Hollanda’da Yaşayan Çocuk İçin Türkiye’deki Ebeveynden Nafaka Tahsili: LBIO ve 2007 Lahey Sözleşmesi
29 Ekim 2026 mevzuat incelemesi. Hollanda’da yaşayan çocuk adına Türkiye’deki ebeveynden nafaka tahsili için LBIO ve merkezî makam süreci, 2007 Lahey Sözleşmesi ve TMK maddeleri temelinde ele alınmaktadır.
Kısa ve net cevap
Hollanda’da yaşayan çocuk adına, Türkiye’de bulunan nafaka borçlusuna karşı sınır ötesi tahsil başvurusu yapılabilir. Hollanda’da görevli merkezî makam Landelijk Bureau Inning Onderhoudsbijdrage (LBIO), Türkiye’deki merkezî makam ise Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüdür. Her iki ülke 23 Kasım 2007 tarihli Lahey Nafaka Sözleşmesi kapsamındadır. Hollanda’da verilen bir nafaka kararının Türkiye’de uygulanması için kararın niteliği, belgeleri ve Sözleşme hükümleri incelenir; yalnızca kararın tercüme edilmesi icra takibi başlatmaya yetmez. Türk mahkemesinin yeni bir nafakaya hükmetmesi gereken dosyalarda ise çocuk bakımından TMK m.327–334 uygulanır. Bu iki usul birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Hollanda’da nafaka dosyasının ilk ayrımı: mevcut karar mı, henüz karar yok mu?
Hollanda–Türkiye nafaka uyuşmazlıklarında yapılacak ilk işlem, alacaklının elindeki belgenin hukuki niteliğini belirlemektir. Hollanda mahkemesinin imzalı kararı, tarafların aralarında düzenlediği ödeme anlaşması, Türk mahkemesinin nafaka ilamı ve yalnızca belediye veya sosyal yardım kurumu yazısı aynı belge değildir. Sınır ötesi tahsil mekanizması, mevcut kararın tanınması ve yerine getirilmesi ile yeni nafaka kararının kurulması arasında ayrım yapar. 2007 Lahey Sözleşmesi m.10 başvuru türlerini ayrı düzenler; kararın tanınması veya tenfizi, talep edilen devlette karar elde edilmesi ve mevcut kararın değiştirilmesi farklı başvuru yollarıdır. Başlangıçta bu ayrım yapılmazsa dosyada bir mahkeme kararını yeniden tesis ettirmeye çalışmak, yürürlükteki kararın etkili icrası yerine gereksiz işlem doğurabilir. Kararın verildiği ülke, karar tarihi, taraflar, alacaklı çocuk, nafaka miktarı, ödeme dönemleri ve kararın icra kabiliyetini gösteren belgeler birlikte incelenmelidir. Karardaki çocuk nafakasıyla eski eş lehine hükmedilen partneralimentatie kalemleri de ayrı gösterilmelidir. Sözleşmenin kapsamı ve Türkiye’nin beyan veya çekinceleri her kalem için aynı sonuca götürmeyebilir. Bu ayrım yalnız akademik değildir; başvuruyu kimin yapacağını, hangi belgelerin gerekli olduğunu ve mahkemeden ne isteneceğini doğrudan belirler.
2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi Hollanda ve Türkiye arasında uygulanır mı?
Evet. 2007 tarihli Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafakası Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Lahey Sözleşmesi Türkiye bakımından 1 Şubat 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hollanda, Avrupa Birliğinin Sözleşmeye onayı kapsamında bağlı devletler arasındadır. Bu sonuç, ülkelerin güncel taraflık durumunu yayımlayan Lahey Uluslararası Özel Hukuk Konferansı (HCCH) kayıtlarıyla doğrulanabilir. Sözleşme yalnızca iki ülkenin taraf olmasını kayda geçirmekle sınırlı değildir: merkezî makamlar arasında başvuru iletimi, gerekli işlemlerde yardım, mevcut kararların tanınması ve yerine getirilmesi için bir işbirliği sistemi kurar. Fakat her başvurunun kabulü, her kararın hiçbir inceleme yapılmadan icrası veya bütün masrafların koşulsuz karşılanması anlamına gelmez. Lahey m.20–22 tanıma ve ret sebepleri hakkında kurallar, m.24 alternatif tanıma usulü ve m.15 çocuk nafakası başvurularında adli yardım konusunu içerir. Türkiye’nin Sözleşme kapsamında bildirdiği çekince ve beyanlar dosyanın inceleme tarihinde resmi taraflık tablosundan doğrulanmalıdır. Bu nedenle yalnızca “Lahey anlaşması var” cümlesiyle işin tamamlandığı söylenemez; seçilecek başvuru ve kararın niteliği somut belgelerle eşleştirilir.
LBIO nedir, hangi başvuruda yetkilidir?
LBIO, Hollanda’da nafaka tahsil ve uluslararası nafaka başvuruları alanında faaliyet gösteren kurumdur. HCCH’nin resmî merkezî makam kaydı, Hollanda için Landelijk Bureau Inning Onderhoudsbijdrage kurumunu göstermektedir. Hollanda’da yaşayan ve Türkiye’deki borçludan nafaka alacağı bulunan kişiler, Hollanda’daki başvuru kanalı hakkında doğrudan LBIO’nun uluslararası nafaka tahsili sayfasını incelemelidir. LBIO, sınır ötesi borçluya karşı Hollanda’daki sıradan yerel icra işlemlerinin aynen yürütülemeyeceğini belirtir; yabancı ülkede kararın tanınması veya uygulanması için ayrıca işlem gerekebilir. Başvuranın Hollanda’daki ikamet durumu, alacaklının sıfatı, kararın türü, borçlunun Türkiye’de bulunması ve talep edilecek işlem türü, kurumun dosyayı hangi yoldan ele alacağını etkiler. LBIO’nun varlığı, Türk mahkemeleri veya icra dairelerinin görevini ortadan kaldırmaz. Başvurunun merkezî makam üzerinden iletilmesi, istenen işlem Türkiye’de yapılacaksa ilgili Türk makamlarının değerlendirmesine ve uygulanabilir hukuk kurallarına bağlıdır. Kurumun internet sitesindeki güncel başvuru formları ve evrak listesini kullanmak, üçüncü taraf internet sitelerinde dolaşan eski formların sebep olduğu gecikmeleri önler.
Türkiye’deki merkezî makamın rolü
Türkiye bakımından 2007 Lahey Sözleşmesi m.4 uyarınca belirtilen merkezî makam, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüdür. Kurumun bilgileri HCCH’nin Türkiye merkezî makam kayıtlarında yer alır. Sözleşme, merkezî makamların başvuruları alma ve iletme, uygun işlemlere yardımcı olma, yer ve gelir bilgilerine erişim bakımından işbirliği yapma ve tahsil amacına yönelik işlemleri kolaylaştırma fonksiyonlarını düzenler. Bu fonksiyonların her biri, başvuranın karşı tarafın bütün kişisel verilerine koşulsuz ulaşacağı anlamına gelmez. Özellikle adres, gelir ve malvarlığı bilgilerinin gizlilik rejimi ile başvuru sahibine iletilecek bilgi arasında fark vardır. Başvuru sahibi aynı anda Hollanda kurumuna, Türk mahkemesine ve icra müdürlüğüne birbirinden habersiz çelişkili talepler gönderirse aynı ayın borcu hakkında hesap karışıklığı doğabilir. Dosya yöneticisi hangi tarihte hangi mercie başvurduğunu, hangi kararın hangi ülkede işlem gördüğünü ve alınan tahsilatları bir dosya kronolojisinde göstermelidir. Merkezî makam başvurusunun açılması, yargısal itirazların veya savunma hakkının kaldırılması sonucunu doğurmaz.
Çocuk nafakasının Türkiye’deki hukuki temeli: TMK 327–334
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.327 çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerinin ana ve baba tarafından karşılanacağını düzenler. m.328 bakım borcunun erginliğe kadar sürdüğünü; çocuk ergin olmakla birlikte eğitime devam ediyorsa ana ve babanın şartlara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimin sonuna kadar bakım yükümlülüğünün devam ettiğini belirtir. m.329 küçüğe fiilen bakan anne veya babaya diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açma imkânı verir. m.330 miktarın çocuğun ihtiyaçları, ana babanın yaşam koşulları ve ödeme güçlerine göre saptanacağını, çocuğun gelirlerinin de dikkate alınacağını ve nafakanın her ay peşin ödeneceğini belirtir. m.331 durumun değişmesi üzerine hâkimin istem üzerine miktarı yeniden belirlemesini veya nafakayı kaldırmasını düzenler. m.332 dava sırasında gerekli geçici önlemlere, m.334 sürekli ve ısrarlı ödeme ihlali veya malvarlığını kaçırma benzeri hallerde geleceğe yönelik güvenceye ilişkindir. Bu maddeler Türk maddi hukuku uygulanacak dosyaların temelidir; Hollanda mahkemesinin verdiği mevcut kararın tanınması ve uygulanmasına yönelik her işlemin doğrudan Türk hukuku uyarınca yeniden nafaka hesabı yapılmasını gerektirdiği söylenemez. Önce milletlerarası sözleşme, kararın etkisi ve uygulanacak hukuk saptanmalıdır. Bir başka önemli nokta: Hollanda hukukunda çocuk nafakası bakım yükümlülüğünün yaş sınırı ile Türkiye’de TMK m.328’de öngörülen sistem aynı değildir. Bu nedenle Hollanda kararındaki yaş hesabı Türkiye’de hiçbir değerlendirme yapılmadan doğrudan Türk hukukundaki yeni talep üzerine taşınmamalıdır.
Hollanda mahkeme kararının belgelendirilmesi
Sınır ötesi nafaka dosyasının merkezinde kararın tam metni bulunur. Kararın yalnızca tek sayfalık özetinin veya avukatın e-posta açıklamasının sunulması, borçlu kimliği, çocuk bilgisi, hükmedilen aylık tutar, başlangıç tarihi, artış koşulu ve kararın uygulanabilirliği gibi kritik bilgilerin eksik kalmasına yol açar. Başvuru öncesinde kararın mahkeme veya yetkili makam tarafından düzenlenmiş doğrulanabilir nüshası alınmalıdır. Lahey Sözleşmesi m.25, tanıma ve tenfiz başvurusunda gerekli belge çerçevesini düzenler; kararın tam metni, kararın menşe devlette yerine getirilebilir olduğuna ilişkin belge, tebligat ve savunma hakkıyla ilgili bazı durumlarda gereken belgeler bu çerçevede önem taşır. Kararın kesinleşmesi ile icra edilebilir olması aynı hukuki kavram değildir. Her iki kavramın nasıl ispatlanacağı, kararın türüne ve uygulanabilir sözleşme hükümlerine göre ele alınmalıdır. Belge kontrolünde Hollanda kararının verildiği mahkemenin adı, dosya numarası, sayfa sayısı, kararın tarihi ve taraflara bildirimi açık şekilde kaydedilir. Eksik belge nedeniyle başvurunun geri çevrilmesi veya tamamlatılması, alacaklının daha geç tahsilat yapması demektir. Bu nedenle belge denetimi, hesap cetvelinin hazırlanmasından önce veya onunla eş zamanlı yapılmalıdır.
Apostil, tercüme ve resmî belgeler
Hollanda’dan temin edilen her belge için tek cümlelik “mutlaka apostil gerekir” kuralı doğru değildir. Uluslararası sözleşmelerde belirli belgeler ve merkezî makamlar arasındaki iletişim bakımından özel düzenlemeler bulunur. 2007 Lahey Sözleşmesi m.41, Sözleşme çerçevesinde tasdik ve benzeri formaliteler konusunda özel hüküm içerir. Dolayısıyla talep, Sözleşme kapsamındaki merkezî makam işlemi mi, ayrı bir Türk mahkemesine sunulacak yabancı belge mi, yoksa tapu veya nüfus işlemi mi, önce ayrılmalıdır. Çeviri yönünden kararın dili, istenen devletin kabul ettiği dil ve makamlarca talep edilen tercüme koşulları dosya bazında belirlenir. Kararın başlığındaki “alimentatie” kelimesi tek başına çocuk ile eski eş nafakasının aynı tutar olduğunu göstermez; hüküm fıkrasının eksiksiz çevirisi şarttır. Hollanda’daki kısaltmalar ve ödeme periyotları da doğru aktarılmalıdır. Aylık nafakaya ilişkin bir Euro tutarı, Türk Lirası cinsinden kesin bir asıl alacağa çevrilerek bütün dönemler için gelişigüzel sabitlenmemelidir. Başvurulan makamın döviz borcu, kur ve faiz konusundaki kurallarını ayrıca dikkate alan bir hesap yapılır. Bu açıklamalar belge hazırlığında işlevi olmayan fazla apostil ve tercüme giderinin önüne geçmek içindir; başvurulan makamın usulî eksiklik bildirimleri mutlaka karşılanmalıdır.
Birikmiş nafaka alacağı için aylık hesap cetveli nasıl hazırlanır?
Bir nafaka kararına dayanarak “üç yıllık toplam borç” biçiminde tek rakam bildirmek, ödeme uyuşmazlığının denetlenmesini zorlaştırır. Sağlıklı hesap için her takvim ayı ayrı satırda gösterilmelidir: o aya ait karar tutarı, ödeme vadesi, o ayın artış kuralı, borçlunun yaptığı ödeme, ödeme günü, ödeme açıklaması ve kalan bakiye. Mahkeme kararının birden fazla çocuğu kapsaması halinde çocuk bazında ayrım yapılır. Alacaklı Hollanda’da tahsil ettiği ve borçlunun Türkiye’de ödediği miktarları birlikte değerlendirmelidir; iki ülkede aynı aya ilişkin ödeme bulunduğunda mükerrer alacak oluşturulmamalıdır. 2007 Lahey Sözleşmesi m.25 uyarınca geçmişe dönük borç dökümü önem taşıyabilir. Artış oranı kararda yer alıyorsa hangi tarihte uygulanacağı ve varsa endekse bağlı koşullar belgeyle açıklanmalıdır. Hollanda bankasından yapılan transferin açıklama kısmında yalnız “para” yazması, ödemenin hangi aya mahsup edildiğini tartışmalı hale getirebilir. Bu nedenle banka dekontu ile ödeme yazışmaları birlikte dosyaya konulur. Sitemizdeki nafaka dekontu ve banka açıklaması rehberi ödeme belgesinin ispat yönünü açıklar. Birikmiş borç bakımından zamanaşımı ve itirazlar ayrıca incelenir; birikmiş yurt dışı nafaka rehberimiz bu ayrım için bağlantılı kaynaktır.
Nafaka borçlusu Türkiye’deyse malvarlığı araştırması ve icra aşaması
Sınır ötesi başvurunun amacı nihai olarak geçerli bir kararın Türkiye’de uygulanmasıdır. Türkiye’de borçlunun maaşı, banka hesabı, taşınmazı veya başka malvarlığı bulunması, uygulanabilir icra yolunun değerlendirilmesini gündeme getirir. Ancak karar Türkiye’de icra edilebilir niteliğe getirilmeden yalnızca Hollanda’daki kararın fotokopisiyle kesin sonuç alınacağı söylenemez. Lahey Sözleşmesi m.32 kararların talep edilen devletin hukukuna göre yerine getirilmesine ilişkin çerçeve sunar; m.34 tahsil için etkin tedbirleri düzenler. Türkiye’de hangi icra yolunun kullanılacağı, kararın hukuki niteliği ve Türk icra mevzuatı altında belirlenir. Maaş ve banka bilgileri gizlilik ve usul kuralları çerçevesinde elde edilir; borçlunun Türkiye’de bulunduğunu söylemek, tapu ve banka kayıtlarına sınırsız erişim yetkisi vermez. Özellikle borçlunun Türkiye’de taşınmazı olduğu biliniyorsa taşınmazın gerçekten onun adına tescilli olup olmadığı, haciz ve öncelik durumu araştırılır. Bu aşamada ortaya çıkan işlem ücretleri ve giderler baştan dosya bütçesine yazılmalıdır. “LBIO başvurusu ücretsizdir” bilgisi, Türk icra sisteminde hiçbir masraf ve vekâlet ücreti olmayacağı anlamına gelmez. İcra tahsilatı gerçekleştiğinde Hollanda’daki makama hangi döneme ait ne miktar alındığı bildirilmelidir.
Borçlu Türkiye’ye taşındıysa Hollanda’daki karar kendiliğinden ortadan kalkar mı?
Hayır. Borçlunun ikamet ülkesini değiştirmesi tek başına mevcut nafaka kararını ilga etmez. Ülke değişikliği, hangi ülkede tahsil imkânının aranacağını ve değişiklik talebi için hangi merciin yetkili olacağını etkileyebilir. Mevcut kararın kaldırılması, azaltılması veya değiştirilmesi bakımından seçilen yol, yalnız borçlunun son adresine dayanılarak belirlenmemelidir. 2007 Lahey Sözleşmesi m.18 bakımından bazı durumlarda kararın verildiği devlet dışındaki bir devlette değişiklik başvurusu yapılmasına ilişkin kısıtlamalar vardır. Borçlunun Hollanda’dan ayrıldığı tarih, kararın çıktığı mahkeme, alacaklı çocuğun mutat meskeni ve önceki değişiklik kararları bu incelemede önem taşır. Kira, ücret veya işsizlik gibi ödeme gücü göstergeleri kendiliğinden ödeme miktarını değiştirmez. Türk maddi hukuku uygulanacak bir nafaka davasında TMK m.331, durumun değişmesi halinde hâkime istem üzerine müdahale yetkisi tanır. Ne var ki bu hüküm, Hollanda’da kurulmuş her nafaka kararını Türkiye’de doğrudan yeniden hesaplatma imkânı olarak sunulmamalıdır. Alacaklı açısından uygulanması durdurulmamış bir karar varken kişisel mutabakatla miktarın fiilen azaltılması da daha sonra biriken borç konusunda uyuşmazlık doğurabilir; değişikliklerin yazılı ve hukuken geçerli şekilde kayıt altına alınması gerekir.
Çocuk 18 yaşını geçtiğinde nafaka nasıl değerlendirilir?
Hollanda ile Türkiye arasında çocuk nafakası için özellikle yaş konusu dikkatle incelenmelidir. Türk Medenî Kanunu m.328 anne ve babanın bakım borcunu erginliğe kadar öngörür ve erginlikten sonra eğitimi devam eden çocuk için şartlarına göre ek bir bakım yükümlülüğü düzenler. Hollanda hukukunda ise anne babanın çocuklarına karşı mali bakım yükümlülüğünün genel çerçevesi 21 yaşına kadar devam edecek biçimde açıklanır. Bu iki sistem farklıdır. Hollanda kararının 18 yaşından sonraki dönemleri de kapsaması, borçlunun sırf Türk Medenî Kanunundaki erginlik kuralını ileri sürerek bütün alacağı otomatik olarak sildireceği anlamına gelmez. Aksine, Türkiye’de Türk hukukuna göre yeni bir ergin çocuk talebinde bulunulduğunda Hollanda’daki yaş kuralının aynen kullanılacağı da söylenemez. 2007 Lahey Sözleşmesi m.2 kapsam açısından çocukların yaşına ilişkin temel sınırı belirler ve devletlere belirli beyan imkânları tanır. Karardaki yaş dönemi, Sözleşmenin uygulanabilirliği ve başvurunun konusu birlikte incelenir. Alacaklı çocuk ergin olduysa başvuruyu kimin yapabileceği ve temsil yetkisinin devam edip etmediği de yeniden değerlendirilmelidir. Hukuki ayrım yapılmadan 18 yaşını geçen çocuğun tüm nafakasının bittiği veya her hâlde 21 yaşına kadar devam ettiği şeklinde mutlak cevap verilmemelidir; her iki ifade de farklı hukuk düzenlerini karıştırır.
Partneralimentatie ile kinderalimentatie neden ayrı dosyalanmalıdır?
Hollanda uygulamasında kinderalimentatie çocuk nafakasını, partneralimentatie eski eş veya eski kayıtlı partner lehine öngörülen nafakayı ifade eder. Bu kavramların tek “nafaka” başlığı altında birleştirilmesi, Sözleşmenin kapsamı ve tanıma süreci bakımından hatalı yönlendirmeye sebep olabilir. 2007 Lahey Sözleşmesi m.2, çocuk nafakası yanında eşler arası nafaka taleplerine ilişkin farklı kapsam ve bağlantı koşulları düzenler; devletlerin belirli beyan ve çekinceleri önem taşır. Bir kararda çocuk için aylık bir tutar, diğer eş için ayrı bir tutar bulunduğunda kararın hüküm fıkrasındaki iki alacak ayrı hesaplanır. Boşanmanın tanınması, eşe yönelik nafakanın yerine getirilmesi ve çocuğa yönelik nafakanın tahsili de üç ayrı hukuki meseledir. Türkiye’de evliliğin nüfus kaydına işlenmiş olması, bütün mali hükümler hakkında kendiliğinden icra yeteneği oluştuğunu ispatlamaz. Bu nedenle başvuru evrakı hazırlanırken her alacaklı, her dönem ve her ödeme türü net olarak gösterilmelidir. Nafakanın hangi tarafça talep edilebileceği, tarafların yaşam koşulları ve kararı veren makamın hukuki niteliği incelenir. Özellikle iki alacak bir banka transferiyle ödenmişse, ödeme açıklamasının hangi kaleme ilişkin olduğunu gösteren belge bulunması ileride mahsup ihtilafını azaltır.
Tebligat ve savunma hakkı neden tahsil dosyasının parçasıdır?
Sınır ötesi nafaka tahsilinde hızlı işlem arzusuyla kararın usul güvenceleri ihmal edilmemelidir. 2007 Lahey Sözleşmesi m.22 belirli durumlarda tanıma ve tenfizin reddi sebeplerini düzenler. Karar verilirken tarafın yargılamaya uygun biçimde katılabilmesi veya savunma yapabilmesi bakımından gerekli usul şartları önem taşıyabilir. Hollanda mahkemesinin verdiği gıyabi kararın Türkiye’de yerine getirilmesinde yalnız karar tarihi değil, yargılamaya çağrı ve bildirim belgeleri de talep konusu olabilir. Bir tarafın tebligatı fiilen okumamış olması ile usulün öngördüğü bildirim yapılmamış olması farklı olgulardır. Dosya hazırlanırken hukuki değerlendirme yerine “tebligatı hiç almadı, o halde hiçbir işlem yapılamaz” gibi genellemeler kullanılmamalıdır. Buna karşılık eksik tebligatın sonucu yokmuş gibi davranmak da yanlıştır. İtiraz ve başvuru sınırları Sözleşmenin metniyle birlikte değerlendirilmelidir. Bu konuda sitemizde bulunan Lahey m.22 kapsamında savunma ve tebligat rehberi bağlantılı detayları açıklar. Mahkeme kaydından tebligat tarihi, tebligat adresi ve kararın taraflara bildirimi mümkün olduğu ölçüde resmî olarak doğrulanmalıdır.
Nafaka alacaklısının gizlilik hakkı ve çocuğun güvenliği
Nafaka dosyası çoğu zaman çocuğun açık adresini, okul bilgilerini, aile içi şiddet iddialarını ve ayrılık sonrası iletişim kayıtlarını içerir. Bu kayıtların tamamının karşı tarafa kontrolsüz gönderilmesi gerekmez. 2007 Lahey Sözleşmesi m.40, kişisel bilgilerin korunması ve açıklanması hakkında güvenlik esasları içerir. Başvuran Hollanda’da korunan adreste yaşıyorsa kurumla iletişim kurarken adres güvenliği ihtiyacını açıkça belirtmelidir. İkamet belgesi ve çocuğun okul belgesi talep edildiğinde, bunların hangi makam için ve hangi hukuki işleme dayanak olarak istendiği ayrı sorulmalıdır. Gereksiz kimlik ve sağlık belgesi paylaşımı yapılmamalıdır. Öte yandan gizlilik istemi, zorunlu taraf kimlik bilgilerini eksik bırakarak dosyanın yürütülememesine neden olacak şekilde uygulanmamalıdır. Merkezî makamın bilgileri alması ile bütün bilgilerin borçluya açıklanması aynı işlem değildir. Çocuğa ilişkin belgeler yalnız gerekli kapsamda kullanılmalı, vekil ve kurumlar arasında güvenli iletişim kanalı tercih edilmelidir. Bu ayrım özellikle aile içi şiddet veya koruma tedbiri içeren boşanma kararlarında önem taşır. Gizlilik ihtiyacına ilişkin dosya notu, başvurunun en başından itibaren belgelerin önünde tutulmalıdır.
Hollanda’da yaşayan alacaklı için işlem sıralaması
İşlem planı beş somut aşamadan oluşur. İlk olarak Hollanda kararının tam metni, mahkeme adı ve uygulanabilirliğine ilişkin belgeler alınır; karar yoksa yeni talebin kurulacağı yetki ve uygulanacak hukuk ayrı araştırılır. İkinci olarak çocuğun kimlik ve doğum kayıtları, velayet veya temsil belgesi ile alacaklı sıfatı ortaya konulur. Üçüncü olarak aylık borç dökümü yapılır; borçlunun gönderdiği banka havaleleri ve daha önce gerçekleşen bütün tahsilatlar mahsup edilir. Dördüncü olarak LBIO’nun uluslararası tahsil sistemi üzerinden Türkiye’ye yöneltilecek başvuru türü belirlenir. Beşinci olarak Türkiye’de yetkili makam önünde istenecek tanıma, yerine getirme veya karar tesisi işleminin aşamaları takip edilir. Dosya ilerlerken başvuruların hangi numarayla kayıt altına alındığı ve ne zaman eksik evrak istendiği yazılı tutulmalıdır. Taraflardan biri sonradan ülke değiştirirse aynı dosya körlemesine sürdürülmez; adres ve irtibat bilgileri güncellenir. Bu plan, her başvuru için tek bir zorunlu belge listesi bulunduğunu iddia etmez; hangi merciin ve hangi hukuki yolun seçildiğine göre belge listesi güncellenir. Esas amaç bütün usulleri rastgele aynı anda denemek değil, mevcut kararın en uygun kanaldan etkili biçimde icrasını sağlamaktır.
Sık sorulan sorular — Hollanda Türkiye nafaka tahsili
1. Türkiye’deki babadan nafaka almak için Hollanda’ya gitmek gerekir mi?
Çocuk ve alacaklı Hollanda’da yaşıyorsa LBIO’nun uluslararası başvuru kanalı kullanılabilir. İşlemin Türkiye’de hangi mahkeme veya icra merciinde yürütüleceği ayrıca belirlenir; her dosyada fiziksel seyahat zorunluluğu bulunduğu söylenemez.
2. LBIO bir mahkeme midir?
Hayır. Hollanda’da nafaka tahsili ve uluslararası işbirliğinde görevli kurumdur. Türkiye’de gerekli yargısal veya icrai işlemleri ilgili Türk makamları yapar.
3. 2007 Lahey Sözleşmesi Türkiye’de geçerli mi?
Evet. Türkiye bakımından 1 Şubat 2017’de yürürlüğe girmiştir. Taraflık ve çekince bilgisi HCCH resmî listesinden kontrol edilir.
4. Hollanda kararının Türkçe tercümesi yeterli midir?
Hayır. Başvurunun türüne bağlı olarak kararın tam metni, icra edilebilirlik ve diğer usul belgeleri de gerekir. Lahey m.25 temel düzenlemelerden biridir.
5. Borçlu Türkiye’ye taşınırsa nafaka biter mi?
Hayır. Yer değişikliği tek başına mevcut kararı sona erdirmez. Tahsil ve değişiklik işlemlerinin mercileri farklılaşabilir.
6. Hollanda’da çocuk nafakası 21 yaşa kadar mı?
Hollanda’nın iç hukuk sistemi bakımından genel bakım yükümlülüğü 21 yaş sınırıyla açıklanır. Türkiye’de TMK m.328 farklıdır; geçerli kararın ve uygulanacak hukukun kapsamı ayrıca belirlenir.
7. Eski eş nafakası ile çocuk nafakası aynı başvuruda ele alınır mı?
Kararın her hükmü ayrı belirlenmelidir. Çocuk nafakası ve partneralimentatie için 2007 Lahey m.2’nin kapsam koşulları aynı değildir.
8. Borçlunun Türkiye’de banka hesabı bulunursa hemen haciz konulur mu?
Öncelikle kararın Türkiye’de uygulanabilirliği ve kullanılacak icra yolu belirlenir. Malvarlığı bulunması tek başına usulün tamamlandığı anlamına gelmez.
9. Daha önce yapılan kısmi ödemeler düşülür mü?
Evet, ilgili dönemin borcu hesabında ispatlanan ödemeler değerlendirilir. İki ülkede aynı ay için çift tahsilat talep edilmemelidir.
10. Karar alınmadan nafaka talebi yapılabilir mi?
2007 Lahey m.10, mevcut kararın uygulanması yanında belirli koşullarda karar tesisi başvurularını da düzenler. Yargı yetkisi ve uygulanacak hukuk incelenmeden makam belirlenmemelidir.
Resmî mevzuat ve bağlantılı hukuk rehberleri
Resmî kaynaklar: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu (Adalet Bakanlığı); 2007 Lahey Sözleşmesi tam metin; güncel taraflık ve çekince tablosu; Hollanda merkezî makamı LBIO; Türkiye merkezî makamı; LBIO uluslararası nafaka tahsil bilgileri.
Site içi bağlantılar: Yurt dışı nafaka alacağının tahsili; Yurt dışı nafaka başvurusunda yardım ve masraflar; Nafaka borçlusunun adresinin bilinmemesi; Yurt dışı nafaka kararının değiştirilmesi.
Türkiye geneli dosya takibi ve Mersin uygulaması
Türkiye’deki borçluya karşı uluslararası nafaka başvurularında dosyanın merkezî makam aşaması ile mahkeme ve icra aşaması ayrı takip edilmelidir. Türkiye’deki işlemler; nafaka kararının belge incelemesi, borç dökümünün hazırlanması, tebligat ve savunma kayıtlarının denetlenmesi, ilgili başvurunun takibi ve gerçekleşen tahsilatın kayıtlanması ekseninde yürütülür. Hollanda’da ikamet eden Türk vatandaşlarının her belge için Türkiye’ye seyahat etmesi zorunlu olduğu şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Temsilin kapsamı ve gerekli özel yetkiler somut işlem doğrultusunda hazırlanır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin merkezli çalışmasıyla Türkiye genelindeki hukuki süreçlerin değerlendirilmesi ve dosya takibi konusunda iletişim kabul eder. Bu yazı bir başvuru için otomatik başarı vaadi değil; mevzuat, karar ve belgelere dayalı bir usul haritasıdır. Hukuki değerlendirme yapılırken çocuk nafakasının eski eş nafakasından ayrılması, eski kararın hangi dönemi kapsadığı ve tahsilatın iki ülkede mükerrer kaydedilmemesi temel kontrol noktalarıdır. İletişim sayfası üzerinden mahkeme kararının niteliği ve ilgili belgeler hakkında bilgi alınabilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

