Deniz Raporu Nasıl Alınır? Mahkeme, Belgeler ve Usul
Kısa ve net cevap: Deniz raporu, yolculukta gemiyi veya taşınan eşyayı ilgilendiren yahut başka maddi zarar doğurması muhtemel bir kazanın ve alınan önlemlerin mahkeme veya yetkili konsoloslukça tespitidir. TTK m.1098–1101’e göre kaptan, donatan veya ilgisini ispatlayan kişi istemde bulunabilir. Kaptan kendisinden istendiğinde başvuru yapmak zorundadır. Gemi adamları listesi, gemi jurnali ve mevcut olay belgeleri sunulur. Türkiye’de ticari nitelikteki bu çekişmesiz yargı işi için asliye ticaret mahkemesi düzeni uygulanır; yurt dışında Türk bayraklı gemiler yönünden yerel mevzuat saklı kalmak üzere Türk konsoloslukları yetkilidir. Deniz raporu, tek başına tazminat ödenmesine ilişkin hüküm değildir.

Deniz raporu hangi ihtiyacı karşılar?
Deniz kazasının ardından geminin durumu, yükün bulunduğu hâl, tanıkların görevleri ve olayla ilgili kayıtlar zamanla değişebilir. Deniz raporu, yolculuğun önemli olaylarını ve zararı önlemek veya azaltmak için alınan önlemleri resmî bir tespit içinde toplar. TTK m.1099, bu hususların tam ve açık biçimde belirlenmesini ister. Başvurunun konusu yalnız kazanın adının yazılması değil, olay zincirinin açıklığa kavuşturulmasıdır.
TTK m.1098’deki kapsam için mutlaka kesinleşmiş bir parasal zarar hesabı bulunması gerekmez. Gemiyi veya taşınan eşyayı ilgilendiren kaza yanında başka maddi zarar doğurması muhtemel olaylar da hükümde yer alır. Hasarın ne kadar olduğunun henüz hesaplanamaması, önemli olayların zamanında tespit edilmesini gereksiz kılmaz. Ancak ortada hangi kazanın bulunduğu başvuruda somut olarak açıklanmalıdır.
Deniz raporu, özel bir eksperin hazırladığı raporla aynı belge değildir. Eksper geminin veya yükün teknik durumunu inceleyebilir; mahkeme veya konsolosluk ise kanunda belirtilen tespit usulünü yürütür. Özel rapor başvuru eklerinden biri olabilir, fakat kendi başına TTK m.1098 anlamında deniz raporuna dönüşmez. Rapora verilen ticari isim yerine onu kimin ve hangi usulle düzenlediği esas alınır.
Gemi jurnali de deniz raporundan farklıdır. Jurnal yolculuk sırasında tutulan defter; deniz raporu bu kayıtlar ve açıklamalar kullanılarak yapılan resmî tespittir. Gemi jurnali tutma ve imza kuralları, başvurunun önemli bir dayanağının nasıl oluştuğunu açıklar. Jurnalin bulunması, mahkeme veya konsolosluk işleminin kendiliğinden tamamlandığı anlamına gelmez.
Deniz raporunu yalnız kaptan mı isteyebilir?
TTK m.1098/1 kaptana istem yetkisi verir ve kendisinden istendiğinde bu işlemi yaptırma zorunluluğu getirir. Aynı fıkra, donatanın veya ilgisi bulunduğunu ispat eden herkesin deniz raporu isteyebileceğini belirtir. Bu nedenle kaptanın harekete geçmemesi, diğer ilgililerin kanundaki istem imkânını ortadan kaldırmaz. Başvuranın olayla hukuki bağlantısı belgelenmelidir.
İlginin ispatı, yalnız kazayı merak etmekten farklıdır. Yükle, gemiyle veya olayın maddi sonucuyla bağlantı ilgili sözleşme ve belgelerle açıklanır. Başvuran bir temsilciyse kimin adına hareket ettiği ve temsil yetkisi belirtilir. Bir şirket çalışanının belge getirmesiyle şirket adına başvuru yapmaya yetkili olması aynı şey değildir. Talep dosyasında başvuranın sıfatı açık tutulmalıdır.
Kaptan ölmüş veya deniz raporu düzenlettiremeyecek durumdaysa TTK m.1098/2, gemide kaptandan sonra en yüksek rütbeli zabite tespit yaptırma görevi verir. Böyle bir olayda sadece kaptanın imzası alınamadığı için bütün kayıtların bekletilmesi doğru değildir. Kaptanın durumu ve onun yerine görevi yürütmesi gereken kişinin sıfatı başvuruda açıklanır.
