B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Gemi Satılırsa Gemiadamı Sözleşmesi Sona Erer mi? 854 m.19

Kısa ve net cevap: Hayır. 854 sayılı Deniz İş Kanunu m.19’a göre geminin Türk Bayrağını taşıma hakkı devam ettiği sürece mülkiyetin kısmen veya tamamen başka bir kişiye geçmesi, gemiadamının hizmet sözleşmesinin kendiliğinden feshedilmesini gerektirmez. “Gemi satıldı, bütün personelin sözleşmesi otomatik bitti” sonucu m.19’a aykırıdır. Ancak devir sonrasında işverenin kim olduğu, sözleşmenin fiilen nasıl sürdüğü, ücret ve kıdem yükümlülüklerinin kime ait olduğu somut devir belgeleri ve diğer iş hukuku kurallarıyla ayrıca belirlenmelidir.

Gemi alım-satım işlemleri deniz ticaretinin olağan parçasıdır. Bir gemi bütünüyle satılabilir, paylı mülkiyet yapısı değişebilir veya payların bir bölümü başka bir kişiye devredilebilir. Gemiadamı bakımından temel soru şudur: mülkiyet değiştiğinde gemideki hizmet sözleşmesi otomatik olarak sona erer mi? Deniz İş Kanunu m.19 bu soruya özel ve açık bir cevap verir.

Bu içerik, gemi satışının deniz iş sözleşmesine etkisini inceler. Gemi devri ile işveren değişikliği aynı kavram değildir; Türk Bayrağı şartı, ücret ve kıdem hakları, fesih yapılacaksa izlenecek m.18 usulü ve devir belgelerinin ispat değeri ayrı başlıklardır. Böylece mevcut genel fesih içeriklerinden ayrılarak doğrudan “gemi satılırsa personelin sözleşmesi ne olur?” arama niyetini hedefler.

Hızlı Sonuç Tablosu

Durum Hukuki sonuç
Gemi tamamen satıldı, Türk Bayrağı hakkı devam ediyor Satış tek başına hizmet sözleşmesinin feshini gerektirmez.
Gemi payının bir kısmı devredildi Kısmi mülkiyet devri de tek başına fesih sebebi değildir.
Yeni malik personeli çalıştırmaya devam ediyor Fiili iş ilişkisi ve işveren sıfatı devir belgeleriyle birlikte incelenir.
Devir gerekçe gösterilerek personel çıkarıldı Gerçek fesih sebebi, m.16/m.18 ve diğer haklar ayrıca denetlenir.
Gemi Türk Bayrağı çekme hakkını kaybetti m.14/IV’teki kendiliğinden sona erme hükmü ayrıca gündeme gelir.

Devir Dosyasında 7 Adım

  1. Geminin satış/devir tarihini ve sicil kaydını tespit edin.
  2. Devirden önce ve sonra Türk Bayrağı çekme hakkının devam edip etmediğini belirleyin.
  3. Gemiadamının yazılı hizmet sözleşmesindeki işvereni kontrol edin.
  4. Devirden sonra ücretleri kimin ödediğini, emir ve talimatı kimin verdiğini inceleyin.
  5. Fesih yapılmışsa gerçek sebebi ve yazılı fesih bildirimini alın.
  6. Hizmet süresinde kesinti olup olmadığını SGK, bordro ve gemi personel kayıtlarıyla karşılaştırın.
  7. Ücret, ihbar, kıdem ve diğer hakları gerçek sona erme/devir yapısına göre hesaplayın.

Deniz İş Kanunu m.19 Ne Düzenler?

854 sayılı Deniz İş Kanunu m.19’un metni kısa fakat sonucu güçlüdür: Geminin Türk Bayrağını taşıma hakkı bulunduğu sürece mülkiyetin kısmen veya tamamen herhangi bir kişiye geçmesi hizmet sözleşmesinin feshini gerektirmez.

Bu hüküm, gemi mülkiyetindeki değişikliğin gemiadamı bakımından otomatik fesih nedeni olmadığını açıkça ortaya koyar. Geminin tamamının tek işlemle satılması ile bir payının devredilmesi arasında bu temel sonuç bakımından fark yoktur. Önemli olan m.19’daki Türk Bayrağı koşulunun devam etmesidir.

“Feshi gerektirmez” ifadesi, geminin satılması sonrasında hiçbir şekilde fesih yapılamayacağı anlamına gelmez. İşveren başka ve hukuken geçerli bir nedenle sözleşmeyi feshedebilir. Ancak yalnız “gemi satıldı” olgusu, m.19 karşısında otomatik sona erme gerekçesi değildir.

Türk Bayrağı Taşıma Hakkı Neden Temel Şarttır?

Deniz İş Kanunu m.19 korumayı geminin Türk Bayrağını taşıma hakkının devamına bağlar. Türk Ticaret Kanunu m.940, hangi gemilerin Türk gemisi sayılacağını ve Türk Bayrağı çekme hakkını düzenler. Gerçek kişi, paylı/elbirliği mülkiyet ve Türk hukukuna göre kurulmuş tüzel kişiler bakımından vatandaşlık ve yönetim koşulları maddede ayrı ayrı gösterilir.

Bir gemi devri sonrasında yeni mülkiyet yapısı TTK m.940 koşullarını karşılamaya devam ediyorsa Türk Bayrağı hakkı korunabilir. Devir bu hakkın kaybına yol açıyorsa Deniz İş Kanunu m.19’un “bayrak hakkı bulunduğu sürece” şartı artık farklı değerlendirilir.

Bu nedenle gemiadamı uyuşmazlığında yalnız satış sözleşmesine bakmak yeterli değildir. Türk Gemi Sicili veya ilgili sicil, gemi tasdiknamesi, malik değişikliği ve bayrak durumu birlikte kontrol edilmelidir.

Geminin Tamamı Satılırsa Hizmet Sözleşmesi Ne Olur?

Geminin tamamının üçüncü bir kişiye satılması m.19 kapsamındaki “mülkiyetin tamamen geçmesi” halidir. Türk Bayrağı hakkı devam ettiği sürece bu devir, hizmet sözleşmesinin sona ermesini gerektirmez.

Örneğin Türk şirketine ait bir kuru yük gemisi başka bir Türk şirketine satılmış ve gemi aynı bayrak altında işletilmeye devam etmişse, mevcut gemiadamı sözleşmeleri sadece satış işlemi nedeniyle otomatik olarak ortadan kalkmaz. Yeni işletme düzeninin hangi hukuki mekanizmayla kurulduğu ayrıca incelenir.

Satış günü bütün personelin SGK çıkışının verilmesi ve ertesi gün yeni şirketten giriş yapılması halinde dahi m.19’daki ilke göz ardı edilemez. Bu idari kayıtların hizmet süresini gerçekten kesip kesmediği ve kıdem haklarına etkisi, fiili çalışma devamlılığı ve devir yapısıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Gemi Payının Bir Kısmının Devri Fesih Sebebi midir?

Hayır. m.19 “mülkiyetin kısmen veya tamamen” devrini açıkça kapsar. Paylı mülkiyette gemi paylarının bir bölümünün el değiştirmesi, tek başına personelin hizmet sözleşmelerini sona erdirmez.

Kısmi devirde işveren/işletme yönetimi değişmeyebilir. Örneğin geminin yüzde 30 payının başka bir yatırımcıya satılması fakat işletmecinin, şirketin ve gemi yönetiminin aynı kalması halinde gemiadamının çalışma ilişkisi çoğu zaman fiilen hiç değişmeden devam eder.

Bununla birlikte pay devri kontrol değişikliğine yol açıyor, işletme yönetimi ve işveren sıfatı farklılaşıyorsa ücret, talimat yetkisi ve sorumlulukların kimde olduğu somut belgelerle belirlenmelidir. m.19 yalnız “satış = otomatik fesih” sonucunu engeller; bütün devir ilişkisini tek başına düzenlemez.

Yeni Gemi Maliki Otomatik Olarak Gemiadamının İşvereni Olur mu?

Gemi mülkiyeti ile gemiadamının işvereni her zaman aynı kişi değildir. Deniz İş Kanunu m.2, işveren kavramını gemiadamını hizmet sözleşmesiyle çalıştıran gemi sahibi veya kendisinin olmayan gemiyi kendi adına ve hesabına işleten kişi olarak tanımlar. Bu nedenle malik değişikliği, işverenin kim olduğunun ayrıca incelenmesini gerektirir.

Gemi finansal kiralama, çıplak gemi kirası veya başka bir işletme modeliyle malik dışında bir kişi tarafından işletilebilir. Devirden sonra da önceki işletmeci belirli sözleşmelerle faaliyeti sürdürebilir. Gemiadamı kimin adına çalıştırılıyor, ücreti kim ödüyor, kaptana personel talimatını kim veriyor ve SGK işvereni kim görünüyor soruları birlikte yanıtlanmalıdır.

Bu nedenle “yeni malik geldi, bütün işçilik borçları kesin olarak ona geçti” veya “eski malik satışı yaptı, hiçbir sorumluluğu kalmadı” şeklinde belgeler incelenmeden kesin sonuç kurulmaz. İşveren sıfatı ve devir sorumlulukları ilgili iş hukuku, borçlar hukuku ve somut sözleşmelerle belirlenir.

Gemi Satışından Sonra İşveren Personeli Feshedebilir mi?

Devir tek başına feshi gerektirmez fakat işverenin kanunda tanınan fesih yetkilerini ortadan kaldırmaz. Belirsiz süreli sözleşmede m.16’daki şartlar ve ihbar süreleri; haklı fesih iddiasında m.14 ve m.15; yazılı bildirimde m.18 uygulanır.

İşveren fesih yazısında yalnız “gemi satılmıştır, hizmet sözleşmeniz sona ermiştir” derse, bu gerekçe m.19 karşısında hukuken denetlenmelidir. Eğer gerçek neden organizasyonel değişiklik, geminin hizmet dışı kalması veya başka bir olay ise bunun somutlaştırılması gerekir.

Fesih gemi seyirdeyken yapılmışsa m.17’nin liman ve emniyet kuralı da ayrıca uygulanır. Gemi devri sefer sırasında gerçekleşse bile gemiadamı güvenliği ve fesih hükmünün başlangıcı yönünden m.17 göz ardı edilmez.

Devirden Önce ve Sonra Ücret Hakları Nasıl Korunur?

Gemi satışı, gemiadamının çalışılmış ücretlerini ortadan kaldırmaz. Deniz İş Kanunu m.29 gereği ücret hizmet karşılığıdır; ödeme dönemi bir aydan fazla olamaz ve sözleşme sona erdiğinde ücret derhal ve tam ödenmelidir.

Devir tarihinde bordro hesabı kapatılıyorsa, önceki döneme ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve diğer doğmuş haklar açıkça gösterilmelidir. Gemiadamı çalışmaya kesintisiz devam ediyorsa devir sonrası bordro ve banka ödemeleri hizmet devamlılığının önemli delilleridir.

Kıdem tazminatı bakımından Deniz İş Kanunu m.20 ve işyeri/devir ilişkisine dair tamamlayıcı hükümler somut olayla birlikte incelenir. Devir öncesi ve sonrası hizmet süresinin nasıl değerlendirileceği yalnız SGK’daki bir günlük çıkış-giriş işlemine göre belirlenmemelidir.

Gemi Türk Bayrağı Taşıma Hakkını Kaybederse Ne Olur?

Deniz İş Kanunu m.14/IV, geminin Türk Bayrağından ayrılması halinde hizmet sözleşmesinin kendiliğinden bozulacağını düzenler. Bu nedenle m.19’daki “Türk Bayrağını taşıma hakkı bulunduğu sürece” ibaresi tesadüfi değildir.

Bir satış işlemi geminin Türk Bayrağı hakkını koruyorsa m.19 devreye girer ve devir otomatik fesih yaratmaz. Buna karşılık devir nedeniyle gemi Türk Bayrağından çıkıyorsa m.14/IV farklı bir sona erme rejimi gündeme gelir. Bayrak değişikliğinin sicildeki hukuki tarihi ve geminin fiili bayrak durumu belgelenmelidir.

Bu durumda kıdem, ücret, yurda iade ve diğer sona erme hakları ayrıca değerlendirilir. Bayrak kaybı “hiçbir alacak doğmaz” anlamına gelmez.

Gemi Devrinde Yazılı Sözleşmeye Ek Protokol Yapılmalı mı?

Deniz İş Kanunu m.5 hizmet sözleşmesinin yazılı iki nüsha yapılmasını, m.6 ise işveren, gemi ve çalışma koşullarının sözleşmede gösterilmesini düzenler. Gemi devri sonucunda işveren veya gemi işletme bilgileri değişiyorsa yeni durumu yazılılaştırmak ispat bakımından güçlü yöntemdir.

Ek protokolde devir tarihi, yeni işveren/işletmeci, ücret ve görevde değişiklik olup olmadığı, önceki hizmet süresinin nasıl korunacağı ve diğer koşullar açıkça yazılmalıdır. Gemiadamından “bütün geçmiş haklarımdan feragat ediyorum” şeklinde genel ve belirsiz ibareler alınması doğmuş işçilik haklarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Gemi Satışı ve İş Sözleşmesi Uyuşmazlığında Hangi Belgeler Toplanır?

  • Gemi satış veya pay devir sözleşmesi,
  • Türk Gemi Sicili ve malik değişikliği kayıtları,
  • Türk Bayrağı çekme hakkını gösteren gemi belgeleri,
  • Deniz iş sözleşmesi ve ek protokoller,
  • Eski ve yeni işveren/işletmeciye ait SGK kayıtları,
  • Devir öncesi ve sonrası bordrolar,
  • Banka ücret ödemeleri,
  • Gemi personel listeleri ve gemi jurnali,
  • Fesih yapılmışsa yazılı fesih bildirimi,
  • Yeni işletmecinin emir ve talimat yazışmaları.

Bu belgeler tek bir zaman çizelgesine yerleştirilmelidir: devir tarihi, bayrak durumu, son eski işveren ücreti, ilk yeni işveren ücreti ve varsa fesih tarihi. Böylece iş ilişkisinde gerçek kesinti olup olmadığı görülür.

Arabuluculuk ve Dava

Gemi devri sonrasında ücret, kıdem, ihbar veya diğer işçilik alacakları doğmuşsa dava öncesi zorunlu arabuluculuk hükümleri uygulanır. Başvuruda eski ve yeni işveren/işletmeci sıfatlarının açık gösterilmesi ve hangi alacağın hangi dönemden kaynaklandığının yazılması gerekir.

Deniz İş Kanunu m.46 görev ve bağlama limanı bağlantısı bakımından ayrıca değerlendirilir. Birden fazla şirketin taraf olduğu devir dosyalarında yetki ve taraf sıfatı baştan doğru kurulmalıdır.

Mersin Limanı Bağlantılı Gemi Devirlerinde Uygulama

Mersin Limanı’na bağlı veya Mersin’de faaliyet gösteren gemi işletmelerinde gemi satışı, filo devri veya şirket birleşmesi sırasında personelin aynı gemide çalışmaya devam ettiği durumlar görülebilir. Gemiadamının fiilen aynı görevde kesintisiz çalışması, sadece şirket adının değişmesi ve ücretin yeni hesaptan ödenmesi devir sürekliliğini gösteren önemli unsurlardır.

Büromuzun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki deniz iş ve gemi devri uyuşmazlıklarında sicil, sözleşme, SGK, banka ve gemi kayıtları birlikte incelenerek m.19’un uygulanıp uygulanmadığı belirlenebilir.

İlgili İçerikler

Sık Sorulan Sorular

Gemi satılınca gemiadamının sözleşmesi otomatik biter mi?

Türk Bayrağı çekme hakkı devam ettiği sürece hayır; m.19 devir işleminin tek başına feshi gerektirmediğini düzenler.

Geminin yalnız bir payı satılırsa sözleşme biter mi?

Hayır. m.19 kısmi mülkiyet devrini de kapsar.

Yeni malik otomatik olarak işveren midir?

Her zaman değil. İşveren sıfatı gemiyi kimin kendi adına ve hesabına işlettiği ve gemiadamını kimin hizmet sözleşmesiyle çalıştırdığı üzerinden incelenir.

Gemi satıldıktan sonra personel işten çıkarılabilir mi?

Başka hukuken geçerli fesih sebebi varsa ilgili m.14 veya m.16 hükümleri uygulanabilir; yalnız satış olgusu otomatik fesih sebebi değildir.

Fesih yazısında “gemi satıldı” denmesi yeterli mi?

m.19 karşısında gerçek fesih sebebi ayrıca denetlenir; m.18 uyarınca gerekçeli yazılı bildirim yapılmalıdır.

Gemi yabancıya satılır ve Türk Bayrağından çıkarsa ne olur?

m.14/IV’teki Türk Bayrağından ayrılma halinde sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi hükmü ayrıca uygulanır.

Devir günü SGK çıkış yapılması hizmeti keser mi?

Tek başına kayıt işlemi belirleyici değildir; fiili çalışma devamlılığı, devir ve işveren ilişkisi birlikte incelenir.

Devir öncesi ücretler kaybolur mu?

Hayır. Çalışılmış ücret ve diğer doğmuş haklar devir nedeniyle ortadan kalkmaz.

Gemi satışı için gemiadamından onay almak gerekir mi?

Gemi mülkiyet devri ile iş sözleşmesindeki esaslı çalışma koşullarının değiştirilmesi farklı konulardır; iş sözleşmesi değişiklikleri ayrıca değerlendirilir.

Gemi devri uyuşmazlığında en önemli belge nedir?

Gemi sicili, satış/devir belgesi, deniz iş sözleşmesi, SGK ve ücret kayıtları birlikte değerlendirilir.

Resmî Kaynak ve Hukukçu İncelemesi

Temel dayanak 854 sayılı Deniz İş Kanunu m.19’dur. Türk Bayrağı çekme hakkı bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.940; fesih ve sözleşme bakımından Deniz İş Kanunu m.14, m.16 ve m.18 de birlikte dikkate alınır. Güncel bağlayıcı metinler için Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınmalıdır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T:
İçerik Av. Halil Bakırcı adına 854 sayılı Deniz İş Kanunu m.19 ve 6102 sayılı TTK m.940 esas alınarak hazırlanmıştır. Somut dosyada malik, işletmeci, işveren sıfatı, Türk Bayrağı hakkı ve hizmetin fiili devamlılığı ayrıca incelenir.

Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu Sicil No: 3472
Yayın tarihi: 11 Eylül 2026
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp