B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Entegre Devre Tasarımında Çalışanın ve İşverenin Hakları

Kısa ve net cevap: Entegre devre tasarımında çalışanın ve işverenin hakları, 5147 sayılı Kanun m.7, 8 ve 10 uyarınca belirlenir. Çalışanın işini görürken tasarladığı topoğrafyada, sözleşmede aksi yoksa koruma hakkı işverene aittir. Sözleşmesi gerektirmediği hâlde işyerindeki bilgi veya araçlardan yararlanarak tasarım yapan çalışan için m.8’in ikinci fıkrası uygulanır: koruma hakkı işverene ait olur ve çalışana tasarımın önemi dikkate alınarak bedel ödenir. Hizmet sözleşmesi dışındaki iş görme sözleşmelerinde ise aksi kararlaştırılmadıkça hak sahibi işi veren kişidir.

Bu ayrımlar, bir mühendisin adının çizim üzerinde bulunması ile şirketin tasarımı üretimde kullanma yetkisinin aynı mesele olmadığını gösterir. Tasarımı fiilen yapan kişi, kanunen koruma hakkını kullanan kişi ve ticari üretimi gerçekleştiren işletme ayrı olabilir. Bu yazı, çalışan ile işveren veya dış tasarımcı ile müşteri arasındaki hak sahipliği ve bedel uyuşmazlığına odaklanır; tescil evrakı ve başvuru ücretleri için entegre devre topoğrafyası tescili rehberi ayrıca incelenmelidir.

Çalışan tarafından geliştirilen teknik çalışmaların fikri hakları için temsili görsel
Teknik çalışmayı hazırlayan kişi ile koruma hakkı sahibi ayrı ayrı belirlenir.

Hak sahipliği için önce hangi hukuki ilişkiye bakılır?

5147 m.7, topoğrafyanın koruma hakkını tasarlayıcıya veya hukuki halefine tanır. Bununla birlikte çalışanlar ve sözleşmeyle iş görenler hakkında özel kurallar bulunur. Bu nedenle bir proje dosyasına yalnız “tasarımcı” ve “şirket” yazmak yeterli değildir. Kimin hangi iş ilişkisi içinde, hangi görevi yerine getirerek, hangi tarihler arasında katkı sunduğu belirlenmelidir. Hukuki sınıflandırma, ticari projeye verilen addan daha önemlidir.

İnceleme için üç ayrı soruya cevap verilir. İlk soru, tasarımcının işletmede hizmet ilişkisiyle çalışıp çalışmadığıdır. İkinci soru, topoğrafyanın çalışanın yerine getirdiği iş kapsamında mı yoksa sözleşmesinin gerektirmediği bir çalışma sonucunda mı ortaya çıktığıdır. Üçüncü soru, hak sahipliğine ilişkin sözleşme hükmü bulunup bulunmadığıdır. Bu soruların cevabı, dosyanın m.8’in hangi fıkrası veya m.10 kapsamında ele alınacağını belirler.

Tasarım dosyasının şirket sunucusunda bulunması, çizimin üzerinde bir kişinin adının yazması veya müşterinin bütün proje bedelini ödemesi bu incelemenin yalnız parçalarıdır. Tek bir kayıt bütün hak sahipliği meselesinin yerine geçirilmemelidir. Özellikle teknik proje, yazılım geliştirme, danışmanlık ve üretim hizmeti aynı sözleşmede bir aradaysa her teslim kaleminin niteliği ayrıca gösterilmelidir. Topoğrafya hakkı ile diğer fikrî hakların karıştırılması, yanlış taraf adına tescil başvurusuna kadar uzanan sorunlar doğurur.

Çalışanın işini görürken tasarladığı topoğrafya: 5147 m.8/1

M.8’in ilk fıkrası, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken tasarladıkları entegre devre topoğrafyasında, sözleşmede aksine hüküm yoksa koruma hakkını işverene verir. Burada önemli olan, tasarım ile çalışanın yerine getirdiği iş arasındaki bağdır. İş sözleşmesi, görev tanımı, proje ataması ve fiilen verilen teknik iş bu bağı açıklamak için birlikte incelenir. Kanuni sonucun sözleşmeyle farklı düzenlenip düzenlenmediği de aynı aşamada kontrol edilir.

Genel unvanlar her zaman yeterli açıklık sağlamaz. “Mühendis”, “uzman” veya “teknik personel” unvanı altında birbirinden farklı işler yürütülür. Dosyada kişinin hangi problemi çözmekle görevlendirildiği, hangi tasarım çıktısını teslim edeceği ve projenin hangi sürümünde çalıştığı gösterilmelidir. Sonradan hazırlanmış geniş bir görev tanımıyla geçmişteki bütün kişisel çalışmaların işveren adına yazılması, gerçek gelişim sürecini açıklamaz.

Çalışmanın evde veya mesai dışında yapılması da tek başına hakkın çalışanda kalmasını sağlamaz. M.8/1’deki ölçüt işin görülmesi sırasında tasarlamadır; yalnız binanın adresi veya saat çizelgesi değildir. Ancak işveren de sırf iş ilişkisi bulunduğu için çalışanın bütün teknik tasarımlarını sahiplenemez. İddia edilen topoğrafyanın hangi görevden doğduğu somutlaştırılmalıdır. Zaman ve yer kayıtları, bu bağlantının kurulmasında delil olarak kullanılır.

Taraflar hak sahipliğini farklı düzenlemişse hükmün gerçekten hangi tasarımları kapsadığı belirlenir. Bir çalışana belirli projede hak bırakılması ile bütün geçmiş ve gelecek tasarımlara ilişkin genel bir düzenleme aynı kapsamda değildir. Sözleşme ekindeki proje listesi, teknik tanım ve hak türü açık olmalıdır. “Fikrî haklar tarafların anlaşmasına tabidir” gibi ileride yeni bir anlaşma yapılmasını gerektiren cümleler, hak sahibini fiilen belirlemeyen metinlerdir.

Görev dışındaki tasarımda işyerinin bilgi veya araçlarından yararlanma

5147 m.8/2, çalışanın sözleşmesi gerektirmediği hâlde işyerindeki bilgi veya araçlardan yararlanarak topoğrafya yapmasını ayrıca düzenler. Bu durumda koruma hakkı işverene ait olur; çalışanın bedel hakkı doğar. Bu fıkrayı uygulamak için yalnız iş sözleşmesinin bulunması değil, işyerindeki bilgi veya araçlardan yararlanma olgusu da belirlenmelidir. Hangi kaynakların kullanıldığı ve bunların tasarım çalışmasıyla ilişkisi açıkça ortaya konulmalıdır.

Kaynak dosyasında teknik veri, tasarım kütüphanesi, özel cihaz, test altyapısı ve proje erişimi gibi farklı unsurlar ayrı gösterilir. Bu sayım, kanunda tek tek yazılı zorunlu şartlar listesi değildir; yararlanma iddiasını denetlenebilir hâle getiren dosyalama yöntemidir. İşverenin “bütün bilgiyi bizden aldı” şeklindeki genel açıklaması yerine, kullanılan kayıtların sürümü, erişim zamanı ve tasarımdaki karşılığı belirtilmelidir. Çalışanın açıklaması da aynı teknik kayıtlar üzerinden değerlendirilir.

Bu hükme patentteki hizmet buluşu tanımını aynen taşımak yanlıştır. SMK m.113’teki hizmet buluşu ölçütleri başka bir hak türüne ilişkindir. 5147 m.8/2’de kullanılan kanuni ifade, işyerindeki bilgi veya araçlardan yararlanmadır. Topoğrafya hakkında karar verirken farklı kanunun metnindeki ilave ölçütleri kendiliğinden şart hâline getirmek de, somut yararlanmayı hiç araştırmamak da hatalıdır.

İşyerinden bağımsız kişisel çalışmaların korunması için çalışan, gelişim sürecini ve kaynak ayrımını tarihli kayıtlarla gösterebilir. Bunun için işverene ait gizli belgelerin izinsiz kopyalanması önerilmez. Hukuka uygun kişisel proje kayıtları, görev dışı çalışma takvimi ve kendi kaynaklarına ilişkin belgeler kullanılmalıdır. Delil toplama ihtiyacı, üçüncü kişilerin bilgi güvenliğini veya sırlarını ihlal etme hakkı vermez.

Çalışanın bedel hakkı hangi durumda doğar?

M.8/2’nin açık sonucu, görev gereği yapılmayan fakat işyerinin bilgi veya araçlarından yararlanılarak oluşturulan topoğrafya için çalışana bedel ödenmesidir. Bedelin belirlenmesinde topoğrafyanın önemi dikkate alınır. Taraflar anlaşamazsa bedeli mahkeme belirler. Bu bedel hakkı, yalnız işverenin gönüllü olarak dağıtacağı bir prim şeklinde sunulmamalıdır. Fıkradaki şartlar gerçekleştiğinde kanundan doğan bir taleptir.

Bununla birlikte m.8/2’deki bedel düzenlemesini, bütün çalışan tasarımlarında aynı şekilde doğan sabit bir ödeme olarak anlatmak doğru değildir. İşini görürken tasarım yapan çalışanın durumu ilk fıkra kapsamında ayrıca incelenir. İş sözleşmesi, prim politikası veya ayrı bir anlaşma belirli ödemeler öngörmüşse bunların kapsamı da değerlendirilir. Kanuni bedel, sözleşmesel prim ve ücret alacağı birbirinden ayrılmalıdır; aynı adla sunulmaları hukuki dayanaklarını değiştirmez.

Kanun bu bedel için herkese uygulanacak tek bir yüzde veya maaş çarpanı belirlememiştir. Bu nedenle tasarımın önemini açıklayan somut bir değer dosyası gerekir. Teknik katkı, kullanım alanı, üretimde sağlanan avantaj ve ticari değerlendirme belgeleri bu dosyada ele alınır. Ciro rakamının tamamını otomatik olarak çalışana ait hak bedeli saymak doğru bir hesap yöntemi değildir. Gelir ile tasarımın bu gelire katkısı arasındaki ilişki açıklanmalıdır.

Bedel görüşmesi yapılırken tarafların hangi topoğrafyayı değerlendirdiği, hangi dönem kayıtlarına baktığı ve ödemenin hangi talebi karşıladığı açık yazılmalıdır. Bir ödemenin bütün fikrî hak ihtilaflarını kapattığı ileri sürülecekse sözleşmenin kapsamı, kullanılan ifadeler ve ilgili hukuki sınırlar ayrıca incelenir. Genel bir “prim ödendi” kaydı, tek başına m.8/2’den doğan talebin hesaplanıp karşılandığını ispatlamaz.

Dış tasarımcı, bağımsız yüklenici ve müşteri: 5147 m.10

5147 m.10, hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleri çerçevesinde tasarlanan topoğrafyalarda, aksine anlaşma yoksa hak sahibini işi veren kişi olarak belirler. Bu hüküm, çalışan ilişkisi bulunmayan projelerde başlangıç kuralıdır. Bir tasarım hizmeti şirketinden veya bağımsız tasarımcıdan hizmet alan müşteri bakımından önce sözleşmenin konusu ve hak sahipliğine ilişkin özel maddeler incelenmelidir.

Hizmet sağlayıcının haklarını saklı tuttuğu bir sözleşme ile müşteriye bütün koruma hakkının bırakıldığı sözleşme aynı sonucu doğurmaz. Özellikle sağlayıcının daha önce geliştirdiği çalışmalar ile yeni proje için oluşturulan topoğrafya ayrılmalıdır. Önceden var olan teknik birikimin projede kullanılması, o birikimin tamamının müşteriye geçtiğini kendiliğinden göstermez. Buna karşılık sözleşme kapsamındaki yeni topoğrafya üzerinde m.10’un uygulanacağı gözden kaçırılmamalıdır.

Alt yüklenici kullanılan projelerde hak zinciri tek bir müşteri sözleşmesine bakılarak tamamlanmış sayılmaz. Ana yüklenicinin kendi tasarımcısıyla ilişkisi, alt yüklenicinin çalışanlarından gelen haklar ve müşteriye taahhüt edilen teslim kapsamı birbirine bağlanmalıdır. Sözleşmelerin farklı hak türlerini farklı kişilere bıraktığı durumlar açıkça tespit edilir. Müşteriye sunulan teknik dosyanın tamamı üzerinde hak devredildiğini söyleyen bir hüküm, sağlayıcının sahip olmadığı üçüncü kişi haklarını yaratmaz.

Üretim hizmeti satın alınması ile topoğrafya tasarımı sipariş edilmesi de ayrılmalıdır. Yalnız hazır çizime göre üretim yapacak işletmenin hangi yeni tasarımı oluşturduğu gösterilmeden hak sahipliği tartışması kurulamaz. İşin tanımı, teslim edilen dosyalar ve tasarım katkısı burada belirleyicidir. Sözleşme başlığının “danışmanlık” veya “üretim” olması, fiilen gerçekleştirilen tasarım hizmetinin incelenmesini engellemez.

Birlikte tasarım ve grup şirketleri neden ayrı kontrol edilir?

M.7’ye göre topoğrafya birden fazla kişi tarafından tasarlanmışsa ve aralarında aksi sözleşme yoksa koruma hakkı müştereken kullanılır. Birlikte tasarım değerlendirmesinde yalnız toplantıya katılanların listesi değil, tasarıma katkı kayıtları esas alınmalıdır. Finansman sağlayan, idari onay veren ve teknik tasarımı gerçekleştiren kişilerin rolleri birbirine karıştırılmamalıdır. Çalışanlara ilişkin özel hükümler varsa bunlar da ortak katkı tablosuyla birlikte değerlendirilir.

Grup şirketlerinde bordro işvereni, proje yöneticisi, üretici ve tescil başvurusunu yapacak şirket farklı olabilir. Aynı marka altında faaliyet yürütmek ayrı tüzel kişileri ortadan kaldırmaz. Hak hangi ilişki nedeniyle hangi şirkette doğmuşsa sonraki geçişin dayanağı da belgelenmelidir. Şirketler arası sözleşme, çalışan görevlendirmesi ve başvuru beyanı farklı şirketleri gösteriyorsa bu çelişki tescilden önce giderilmelidir.

Hak zinciri çıkarılırken her teknik teslimin bir sonraki hukuki işlemle bağlantısı kurulmalıdır. Tasarımcının katkısı, işveren veya işi verenin hakkı, varsa sonraki devir ve tescil başvurusunu yapacak kişi tek tabloda gösterilir. Bu tablo mahkeme kararı yerine geçmez; fakat eksik sözleşme halkalarını görünür kılar. Yatırım, şirket satışı veya lisans görüşmesinde ilk istenecek belgelerin hazırlanmasını da kolaylaştırır.

Sözleşmede ve delil dosyasında hangi başlıklar açık olmalıdır?

Hak sahipliği maddesinde öncelikle koruma konusu tanımlanmalıdır: proje adı, sürüm, topoğrafya çizimleri ve teslim kalemleri birbirini karşılamalıdır. Ardından ilişkinin çalışan tasarımı mı yoksa bağımsız iş görme sözleşmesi mi olduğu gösterilir. Hak sahipliği, kullanım yetkisi, bedel, teslim ve gizlilik ayrı başlıklar altında düzenlenir. Bu ayırım, bir kullanım izninin yanlışlıkla devir veya bir dosya tesliminin bütün hakların devri sayılmasını önler.

İncelenen meseleBaşlıca kayıtİncelemenin amacı
Görevle bağlantıİş sözleşmesi, görev tanımı, proje atamasıM.8/1 kapsamını belirlemek
İşyeri kaynağından yararlanmaErişim, araç kullanımı ve sürüm kayıtlarıM.8/2 olgusunu somutlaştırmak
BedelDeğerleme, kullanım ve ödeme belgeleriTasarımın önemi ile talebi ilişkilendirmek
Dış tasarım hizmetiİş görme sözleşmesi ve teknik teslimlerM.10 ve aksine anlaşmayı incelemek
Birlikte katkıKatkı listesi, çizim tarihçesi, anlaşmalarM.7 kapsamındaki ortaklığı belirlemek
Sonraki hak geçişiDevir sözleşmesi ve sicil kayıtlarıBaşvuru sahibine ulaşan zinciri kurmak

Delil klasöründeki belgeler tarih sırasına konulmalı ve sonradan değiştirilmiş sürümler işaretlenmelidir. Bir sözleşmenin imzalandığı tarih ile teknik tasarımın oluşturulduğu tarih farklı olabilir. Ücret bordrosu, teslim tutanağı ve lisans faturası aynı hukuki işlevi görmez. Her belgenin hangi iddiayı desteklediği yazılmalıdır. Çok sayıda dosya sunmak, bunların uyuşmazlıkla bağlantısı açıklanmadığında dosyayı kendiliğinden güçlendirmez.

Topografya, yazılım ve patent hakları için tek bir genel başlık kullanılması yerine hak envanteri hazırlanması yararlıdır. Çalışanın yazdığı yazılımda FSEK m.18 ile fikri mülkiyet haklarının genel yapısı, farklı koruma araçlarının ayrımını gösterir. Aynı kişinin aynı proje için birden fazla teknik çıktı üretmesi, bütün çıktılarda aynı sahiplik kuralının uygulanacağı anlamına gelmez.

Uyuşmazlıkta hak sahipliği ve ödeme talepleri nasıl ayrılır?

İlk olarak hangi sonucun istendiği açıklaştırılır: koruma hakkının kime ait olduğunun belirlenmesi, m.8/2 bedelinin ödenmesi, sözleşmesel primin tahsili veya sicildeki kaydın düzeltilmesi farklı taleplerdir. Bunların delilleri ve hukuki dayanakları aynı değildir. Çalışan işvereniyle uyuşmazlık yaşadığı için her talebi ücret alacağı şeklinde kurmamalı; işveren de her hak sahipliği sorununu yalnız sadakat borcu başlığına indirmemelidir.

5147 m.31, Kanunda öngörülen davalar için ihtisas mahkemesi düzenlemesi içerir. Bu nedenle sırf taraflardan biri çalışan olduğu için uyuşmazlığın her bölümünün otomatik olarak iş mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmaz. Talebin gerçek hukuki niteliği, sözleşmesel veya kanuni dayanağı ve ilgili görev düzeni birlikte belirlenir. Başvuru öncesinde görev, yetki ve talebe özgü usul şartları ayrıca kontrol edilmelidir.

Tescil belgesinin bulunması, hak sahipliği uyuşmazlığını kendiliğinden çözmez. M.16’daki tescil sistemi, başvuranın hak sahipliğini esastan inceleyen bir onay mekanizması değildir. Bu nedenle belge ile sözleşme zinciri birlikte ele alınır. Yanlış kayıt iddiasında hangi hukuki yolun kullanılacağı somut talebe göre belirlenir; yalnız karşı tarafa yazı göndermekle sicilin değiştiği veya hakkın geçtiği ileri sürülemez.

Sık sorulan sorular

Çalışanın yaptığı her entegre devre tasarımı işverenin midir?

M.8’deki görev kapsamında tasarım ve işyeri bilgi veya araçlarından yararlanma koşulları incelenir. Sırf iş ilişkisinin varlığıyla bütün kişisel tasarımlar aynı kategoriye sokulmaz.

Görev kapsamında tasarlanan topoğrafyada sözleşmeyle farklı hak sahipliği belirlenir mi?

Evet. M.8/1, işverenin hak sahipliğini sözleşmede aksine hüküm bulunmaması şartıyla düzenler.

İşyeri araçlarıyla görev dışında yapılan tasarım için bedel var mıdır?

M.8/2 kapsamındaki tasarımda koruma hakkı işverene aittir ve çalışana tasarımın önemi dikkate alınarak bedel ödenir.

Bedel konusunda anlaşma olmazsa kim belirler?

M.8/2 uyarınca taraflar bedelde anlaşamazsa bedeli mahkeme belirler. Kanunda bütün dosyalara uygulanacak sabit bir yüzde yazılı değildir.

Mesai dışında çalışmak hakkı otomatik olarak çalışanda bırakır mı?

Hayır. Görevle ilişki ve işyeri bilgi veya araçlarından yararlanma incelenir. Yalnız saat ve mekân üzerinden sonuç kurulmaz.

Bağımsız tasarımcıya sipariş verilen topoğrafyada hak kime aittir?

Hizmet sözleşmesi dışındaki iş görme sözleşmelerinde m.10 uyarınca, aksine anlaşma yoksa hak sahibi işi veren kişidir.

Birden çok tasarımcı varsa hak nasıl kullanılır?

M.7’ye göre aksi sözleşme yoksa koruma hakkı müştereken kullanılır. Çalışanlara ilişkin özel hükümler ayrıca değerlendirilir.

Aynı holdingdeki başka şirket doğrudan hak sahibi sayılır mı?

Ayrı şirketler ayrı tüzel kişilerdir. Hak sahipliğinin hangi ilişkiyle doğduğu ve sonraki geçişin dayanağı belgelenmelidir.

Patentteki hizmet buluşu hükümleri aynen uygulanır mı?

Topoğrafya için 5147 sayılı Kanunun özel hükümleri esas alınır. Patentteki SMK m.113 düzeni otomatik olarak bu hakkın yerine geçirilmez.

Tescil belgesi işverenin hak sahipliğini kesinleştirir mi?

M.16 kapsamında tescilde hak sahipliği esastan incelenmez. Sözleşme ve teknik gelişim kayıtları ayrıca değerlendirilir.

Resmî kaynaklar

TÜRKPATENT mevzuat: 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanun; TÜRKPATENT koruma ve hak sahipliği açıklaması; TBMM kabul metni. Başlıca dayanaklar m.7, 8, 10, 14, 16 ve 31’dir. TBMM bağlantısı tarihsel kabul metnidir; güncel kurum adları ve sonraki değişiklikler için TÜRKPATENT’in yürürlükteki mevzuat bağlantıları esas alınmalıdır.

Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki dosya ve süreçler Mersin merkezli yönetilir.

Kaynak kontrolü: 28 Eylül 2026. Açıklamalar genel hukuki bilgilendirmedir. Hak sahipliği ve bedel değerlendirmesinde sözleşme, görev, teknik katkı ve kullanım kayıtları dosyaya özgü incelenir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp