B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Savcılıktan Sulh Ceza Hâkimine Keşif İstemi Dilekçesi | CMK 83 ve 162 Word

Kısa cevap: Ceza soruşturmasında olay yerinin fiziksel düzeni, görüş alanı, mesafe, aydınlatma, giriş-çıkış imkânı veya bir eşyanın konumu dosyanın sonucunu etkiliyorsa Cumhuriyet savcısından hâkim tarafından keşif yapılması için sulh ceza hâkimliğine istemde bulunması talep edilebilir. CMK m.83’e göre keşif kural olarak hâkim veya mahkeme ya da naip/istinabe hâkimi tarafından; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. CMK m.162 ise savcının yalnız hâkim tarafından yapılabilecek bir soruşturma işlemine gerek görmesi hâlinde istemini işlemin yapılacağı yer sulh ceza hâkimine bildirmesini düzenler. Başvurucu hâkimliğe doğrudan emir veremez; savcılığa, keşifle cevaplandırılacak somut soruları ve mevcut kayıtların neden yetersiz olduğunu gösteren gerekçeli bir talep sunar.

Savcılıktan sulh ceza hâkimine keşif istemi dilekçesi hakkında Avukat Halil Bakırcı

Güncelleme: 5 Ekim 2026 · Hukuki dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.83, 84, 162 ve 169.

Bu keşif istemi hangi somut ihtiyaca yöneliktir?

Keşif istemi, yalnız “olay yerinde inceleme yapılsın” cümlesinden ibaret olmamalıdır. Başvuru, yerinde görülmeden güvenilir biçimde cevaplanamayacak maddi bir sorunu göstermelidir. Tanığın belirli noktadan diğer noktayı görüp göremeyeceği, iki konum arasındaki gerçek mesafe, kapı veya duvarın geçişi engelleyip engellemediği, kamera açısının hangi alanı kapsadığı, aracın veya eşyanın belirli yerde bulunmasının fiziksel olarak mümkün olup olmadığı bu tür sorunlara örnektir. Dilekçe suçun işlendiğini ya da işlenmediğini peşinen ilan etmez; ölçülebilir yer koşullarının usulüne uygun biçimde kayda alınmasını ister.

Talebin değeri, dosyadaki mevcut delille bağlantısından doğar. Olay yeri tutanağında ölçek bulunmayabilir; fotoğrafın çekim yönü anlaşılmayabilir; iki beyan arasında mesafe veya görüş açısı yönünden açık bir çelişki olabilir. Kamera kaydı belirli bir bölümü göstermiyor ya da mevcut kroki binanın gerçek kat ve geçiş düzenini açıklamıyor olabilir. Başvurucu, hangi belgeyi incelediğini, belgenin hangi soruyu cevapsız bıraktığını ve keşfin bu eksikliği nasıl gidereceğini ayrı ayrı yazmalıdır.

Bu konu, savcılığa genel delil toplama talep dilekçesi ile ilişkilidir; ancak aynı arama ihtiyacını tekrarlamaz. Genel dilekçe kamera, banka kaydı, tanık veya kurum belgesi gibi farklı delilleri kapsar. Buradaki örnek yalnız hâkim tarafından yerinde yapılması istenen keşfe, işlemin yapılacağı yer sulh ceza hâkimine sunulacak savcılık istemine ve keşif tutanağının içeriğine odaklanır.

CMK 83 ve 162 birlikte nasıl uygulanır?

CMK m.83/1 keşfi yapabilecek makamları düzenler. Kural, keşfin hâkim veya mahkeme ya da naip/istinabe hâkimi tarafından yapılmasıdır. Aynı fıkra gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının da keşif yapabileceğini açıkça belirtir. Bu nedenle her soruşturmada mutlaka sulh ceza hâkimi keşif yapacak denilemez. Gecikme tehlikesinin bulunup bulunmadığı, yerin hızla değişmesi, delilin kaybolması, güvenlik veya erişim koşulları gibi somut olgulara göre soruşturma makamınca değerlendirilir.

CMK m.162 özel bir “keşif maddesi” değildir. Bu hüküm, Cumhuriyet savcısı yalnız hâkim tarafından yapılabilecek bir soruşturma işlemine gerek görürse izleyeceği yolu gösterir: savcı istemini işlemin yapılacağı yerin sulh ceza hâkimine bildirir; hâkim istenen işlemin kanuna uygunluğunu inceler, karar verir ve gereğini yerine getirir. Başvurucu savcılığa verdiği dilekçede bu mekanizmanın işletilmesini ister. Hâkimlik, talebi otomatik olarak kabul etmek zorunda değildir; işlemin kanuni, gerekli ve dosyayla bağlantılı olup olmadığını değerlendirir.

Bu ayrım makamın doğru gösterilmesi bakımından önemlidir. Örnek Word dilekçe, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına hitaben hazırlanmıştır. “Sulh ceza hâkimliğine sunulmak üzere” ifadesi kullanılabilir; fakat başvurucu sanki CMK m.162 uyarınca savcının yerine geçmiş gibi doğrudan hâkimlikten soruşturma işlemi emredemez. Savcılık somut gerekliliği kabul ederse uygun istemi yapar; hâkimlik de kanuna uygunluğu denetler.

Keşif, CMK 85 yer gösterme işlemi değildir. Yer göstermede, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmuş şüpheliye belirli yer gösterdirilir. Keşifte ise makam, yeri veya nesneyi doğrudan inceleyerek delil niteliğindeki fiziksel koşulları saptar. Şüphelinin açıklaması, yetkili makam ve tutanak usulü bakımından iki işlem birbirinin yerine geçirilmemelidir.

Dilekçe hangi makama ve hangi soruşturma numarasıyla verilir?

Dilekçe, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına ve mevcut soruşturma numarasına sunulur. Keşif yeri başka bir yargı çevresindeyse m.162’de işlemin yapılacağı yer sulh ceza hâkiminin gösterildiği dikkate alınır; savcılık gerekli yazışma ve istemi yapar. Başvurucu, bilmediği hâkimlik numarasını veya dosya numarasını tahmin etmemeli; soruşturma numarasını, keşif yapılmasını istediği açık adresi ve ayırt edici yer bilgisini doğru yazmalıdır.

Soruşturma numarası bilinmiyorsa olay tarihi, başvuru veya ihbar evrak numarası, kolluk birimi, tarafların kimliği ve mevcut tutanak bilgileriyle dosyanın bulunması istenebilir. Kovuşturma başlamışsa savcılığa yönelik bu örnek doğrudan kullanılmaz; keşif ve delil talepleri davayı gören mahkemeye, dosyanın bulunduğu aşamaya uygun biçimde sunulur. Soruşturma ve kovuşturma makamlarını karıştırmak, dilekçenin yanlış dosyada kalmasına veya gereksiz zaman kaybına yol açar.

Şüpheli bakımından CMK m.147/1-f, şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteme ve lehine hususları ileri sürme imkânını güvence altına alır. Mağdur veya şikâyetçi bakımından CMK m.234/1-a-1 soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme hakkını tanır. Buna rağmen keşif istemi sıfata dayanmakla yetinmez; yer incelemesinin somut ispat konusunu neden aydınlatacağını açıklamalıdır.

Keşifle cevaplandırılacak sorular nasıl somutlaştırılır?

En güçlü keşif dilekçesi ölçülebilir sorular içerir. “Olay yeri incelensin” yerine, “A kapısının iç tarafındaki noktadan B merdiven sahanlığı görülebilir mi; aradaki mesafe ve görüşü kesen sabit unsurlar nelerdir?” şeklinde bir soru kurulabilir. “Kamera açısı değerlendirilsin” yerine, kameranın montaj yüksekliği, yönü, görüşü kapatan unsur ve dosyadaki kaydın kadrajı birlikte gösterilir. Başvurucu keşiften beklediği hukuki sonucu değil, fiziksel tespiti tarif eder.

Aydınlatma tartışması varsa olay tarihi ve saati doğru yazılır; yapay ışık kaynakları, açık veya kapalı alan, görüşü etkileyen yapı ve çevresel koşullar belirtilir. Fakat başvurucu görmediği ışık şiddetini, hava durumunu veya güneş açısını uydurmamalıdır. Tarihsel koşullar keşif gününde birebir yeniden üretilemeyebilir. Bu durumda meteoroloji, belediye, elektrik, kamera üstverisi veya başka nesnel kayıtların getirtilmesi ayrıca istenir; keşif tutanağı güncel koşulla olay tarihindeki koşulu birbirine karıştırmamalıdır.

Mesafe veya güzergâh tartışmasında ölçümün başlangıç ve bitiş noktaları gösterilir. Kuş uçuşu mesafe ile yürünebilir güzergâhın aynı olmadığı açıklanır. Kat, kot farkı, kapalı geçiş, duvar, çit, turnike, kapı veya bitki örtüsü gibi unsurlar ayrı kaydedilir. Değişmiş bir unsur varsa ne zaman değiştiğine ilişkin belge sunulur; “olay tarihinde de aynen böyleydi” biçiminde kanıtsız varsayım kurulmaz.

Teknik konu bulunuyorsa bilirkişiden beklenen uzmanlık alanı somutlaştırılır. Görüntü açısı için görüntü veya fotogrametri bilgisi, yapı düzeni için ilgili teknik alan, mesafe ve konum için harita/geomatik incelemesi gerekebilir. Her keşifte bilirkişi zorunlu değildir. Hâkim veya savcı, sorunun hukuki ve teknik niteliğine göre bilirkişi gerekip gerekmediğini değerlendirir. Dilekçe sonuç garantisi vermeden, teknik incelemenin neden gerekli olabileceğini açıklar.

Hangi gerçek kayıtlar ve ekler hazırlanmalıdır?

İlk ek, keşif isteminin bağlantılı olduğu mevcut tutanaktır. Olay yeri inceleme tutanağı, ilk tespit, kolluk fotoğrafları, kamera çözüm tutanağı, tanık veya taraf beyanı ve varsa kroki birlikte sıralanır. Belgenin gerçek tarihi ve sayısı yazılır. Henüz görülmemiş belge dilekçede varmış gibi gösterilmez; “dosyada bulunup bulunmadığının araştırılması” şeklinde açık bir talep kurulabilir.

İkinci grup, yeri doğru tanımlayan resmî veya nesnel kayıtlardır. Açık adres, bağımsız bölüm, parsel, numarataj, kat planı, yapı krokisi, belediye planı, harita çıktısı ya da kamuya açık uydu görüntüsünün tarihi belirtilebilir. Bu kayıtlar keşfin yerine geçmez; hangi noktaların ve değişikliklerin inceleneceğini gösterir. Başkasının özel alanına izinsiz girilerek elde edilen görüntü kullanılmamalıdır.

Üçüncü grup, değişiklik riskini gösteren kayıtlardır. Yıkım kararı, devam eden tadilat, inşaat, sökülen kamera, mevsimsel bitki örtüsü, yol çalışması veya taşınabilir eşya nedeniyle yer hızla değişebiliyorsa bunu belgeleyen tarihli fotoğraf, kurum yazısı veya bildirim eklenir. Sadece “deliller kaybolabilir” demek yerine riskin hangi unsurdan kaynaklandığı açıklanır. Bu açıklama işlemin değerlendirilme önceliğini etkileyebilir; fakat kanunda bulunmayan kesin bir gün sınırı yaratmaz.

Dördüncü ek, kısa bir soru ve gözlem noktası listesidir. Dilekçe ile sunulan basit yer çizimi resmî ölçüm gibi gösterilmemeli; yalnız keşif sırasında bakılması istenen A, B ve C noktalarını tanımlamalıdır. Ölçekli kroki, gerçek mesafe ve teknik sonuç yetkili makam veya uzman tarafından oluşturulur. Bu yöntem, belirsiz ve sınırsız bir inceleme yerine dosyayla bağlantılı bir plan sunar.

Keşif tutanağında neler bulunmalıdır?

CMK m.83/2, keşif tutanağına var olan durumun yanı sıra olayın özel niteliğine göre varlığı umulup da elde edilemeyen delillerin yokluğunun yazılmasını öngörür. Örneğin dosyada bulunması beklenen sabit kamera sökülmüşse, belirli iz veya işaret artık görülemiyorsa ya da alan erişilemez durumdaysa bu yokluk veya engel tutanakta açıkça gösterilmelidir. “Delil bulunamadı” cümlesi yerine nerede, hangi yöntemle ve ne ölçüde inceleme yapıldığı yazılmalıdır.

CMK m.169’a göre her soruşturma işlemi tutanağa bağlanır. Keşif sırasında Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkiminin yanında zabıt kâtibi bulunmasına ilişkin kural ile tutanağın imzalanması, yer, tarih, başlama ve bitiş saatleri ve ilgili kişilerin isimleri bu maddede düzenlenir. Ölçüm yöntemi, yön, hava ve aydınlatma durumu, fotoğraf numarası, gözlem noktası, sabit ve değişmiş unsurlar da maddi denetimi mümkün kılacak açıklıkta kaydedilmelidir.

Yapılamayan işlemler de önemlidir. Kapalı bölüme girilememesi, ölçüm noktasının güvenli olmaması, bir yapının yıkılmış olması veya teknik aracın kullanılamaması hâlinde neden tutanakta belirtilir. Başvurucu tutanağı görürse, imza atmadan önce kendisini ilgilendiren bölümün okunmasını ve somut itirazının yazılmasını talep edebilir. Tutanak sonucu kabul anlamına gelmez; işlemin ne şekilde yapıldığını kayda geçirir.

Keşif günü taraflara bildirilir mi?

CMK m.84/1 keşif sırasında şüpheli, sanık, mağdur ve bunların müdafii veya vekilinin hazır bulunabileceğini düzenler. Dördüncü fıkraya göre hazır bulunma hakkı olanlar, işin geri bırakılmasına neden olmamak koşuluyla işlem gününden önce haberdar edilir. Dilekçede günün müdafi veya vekile bildirilmesi açıkça istenebilir. Bu talep, yeri değiştirme, delile müdahale etme veya işlemi erteleme hakkı vermez.

Hazır bulunma mutlak ve sınırsız bir katılım garantisi değildir. CMK m.84/3, mağdur, şüpheli veya sanığın huzurunun bir tanığın gerçeğe uygun tanıklığına engel olabileceği durumda o kişinin bulunmamasına karar verilebilmesini öngörür. Tutuklu şüpheli veya sanığın keşifte hazır bulundurulması da m.84/5 uyarınca hâkim veya mahkemenin zorunlu saydığı hâllerle sınırlıdır. Dilekçe bu istisnaları yok saymamalıdır.

Daha önce verilmiş bir keşif kararı ve belirlenmiş tarih varsa yeni bir keşif istemi açmak yerine keşif günü bildirimi dilekçesi incelenmelidir. O yazı karar verilmiş işlemin tarihinin bildirilmesine odaklanır; bu örnek ise henüz keşif kararı yokken savcılıktan m.162 yoluyla hâkimlik istemi yapılmasını talep eder.

Ayrıntılı CMK 83 ve 162 keşif istemi dilekçesi

[YER] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

SORUŞTURMA NO: [Gerçek numara; bilinmiyorsa olay ve başvuru bilgileri]
TALEP EDEN: [Şüpheli / mağdur / şikâyetçi, ad-soyad, T.C. kimlik no, adres]
MÜDAFİİ / VEKİLİ: Av. [Ad-soyad, baro-sicil ve adres; varsa]
KEŞİF YERİ: [Açık adres, parsel, bölüm, kat, güzergâh veya ayırt edici konum]
KONU: CMK m.83 ve 162 kapsamında, aşağıda somutlaştırılan uyuşmazlığın hâkim tarafından yerinde incelenmesi için işlemin yapılacağı yer sulh ceza hâkimliğine istemde bulunulması; keşifte ölçüm, fotoğraf, kroki ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesi yapılması talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Yukarıda numarası yazılı soruşturmada [olay tarihi ve saati] tarihinde [yer] adresinde gerçekleştiği ileri sürülen olay bakımından [görüş alanı / uzaklık / aydınlatma / giriş-çıkış imkânı / fiziksel engel / güzergâh / eşyanın konumu] maddi olgunun belirlenmesi gerekir. Talep, suçun sabit olduğunun kabulüne değil, mevcut yer koşullarının usulüne uygun biçimde kayda alınmasına yöneliktir.

2. Keşifle cevaplandırılması istenen somut sorular şunlardır: (a) [A] noktası ile [B] noktası arasındaki gerçek mesafe ve görüş açısı nedir? (b) [duvar, kapı, bitki, yapı, kot farkı veya başka engel] görüşü ya da geçişi nasıl etkiler? (c) olay saatine karşılık gelen aydınlatma ve erişim koşulları hangi nesnel kayıtlarla değerlendirilebilir? (d) dosyadaki [fotoğraf, kroki, kamera açısı veya beyan] mevcut fiziksel düzenle uyuşmakta mıdır?

3. Dosyada bulunan [olay yeri tutanağı, fotoğraf, kamera kaydı, kroki, harita, tanık veya taraf beyanı] bu hususu tek başına açıklamaya yeterli değildir; çünkü [ölçek yoktur / çekim yönü bilinmemektedir / iki beyan arasında konumsal çelişki vardır / sonradan değişiklik ihtimali bulunmaktadır]. Keşif isteminin soruşturmanın sonucuna etkisi bu somut eksiklikten doğmaktadır.

4. CMK m.83/1 uyarınca keşif kural olarak hâkim veya mahkeme ya da naip/istinabe hâkimi tarafından; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Somut başvuruda hâkim tarafından yapılacak keşif istenmektedir. CMK m.162 gereğince yalnız hâkim tarafından yapılabilecek soruşturma işlemi gerekli görülürse Cumhuriyet savcısı istemini işlemin yapılacağı yer sulh ceza hâkimine bildirir; hâkim kanuna uygunluğu inceleyip karar verir ve gereğini yerine getirir.

5. Keşif yerinde başlangıç ve bitiş saatinin, hava ve aydınlatma koşullarının, gözlem noktalarının, ölçüm yönteminin, yönlerin, sabit ve değişmiş unsurların ayrı ayrı kaydedilmesini; ölçekli kroki ile genel ve ayrıntı fotoğraflarının numaralandırılarak tutanağa eklenmesini talep ediyorum. Teknik değerlendirme gerekiyorsa uzmanlık alanı açıkça belirlenmiş bilirkişi görevlendirilmelidir.

6. CMK m.83/2 gereğince keşif tutanağına var olan durum yanında, olayın özel niteliğine göre varlığı umulup da elde edilemeyen delillerin yokluğu da yazılmalıdır. CMK m.169 uyarınca tutanakta işlemin yeri, tarihi, başlama ve bitiş saatleri ile katılan veya ilgili kişilerin adları bulunmalıdır. İncelenemeyen bölüm veya yapılamayan ölçüm varsa nedeni de tutanakta gösterilmelidir.

7. CMK m.84 uyarınca keşif sırasında şüpheli, mağdur ve bunların müdafii veya vekili hazır bulunabilir. İşin geri bırakılmasına neden olmamak koşuluyla keşif günü önceden tarafımıza bildirilmelidir. Hazır bulunma istemi, soruşturmayı geciktirme veya delil üzerinde değişiklik yapma amacı taşımamaktadır.

HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m.83, 84, 147/1-f veya 234/1-a-1 (başvurucunun sıfatına göre), 160, 162, 169 ve ilgili diğer hükümler.

DELİLLER: Olay yeri ve inceleme tutanakları; mevcut fotoğraf, video ve krokiler; tapu, imar, numarataj veya kat planı; keşifle açıklığa kavuşturulacak beyan ve belgeler; değişiklik riskini gösteren tarihli kayıtlar ve her türlü hukuka uygun delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) CMK m.83 ve 162 uyarınca belirtilen yerde hâkim tarafından keşif yapılması için işlemin yapılacağı yer sulh ceza hâkimliğine istemde bulunulmasına, (2) keşifte yukarıdaki somut soruların ayrı ayrı incelenmesine; gerekli ölçüm, ölçekli kroki ve numaralı fotoğrafların alınmasına, (3) teknik konuda gerekiyorsa uygun uzmanlık alanından bilirkişi görevlendirilmesine, (4) var olan durum ile bulunması umulup elde edilemeyen delillerin yokluğunun ve yapılamayan işlemlerin nedeninin tutanağa yazılmasına, (5) CMK m.84 uyarınca keşif gününün tarafımıza, müdafie veya vekile önceden bildirilmesine, (6) istem hakkında verilen kararın soruşturma dosyasına konulmasına ve kanuni sınırlar içinde sonucundan tarafımıza bilgi verilmesine karar verilmesini arz ederim. [Tarih]

[Talep eden / müdafi / vekil]
[Ad-soyad]
[İmza veya e-imza]

Düzenlenebilir Word dilekçe

CMK 83 ve 162 savcılıktan sulh ceza hâkimine keşif istemi dilekçesini Word olarak indir (.docx)

Word dosyasındaki köşeli alanlar gerçek soruşturma ve yer bilgileriyle doldurulmalı, kullanılmayan seçenekler silinmelidir. Bilinmeyen mesafe, görüş açısı, ışık değeri, bilirkişi sonucu veya hâkimlik kararı üretilmemelidir. Keşif yerinin özel mülkiyette olması, erişim ve güvenlik koşulları ayrıca açıklanmalıdır.

Başvurudan sonra nasıl takip yapılır?

Dilekçenin evrak kayıt numarası ve UYAP giriş tarihi saklanır. Savcılık talebi kabul edip sulh ceza hâkimliğine istemde bulunmuşsa istem yazısının tarihi, keşfin yapılacağı yer, sorulan hususlar ve varsa bilirkişi uzmanlık alanı takip edilir. Başvurucunun her soruşturma yazısını sınırsız biçimde alma hakkı olduğu varsayılmaz; dosya inceleme ve belge örneği talepleri CMK m.153, soruşturmanın gizliliği ve başvurucunun sıfatı içinde değerlendirilir.

Talep reddedilir veya işlem yapılmazsa, aynı metni tekrar sunmak yerine eksik görülen somut gerekçe tamamlanır: hangi beyanların çeliştiği, mevcut fotoğrafın neden ölçek vermediği, yerin ne şekilde değişebileceği ve keşfin hangi maddi soruyu cevaplayacağı açıklaştırılır. Kanunda bu dilekçe için sabit bir karar günü yazılı değildir. Dosyanın niteliğine göre başka başvuru imkânları doğabilir; ancak her savcılık değerlendirmesine karşı otomatik ve aynı adlı bir itiraz yolu bulunduğu ileri sürülmemelidir.

Keşif kararı verildiyse gün bildirimi, ulaşım ve yer güvenliği sağlanır. Hazır bulunan müdafi veya vekil, gözlem noktalarının, ölçüm yönteminin, yapılamayan işlemin ve itirazın tutanağa yazılmasını isteyebilir. İşlemi yönetme veya bilirkişi yerine teknik sonuç açıklama yetkisi yoktur. Keşif sonrası tutanak, fotoğraf ve kroki dosyaya girdiğinde mevcut beyan ve kayıtlarla karşılaştırılır.

Keşif isteminde yapılan somut hatalar

  • “Olay yerinde keşif yapılsın” deyip cevaplandırılacak tek bir maddi soru göstermemek.
  • Keşif ile şüpheliye yaptırılan yer gösterme işlemini aynı usul saymak.
  • CMK m.162’yi keşfe kendiliğinden hak kazandıran bağımsız bir tedbir gibi sunmak.
  • Savcılığa sunulan dilekçede bilinmeyen sulh ceza hâkimliği numarası veya karar sonucu üretmek.
  • Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının keşif yapabilme yetkisini yok saymak.
  • Mevcut fotoğraf, kroki ve beyanların neden yetersiz olduğunu açıklamamak.
  • Ölçümün başlangıç ve bitiş noktalarını, görüş doğrultusunu veya kamera açısını belirsiz bırakmak.
  • Olay tarihindeki koşullarla keşif günündeki değişmiş koşulları aynı kabul etmek.
  • Her keşifte bilirkişi zorunluymuş gibi uzmanlık ve teknik soru göstermeden atama istemek.
  • CMK m.83/2’deki, varlığı umulup elde edilemeyen delillerin yokluğunun tutanağa yazılması kuralını atlamak.
  • Keşif gününden haberdar edilme talebini işlemi erteleme veya delile müdahale etme yetkisi gibi görmek.
  • Kanunda bulunmayan sabit bir gün veya saat içinde karar verilmesi gerektiğini yazmak.
  • Özel alana izinsiz girerek veya kişisel verileri hukuka aykırı toplayarak keşif gerekçesi oluşturmaya çalışmak.

Sık sorulan sorular

1. Soruşturmada keşif talebi doğrudan sulh ceza hâkimine mi verilir?

Bu örnek, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılığına sunulur ve savcılığın CMK m.162 uyarınca işlemin yapılacağı yer sulh ceza hâkimine istemde bulunması talep edilir. Hâkimlik kanuna uygunluğu inceler ve karar verir.

2. Savcı kendisi keşif yapabilir mi?

CMK m.83/1, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının keşif yapabileceğini düzenler. Gecikme tehlikesi somut olgularla değerlendirilir; her dosyada var veya yok kabul edilemez.

3. Keşif talebi kabul edilmek zorunda mıdır?

Hayır. Savcılık gerekliliği değerlendirir; m.162 kapsamında istem yapılırsa sulh ceza hâkimi işlemin kanuna uygun olup olmadığını inceler. Dilekçe, somut ispat konusunu ve mevcut kayıtların yetersizliğini göstermelidir.

4. Keşif ile yer gösterme arasındaki fark nedir?

Keşifte yetkili makam yeri veya nesneyi doğrudan inceler ve fiziksel durumu tutanağa bağlar. CMK m.85 yer göstermede ise kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmuş şüpheliye yer gösterme işlemi yaptırılır. Yetki ve amaç farklıdır.

5. Keşifte bilirkişi bulunması zorunlu mudur?

Her keşifte zorunlu değildir. Çözüm özel veya teknik bilgiyi gerektiriyorsa uygun uzmanlık alanından bilirkişi görevlendirilmesi istenebilir. Teknik sorular ve uzmanlık ihtiyacı dilekçede somutlaştırılır.

6. Müdafi veya vekil keşifte hazır bulunabilir mi?

Evet. CMK m.84 şüpheli, mağdur ve bunların müdafii veya vekilinin hazır bulunabilmesini düzenler. İşin geri bırakılmasına neden olmamak koşuluyla işlem günü önceden bildirilebilir; kanundaki istisnalar saklıdır.

7. Keşif tutanağına bulunamayan delil de yazılır mı?

CMK m.83/2 uyarınca var olan durum yanında, olayın özel niteliğine göre varlığı umulup da elde edilemeyen delillerin yokluğu da tutanağa yazılır. Aranan unsur ve neden bulunamadığı mümkün olduğunca açık gösterilmelidir.

8. Olay yeri sonradan değişmişse keşif yapılabilir mi?

Yapılabilir; ancak güncel durum ile olay tarihindeki durum ayrılmalıdır. Değişiklik tarihi ve niteliği resmî kayıt, tarihli fotoğraf, plan veya başka hukuka uygun delille gösterilir. Keşif tutanağı değişmiş unsurları belirtmelidir.

9. Keşif talebi için kanunda sabit bir başvuru süresi var mıdır?

CMK m.83 ve 162 bu dilekçe için genel ve sabit bir gün sayısı yazmaz. Bununla birlikte yerin değişmesi veya delilin kaybolması riski varsa gecikmeden başvurulmalı ve risk somut belgeyle açıklanmalıdır.

10. Keşif istemi reddedilirse otomatik itiraz hakkı var mıdır?

Her savcılık değerlendirmesi için tek ve otomatik bir “keşif itirazı” yolu olduğu söylenemez. Dosyanın aşaması, kararın niteliği ve etkisi incelenir. Başvurucu önce talebin somut gerekçesini ve mevcut eksikliği tamamlamalıdır.

Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler

Avukat Halil Bakırcı – Mersin Barosu sicil no: 3472. Türkiye genelindeki ceza dosyalarına ilişkin çalışmalar Mersin merkezli yürütülür. Fiziki ofis: İhsaniye Mahallesi 4903 Sokak Profit İş Merkezi 3/14 Akdeniz/Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp