CMK 168 Olay Yerinden Men ve Zor Kullanma Kayıtları Dilekçesi | Word
Kısa cevap: CMK m.168/1, olay yerinde görevine ait işleme başlayan adlî kolluk görevlisine; işlemi engelleyen veya yetkisi içinde aldığı tedbire aykırı davranan kişiyi, işlem sonuçlanıncaya kadar men etme yetkisi verir. Zor kullanma ancak gerektiğinde mümkündür. Bir kişi bu hükme dayanılarak alandan çıkarılmış veya kendisine güç uygulanmışsa, devam eden soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığından gerçek ihtarın, tedbirin, engel sayılan hareketin, men süresinin, işlemin başlangıç-bitiş zamanının, görevli ekibin, kamera-haber merkezi kayıtlarının ve varsa zor kullanma ile sağlık belgelerinin dosyaya alınması istenebilir. Bu dilekçe, görevliyi peşinen suçlamak ya da eksik kayıttan otomatik hukuka aykırılık sonucu çıkarmak için değil, somut uygulamayı denetlenebilir hâle getirmek için hazırlanmıştır.

Güncelleme: 5 Ekim 2026 · Hukuki dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.168 ve 169; polis işlemi varsa ayrıca 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu m.16.
Bu dilekçe hangi somut ihtiyacı karşılar?
Bu örnek, gerçekleşmiş belirli bir olay yeri müdahalesinin kayıtlarını soruşturma dosyasında bir araya getirmek içindir. Olay yeri incelemesi sürerken bir yakın, şüpheli, mağdur, işyeri çalışanı, gazeteci, komşu veya başka kişi güvenlik şeridinin dışına çıkarılmış olabilir. Kolluk, delile dokunulmaması, işlemin görüntüsünün engellenmemesi, ekibin çalışma alanına girilmemesi ya da belirli bir mesafenin korunması yönünde tedbir almış olabilir. Başvuru, olayda gerçekten ne yapıldığı bilinmeden genel bir “uzaklaştırma” iddiası kurmaz. Hangi adlî işlem yürütülüyordu, hangi tedbir bildirildi, kişi hangi davranış nedeniyle men edildi, men ne zaman başladı ve bitti, güç kullanıldıysa hangi ihtiyaca cevap verdi sorularını gerçek kayıtlarla cevaplamayı amaçlar.
CMK 168 başvurusu, CMK 164 adlî kolluk görevlendirme kayıtları yazısından farklıdır. CMK 164 çalışması, işlemi yapan kişinin adlî kolluk sıfatı, ekip görevlendirmesi ve savcılık talimatıyla bağlantısı üzerinde durur. Burada ise görevli ekip belirlense bile, olay yerindeki ihtarın ve men tedbirinin içeriği, süresi ve uygulanma biçimi ayrıca araştırılır. İki kayıt zinciri aynı dosyada kesişebilir; ancak taleplerin amacı ve incelenecek evrak başlıkları ayrıdır.
Bu başvuru, şüpheli ölümde bildirim ve delil koruma dilekçesi yerine de geçmez. Şüpheli ölüm yazısı, ölümün savcılığa bildirilmesi ve bozulabilir delillerin korunmasına yöneliktir. CMK 168 dilekçesi ise delil koruma işlemi sırasında bir kişiye yöneltilen olay yeri tedbirinin uygulanma kayıtlarını inceler. Aynı olayda hem şüpheli ölüm soruşturması hem CMK 168 men işlemi bulunabilir; biri diğerini otomatik olarak kanıtlamaz.
CMK 168’in resmî ve güncel kuralı nedir?
Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat sistemindeki güncel CMK metninde m.168 tek fıkradır. Hüküm, olay yerinde görevine ait işlemlere başlayan adlî kolluk görevlisinin; bu işlemlerin yapılmasına engel olan veya yetkisi içinde aldığı tedbirlere aykırı davranan kişileri, işlemler sonuçlanıncaya kadar ve gerektiğinde zor kullanarak bundan men edebileceğini düzenler. Metin dört ayrı koşulu birlikte gösterir: olay yerinde görevine ait bir işleme başlanmış olmalıdır; kişinin davranışı işlemi engellemeli veya yetki içindeki tedbire aykırı olmalıdır; men işlemi adlî işlemin sonuçlanma süresiyle sınırlı olmalıdır; zor kullanma ancak gereklilik varsa gündeme gelebilir.
“Men eder” ifadesi, bağlama göre kişinin belirli çalışma alanına girmesini önlemek, güvenlik şeridinin dışına çıkarmak veya engelleyici davranışı sona erdirmek anlamına gelebilir. Bu hüküm tek başına yakalama, gözaltı, arama, kimlik tespiti ya da süresiz bölge yasağı oluşturmaz. Kolluk başka bir tedbir uygulamışsa onun ayrı kanuni dayanağı ve şartları gösterilmelidir. Kişinin yalnız olay yerinden çıkarılmasıyla özgürlüğünün fiilen kısıtlanarak başka yere götürülmesi aynı işlem değildir.
Maddede gün, saat veya metre cinsinden sabit bir sınır yazmaması, yetkinin sınırsız olduğu anlamına gelmez. Süre “işlemler sonuçlanıncaya kadar” ölçüsüne bağlıdır. Alanın sınırı da yürütülen işin niteliğine ve gerçek delil koruma ihtiyacına göre belirlenir. Olay yeri incelemesi bitmiş, delil paketlenmiş ve çalışma alanı kaldırılmışsa aynı hükme dayanarak menin devam edip etmediği ayrıca açıklanmalıdır. Başka bir güvenlik veya soruşturma ihtiyacı varsa onun dayanağı ayrıca kurulmalıdır.
“Görevine ait işlemlere başlama” nasıl belirlenir?
CMK m.168, soyut biçimde “olay yeri” denilen her alanda kendiliğinden uygulanmaz. Önce adlî kolluk görevlisinin görevine ait hangi somut işleme başladığı belirlenir. Olay yeri inceleme tutanağı, delil tespit ve muhafaza faaliyeti, arama kararı uygulaması, ceset muayenesi öncesi koruma, yakalama sonrası delil güvenliği veya savcılık talimatına bağlı başka bir işlem söz konusu olabilir. Olay numarası, ihbar-sevk kaydı, görevlendirme, tutanak başlığı ve işleme başlama saati bu bağlantıyı gösterebilir.
Yalnız devriye ekibinin bölgede bulunması, her durumda m.168’deki aşamanın başladığını göstermez. Ekibin idari bir düzen sağlama görevi ile soruşturma kapsamında yürüttüğü adlî işlem ayrılmalıdır. Bu ayrım, yetkinin varlığını peşinen reddetmek için değil, doğru hukuki dayanağı saptamak için yapılır. Fiilî uygulama, olay yeri tutanağı ve savcılık dosyasındaki kayıtlarla eşleştirilir. CMK 161/3 savcının sözlü kolluk emri kaydı ayrı bir sorun varsa, talimat zinciri de ayrıca araştırılabilir.
Dilekçede “olay yeri incelemesi vardı” denilecekse bunun kaynağı yazılmalıdır: görülen ekip aracı, tutanağın adı, dosya evrakı, olay numarası veya savcılık yazısı gibi. Görülmemiş bir görevlendirme emri, savcılık talimatı veya inceleme raporu varmış gibi anlatılmaz. Belgenin adı bilinmiyorsa kurumun kullandığı gerçek kayıt türünün araştırılması istenir.
Engel veya tedbire aykırılık hangi kayıtla somutlaştırılır?
Kanun iki alternatif davranıştan söz eder. Birincisi, yürütülen işlemin yapılmasına engel olmaktır. Delil toplanan alana tekrar tekrar girmek, ölçüm veya fotoğraf çekimini fiilen kesmek, koruma altındaki nesneye müdahale etmek ya da ekibin çalışmasını fiziksel olarak durdurmak somut olayda bu başlıkta değerlendirilebilir. İkincisi, görevlinin yetkisi içinde aldığı tedbire aykırı davranmaktır. Güvenlik şeridine girmeme, belirli noktada bekleme veya delile dokunmama yönündeki gerçek bir tedbir bu gruba girebilir. Ancak bir davranışın bu nitelikte olup olmadığı olayın bütün koşulları ve delillerle değerlendirilir.
Tutanakta yalnız “ikaza uymadı” yazması, incelemenin başlangıcıdır; sonucu değildir. İhtarın kime yöneltildiği, içeriği, saati, anlaşılabilirliği, tekrar edilip edilmediği ve kişiye uyma imkânı verilip verilmediği araştırılır. Kişinin hangi hareketinin engel veya aykırılık sayıldığı da açıklanır. “Tartıştı”, “yaklaştı” veya “görevlilere zorluk çıkardı” gibi soyut ifadelerin yerine, gözlenen hareket ve zaman ilişkisi belirlenmelidir.
Tedbirin görevlinin yetkisi içinde olması ayrıca önem taşır. Olay yeri işlemiyle ilgisiz, belirsiz veya makul bağlantısı gösterilemeyen bir emrin m.168’e dayanıp dayanamayacağı somut dosyada tartışılır. Dilekçe bu tartışmayı kesin hüküm cümlesiyle bitirmez; tedbirin amacı, alanı ve adlî işlemle bağının kayıtlardan belirlenmesini ister.
Men işlemi ne kadar sürebilir?
CMK m.168’deki açık zaman ölçüsü, işlemlerin sonuçlanmasına kadardır. Bu nedenle dosyada en az üç zaman noktası görünür olmalıdır: adlî işlemin başladığı saat, kişinin men edildiği saat ve ilgili işlemin tamamlandığı ya da kişinin geri dönebildiği saat. Olay yeri işlemi farklı ekiplerce aşamalar hâlinde sürdürülmüşse hangi aşamanın hangi alanı gerektirdiği açıklanabilir. Başlangıç-bitiş kayıtları bulunmuyorsa kamera zaman damgaları, çağrı merkezi kayıtları, teslim tutanakları veya ekip hareket çizelgesi yardımcı olabilir.
Kanunda CMK 168 dilekçesi için ayrıca üç gün, yedi gün veya iki hafta gibi özel bir başvuru süresi yoktur. Buna karşılık kamera, telsiz, çağrı merkezi ve dijital logların kurumlara göre değişen saklama süreleri olabilir. Bu nedenle başvurunun geciktirilmemesi önemlidir. Dilekçede “kayıt kesin vardır” denilmez; varsa korunması, yoksa veya silinmişse bunun resmî cevapla belirlenmesi istenir. Saklama talebi, bütün kurum arşivini değil, olayın dar tarih-saat aralığını hedeflemelidir.
Kovuşturma başlamışsa aynı kayıt ihtiyacı davayı gören mahkemeye delil toplanması talebi olarak sunulabilir. Soruşturma devam ederken esas makam, dosyayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığıdır. Yanlış kolluk birimine yalnız genel bir dilekçe verilmesi, dosyayla bağlantının kurulmasını geciktirebilir. Soruşturma numarası bilinmiyorsa olay tarihi, yer, birim ve tutanak bilgisiyle dosyanın bulunması istenir.
Zor kullanma ne zaman ve hangi ölçüde araştırılır?
CMK m.168 “gerektiğinde zor kullanarak” ifadesini taşır. Bu ibare, her men işleminde fiziksel güç kullanılacağı anlamına gelmez. Önce ihtarın ve tedbirin uygulanması; kişinin davranışının sürüp sürmediği; güç kullanmadan işlemin korunup korunamayacağı; kullanıldıysa gücün ne zaman başladığı ve ne zaman sona erdiği araştırılır. Gereklilik, olaydan kopuk ve sonradan kurulmuş genel bir cümleyle değil, o andaki davranış ve riskle açıklanmalıdır.