Geminin zayi olması da rapor yolunu kapatmaz. Kanun bu olasılığı açıkça kapsar. Gemiye erişilemiyorsa hangi belgelerin kurtarıldığı, hangi kayıtların getirilemediği ve olayı açıklayabilecek kişilerin kimler olduğu belirlenir. Elde bulunmayan belge varmış gibi ek listesine yazılmaz. Mevcut delillerin kapsamı doğru sunulur; eksikliklerin nedeni ayrıca bildirilir.
Deniz raporu hangi yerde ve ne zaman istenir?
TTK m.1098, başvurunun vakit kaybetmeksizin yapılmasını öngörür ve kullanılabilecek yerleri olayın seyrine göre belirler. Varma limanı temel seçeneklerden biridir. Birden fazla varma limanı varsa kazadan sonra varılan ilk liman dikkate alınır. Geminin ticari planındaki daha sonraki uğrak, her durumda ilk başvuru yerinin yerine geçirilemez.
Gemi tamir ediliyor veya eşya boşaltılıyorsa barınma limanında da deniz raporu istenebilir. Bu bağlantı somut olarak gösterilmelidir: Gemi hangi nedenle oraya gelmiş, hangi işlem yapılmış ve olayla ilgili kişiler ile belgeler nerede bulunmaktadır? Sadece bir limanın taraflar için daha uygun olması, kanunun saydığı bağlantının varlığını açıklamaz.
Yolculuk batma veya başka sebeple varma limanına ulaşmadan sona ermişse kaptanın yahut ona vekâlet edenin uğradığı ilk elverişli yer esas alınabilir. Burada geminin fiilen varacağı liman bulunmadığından kanun farklı bir çözüm getirir. Başvuruda yolculuğun neden tamamlanamadığı ve seçilen yerin hangi bağlantıyla elverişli olduğu anlatılmalıdır.
| Yolculuğun durumu | TTK 1098’deki yer bağlantısı | Dosyadaki dayanak |
|---|---|---|
| Varma limanına ulaşılmış olması | Varma limanı; birden çoksa kazadan sonra varılan ilk liman | Sefer planı, uğrak ve varış kayıtları |
| Barınma limanında tamir veya boşaltma | İlgili barınma limanı | Tamir, boşaltma ve liman kayıtları |
| Yolculuğun varma limanına varmadan bitmesi | Kaptanın veya vekilinin uğradığı ilk elverişli yer | Yolculuğun sona erme sebebi ve kişinin ulaşım bilgisi |
Kanunda bu başvuru için bütün olaylara uygulanacak yedi, on beş veya otuz günlük tek bir sayı bulunmaz. Vakit kaybetmeme yükümlülüğü, somut olayın koşullarıyla birlikte değerlendirilir. Rapor isteminin geciktirilmemesi önemlidir; buna karşılık internette görülen sabit bir gün sayısı kanunun lafzıymış gibi kullanılmamalıdır. Tazminat veya sigorta taleplerinin özel süreleri de ayrıca izlenmelidir.
Türkiye’de hangi mahkeme deniz raporu düzenler?
HMK m.382/2-e-9, deniz raporu düzenlenmesini ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. TTK m.4–5’in 6335 sayılı Kanunla değiştirilen hükümleri, ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerini asliye ticaret mahkemesi düzenine bağlar. Bu nedenle HMK m.383’teki genel sulh hukuk kuralı, özel ticari düzenleme dikkate alınmadan tek başına uygulanmamalıdır.
Mahkemenin görevi ile coğrafi yetki farklıdır. Başvuru yerinde TTK m.1098’in özel liman ve ilk elverişli yer bağlantısı ayrıca değerlendirilir. Hukuk bürosunun Mersin’de olması, bütün deniz raporu başvurularının Mersin mahkemelerine yapılacağını göstermez. Olayın ve yolculuğun hangi yerle bağlantılı olduğu esas alınır.
HMK m.316/1-c, deniz raporlarının alınmasını basit yargılama usulüne tabi işler arasında düzenler. Bunun yanında TTK m.1100’ün özel başvuru ve dinleme hükümleri uygulanır. Çekişmesiz yargı niteliği, hiçbir belge sunulmasına gerek olmadığı veya mahkemenin bütün olguları başvuru olmadan kendiliğinden bileceği anlamına gelmez. Talep açık ve gerekli belgelerle desteklenmiş olmalıdır.
Yurt dışındaki deniz raporu hangi şartlarla alınır?
TTK m.1098/4, Türkiye sınırları dışındaki yerlerde Türk bayraklı gemiler için Türk konsolosluklarının deniz raporu düzenlemesini öngörür; yerel mevzuat hükümlerini saklı tutar. Bu nedenle yabancı ülkede yapılacak işlem, o ülkenin usulü hiç yokmuş gibi yalnız Türk kanunundaki başlıkla yürütülmemelidir. Geminin bayrağı ve bulunulan yerin kuralları birlikte kontrol edilir.
Türk konsolosluğu yolu, geminin sadece bir Türk şirketiyle sözleşme yapmış olmasına değil kanunda belirtilen bayrak bağlantısına dayanır. Yabancı bayraklı gemiye ilişkin olayda aynı konsolosluk yetkisinin otomatik uygulanacağı söylenemez. Geminin sicil ve bayrak belgeleri başvuru dosyasında bulunmalıdır. Başvuranın vatandaşlığıyla geminin bayrağı farklı kavramlardır.
Yurt dışındaki belgelerde dil, tarih, kimlik ve belge aslına erişim sorunları çıkabilir. Mevcut tercümelerin hangi belgeyi karşıladığı ve eksik sayfa bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Konsoloslukla yazışma yapılması, deniz raporunun gerçekten düzenlendiğini tek başına göstermez. İşlemin tutanağı ve onaylı örneği alınıp içeriği kontrol edilmelidir.
Başvuruya hangi belgeler eklenir?
TTK m.1100/1, bütün gemi adamlarının ad ve soyadlarını gösteren cetveli, gemi jurnalini ve olayla ilgili mevcut diğer belgeleri sayar. Cetvelde olay sırasında görev yapan kişilerle daha sonraki personel yapısı birbirine karıştırılmamalıdır. İlgili tarihler ve görevler, hangi kişinin hangi olay hakkında açıklama yapabileceğinin belirlenmesini kolaylaştırır.
Jurnal yanında sefer, liman, yükleme, teknik arıza, hasar, fotoğraf ve yazışma belgeleri olayla ilişkileri ölçüsünde sunulur. Kanunun “mevcut diğer belgeler” ifadesi, dosyayı ilgisiz bütün ticari arşivle doldurmayı gerektirmez. Belgenin neyi açıkladığı ek listesinde gösterilir. Ekin tarih ve sayfa sayısı gerçekten sunulan nüshayla aynı olmalıdır.
Talep dilekçesinde geminin kimliği, olayın yeri ve zamanı, başvuranın sıfatı, seçilen başvuru yerinin dayanağı ve tespit edilmesi istenen konular açıkça belirtilir. Zararın azaltılması için alınmış önlemler ayrı anlatılır. Başvurunun konusu tazminat hükmü değil olay tespiti olduğundan, sonuç bölümünde hangi yolculuk ve kaza için deniz raporu istendiği tereddütsüz yazılmalıdır.
Belgeler arasında farklı saat veya konum bilgisi bulunuyorsa bu fark gizlenmemelidir. Saat dilimi, kaydın oluşturulma anı veya olayın fark edilme zamanı gibi nedenler açıklanabilir. Buna karşılık açıklanamayan çelişki varsayımla giderilmiş gibi sunulmaz. Mahkemenin veya konsolosluğun hangi noktada ek soru sorması gerektiği somut olarak gösterilir.
Gemi jurnali kaybolmuşsa başvuru yapılamaz mı?
TTK m.1100/4, jurnalin getirilememesi veya tutulmasının zorunlu olmaması hâlinde bu durumların nedenlerinin bildirilmesini düzenler. Bu hüküm, jurnal bulunmayan her dosyada tespitin imkânsız olduğunu söylemez. Ancak belgenin neden sunulamadığı açıkça anlatılmalıdır. Geminin batması, belgeye erişilememe ve baştan tutma zorunluluğu bulunmaması farklı sebeplerdir.
Jurnal yoksa mevcut diğer delillerin önemi artar. Kaptanın kişisel gözlemi, diğer gemi adamlarının açıklaması ve teknik kayıtlar kendi kaynaklarıyla sunulur. Bunların hiçbiri, olmayan bir jurnalin varmış gibi yeniden yazılmasına izin vermez. Sonradan hazırlanan olay özeti, oluşturulduğu tarihle ve hangi belgelere dayanılarak hazırlandığı belirtilerek ayrı bir açıklama olarak sunulmalıdır.
Jurnal görevine ilişkin ihlal iddiası ayrıca değerlendirilebilir. Deniz raporu isteminin kabulü, kaptanın defter tutma yükümlülüğünü geçmişe dönük olarak yerine getirmiş sayılması anlamına gelmez. Kaptanın özen ve tazminat sorumluluğu, olay tespitinden farklı bir hukuki incelemedir. Tespit yapılmasıyla bütün sorumluluk iddiaları karara bağlanmış olmaz.
İlan ve gemi adamlarının dinlenmesi nasıl yapılır?
Başvuru üzerine mahkeme veya konsolosluk mümkün olduğu kadar yakın bir tespit günü belirler ve bunu uygun şekilde ilan eder. TTK m.1100/2, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilandan vazgeçilebileceğini düzenler. İlanın yapılmaması her durumda usulsüzlük değildir; fakat bu istisnanın gerektirdiği aciliyet açıklanmalıdır. Başvuran kendi tercihiyle resmî ilan aşamasını yok sayamaz.
Gemi veya yükle ilgili kişiler ve kazayla bağlantılı diğer ilgililer bizzat bulunabilecekleri gibi vekil de bulundurabilirler. Bu katılım, olayın farklı taraflarının açıklamalarının duyulmasına imkân verir. Tespit, yalnız başvuranın özel hazırladığı bir beyan metninin dosyaya konulmasıyla sınırlı değildir. İlgililerin sıfatı ve hangi olay hakkında bilgi sunduğu kayda geçirilmelidir.
Hâkim veya konsolos, gerekli görürse gelmemiş gemi adamlarını dinleyebilir ve olayın anlaşılması için kaptana veya diğer gemi adamlarına sorular yöneltebilir. Kaptana ve ilgililere doğruyu söylemeleri gerektiği hatırlatılır. Hazırlık yapılırken tanıklara ortak bir hikâye ezberletilmez; her kişi bildiği olguyu ve bilgi kaynağını kendi açıklamasıyla aktarır.
Tutanakta hangi olayların açıklanması istenir?
TTK m.1099’un odağı, yolculuğun önemli olayları, kazalar ve zararın önlenmesi veya azaltılması için alınmış önlemlerdir. Tespit isteği hazırlanırken olayın başlangıcı, fark edilmesi, bildirimler, müdahaleler ve son durum bir çizelgeyle açıklanabilir. Çizelge bir yardımcıdır; gerçek belge ve kişisel açıklamaların yerine geçmez.
Bir önlemin alınması yönünde karar verilmesiyle gerçekten uygulanması ayrılmalıdır. Hangi işlem ne zaman başlamış, kim tarafından yürütülmüş ve ne sonuç vermiştir? Uygulanamayan bir tedbir varsa engeli açıklanmalıdır. Sonradan uygun görülen fakat olay sırasında uygulanmamış işlem, yapılmış gibi tutanağa geçirilmemelidir. Bu ayrım, gelecekteki kusur ve zarar incelemesinde önem taşır.
Yükün korunmasına ilişkin kayıtlar için mevcut gemi zayi olduğunda yükü koruma yükümlülüğü rehberi tamamlayıcıdır. Deniz raporunda bu işlemlerin fiilen nasıl gerçekleştirildiği tespit edilir. Koruma görevinin kanundaki varlığıyla görevin gerçekten yerine getirilmiş olması farklı konulardır; tutanak somut uygulamayı açıklamalıdır.
Deniz raporu alındığında ne elde edilmiş olur?
TTK m.1101’e göre tutanağın aslı mahkeme veya konsoloslukta saklanır; isteyen ilgililere onaylı örnek verilir. Alınan nüshada doğru gemi, olay tarihi ve açıklamaların bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Yalnız dosya numarası veya başvuru alındısı, raporun kendisi değildir. Tutanak ve eklerin hangi kapsamda verildiği ayrıca belirlenmelidir.
HMK m.388, kanunda aksi öngörülmedikçe çekişmesiz yargı kararlarının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağını düzenler. Deniz raporu bu nedenle bütün tarafların kusurunu ve tazminat borcunu kesin olarak belirleyen karar gibi sunulmamalıdır. Rapor sonraki uyuşmazlıkta değerlendirilir; alacak ve tazminatın kendi şartları ayrıca incelenir.
Rapor alınması, sigorta ihbarının veya başka bir başvurunun süresini kendiliğinden koruyan genel bir işlem değildir. İlgili sözleşmedeki ve kanundaki bildirim ile dava süreleri ayrıca takip edilir. Birden fazla süreç varsa her biri için muhatap, talep ve işlem tarihi ayrı kaydedilir. Böylece olay tespiti tamamlandı diye alacağın tahsiline ilişkin gerekli adımların unutulması önlenir.
Başvuru dosyasının son kontrolü
Başvuru öncesinde yetkili yer, başvuranın sıfatı, gemi adamları cetveli, jurnal ve olay belgeleri eşleştirilir. İlanın beklenmesinde sakınca ileri sürülüyorsa bunun gerçek nedenleri açıklanır. Dinleme sırasında her kişinin neyi doğrudan bildiği ayrılır. İşlem sonunda onaylı tutanak alınarak başvuruda istenen olayların açıklanıp açıklanmadığı kontrol edilir.
Eksik görülen nokta varsa hukuki yol, eksikliğin niteliğine göre belirlenir. Yazım yanlışı, dinlenmeyen kişi, eksik belge veya farklı olay anlatımı aynı sorun değildir. Raporun değiştirilmesi için gerçekte olmayan bilgi eklenmez. Tespit dosyasıyla daha sonra açılacak sorumluluk dosyası arasındaki belge zinciri korunur; her yeni açıklamanın kaynağı ve tarihi görünür bırakılır.
Sık sorulan sorular
Deniz raporunu kim isteyebilir?
TTK 1098 uyarınca kaptan, donatan veya ilgisini ispat eden kişi isteyebilir. Kaptan kendisinden istendiğinde başvuru yapmak zorundadır.
Gemi batmışsa rapor alınabilir mi?
Evet. TTK 1098 gemi zayi olsa bile rapor istemini kabul eder. Mevcut belgeler sunulur, getirilemeyenlerin nedeni açıklanır.
Başvuru için sabit yedi günlük süre var mı?
TTK 1098 sabit gün sayısı yerine vakit kaybetmeksizin başvuruyu öngörür. Diğer bildirim ve dava süreleri ayrıca izlenir.
Türkiye’de raporu kim düzenler?
Türkiye’de mahkemeler düzenler. Ticari çekişmesiz yargı niteliği bakımından TTK 4–5 ve HMK 382 hükümleri birlikte uygulanır.
Konsolosluk her yabancı bayraklı gemi için yetkili mi?
TTK 1098/4’teki konsolosluk düzeni Türk bayraklı gemiler içindir ve yerel mevzuatı saklı tutar. Yabancı bayrakta aynı yetki varsayılmaz.
Jurnal yoksa tespit kesin olarak reddedilir mi?
TTK 1100/4, getirilememe veya tutma zorunluluğu bulunmaması nedenlerinin açıklanmasını düzenler. Mevcut diğer belgeler ve beyanlar usul içinde değerlendirilir.
İlgililer dinlemeye vekille katılabilir mi?
Evet. TTK 1100/3 gemi, yük ve kazayla ilgili kişilerin bizzat veya vekille bulunmasına izin verir.
Deniz raporu tazminatın ödenmesini sağlayan ilam mı?
Rapor olay tespitidir. HMK 388’deki çekişmesiz yargı kuralı uyarınca maddi kesin hükümle aynı değildir; tazminat şartları ayrıca incelenir.
Resmî dayanaklar
Temel kaynak TTK m.1098–1101; usul kaynağı HMK m.316, m.382–385 ve m.388‘dir. Görev bakımından TTK m.4–5’e yapılan değişiklik 6335 sayılı Kanun m.1–2 üzerinden birlikte değerlendirilmiştir. Arşiv metinleri bütün kanunların güncel konsolide sürümü olarak sunulmamaktadır.
Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472. Yayın: 28 Eylül 2026.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki süreçler Mersin merkezli, görev ve yetki kuralları gözetilerek yönetilir. Deniz raporu başvurusunda geminin bayrağı, yolculuk kayıtları, başvuru yeri ve olay belgeleri birlikte incelenir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.