B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Grev veya Lokavtın Kanun Dışı Olduğunun Tespiti: 6356 Madde 71 Davası

Karar verilmiş veya uygulanmakta olan grev ya da lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespiti, taraflardan her biri tarafından mahkemeden istenebilir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 71. maddesi, bu özel davayı düzenler. Mahkeme bir ay içinde karar verir; istinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi de bir ay içinde kesin karar verir. Dava açılması, grev veya lokavtı kendiliğinden durdurmaz.

Hâkim ayrıca tedbir olarak durdurma kararı verebilir. Esas kararın tarafları ve sendika üyelerini bağlaması, hatta ceza davalarında kesin delil olması, bu davayı sıradan bir işyeri tespitinden ayırır. Davanın konusu, taraf sıfatı, kanun dışılık sebebi ve geçici durdurma talebi ayrı kurulmalıdır; yalnız “eylem hukuka aykırıdır” demek hangi koşulun ihlal edildiğini göstermez.

6356 madde 71 tespit davasında belirli grev veya lokavttan mahkeme ve istinaf incelemesine kadar aşamalar
İstinaf başvurusu iki haftadır; dava açılması otomatik durdurmaz.

Tespit davası yalnız başlamış grev için mi açılır?

M.71/1, hem karar verilen hem uygulanmakta olan grev ve lokavtı kapsar. Dolayısıyla kanunun düzenlediği başvuru için üretimin fiilen durmasını veya işçilerin işyerinden uzaklaştırılmasını beklemek şart değildir. Karar aşamasındaki uyuşmazlık da kanun dışılık yönünden mahkemeye taşınabilir. Bunun için incelenmesi istenen belirli kararın bulunması gerekir.

Dava, grev veya lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespitine yönelir. Hükmün ifadesi yalnız kanun dışılığın olumlu tespitiyle sınırlandırılmamıştır. Tarafın ileri sürdüğü hukuki yarar ve talep çerçevesinde incelenen şey, belirli grev veya lokavtın kanuni koşullarla ilişkisidir. Henüz somutlaşmamış genel tartışmalar bu belirli konunun yerine konulamaz.

Kanun taraflardan her birine talep hakkı tanır. Dava açan, toplu uyuşmazlıktaki sıfatını ve karşı tarafı açıkça göstermelidir. İşyerindeki her kişinin yalnız ekonomik etkilenme ileri sürerek otomatik dava hakkı bulunduğu söylenemez. İşçi sendikası, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverenin ilgili süreçteki konumu belirlenir.

Toplu iş sözleşmesinin tarafları ve kapsamı, bu belirlemenin başlangıç noktasıdır. M.71, bütün ücret ve fesih uyuşmazlıklarını aynı dosyada çözen genel bir dava değildir. Kanun dışılığın tespiti ile bu tespitten doğan bireysel alacak veya sorumluluk talepleri kendi unsurlarıyla ayrılır.

Mahkeme grevin hangi kanuni koşullarını inceler?

6356 m.58/1 grevin tanımını, ikinci fıkra kanuni grevin çerçevesini düzenler. Kanuni grev, toplu iş sözleşmesi yapılması sırasında çıkan uyuşmazlıkta işçilerin ekonomik ve sosyal durumlarıyla çalışma koşullarını korumak veya geliştirmek amacıyla ve kanuna uygun yürütülür. Üçüncü fıkra, kanuni şartlar gerçekleşmeden yapılan grevi kanun dışı sayar.

Bu nedenle iş bırakmanın adı tek başına belirleyici değildir. Fiilin topluca çalışmama, faaliyeti durdurma veya önemli ölçüde aksatma amacı ve ortak karar bağlantısı m.58/1 kapsamında incelenir. Aynı gün çalışmayan her kişinin grev katılımcısı olduğu kabul edilmez; izin, rapor ve diğer bireysel çalışma durumları ayrılmalıdır.

M.60/1, uyuşmazlık tutanağının tebliğinden itibaren altmış günlük karar ve uygulama düzenini, ayrıca karşı tarafa en az altı iş günü önceden bildirilecek tarihi belirler. Kanun dışılık iddiası süre veya bildirim eksikliğine dayanıyorsa hangi tebliğin, kararın ve uygulama tarihinin karşılaştırıldığı açıkça ortaya konulmalıdır.

M.60/3 ve 5, kararın ve uygulama tarihinin ilanı ile noter ve görevli makama yapılan işlemleri ayrıca düzenler. Sadece grev kararının tarihi incelenerek bütün usulün tamamlandığı kabul edilmemelidir. Tespit davasında ileri sürülen eksiklik, ilgili hüküm ve o hükmün aradığı işlemle eşleştirilmelidir.

Ücret ödenmediği için çalışmaktan kaçınma grev sayılır mı?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir neden dışında ödenmeyen işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceğini düzenler. Bu hakkın kullanılması, kendine özgü koşulları olan bireysel bir kanuni haktır. Tespit davasında önce davranışın gerçekten grev niteliğinde olup olmadığı belirlenirken bu özel düzenleme dikkate alınmalıdır.

Madde, işçilerin kişisel kararlarıyla çalışmamasının sayısal olarak toplu nitelik kazanmasının dahi grev sayılmayacağını açıkça belirtir. Dolayısıyla yalnız çok sayıda işçinin aynı gün çalışmaması üzerinden kanun dışı grev sonucu kurulamaz. Ücretin ödeme tarihi, ödenmeme süresi, mücbir neden koşulu ve işçilerin davranışının dayanağı birlikte incelenir. Bu koşulları taşımayan her iş bırakma da sırf ücret talebi dile getirildi diye otomatik m.34 korumasına girmez.

M.34 ayrıca bu işçilerin sırf bu nedenle çalışmadıkları için sözleşmelerinin feshedilemeyeceğini, yerlerine yeni işçi alınamayacağını ve işlerinin başkalarına yaptırılamayacağını düzenler. Bu nedenle m.70’teki kanun dışı grev sonuçlarına geçmeden önce fiilin hukuki niteliği doğru belirlenmelidir. Özel kanuni hakkın koşullarıyla grevin koşullarının ayrı incelenmesi, tespit davasının temel sorusudur.

Lokavtın kanuniliği grevden ayrı nasıl değerlendirilir?

M.59/1, işyerinde faaliyetin tamamen durmasına yol açacak biçimde işçilerin işveren veya işveren vekili tarafından topluca işten uzaklaştırılmasını lokavt olarak tanımlar. Kanuni lokavt için TİS yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması ve işçi sendikasınca grev kararı alınması gerekir. Ayrıca uygulamanın kanundaki diğer koşullara uygun olması aranır.

M.59/3, kanuni şartlar gerçekleşmeden yapılan lokavtın kanun dışı olduğunu belirtir. İşverenin üretimi durdurmasıyla işçileri lokavt kapsamında topluca uzaklaştırması aynı olgu değildir. Tespit isteminde fiilin hangi davranışlardan oluştuğu açıklanmalı; işletmesel kararın günlük dildeki adıyla hukuki nitelendirme birbirine karıştırılmamalıdır.

M.60/2 uyarınca işveren tarafı, grev kararının kendisine tebliğinden itibaren altmış gün içinde lokavt kararı alabilir ve aynı süre içinde altı iş günü önceden bildirilen tarihte uygulayabilir. Başlangıç, grev için esas alınan uyuşmazlık tutanağından farklıdır. İki tarafın süreleri aynı tarih üzerinden hesaplanmaz.

İşveren tarafının karar, tebliğ, ilan ve uygulama kayıtları da kendi içinde incelenir. Grev hakkında tartışma bulunması, lokavtın bütün koşullarının kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmez. Dava hangi karar veya uygulamaya yöneliyorsa o hukuki işlemin unsurları ayrı ele alınır.

İşyeri yasağı ile belirli personelin katılım yasağı aynı mıdır?

6356 m.62, belirli iş ve işyerlerinde grev ve lokavt yapılamayacağını düzenler. Kanun dışılık iddiası bu maddeye dayanıyorsa işyerinin fiilen yürüttüğü faaliyet ve ilgili bentteki kapsam gösterilmelidir. Şirketin ticaret unvanı veya kamuya ait olması, listedeki bütün koşulların yerine geçen genel bir ölçüt değildir.

Özel personel yasağı ise farklıdır. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 17. maddesi, özel güvenlik personelinin greve katılmasını yasaklar. Bu hüküm, aynı tesisteki bütün çalışanların grev hakkının yokluğu şeklinde genişletilemez. İşyerinin genel durumu ile personelin özel statüsü birbirinden ayrılır.

Özel güvenlik personelinin grev yasağı açıklamasında bu ayrıntı ele alınmaktadır. Tespit davasında ise iddianın bütün grevin kanuniliğine mi yoksa belirli personelin davranışına mı yöneldiği netleştirilmelidir. Personel bakımından özel yasak bulunması, başka çalışanlar hakkında delilsiz ve toplu sorumluluk kurulmasını sağlamaz.

5188 m.18 de özel güvenlik görevlilerinin lokavt dolayısıyla işten uzaklaştırılamayacağını düzenler. Lokavt sırasında özel güvenliğin korunması, lokavtın diğer işçiler yönünden koşullarından ayrı değerlendirilir. Dava kapsamının doğru çizilmesi, işyeri yasağıyla kişi bakımından korumanın birbirine karışmasını önler.

Dava hangi yerde ve hangi mahkemede açılır?

6356 m.79, Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkları iş davalarına bakmakla görevli mahkemelere verir. Aynı hüküm, yedinci ile on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda görevli makamın bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılar. M.71, bu özel yer yetkisi kapsamındaki grev ve lokavt bölümündedir.

Görevli makam m.2/1-c üzerinden belirlenir. İşyeri toplu sözleşmesinde işyerinin, işletme toplu sözleşmesinde işletme merkezinin bağlı bulunduğu birim esas alınır. Grup sözleşmelerinde işyerlerinin aynı veya farklı illerde bulunması da önem taşır. Yalnız davacı sendikanın genel merkezinin bulunduğu şehir seçilmez.

Başvuruda işyerleri, işletme merkezi, toplu sözleşme düzeyi ve ilgili idari birim birlikte gösterilmelidir. Birden çok işyerini kapsayan grev veya lokavtta yalnız bir şubenin adresi üzerinden yetki kurulması, uyuşmazlığın gerçek kapsamını göstermeyebilir. Hangi toplu süreçte hangi makamın görevli olduğu dosyaya yansıtılır.

Görevli idari makamın belirlenmesi, davanın o makama açılacağı anlamına gelmez. Mahkeme yargısal tespiti yapar; idari makamın bulunduğu yer özel yetki ölçütüdür. Bakanlığa verilen şikâyet veya bilgi dilekçesi m.71 kapsamında mahkemede açılan davanın yerine geçmez.

Bir aylık karar süresi ile istinaf süresi nasıl ayrılır?

M.71/1 mahkemenin bir ay içinde karar vermesini öngörür. Bu, tarafın dava açması için tanınmış bir aylık süre değildir. Hüküm, karar verilen veya uygulanmakta olan grev ya da lokavt için her zaman tespit istenebileceğini belirtir. “Her zaman” ifadesi de davanın kanunda tanımlanan konusu ve taraf koşullarını ortadan kaldırmaz.

İstinafa başvurulursa bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kesin karar verir. Buradaki ikinci bir ay da tarafın başvuru süresi değildir; üst mahkemenin inceleme süresidir. Bir aylık karar verme düzenlemesine dayanarak istinaf dilekçesini bir ay içinde sunmanın yeterli olduğu sonucuna varılamaz.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.7/3–4 ile HMK m.345 birlikte uygulandığında, istinaf başvuru süresi ilamın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Tespit davasının özel maddesi bu genel başvuru süresinin yerine başka bir başvuru süresi koymamaktadır.

7036 m.7/1 iş mahkemelerinde basit yargılama usulünü düzenler. Dosyanın kısa karar takvimine tabi olması tarafların iddia, savunma ve delillerini somut sunma gereğini azaltmaz. Kararın tebliği, başvuru dilekçesinin sunulması ve istinaf incelemesi farklı aşamalar olarak takip edilmelidir.

Kanun dışılık iddiası hangi somut kayıtlarla açıklanır?

HMK m.190, özel düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafın ispat yükünü düzenler. Tespit davasında “kanun dışı” nitelendirmesinin arkasındaki maddi olaylar gösterilmelidir. Hukuki sonucu söylemek, onu doğurduğu ileri sürülen olayları ispatlamanın yerine geçmez.

Süre ihlaline dayanan talepte uyuşmazlık tutanağı, tebliğ kaydı, grev veya lokavt kararı ve uygulama bildirimi birlikte sunulur. Faaliyet yasağı ileri sürülüyorsa işyerinin gerçek işi ve ilgili kanuni kapsam açıklanır. Fiili uygulamaya ilişkin iddiada ise hangi tarihte hangi davranışın gerçekleştiği belirlenir.

İşyerindeki tutanak tek başına bütün çalışanların aynı davranışı gösterdiğini anlatmaz. Vardiya, izin, rapor, giriş çıkış ve görev kayıtları fiili durumla karşılaştırılır. Delilin toplu kararın içeriğini mi, uygulamanın gerçekleşmesini mi, yoksa belirli kişinin davranışını mı gösterdiği ayrılmalıdır.

Karşı taraf da yalnız genel bir hukuka uygunluk beyanıyla yetinmemelidir. İleri sürülen eksikliğe karşı hangi işlemin ne zaman yerine getirildiği açıklanır. Farklı dönemlere veya farklı işyerlerine ait belgelerin birbirine karışması önlenerek tespit edilecek grev veya lokavt belirli hâle getirilir.

Dava açılınca grev veya lokavt kendiliğinden durur mu?

Hayır. M.71/2, hâkimin tedbir olarak dava konusu grev veya lokavtı durdurabilmesine ilişkin ayrı bir yetki düzenler. Dava açılış kaydı, durdurma kararı değildir. İşyerine dava dilekçesinin ulaşmış olması veya karşı tarafın dava açacağını açıklaması kendiliğinden bu sonucu doğurmaz.

Durdurma isteniyorsa hangi karar veya uygulamanın neden geçici olarak durdurulmasının talep edildiği gösterilmelidir. Esas talep kanun dışılık tespiti, geçici talep ise yargılama sürerken durdurmadır. İki talep aynı hukuki işlevi görmez ve dilekçede birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Verilen tedbirin kapsamı okunmalıdır. Hangi işyerini, hangi grev veya lokavt kararını ve hangi uygulamayı içerdiği belirlenmeden bütün ilişkiler hakkında daha geniş sonuç çıkarılamaz. Tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması yönündeki sonraki yargısal işlemler de uygulama bakımından izlenir.

Geçici durdurma, esas hakkında kesin kanun dışılık kararıyla özdeş değildir. Tedbir verilmiş olması bütün iş sözleşmelerinin haklı nedenle feshedilebileceğini kendiliğinden göstermez. Fesih, ücret ve zarar taleplerinin m.70’teki ve ilgili diğer mevzuattaki koşulları ayrıca değerlendirilir.

Tespit kararı kimleri bağlar ve ceza davasında ne ifade eder?

M.71/1, verilecek kararın tarafları ve işçi ile işveren sendikasının üyelerini bağlayacağını açıkça düzenler. Bu bağlayıcılık, belirli grev veya lokavtın kanun dışılığına ilişkin yargısal belirlemenin önemini artırır. Hangi kararın hangi uyuşmazlık ve döneme ilişkin olduğu bu nedenle açıkça izlenmelidir.

Hüküm ayrıca kararın ceza davaları için kesin delil oluşturacağını belirtir. Kanun dışılık tespiti bakımından bu özel delil etkisi göz ardı edilemez. Bununla birlikte tespit kararı, ceza mahkemesinin belirli sanık hakkında kuracağı mahkûmiyet hükmünün kendisi değildir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 20/1. maddesi, ceza sorumluluğunun şahsiliğini ve kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağını düzenler. Grevin kanun dışılığının belirlenmesiyle belirli kişinin isnat edilen fiili gerçekleştirmesi ayrı sorulardır. Kararın bağlayıcı konusunu kişinin bütün davranışlarına genişletmek bu ayrımı ortadan kaldırır.

Ceza dosyasında hangi suçun hangi kişiye isnat edildiği ve o kişinin davranışı kendi koşullarıyla incelenir. Yalnız sendika üyeliği veya aynı işyerinde çalışma, tespit kararını herkes için otomatik mahkûmiyete dönüştürmez. M.71’in kesin delil etkisi ile şahsi ceza sorumluluğu birlikte korunmalıdır.

Kanun dışılık tespitinin fesih ve zarar taleplerine etkisi nedir?

M.70/1, kanun dışı grev yapılması hâlinde işverene belirli davranışlarda bulunan işçilerin sözleşmelerini haklı nedenle feshetme hakkı tanır. Karara katılma, yapılmasını teşvik etme, greve katılma veya katılmaya ya da devama teşvik etme maddede sayılır. Her işçinin hangi davranışla ilişkilendirildiği ayrıca gösterilmelidir.

Kanun dışılık tespiti bütün çalışanların iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. İşverenin fesih işlemi ile mahkemenin tespit kararı farklıdır. Greve katılmayan veya ilgili davranışlardan biriyle ilişkilendirilemeyen kişinin durumu, toplu nitelendirme üzerinden otomatik çözülemez.

M.70/2, işverenin grev nedeniyle uğradığı zararların sorumluluğunu düzenler. Greve işçi kuruluşu karar vermişse kuruluş; böyle bir karar olmadan kanun dışı grev yapılmışsa katılan işçiler yönünden düzenleme vardır. Zararın varlığı ve grevle bağlantısı ayrıca belirlenir; kanun dışılık kararı tek başına zarar miktarını hesaplamaz.

Kanun dışı lokavtta m.70/3 işçilere haklı fesih hakkı tanır. İşveren, lokavt süresindeki iş sözleşmesinden doğan bütün hakları iş karşılığı olmadan ödemek ve zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Belirli ücret, dönem ve zarar hesabı, tespit kararının konusu ile bağlantılı fakat ayrı parasal incelemedir.

Hakkın kötüye kullanılması davası m.71 ile aynı mıdır?

M.72/1, grev hakkı veya lokavtın iyi niyet kurallarına aykırı biçimde toplum zararına veya millî servete zarar verecek şekilde kullanılmasını düzenler. Taraflardan biri veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı başvurabilir. Mahkeme bu kullanımı tespit ederse uygulanmakta olan grev veya lokavtın durdurulmasına karar verir.

M.71’de ise kanuni koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin tespit söz konusudur. Başvurucuların kanunda sayılması, davanın konusu ve talep edilen sonuç iki maddede aynı değildir. Bakanın m.72’de açıkça sayılması, m.71’deki taraf tanımının hiçbir inceleme olmadan aynı biçimde genişletilmesini sağlamaz.

M.72/2, kanuni lokavtın işyerini temelli kapalı tutmak amacıyla yapılmasına özel sonuç bağlar. Bu amacın kesinleşmiş mahkeme kararıyla belirlenmesi ve kararın lokavt yapan işverene veya işveren sendikasına bildirilmesiyle lokavt durdurulur. Bildirimden sonra uygulamaya devam edilirse işçiler m.70 hükümlerinden yararlanır.

Bu nedenle dilekçede yalnız “kötü niyetli grev” ifadesi kullanılmamalıdır. İddianın kanuni koşul eksikliği mi, hakkın belirli biçimde kötüye kullanılması mı olduğu açıklanır. Her iddia kendi maddesine, somut olayına ve talep sonucuna bağlandığında mahkemenin inceleyeceği hukuki sorun netleşir.

Cumhurbaşkanının erteleme kararıyla yargısal durdurma farklı mıdır?

M.63, karar verilmiş veya başlanmış kanuni grev veya lokavtın genel sağlık ya da millî güvenliği bozucu nitelikte bulunması hâlinde Cumhurbaşkanınca altmış gün ertelenmesini düzenler. Süre kararın yayımıyla başlar. Bu idari erteleme, m.71’de mahkemenin kanun dışılık tespiti yapmasıyla aynı işlem değildir.

Ertelemenin konusu maddede kanuni grev veya lokavt olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla yalnız erteleme kararı bulunmasından hareketle önceki grevin kanun dışı olduğu sonucuna varılamaz. Erteleme kararının kendi sebep ve sonuçlarıyla tespit davasında ileri sürülen kanun dışılık gerekçesi birbirinden ayrılır.

M.63/2–3, erteleme süresindeki uyuşmazlık çözümünü ve anlaşma sağlanmayan sürenin sonunda altı iş günlük YHK başvurusunu ayrıca düzenler. Bu başvuru takvimi, m.71 mahkemesinin bir aylık karar verme takvimi değildir. Farklı mekanizmaların süreleri birbirine eklenerek yeni bir dava süresi oluşturulmaz.

Tespit davası hazırlanırken talep edilen sonucun hukuki kaynağı doğru seçilmelidir. Kanun dışılığın tespiti, tedbiren durdurma, kötüye kullanımın durdurulması ve idari erteleme farklı düzenlemelerdir. Aynı işyerinde aynı dönemde gündeme gelmeleri, şartlarını ve yetkili karar organlarını tek bir işlem hâline getirmez.

Sık sorulan sorular

Grev başlamadan kanun dışılık tespiti istenebilir mi?

Evet. 6356 m.71/1, karar verilmiş veya uygulanmakta olan grev ve lokavtı kapsar. Fiilen iş bırakılmasının beklenmesi şart değildir. Talep, belirli karar veya uygulamaya ve somut kanun dışılık gerekçesine dayanmalıdır; genel bir hukuk görüşü istemiyle aynı değildir.

M.71 davası yalnız işveren tarafından mı açılır?

Hayır. Madde taraflardan her birinin başvurabileceğini düzenler. Davacının ilgili toplu uyuşmazlıktaki taraf sıfatı belirlenir. İşçi sendikası ve işveren tarafının konumu bu çerçevede değerlendirilir. İşyerindeki herkesin sırf ekonomik etkilenme nedeniyle otomatik dava hakkı bulunduğu söylenemez.

Mahkemenin bir aylık süresi dava açma süresi midir?

Hayır. Bir ay, mahkemenin karar vermesi için düzenlenmiştir. M.71 karar verilen veya uygulanmakta olan grev ya da lokavtın kanun dışı olup olmadığının her zaman tespitini isteme imkânı tanır. Davanın konusu ve taraf koşulları yine bulunmalıdır.

İstinaf başvurusu için de bir ay mı vardır?

Hayır. M.71’deki bir ay bölge adliye mahkemesinin karar verme süresidir. 7036 m.7 ve HMK m.345 uyarınca istinaf başvuru süresi, ilamın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Karar verme süresiyle tarafın başvuru süresi karıştırılmamalıdır.

Dava açılınca grev veya lokavt otomatik durur mu?

Kendiliğinden durmaz. M.71/2 hâkime tedbiren durdurma kararı verme yetkisi tanır. Dava açılmasıyla mahkemenin durdurma kararı farklı işlemlerdir. Verilen kararın hangi işyerini ve uygulamayı kapsadığı okunmalı; yalnız dilekçenin tebliğine dayanılarak durdurma gerçekleşmiş sayılmamalıdır.

Tespit kararı ceza davasını da etkiler mi?

M.71/1, kararın ceza davaları için kesin delil olduğunu belirtir. Ancak bu, bütün sendika üyelerinin otomatik mahkûmiyeti anlamına gelmez. TCK m.20’deki şahsi sorumluluk gereği kişinin isnat edilen fiille ilişkisi ayrıca incelenir; kanun dışılık tespiti ile şahsi davranış ayrılır.

Kanun dışı grev kararı bütün işçilerin sözleşmesini bitirir mi?

Hayır. M.70/1 belirli davranışlarda bulunan işçiler bakımından işverene haklı fesih hakkı tanır; sözleşmeler kendiliğinden sona ermez. Karara katılma, teşvik veya grev katılımı gibi maddede sayılan davranışlarla kişinin ilişkisi ayrıca ortaya konulmalıdır.

Dava hangi yer mahkemesinde açılır?

M.79 uyarınca iş davalarına bakmakla görevli mahkeme görevlidir; grev ve lokavt bölümündeki uyuşmazlık için görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Görevli makam m.2/1-c’deki işyeri, işletme ve grup sözleşmesi ölçütleriyle belirlenir; yalnız sendika merkezi esas alınmaz.

Özel güvenliğin greve katılamaması işyerindeki bütün grevi yasaklar mı?

5188 m.17 özel güvenlik personeline ilişkin katılım yasağıdır. İşyerinin bütün faaliyetinin 6356 m.62 kapsamındaki yasaklardan birine girip girmediği ayrı incelenir. Personel statüsüne bağlı yasak, aynı tesisteki bütün çalışanların grev hakkının yokluğu olarak genişletilemez.

Grev ertelemesi kanun dışılık tespiti sayılır mı?

Hayır. 6356 m.63 belirli nedenlerle kanuni grev veya lokavtın Cumhurbaşkanınca ertelenmesini düzenler. M.71 ise mahkemenin kanun dışı olup olmadığını tespit etmesidir. Karar organı, şartlar, süre ve sonuçlar farklıdır; erteleme tek başına önceki grevin kanun dışılığını göstermez.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Grev veya lokavtın tespiti dosyasında toplu uyuşmazlık tutanağı, kararlar, tebliğ ve ilan kayıtları, fiili uygulama ile tedbir ihtiyacı birlikte değerlendirilir. Bakırcı Avukatlık, İstanbul ve Mersin ofislerinden Mersin merkezli Türkiye geneli iş hukuku takibi yürütür. Kanun dışılık sebebi ve başvuru yolunun incelenmesi için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp