Hollanda’dan Türkiye’de Çalışan Nafaka Borçlusunun Maaşına Haciz: Lahey 2007 m.10 ve 34, İİK 355–356
Kısa ve net cevap: Hollanda’da yaşayan Türk vatandaşı, Türkiye’de ücret alan nafaka borçlusuna karşı Türkiye’de icra edilebilir bir karara dayanarak maaş haczi yoluna başvurabilir. Uluslararası başvuru bakımından 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi m.9–10, icra tedbirleri bakımından m.32 ve m.34; Türkiye’de işverenin kesinti ve bildirim yükümlülüğü bakımından 2004 sayılı İİK m.355–356 uygulanır. Yabancı ilamın Türkiye’de icra edilebilirliği, nafakanın türü ve önceki ödemeler doğrulanmadan doğrudan işverene kesinti talimatı verilemez.

Kısa Özet
| İşlem | Kanun / sözleşme | Sonuç |
|---|---|---|
| Hollanda’dan başvuru | Lahey 2007 m.9–10 | İkamet devletindeki merkezî makam üzerinden talep |
| Hollanda ilamının Türkiye’de kullanımı | Lahey 2007 IV. Bölüm, MÖHUK m.1/2 ve m.50–59 | İcra edilebilirlik rejimi belirlenir |
| Maaştan kesinti tedbiri | Lahey 2007 m.32 ve 34 | Türk icra hukuku uyarınca uygulanır |
| İşverenin bir haftalık bildirimi | İİK m.355 | Haciz ve ücret miktarı icra dairesine bildirilir |
| Kesintiyi yapmayan işveren | İİK m.356 | Kesilmeyen/gönderilmeyen tutar yönünden özel sorumluluk |
| Nafaka ve dörtte bir koruması | 4857 m.35; İİK m.83 | Nafakaya özel kurallar dikkate alınır |
1. Hollanda’da yaşayan nafaka alacaklısı için doğru ilk ayrım nedir?
Türkiye’de bir işverenden ücret alan nafaka borçlusuna karşı tahsil amacıyla harekete geçmeden önce üç veri birbirinden ayrılmalıdır: nafakayı hükme bağlayan belgenin niteliği, bu belgenin Türkiye’de icra edilebilir olup olmadığı ve ücret haczi uygulanacak işverenin kimliği. Hollanda mahkemesinin nafaka kararı, Türk mahkemesinin nafaka ilamı ve taraflar arasındaki özel ödeme taahhüdü aynı belge değildir. Yabancı kararın Türkiye’de tanınması yahut tenfizi gerekebilen aşamayla, icra müdürlüğünün işverene maaş haczi yazısı göndermesi de aynı işlem değildir.
2007 tarihli Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafakası Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Lahey Sözleşmesi m.9, merkezî makam aracılığıyla yapılacak başvurunun başvuranın ikamet ettiği akit devletin merkezî makamından talep edilen devletin merkezî makamına yöneltileceğini düzenler. Aynı Sözleşme m.10, mevcut kararın tanınması ve tenfizi, talep edilen devlette verilmiş veya tanınmış kararın icrası, yeni karar verilmesi ve belirli karar değişikliği istemlerini ayrı başvuru türleri olarak sayar. Bu nedenle “Hollanda’dan nafaka isteyeceğim” ifadesi yerine dosyanın hangi başvuru türünde ilerleyeceği yazılı olarak belirlenmelidir.
2. Lahey Sözleşmesi her nafaka ilişkisinde aynı kapsamı mı düzenler?
Hayır. 2007 Lahey Sözleşmesi m.2/1-a, esas olarak ebeveyn ile çocuk ilişkisinden doğan ve 21 yaşını doldurmamış kişilere ilişkin nafaka yükümlülüklerini kapsar; m.2/1-b, bu kapsamdaki çocuk nafakası talebiyle birlikte sunulan eş nafakasının tanınması ve tenfizi ile icrasını düzenler. Sözleşmenin m.2/1-c bendinde eş nafakası bakımından II. ve III. bölümler haricindeki uygulama ayrıca gösterilir. Akit devletlerin çekince ve beyanları, uygulama kapsamının değerlendirilmesinde ayrıca dikkate alınır. Çocuk için iştirak nafakası ile boşanan eş için yoksulluk nafakası aynı başlık altında otomatik biçimde işleme konulmaz.
Türkiye’de bulunan borçlunun işverenine haciz müzekkeresi gönderilmesi, bir yandan bu uluslararası kapsamın doğru kurulmasını, diğer yandan Türkiye’de icra edilebilir bir dayanağın bulunmasını gerektirir. Çocuk nafakasında Türk Medenî Kanunu m.182 ve m.327–331; boşanma sonrası yoksulluk nafakasında TMK m.175–176 incelenir. Belgenin üzerindeki yabancı dildeki “maintenance”, “child support” veya “partneralimentatie” ibaresi tek başına Türk hukukundaki nafaka türünü tayin etmez. Kararın hangi kişiye, hangi dönem için ve hangi tutarda ödeme yapılacağını emrettiği okunmalıdır.
3. Hollanda mahkemesi kararıyla doğrudan Türk işverene gidilebilir mi?
Hollanda’da verilen kararın bir suretinin işverene gönderilmesi, Türk icra müdürlüğünün haciz işlemi yerine geçmez. 2007 Lahey Sözleşmesi’nin IV. bölümünde nafaka kararlarının tanınması ve tenfizi usulleri bulunur. Türkiye’de yabancı ilamın icra edilebilirliği, ilgili milletlerarası sözleşme hükümleri ve gerektiğinde 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50–59. maddeleri çerçevesinde incelenir. MÖHUK m.1/2, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tutar; bu sebeple Sözleşme ile iç hukuk iki ayrı ve birbirinden bağımsız izin listesi gibi uygulanmaz.
Elinde daha önce Türk mahkemesinden alınmış nafaka ilamı olan kişinin durumunda ise başvuru türü değişir: Türkiye’de verilmiş veya tanınmış kararın icrası bakımından Sözleşme m.10/1-b önemlidir. Bu tür dosyalarda yeni bir yabancı kararın tenfizine ihtiyaç olup olmadığı, mevcut Türk icra edilebilir kararın niteliğine göre belirlenir. İlk belge analizindeki hata, alacaklının bir yandan gereksiz tanıma-tenfiz işlemi başlatmasına, diğer yandan gerçek borçlu işvereninin saptanmasını geciktirmesine neden olur.
4. Hollanda’da merkezî makam başvurusu nereye yapılır?
2007 Lahey Sözleşmesi m.4–6 devletlerin merkezî makam belirlemesini, makamların karşılıklı işbirliğini ve başvuruları ileterek uygun işlemleri kolaylaştırmasını düzenler. Hollanda bakımından yetkili makam bilgisi Lahey Milletlerarası Özel Hukuk Konferansı’nın resmî ülke kayıtlarında bulunur; uygulamadaki kurum LBIO’dur (Landelijk Bureau Inning Onderhoudsbijdragen). Türkiye bakımından Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, Nafaka Bürosu üzerinden merkezî makam görevini yürütür. İki kurumun görevini birbirine karıştırıp doğrudan bir Türk işverenden kesinti talep etmek usulü başlatmaz.
Türkiye Adalet Bakanlığının resmî açıklamasına göre Nafaka Bürosu, yurt dışından gelen başvurularda yabancı nafaka ilamının tenfizi, gerekli hâllerde icra takibi ve nafaka kararı alınmasına yönelik işlemler için Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla süreci yürütmektedir. Başvuran, Hollanda’daki mevcut dosya numarasını, mahkeme kararını, tahsil edilmemiş aylara ilişkin çizelgeyi ve borçluya ilişkin bilinen doğru kimlik bilgilerini aynı dosyada toplamalıdır. Merkezî makamın sürece dâhil oluşu, nafaka miktarını kendiliğinden değiştirmez; işlem, karardaki hukuki yükümlülüğün tahsiline yöneliktir.
5. Başvuru dosyasına hangi belgeler konulmalıdır?
Lahey Sözleşmesi m.11 başvurunun içermesi gereken temel bilgileri düzenler. Başvuran ve borçlunun kimlik ve iletişim bilgileri, başvurunun niteliği, gerekçesi, ilgili kişinin ekonomik durumu ve gerekli destekleyici belgeler birbirinden ayrılarak hazırlanır. Yabancı ilamın kesinleşmesi veya icra edilebilirliğine ilişkin belgeler, usulüne uygun tebligata ilişkin kayıtlar ve borç hesap cetveli, somut karar türüne göre dosyanın zorunlu veya önemli parçalarıdır. Sözleşme m.25, tanıma ve tenfiz başvurularında sunulacak belgeler bakımından ayrıca değerlendirilir.
İşverenin ticaret unvanı, adresi ve borçlunun bu işyerinde çalıştığına ilişkin elde bulunan belgeler ayrı bir icra klasörüne yerleştirilmelidir. Nafaka ilamı, borçlunun aynı işyerinde çalıştığını veya sigortalı ücret aldığını tek başına ispatlamaz. Dosyada borçlu adının farklı pasaport ve nüfus belgelerinde ayrı yazılması da kimlik eşleştirme incelemesini gerektirir. Resmî makamların isteyebileceği çeviri ve tasdik yöntemleri dosyanın bulunduğu aşamaya göre belirlenir; apostil belgesi, içerikteki borç miktarının doğruluğuna ilişkin yeni bir mahkeme hükmü değildir.
6. Birikmiş nafaka ile gelecekteki aylık nafaka neden ayrı hesaplanır?
İcra dosyasındaki takip talebinde geçmişte muaccel olmuş taksitler ve takipten sonra doğacak dönemsel ödemeler açıkça ayırt edilmelidir. Birikmiş nafaka, belirli geçmiş ayların ödenmemiş tutarlarından oluşur. Geleceğe dönük nafaka ise kararın devam eden yükümlülüğünü gösterir. Aylık miktar belirlenirken yalnız kararın ilk sayfasındaki meblağ okunmaz; hüküm fıkrasındaki başlangıç tarihi, endeksleme veya artış şartı, ödeme günü ve aynı dönem için daha önce yapılmış tahsilat incelenir. Bir aylık ödemenin iki kez alacak yazılması hatalı takip doğurur.
Borç çizelgesi, “dönem – hükmedilen miktar – uygulanan artış – ödenen miktar – kalan asıl alacak” düzeninde hazırlanmalıdır. Faiz istemi, kararın içeriği ve uygulanacak hukukun koşullarıyla gerekçelendirilir. Yurt dışından gönderilmiş banka dekontlarının hangi aya mahsup edildiği, borçlu tarafından ileri sürülen mahsup ve ödemenin yapıldığı hesap da kontrol edilir. Bu mali çalışma ile maaş haczi müzekkeresi birbirinin alternatifi değildir: müzekkerede tahsil edilecek dosya borcunun doğruluğu önceki hesap cetveline dayanır.
7. Türkiye’de ücret haczi hangi usulle başlatılır?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.355, icra dairesinin maaş ve ücret haczi yazısı ile işverene bildirim yapmasına ve muhatabın kesintiyi gerçekleştirmesine ilişkin özel usulü düzenler. Ücret haczinin dayanağı, Türkiye’de icra edilebilir nafaka kararı ve usulüne uygun icra dosyasıdır. Alacaklının Hollanda’da bulunması, Türkiye’de yetkili icra dairesinin hukuki görevini ortadan kaldırmaz. Doğru dosya numarası, borçlu kimliği ve işveren bilgisiyle resmî haciz müzekkeresinin çıkarılması gerekir.
İcra dairesinin göndermediği bir yazı, avukatın işverene ilettiği talep e-postası veya noter ihtarı, İİK m.355 uyarınca doğan işveren yükümlülüklerinin yerine geçmez. İcra müdürlüğü kaynaklı tebligatın muhatabına ulaşıp ulaşmadığı ve tebliğ tarihi dosyadan kontrol edilir. İşverenin aynı kişinin ücretini ödemeye devam edip etmediği, iş ilişkisi sona erdiyse son ödeme tarihi ve dosyanın başka işverene taşınması gereği ayrı takip konularıdır. İcra dosyası sorgusunda maaş kesintisi görünmemesi tek başına borçlunun hiç çalışmadığını kanıtlamaz.
8. İşverenin bir haftalık bildirim yükümlülüğü hangi maddeye dayanır?
İİK m.355 uyarınca maaş ve ücretlerin kesilmesi için icra dairesinden gönderilen bildirimin kanuni muhatabı, haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş veya ücretinin miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmekle yükümlüdür. İşveren ayrıca borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatına göre haczolunan miktarı keserek derhâl daireye göndermelidir. Bu bir haftalık süre, nafaka alacaklısının Hollanda’dan dosya açabileceği genel hak düşürücü süre değildir; işverenin haciz yazısına cevap yükümlülüğünün süresidir.
İşveren cevap vermediğinde veya ücret kesintisini başlatmadığında, önce müzekkerenin doğru muhataba usulüne uygun tebliği ve işveren sıfatı denetlenir. Yargıtay kararlarında İİK 355 ve 356 uygulanırken, işverenin bağlı bulunduğu ücret bordroları ve gerçekten yapılmayan kesinti tutarlarının araştırılması gerektiği vurgulanır. Dolayısıyla işverenin sessizliği üzerine rastgele bir tutar yazılıp otomatik olarak şirketin tüm hesaplarına yönelmek yerine, somut kesinti borcunun dayanakları dosyada gösterilmelidir.
9. İşveren kesinti yapmazsa İİK m.356 ne sonuç doğurur?
İİK m.356, m.355’teki yükümlülüğe uymayarak kesmediği veya göndermediği paralar bakımından işverenin ayrıca bir mahkeme hükmüne ihtiyaç olmaksızın icra dairesince takibe konu edilebilmesini düzenler. Bu düzenleme, işverenin nafaka kararındaki asıl borçluya dönüşmesi anlamına gelmez. İşverenin sorumluluğu, usulüne uygun ücret haczi bildiriminden sonra kanunen kesmesi ve göndermesi gereken tutarlarla ilgili özel bir icra sorumluluğudur. Sorumluluğun kapsamı yalnız “işyerinde çalışıyordu” iddiasıyla belirlenmez.
İşverenin maaş bordroları, SGK kayıtları, ücret ödeme belgeleri ve tebliğ tarihi karşılaştırılır. Haciz yazısının yanlış tüzel kişiye tebliği, ücret ödemeyen bir şirketten kesinti talep edilmesi veya çalışanın işten ayrılmış olması gibi olgular ayrı değerlendirilir. İİK m.356 kapsamında yapılacak işlemin hukuki denetimi de mümkündür. Hollanda’daki alacaklının alacağına hızlı ulaşma amacı, işveren aleyhine kanuni sınırların dışında işlem yapılmasını haklı kılmaz. Dosyada her ödeme döneminin hangi tutara ilişkin olduğu belgelenmelidir.
10. Nafaka alacağında maaşın yalnız dörtte biri mi haczedilebilir?
İİK m.83 ve 4857 sayılı İş Kanunu m.35’te ücret haczine ilişkin genel koruma hükümleri bulunur. Ancak nafaka alacakları bakımından kanunda özel hükümler ve istisnalar vardır. Bu nedenle “her nafaka dosyasında işveren mutlaka ücretin yalnız yüzde 25’ini keser” cümlesi doğru bir hukuk kuralı değildir. İş Kanunu m.35, işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini belirttikten sonra nafaka borcu alacaklılarının haklarını saklı tutar. İİK m.83 bakımından da nafaka alacağının niteliğine göre uygulanacak özel rejim incelenir.
Kesinti oranı değerlendirilirken güncel dönem nafaka borcu, geçmiş dönem birikmiş taksitler ve aynı borçlunun diğer takipleri birlikte ele alınmalıdır. Cari nafaka alacağı ile birikmiş nafakanın haciz rejiminin ve sıra tartışmasının bütün ayrıntıları aynı değildir. İşverene gönderilen müzekkere, kanuni dayanağı olmadan “maaşın tamamını kesin” şeklinde yorumlanmamalıdır. İcra müdürlüğünün kesinti emri, borçlunun maaşın türü ve diğer hacizler nedeniyle oluşan ihtilaflar somut dosya üzerinden denetlenmelidir.
11. Önceden başka maaş haczi varsa nafaka takibi nasıl değerlendirilir?
İşverenin elinde daha önce tebliğ edilmiş farklı icra dairelerine ait maaş haczi yazıları bulunması mümkündür. Bu durumda dosyalar arasında sıra ve nafaka alacağının özel konumu bakımından yasal rejim işletilir. Nafaka takiplerinin diğer adi para alacaklarıyla aynı öncelik ve kesinti düzenine tabi olduğunu peşinen kabul etmek hatalıdır. Buna karşılık nafaka ilamı bulunması, işverene gelen diğer haciz müzekkerelerinin hiçbir kayıt tutulmadan yok sayılması sonucunu da doğurmaz.
Hollanda’daki alacaklı, vekili aracılığıyla dosyaya önceki kesintilerin hangi alacak türünden kaynaklandığını, tebliğ tarihlerini ve güncel kalan borçları gösteren bilgilerin getirtilmesini isteyebilir. Ödeme emrindeki takip tarihiyle işveren haciz yazısının tebliğ tarihi farklı tarihlerdir. Sıra değerlendirmesi yapılırken hangi belgenin ne zaman tebliğ edildiği göz ardı edilmez. İşverenin gönderdiği bordro yanıtı ile icra dosyasına fiilen yatırdığı paraların tutarsız olduğu durumlarda bu fark ayrıca denetlenmelidir.
12. Hangi gelir gerçekten maaş ve ücret haczinin konusudur?
İİK m.355 sistemi, borçlunun kamu kurumundan veya özel işverenden aldığı maaş ve ücret üzerinde işlem yapılmasını esas alır. Bir kişinin şirket ortağı olması, işletmesinden kâr payı alması, serbest meslek geliri elde etmesi veya banka hesabında para bulundurması, her zaman aynı hukuki nitelikte ücret alacağı bulunduğu anlamına gelmez. Bu gelirlerin haczi için farklı icra işlemleri gündeme gelebilir. Maaş haczi yazısı çıkarmadan önce borçlunun Türkiye’de işçi, memur, şirket yöneticisi veya serbest meslek mensubu sıfatı belirlenmelidir.
Ücret, ikramiye ve ücretin tamamlayıcı unsurlarının icra hukuku bakımından değerlendirilmesinde ödeme kalemlerinin niteliği önemlidir. İşverenin bordroda “ek ödeme” adını kullanması tek başına haciz dışında kalmayı sağlayan bir hukuki vasıflandırma değildir. Buna karşılık sosyal yardım ödemeleri, tazminatlar ve kanunen özel koruma altına alınmış gelirler için ücrete uygulanan kuralların aynısını hiçbir ayrım yapmadan işletmek de doğru değildir. Haciz hesabında ücret bileşenleri ayrı gösterilmelidir.
13. Borçlu Türkiye’de iş değiştirirse eski müzekkere yeterli olur mu?
İİK m.355, maaş, ücret, memuriyet veya ücret alınan birimde meydana gelen değişikliklerin icra dairesine bildirilmesine yönelik yükümlülük içerir. İşverenin, iş ilişkisinin sona erdiğini veya ücretin başka birimden ödeneceğini kanunun öngördüğü şekilde icra dairesine bildirmesi gerekir. Eski işverene gönderilen haciz müzekkeresi, yeni ve tamamen farklı işverene kendiliğinden tebliğ edilmiş sayılmaz. Yeni ücret kaynağının belirlenmesi ve buna uygun yeni icra bildirimi yapılması gerekebilir.
İşveren değişikliğinin takibinde sosyal güvenlik kayıtları, ticaret sicili ve mevcut işveren cevabı ayrı delil niteliği taşır. Aynı ticaret unvanı altında şube değişikliğiyle, işçinin başka bir şirketin bordrosuna geçmesi aynı olay değildir. Alacaklının Hollanda’da bulunması iş değişikliğini kendiliğinden öğrenmesini sağlamaz; buna karşılık İİK m.355’teki işveren bildirim yükümlülüğü dosyaya veri sağlayabilir. Geçmiş aylarda kesilmemiş tutarların hukuki sorumluluğu ile bundan sonraki işverenden yapılacak kesinti birbirine karıştırılmamalıdır.
14. Borçlunun kimliği ve işyeri bilgileri nasıl hukuka uygun bulunur?
2007 Lahey Sözleşmesi m.6/2-b ve c, merkezî makamların uygun tedbirlerle borçlunun yerini bulmaya ve gelir ile mali durumuna ilişkin bilgileri edinmeye yardımcı olmasını düzenler. Bu hükümler, alacaklıya özel kişisel veri tabanlarına sınırsız erişim vermez. Nafaka dosyasında kullanılacak bilgiler, başvuru konusu ve yetkili resmî makamların usulü çerçevesinde elde edilmelidir. Borçlu hakkında yalnız sosyal medya görüntülerine dayanılarak ücret haczi kurulamaz; gerçek işveren ve alacak niteliği doğrulanmalıdır.
Türkiye’de icra işlemleri bakımından yasal yetkiye dayalı resmî sorgular ve icra dairesinin talepleri önem taşır. Hollanda’dan gelen kimlik belgelerinde farklı soyadı kullanımı, doğum tarihi yazımı veya evlilikten kaynaklanan ad değişikliği varsa, aynı kişiye ait kayıtların hukuki bağlantısı dosyada kurulmalıdır. İsim benzerliğiyle yanlış kişiye ait işverene haciz yazısı gönderilmesi, alacaklı kadar üçüncü kişinin de zarar görmesine yol açar. Mümkün olan her eşleştirme, resmî ve güncel belgeye dayandırılmalıdır.
15. Hollanda’dan alınan belge apostilli olunca nafaka kendiliğinden tahsil edilir mi?
Apostil, kamu belgesinin imzası, mühür ve sıfatının uluslararası dolaşımına ilişkin tasdik yöntemidir; belgeyi Türk icra kararına dönüştürmez. Hollanda kararının Türkiye’de icra edilebilirliğini belirleyen hukuki rejim, ilgili Lahey Sözleşmesi ve uygulanabilen iç hukuk hükümleridir. Türkçe tercümenin noter veya yetkili makam usulüyle hazırlanması da hükmün maddi içeriğindeki bir eksikliği tamamlamaz. Örneğin kararın hangi tarihten itibaren ödeme öngördüğü yazılı değilse yalnız apostil bulunması bu başlangıç tarihini belirlemez.
Belge kontrol listesinde kararın tam metni, icra edilebilirlik veya gerekli kesinlik durumu, usulüne ilişkin belgeler, ödenmemiş taksit çizelgesi ve gerekiyorsa tercüme işlemleri farklı başlıklar altında tutulmalıdır. Lahey Sözleşmesi m.25’teki tanıma ve tenfize ilişkin belgelerle Türk icra dairesinin maaş haczi müzekkeresi için ihtiyaç duyduğu işveren bilgileri ayrı aşamaların gereğidir. Dosyada “apostil var” notu bulunması, tüm aşamaların tamamlandığı anlamına gelmez.
16. Hollanda’daki banka hesabına ödeme aktarımı nasıl izlenmelidir?
2007 Lahey Sözleşmesi m.6/2-f, nafaka ödemelerinin tahsilini ve gecikmeksizin aktarılmasını kolaylaştırma işlevini merkezî makamların görevleri arasında sayar. Sözleşme m.35 ise sınır ötesi nafaka fon transferinin masraflarının azaltılmasına yönelik düzenleme içerir. Bu çerçeve alacaklı adına her durumda tek bir bankanın seçileceği veya bütün havalelerin ücretsiz yapılacağı garantisini vermez. Tahsilin hangi hesaba, hangi dosya açıklamasıyla ve hangi kişi yararına yapıldığı belgelerle takip edilir.
İcra dairesine gönderilen işveren kesintisinin hangi nafaka ayına mahsup edildiği ile Hollanda’daki alacaklının banka hesabına fiilen ulaşan tutar birbirinden ayrılmalıdır. Gönderim tarihindeki döviz kuru, transfer masrafı ve banka açıklaması sonradan yapılacak hesap itirazlarında delil olabilir. Aynı tutarın merkezî makam tarafından aktarılması ve borçlunun doğrudan hesaba ikinci kez ödeme yapması ihtimalinde çift tahsilâtın önlenmesi gerekir. Tahsil raporu oluşturulurken brüt kesinti, icra dosyasına giren ödeme ve alacaklının eline geçen net bedel ayrı sütunlarda gösterilir.
17. Borçlu nafakanın ödendiğini veya kararın değiştirildiğini söylerse ne yapılır?
İcra dosyasında borçlunun ödeme yaptığına ilişkin savunması, işverenin resmî müzekkereyi kendi takdiriyle uygulamama yetkisi olduğu anlamına gelmez. Ödemenin belgelendirilmesi, hangi taksitlere mahsup edildiği ve ilgili icra makamına bildirilmesi gerekir. Nafaka kararının değiştirilmesine ilişkin yeni bir mahkeme kararı ileri sürülüyorsa, bu kararın eski dönem borçlarını ve ileriye dönük ödemeleri hangi tarihten itibaren etkilediği incelenmelidir. Aynı ödeme için birden çok tahsil işlemi yürütülmemelidir.
Lahey Sözleşmesi m.10 farklı talep türleri içinde kararın değiştirilmesini ayrıca sayar; ancak başvuru seçeneğinin bulunması, önceki kararın başvuru anında kendiliğinden hükümsüzleşmesi demek değildir. Borçlu, mahkeme kararına veya yetkili merci işlemine dayanarak yasal itiraz hakkını kullanmalıdır. Alacaklı ise kendi hesabında hüküm tarihini, ödenen ayları, olası yeni kararın yürürlük anını ve bakiyeyi şeffaf tutmalıdır. Belgeli hesap esas alınmadığında, uluslararası dosyada gereksiz itirazlar ve tahsil gecikmeleri artar.
18. Hollanda’dan Türkiye’ye gelmeden hangi işlemler yürütülebilir?
Merkezî makam üzerinden iletilen 2007 Lahey başvuruları, alacaklının mutlaka Türkiye’ye giderek icra dairesinin kapısında bulunmasını esas almaz. Türkiye’de avukat aracılığıyla yürütülen yargılama ve icra işlemleri de usulüne uygun temsil yetkisine dayanır. Bununla birlikte “Türkiye’ye gelmeye gerek yok” ifadesi hiçbir belge, kimlik doğrulaması veya yetki kontrolü yapılmayacağı anlamına gelmez. Konsoloslukta düzenlenebilecek vekâletname, yabancı noter belgesi, tercüme ve temsil sınırları ilgili işlem yönünden ayrı ele alınır.
Türkiye’deki avukata iletilecek dosyada kararın tam nüshası, tarafların kimlik bilgileri, nafakanın dönemsel hesap tablosu, daha önceki başvuru ve icra dosyası numaraları, borçlunun işyeri hakkında doğrulanabilir bilgiler bulunmalıdır. Merkezî makam başvurusu yapılmış olmasıyla aynı konuda doğrudan başka bir takip açılması çifte takip ve hesap uyuşmazlıkları yaratabilir. Bu nedenle vekilin ilk işi yeni işlem yapmak değil, daha önce aynı ilama ilişkin açılmış dosyaları ve tahsil edilmiş tutarları belirlemek olmalıdır.
19. Nafaka dosyasında harç, avukatlık ve çeviri giderleri nasıl incelenir?
Lahey Sözleşmesi m.8, merkezî makamların kendi hizmetlerine ilişkin masraf ve istisnai gider rejimini düzenler; m.14–17 hukuki yardıma ilişkin esasları içerir. Bu maddelerden alacaklıya her türlü yargılama, çeviri, vekâletname veya banka transfer masrafının her zaman sıfır olacağı sonucu çıkmaz. Çocuk nafakası başvurusunun kapsamı, taraf devlet beyanları, başvuru yolu ve Türkiye’de yürütülecek somut işlemler maliyet bakımından ayrı değerlendirilir. Gider kalemi doğmadan önce bunun hangi işleme ait olduğu ve kimin üzerinde kalacağı belirlenmelidir.
Türkiye’deki icra dosyasında tebligat, tercüme ve gerekli işlem giderlerinin takibi, muhasebeleştirilmesi gerekir. Nafaka kararının ilam niteliğinde olmasıyla avukatlık ücretinin hangi sözleşmeye göre ödeneceği birbirinden farklı sorulardır. Hollanda’daki alacaklının Türkiye’de fiilen tahsil edeceği rakama ilişkin beklenti kurarken birikmiş asıl alacak, faiz hesabı, dosyaya yapılan tahsilât ve masraflar ayrı gösterilmelidir. Resmî kanunda düzenlenmeyen sabit “garanti tahsil ücreti” veya kesin sonuç beyanı yapılmamalıdır.
20. İcra müzekkeresi gönderilmeden önce son hukuki denetim
Dosyanın son kontrolünde önce kararın hangi tür nafakayı düzenlediği ve hangi taraf için verildiği, ardından karara ilişkin tanıma/tenfiz veya Türkiye’de doğrudan icra edilebilirlik durumu tespit edilir. Sonra borçlu kimliği, aylık tahakkuk hesabı, geçmiş ödeme mahsupları ve işverenin gerçek tüzel kişiliği doğrulanır. İcra müzekkeresinde dayanak kararla uyumlu dosya numarası ve hesap bulunmalıdır. İşverenin kesinti oranına ilişkin yazısı, kanuni nafaka istisnalarını ve diğer hacizleri dikkate alacak biçimde incelenir.
Tebligat tarihi, işverenin bir haftalık İİK m.355 yanıt süresi, gelen bordro bilgisi ve kesintilerin hangi tarihte icra dosyasına girdiği düzenli izlenir. İşveren değişirse yeni işyerine yönelik tebligat ihtiyacı belirlenir. İşveren m.355 yükümlülüğünü ihlal ederse m.356 kapsamında sorumluluk hesabı yalnız somut kesilmeyen/gönderilmeyen tutarlara dayandırılır. Hollanda’ya aktarılan her ödemenin alacaklı tarafından teslim alındığı ayrıca belgelenir. Bu aşamaların birini atlayıp yalnız “Hollanda kararım var, maaşını bağlayın” denilmesi hukuken yeterli bir tahsil stratejisi değildir.
21. Türkiye genelinde dosya takibi ve Mersin uygulaması
Hollanda’dan açılacak nafaka dosyasında görevli ve yetkili makamı alacaklının Türkiye’deki avukatının bulunduğu il otomatik olarak belirlemez. Nafaka kararının tanınması/tenfizi ve icrası için ilgili sözleşme, MÖHUK ve Türk icra usulü birlikte değerlendirilir. Borçlunun adresi, malvarlığı ve işyeri kayıtları üzerinden usulüne uygun yetki ve işlem planı kurulur. Mersin’deki hukuk büromuz, Türkiye genelindeki dosyalar için uzaktan belge inceleme, yerel vekil koordinasyonu ve icra takibi süreçlerini yürütebilir.
Dosya paylaşımı için önce taraf adları, kararın ülkesi ve tarihi, nafaka türü, ödenmeyen taksitler ile Türkiye’de işveren bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Hukuki bilgilendirme yazıları, dosya görülmeden kazanılacak tahsil tutarını veya süresini garanti etmez. Ayrıntılı işlem için iletişim sayfasındaki güncel kanallar kullanılabilir. Ayrıca yurt dışı nafaka alacaklarının tahsili rehberimizle birlikte okunarak genel prosedür ve bu yazıdaki işveren ücret haczi ayrımı karşılaştırılabilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Hollanda’da yaşayan anne Türkiye’deki babanın maaşını haczettirebilir mi?
Türkiye’de icra edilebilir nafaka kararına dayalı takipte, borçlunun ücretinin bulunduğu işverene resmî haciz bildirimi gönderilebilir. Hollanda kararının Türkiye’de icra edilebilirliği ve uygulanacak Lahey usulü önce tespit edilir.
2. LBIO ile Türk icra dairesi aynı makam mıdır?
Değildir. LBIO Hollanda’da ilgili merkezî makamdır; Türkiye’de nafaka işlemlerinde Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü merkezî makam işlevi görür. İcra dairesi Türk hukukuna göre kesinti müzekkeresini yürütür.
3. İşveren haciz yazısını kaç günde cevaplamalıdır?
İİK m.355 uyarınca kanuni muhatap haczin yapıldığını ve ücret miktarını nihayet bir hafta içinde icra dairesine bildirmelidir. Bu süre, ücret haczi bildiriminin tebliğinden itibaren işverene ilişkin yükümlülüktür.
4. İşveren hiçbir kesinti yapmazsa hangi madde uygulanır?
İİK m.356, m.355 uyarınca kesilip gönderilmesi gereken paranın kesilmemesi veya gönderilmemesi hâlinde işverenin özel icra sorumluluğunu düzenler. Somut eksik kesinti miktarı bordrolarla tespit edilir.
5. Her nafaka dosyasında en fazla maaşın dörtte biri mi kesilir?
Hayır. Genel ücret haczi korumaları yanında nafaka alacaklarına ilişkin özel hükümler vardır. Cari nafaka ve birikmiş nafaka bakımından uygulanacak kesinti rejimi ve diğer hacizler ayrı kontrol edilmelidir.
6. Hollanda mahkemesi kararına apostil alınması yeterli mi?
Hayır. Apostil yabancı belgenin şekli doğrulamasına ilişkindir; Türkiye’de icra edilebilirlik ve gerekliyse tanıma-tenfiz aşamalarının yerine geçmez. Kararın hüküm fıkrası ve gerekli belgeler incelenmelidir.
7. Borçlu işten çıkarsa önceki işverenin yükümlülüğü nasıl değerlendirilir?
İİK m.355’te işin sona ermesi veya ücretin değişmesi hâlinde bildirim yükümlülüğü vardır. Önceki işverence kesilmeyen tutarlar ve yeni işverene yönelik yeni tebligat farklı hususlardır.
8. Hollanda’dan Türkiye’ye gitmeden dosya yürütmek mümkün mü?
Uluslararası merkezî makam başvuruları ve Türkiye’de yetkili avukat aracılığıyla usul işlemleri uzaktan yürütülebilir. Belge doğrulaması ve temsil yetkisi somut işlem için ayrıca kontrol edilir.
9. Birikmiş nafaka hesabında banka ödemeleri nasıl gösterilir?
Ödeme dekontu, ait olduğu taksit dönemi ve tahsil tarihiyle birlikte hesap tablosuna işlenir. Aynı ödeme ikinci kez borç yazılamaz; kararın artış ve faiz koşulları ayrıca incelenir.
10. Bu rehber Hollanda’dan her tür nafaka için otomatik uygulama sağlar mı?
Hayır. Çocuk nafakası ile eş nafakası arasında 2007 Lahey Sözleşmesi m.2 bakımından kapsam farklılıkları bulunur. Akit devlet çekince ve beyanları, belgenin niteliği ve mevcut tahsil dosyası ayrı incelenir.
Resmî mevzuat ve devam okuması
Uluslararası sözleşmenin özgün metni HCCH 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi; Türkiye uygulamasına ilişkin resmî açıklama Adalet Bakanlığı Nafaka Bürosu; ücret haczine ilişkin yargı uygulaması UYAP İçtihat; temel kanun hükümleri için Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden 2004 sayılı İİK, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5718 sayılı MÖHUK metinleri incelenebilir. İlgili iç yazılar: yabancı nafaka anlaşması ve Lahey m.30, nafaka başvurusunda adres gizliliği ve birikmiş nafakada zamanaşımı.
Bu yazı 29 Ekim 2026 tarihinde hazırlanmış genel hukuki bilgilendirmedir; bireysel dosyadaki karar, uygulanacak devlet beyanları, icra evrakı ve ödeme kayıtları incelenmeden kesin tahsilat sonucu veya miktarı belirtmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
