Gemi Kiracısı Üçüncü Kişi Taleplerini Karşılamak Zorunda mı? TTK m.1122 | 2026

TTK m.1122’nin açık kuralı nedir?
Türk Ticaret Kanunu m.1122, gemi kira sözleşmesinin hüküm ve sonuçları arasında “geminin kullanılmasından doğan istemler” başlığı altında özel bir risk dağılımı kurar. Kiracı, üçüncü kişilerin geminin işletilmesi sebebiyle kiraya verene yönelteceği tüm istemleri karşılamakla yükümlüdür. Bu kuralın hareket noktası, geminin ekonomik kullanımının kira süresince kiracının kontrolünde bulunmasıdır.
Gemi sahibi mülkiyet sıfatını korurken, işletme faaliyetinin büyük bölümü kiracının ticari kararlarıyla yürütülür. Hangi limana gidileceği, hangi yükün taşınacağı, hangi bunker tedarikçisiyle çalışılacağı, hangi acente ve terminal hizmetlerinin alınacağı gibi işlemler üçüncü kişi alacakları doğurabilir. Kanun, bu faaliyetin sonuçlarının iç ilişkide malikin üzerinde bırakılmasını kabul etmez; işletmeden doğan istemleri karşılama yükümlülüğünü kiracıya verir.
“Üçüncü kişi istemi” hangi talepleri kapsayabilir?
Kanun “tüm istemler” ifadesini kullanır. Bu ifade yalnız mahkeme kararıyla kesinleşmiş borçları değil, geminin işletilmesi nedeniyle kiraya verene yöneltilen hukuki talepleri genel olarak kapsayan geniş bir çerçevedir. Liman ve terminal hizmet bedelleri, bunker tedarikinden doğan alacaklar, acente masrafları, geminin işletilmesi sırasında verilen zararlar, belirli operasyonel sözleşmelerden doğan talepler ve bazı kamu veya özel hukuk borçları olayın niteliğine göre bu alana girebilir.
Ancak her talebin otomatik olarak TTK m.1122 kapsamında olduğu söylenemez. Talebin geminin işletilmesinden doğması gerekir. Geminin kiraya verilmesinden önceki döneme ait malik borcu, mülkiyetin finansmanına ilişkin kredi borcu veya kiraya verenin kendi sözleşmesel ihlalinden doğan bir alacak aynı hukuki kategoriye girmez. Bu nedenle talebin doğum tarihi, sebebi ve hangi faaliyete bağlı olduğu incelenmelidir.
Üçüncü kişi neden doğrudan kiraya verene başvurabilir?
TTK m.1122 taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenler. Üçüncü kişinin doğrudan kiraya verene başvurabilmesi ise kendi alacağının hukuki sebebine bağlıdır. Bazı alacaklarda malik veya donatan sıfatı, bazı alacaklarda sözleşmenin tarafı olma durumu, bazı alacaklarda gemi alacaklısı hakkı veya kanuni rehin, bazı durumlarda da haksız fiil sorumluluğu önem taşır.
Bu nedenle kiraya verenin üçüncü kişiye karşı “gemiyi kiraya verdim, benim hiçbir sorumluluğum yok” demesi her uyuşmazlığı çözmez. Önce üçüncü kişinin iddiasının hangi norma dayandığı belirlenir. Kiraya veren dış ilişkide ödeme yapmak zorunda kalmışsa, TTK m.1122 ve kira sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde kiracıya dönme imkânı değerlendirilir. Kanunun gerekçesi de geminin kullanımından doğan borçların kiracıya ait olduğunu ve malikin ödeme yapmak zorunda kalması hâlinde kiracıya rücu edebilmesini açıklığa kavuşturur.
Kiraya verenin kiracıya rücu hakkı nasıl hazırlanmalıdır?
