B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Davanın İhbarı Nedir? HMK 61-64 Şartları ve Sonuçları

Kısa cevap: Davanın ihbarı, taraflardan birinin davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü kişiye rücu edeceğini veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşündüğü durumda devam eden davayı o kişiye bildirmesidir. HMK m. 61-64 uyarınca ihbar yazılı yapılır ve tahkikat sona ermeden gerçekleştirilir. İhbar edilen kişi davaya fer’i müdahil olarak katılabilir. İhbar, üçüncü kişiyi kendiliğinden davanın tarafı yapmaz ve hakkında hüküm kurulmasını sağlamaz; sonraki rücu ilişkisinde ihbarın etkisi HMK m. 64 ve fer’i müdahale hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

Davanın İhbarı Nedir?

Davanın ihbarı, devam eden bir hukuk davasının sonucunun taraf ile üçüncü kişi arasındaki başka bir hukuki ilişkiyi etkileyeceği durumlarda kullanılan usul kurumudur. Amaç üçüncü kişiye, ileride kendisine yöneltilebilecek rücu veya tazminat talebinden önce asıl davaya katılma ve ilgili tarafı destekleme fırsatı vermektir.

Örneğin yükleniciye karşı açılan ayıplı eser davasında yüklenici, ayıbın alt yüklenicinin işinden kaynaklandığını düşünüyorsa davayı alt yükleniciye ihbar eder. Sigorta veya sorumluluk ilişkilerinde de benzer ihbar ihtiyacı doğar. Ancak ihbar yalnız “ilgisi olabilir” düşüncesiyle yapılmaz; davanın kaybedilmesi hâlinde ihbar edilen kişiyle bir rücu veya sorumluluk ilişkisi bulunmalıdır.

Davanın ihbarı, yeni bir dava değildir. HMK m. 62 bakımından bildirim yazılı olmalı, ihbarın sebebi gerekçeleriyle açıklanmalı ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğu belirtilmelidir. Kullanılan bildirim yolunun adı tek başına yeterli değildir; metnin kanuni içeriği taşıması, doğru üçüncü kişiye ulaşması ve bildirim zamanının belgelenmesi gerekir. Mahkemeye verilen ihbar dilekçesi ile üçüncü kişiye yapılan bildirimin kayıtları birlikte saklanmalıdır.

Davanın İhbarı Şartları Nelerdir?

HMK m. 61’e göre taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye rücu edeceğini veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa davayı o kişiye ihbar eder. Bu nedenle birinci şart devam eden bir davanın bulunmasıdır. İkinci şart, ihbar eden taraf ile üçüncü kişi arasında davanın sonucuna bağlı bir hukuki sorumluluk veya rücu ihtimalinin bulunmasıdır.

Üçüncü şart ihbarın tahkikat sona ermeden yapılmasıdır. İhbar, yargılamayı geciktirmek amacıyla kullanılamaz. Dördüncü şart, bildirimin kanundaki içeriği taşımasıdır. İhbar edilen kişinin hangi dava nedeniyle ve hangi rücu ilişkisi bakımından bilgilendirildiği açık olmalıdır.

Resmî metin için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 61-64 ile m. 66-69 birlikte incelenmelidir.

Dava Kime İhbar Edilir?

İhbar, taraf olmayan üçüncü kişiye yapılır. Üçüncü kişinin dava sonunda ihbar eden tarafa karşı rücu sorumluluğu doğması veya üçüncü kişinin ihbar edene rücu etmesi ihtimali bulunmalıdır. Taraflardan birine yeniden “ihbar” yapılması söz konusu değildir.

İhbar edilen kişi gerçek kişi, şirket, sigortacı, alt yüklenici, satıcı, üretici veya somut hukuki ilişkiye göre başka bir kişi olabilir. Belirleyici olan unvan değil, asıl davanın sonucu ile sonradan doğacak hukuki ilişki arasındaki bağlantıdır.

İhbar adresi ve kişi bilgileri doğru olmalıdır. Yanlış tüzel kişiliğe veya artık mevcut olmayan şirkete gönderilen ihbar, amaçlanan usul etkisini sağlamaz.

Davanın İhbarı Ne Zaman Yapılır?

İhbar, tahkikat sona erinceye kadar yapılır. Rücu bağlantısı baştan biliniyorsa dava veya cevap dilekçesi hazırlanırken değerlendirilir; sonradan ortaya çıkmışsa tahkikatın bitmesi beklenmeden bildirilir. HMK m. 62/2 uyarınca ihbar sebebiyle yargılama başka güne bırakılamaz. Süre verilmesi de genel bir hak değildir; zincirleme ihbar gibi zorunlu durumlar bu kuralın dar istisnasıdır. İhbar, delil sunma veya savunma sürelerini yeniden başlatmaz.

Taraf, ihbar sebebini baştan bildiği hâlde sırf davayı uzatmak için son aşamada ihbar talep ederse mahkeme usul ekonomisi ve HMK m. 61-64 çerçevesinde değerlendirme yapar. İhbar, tarafın delil veya savunma süresini otomatik olarak yenilemez.

Mahkemenin işlemler için verdiği süreler bakımından HMK 94 kesin süre kuralları ayrıca önem taşır.

İhbarın Şekli ve İçeriği Nasıl Olmalıdır?

Davanın ihbarı yazılı yapılır. HMK m. 62/1 uyarınca ihbar sebebi gerekçeleriyle birlikte ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğu açıkça gösterilir. Mahkeme ve dosya numarası, taraflar, ihbar edilenin doğru kimliği veya ticaret unvanı, tebliğe elverişli adresi ve uyuşmazlığın konusu yazılır. Asıl dava kaybedildiğinde hangi sözleşme veya sorumluluk ilişkisi nedeniyle rücu gündeme geleceği somutlaştırılır. Sadece üçüncü kişinin adını bildirmek bu açıklamaların yerini tutmaz.

İhbar edilen kişiye dava dilekçesi, cevaplar veya gerekli görülen belgeler tebliğ edilerek davanın kapsamını anlaması sağlanır. İhbar metni, “dosyaya gelin” şeklinde genel çağrıdan ibaret olmamalıdır. Üçüncü kişi hangi iddia nedeniyle menfaatinin etkilendiğini anlayabilmelidir.

İhbar eden taraf, üçüncü kişinin adresini mümkün olduğunca doğru bildirir. Tebligat yapılamazsa adres araştırması ve tebligat hükümleri gündeme gelir.

Davanın İhbarı ile Fer’i Müdahale Arasındaki Bağlantı

HMK m. 63 uyarınca ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan tarafın yanında davaya katılmayı isteyebilir. Bu tarafın mutlaka ihbar eden taraf olması gerekmez. Fer’i müdahale talebi HMK m. 66-68 koşullarına göre değerlendirilir; ihbarın tebliği tek başına müdahil sıfatı kazandırmaz. Talebi kabul edilen üçüncü kişi, desteklediği tarafın yardımcısıdır ve bağımsız davacı veya davalı olmaz.

Müdahil, yanında katıldığı tarafın iddia veya savunmasına aykırı olmayan usul işlemleri yapar, delil ve hukuki açıklama sunar, duruşmaları takip eder. Ancak asıl tarafın yerine geçmez ve davanın konusu üzerinde bağımsız tasarrufta bulunamaz.

İhbar edilen kişinin müdahale talebinde bulunmaması, ihbarın hiç yapılmamış sayılması sonucunu doğurmaz. İhbar usulüne uygun gerçekleşmişse sonraki rücu ilişkisinde kanunun ihbara bağladığı sonuçlar ayrıca değerlendirilir.

İhbar Edilen Kişi Davanın Tarafı Olur mu?

Hayır. Davanın ihbarı üçüncü kişiyi davacı veya davalı hâline getirmez. Mahkeme, yalnız ihbar nedeniyle üçüncü kişi hakkında alacak, tazminat veya başka eda hükmü kurmaz. Üçüncü kişiye karşı bağımsız talep ileri sürülecekse usulüne uygun yeni dava, dava genişletme imkânı veya kanunda öngörülen başka kurum gerekir.

Bu ayrım özellikle rücu taleplerinde önemlidir. Davalı, “davayı alt yükleniciye ihbar ettim, mahkeme zararı ondan tahsil etsin” diyemez. Asıl davanın tarafları değişmez. İhbar edilenin sorumluluğu sonraki rücu davasında veya usulüne uygun başka bir talepte incelenir.

Taraf değişikliği HMK m. 124’te ayrı düzenlenmiştir. Davanın ihbarı taraf değişikliğinin alternatifi değildir.

Davanın İhbarının Rücu Davasına Etkisi

İhbarın en önemli sonucu, daha sonra ihbar eden ile ihbar edilen arasında açılacak rücu davasında ortaya çıkar. HMK m. 64, ihbarın etkisini fer’i müdahalenin etkisine ilişkin hükümlere bağlar. İhbar edilen kişi, asıl davada müdahale imkânı bulunduğu hâlde katılmamışsa sonraki davada asıl hükmün yanlış olduğunu sınırsız biçimde ileri süremez.

HMK m. 64’ün gönderme yaptığı m. 69/2, sonraki uyuşmazlıkta asıl yargılamanın kötü yürütüldüğü itirazını belirli koşullara bağlar. İhbarın zamanında yapılmaması yüzünden davaya geç katılma, desteklenen tarafın iddia veya savunma imkânlarının kullanılmasını engellemesi ve müdahilin bilmediği imkânların tarafın ağır kusuru nedeniyle kullanılmaması bu çerçevede incelenir. Her usul hatası ihbarın etkisini kendiliğinden kaldırmaz. İleri sürülen engel, zamanı ve kullanılmayan savunma somutlaştırılmalıdır.

İhbarın amacı tam olarak budur: Rücu muhatabına ilk davada sonucu etkileme fırsatı vermek ve aynı vakıaların ikinci davada baştan sınırsız biçimde tartışılmasını önlemek.

İhbar Edilen Kişi Ne Yapmalıdır?

İhbar tebliğ alan kişi öncelikle dava dilekçesini, cevapları, bilirkişi raporlarını ve mevcut delilleri incelemelidir. Sonucun kendisi bakımından rücu veya tazminat riski yaratıp yaratmadığını belirlemelidir. Risk varsa fer’i müdahale talebiyle ilgili taraf yanında davaya katılmak genellikle etkin savunma sağlar.

Müdahale dilekçesinde hangi tarafın yanında ve hangi hukuki yararla katılım istendiği açıklanır. HMK m. 67/2 uyarınca dilekçe taraflara tebliğ edilir. Mahkeme gerekli görürse taraflarla üçüncü kişiyi dinlemek üzere davet eder; gelmeseler de müdahale talebi hakkında karar verir. Dolayısıyla her müdahale talebinde tarafların fiilen dinlenmiş olması zorunlu değildir. Kabulden sonra üçüncü kişi dosyayı bulunduğu aşamadan itibaren takip eder.

İhbar edilen kişinin pasif kalması, asıl davada hakkında doğrudan hüküm kurulmasına yol açmaz; fakat sonraki rücu davasındaki savunma alanını etkiler.

Davanın İhbarı ile Birleştirme Aynı Şey mi?

Hayır. Davaların birleştirilmesi, aralarında bağlantı bulunan iki ayrı davanın aynı mahkemede birlikte yürütülmesini sağlayan kurumdur. Davanın ihbarında ise tek dava devam eder ve üçüncü kişiye bu davanın varlığı bildirilir. İhbar edilen kişi hakkında ayrı talep henüz yargılanmaz.

Benzer şekilde karşı dava da ihbar değildir. Karşı dava, davalının davacıya karşı aynı yargılama içinde bağımsız dava açmasıdır. Sitedeki karşı dava dilekçesi içeriği bu ayrımı anlamak için incelenebilir.

İhbarla İlgili Usul Hataları Kanun Yolunda Nasıl İleri Sürülür?

Mahkemenin usulüne uygun ihbar talebini dikkate almaması, ihbar edilenin müdahale talebini hukuka aykırı reddetmesi veya ihbarın rücu etkisini yanlış değerlendirmesi, hükme etkili olduğu ölçüde istinaf gerekçesi yapılır. Ancak her ihbar hatası otomatik olarak hükmün kaldırılması sonucunu doğurmaz; hatanın tarafın savunma ve hukuki dinlenilme hakkına etkisi gösterilmelidir.

İstinaf dilekçesinde ihbar talebinin tarihi, dilekçe, tebligat kaydı, müdahale talebi ve mahkemenin ara kararı somut biçimde belirtilir. Başvuru yapısı için hukuk istinaf başvuru dilekçesi rehberi incelenebilir.

Davanın İhbarında Sık Yapılan Hatalar

En sık hata, rücu ilişkisi açıklanmadan yalnız üçüncü kişinin adının ihbar edilen olarak yazılmasıdır. İkinci hata, ihbarın tahkikat bittikten sonra yapılmaya çalışılmasıdır. Üçüncü hata, ihbar edilen kişinin taraf hâline geldiğinin sanılmasıdır. Dördüncü hata, ihbarla birlikte üçüncü kişi hakkında hüküm kurulmasının istenmesidir.

Beşinci hata yanlış tüzel kişiye ihbardır. Altıncı hata, ihbarın tebliğ edilip edilmediğinin takip edilmemesidir. Yedinci hata, ihbar edilen kişinin müdahale talebini geciktirmesidir. Sekizinci hata, sonraki rücu davasında ihbar etkisinin hiç değerlendirilmemesidir.

Bu hataların önlenmesi için ihbar dilekçesi hazırlanırken asıl davanın konusu ile üçüncü kişi arasındaki sözleşme veya sorumluluk ilişkisi yan yana incelenmelidir.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

HMK m. 61-64 Türkiye genelinde aynı uygulanır. Mersin’deki asliye hukuk, ticaret, iş, tüketici ve diğer hukuk mahkemelerinde davanın ihbarı için farklı bir yerel usul bulunmaz. İhbarın zamanında yapılması, üçüncü kişinin doğru belirlenmesi ve tebligatın tamamlanması esas alınır.

Mersin’de görülen dosyada ihbar edilen kişi başka ilde olsa da tebligat o adrese çıkarılır. İhbar edilenin farklı şehirde olması ihbara engel değildir.

Zincirleme İhbar: Üçüncü Kişi Davayı Başkasına Bildirebilir mi?

HMK m. 61/2, kendisine dava ihbar edilen kişinin de aynı koşullarla başka bir üçüncü kişiye ihbarda bulunmasını düzenler. Bunun için ikinci bildirimin muhatabıyla ayrı bir rücu bağlantısı açıklanmalıdır. İlk ihbarın varlığı, sözleşme zincirindeki herkese hiçbir gerekçe göstermeden bildirim yapılmasını haklı kılmaz.

Her ihbar halkasında muhatap, rücu sebebi, yargılamanın aşaması ve bildirimin ulaştığı tarih ayrı izlenir. İlk bildirimin yapılmış olması, ikinci bildirimin de gerçekleştiği anlamına gelmez. HMK m. 62/2’deki ihbarın tevali etmesine ilişkin süre istisnası da bu somut zorunlulukla birlikte ele alınır; yargılamayı belirsiz süreyle durdurma aracı değildir.

İhbar, Mecburi Dava Arkadaşlığı ve Asli Müdahale Farkı

Mecburi dava arkadaşlığında belirli kişilerin davada taraf olarak bulunması gerekir. Bu kişiye yalnız ihbar gönderilmesi taraf teşkili eksikliğini gidermez. Eksik davalı sorunuyla karşılaşıldığında ihbar dilekçesi yerine, dava türünün taraf yapısı ve uygun usul işlemi incelenmelidir.

