Gemi Denize, Yola ve Yüke Elverişli Değilse Ne Olur? TTK m.932 | 2026
Kısa ve net cevap: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.932, geminin güvenli ve sözleşmeye uygun kullanılabilmesi bakımından üç ayrı hukuki ölçüt kurar. Geminin gövdesi, makinesi, kazanı ve temel donanımı yapılacak yolculuğun normal deniz tehlikelerine dayanabilecek durumdaysa gemi denize elverişlidir. Denize elverişli gemi; teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası ile gemiadamlarının yeterliği ve sayısı bakımından aynı yolculuğun normal tehlikelerine karşı koyabilecek durumdaysa yola elverişlidir. Eşya taşınan bölümler, soğutma tesisatı dâhil, yükün kabulüne, taşınmasına ve muhafazasına uygunsa gemi yüke elverişlidir. Bu üç kavram birbirinin yerine kullanılamaz. Bir gemi teknik olarak denize elverişli olduğu hâlde eksik personel veya yetersiz yakıt nedeniyle yola; ambar veya soğutma problemi nedeniyle de belirli bir yük bakımından yüke elverişsiz olabilir.

TTK m.932 ne düzenler?
Türk Ticaret Kanunu m.932, deniz ticaretinde “elverişlilik” kavramını tek bir genel ifadeye bırakmaz. Kanun üç ayrı soruyu cevaplar: Gemi fiziksel ve teknik bakımdan denize dayanıklı mı? Belirli sefer için insan, yakıt, kumanya ve yükleme düzeni bakımından hazır mı? Taşınacak yükü kabul edip yolculuk boyunca korumaya uygun mu? Bunların cevapları sırasıyla denize, yola ve yüke elverişliliği belirler.
Maddenin birinci fıkrasında geminin gövdesi, genel donatımı, makinesi ve kazanı gibi esas kısımlarının, tamamen anormal tehlikeler dışında, yapılacak yolculuğun deniz tehlikelerine dayanabilecek durumda olması aranır. İkinci fıkra, denize elverişli geminin ayrıca teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemiadamlarının yeterliği ve sayısı bakımından yolculuğa uygun olmasını şart koşar. Üçüncü fıkra ise eşya taşımada kullanılan kısımların, soğutma tesisatı dâhil, yükün kabulü, taşınması ve muhafazasına elverişli olmasını arar.
Güncel 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu metni Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden; Kanunun kabul ve Resmî Gazete bilgileri ise TBMM Kanun Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilebilir. 2026 yılında yürürlükteki metin esas alınırken özellikle başka mevzuatta bulunan teknik emniyet, sertifika ve gemiadamı yeterlik kuralları da ayrıca uygulanmalıdır.
M.932’deki kavramların uygulanabilmesi için önce uyuşmazlığa konu aracın TTK anlamında gemi olup olmadığı belirlenir. Bu ilk sınıflandırma için TTK m.931 kapsamında gemi ve ticaret gemisi ayrımı incelenmelidir.
Denize elverişlilik nedir?
TTK m.932/1 bakımından denize elverişlilik, geminin temel fiziksel ve teknik yapısının yapılacak yolculuğun olağan tehlikelerine dayanabilecek durumda olmasıdır. Kanun özellikle gövdeyi, genel donatımı, makineyi ve kazanı sayar; bu sayım geminin güvenli seyri için gerekli temel sistemlerin bütününü kapsayan bir çerçeve oluşturur.
Gövde bütünlüğü bozulmuş, su geçirmezlik sağlanamayan, ana makinesi sefer için güvenilir olmayan veya kritik seyir donanımı çalışmayan bir geminin denize elverişliliği sorgulanır. Burada ölçüt geminin limanda yüzüyor olması değildir. Gemi, yapılacak yolculuğun normal deniz tehlikelerine karşı koyabilecek teknik durumda olmalıdır.
Denize elverişlilik değerlendirmesi geminin yaşı üzerinden otomatik yapılmaz. Eski bir gemi bakımları, sınıf kayıtları, sertifikaları ve teknik durumu uygunsa elverişli olabilir; yeni bir gemi ise ciddi yapım, bakım veya ekipman kusuru nedeniyle elverişsiz olabilir. Aynı şekilde tek bir arızanın varlığı da sonuç için tek başına yeterli değildir; arızanın geminin yolculuğun olağan tehlikelerine dayanma yeteneğine etkisi belirlenir.
Klas sertifikası, denize elverişlilik değerlendirmesinde önemli bir delildir fakat hukuki sonucu tek başına belirlemez. Sertifika tarihinden sonra ortaya çıkan hasar, bakım eksikliği veya fiili arıza varsa somut teknik durum incelenir. Buna karşılık sertifika eksikliği veya süresi geçmiş belge de kamu hukuku ve liman denetimleri bakımından ayrıca sonuç doğurabilir.
Bir gemi denize elverişsiz hâle geldikten sonra tamirin teknik veya ekonomik olarak mümkün olup olmadığı ayrıca TTK m.933’e göre değerlendirilir. Tamir imkânı bulunmayan veya tamir gideri önceki değerin dörtte üçünü aşan gemiler bakımından özel sınıflandırma yapılır.
Yola elverişlilik nedir?
TTK m.932/2, yola elverişlilik için önce geminin denize elverişli olmasını arar. Bunun üzerine beş ana grup unsur ekler: geminin teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası ve gemiadamlarının yeterliği ile sayısı. Böylece teknik olarak sağlam bir geminin belirli sefer için yine de yola elverişsiz olabileceği açıkça kabul edilir.
Gemiadamlarının yeterliği yalnız gemide “bir kaptan ve personel bulunması” anlamına gelmez. Görevler için gereken yeterlik belgeleri, eğitim, vardiya düzeni ve seferin niteliğine göre zorunlu uzmanlıklar önemlidir. Kanunun ayrıca gemiadamlarının “sayısını” da belirtmesi, sayısal kadronun güvenli işletme için bağımsız bir unsur olduğunu gösterir.
Yakıt yetersizliği, sefer planlanan rotada tamamlanamayacak ölçüdeyse yola elverişliliği doğrudan etkiler. Aynı şekilde geminin emniyetli operasyonu için gereken kumanya ve temel sarf malzemelerinin bulunmaması da maddenin açık kapsamındadır. Bu unsurlar sonradan “nasıl olsa limana uğranacaktı” şeklinde varsayımla geçiştirilemez; sefer planı ve fiili tedarik kayıtlarıyla değerlendirilir.
Yükleme durumu da yola elverişliliğin parçasıdır. Geminin taşıma kapasitesinin aşılması, yükün stabiliteyi bozacak şekilde dağıtılması, yük emniyetinin sağlanmaması veya draft sınırlarının ihlali güvenli seyri etkileyebilir. Burada mesele yalnız yükün zarar görmesi değildir; geminin ve seferin genel emniyetidir.
Teşkilat kavramı geminin operasyonel olarak seferi yönetebilecek organizasyona sahip olmasını ifade eder. Kaptan, zabitler ve diğer gemiadamlarının görev paylaşımı, iletişim, vardiya ve acil durum organizasyonu somut olaya göre önem taşır. TTK m.934’te gemiadamı kavramı kaptan, gemi zabitleri, tayfalar ve gemide çalıştırılan diğer kişileri kapsayacak biçimde tanımlanmıştır.
Yüke elverişlilik nedir?
TTK m.932/3’e göre eşya taşımada kullanılan kısımlar, soğutma tesisatı da dâhil olmak üzere, yükün kabulüne, taşınmasına ve muhafazasına elverişli olmalıdır. Bu ölçüt taşınan eşyanın özelliklerine göre değişir. Genel kuru yük için elverişli bir ambar; donmuş gıda, ilaç, kimyasal madde veya nem hassasiyeti yüksek ürün için yeterli olmayabilir.
Yüke elverişlilik bakımından ambarların temizliği, kokudan ve önceki yük kalıntılarından arındırılması, hatch cover ve kapakların su sızdırmazlığı, havalandırma, drenaj, sıcaklık ve nem kontrolü, yük bağlama ve sabitleme imkânları, gerekiyorsa inert gaz veya özel güvenlik sistemleri incelenir.
Kanunun soğutma tesisatını açıkça zikretmesi, reefer taşımalarında sıcaklık zincirinin hukuki önemini gösterir. Soğutma cihazının sadece çalışır görünmesi yeterli değildir. Taşınan eşya için sözleşmede belirlenen sıcaklık, havalandırma ve nem değerlerinin taşımaya uygun biçimde sürdürülebilmesi gerekir.
Soğuk zincir uyuşmazlıklarında set point, supply air, return air, defrost döngüleri, enerji kesintileri, PTI kayıtları, terminal plug-in kayıtları ve gemi enerji kayıtları birlikte incelenmelidir. Mersin Limanı bakımından bu sürece ilişkin daha ayrıntılı uygulama için reefer konteyner sıcaklık hasarı ve tazminat rehberi kullanılabilir.
Konteynerin dıştan sağlam görünmesi de yüke elverişlilik tartışmasını bitirmez. Kapı contası, taban, havalandırma açıklıkları, sıcaklık sistemi veya yükleme düzeni hasara yol açmış olabilir. Fiziksel konteyner hasarının tespit ve itiraz süreci için Mersin konteyner hasarı tespit ve tazminat içeriği ayrıca incelenebilir.
Normal ve tamamen anormal tehlike ayrımı nasıl yapılır?
TTK m.932/1 ve m.932/2, “tamamıyla anormal tehlikeler” dışında normal yolculuk tehlikelerine karşı koyabilme ölçütünü esas alır. Bu ifade, geminin her mümkün felakete karşı mutlak şekilde dayanıklı olmasını gerektirmez. Ancak rota, mevsim, deniz sahası ve gemi tipi bakımından makul olarak beklenebilecek koşullar hazırlık yükümlülüğünün içindedir.
Örneğin belirli bir rota için mevsimsel olarak öngörülebilen kuvvetli hava şartları, sırf şiddetli oldukları için otomatik olarak “tamamıyla anormal” kabul edilemez. Meteorolojik kayıtlar, NAVTEX ve seyir uyarıları, kaptanın rota planı, liman kayıtları ve geminin sefer öncesi hazırlıkları birlikte değerlendirilir.
Anormal tehlike savunması, bakım eksikliğini veya önceden bilinen arızayı ortadan kaldırmaz. Hasarın olağanüstü bir deniz olayından kaynaklandığı ileri sürülüyorsa geminin olaydan önce gerçekten denize ve yola elverişli olduğu teknik belgelerle ortaya konulmalıdır.
Elverişlilik hangi anda aranır?
TTK m.932 tanımları genel niteliktedir; elverişliliğin somut sözleşme ilişkisinde hangi anda sağlanması gerektiği ilgili özel hükme göre belirlenir. Gemi kira sözleşmesinde teslim anı; eşya taşımasında yükleme ve sefer başlangıcı ile taşıyanın özen borcuna ilişkin hükümler önem kazanır.
Geminin seferden haftalar önce yapılan bakım sırasında elverişli olması, sefer başlangıcında sonradan oluşan arızayı ortadan kaldırmaz. Tersine, bakım sırasında görülen eksiklikler hareketten önce giderilmiş ve gemi gerekli kontrollerden geçmişse önceki eksiklik tek başına sefer sırasındaki elverişsizliği ispatlamaz.
Bu nedenle zaman çizelgesi oluşturmak gerekir: son bakım tarihi, klas ve sertifika kontrolleri, arıza kayıtları, liman çıkışı, yükleme, personel katılımı, bunker ikmali, hava raporları ve hasarın ortaya çıktığı an bir arada değerlendirilmelidir.
Gemi kira sözleşmesinde elverişlilik nasıl uygulanır?
Gemi kira sözleşmesinde kiraya verenin temel borçlarından biri, gemiyi kararlaştırılan tarihte ve yerde denize elverişli ve sözleşmede amaçlanan kullanıma uygun durumda teslim etmektir. Bu konuda özel hüküm TTK m.1123’tür. M.932 ise “denize elverişlilik” kavramının teknik-hukuki temelini sağlar.
Kiracı teslim sırasında gemiyi inceleyip teslim protokolüne mevcut arıza ve eksiklikleri yazmalıdır. Kiraya veren bakım kayıtlarını, sertifikaları ve geminin teknik durumunu belgelendirmelidir. Sonradan ortaya çıkan bir arızanın teslim anında mevcut olup olmadığı, normal kullanım sonucu mu meydana geldiği veya kiracının işletmesinden mi kaynaklandığı tazminat ve gider paylaşımı bakımından belirleyicidir.
Gemi kirasının genel yapısı için TTK m.1119 kapsamında gemi kira sözleşmesi; teslim borcu için ise TTK m.1123 denize elverişli teslim borcu birlikte değerlendirilmelidir.
Yük taşımasında elverişlilik neden önemlidir?
Taşıma sözleşmesinde yükün ıslanması, kirlenmesi, ezilmesi, bozulması, sıcaklık nedeniyle değer kaybetmesi veya teslim edilemez hâle gelmesi durumunda yalnız dış olay araştırılmaz. Geminin yüke elverişliliği ve taşıyanın yükün korunmasına ilişkin yükümlülükleri de incelenir.
TTK m.1178 ve devamı taşıyanın eşyanın zıyaı, hasarı ve geç tesliminden doğan sorumluluğunu düzenler. M.932 ise hasar iddiasında kullanılabilecek temel teknik-hukuki kavramlardan birini tanımlar. Hasarın yüke elverişsizlikten kaynaklandığı ileri sürülüyorsa elverişsizlik ile zarar arasında illiyet bağı somut delillerle kurulmalıdır.
Bu çerçevede TTK m.1178, 1185 ve 1186 kapsamında deniz yoluyla gelen yük hasarı ile deniz taşımacılığında yük hasarı, ihbar ve süreler rehberleri özel sorumluluk ve ihbar kuralları bakımından tamamlayıcıdır.
Hasar teslimde fark edildiğinde survey yapılması, taşıyana ve ilgili taraflara ihbar, fotoğraf-video kaydı, konteyner ve mühür numarası, sıcaklık kayıtları, taşıma belgesi ve teslim tutanağının korunması geciktirilmemelidir. Delil zincirinin kopması, teknik olarak haklı bir iddianın ispatını zorlaştırabilir.
Denize, yola ve yüke elverişlilik nasıl ispatlanır?
Elverişlilik çoğu dosyada teknik bilirkişi incelemesini gerektirir. Gemi sertifikaları, klas kayıtları, bakım ve arıza raporları, makine jurnali, kaptan jurnali, sefer planı, personel listesi, yeterlik belgeleri, bunker kayıtları, yük planı, stabilite hesabı, draft kayıtları, ambar ve kapak testleri, reefer sıcaklık dataları, survey raporları ve liman otoritesi kayıtları başlıca delillerdir.
Deliller mümkün olduğunca olay anına yakın toplanmalıdır. Tamir, temizlik veya yükün boşaltılması fiziksel durumu değiştirebilir. Bu nedenle teknik sorun giderilmeden önce fotoğraf, video, bağımsız survey veya gerektiğinde mahkeme delil tespiti yapılması önemlidir.
Elektronik veriler özellikle modern gemilerde belirleyicidir. ECDIS, alarm kayıtları, VDR, makine otomasyon verileri, sıcaklık logları ve enerji kayıtları olayın nedenini gösterebilir. Bu kayıtların saklama süreleri farklı olabildiğinden, uyuşmazlık ihtimali doğar doğmaz koruma talebi yapılmalıdır.
Bir sertifikanın varlığı veya yokluğu tek başına bütün uyuşmazlığı çözmez. Mahkeme ve bilirkişi, belgenin kapsadığı dönemi, geminin fiili durumunu, seferin özelliklerini ve hasarın nedenini birlikte değerlendirir.
TTK m.932 uygulama kontrol listesi
- Önce sorunun denize, yola veya yüke elverişlilikten hangisine ilişkin olduğunu ayırın.
- Geminin gövde, makine, dümen, elektrik ve temel donanım durumunu olay tarihine göre belgeleyin.
- Sefer rotasını, mevsimi ve normal olarak beklenen deniz koşullarını tespit edin.
- Gemiadamlarının sayısını, yeterlik belgelerini ve vardiya düzenini kontrol edin.
- Yakıt, kumanya ve sefer planı kayıtlarını saklayın.
- Yükleme planı, draft, stabilite ve yük sabitleme belgelerini inceleyin.
- Ambar, hatch cover, havalandırma, drenaj ve gerekiyorsa soğutma sistemlerini kontrol edin.
- Hasar varsa survey, ihbar ve delil koruma işlemlerini aynı gün başlatın.
- Elverişsizlik ile zarar arasındaki teknik nedensellik bağını bilirkişi ve kayıtlarla kurun.
- M.932’yi tek başına uygulamayın; gemi kirası veya taşıma ilişkisine ait özel TTK hükümlerini birlikte değerlendirin.
Sık Sorulan Sorular
Denize elverişli gemi nedir?
Gövdesi, genel donatımı, makinesi ve diğer esas kısımları, tamamen anormal tehlikeler dışında, yapılacak yolculuğun normal deniz tehlikelerine dayanabilecek durumda olan gemidir.
Yola elverişlilik için denize elverişlilik şart mı?
Evet. TTK m.932/2, önce denize elverişli bir gemi bulunmasını, sonra teşkilat, yükleme, yakıt, kumanya ve gemiadamları bakımından sefer yeterliliğini arar.
Eksik gemiadamı gemiyi yola elverişsiz yapabilir mi?
Evet. Kanun gemiadamlarının hem yeterliğini hem sayısını açıkça yola elverişlilik unsurları arasında sayar.
Yakıt eksikliği yola elverişsizliğe yol açar mı?
Yapılacak yolculuk için gerekli yakıtın bulunmaması TTK m.932/2 bakımından doğrudan değerlendirme konusudur.
Yüke elverişlilik nedir?
Eşya taşımada kullanılan gemi kısımlarının, soğutma tesisatı dâhil, yükün kabulü, taşınması ve muhafazasına uygun olmasıdır.
Reefer arızası TTK m.932 kapsamına girer mi?
Evet. Soğutma tesisatı m.932/3’te açıkça yüke elverişlilik kapsamında sayılmıştır.
Her ağır hava olayı geminin elverişsiz olduğunu gösterir mi?
Hayır. Kanun tamamen anormal tehlikeleri kapsam dışında tutar; ancak rota ve sefer için normal olarak beklenebilir tehlikelere karşı gemi hazırlanmış olmalıdır.
Klas sertifikası varsa elverişlilik tartışması biter mi?
Hayır. Sertifika önemli bir delildir; olay tarihindeki fiili teknik durum ve sefer koşulları ayrıca incelenir.
Yük hasarında yalnız TTK m.932 mi uygulanır?
Hayır. M.932 elverişlilik kavramını tanımlar; taşıyanın yük zıyaı, hasarı ve gecikmesinden sorumluluğu bakımından TTK m.1178 ve devamı da uygulanır.
Gemi kiracısı elverişsizlik nedeniyle talepte bulunabilir mi?
Kiraya verenin teslim borcu ve ayıp sonuçları TTK m.1123 ve ilgili kira hükümlerine göre değerlendirilir. M.932 denize elverişlilik kavramının içeriğini belirler.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
