; m.111/2 de adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilmesini öngörür.
Yakalama emri, yakalamanın devamı, gözaltı, tutuklama, tutukluluğun devamı, salıverilme talebinin reddi, adli kontrolün kurulması, sürdürülmesi, değiştirilmesi veya kaldırılmaması aynı karar türü değildir. Dilekçe “itiraz edemedim” cümlesiyle bırakılmamalıdır. Kararın merci ve tarihi, kararın hangi koruma tedbirine ilişkin olduğu, öğrenme veya tebliğ tarihi, kullanılmak istenen özel başvuru, dilekçenin teslim edildiği yer ve başvurunun nerede kesildiği gösterilmelidir.
Başvuru imkânının fiilen kullandırılmadığı nasıl gösterilir?
İhlal, dosya hareketleri üzerinden kurulmalıdır. Karar tutanağında kanun yolu, süre, merci ve şeklin gösterilip gösterilmediği; karar örneğinin kişiye veya müdafiine verilip verilmediği; tebliğ mazbatası ve UYAP açılma kaydının zamanı; ceza infaz kurumu aracılığıyla sunulan dilekçenin teslim ve havale tarihi; mahkeme kaleminin evrak numarası; itiraz dosyasının yetkili merciye gönderilme tarihi birlikte incelenir.
Örneğin tutukluluğun devamı kararına karşı itiraz hazırlanmış, dilekçe ceza infaz kurumu tarafından süresinde alınmış fakat mahkemeye gönderilmemişse teslim alındısı, kurum evrak defteri ve UYAP kaydı belirleyici olur. Karar müdafiye açılmış fakat tutukluya veya müdafiine başvuruyu mümkün kılacak gerekçe ve savcılık görüşü bildirilmemişse, hangi belgenin ne zaman öğrenildiği ve bu eksikliğin itirazın içeriğini nasıl etkilediği açıklanmalıdır. Sadece “dosyaya erişemedim” demek yerine erişim talebi, ret veya kısıtlama kararı ve başvuru süresindeki somut etki gösterilmelidir.
Kanun yolunun yanlış gösterilmesi de otomatik tazminat sonucu değildir. Yanlış bilginin başvurunun hiç yapılmamasına, yanlış mercie yöneltilmesine veya süresinin geçirilmesine yol açtığı bağ kurulmalıdır. Buna karşılık kişi hataya rağmen doğru ve süresinde başvurabilmiş, inceleme de yapılmışsa başvuru imkânından yararlandırılmadığı iddiası zayıflayabilir. Mahkeme her dosyada usul eksikliği, başvurunun fiilî kullanımı, nedensellik ve zararı birlikte değerlendirir.
Dosyaya erişim ve savcılık görüşünün bildirilmesi neden önemlidir?
Etkili itiraz, yalnız dilekçe verme kapısının açık olmasından ibaret değildir. Kişinin tedbirin dayandığı temel gerekçe ve aleyhe görüş hakkında, soruşturmanın meşru gizlilik sınırlarını ihlal etmeden, başvuru yapabilecek ölçüde bilgiye sahip olması gerekir. Tutukluluğun devamı incelemesinde Cumhuriyet savcısının aleyhe görüşü başvurucuya bildirilmemişse, bu görüşe cevap verme ve itirazı etkili biçimde kurma imkânının nasıl etkilendiği somutlaştırılabilir.
Bununla birlikte soruşturma dosyasında kanuni kısıtlama kararı bulunması her durumda m.141/1-k ihlali anlamına gelmez. Kısıtlamanın dayanağı, kapsamı ve süresi; şüpheli veya müdafiine bildirilen çekirdek bilgiler; erişilemeyen belgenin itiraz bakımından önemi ve tedbir sona erdikten sonraki durum ayrı ayrı değerlendirilir. Dilekçe, meşru gizlilik ile etkili başvuru güvencesi arasındaki somut dengeyi göstermelidir.
Karar gerekçesinin standart ve soyut olması da başvuru hakkını etkileyebilir; ancak yetersiz gerekçe iddiası ile başvurunun hiç kullandırılmaması aynı hukuki sorun değildir. Gerekçe eksikliği başvurunun hangi bölümünü kurmayı imkânsızlaştırdıysa bu etki açıklanmalı; salt kararın kısa olması, bağımsız tazminat sonucunun garantisi gibi sunulmamalıdır.
Tazminat başvurusu hangi mahkemeye ve hangi sürede yapılır?
CMK m.142/1, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç aylık süre ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık üst süre öngörür. İki süre birlikte denetlenir. Dosyada kesinleşme şerhi, tebliğ mazbatası ve UYAP tebliğ/açılma kaydı bulunmadan süre başlangıcı tahmin edilmemelidir. Başvuru imkânı ihlali koruma tedbiri devam ederken öğrenilmiş olsa da m.142’deki kesinleşme ve süre rejimi, dosyanın sonucu ve talebin niteliğiyle birlikte incelenir.
İstem, kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. Bu ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi görev alır. CMK m.142/2, m.141/1-e, 1-f ve 1-l kapsamındaki bazı talepler için 6384 sayılı Kanun uyarınca Tazminat Komisyonu yolunu düzenler. M.141/1-k bu sayımda yer almadığından, yalnız bu bende dayalı talep Komisyona yöneltilmez; ağır ceza mahkemesi yolu esas alınır.
CMK m.142/3 uyarınca dilekçede başvurucunun açık kimliği ve adresi, zarara uğranılan işlemin ve zararın niteliği ile niceliği yer almalı; belgeler eklenmelidir. Bilgi veya belge yetersizse mahkeme eksikliğin bir ay içinde giderilmesini ister; süresinde tamamlanmayan dilekçe itiraz yolu açık olmak üzere reddedilebilir. Bu nedenle zarar kalemleri “maddi ve manevi tazminat istiyorum” cümlesiyle bırakılmamalıdır.
Maddi ve manevi zarar nasıl açıklanmalıdır?
Maddi zarar, başvuru hakkı ihlaliyle uygun nedensellik bağı bulunan ve belgeyle ölçülebilen kayıptır. Başvurunun incelenmemesi yüzünden tedbirin gereksiz biçimde uzadığı ileri sürülüyorsa çalışılamayan dönem, kaybedilen ücret veya kazanç, ek ulaşım ve konaklama gideri, zorunlu bakım gideri ya da diğer somut ödeme kayıtları dönem ve tutar itibarıyla gösterilmelidir. Varsayımsal ticari kazanç, belgelenmeyen günlük gelir veya koruma tedbirinin bütün sonuçları otomatik olarak bu bende yüklenmemelidir.
Manevi zarar; özgürlüğe veya günlük yaşama müdahalenin uzaması, başvuru yapamamanın yarattığı belirsizlik, aile ve meslek hayatına somut etki, ihlalin süresi ve ağırlığı üzerinden açıklanabilir. Talep edilen tutar mahkemenin takdirindedir. Emsal kararlar olayların özellikleri aynı değilse sabit tarife gibi kullanılamaz; talep, başvurucunun kişisel durumu ve ihlalin gerçek etkisiyle gerekçelendirilmelidir.
Birden fazla koruma tedbiri uygulanmışsa dönemler ayrılmalıdır. Yakalama saatleri, tutukluluk tarihleri, adli kontrol yükümlülüğünün başlangıç ve bitişi, itiraz dilekçesinin verildiği tarih, yetkili merciin önüne gittiği veya gitmediği gün ve tedbirin değiştiği tarih tek kronolojide gösterilmelidir. Böylece başvuru hakkı ihlalinin zarara hangi dönemde etkide bulunduğu denetlenebilir.
Dilekçeye eklenecek kayıtlar
- Yakalama tutanağı, adli kontrol kararı, tutuklama veya tutukluluğun devamı kararı ve gerekçeleri.
- Karardaki kanun yolu, süre, merci ve şekil bildirimini gösteren sayfa.
- Kararın tebliğ veya öğrenme tarihi; UYAP açılma ve kesinleşme kayıtları.
- İtiraz, salıverilme, adli kontrolün kaldırılması veya değiştirilmesi dilekçeleri.
- Ceza infaz kurumu teslim alındısı, zabıt kâtibi tutanağı, havale ve evrak numaraları.
- İtirazın yetkili mercie gönderilme veya gönderilmeme durumunu gösteren dosya hareketleri.
- Savcılık görüşü, görüşün tebliğ kaydı ve buna cevap verilip verilemediğini gösteren belgeler.
- Dosya erişim talebi, kısıtlama veya ret kararı ve erişime açılma tarihi.
- Tedbirin kaldırılması, değiştirilmesi, kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya nihai hüküm ve kesinleşme şerhi.
- Ücret bordrosu, banka kaydı, fatura, sözleşme, vergi ve diğer maddi zarar belgeleri.
Başvurucunun elinde olmayan evrak ek yapılmış gibi gösterilmemelidir. İlgili karar veya kayıt dosyada bulunduğu hâlde örneği temin edilemiyorsa tarih, merci ve bilinen numara yazılarak asıl ceza dosyasından ya da ceza infaz kurumundan getirtilmesi istenebilir.
Örnek CMK 141/1-k tazminat dilekçesi
[YER] NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
DAVACI: [Ad-soyad, T.C. kimlik no, açık adres]
VEKİLİ: [Ad-soyad, baro, sicil, adres]
DAVALI: Hazine
İLGİLİ CEZA DOSYASI: [Soruşturma/esas/değişik iş numarası]
KONU: CMK m.141/1-k uyarınca [yakalama/adli kontrol/tutuklama] işlemine karşı kanunda öngörülen [itiraz/salıverilme/kaldırma-değiştirme] başvuru imkânından yararlandırılmama nedeniyle, belgeli maddi zarar ile mahkemece takdir edilecek manevi tazminat istemidir.
AÇIKLAMALAR
1. Davacı hakkında [merci] tarafından [tarih ve numara] ile [yakalama/adli kontrol/tutuklama] kararı verilmiştir. Karar [öğrenme/tebliğ] tarihi [ ] olup tedbir [başlangıç-bitiş] arasında uygulanmıştır.
2. Kanunen kullanılabilecek başvuru [CMK maddesi ve başvurunun adı]dır. Bu başvuruya ilişkin süre, merci ve şekil [kararda hiç gösterilmemiş/yanlış gösterilmiş] veya karar örneği [tarih]e kadar verilmemiştir. [Varsa diğer engel somut kayıtla açıklanır.]
3. Davacı/müdafii [tarih]te [ceza infaz kurumu/mahkeme kalemi/UYAP] üzerinden başvuru sunmuştur. Teslim kaydı [ ] olmasına rağmen dilekçe [yetkili mercie gönderilmemiş/gecikmeli gönderilmiş/işleme alınmamış]tır. Dosya hareketi ve evrak kayıtları ekte sunulmuştur.
4. [Varsa:] Cumhuriyet savcısının [tarih] tarihli aleyhe görüşü başvurucuya bildirilmemiş; [dosya veya belge] erişimine ilişkin [tarih] tarihli talep [karar] ile sonuçlanmıştır. Bu eksiklik, [itiraz sebebi] hakkında açıklama ve belge sunulmasını somut olarak engellemiştir.
5. Başvuru hakkı etkili biçimde kullanılabilseydi tedbirin mutlaka kaldırılacağı varsayılmamaktadır. Bununla birlikte itirazın incelenmemesi veya esaslı bilgiye erişimin engellenmesi nedeniyle başvurucunun tedbirin hukuka ve gerekliliğe uygunluğunu yetkili mercie inceletme imkânı ortadan kalkmış; ihlal [başlangıç-bitiş] döneminde sürmüştür.
6. İlgili ceza dosyasında [nihai karar] verilmiş ve karar [kesinleşme tarihi]te kesinleşerek [tebliğ tarihi]te davacıya tebliğ edilmiştir. İşbu dava CMK m.142/1’deki üç aylık ve bir yıllık süreler içinde açılmıştır.
7. Maddi zarar [kalem, dönem, hesap ve belge] olarak toplam [ ] TL’dir. Manevi zarar talebimiz; ihlalin süresi, tedbirin ağırlığı, aile ve meslek hayatına etkisi ile başvuru yoluna erişememenin yarattığı belirsizlik dikkate alınarak [ ] TL’dir. Miktar ve uygun nedensellik bağı sunulan belgelerle birlikte değerlendirilmelidir.
DELİLLER: Koruma tedbiri kararları; tebliğ ve UYAP kayıtları; kanun yolu bildirimi; itiraz ve salıverilme/adli kontrol kaldırma-değiştirme dilekçeleri; ceza infaz kurumu teslim kayıtları; dosya hareketleri; savcılık görüşü ve tebliğ kayıtları; erişim talepleri ve kararları; nihai karar ve kesinleşme şerhi; gelir, gider ve zarar belgeleri; ilgili ceza dosyası ve her türlü yasal delil.
HUKUKİ NEDENLER: Anayasa m.19, 36 ve 40; 5271 sayılı CMK m.104, 105, 111, 141/1-k, 142, 267-268 ve ilgili diğer mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) ilgili soruşturma/kovuşturma ve itiraz dosyalarının celbine, (2) kararın öğrenme-tebliğ, dilekçe teslim ve yetkili mercie gönderim tarihlerinin UYAP ve kurum kayıtlarından belirlenmesine, (3) davacının [yakalama/adli kontrol/tutuklama] işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânından yararlandırılmadığının tespitine, (4) belgeli [ ] TL maddi ve ihlalin özelliklerine göre [ ] TL manevi tazminatın yasal koşullarıyla birlikte davalı Hazineden tahsiline, (5) yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]
[Davacı / vekili]
[Ad-soyad]
[İmza / E-imza]
Düzenlenebilir Word dilekçe örneğini indirin. Köşeli alanları gerçek karar, tebliğ, itiraz, dosya hareketi, kesinleşme ve zarar kayıtlarıyla doldurun; yaşanmamış olay veya elde olmayan kazanç üretmeyin.
Başvurudan sonra süreç nasıl izlenir?
Dava açıldığında mahkemenin ilgili ceza ve itiraz dosyalarını getirttiği, tebliğ ve teslim tarihlerini karşılaştırdığı, başvuru hakkının hangi aşamada kesildiğini belirlediği kontrol edilmelidir. CMK m.142/4 uyarınca mahkeme eksik bilgi veya belgeyi tamamlamak için bir aylık kesin nitelikli süre verebilir. Bu bildirimde sayılan eksikler ayrı ayrı karşılanmalı; bulunamayan belge için hangi kurumdan istenmesi gerektiği açıklanmalıdır.
Mahkeme dilekçe ve ekleri yeterli görürse örneğini Hazine temsilcisine tebliğ eder; Hazine görüşünü iki hafta içinde bildirebilir. Mahkeme gerekli araştırmayı yapabilir ve kararını duruşmalı olarak verir. Karara karşı davacı, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinafa başvurabilir. İstinaf süresi ve usulü gerekçeli kararın tebliğ kaydı üzerinden ayrıca hesaplanmalıdır.
Tazminata hükmedilmesi başvuru imkânının kullanılmadığı her olayda talep edilen bütün tutarın verileceği anlamına gelmez. Mahkeme ihlal, zarar, nedensellik, başvuru süresi ve miktarı ayrı ayrı değerlendirir. Nihai tazminat kararının icrası bakımından CMK m.142/10’daki kesinleşme, idari başvuru ve ödeme usulü de ayrıca izlenmelidir.
Sık yapılan somut hatalar
- Başvuru reddedildiği için otomatik olarak başvuru imkânından yararlandırılmadığını ileri sürmek.
- Yakalama, adli kontrol ve tutuklamayı tek belirsiz işlem gibi yazmak.
- Hangi itiraz, salıverilme veya kaldırma-değiştirme yolunun kullanılamadığını belirtmemek.
- Kararın öğrenme, tebliğ, dilekçe teslim ve yetkili mercie gönderim tarihlerini karşılaştırmamak.
- Ceza infaz kurumu teslim alındısı ile UYAP evrak kaydını istememek.
- Dosyaya erişim kısıtlamasını, kapsamı ve başvuruya etkisi açıklanmadan tek başına ihlal saymak.
- CMK m.141/1-k talebini m.141/1-l için öngörülen Tazminat Komisyonuna yöneltmek.
- CMK m.142’deki üç aylık süre ile bir yıllık üst süreyi birlikte hesaplamamak.
- Maddi zararı dönem, hesap ve belge göstermeden tahminî kazançla yazmak.
- Manevi tazminatı ihlalin süresi ve kişisel etkisiyle gerekçelendirmemek.
- Birden fazla CMK m.141 bendine dayanıldığında her bendin olgu ve zararını ayırmamak.
- Eksik belge tamamlama için verilen bir aylık süreyi kaçırmak.
Sık sorulan sorular
1. İtirazım reddedildiyse CMK 141/1-k kapsamında tazminat alır mıyım?
Ret tek başına yeterli değildir. Bent, başvurunun sonucunu değil, kanunda öngörülen başvuru imkânından yararlandırılmamayı düzenler. Başvurunun etkili biçimde kullanılıp kullanılamadığı incelenir.
2. Adli kontrol de CMK 141/1-k kapsamında mıdır?
Evet. 7499 sayılı Kanunla 2 Mart 2024’te bentteki kapsama “adli kontrol” açıkça eklenmiştir. Somut olaya uygulanma zamanı ayrıca değerlendirilir.
3. Hangi mahkemede dava açılır?
Kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi görevlidir. Bu mahkeme işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka daire yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi değerlendirilir.
4. Tazminat Komisyonuna mı başvurulur?
Yalnız m.141/1-k’ya dayalı istem, CMK m.142/2’de Komisyona bırakılan e, f ve l bentleri arasında değildir. Bu nedenle ağır ceza mahkemesi yolu esas alınır.
5. Dava süresi nedir?
Kesinleşmenin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde başvurulmalıdır. İki süre gerçek kesinleşme ve tebliğ kayıtlarından hesaplanır.
6. Kararda kanun yolu hiç yazmıyorsa ihlal oluşur mu?
Bu önemli bir olgudur; ancak yanlış veya eksik bildirimin başvurunun kullanılamamasına somut etkisi ve zarar bağı ayrıca gösterilmelidir.
7. Cezaevinden verdiğim itiraz dilekçesi gönderilmediyse ne eklemeliyim?
Teslim alındısı, kurum evrak defteri, havale kaydı, UYAP’a giriş tarihi ve itiraz merciine gönderim kayıtları istenmeli; tarih sırası dilekçede açıkça gösterilmelidir.
8. Savcılık görüşünün bildirilmemesi bu bentte ileri sürülebilir mi?
Aleyhe görüşe cevap verememenin etkili itirazı nasıl engellediği somutlaştırılabilir. Görüşün içeriği, bildirim durumu ve tedbirle bağlantısı dosyadan doğrulanmalıdır.
9. Beraat kararı şart mıdır?
CMK m.141/1-k metni, beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararını açık koşul olarak saymaz. Yine de dava zamanı, kesinleşme, ihlal, zarar ve nedensellik somut dosyada incelenir.
10. Maddi zarar belgem yoksa sadece manevi tazminat istenebilir mi?
Maddi zarar için ölçülebilir kayıp ve belge gerekir. Manevi zarar ayrıca talep edilebilir; fakat tutar ihlalin süresi, ağırlığı ve başvurucunun hayatındaki somut etkiyle gerekçelendirilmelidir.
Resmî kaynak ve ilgili yazılar
- Adalet Bakanlığı: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m.104-105, 111, 141-142 ve 267-268
- CMK 142 tazminat başvurusu, süre ve görevli ağır ceza mahkemesi
- Adli kontrol kararına itiraz dilekçesi
- Adli kontrolün kaldırılması veya değiştirilmesi — CMK 111
- Adli kontrolün dört aylık gözden geçirilmesi
- Haksız gözaltı ve tutuklama tazminat dilekçesi
- Tutuklama kararına itiraz ve tahliye dilekçesi
Avukat Halil Bakırcı — Mersin Barosu sicil no: 3472. Türkiye genelindeki ceza dosyalarına ilişkin çalışmalar Mersin merkezli yürütülür. Fiziki ofis: İhsaniye Mahallesi 4903 Sokak Profit İş Merkezi 3/14 Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Başvuru İmkânından Yararlandırılmama Tazminat Dilekçesi | CMK 141/1-k Word Hakkında Sık Sorulan Sorular
Başvuru İmkânından Yararlandırılmama Tazminat Dilekçesi | CMK 141/1-k Word için görevli ve yetkili merci nasıl belirlenir?
Görev ve yetki; talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatı, işlem veya olay yeri ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir. Başvuru öncesinde güncel mevzuat ve somut dosya birlikte kontrol edilmelidir.
Başvuru İmkânından Yararlandırılmama Tazminat Dilekçesi | CMK 141/1-k Word bakımından kanuni süre nasıl hesaplanır?
Sürenin başlangıcı tebliğ, öğrenme, işlem veya olay tarihine göre değişebilir. Başlangıç ve son gün belge üzerinden hesaplanmalı; zamanaşımı ile hak düşürücü süre ayrımı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dilekçeye hangi belgeler ve deliller eklenmelidir?
Sözleşme, ihtar, tebligat, ödeme kaydı, tutanak, yazışma, rapor ve diğer hukuka uygun deliller uyuşmazlığın türüne göre numaralandırılarak ekler bölümünde gösterilmelidir.
Word DOCX dilekçe şablonu doğrudan kullanılabilir mi?
Hayır. Taraflar, tarihler, görev, yetki, süre, olaylar, hukuki nedenler, deliller ve sonuç talebi somut dosyaya göre uyarlanmadan şablon imzalanmamalıdır.
Dilekçenin sonuç ve talep bölümü nasıl yazılmalıdır?
Her talep ayrı bentte, açık, ölçülebilir ve uygulanabilir biçimde yazılmalıdır. Faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer feri talepler varsa hukuki dayanaklarıyla belirtilmelidir.
Dilekçe UYAP veya elektronik sistem üzerinden gönderilebilir mi?
İşlemin türü, başvurucunun sıfatı ve teknik koşullar elveriyorsa ilgili UYAP portalı, KEP veya kurum sistemi kullanılabilir. Elektronik imza, dosya biçimi ve teslim belgesi gereklilikleri önceden kontrol edilmelidir.
Bu dilekçe örneği Türkiye genelinde kullanılabilir mi?
Temel mevzuat Türkiye genelinde uygulanabilir; ancak görevli ve yetkili merci, yerel uygulama, dosyanın usul aşaması ve özel düzenlemeler her başvuruda ayrıca belirlenmelidir.
Hazır dilekçe hukuki danışmanlığın yerine geçer mi?
Hayır. Örnekler genel bilgilendirme ve taslak amacı taşır. Süre, görev, yetki, delil veya talep hatası hak kaybı doğurabileceğinden somut dosya ayrıca değerlendirilmelidir.