Polis işlemlerinde 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu m.16 ayrıca değerlendirilir. Bu hüküm, polisin görevini yaparken direnişle karşılaşması hâlinde, direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmasını; direnişin mahiyet ve derecesine göre artan oranda bedenî kuvvet, maddi güç ve kanundaki şartlar oluşursa silah kullanımını düzenler. CMK 168’deki men amacı ile PVSK 16’daki direnme, amaç ve ölçü bağlantısı somut olayda birlikte incelenebilir. Jandarma, sahil güvenlik veya başka kolluk bakımından kendi özel mevzuatı ayrıca gözetilir.
Güç kullanıldığı ileri sürülüyorsa dilekçe, görülmeyen bir aracı veya yaralanmayı varsaymamalıdır. Uygulayan görevlilerin kimliği, bedenî kuvvetin veya aracın türü, uygulama süresi, kelepçe bulunup bulunmadığı, sağlık muayenesi ve olay fotoğrafları gerçek kayıtlardan istenir. Kişi tıbbi değerlendirme gördüyse raporun tarih-saat ve bulguları yazılır; rapor görülmediyse içeriği tahmin edilmez. Zor kullanma sonrası şikâyet ayrı bir suç soruşturmasına dönüşmüşse, bu CMK 168 kayıt dilekçesinin ötesinde ek başvuru ve delil değerlendirmesi gerektirebilir.
Hangi gerçek kayıtlar talep edilmelidir?
Olay yeri ve ana işlem kayıtları: Olay yeri inceleme, arama, yakalama, delil koruma, fotoğraf-kroki ve teslim belgeleri; olay numarası ile işleme başlama-bitiş saatleri istenir. Bu kayıtlar m.168 yetkisinin hangi adlî işe bağlı olduğunu gösterir. CMK 163 hâkim ve kolluk işlem kayıtları, savcıya ulaşılamayan suçüstü koşullarındaki farklı yetki zincirine ilişkindir; somut olayda o istisna yoksa gereksiz yere kullanılmaz.
İhtar ve men kayıtları: Varsa ayrı men veya zor kullanma tutanağı, ana tutanaktaki ilgili bölüm, görevli beyanı, telsiz anonsu, kamera sesi ve olay fotoğrafları incelenir. Hangi tedbirin kime bildirildiği, engel sayılan somut hareket, menin uygulandığı alan ve zaman aralığı belirlenir. Kişinin alandan kendi isteğiyle ayrılmasıyla görevlilerce fiziksel olarak çıkarılması aynı biçimde yazılmaz.
Görüntü ve iletişim kayıtları: Kolluk yaka ve araç kameraları, olay çevresindeki sabit kamera, belediye veya işyeri kamerası, 112/155/156 ihbar ve sevk kayıtları, telsiz ve haber merkezi logları mevcutsa korunur. Talep, ilgisiz günleri ve kişileri kapsamayacak şekilde dar tarih-saat ve konumla kurulur. Kayıt sahibinin kim olduğu bilinmiyorsa olası kurumların araştırılması istenir; özel hesaba veya cihaza izinsiz erişilmez.
Sağlık ve kimlik kayıtları: Fiziksel temas veya yaralanma iddiası varsa sağlık muayene raporu, muayene saati, sevk belgesi, gerçek fotoğraf ve varsa tanık bilgisi dosyaya sunulur. Görevli ekip kimliği, tutanak imzası, sicil/yaka numarası, görev çizelgesi ve sevk kaydıyla eşleştirilir. Personelin bütün özlük dosyası istenmez; yalnız somut olaya ilişkin görev ve uygulama zinciri hedeflenir.
CMK 169 tutanak kuralı neden önemlidir?
CMK m.169/2 her soruşturma işleminin tutanağa bağlanmasını düzenler. Aynı maddenin devamındaki fıkralar, tutanakta işlemin yapıldığı yer ve tarih ile başlama-bitiş saati, işleme katılan veya ilgili bulunan kişilerin adları ve imzaları gibi bilgilerin yerini gösterir. CMK 168 uygulamasında ana işlem, ihtar, men ve zor kullanma zamanlarının tutanakta veya birbirini tamamlayan resmî kayıtlarda izlenebilmesi, sonradan yapılacak denetimin temelidir.
Eksik tutanak her olayda aynı hukuki sonucu doğurmaz. İşlemin türü, eksikliğin niteliği, diğer deliller, savunma hakkına etkisi ve özel kanun hükümleri birlikte değerlendirilir. Bu nedenle dilekçede “tutanak eksik, işlem kendiliğinden hükümsüzdür” gibi mutlak bir sonuç kurulmaz. Eksik bölümün başka resmî kayıtta bulunup bulunmadığı araştırılır; bulunmazsa kayıt yokluğu dosyada şeffaf biçimde belirtilir.
Sonradan gerçeğe aykırı belge üretilmesi talep edilemez. Kurumda mevcut bir elektronik logun okunabilir çıktısı alınabilir veya daha önce düzenlenmiş belgenin onaylı örneği istenebilir. Fakat hiç düzenlenmemiş bir ihtarın veya zor kullanma kaydının olay günü düzenlenmiş gibi oluşturulması, başvurunun amacıyla bağdaşmaz. Dilekçenin sonuç bölümünde bu ayrım açıkça yazılmalıdır.
Ayrıntılı CMK 168 kayıt dilekçesi örneği
[YER] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
SORUŞTURMA NO: [Gerçek numara; bilinmiyorsa olay ve tutanak bilgisi]
TALEP EDEN: [Şüpheli / mağdur / şikâyetçi, ad-soyad, T.C. kimlik no, adres]
MÜDAFİİ / VEKİLİ: Av. [Ad-soyad, baro ve sicil, adres; varsa]
İLGİLİ OLAY: [Tarih-saat, yer, ekip/birim, olay numarası ve mevcut tutanak]
KONU: CMK m.168 kapsamında uygulanan men ve varsa zor kullanmanın ihtar, tedbir, süre, kamera, haber merkezi, sağlık ve tutanak kayıtlarının dosyaya alınması talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. [Tarih] günü [saat aralığında] [tam yer] adresinde adlî kolluk görevlileri [gerçek işlem türü] yürütmüştür. Talep eden, [hangi somut gerekçeyle] çalışma alanından çıkarılmış / belirli sınırın dışına alınmış; varsa [görülen güç türü] uygulanmıştır. Başvuru yalnız bu olay ve dar zaman aralığına ilişkindir.
2. CMK m.168/1, olay yerinde görevine ait işleme başlayan adlî kolluk görevlisine; işlemi engelleyen veya yetkisi içinde aldığı tedbire aykırı davranan kişiyi, işlem sonuçlanıncaya kadar ve gerektiğinde zor kullanarak men etme yetkisi verir. Somut uygulamanın bu koşullarla bağlantısı mevcut evraktan tam olarak anlaşılamamaktadır.
3. Dosyadaki [tutanak adı] üzerinde [mevcut gerçek ifade] yazılıdır. Ancak verilen ihtarın içeriği, tedbirin sınırı, hangi davranışın engel sayıldığı, menin başlangıç-bitiş saati ve varsa zor kullanmanın türü ile gereklilik gerekçesi [görünmemekte / başka belgeyle eşleştirilememektedir].
4. Olay numarası, ekip görevlendirme ve sevk kaydı, savcılık talimatı, ana işlem tutanağı, haber merkezi ve kamera kayıtlarının birlikte incelenmesi; m.168 yetkisinin hangi adlî işleme bağlı olduğunun belirlenmesi gerekir. Görülmemiş kayıt veya personel bilgisi tarafımızca varsayılmamıştır.
5. Varsa sabit kamera, yaka/aracı kamerası, 112/155/156 ihbar ve sevk kaydı, telsiz/haber merkezi logu, olay fotoğrafı, tanık ve sağlık belgesi; ihtar, men ve zor kullanmanın zaman çizelgesini açıklayabilecektir. Bu verilerin saklama süreleri farklı olabileceğinden gecikmeden muhafazası istenmektedir.
6. Talep, men veya zor kullanmanın peşinen hukuka aykırı ilan edilmesine değil, somut uygulamanın doğrulanabilir resmî kayıtlarla değerlendirilmesine yöneliktir. Düzenlenmemiş veya bulunamayan belge sonradan varmış gibi oluşturulmamalı; yokluk durumu resmî yazıyla belirlenmelidir.
HUKUKİ NEDENLER: CMK m.153, 160, 161, 164, 168 ve 169; polis işlemi varsa PVSK m.16; başvurucunun sıfatına göre CMK m.147/1-f veya 234/1-a-1 ve somut olaya uygulanabilir diğer hükümler.
DELİLLER VE EKLER: Mevcut olay yeri/men/zor kullanma tutanağı; olay numarası ve ekip kaydı; kamera, haber merkezi ve çağrı kayıtları; fotoğraf-kroki; sağlık raporu; UYAP evrak listesi; gerçek tanık bilgileri ve ilgili resmî cevaplar.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaki nedenlerle; belirtilen olayda yürütülen adlî işlemin ve başlangıç-bitiş zamanının belirlenmesine; gerçek ihtar ve tedbirin içeriği ile engel veya aykırılık sayılan hareketin araştırılmasına; menin fiilî kapsam ve süresinin tutanak, kamera ve haber merkezi kayıtlarıyla eşleştirilmesine; zor kullanılmışsa türü, süresi, yoğunluğu, uygulayan görevliler ve gereklilik gerekçesinin saptanmasına; mevcut görüntü, çağrı, telsiz, sevk, fotoğraf ve sağlık kayıtlarının muhafaza edilerek dosyaya alınmasına; CMK m.169’a uygun mevcut tutanakların asıllarıyla dosyaya kazandırılmasına ve bulunmayan kaydın sonradan oluşturulmaksızın durumunun resmî yazıyla belirlenmesine karar verilmesini arz ederim. [Tarih]
Talep Eden / Müdafi / Vekil
[Ad-soyad]
[İmza veya e-imza]
Düzenlenebilir Word dilekçesi
Yukarıdaki metnin olaya özgü alanlar, kayıt grupları ve ayrıntılı sonuç istemi bulunan düzenlenebilir sürümünü buradan indirebilirsiniz:
CMK 168 olay yerinden men ve zor kullanma kayıtları dilekçesini Word olarak indir
Word dosyasında köşeli alanları yalnız dosyadaki gerçek bilgilere göre doldurun. Uygulanmayan seçenekleri silin. Görmediğiniz ihtarı, kamerayı, direnmeyi, yaralanmayı veya personel kimliğini eklemeyin. Soruşturma aşaması bitmişse makam ve sonuç istemini davayı gören mahkemeye göre uyarlayın.
Başvuru sonrası dosya nasıl takip edilir?
Dilekçenin alındı veya UYAP gönderi kaydı saklanmalıdır. Talep edilen her kayıt için sorumlu kurum, dar tarih-saat aralığı ve kayıt türü ayrı yazıldığından, savcılığın müzekkere veya talimatı bu listeyle karşılaştırılabilir. Kurum “kayıt yoktur” cevabı verirse; sistemin o tarihte kullanılıp kullanılmadığı, saklama süresi, silinme tarihi ve kayıt sorumlusu hakkında somut ek açıklama istenip istenmeyeceği dosyaya göre değerlendirilir.
Dosyaya bir belge gelmesi, başvurucuya otomatik olarak sınırsız kopya verilmesi demek değildir. Müdafiin inceleme ve örnek alma yetkisi CMK m.153, varsa kısıtlama kararı ve soruşturmanın amacı çerçevesinde değerlendirilir. Mağdur ya da şikâyetçinin erişimi de kendi kanuni hakları ve gizlilik sınırlarına tabidir. Öncelik kaydın yok olmadan dosyaya kazandırılmasıdır; erişim ve örnek alma talebi başvurucunun sıfatına göre ayrıca kurulabilir.
Talebin reddi veya cevapsız kalması hâlinde, aynı genel cümleleri tekrar etmek yerine eksik araştırmanın neden önemli olduğu açıklanmalıdır. Örneğin men süresi kamera zamanıyla çelişiyor, tutanakta ihtar içeriği yok veya sağlık muayenesi ile olay saati uyuşmuyorsa bu somut fark gösterilir. Kanunda her kayıt talebi için bağımsız ve otomatik bir itiraz yolu öngörülmediğinden, soruşturma ve kovuşturma aşaması, verilen kararın niteliği ve başvurucunun sıfatı birlikte incelenmelidir.
Somut başvuruda sık yapılan hatalar
6284 uzaklaştırmasıyla karıştırmak: CMK 168’deki men, olay yerindeki adlî işlemin korunmasına ve işlemin süresine bağlıdır. Aile içi şiddet tedbiri, konut veya kişiye yaklaşmama kararı değildir. Başlıkta yalnız “uzaklaştırma” yazılması yanlış arama niyeti ve yanlış hukuki sonuç doğurabilir.
Yakalama varmış gibi yazmak: Kişi yalnız çalışma alanının dışına çıkarılmış olabilir. Başka yere götürülme, özgürlüğün fiilen kaldırılması veya yakalama bildirimi varsa bunun ayrı kaydı ve kanuni dayanağı incelenir. Men işlemi kendiliğinden yakalama sayılmaz; yakalama da yalnız “men” adı verilerek denetimden çıkarılamaz.
Soyut kayıt istemek: “Tüm kamera ve kolluk kayıtları” talebi yerine tarih, saat, yer, ekip, olay numarası ve kayıt türü yazılmalıdır. Gereksiz genişlik, ilgisiz kişisel verileri kapsayabilir ve hızlı koruma ihtiyacını zorlaştırabilir.
Sonucu peşinen ilan etmek: Tutanaktaki eksiklik önemli olabilir; fakat otomatik delil yasağı, görevi kötüye kullanma veya tazminat sonucu her olayda aynı değildir. Dilekçe önce gerçek kaydı toplar. Hukuki nitelendirme, tüm deliller ve özel işlem kuralları görüldükten sonra yapılır.
Görülmeyen delili üretmek: Kamera olduğu, ihtarın belirli sözlerle verildiği, görevlinin belirli aracı kullandığı veya sağlık raporunda belirli bulgu bulunduğu ancak doğrulanmışsa yazılır. Aksi hâlde “mevcutsa araştırılsın ve korunsun” denir. Varsayım ile olgu ayrımı dilekçenin güvenilirliği için temel önemdedir.
CMK 168 hakkında sık sorulan sorular
1. CMK 168 kolluğa herkesi olay yerinden çıkarma yetkisi verir mi?
Hayır. Yetki, olay yerinde görevine ait işleme başlayan adlî kolluk görevlisinin işlemine engel olan veya yetkisi içindeki tedbire aykırı davranan kişiyle sınırlıdır. Engel ya da aykırılık ve alınan tedbir somutlaştırılmalıdır.
2. Men işlemi süresiz devam edebilir mi?
CMK m.168 açıkça işlemler sonuçlanıncaya kadar ölçüsünü kullanır. Daha uzun bir kısıtlama uygulanmışsa bunun ayrı kanuni dayanağı açıklanmalıdır.
3. Her tedbire aykırılıkta zor kullanılabilir mi?
Hayır. Maddede “gerektiğinde” denir. Güç kullanmanın gerekliliği, amacı, süresi ve yoğunluğu somut olayla bağlantılı olmalı; polis bakımından PVSK m.16 ölçüleri ayrıca değerlendirilmelidir.
4. “İkaza uymadı” yazması yeterli midir?
Bu ifade tek başına bütün denetimi tamamlamaz. İhtarın içeriği, muhatabı, zamanı, anlaşılabilirliği ve hangi hareketin aykırılık sayıldığı diğer kayıtlarla birlikte araştırılabilir.
5. Men ile yakalama aynı şey midir?
Değildir. Men, olay yeri işlemini engellemeyi sona erdirmeye yöneliktir. Kişinin özgürlüğünün kaldırılması veya başka yere götürülmesi yakalama ve ilgili özel hükümlerin ayrıca incelenmesini gerektirir.
6. Kamera kaydı için özel başvuru süresi var mı?
CMK 168 kayıt talebi için maddede gün olarak belirlenmiş özel süre yoktur. Ancak kamera ve logların fiilî saklama süreleri değişebileceğinden, gerçek olay bilgileriyle gecikmeden muhafaza talebi sunulmalıdır.
7. Tutanak eksikse men işlemi otomatik olarak geçersiz olur mu?
Otomatik sonuç kurulamaz. Eksikliğin niteliği, başka kayıtlar, savunma hakkına etkisi ve uygulanan özel hükümler birlikte değerlendirilir. Eksik veya bulunmayan kayıt dosyada açıkça saptanmalıdır.
8. Başvuru hangi makama yapılır?
Soruşturma sürüyorsa dosyayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına; kovuşturma başlamışsa davayı gören mahkemeye uygun delil talebi biçiminde sunulur. Soruşturma numarası bilinmiyorsa olayın gerçek ayırt edici bilgileri yazılır.
9. Dosyaya alınan kaydın kopyası hemen verilir mi?
Her zaman değil. Kaydın dosyaya alınması ile başvurucuya örnek verilmesi farklı işlemlerdir. CMK m.153, varsa kısıtlama ve başvurucunun şüpheli, müdafi, mağdur veya vekil sıfatı ayrıca değerlendirilir.
10. Sağlık raporu yoksa sonradan yaralanma iddiası yazılabilir mi?
Gerçek gözlem ve mevcut belgeler yazılabilir; görülmemiş tıbbi bulgu üretilemez. Muayene yapılmışsa gerçek rapor istenir. Yapılmamışsa olayın kayıtları, fotoğraf ve tanık bilgileri dürüstçe sunulur; tıbbi sonuç varsayılmaz.
Resmî kaynaklar ve ilgili dilekçeler
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat: 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu
- CMK 164 adlî kolluk görevlendirme kayıtları dilekçesi
- CMK 161/3 savcının sözlü kolluk emri kaydı dilekçesi
- CMK 159 şüpheli ölüm ve delil koruma dilekçesi
- CMK 90/5 yakalama sonrası savcıya hemen bilgi verilmesi dilekçesi
Yazar ve hukuki bilgilendirme
Bu içerik Avukat Halil Bakırcı tarafından, resmî mevzuat metni ile somut başvuru ihtiyacı birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır. Mersin Barosu sicil no: 3472. Metin genel bilgilendirme ve örnek dilekçe niteliğindedir; dosyadaki tutanaklar, taraf sıfatı, soruşturma aşaması ve olaya uygulanan özel kolluk mevzuatı görülmeden kesin sonuç vaat etmez.
Fiziki ofis: İhsaniye Mahallesi 4903 Sokak Profit İş Merkezi 3/14 Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.