Hollanda’daki Çocuk İçin Türkiye’de Gelecek Nafakaya Güvence İstenebilir mi? TMK 334
Kısa ve net cevap: Türk hukukunun uygulandığı çocuk nafakası ilişkisinde, ana veya babanın yükümlülüğünü sürekli ve ısrarlı biçimde yerine getirmemesi yahut kaçma hazırlığı veya malvarlığını savurma tehlikesinin bulunması hâlinde TMK m.334 gelecekteki nafaka için uygun güvence istenmesine imkân verir. Bu yol, geçmiş nafaka borcu için maaş veya banka hesabına haciz konulmasından farklıdır. Hollanda’da yaşayan çocuğun vatandaşlığı, nafaka borçlusunun vatandaşlığı ve mutad meskeni ayrıca belirlenir. Çocuğun Hollanda’da bulunması, Türk hukukunun her dosyada uygulanacağı veya hiçbir dosyada uygulanmayacağı anlamına gelmez. Hangi hukukun uygulanacağı ile Türk mahkemesinin yetkisi ayrı incelemelerdir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor

Kısa özet: güvence talebinin sınırları
| Soru | Doğru ayrım |
|---|---|
| Korunan alacak | TMK m.334 bakımından gelecekteki çocuk nafakası yükümlülüğü. |
| Başlıca koşullar | Sürekli ve ısrarlı ihlal veya kanunda belirtilen kaçma ve malvarlığını savurma tehlikesi. |
| Kararı kim verir? | Görevli ve yetkili mahkeme; alacaklının bankaya tek taraflı talimatı yeterli değildir. |
| Hollanda bağlantısı | Uygulanacak hukuk, uluslararası yetki ve mevcut kararın icra kabiliyeti ayrı incelenir. |
| Lahey desteği | 2007 Sözleşmesi m.6/2-i, gerekli geçici önlemlerin kolaylaştırılmasını öngörür. |
| Kanundaki oran | TMK m.334 sabit bir yüzde veya her dosyada aynı güvence tutarı belirlemez. |
1. TMK 334 gelecekteki nafakayı neden ayrıca korur?
Çocuk nafakası, yalnız geçmişte ödenmemiş bir para borcundan ibaret değildir. Bakım ve eğitim devam ederken yeni dönemlerde de ihtiyaç doğar. TMK m.327 ana ve babanın bakım, eğitim ve koruma giderlerini karşılamasını; m.330 ise nafakanın belirlenmesini ve aylık peşin ödenmesini düzenler. TMK m.334, gelecekte doğacak bu yükümlülüğün tahsilini tehlikeye düşüren davranışlara karşı ayrı bir koruma getirir. Amaç, henüz vadesi gelmemiş bütün nafakayı bugün koşulsuz tahsil etmek değil, gelecekteki ödemenin güvenliğini sağlamaktır.
Bu ayrım, Hollanda’daki çocuğun giderleri sürerken Türkiye’de bulunan ebeveynin ekonomik davranışları nedeniyle tahsil tehlikesi ortaya çıktığında önem kazanır. Önceki aylara ilişkin icra dosyası geçmiş borcu takip eder; güvence istemi ise ileriye dönük riski açıklamalıdır. Aynı belgeler iki işlemde kullanılabilse de talep sonuçları birbirinin yerine geçmez. Kanunun güncel metni Türk Medenî Kanunu m.327–334 içinde yer alır.
2. Çocuk Hollanda’da yaşıyorsa Türk hukuku nasıl belirlenir?
Yabancılık unsuru bulunan nafaka ilişkisinde önce uygulanacak hukuk belirlenir. Nafaka yükümlülüklerine uygulanacak hukuka ilişkin 1973 Lahey Sözleşmesi m.4, alacaklının mutad meskeni hukukunu temel kural olarak kabul eder. Ancak bu sözleşmenin m.15 hükmü ve Türkiye’nin çekincesi ayrıca dikkate alınır. Alacaklı ile borçlunun ikisi de Türk vatandaşıysa ve borçlunun mutad meskeni Türkiye’deyse Türk makamlarının Türk iç hukukunu uygulaması öngörülmüştür. Bu incelemede çocuğun vatandaşlığı, yalnız velisinin vatandaşlığından varsayım yoluyla çıkarılmaz.
Dolayısıyla “çocuk Hollanda’da, mutlaka Hollanda hukuku uygulanır” cümlesi de “dava Türkiye’de, mutlaka Türk hukuku uygulanır” cümlesi de tek başına yeterli değildir. Kaynaklar: 1973 Sözleşmesi m.4 ve m.15 ile Türkiye’nin çekincesi. Bu yazının TMK m.334’e ilişkin açıklamaları, Türk hukukunun uygulanacağı belirlenen çocuk bakım ilişkisi içindir. Mevcut Hollanda ilamının icra edilmesi ise bundan ayrı bir karar incelemesini gerektirir.
3. Sürekli ve ısrarlı ödeme ihlali nasıl ortaya konulur?
TMK m.334’teki ödeme ihlali koşulu, tek bir banka işleminin gecikmesiyle aynı değildir. Kanun, yükümlülüğün sürekli ve ısrarlı biçimde yerine getirilmemesine önem verir. Talep eden taraf, dönemleri ve ödemeleri sıralayarak bu davranışın somut görünümünü açıklamalıdır. Hangi ayın nafakasının ne zaman muaccel olduğu, hangi tutarın ödendiği ve ne kadarının açık kaldığı belirlenmeden yalnız toplam borç yazılması yeterli bir olay anlatımı oluşturmaz.
Ödeme çizelgesinin icra dosyasındaki tahsilatla uyumlu olması gerekir. Borçlu bir kısmı doğrudan alacaklıya, bir kısmı takip dosyasına ödemişse iki kanal birlikte değerlendirilir. Daha önce alınmış bir ödeme saklanarak kesintisiz ihlal görüntüsü oluşturulamaz. Buna karşılık borçlunun belgesiz olarak “her ay ödedim” demesi de banka kayıtlarının incelenmesini gereksiz kılmaz. İleriye dönük güvence isteminin maddi zemini, doğrulanmış geçmiş davranış ile gelecekteki tahsil riskinin birlikte açıklanmasıdır.
4. Kaçma hazırlığı ile olağan seyahat birbirinden ayrılır
Kanun, kaçma hazırlığına ilişkin tehlikeyi ayrıca sayar. Bu, her yurt dışı yolculuğunun veya adres değişikliğinin nafakadan kaçma olarak nitelendirileceği anlamına gelmez. Hollanda ile Türkiye arasında düzenli seyahat eden ebeveynin sırf sınır geçtiği için güvence yükümlüsü sayılması, kanundaki olgunun ispatı yerine geçmez. Talepte, seyahatin kendisi değil yükümlülüğün yerine getirilmesini tehlikeye düşüren somut hazırlıklar açıklanmalıdır.
Yerleşim düzeninin tamamen değiştirilmesi, tebligat ve iletişimden kaçınmaya yönelik davranışlar veya malvarlığının aynı süreçte elden çıkarılması ileri sürülüyorsa bunların tarihleri ve belgeleri gösterilir. Her olgu tek başına sonuç doğurmaz; birbirleriyle ilişkisi mahkemenin değerlendirmesine sunulur. Güvence istemi, ebeveynin seyahat özgürlüğüne genel yasak konulması talebi olarak kurulmaz. TMK m.334, otomatik pasaport iptali veya kendiliğinden sınır çıkış yasağı düzenleyen bir madde değildir.
5. Malvarlığını savurma iddiası hangi delille desteklenir?
Malvarlığının gelişigüzel harcanması veya heba edilmesi, gelecekteki nafaka ediminin karşılanmasını tehlikeye düşüren ayrı bir olgudur. Taşınmaz satışı, araç devri veya banka hareketi bulunduğunun söylenmesi tek başına bütün tasarrufların hukuka aykırı olduğunu göstermez. Yapılan işlemin ekonomik amacı, karşılığının alınıp alınmadığı, elde edilen bedelin akıbeti ve nafaka ödeme gücüne etkisi açıklanmalıdır. Güvence talebiyle borçlunun her ekonomik faaliyetini durdurma amacı güdülmez.
Deliller hukuka uygun kaynaklardan sağlanmalıdır. Yetkisiz biçimde hesaba girilerek alınmış ekran görüntüsü veya özel yazışmanın hukuka aykırı elde edilmesi kabul edilebilir bir araştırma yöntemi değildir. Mahkemeden hangi kurum kaydının neden istenildiği somutlaştırılabilir. Bilinen taşınmazın sicil bilgisi ve incelenmesi gereken tarih aralığı gösterilirse talep daha anlaşılır olur. Malvarlığını koruma ihtiyacı, üçüncü kişilere ait malların borçlunun malı gibi gösterilmesine de gerekçe oluşturmaz.
6. Güvence tutarı hangi borç ve dönemle ilişkilendirilir?
TMK m.334, bütün dosyalarda aynı aylık sayısını veya aynı yüzdeyi zorunlu tutmaz. Uygun güvence, korunmak istenen nafaka edimi ve somut riskle ilişkilendirilmelidir. Dilekçede aylık yükümlülüğün dayanağı, güvence istenen dönem ve talep edilen tutarın nasıl hesaplandığı açık olmalıdır. Belirsiz süre boyunca bütün malvarlığını bağlayan bir talep yerine, koruma amacıyla bağlantılı ve gerekçelendirilebilir bir istem hazırlanır.
Gelecekteki nafakanın miktarı hakkında henüz verilmemiş bir artırım kararını mevcut kesin borç gibi hesaba katmak doğru değildir. Yürürlükteki kararın artış şartı varsa bu şart belirtilir; yeni bir miktar isteniyorsa ilgili dava veya talebin durumu açıklanır. Türk hukukunda miktar değişikliği TMK m.331, gelecek yıllara ilişkin belirleme m.330 çerçevesinde ayrıca ele alınır. Güvence hesabı, bu maddelerdeki değerlendirmeyi atlayıp yeni nafaka miktarı yaratmaz.
7. Güvencenin türü ile alacağın tahsili aynı işlem değildir
Güvence, ilerideki edimin yerine getirilmesini sağlayacak korumadır. Kanun, mahkemeye uygun güvence sağlanmasını veya gerekli başka önlemleri kararlaştırma yetkisi verir; her durumda yalnız bir güvence aracını emretmez. Talepte seçilen yöntemin uygulanabilirliği, değeri ve nafaka alacağını gerçekten koruyup korumadığı açıklanmalıdır. Güvencenin kâğıt üzerinde yüksek görünmesi, hukuken ve fiilen kullanılabilir olduğu anlamına gelmez.
Güvenceye ilişkin karar, aynı tutarın hemen alacaklının serbest kullanımına ödenmesiyle eşit değildir. Kararın hangi şartta ve hangi borç için kullanılacağını düzenleyen kapsamı önemlidir. Gelecekteki taksitler düzenli ödeniyorsa bu ödemeler dosyada izlenmeli; güvence, borcun ikinci defa tahsiline dönüştürülmemelidir. Güvencenin kurulması, devamı ve gerektiğinde değiştirilmesi konuları kararın metni ve ilgili usul hükümleri üzerinden takip edilir. Alacaklı kendi başına bankaya veya tapuya mahkeme yerine geçen talimat veremez.
8. Geçmiş nafaka için haciz ile gelecek nafaka için güvence
Vadesi geçmiş nafaka borcu, uygun icra dayanağıyla takip edilir. Türkiye’deki maaş, banka alacağı veya taşınmaza yönelme işlemlerinin kendi icra hukuku şartları vardır. Gelecek nafakanın korunması isteminde ise TMK m.334’teki tehlike gerekçesi gösterilir. İki talebin birlikte gündeme gelmesi mümkündür; ancak aynı toplamın hem geçmiş borç hem gelecek borç olarak iki kez yazılması önlenmelidir.
Sitedeki Türkiye’de çalışan borçlunun maaşından nafaka tahsili ve banka hesabı haczi rehberleri geçmiş veya işleyen borcun icra aşamasını açıklar. Bu makalenin konusu bunları tekrar etmek değil, tahsil gerçekleşmeden önce gelecekteki edim için hangi koruma gerekçesinin kurulacağını göstermektir. Uygun yöntem, alacağın dönemine ve mevcut dosyanın aşamasına göre seçilir.
9. Dava sürerken TMK 332 ve 333 ile ilişki
TMK m.332, nafaka davası açıldığında davacının istemi üzerine dava süresince gerekli önlemlerin alınmasını düzenler. Soybağı tespit edilmişse uygun nafakanın depo edilmesi veya geçici ödenmesi gündeme gelir. TMK m.333 ise babalık davasıyla birlikte nafaka istenen ve babalık olasılığının kuvvetli bulunduğu durumda hükümden önce çocuğun ihtiyaçlarının korunmasını düzenler. Bunlar, m.334’teki sürekli ihlal veya özel tehlike olgularından farklı bir hukuki başlangıç noktasına sahiptir.
Bu nedenle dava dilekçesinde yalnız “nafaka için tedbir istiyorum” demek yerine hangi ihtiyacın karşılanacağı açıklanmalıdır. Çocuğun yargılama boyunca geçimini sağlamak, babalık belirlenmeden geçici ödeme istemek ve gelecekteki edimleri güvenceye almak aynı talep değildir. Yabancı ülkede düzenlenmiş soybağı belgesinin Türk dosyasındaki etkisi de ayrıca incelenir. Belgenin varlığı, hangi ülkede hangi kayıt veya kararın bulunduğu açıklanmadan temsil ve nafaka hakkı hakkında kesin sonuç kurulmasına yeterli sayılmaz.
10. Görevli mahkeme ve Türkiye’de yetki incelemesi
4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca Türk Medenî Kanunu’nun ilgili aile hukuku hükümlerinden doğan dava ve işler aile mahkemesinin görev alanındadır. Aile mahkemesi bulunmayan yerde kanuni düzenlemeye göre belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Ancak görevli mahkemenin türünün bilinmesi, davanın Türkiye’de hangi şehirde açılacağını tek başına cevaplamaz.
Uluslararası yetkide MÖHUK m.40 ve uygulanabilir iç hukuk yetki kuralları incelenir. Borçlunun Türkiye’deki yerleşim yeri, mevcut davanın görüldüğü mahkeme ve istemin o davayla ilişkisi belirlenir. İhtiyati tedbir isteniyorsa HMK m.390’ın dava açılmadan önce ve dava sırasında başvuru yerine ilişkin ayrımı ayrıca önem taşır. Çocuğun Hollanda’da olması nedeniyle otomatik olarak Mersin veya İstanbul mahkemesinin yetkili olduğu söylenemez. Avukatlık bürosunun adresi mahkemenin yetkisini belirleyen bir bağlama noktası değildir.
11. Genel ihtiyati tedbir, TMK 334 ve HMK 334 ayrımı
HMK m.389–391 genel ihtiyati tedbir şartları ve kararın kapsamıyla ilgilidir. TMK m.334 ise çocuk nafakasına ilişkin özel güvence hükmüdür. İstem genel ihtiyati tedbir şeklinde de kuruluyorsa uyuşmazlık konusu, yakın tehlike ve yaklaşık ispat gibi ilgili usul şartları ayrıca değerlendirilir. Genel tedbir hükümlerini göstererek davayla bağlantısı olmayan bütün üçüncü kişi mallarını sınırsız biçimde dondurmak istenemez.
Madde numaralarındaki benzerlik başka bir hataya da yol açabilir: HMK m.334 adli yardım, TMK m.334 nafaka güvencesi konusundadır. Birincisi yargılama giderleriyle ilgili destek sistemini, ikincisi gelecekteki nafaka ediminin korunmasını düzenler. İki talep aynı dosyada bulunabilse de birinin kabulü diğerinin şartlarını otomatik karşılamaz. Usule ilişkin güncel metin Hukuk Muhakemeleri Kanunu üzerinden ayrı kontrol edilmelidir.
12. 2007 Lahey Sözleşmesi geçici önlemleri kolaylaştırır
2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi m.6/2-i, merkezi makamların kendi ülkelerinde gerekli geçici önlemlerin alınmasını kolaylaştırmasını öngörür. Amaç, devam eden nafaka başvurusunun sonucunun korunmasıdır. Bununla birlikte aynı maddenin dördüncü fıkrası, merkezi makamın yalnız yargısal mercilere ait yetkileri kullanmak zorunda olmadığını belirtir. Bu nedenle LBIO’ya veya Türk merkezi makamına başvuru, kendi başına mahkeme güvence kararı değildir.
Hollanda’dan yürütülen başvuruda güvence ihtiyacı ayrıca açıklanmalı, Türkiye’de bulunan malvarlığı ve tehlikenin neden acil olduğu belgelenmelidir. Kaynak: 2007 Sözleşmesi m.6 ve m.7. Türkiye’deki merkezi makamın görevleri Adalet Bakanlığı Nafaka Bürosu açıklamasında yer alır. Başvurunun yönlendirilmesi ile yargısal kararın verilmesi ve uygulanması farklı aşamalar olarak izlenmelidir.
13. Hollanda’dan sunulacak belgeler nasıl düzenlenir?
Belge paketinin ilk bölümünde çocuğun kimliği, temsil ilişkisi ve mevcut nafaka kararı bulunur. İkinci bölümde ödeme dökümü, alınmış tahsilatlar ve açık kalan dönemler gösterilir. Üçüncü bölüm, gelecekteki tahsili tehlikeye soktuğu ileri sürülen olayların belgeleridir. Bu üç bölüm ayrılınca, nafaka hakkının varlığı ile güvence ihtiyacının neden doğduğu birbirine karıştırılmaz. Yalnız borç toplamını gösteren bir hesap, bütün risk gerekçesinin yerine geçmez.
Yabancı dildeki belgelerin tercümesi ile onay rejimi ayrıca belirlenir. 2007 Sözleşmesi kapsamında m.41’deki tasdik muafiyeti dikkate alınır; her evraka otomatik apostil şartı ileri sürülmez. Sözleşme dışındaki yabancı resmî belge için HMK m.224 ve ilgili milletlerarası düzenlemeler incelenir. Hollanda banka hesap dökümü ile mahkeme kararı aynı belge türü değildir. Dosyada hangi belgenin hangi olguyu ispatlamak için verildiği belirtilmelidir.
14. Güvence talebinin sonuç bölümü nasıl somutlaştırılır?
Talep sonucu, korunan nafaka yükümlülüğünü, istenen güvenceyi ve somut tehlikeyle bağlantısını anlaşılır biçimde göstermelidir. Kanunda sabit bir miktar bulunmadığından, gerekçesiz yüksek bir tutar yazılması başlı başına güçlü koruma sağlamaz. Mevcut kararın hangi dönemleri için koruma istendiği ve geçmiş borç için ayrıca yürüyen icra dosyasının kapsamı açıklanır. Belgelerin tarih sırası, mahkemenin güncel riski değerlendirmesine yardımcı olur.
Karar verildikten sonra işlemin ilgili kuruma gerçekten ulaştığı ve kararın gereğinin yapıldığı takip edilmelidir. Sadece dilekçenin verilmiş olması güvence kurulmuş sayılmaz. Kurulan güvenceyle bağlantılı ödemeler, serbest bırakma veya değişiklik kararları dosyada saklanır. Hollanda’daki müvekkile bildirilecek sonuç, talep edilen koruma değil, mahkemenin gerçekten kararlaştırdığı ve uygulanan koruma olmalıdır. Böylece hukuki süreç, sonuç garantisi verilmeden somut belgeyle izlenir.
15. Çocuğun gider belgeleri güvence hesabında nasıl kullanılır?
Hollanda’daki okul, barınma, sağlık ve bakım giderleri, nafaka miktarı veya gerekli korumanın kapsamı değerlendirilirken dosyaya konu olabilir. Ancak her giderin borçlu ebeveyne tek başına yüklenmesi sonucu çıkarılmaz. TMK m.330 çocuğun ihtiyaçları ile her iki ebeveynin hayat koşulları ve ödeme gücünü birlikte esas alır. Bu nedenle gider listesi yalnız faturalardan oluşmamalı; mevcut nafaka kararının bu giderlerle ilişkisi de açıklanmalıdır.
Giderlerin farklı para biriminde olması, güvence tutarını kendiliğinden artıran bağımsız bir hukuki neden değildir. Hangi tarihin kuruyla hangi hesap yapıldığı belirtilmeli; tahmini gelecek giderler kesinleşmiş borç gibi yazılmamalıdır. Çocuğun aldığı ödemeler veya mevcut desteklerin miktar üzerindeki etkisi de ayrı değerlendirilir. Güvence isteminde öncelik, korunacak nafaka yükümlülüğünün gerçek kapsamını saptamak ve bu kapsamı aşmayan bir koruma talebini gerekçelendirmektir.
16. Mevcut Hollanda kararı güvence dosyasına nasıl yansır?
Hollanda mahkemesinin daha önce nafaka hakkında karar vermiş olması, Türkiye’deki başvurunun konusunu doğru tanımlamayı gerektirir. Yabancı kararın miktarı ve dönemleri ile Türk mahkemesinden istenen koruma birbirine uygun olmalıdır. 2007 Lahey Sözleşmesi m.28 uyarınca tanıma ve tenfiz aşamasında kararın esası yeniden incelenmez. Bu nedenle güvence başlığı altında yabancı kararın yerine farklı bir nafaka hükmü kurulması isteniyorsa artık yalnız icranın korunmasından söz edilmez. Talebin hukuki niteliği açıkça ayrılmalıdır.
Dosyada yabancı kararın icra edilebilirliğini gösteren belge, varsa Türkiye’de verilmiş tanıma veya tenfiz kararı ve yürüyen takip bilgisi birlikte sunulur. Henüz yabancı karar hakkında başvuru sonuçlanmamışsa bu aşama gizlenmez; hangi koruma önleminin hangi usul içinde istendiği açıklanır. Geçici önlem alınması ile yabancı hükmün tamamının Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesi aynı sonuç değildir. Mahkeme, önüne gelen istemin yetki ve koruma şartlarını ayrı değerlendirir.
Hollanda kararında sonradan değişiklik yapılmışsa yalnız ilk kararın sunulması yanlış bir güvence hesabına yol açar. Yeni hükmün başlangıç tarihi, kapsadığı çocuk ve geçerli miktar gösterilmelidir. Güvence dosyasının güncel tutulması, hem çocuğun eksik korunmasını hem de artık geçerli olmayan tutar üzerinden aşırı koruma istenmesini önler.
Sık sorulan sorular
Hollanda’da yaşayan çocuk için TMK 334’e başvurulabilir mi?
Türk hukukunun uygulanacağı ve Türk mahkemesinin yetkili olduğu belirlenen ilişki bakımından başvuru değerlendirilebilir. Hollanda ikameti tek başına olumlu veya olumsuz sonuç doğurmaz.
Bir aylık gecikme güvence için kesin olarak yeterli midir?
Kanun ödeme ihlali bakımından süreklilik ve ısrar arar. Ayrıca kaçma hazırlığı veya malvarlığını savurma gibi ayrı tehlike koşulları bulunmaktadır. Somut olay ilgili koşulla ilişkilendirilir.
Güvence geçmiş nafaka borcunu da ortadan kaldırır mı?
Hayır. Geçmiş borcun ödenmesi veya icrası ayrı konudur. Güvence, gelecek nafakanın korunması amacıyla kurulur; alınmış ödemeler ayrıca mahsup edilir.
TMK 334 bütün mallara otomatik haciz sağlar mı?
Hayır. Mahkeme uygun güvenceye veya gerekli önleme karar verir. Alacaklı tek taraflı bildirimle bütün malvarlığına haciz koyamaz.
Güvence tutarı her dosyada on iki aylık nafaka mıdır?
TMK m.334 böyle sabit bir süre veya tutar belirlemez. İstenen korumanın dönemi, miktarı ve riske uygunluğu somut olarak gerekçelendirilir.
HMK 334 ile TMK 334 aynı koruma mıdır?
Hayır. HMK m.334 adli yardım koşullarına, TMK m.334 gelecekteki çocuk nafakasının güvenceye alınmasına ilişkindir.
LBIO doğrudan Türk banka hesabını bloke edebilir mi?
Merkezi makamın destek görevi, Türk yargı ve icra organlarının yetkilerinin yerine geçmez. Türkiye’deki koruma gerekli yetkili makam işlemleriyle sağlanır.
Türk vatandaşı çocuk Hollanda’da olduğu için mutlaka Hollanda hukuku mu uygulanır?
Hayır. 1973 Sözleşmesi ve Türkiye’nin m.15 çekincesi dahil uygulanabilir kurallar incelenir. Alacaklı ve borçlunun vatandaşlıkları ile borçlunun mutad meskeni önemlidir.
Güvence kararı nafaka tutarını artırır mı?
Güvence istemi tek başına yeni bir nafaka miktarı oluşturmaz. Miktarın yeniden belirlenmesi ve mevcut kararın artış hükümleri ayrı değerlendirilir.
Hollanda’dan Türkiye’ye gelmeden talep hazırlanabilir mi?
Belgeler uzaktan toplanabilir ve uygun temsil yoluyla başvuru yürütülebilir. Bu imkân, mahkemenin yetkisi ile gerekli yargılama işlemlerini ortadan kaldırmaz.
Kaynak kontrol tarihi: 29 Ekim 2026. Hukuki bilgilendirmedir; güvence kararı veya tahsil sonucu garanti edilmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