Asli müdahalede üçüncü kişi, dava konusu hak veya şey üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürerek asıl davanın taraflarına karşı bağımsız dava açar. Fer’i müdahalede ise kendi adına bağımsız bir eda talebi ileri sürmeden taraflardan birine yardım eder. Davanın ihbarı bunların hiçbirinin yerine geçen bir dava açma işlemi değildir. Bildirim, üçüncü kişinin hangi hukuki yola başvuracağını belirlemesine imkân verir.

Sigorta, İş ve Eser Sözleşmelerinde İhbarın Sınırı

Sorumluluk sigortacısına yapılan ihbar ile poliçeden kaynaklanan teminat talebi aynı işlem değildir. Sigortacının asıl davadan haberdar olması, poliçe kapsamının, sigorta limitinin veya sorumluluğun kabul edildiği anlamına gelmez. Sigortacı yalnız ihbar nedeniyle davalı sıfatını kazanmaz; doğrudan ona yöneltilecek talebin ayrı hukuki dayanağı ve usulü kurulmalıdır.

Alt işveren, alt yüklenici veya tedarikçi ilişkilerinde de sözleşme zincirinin bulunması tek başına rücu borcunu ispatlamaz. Hangi işin kime bırakıldığı, iddia edilen ihlalin bu işle bağlantısı, taraflar arasındaki sorumluluk paylaşımı ve talebin kapsamı belgeler üzerinden incelenir. Asıl davadaki sorumluluk ile taraflar arasındaki iç ilişkiden doğan sorumluluk birbirinden ayrılır.

Bu nedenle ihbar dosyası hazırlanırken asıl davanın dilekçeleriyle yetinilmez. İlgili sözleşme, ek protokol, poliçe, teslim veya kabul tutanağı ve uyuşmazlıkla bağlantılı yazışmalar da ayıklanır. Dosyada bulunmayan bir sözleşme hükmü varmış gibi gösterilmez; rücu talebinin henüz hangi noktalarda tartışmalı olduğu açıkça belirlenir.

İhbar Dilekçesi İçin İçerik Planı

Dosya ve muhatap: Mahkemenin tam adı ile esas numarası yazılır. İhbar edenin taraf sıfatı, ihbar edilenin kimliği veya ticaret unvanı ve adresi belirtilir. Aynı gruptaki farklı şirketler birbirinin yerine yazılmaz; sözleşmedeki taraf ile tebligat muhatabının aynı kişi olduğu kontrol edilir.

Uyuşmazlık ve ihbar sebebi: Davacının talebi kısa biçimde özetlenir. Ardından asıl davanın kaybedilmesiyle üçüncü kişi arasındaki ilişki açıklanır. Bildirim, rücu bağlantısını anlatmalı; üçüncü kişi hakkında asıl davada doğrudan tahsil hükmü kurulması talebiyle karıştırılmamalıdır.

Yargılamanın bulunduğu aşama: Ön inceleme veya tahkikat durumu, mevcut bilirkişi incelemesi ve bilinen duruşma bilgileri dosyaya uygun şekilde yazılır. “Dava devam ediyor” cümlesiyle yetinmek yerine üçüncü kişinin savunmaya katkı sunabilmesi için gerekli aşama bilgisi verilir. Geçmiş bir duruşma tarihi gelecekte yapılacakmış gibi aktarılmaz.

Ekler ve kayıt: Dava dilekçesi, ilgili cevap, rücu ilişkisini açıklayan belge ve mevcut raporların hangilerinin gönderildiği gösterilir. Bildirimin hangi metin ve eklerle, hangi muhataba ve ne zaman ulaştığı izlenir. Eksik veya ilgisiz ekler yerine ihbar sebebiyle bağlantılı belgeler seçilir.

İhbar Sonrası Dosyada Kontrol Edilecek Kayıtlar

Dilekçenin sunulması, ihbar sürecinin tamamlandığını tek başına göstermez. Tebligatın muhataba ulaşıp ulaşmadığı, iade sebebi bulunup bulunmadığı ve muhatabın doğru kişi olup olmadığı kontrol edilir. UYAP evrak listesinde dilekçenin görünmesi ile üçüncü kişinin ihbardan haberdar olması ayrı kayıtlardır. Tebliğ belgesi ve gönderilen eklerin listesi birlikte saklanır.

Üçüncü kişi müdahale talebinde bulunduysa talebin hangi taraf yanında ileri sürüldüğü ve mahkemenin kabul veya ret kararı dosyada takip edilir. Müdahale talebi, tek başına üçüncü kişinin rücu borcunu kabul etmesi değildir. Katılmaması da bu borcu kendiliğinden kesinleştirmez. Sonraki davada ihbarın usuli etkisi ile maddi sorumluluk ayrı başlıklar altında ele alınır.

Rücu dosyasında kullanılmak üzere ihbar metni, tebligat kaydı, müdahale dilekçesi, ilgili ara kararlar ve asıl davanın sonucu bir araya getirilir. İhbarın geçliği veya savunma imkânının engellenmesi tartışılacaksa yalnız genel bir itiraz yazılmaz; kullanılamayan delil veya savunma ile bunun hangi aşamada engellendiği açıklanır. Böylece ihbarın etkisi, soyut değerlendirme yerine dosya kayıtları üzerinden tartışılır.

Resmî Mevzuat

İhbarın koşulları ve etkisi bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 61-64; fer’i müdahale bakımından m. 66-69 birlikte okunmalıdır. Asli müdahale m. 65’te ayrı düzenlenmiştir. Buradaki açıklamalar bir mahkeme kararının veya dosyaya özgü sorumluluk incelemesinin yerine geçmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Davanın ihbarı üçüncü kişiyi davalı yapar mı?

Hayır. İhbar edilen kişi taraf olmaz.

Dava ne zamana kadar ihbar edilir?

Tahkikat sona ermeden ihbar yapılır.

İhbar edilen davaya katılmak zorunda mı?

Hayır. Hukuki yararı varsa fer’i müdahil olarak katılır.

İhbar sözlü yapılır mı?

Hayır. HMK m. 62/1 yazılı bildirim arar. İhbarın sebebi, gerekçeleri ve yargılamanın bulunduğu aşama metinde gösterilmeli; bildirimin muhataba ulaşması belgelenmelidir.

İhbar edilen hakkında aynı davada tazminata hükmedilir mi?

Hayır. Sırf ihbar nedeniyle üçüncü kişi hakkında eda hükmü kurulmaz.

Sigorta şirketine dava ihbar edilir mi?

Asıl davanın sonucu ile sigortacının sorumluluğu arasında rücu veya teminat ilişkisi varsa şartları çerçevesinde ihbar yapılır.

İhbar davayı uzatır mı?

HMK m. 62/2 uyarınca ihbar nedeniyle yargılama başka güne bırakılamaz. Süre verilmesi, zincirleme ihbar gibi zorunlu durumlarla sınırlıdır; her ihbar talebi erteleme hakkı yaratmaz.

İhbar edilen gelmezse ne olur?

Asıl dava devam eder. Sonraki rücu ilişkisinde ihbarın etkisi ayrıca değerlendirilir.

Davanın ihbarı ile fer’i müdahale aynı mı?

Hayır. İhbar bildirimdir; fer’i müdahale üçüncü kişinin ilgili taraf yanında davaya katılmasıdır.

İhbarın yanlış yapılması istinaf sebebi midir?

Hükme ve savunma hakkına etkisi varsa nihai kararla birlikte kanun yolu gerekçesi yapılır.

Sonuç

Davanın ihbarında doğru üçüncü kişi, somut rücu sebebi, yazılı bildirim, yargılamanın aşaması ve zamanında tebliğ birlikte kontrol edilir. İhbar edilen kişi kendiliğinden taraf veya müdahil olmaz. Katılım talebinde bulunursa davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan tarafın yanında yer alır. İhbarın sonraki rücu davasına etkisi ile rücu alacağının esas koşulları birbirinden ayrılarak incelenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme içerir; somut dosyada sözleşmeler, tebligat kayıtları ve yargılamanın aşaması birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp