İlk Avukata Bilgi Vermeden İş Kabulünde Disiplin Şikâyeti: Avukatlık Kanunu 135/1-k
Kısa ve net cevap
Güncel Avukatlık Kanunu 135’in birinci fıkrasının k bendi, işin kabulünden önce aynı işle ilgili daha önce vekâlet verilen avukata bilgi verilmemesini uyarma cezası kapsamında düzenler. TBB Meslek Kuralı 39 yazılı bilgi verilmesini öngörür. Disiplin şikâyetinde önceki vekâlet, aynı iş, kabul tarihi ve bildirim kayıtları somutlaştırılmalıdır. Şikâyet, tek başına ücret alacağının veya tazminatın tahsili anlamına gelmez.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa özet
| Düzenleme | Muhatap | Temel konu |
|---|---|---|
| Avukatlık Kanunu 172 | İş sahibi | Birlikte takip için muvafakat süreci ve ücret sonuçları |
| Meslek Kuralı 39 | İkinci avukat | İşin kabulünden önce ilk avukata yazılı bilgi |
| Avukatlık Kanunu 135/1-k | İlgili avukat | Önceki avukata bilgi vermemenin disiplin karşılığı |
7571 sayılı Kanun sonrasında açık bent
25.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun ile avukatlık disiplin hükümleri yeniden düzenlenmiştir. 135/1-k, aynı işle ilgili önceki avukata iş kabulünden önce bilgi vermemeyi açıkça saymaktadır. Bu düzenleme değerlendirilirken Meslek Kuralı 39’daki yazılılık şartı da göz önünde tutulur. Böylece genel meslektaşlık açıklamaları yerine somut kanun bendi üzerinden inceleme yapılabilir. Eylemin tarihi ayrıca önem taşır.
Anayasa Mahkemesinin E.2025/50, K.2025/47 sayılı kararı ile daha sonra yapılan kanun değişikliği, hukuki geçmişin parçalarıdır. Güncel Danıştay kararında da bu süreç ele alınmıştır. Ancak eski bir disiplin fiilinin hangi kurala tabi olacağı ve sonraki düzenlemenin etkisi, zaman bakımından uygulama açısından ayrıca incelenir. Yeni kanun metninin bulunması, geçmişteki her olayın hiçbir değerlendirme yapılmadan aynı bentle sonuçlandırılacağı anlamına gelmez.
İhlal iddiasının temel unsurları
İlk olarak şikâyet eden avukatın aynı işle ilgili önceki vekâlet veya takip ilişkisinin ne olduğu ortaya konulur. Ardından yeni avukatın hangi işi ve hangi tarihte kabul ettiği belirlenir. Sonraki soru, iş kabulünden önce ilk avukata yazılı bilgi verilip verilmediğidir. Bu unsurların ayrı yazılması, şikâyetin yalnızca “dosyam alındı” gibi belirsiz bir yakınma olmaktan çıkmasını sağlar. İddia belirli ve denetlenebilir olmalıdır.
Aynı müvekkilin başka bir işi için yapılan danışmanlıkla mevcut dosyanın üstlenilmesi farklı olabilir. Bu nedenle dosya numarası bulunuyorsa gösterilir; henüz dava yoksa uyuşmazlığın konusu açıklanır. İkinci avukatın yalnızca adının bir belgede geçmesiyle fiilen hangi görevi üstlendiği aynı şey değildir. Kabul, vekâletname sunumu ve yapılan işlemler birlikte değerlendirilir. İnceleme, soyut meslek rekabeti iddiası üzerinden değil somut olay üzerinden yürütülür.
Hangi belgeler yararlı olur?
Önceki vekâletname, ücret veya iş sözleşmesi ve dosya işlemleri ilk ilişkinin kapsamını gösterebilir. Yeni vekâletnamenin sunulduğu kayıt, duruşma tutanağı, dilekçe ve ilgili yazışmalar yeni avukatın faaliyetini gösterebilir. Bildirim gönderildiği ileri sürülüyorsa metnin nüshası, gönderim ve teslim kayıtları incelenir. Her belgenin tarihi ve hangi olguyu desteklediği ek listesinde belirtilir. Gereksiz biçimde bütün dosyayı tekrar etmek yerine ilgili belgeler seçilir.
Danıştay’ın E.2026/4659, K.2026/4931 sayılı kararında vekâlet harç makbuzları, duruşma tutanakları ve davacı avukatın açıklamaları değerlendirilmiştir. Bu, bütün şikâyetlerde aynı belgelerin zorunlu ve yeterli olduğu anlamına gelmez. Somut dosyada iş kabulü başka kayıtlarla da ortaya konulabilir. Önemli olan her iddianın dayanağının gösterilmesidir. Kanıtlanmamış bir tarih veya görülmemiş bir belge varmış gibi yazılmamalıdır.
Bildirim yapılmadığı iddiası nasıl anlatılır?
Şikâyetçi, kendisine iş kabulünden önce yazılı bildirim ulaşmadığını ve bunu hangi olay üzerine öğrendiğini açıklar. Örneğin duruşma tutanağında ikinci vekilin yer aldığını görmüş olabilir. Ancak kendi bilgisiyle dosyadan öğrendiği olgular ayrılmalıdır. Yeni avukatın ne zaman sözleşme yaptığı bilinmiyorsa kesin tarih uydurulmaz; bilinen ilk işlem tarihi belirtilir. Gerekli kayıtların ilgili merci tarafından incelenmesi istenir. Bu anlatım savunmanın da doğru konuya yönelmesini sağlar.
Şikâyetin amacı ispat yükü konusunda genel ve katı bir varsayım kurmak değildir. Disiplin mercii somut delilleri ve savunmayı değerlendirir. Yeni avukat yazılı bildirim belgesi sunarsa bunun içeriği, tarihi, göndereni ve muhatabı kontrol edilir. Sonradan düzenlenmiş belgeyle önceki davranışın aynı kabul edilmemesi gerektiği açıklanabilir. Her itiraz belgenin hangi unsuruna yöneldiğini göstermelidir; yalnızca karşı tarafın beyanını reddetmek yeterli bir inceleme yöntemi değildir.
Şikâyet metninin iskeleti
Başvuruda şikâyetçinin ve şikâyet edilen avukatın kimlikleri, ilgili iş, önceki vekâletin kapsamı, öğrenilen yeni işlem ve bildirim eksikliği sırasıyla yazılabilir. Hukuki dayanak olarak olayın tarihine göre ilgili Avukatlık Kanunu hükümleri ve Meslek Kuralı 39 gösterilir. Belgeler tarihli ek listesine bağlanır. Sonuç bölümünde somut fiilin disiplin yönünden incelenmesi istenir. Ücret tahsil talebiyle disiplin incelemesi aynı istem gibi kurulmaz.
Örnek konu cümlesi şöyle düzenlenebilir: “[Dosya veya iş tanımı] kapsamında daha önce vekil olarak görev yaptığım işe ilişkin olarak Avukat [adı] tarafından [belgelenen işlem] yapılmıştır. İşin kabulünden önce tarafıma yazılı bilgi verilmediği iddiasının, ekli kayıtlar ve alınacak savunma çerçevesinde Meslek Kuralı 39 ve ilgili kanun hükümleri yönünden incelenmesini talep ederim.” Bu cümle gerçek kayıtlarla tamamlanmalı; henüz bilinmeyen olaylar kesinmiş gibi eklenmemelidir.
Savunmada hangi noktalar araştırılır?
Şikâyet edilen avukat bakımından ilk soru, gerçekten aynı işin üstlenilip üstlenilmediğidir. Ardından kabul tarihi ve yapılan bilgilendirme incelenir. Yazı gönderildiyse tam metni, muhatabı, gönderim zamanı ve teslim kaydı sunulur. Bildirimle iş sahibinin muvafakat talebi karıştırılmaz. “Müvekkil izin aldığını söyledi” açıklaması kendi mesleki bildiriminin belgesi olarak sunulmamalıdır. Görülen her belge hangi hukuki soruya cevap verdiğiyle birlikte açıklanır.
İşin acil olması, önceki ilişkinin sona erdiğinin söylenmesi veya ilk avukatın ücret davası açmamış olması ileri sürülebilir. Ancak güncel Danıştay kararında bunların yazılı bildirim yerine otomatik geçtiği kabul edilmemiştir. Savunma, yalnızca genel hakkaniyet açıklamasıyla değil somut olayın gerçek kayıtlarıyla kurulmalıdır. Belge eksikliği varsa bu durum dürüstçe belirtilir. Gerçeğe aykırı tarihli bildirim oluşturulması yeni ve farklı sorunlara neden olabilir.
Yaptırım neden otomatik sonuç gibi sunulmamalı?
135/1-k, bilgi vermeme fiilini uyarma kapsamında saymaktadır. Bununla birlikte somut disiplin değerlendirmesinde fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği, zaman bakımından uygulama ve ilgili diğer hükümler incelenir. 136, disiplin cezalarının uygulanma biçimi bakımından ayrıca dikkate alınabilecek kurallar içerir. Bu nedenle şikâyet yapılınca mutlaka belirli bir cezanın verileceği veya her durumda aynı sonucun çıkacağı yönünde garanti kurulmaz. Kanun bendiyle somut hüküm birbirinden ayrılır.
Birden fazla fiil ileri sürülüyorsa her biri ayrı nitelendirilmelidir. Bildirim yapılmaması, dosyaya ilişkin sırların açıklanması veya başka bir mesleki davranış aynı şey değildir. Başka fiiller hakkında delil yokken şikâyeti güçlendirmek için başlık çoğaltılmamalıdır. İddiaların açık tutulması, hangi hükmün neden uygulanacağına ilişkin tartışmayı daha sağlıklı hale getirir. Disiplin incelemesi, taraflar arasındaki tüm memnuniyetsizliklerin toplandığı belirsiz bir alan değildir.
Ücret ve tazminat taleplerinin yeri
İlk avukatın müvekkilden ücret alacağı bulunması, bunun disiplin merciince doğrudan tahsil edileceği anlamına gelmez. Ücret için sözleşme, ödeme kayıtları ve ilgili alacak hükümleri ayrıca değerlendirilir. Aynı şekilde müvekkilin zarara uğradığını söylemesi, disiplin sonucuyla tazminat tutarının kendiliğinden belirleneceği anlamına gelmez. Her başvurunun konusu ve yetkili inceleme alanı ayrı tutulur. İlgili belgeler birden fazla süreçte delil olabilir; sonuçları aynı değildir.
Disiplin şikâyeti, ilk avukatın ücret pazarlığında kullanacağı bir tehdit cümlesine dönüştürülmemelidir. Şikâyet hakkının kullanılması somut fiil ve hukuki dayanakla açıklanır. Karşı tarafın hukuki hakları ve savunma imkânı da korunur. Ücret konusunda anlaşma yapılmasıyla disiplin sürecinin her durumda kendiliğinden ortadan kalkacağı varsayılmamalıdır. Mali uzlaşma ile mesleki incelemenin kamu hukuku yönü farklı değerlendirmelere tabi olabilir.
Sır saklama ve ölçülü ek sunumu
Şikâyetin ispatı için dosyaya ilişkin bazı kayıtların sunulması gerekebilir. Ancak müvekkilin ve üçüncü kişilerin bütün özel bilgileri gereksiz biçimde paylaşılmamalıdır. Avukatlık Kanunu 36’daki yükümlülük gözetilir. Hangi belgenin hangi iddiayı kanıtladığı açıklanarak konu dışı kısımların paylaşımı sınırlanabilir. Bu değerlendirme, inceleme merciinin gerekli belgelere erişimini engellemeden yapılmalıdır. Amaç ispatla ilgisi olmayan ifşayı önlemektir.
İlk avukat ile ikinci avukat arasındaki yazışmalar da kendi bağlamıyla sunulmalıdır. Mesajın yalnızca tartışmalı cümlesini gösteren küçük bir ekran görüntüsü, öncesini ve sonrasını gizleyebilir. Tam bağlamın korunması, hangi iradenin açıklandığını anlamayı kolaylaştırır. Belgelerin değiştirilmeyen nüshaları saklanır. Tarih veya imza hakkında somut uyuşmazlık varsa bu ayrıca belirtilir. Kanıtsız ağır nitelendirmeler yerine denetlenebilir kayıtlar tercih edilir.
Karar sonrası başvuru yolları ayrıca kontrol edilir
Disiplin sürecinde verilen kararın türü, tebliğ tarihi ve başvuru yolu önemlidir. Avukatlık Kanunu 157 ve ilgili usul hükümleri çerçevesinde hangi yolun açık olduğu değerlendirilir. Genel bir internet yazısındaki süre bilgisini dosyanın tebliğ ve karar türünü görmeden uygulamak doğru değildir. Süre takvimi somut belge üzerinden kurulmalıdır. İncelemenin esası kadar başvuru usulünün doğru izlenmesi de hakların korunması açısından önem taşır.
Bu yazının dayandığı Danıştay kararında da temyiz yolu açık gösterilmiştir. TBB duyurusunda kararın yayımlanması tek başına kesinleşme belgesi değildir. Şikâyet veya savunma metninde kararın künyesi doğru verilmeli, doğrulanmamış bir kesinleşme bilgisi eklenmemelidir. Böylece emsal gösterilen kararın gerçek kapsamı korunur. Somut dosyada sonradan verilen bir kanun yolu kararı varsa onun resmî metni ayrıca incelenir.
Aynı iş unsurunun ayrıntılı açıklanması
Şikâyette aynı müvekkilin adı geçmesi tek başına aynı işin üstlenildiğini bütün olaylarda göstermez. Önceki avukat bir taşınmaz davasını takip ederken yeni avukat farklı bir iş hukuku uyuşmazlığında görüş vermiş olabilir. Bu örnek eğitim amaçlıdır ve belirli dosyaya ilişkin değildir. Hangi uyuşmazlığın, hangi talebin veya hangi takip işinin ortak olduğu açıklanmalıdır. Böylece 135/1-k kapsamındaki inceleme kişiye bağlı genel bir yasak gibi sunulmaz. İşin kimliği belirli hale getirilir.
Dosya numarası değişmiş olsa bile bağlantılı aşamalar bulunabilir. Buna karşılık numaranın benzemesi de aynı işi kesinleştirmez. Başvuru, kanun yolu veya icra aşamasının önceki hizmet kapsamıyla ilişkisi belgelerden anlaşılır. Ücret sözleşmesi ve yapılan işlemler bu değerlendirmede önem taşıyabilir. Şikâyetçi ve savunma, hukuki nitelendirmeyi destekleyen somut kayıtları göstermelidir. Aynı iş unsurundaki tartışma, yalnızca tarafların kullandığı isimlerle çözülmemelidir. İçerik ve görev kapsamı birlikte değerlendirilir.
Kabul ile ilk dosya işleminin ayrılması
Yeni avukatın dosyaya ilk vekâletname sunduğu tarih önemli bir kayıt olabilir. Fakat işin daha önce kabul edilip edilmediği başka belgelerle anlaşılabilir. Sözleşme, açık görevlendirme yazışması ve fiili hazırlık sürecinin niteliği birlikte incelenir. Her ilk görüşmenin kabul sayılması veya kabulün mutlaka vekâletname günü gerçekleştiğinin varsayılması doğru değildir. Somut olayın gerçek başlangıcı belirlenir. Bildirimin bu tarihe göre zamanında yapılıp yapılmadığı değerlendirilir.
Şikâyetçi kabul tarihini kesin bilmiyorsa bunu uydurmamalıdır. Belgelenen ilk işlem ve bu tarihin kaynağı yazılır. Yeni avukat da savunmasında olayın başlangıcını açıklar ve varsa bildirim kaydını sunar. Böylece inceleme, tarih konusunda tahminlerle değil denetlenebilir kayıtlarla yürür. Özellikle farklı yıllarda mevzuat değişikliği bulunan dosyalarda bu kronoloji ayrıca önem taşır. Fiilin ne zaman gerçekleştiği hem maddi olay hem zaman bakımından uygulama bakımından temel sorudur.
Şikâyet eklerinin düzenlenmesi
Ek listesinde her belgenin adı, tarihi ve hangi iddiayı desteklediği gösterilebilir. Örneğin önceki vekâletname ilk ilişkiyi; duruşma tutanağı yeni avukatın katılımını; yazışma ise taraflar arasındaki bilgi akışını gösterebilir. Aynı belgenin bütün unsurları tek başına kanıtladığı ileri sürülmemelidir. Belge okunamıyorsa veya eksik sayfa içeriyorsa tamamlanır. İlgili merciin belgeyi aramak zorunda kalmadığı açık bir dosya düzeni, incelemenin konusunu daha anlaşılır hale getirir. Kaynak nüshalar ayrıca korunur.
Bir belgenin yalnızca tarihli olması onun içindeki bütün açıklamaların doğruluğunu otomatik kanıtlamaz. Gönderen, muhatap ve içerik bağlantısı da incelenir. Ekran görüntüleri bağlamdan koparılmamalı; mesajın hangi görüşmeye ait olduğu anlaşılmalıdır. Karşı tarafın sunduğu belgeye itiraz varsa itirazın hangi özelliğe yöneldiği açıklanır. Genel inkâr yerine somut uyuşmazlık gösterilir. Böylece savunma hakkı da daha etkin kullanılabilir. Delil düzeni, sonucun önceden belirlenmesi için değil doğru inceleme için kurulur.
Anayasa Mahkemesi kararına dayanmanın sınırı
Anayasa Mahkemesinin E.2025/50, K.2025/47 sayılı kararı, disiplin cezaları bakımından belirlilik tartışmasını gündeme getirmiştir. Sonrasında 7571 sayılı Kanunla yeni düzenleme yapılmıştır. Güncel Danıştay kararı bu hukuki gelişmeyi birlikte değerlendirmiştir. Bu nedenle yalnızca eski hükümlerin iptal edildiğini söyleyerek güncel 135/1-k bendini yok saymak doğru değildir. Aynı şekilde iptal kararının geçmiş olaylara etkisi de somut inceleme yapılmadan tek cümleyle kapatılamaz. Tarihler ve uygulanacak hükümler açıkça gösterilir.
Şikâyet veya savunmada anayasal bir karar anılırken künye doğru yazılmalıdır. Kararın gerekçesiyle tarafların kendi yorumları ayrılır. Yalnızca bir haber başlığına dayanılarak mevzuatın tamamen ortadan kalktığı ileri sürülmemelidir. Resmî karar, kanun değişikliği ve somut disiplin işleminin tarihleri yan yana konulur. Bu yöntem hukuki tartışmayı somutlaştırır. Dayanaklar arasındaki ilişki açıklandığında hem belirlilik itirazı hem yeni düzenlemenin etkisi daha anlaşılır değerlendirilir. Doğrulanmamış içtihat eklenmez.
Şikâyetin sonucundan bağımsız dosya güvenliği
Disiplin başvurusu yapılmış olması, müvekkilin esas dava veya takip dosyasının bekletileceği anlamına gelmez. Mevcut vekilin kim olduğu, yaklaşan işlemler ve süreler ayrıca izlenir. Meslektaşlar arasındaki uyuşmazlık, temsil düzeninin belirsiz bırakılması için gerekçe olmamalıdır. Müvekkilin hangi bilgiyi kimden alacağı açıklaştırılır. Sır saklama ve belge muhafazası yükümlülükleri de devam eder. Başvurunun kendisi günlük dosya yönetiminin yerine geçmez. Asıl hukuki işin takibi ayrı sorumluluklar taşır.
Şikâyetin reddi de bütün ücret veya tazminat iddialarının kendiliğinden sona erdiğini göstermez. Aynı şekilde kabulü, her özel hukuk talebinin ispatlandığı anlamına gelmez. Her sürecin konusu ve hukuki etkisi kendi içinde değerlendirilir. Taraflar kararları ilgili oldukları kapsamda kullanmalıdır. Bu ayrım, disiplin hukukunun bir tahsil yöntemi veya bütün uyuşmazlıkları çözen tek karar alanı gibi görülmesini önler. Somut talebin dayanağı ve delilleri her başvuruda açık tutulur.
Başvuruda kullanılacak dilin sınırı
Şikâyet veya savunma, meslektaş hakkında küçük düşürücü ifadelerle güçlendirilmiş olmaz. İddia edilen fiil, tarih ve hukuki dayanak açık yazılmalıdır. Dosya üzerinden doğrulanamayan niyet açıklamaları yerine görülen davranış anlatılır. “İş kabulünden önce yazılı bilgi ulaşmadı” iddiası ile kişinin bütün mesleki tutumunu hedef alan genel yargı aynı şey değildir. İncelemenin belirli fiile odaklanması hem doğruluğu hem savunma imkânını korur. Belgesiz ağır ithamlardan kaçınılır.
Karşı tarafın açıklaması aktarılırken de tam bağlam korunur. Bir mesajın kesilmiş cümlesi veya eski bir yazı güncel olayın tamamı gibi sunulmaz. Resmî karar emsal gösteriliyorsa hangi hukuki ilkenin ilgili olduğu açıklanır. Karar numarası eklemek, farklı maddi olayların aynı olduğu anlamına gelmez. Disiplin başvurusunun değeri, sayfa sayısından çok somut ve denetlenebilir anlatıma bağlıdır. Bu düzen, ilgili merciin asıl uyuşmazlık noktasını görmesini kolaylaştırır.
Sık sorulan sorular
Önceki avukata bilgi vermeme hangi kanun bendinde düzenleniyor?
Güncel Avukatlık Kanunu 135’in birinci fıkrasının k bendinde, iş kabulünden önce aynı işle ilgili önceki avukata bilgi vermeme uyarma kapsamında sayılmıştır. Yazılılık bakımından Meslek Kuralı 39 da dikkate alınır.
Her şikâyet otomatik ceza ile mi sonuçlanır?
Hayır. Fiilin gerçekleşmesi, deliller, savunma, olayın tarihi ve ilgili diğer hükümler incelenir. Kanunda bir fiilin sayılması, her başvuruda inceleme yapılmadan aynı yaptırımın verileceği anlamına gelmez.
Şikâyette dosya numarası bulunması gerekir mi?
Dosya varsa açıkça gösterilmesi yararlıdır. Henüz dava veya takip yoksa aynı işin konusu ve tanımlayıcı bilgileri açıklanır. Amaç hangi görevin üstlenildiğini belirli hale getirmektir.
Hangi belgeler ikinci avukatın işlem yaptığını gösterebilir?
Vekâletname sunum kaydı, duruşma tutanağı, dilekçe ve ilgili yazışmalar değerlendirilebilir. Her belgenin tarihi ve hangi olguyu desteklediği belirtilmelidir. Bunlar bütün olaylar için tek ve kapalı bir liste değildir.
İş sahibinin muvafakat talebi savunma için tek başına yeterli mi?
Bu belge iş sahibinin yükümlülüğüne ilişkindir. İkinci avukatın iş kabulünden önce ilk avukata yazılı bilgi verdiğini kendiliğinden göstermez. İki işlem ayrı delillerle açıklanmalıdır.
İlk avukatın ücret davası açmamış olması ihlali kaldırır mı?
Güncel Danıştay kararında bildirim yükümlülüğü yalnızca ücret tahsili amacıyla açıklanmamıştır. Bu nedenle alacak davası bulunmaması tek başına bildirim görevini ortadan kaldıran genel bir neden değildir.
Şikâyetle vekâlet ücreti tahsil edilir mi?
Disiplin incelemesiyle alacak tahsili aynı işlem değildir. Ücret talebi sözleşme, ödeme kayıtları ve ilgili hükümlerle ayrıca değerlendirilir. Disiplin başvurusu doğrudan icra belgesi oluşturmaz.
Yeni avukat aciliyete dayanarak savunma yapabilir mi?
Somut olayın koşulları açıklanabilir; ancak aciliyetin yazılı bildirimin yerine otomatik geçtiği varsayılmamalıdır. Gerçek süreler, kabul tarihi ve yapılmış bildirim kayıtları birlikte değerlendirilir.
Sonradan yazı gönderilmesi önceki eksikliği kesin giderir mi?
Yükümlülük iş kabulünden önceye ilişkindir. Sonradan gönderilen belgenin tarihi doğru gösterilir; geçmişte bildirim yapılmış gibi sunulmaz. Somut davranışın hukuki değerlendirmesi ayrıca yapılır.
Şikâyete bütün müvekkil dosyası eklenmeli mi?
İddianın ispatıyla ilgili belgeler seçilir ve meslek sırrı gözetilir. Konu dışı özel veya ticari bilgilerin gereksiz paylaşımından kaçınılır. İlgili merciin gerekli inceleme yapması da sağlanır.
Eski olaylarda yeni kanun bendi doğrudan uygulanır mı?
Fiilin tarihi ve mevzuatın zaman bakımından uygulanması ayrıca incelenir. Yeni düzenleme ile eski disiplin işlemleri arasındaki ilişki, hiçbir değerlendirme yapılmadan tek cümleyle çözülemez.
Danıştay kararı kesinleşmiş emsal diye yazılabilir mi?
İncelenen resmî metinde temyiz yolu açık belirtilmiştir. Ayrıca kesinleşme kaydı doğrulanmadan bu nitelendirme kullanılmamalıdır. Kararın tarihi, dairesi ve esas-karar numarası doğru aktarılmalıdır.
Resmî kaynaklar
TBB 2026/39 duyurusu; Danıştay 8. Daire, 16.09.2026, E.2026/4659, K.2026/4931 (resmî karar PDF); 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, güncel metin; 7571 sayılı Kanun, Resmî Gazete, 25.12.2025; TBB Meslek Kuralları; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
İlgili okumalar
Acil Dosyada İkinci Avukat: Bildirim, Muvafakat ve Kaçırılmaması Gereken Süreler; İkinci Avukata Dosya Teslim Tutanağı: Belge, Masraf ve Görev Dağılımı Nasıl Yazılır?; Danıştay’ın 16 Eylül 2026 İkinci Avukat Kararı: Meslek Kuralı 39 ve Avukatlık Kanunu 172; Avukatlık ücret sözleşmesi örneği; Avukat azledilirse ücret ödenir mi?
Mersin ve İstanbul ofis haritaları
Mersin ofisi
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No: 21 Kat: 9, 34475 Sarıyer/İstanbul.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