Rücu talebinde ilk soru, ödemenin gerçekten kiracı dönemindeki gemi işletmesinden doğup doğmadığıdır. İkinci soru, üçüncü kişinin talebinin hukuken geçerli olup olmadığıdır. Üçüncü soru ise kiraya verenin yaptığı ödemenin miktarı ve zorunluluğudur. Bu nedenle malikin her üçüncü kişi faturasını tartışmasız ödeyip kiracıdan istemesi yerine, talebi kiracıya derhâl bildirmesi ve savunmaya katılma imkânı tanıması daha sağlıklı bir sözleşme pratiğidir.
Charter party içinde notification, defence control ve indemnity hükümleri bulunmalıdır. Kiraya veren üçüncü kişi talebini kaç gün içinde bildirecek? Kiracı doğrudan ödeme yapabilecek mi? Sulh için kimin onayı gerekecek? Teminat mektubu veya P&I letter of undertaking verilirse masrafı kim karşılayacak? Bu sorular açık yazıldığında TTK m.1122’nin genel kuralı uygulanabilir bir sözleşme mekanizmasına dönüşür.
Gemi alacaklısı hakkı TTK m.1122’den farklı mıdır?
Evet. Gemi alacaklısı hakkı, belirli deniz alacaklarına kanunun tanıdığı özel öncelik ve gemiyle bağlantılı güvence rejimidir. TTK m.1122 ise kiraya veren ile kiracı arasındaki iç risk paylaşımına ilişkin gemi kira hükmüdür. Bir alacağın gemi alacaklısı hakkı doğurması, kiracının m.1122 kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gibi m.1122 de tek başına her üçüncü kişiye gemi üzerinde ayni nitelikte hak vermez.
Bu ayrım özellikle gemi ihtiyati haczinde önemlidir. Üçüncü kişi, alacağı için gemi üzerinde ihtiyati haciz talep edebiliyorsa geminin operasyonu durabilir ve kiraya veren ciddi zarar görebilir. Böyle bir durumda kiraya verenin öncelikli hedefi gemiyi serbest bırakmak için teminat sağlamak olabilir; sonrasında teminat ve masrafların kiracıya rücu edilmesi tartışılır. Gemi alacaklısı hakkı ve gemi ihtiyati haczi ayrı hukuki kurumlar olarak değerlendirilmelidir.
Bunker borcu ve liman masrafında kim sorumlu olur?
Bareboat charter ilişkilerinde bunker, liman, acente ve birçok işletme gideri çoğunlukla kiracı tarafından karşılanır. Ancak tedarikçi ile sözleşmeyi kimin yaptığı, siparişin hangi şirket adına verildiği, bunker delivery note üzerinde hangi isimlerin bulunduğu, kredi şartları ve uygulanacak hukuk üçüncü kişinin başvuru imkanını etkileyebilir. TTK m.1122, kiracıya işletmeden doğan talepleri karşılama borcu yükler; fakat tedarikçinin dış ilişkideki alacağını hangi kişiden talep edebileceği ayrıca belirlenir.
Bu nedenle kiraya veren, kira süresince gemiye verilen mal ve hizmetlerde “no lien” ve yetki bildirimlerini sözleşmesel olarak düzenleyebilir. Kiracıdan tedarikçiye, geminin mülkiyetinin kiraya verende olduğunu ve borçlandırma yetkisinin sınırlarını bildirmesini isteyebilir. Bu bildirimler her hukuk sisteminde kesin koruma sağlamasa da uyuşmazlıkta yetki ve iyi niyet değerlendirmesi bakımından önemlidir.
Yük hasarı taleplerinde m.1122 nasıl çalışır?
Kiracının gemiyi ticari olarak kullanması sırasında yük hasarı doğabilir. Taşıyan sıfatının kimde olduğu, konişmentoyu kimin düzenlediği, geminin teknik yönetimi, kusurun kaynağı ve taşıma sözleşmesi hükümleri dış ilişkideki sorumluluğu belirler. TTK m.1122 bu karmaşık taşıma sorumluluğu rejiminin yerine geçmez; kiraya verenin gemi işletmesinden dolayı muhatap olduğu talebi iç ilişkide kiracıya yükleyen özel kira hükmü olarak devreye girer.
Yük hasarında survey raporu, konişmento, mate’s receipt, stowage plan, hatch records, hava durumu kayıtları, P&I dosyası ve claim correspondence birlikte saklanmalıdır. Sitemizdeki deniz taşımacılığında yük hasarı rehberi taşıyanın sorumluluğu bakımından tamamlayıcıdır.
Çevre ve kirlilik talepleri neden ayrıca düzenlenmelidir?
Yakıt sızıntısı, atık deşarjı, kirlilik veya liman çevre kurallarının ihlali çok yüksek maliyetli sonuç doğurabilir. İdari makamların, liman otoritesinin veya zarar gören üçüncü kişilerin talepleri geminin işletilmesiyle bağlantılı olabilir. Kiraya verenin yalnız TTK m.1122’ye güvenmesi yeterli risk yönetimi değildir; çevre sorumluluk sigortası, P&I kapsamı, acil müdahale giderleri ve teminat prosedürü sözleşmede ayrıca kurulmalıdır.
Kiracının çevre ihlalinden doğan idari veya özel hukuk talebini karşılaması kararlaştırılsa bile bazı kamu hukuku yükümlülükleri doğrudan malike veya donatana yöneltilebilir. Böyle bir durumda dış sorumluluk ile tarafların kendi aralarındaki nihai mali yük farklılaşabilir. Sözleşmede “indemnify and hold harmless” hükümlerinin hangi tür talep ve giderleri kapsadığı ayrıntılı yazılmalıdır.
Indemnity maddesi nasıl yazılmalıdır?
Sağlam bir indemnity maddesi yalnız “kiracı bütün taleplerden sorumludur” cümlesinden oluşmamalıdır. Talebin kapsamı, doğrudan zararlar, üçüncü kişi talepleri, avukatlık ve savunma giderleri, teminat maliyetleri, geminin tutuklu kaldığı sürede doğan zarar, faiz ve masraflar ayrı ayrı ele alınmalıdır. Kiracının kusuruna bağlı olup olmadığı ve kiraya verenin kendi kusurundan doğan taleplerin hariç tutulup tutulmayacağı açıkça belirlenmelidir.
Ayrıca prosedür önemlidir. Talep bildiriminin süresi, savunmanın kontrolü, bilgi paylaşımı, uzlaşma yetkisi ve ödeme belgeleri düzenlenmelidir. Kiraya veren kiracının bilgisi dışında gereksiz bir sulh yaparsa rücu tartışması çıkabilir; kiracı da haklı bir üçüncü kişi talebini gereksiz yere geciktirerek geminin haczedilmesine yol açabilir. İyi sözleşme bu iki riski dengeler.
Kiracıdan hangi teminatlar alınabilir?
Yüksek riskli veya uzun süreli kiralarda security deposit, banka teminat mektubu, parent company guarantee veya belirli sigorta teminatları kullanılabilir. Teminatın hangi borçları kapsadığı, ne zaman paraya çevrileceği ve sözleşme sonunda hangi koşulla iade edileceği açık olmalıdır. Belirsiz bir teminat maddesi, alacağın varlığı kadar teminatın kullanılabilirliği konusunda da uyuşmazlık çıkarır.
Teminatın tutarı geminin değeriyle değil, kiracının ödeme kapasitesi, ticaret sahası, kira süresi ve beklenen operasyonel borçlarla orantılı belirlenmelidir. Liman veya bunker alacağı nedeniyle geminin tutuklanması ihtimaline karşı hızlı güvence mekanizması ayrıca kararlaştırılabilir.
Sigorta TTK m.1122 riskini nasıl azaltır?
TTK m.1126, kiracıya denizcilik ve sorumluluk rizikolarına karşı sigorta yükümlülüğü getirir. Bu yükümlülük m.1122 ile birlikte okunmalıdır. Üçüncü kişi taleplerinin önemli bir bölümü uygun sorumluluk sigortası veya P&I cover kapsamında olabilir. Ancak poliçenin varlığı otomatik ödeme anlamına gelmez; trading limits, exclusions, deductibles ve notice şartları önemlidir.
Kiraya verenin poliçede named insured/additional assured konumu, waiver of subrogation ve loss payable hükümleri gözden geçirilmelidir. Kiracı poliçeyi yaptırmış olsa bile prim ödememesi veya sözleşme dışı faaliyet nedeniyle teminatı kaybetmesi malikin riskini büyütür. Bu nedenle poliçe sertifikası yanında devam eden teminatın periyodik teyidi istenebilir.
Üçüncü kişi talebi geldiğinde ilk 48 saatte ne yapılmalıdır?
Önce talebin hukuki sebebi ve aciliyeti belirlenmelidir. Gemi üzerinde ihtiyati haciz, liman tutulması veya operasyonu durduracak tedbir riski varsa yalnız borcun esası değil geminin serbest bırakılması için gereken güvence de planlanır. Ardından kira sözleşmesi, invoice, purchase order, delivery note, acente hesabı, konişmento veya zarar raporu gibi belgeler toplanır.
Kiracıya sözleşmedeki notice hükmüne uygun bildirim yapılmalı; sigortacı veya P&I club’a zamanında ihbar edilmelidir. Geminin kaptanı ve acentesi farklı ve çelişkili yazılı açıklamalar yapmamalıdır. Delil ve savunma tek merkezden koordine edilmelidir. Ödeme yapılacaksa bunun hukuki sebebi ve rücu hakkı saklı tutularak belgelendirilmelidir.
İspat bakımından hangi kayıtlar kritik?
Talebin geminin kiracı tarafından işletildiği dönemde doğduğunu gösteren charter party, delivery certificate, redelivery certificate ve kira dönemi kayıtları temel belgelerdir. Üçüncü kişi ilişkisinde ise sipariş, fatura, teslim belgesi, hizmet raporu, acente yazışmaları, kaptan mesajları ve banka dekontları önemlidir. Gemi sicil kaydı maliki; charter party ise iç ilişkideki risk dağılımını gösterir.
Kiraya veren rücu talebinde ödeme yaptığını ve ödemenin m.1122 kapsamındaki işletme talebine ilişkin olduğunu ispatlamalıdır. Kiracı ise talebin kira dönemi dışında doğduğunu, malikin kendi borcu olduğunu veya ödenen tutarın haksız/fazla olduğunu ileri sürebilir. Bu nedenle işlem dosyası talep geldikten sonra değil, kira başlarken düzenli tutulmalıdır.
Mersin Limanı bağlantılı taleplerde özel dikkat
Mersin Limanı’nda bunker, terminal, acente, kılavuzluk, römorkaj ve diğer hizmetler birbirinden farklı hukuki ilişkilere dayanabilir. Faturanın gemi adıyla düzenlenmiş olması tek başına borçlunun kim olduğunu kesinleştirmez. Hizmeti kimin sipariş ettiği, sözleşmenin tarafı, ilgili tarife ve mevzuat ile gemi kira ilişkisi birlikte incelenmelidir.
Bir yandan kiracı TTK m.1122 uyarınca iç ilişkide yükümlü olabilirken diğer yandan üçüncü kişi farklı bir hukuki sebebe dayanarak malike veya gemiye başvurabilir. Bu nedenle liman alacağı geldiğinde “kiracı öder” diyerek operasyonel tedbirler ihmal edilmemelidir.
Kiraya veren üçüncü kişi talebini doğrudan öderse rücu dosyası nasıl kurulmalıdır?
Kiraya veren, geminin tutuklanmasını veya ticari operasyonun kesilmesini önlemek için üçüncü kişinin talebini hızlı biçimde ödemek zorunda kalabilir. Böyle bir ödeme, rücu talebinin otomatik kabulü anlamına gelmez. Ödemenin geminin kiracı tarafından işletildiği döneme ilişkin olması, üçüncü kişinin talebinin hukuki ve miktar bakımından makul bir dayanağa sahip bulunması ve yapılan ödemenin gerçekten bu talebi sona erdirmesi belgelenmelidir. Ödeme dekontu tek başına yeterli değildir; claim letter, fatura, hizmet veya zarar belgesi, sulh/ibraname ve varsa gemi üzerindeki tedbirin kaldırıldığına ilişkin kayıt birlikte saklanmalıdır.
Kiraya veren mümkünse ödeme öncesi kiracıya yazılı bildirim yapmalı ve savunma veya doğrudan ödeme imkânı tanımalıdır. Acil durumda geminin serbest bırakılması için önceden bildirim mümkün değilse neden acil hareket edildiği ve daha büyük zararın nasıl önlendiği dosyalanmalıdır. Rücu hesabında ana alacak, faiz, teminat komisyonu, makul savunma gideri ve geminin tutulmasından doğan zarar kalemleri birbirinden ayrılmalıdır. Charter party’de indemnity kapsamını daraltan veya belirli prosedür şartları koyan hükümler ayrıca uygulanır.
Kiracının iflası veya ödeme güçlüğü m.1122 riskini nasıl etkiler?
TTK m.1122 kiracıya açık borç yüklese de kiracının mali gücü zayıfsa malikin rücu alacağının tahsili fiilen zorlaşabilir. Bu nedenle gemi tesliminden önce kiracının kredi riski, ana şirket garantisi, depozito veya banka teminatı gibi güvence mekanizmaları değerlendirilmelidir. Sadece sözleşmede güçlü indemnity cümlesi bulunması, ödeme kabiliyeti olmayan kiracı karşısında yeterli ekonomik koruma sağlamaz.
Kira süresinde kiracının ödeme güçlüğü belirtileri ortaya çıkarsa açık üçüncü kişi borçları, bunker ve liman hesapları, mürettebat alacakları ve yaklaşan prim ödemeleri kontrol edilmelidir. Geminin yeni bir limanda üçüncü kişi alacağı nedeniyle tutulma riskine karşı sözleşmedeki bilgi ve teminat hükümleri zamanında işletilmelidir.
İlgili içerikler
- Gemi kira sözleşmesi nedir?
- Gemi kira sözleşmesinin sicile şerhi
- Gemi alacaklısı hakkı
- Gemi ihtiyati haczi
- Deniz taşımacılığında yük hasarı
- İletişim
Resmî kaynak
Sık Sorulan Sorular
Gemi kiracısı üçüncü kişi borçlarını ödemek zorunda mı?
TTK m.1122, geminin işletilmesinden dolayı üçüncü kişilerin kiraya verene yönelttiği tüm istemleri kiracının karşılamasını öngörür.
Üçüncü kişi doğrudan gemi malikine başvurabilir mi?
Bu durum alacağın hukuki sebebine göre belirlenir. TTK m.1122 esas olarak kiraya veren ile kiracı arasındaki iç risk dağılımını düzenler.
Bunker borcu otomatik olarak gemi malikinin borcu mudur?
Hayır. Siparişi kimin verdiği, sözleşmenin tarafı, uygulanacak hukuk ve varsa gemi üzerindeki güvence hakları ayrı incelenir.
Gemi haczedilirse teminat masrafını kiracıdan istemek mümkün mü?
Talebin geminin kiracı tarafından işletilmesinden doğması ve sözleşme koşulları çerçevesinde m.1122 ile indemnity hükümleri rücu bakımından değerlendirilir.
Sigorta kiracının m.1122 sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?
Hayır. Sigorta riski finanse eder; kanuni ve sözleşmesel sorumluluğun varlığı ayrı konudur.
Kiraya veren talebi kiracıya bildirmeli mi?
Sözleşmede notice ve savunma prosedürü açıkça düzenlenmelidir. Hızlı bildirim rücu ve savunma hakkının korunması açısından önemlidir.
Mersin’de Deniz Ticareti Hukuku İçin Hukuki Destek
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.