İngiltere CPR 3.9 Yaptırımdan Kurtulma Türk Davasında Eski Hâle Getirme Sayılır mı? HMK 95
Kısa ve net cevap
İngiltere ve Galler’de CPR 3.9 uyarınca yaptırımdan kurtulma (relief from sanctions), Türkiye’de HMK m.95–101 kapsamında eski hâle getirme yerine geçmez. CPR 3.8’de usulî yaptırımın etkisi ve belirli şartlarda önceden yazılı anlaşmayla 28 güne kadar uzatma bulunur. HMK m.96 ise elde olmayan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki haftalık başvuru süresi öngörür. İki farklı hukuk yolu, başvuru mercii, gerekçe ve delil yönünden bağımsız değerlendirilmelidir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
İnceleme tarihi: 1 Kasım 2026. Bu rehber İngiltere ve Galler ile Türkiye’deki usul kurumları arasındaki farkları genel hukukî bilgilendirme amacıyla açıklar.
| Hukukî sorun | Doğru yaklaşım | Madde |
|---|---|---|
| İngiliz yaptırım etkisi | Relief verilmedikçe yaptırım devam | CPR 3.8(1) |
| Önceden yazılı süre uzatımı | Koşullara bağlı azami 28 gün | CPR 3.8(4) |
| Relief başvuru şartı | Tüm olay koşulları ve delil | CPR 3.9 |
| Usul hatası | Ayrı düzeltme yetkisi | CPR 3.10 |
| Türk eski hâle getirme | Elde olmayan engel ve alternatif yokluğu | HMK 95 |
| Türk başvuru süresi | Engelin kalkmasından itibaren 2 hafta | HMK 96 |
| Kaçırılan işlemin yapılması | Talep süresi içinde işlem | HMK 97 |
| Talebin icraya etkisi | Kendiliğinden durdurmaz | HMK 99 |

İngiltere’de süresi kaçan Türk şirketinin ilk sorusu
İngiltere veya Galler mahkemesinde açılmış ticari davada Türk şirketin savunma, delil veya mahkeme talimatını zamanında yerine getirememesi ciddi usulî sonuçlar doğurabilir. Bununla birlikte bir sürenin kaçırılması, her olayda davanın kesin kaybedildiği anlamına gelmez. Civil Procedure Rules 3.8 ve 3.9, kanuni yaptırımın etkisi ve yaptırımdan kurtulma başvurusunu düzenler. Türk hukukundaki HMK m.95–101 eski hâle getirme ise bağımsız koşullara sahiptir. İki ülkenin usullerini birbirine karıştırmadan önce hangi işlem, hangi mahkeme, hangi son gün ve hangi yaptırım bulunduğu belirlenmelidir.
Örneğin Mersin’de üretim yapan şirkete İngiliz mahkemeden tanık ifadesi sunma emri gelmişse İngiliz solicitor ile şirketin bilgi kaynakları eşgüdüm içinde çalışmalıdır. Gecikmenin mahkemece belirlenen bir süreyi mi, kanunun doğrudan belirlediği süreyi mi ilgilendirdiği ayrıdır. Başvuruya karar vermeden önce gerçek deadline, order’ın tam metni, önceki uzatmalar, gönderilmiş belgeler ve karşı tarafın tepkisi incelenmelidir.
CPR 3.8(1) yaptırımın etkisi
CPR 3.8(1), taraf bir kural, practice direction veya mahkeme kararına uymadığında ilgili usul hükmünün öngördüğü yaptırımın, taraf başvurup yaptırımdan kurtulma kararı almadıkça etkili olacağını düzenler. Bu hüküm yalnız sözleşmesel temerrüt veya tarafların ticari borcunu konu edinmez; yargılama sürecindeki usulî yükümlülüklerle ilgilidir. Gecikmenin sonuçlarını belirlemek için ilgili usul kuralında açık yaptırım bulunup bulunmadığı ve mahkemenin hangi emirleri verdiği ayrı değerlendirilmelidir.
Mahkemenin delil sunma veya masraf ödeme yönünden belirlediği farklı yükümlülüklerde aynı yaptırım mekanizması bulunmayabilir. İngiliz dosyada ‘unless order’ gibi koşullu yaptırım içeren emirler özellikle dikkatle okunmalıdır. Karardaki son tarihin ve ihlalin kapsamının doğru belirlenmesi, yaptırımdan kurtulma talebinin hangi kapsamda yapılacağını etkiler. Türk şirket, yalnız avukatına dosyanın geciktiğini söylemekle mahkeme yaptırımının kendiliğinden askıya alındığını varsaymamalıdır.
CPR 3.8(2) masraf yaptırımı istisnası
CPR 3.8(2), yaptırımın masraf ödenmesi niteliğinde bulunduğu hâllerde bu yaptırımdan kurtulmanın ancak masraf kararına karşı appeal yoluyla sağlanabileceğini belirtir. Bu nedenle yaptırımdan kurtulma başvurusu, tüm yargılama gideri kararları için alternatif itiraz yolu olarak gösterilmemelidir. Mahkemenin karşı tarafa masraf ödenmesine hükmettiği karar ile delilin dosyadan çıkarılması veya savunmanın sınırlanması şeklindeki yaptırım ayrı değerlendirme gerektirir.
Türk HMK m.95 altında da hangi işlemin süresinde yapılmadığı önemli olmakla birlikte İngiliz CPR 3.8(2) istisnası otomatik Türk kuralı değildir. İngiltere’deki Türk şirket avukatı, hangi usul kararına karşı appeal veya relief başvurusu gerekeceğini dosya kaydından saptamalıdır. Yanlış başvuru seçilmesi, hem süre hem harç ve masraf riskini artırabilir.
CPR 3.8(3) taraflar her süreyi serbestçe uzatabilir mi?
CPR 3.8(3), belirli sürede işlem yapılmasını ve uyulmamasının sonucunu düzenleyen kural veya mahkeme emri bulunuyorsa tarafların süreyi kendi aralarında istedikleri kadar uzatamayacaklarını düzenler. Yalnız alacaklı ile borçlunun e-postada uzlaşması her tür usul süresini geçerli biçimde değiştirmez. Hangi sürenin mahkeme tarafından kontrol edildiği, yaptırımın ne olduğu ve mahkeme talimatındaki sınırlamalar önce araştırılmalıdır.
İngiliz ticari davada bir tarafın kendi ülkesinde resmî tatil olması, karşı tarafın sessiz kalması veya belgenin Türkiye’den gönderilmiş bulunması otomatik süre uzatımı yaratmaz. Süreye ilişkin yazışmalar, mahkeme emri ve gönderim kayıtlarıyla birlikte saklanmalıdır. Uygun başvuru gerekiyorsa son gün geçmeden yapılması, sonradan yaptırımdan kurtulma istemekten farklı avantajlar sağlayabilir; her dosyanın koşulları ayrıca değerlendirilir.
CPR 3.8(4) azami 28 günlük yazılı anlaşma
CPR 3.8(4), kanunda gösterilen belirli koşullarda tarafların önceden yazılı anlaşmayla süreyi en fazla 28 gün uzatabilmesine imkân tanır. Ancak mahkeme aksine emir vermemiş olmalı ve uzatma herhangi bir duruşma tarihini tehlikeye atmamalıdır. Bu bir kez işlenen bütün usul eksikliklerini affeden genel 28 günlük ek süre değildir. Sürenin uzatılmasına ilişkin anlaşma, gerekli koşulların bulunduğu dönemde ve önceden yapılmalıdır.
Bir Türk şirketin İngiltere’deki savunma dosyasında ek banka dökümü beklendiğinde yazılı uzatım düşünülüyorsa hangi asıl deadline’a ekleneceği ve yeni son gün belirtilmelidir. İzin verilmeyen veya duruşmayı etkileyecek uzatımda mahkeme başvurusu gerekebilir. Türk HMK’deki iki haftalık eski hâle getirme süresi ise farklı nedenle ve farklı başlangıçla hesaplandığından İngiliz 28 günle tek çizelgede aynı hak gibi gösterilmemelidir.
CPR 3.9(1) mahkemenin değerlendirme çerçevesi
CPR 3.9(1), yaptırımdan kurtulma başvurusunda mahkemenin olayın bütün koşullarını değerlendireceğini düzenler. Özellikle yargılamanın etkin ve orantılı giderle yürütülmesi ile mahkeme kurallarına ve emirlere uyulması gereğini öne çıkarır. Bu ifade, gecikmenin yalnızca kaç gün sürdüğüne bakılarak mekanik biçimde kabul veya ret sonucu verileceği anlamına gelmez. İhlalin türü, nedeni, önceki usul davranışları ve davanın yönetimine etkisi somut olarak tartışılır.
Mahkemenin karar verirken kullandığı yaklaşımı bir başka davadaki özet ifadeyi kopyalayarak varsaymak doğru olmaz. Özellikle doğrulanmamış İngiliz case-law numaraları kullanılarak müvekkile kesin başarı vaadi verilmemelidir. Bu yazıda temel dayanak yürürlükteki CPR 3.9 metnidir. Uygun dosyada ilgili İngiliz içtihatları ayrıca ve güvenilir kaynaktan doğrulanabilir.
CPR 3.9(2) delil şartı
CPR 3.9(2) başvurunun delillerle desteklenmesini açıkça öngörür. Gecikme nedeninin yalnızca ‘iş yoğunluğu’ olarak açıklanması veya bir şirket çalışanının kısa mesajına dayanılması bazı dosyalarda ikna edici olmayabilir. Hangi emrin ne zaman alındığı, sürenin neden kaçırıldığı, engel bilindiğinde hangi adımların atıldığı ve ihlalin giderilip giderilmediği belgelerle gösterilmelidir. İlgili İngiliz mahkemesinin başvuru ve delil usulüne ayrıca uyulmalıdır.
Türkiye’deki şirketin sunucu arızası, lojistik belge kaybı veya yetkili kişinin ciddi sağlık sorunu gibi bir engeli bulunmuşsa bu olguların tarihsel kayıtları önem taşıyabilir. Ancak her teknik aksaklığın kendiliğinden haklı mazeret sayıldığı düşünülmemelidir. Şirketin yedek kayıt sistemleri, diğer personelin erişimi ve gecikmeyi önleyebilmek için alınan tedbirler de somut incelemede gündeme gelebilir.
CPR 3.10 usul hatası ve yaptırımdan kurtulmanın farkı
CPR 3.10, bir usul hatasının mahkeme aksine karar vermedikçe işlemi mutlaka geçersiz kılmaması ve mahkemenin hatayı giderecek emir verebilmesi hakkında düzenlemedir. Bu kural her yaptırımın otomatik ortadan kalktığı anlamına gelmez. CPR 3.8’de açık yaptırım bulunan durumu yalnızca 3.10 ‘hata düzeltme’ başlığıyla bertaraf etmek hukukî risk yaratabilir. Hangi düzenlemenin somut olaya uygulanacağı açıkça gerekçelendirilmelidir.
Örneğin imza biçimi eksikliği veya belgenin usulî formu ile mahkemenin verdiği kesin son tarih sonrasında delil sunulmaması farklı türden sorunlar yaratabilir. Şirket avukatı ilgili CPR maddelerini ve court order’ı karşılaştırmalıdır. Gerekli hâllerde hem usul hatasının düzeltilmesi hem yaptırımın kaldırılması yönünden farklı taleplerin mümkün olup olmadığı incelenebilir; iki yol otomatik alternatif değildir.
CPR Part 23 başvuru usulü
İngiltere’de yaptırımdan kurtulma için mahkemeye application notice sunulması gerektiğinde CPR Part 23’ün genel başvuru ve tebligat kuralları önemlidir. İstenen kararın açıkça belirtilmesi, uyuşmazlığın mevcut aşamasının gösterilmesi ve destekleyici delillerin sunulması gerekir. Somut mahkeme emri daha önce özel şekil veya süre belirlemişse bu talimat da gözetilmelidir. Başvuru yapıldığı için yaptırım kendiliğinden etkisiz hâle gelmiş sayılmaz.
Türkiye’de kurulu şirkette İngiltere yargılamasına ilişkin kararın hangi avukat veya solicitor tarafından sunulacağı, şirketi temsil yetkisinin kapsamı ve elektronik dosyalama gereklilikleri ayrıca incelenir. Türkiye’deki UYAP üzerinden yapılacak işlem, İngiliz mahkeme sistemine yapılan usul başvurusuyla aynı değildir. Başvurunun dosya numarası ve mahkemeye kayıt zamanı saklanmalıdır.
İhlalin düzeltilmesi neden önemlidir?
Yaptırımdan kurtulma istenirken süresinde yapılmayan işlem hâlen yapılabiliyorsa gecikmenin giderilmesine yönelik fiilî adımlar değerlendirilmelidir. Bunun hangi aşamada ve nasıl yapılabileceği ihlalin ve mahkeme emrinin türüne bağlıdır. Örneğin geç sunulmuş tanık beyanı, teknik bilirkişi raporu veya belge listesi bakımından önceki duruşma tarihleri ve karşı tarafın hazırlığı etkilenebilir. Yalnız bir özür mektubunun mahkeme usulünü yerine getirdiği varsayılmamalıdır.
Mahkeme etkin yargılama ve kurallara uyum ilkelerini birlikte değerlendirirken ihlalin devam edip etmediği önemli somut olgu olabilir. Şirket içinde yapılması gereken işin sorumlusu ve gecikmenin hangi tarihte anlaşıldığı gösterilmelidir. Türk HMK m.97’de süresinde yapılamayan işlemin eski hâle getirme talebi süresi içinde yapılmasının zorunlu olması ise İngiliz CPR 3.9’un birebir çevirisi değildir.
İngiltere’de dosyanın önceki usul geçmişi
Başvurunun değerlendirilmesinde önceki süre uzatımları, tarafın mahkeme emirlerine uyma geçmişi ve yeni gecikmenin yargılamaya etkisi gibi olgular önem kazanabilir. Ancak bunların varlığı otomatik olarak kabul veya ret sonucunu oluşturmaz. İngiliz mahkeme bütün olay koşullarını değerlendirdiğinden duruşma tarihinin değişip değişmeyeceği ve karşı tarafın hangi ek giderlere maruz kaldığı somut delillerle açıklanmalıdır. Yalnızca davalının Türk şirket olması ayrı bir mazeret değildir.
Bir uluslararası ticari davada belgelerin Türkçe tutulması ve tercüme gerektirmesi başvuru dosyasında açıklanabilir; fakat bu olgu şirketin bütün sürelerden kendiliğinden muaf olduğu anlamına gelmez. Önceden alınabilecek tedbirlerin ve dosya yönetiminin nasıl yürütüldüğü de önemlidir. Şirketin belgeleri kimin elinde bulunduğu, hangi tarihte gönderildiği ve ne zaman ulaşabildiği kronolojik olarak hazırlanmalıdır.
Gecikme nedeni ve mazeretin ispatı
Türkiye’den İngiltere’ye zamanında gönderilemeyen belge konusunda elektrik kesintisi, sağlık engeli, doğal afet veya beklenmedik sistem problemi gibi iddialar ileri sürülebilir. Ancak olayın gerçekten gerçekleştiğinin ve gecikmeyle ilişkisinin ispatı gerekir. Sistem kaydı, tarihli teknik rapor, kurum yazısı veya diğer güvenilir belge somut olaya göre uygun olabilir. Her genel mazeret başlığının otomatik kabulü mümkün değildir; mahkemenin ilgili usul hükmü içinde değerlendirme yapması beklenir.
Şirket çalışanının yanlış takvim oluşturması veya dosyanın başka bir bölümde unutulması gibi olgular, mazeret iddiasının gücünü farklı etkileyebilir. Gecikme öğrenildiğinde yapılan adımların tarihleri önemlidir. Avukat, doğrulanmamış bir kesinti veya arıza anlatısını kesinleşmiş gerçek gibi mahkemeye sunmamalıdır. Dilekçeye eklenen belgelerin tutarlı tarih ve içerik taşımasına özellikle dikkat edilmelidir.
HMK m.94 kesin süre kuralları
Türk HMK m.94, kanunun belirlediği sürelerin kesin olması ve hâkimin belirlediği bazı sürelerde kesinlik koşulları hakkında düzenleme içerir. Türk mahkemesindeki usulî sürenin kaçırılıp kaçırılmadığını saptamak için ilgili sürenin kanuni veya mahkemece belirlenen niteliği öncelikle incelenmelidir. İngiliz CPR’de belirlenmiş bir duruşma veya delil sunma tarihi Türk HMK m.94 kapsamında verilmiş Türk kesin süresi değildir. İki ülkenin dosya takvimleri ayrı tutulmalıdır.
Türk mahkemesinin kesin süre kararında yapılacak işlemin açıkça belirtilmesi ve sürenin kaçırılmasının sonuçlarının doğru gösterilmesi gibi şartlar bulunabilir. İngiltere mahkeme kararını Türkçeye tercüme edip Türk kesin süre emrine dönüştürmek doğru olmaz. Somut usul işleminin türü, tebligat ve hâkimin tutanağı ayrı incelenir. Sürelerin hesaplanması konusunda ülke ve mahkeme farkı göz ardı edilmemelidir.
HMK m.95 eski hâle getirmenin koşulları
HMK m.95(1), kişinin kendi elinde olmayan nedenlerle kanuni veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde işlemi yapamaması hâlinde eski hâle getirme istemine olanak tanır. Maddenin ikinci fıkrası, aynı sonuca başka bir hukuki yoldan ulaşmak mümkünse eski hâle getirme yoluna başvurulamayacağını düzenler. Bu şartlar İngiliz CPR 3.9’daki bütün olay koşullarının değerlendirilmesi ifadesiyle eş anlamlı değildir. Türk dosyasında engelin kişinin elinde olup olmadığı ve başka yol bulunup bulunmadığı ayrı araştırılır.
İngiltere’deki Türk şirketin İngiliz dosya süresini kaçırmış olması, Türkiye’de HMK m.95 başvurusu yapılmasını gerektiren Türk yargılama işlemi bulunduğunu kendiliğinden göstermez. İngiliz yaptırımdan kurtulma başvurusu İngiltere mahkemesine, Türk eski hâle getirme ise ilgili Türk yargı merciine ait hukukî yoldur. İki ülke usulü karşılaştırılabilir; fakat bir başvuru diğerinin yerine geçmez.
HMK m.96 iki haftalık engel sonrası süre
HMK m.96(1), eski hâle getirme talebinin süresinde işlem yapmaya engel nedenin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılmasını öngörür. Sürenin başlangıcı, kaçırılan asıl sürenin son günüyle otomatik aynı olmayabilir; engelin ne zaman kalktığı somut belgelerle belirlenmelidir. Maddenin ikinci fıkrasında yargılama aşamalarına göre nihai karara kadar başvuru ve yoklukta hüküm verilmiş bazı hâllere ilişkin sınırlar bulunmaktadır. Tek cümlelik genel süre özetiyle bütün ihtimalleri eşitlemek doğru değildir.
CPR 3.8(4)’teki yazılı uzlaşmayla 28 günlük süre uzatımı ise İngiltere’de ilgili koşullarda, önceden yapılan bir anlaşma imkânıdır. HMK m.96’nın iki haftalık eski hâle getirme başvuru süresi bunun devamı veya karşılığı değildir. Şirket, iki dosyanın tarihlerini aynı tabloda karşılaştırsa bile hangi sürenin hangi usule bağlı olduğunu açık biçimde göstermelidir.
HMK m.97 dilekçe ve kaçırılan işlem
HMK m.97, eski hâle getirme talebinin dilekçeyle yapılmasını ve nedenlerin delil veya emarelerle gösterilmesini ister. Ayrıca süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talep süresi içinde yapılmasını zorunlu kılar. Bu ayrıntı, yalnız bir mazeret dilekçesi hazırlayarak kaçırılan bütün işlemlerin yeniden yapılmış sayılacağını düşünen kişi açısından önemlidir. Hangi işlem kaçırılmışsa o işlemin hukukî biçimi ayrıca gözetilmelidir.
Türk mahkemesine geç sunulan cevap dilekçesi, delil veya kanun yolu başvurusu farklı işlemler olabilir. İlgili sürenin gerçekten eski hâle getirmeye elverişli olması ve m.95’in diğer şartlarının karşılanması gerekir. İngiltere’de yaptırımdan kurtulma isteminde CPR 3.9(2) delil şartı bulunsa da bu maddede HMK m.97’nin birebir aynı işlemi aynı süre içinde yapma formülü yer almaz.
HMK m.98 hangi merciye başvurulur?
HMK m.98, eski hâle getirme isteminin süresinde yapılamayan işlem hakkında hangi mahkemede inceleme yapılacak idiyse o mahkemeden istenmesini öngörür. İstinaf yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde bölge adliye mahkemesi, temyiz hakkının düşmesinde Yargıtay yönünden özel düzenleme getirir. Bu yetki ayrımı, İngiltere’de CPR 3.9 başvurusunun hangi mahkemede yapılacağı sorunuyla aynı usul değildir. Davanın hangi yargı aşamasında olduğu öncelikle belirlenir.
Türk şirketin İngiltere’de yüksek mahkeme veya County Court dosyası bulunması, Türk HMK m.98’in oradaki makama başvuru yetkisi verdiğini göstermez. Türk dosyada başvuru düşünülüyorsa yargılamanın mevcut aşaması ve kanun yolunun niteliği incelenmelidir. Avukatlık dilekçesinde yanlış yargı merciinin gösterilmesi gecikme yaratabilir.
HMK m.99 başvuru icrayı durdurur mu?
HMK m.99, eski hâle getirme talebinin tek başına yargılamayı ertelemeyeceğini veya hükmün icrasını engellemeyeceğini düzenler. Ancak inceleyen mahkeme talebi haklı görürse teminatla ya da gerekli bazı hâllerde teminatsız erteleme ve icranın geri bırakılması kararı verebilir. Bu nedenle yalnız başvurunun yapılması bütün karar ve haciz işlemlerini otomatik durduran bir etki yaratmaz. Başvurunun türü ve mahkemenin verdiği ek karar önemlidir.
İngiltere’de CPR 3.9’a dayalı başvurunun yapılması da mahkemenin yaptırımı kaldırma kararı verildiği anlamına gelmez. İki ülkede icra veya dava takvimine etkiler kendi mevzuatına göre değerlendirilmelidir. Gerekiyorsa ayrı geçici koruma veya erteleme talebi üzerinde durulabilir; fakat bunun koşulları ve kabulü dosyaya bağlıdır.
HMK m.100 kabul kararı ve işlemler
HMK m.100, eski hâle getirme isteminin ilgili usul çerçevesinde incelenmesini ve kabul hâlinde hangi işlemlerin geçersiz hâle geldiğinin mahkeme kararında gösterilmesini düzenler. Bu hüküm, süre kaçırılmasının her dosyada hiç gerçekleşmemiş sayılacağını otomatik kabul etmekten farklıdır. Kabul kararının sınırı, talebin niteliği ve mahkemenin açıkça belirttiği işlemler önem taşır. Şirketin usulî durumunda hangi savunma hakkının yeniden kullanılabileceği somut karar metnine göre değerlendirilmelidir.
İngiltere mahkemesinin relief from sanctions kararı ise CPR 3.9’un ilgili yaptırımına yönelik olabilir; Türk HMK m.100 kapsamındaki usul kararının bütün sonuçları yabancı mahkeme emrine taşınamaz. Yargılama dilinin benzerliği, kararların aynı hukukî sonuçları doğurduğunu göstermeye yetmez.
HMK m.101 masraf sorumluluğu
HMK m.101, eski hâle getirme talebi nedeniyle doğan giderlerin kural olarak başvurucuya yükletilmesini; karşı tarafın asılsız itirazları gideri artırmışsa giderlerin tamamı veya bir kısmının karşı tarafa yükletilebilmesini düzenler. Bu hüküm, Türk mahkemesindeki başvurunun maliyet yönüyle önemlidir. İngiltere’de Part 3 başvurularında giderler ise İngiliz mahkemenin kendi usul ve costs kurallarına göre değerlendirilir. İki ülkede harç, avukatlık ve tercüme giderleri eşit olmayabilir.
Uluslararası ticari dosyalarda İngiliz başvuru için hazırlanacak yeminli açıklamalar, tercüme ve delil toplama masrafları ayrıca hesaplanabilir. Taraf hangi ülkedeki başvurunun daha uygun olduğunu belirlerken yargılamanın mevcut durumunu ve sürelere ilişkin riski değerlendirmelidir. Hiçbir usul başvurusunda gider iadesinin kesin olduğu önceden söylenmemelidir.
Türk şirketin İngiliz dava belgelerini yönetmesi
Türkiye’de kurulu şirketin İngiltere’deki davası şirket müdürünün kişisel e-posta adresinden, mali müşavirin depolama sistemi veya şirket avukatının belge yönetiminden ayrı ayrı besleniyor olabilir. Son tarihlerin dağınık tutulması, mahkeme talimatlarının yanlış anlaşılmasına neden olabilir. Bu nedenle her İngiliz mahkeme kararı için birincil dosya numarası, tebliğ tarihi, istenen işlem, son gün, sorumlu kişi ve yapıldığına ilişkin belge kaydı tutulmalıdır.
Bir süre kaçırıldığında yalnız karşı tarafın yeni dava açması beklenmemelidir. Dosyada yaptırım olup olmadığı ve varsa başvuru süresi İngiliz usulüne göre derhal incelenmelidir. Şirketin farklı ülkelerde faaliyet göstermesi, usul yükümlülüklerinden otomatik muafiyet doğurmaz. Aynı şekilde yerel avukat ve şirket yetkilisi arasında yazılı iş bölümü yapılması dosya yönetimini kolaylaştırır.
Örnek: Mersin ihracatçısının İngiliz tanık beyanı
Mersin’de kurulu ihracatçı şirketin İngiltere’de ayıplı mal davasında tanık beyanlarını belirli tarihe kadar sunması emredilmiş olsun. Şirket çeviri ve belge temini nedeniyle son tarihi kaçırmışsa ilk iş mahkeme emrinin yaptırımını ve dosyanın güncel aşamasını belirlemektir. CPR 3.8–3.9 kapsamında yaptırımdan kurtulma başvurusu düşünülebilir, fakat yalnız uluslararası ticaret yapıldığı için kabul garanti değildir. Gecikmenin nedeni ve giderilmesine yönelik işlem delillerle gösterilmelidir.
Bir Türk mahkemesinde aynı sözleşmeyle ilgili paralel dava varsa orada farklı bir kesin sürenin kaçırılması hâlinde HMK m.95–101 şartları ayrıca incelenir. İngiltere’de talep edilen relief, Türk mahkemesindeki eski hâle getirme talebiyle aynı dilekçe değildir. Dava taraflarının ve talep edilen sonucun her ülkede doğru gösterilmesi gerekir.
Örnek: mahkeme takvimine etkisi olan uzatma
İngiliz mahkemede taraflar delil listesini sunmak için belirli süre belirlemiş ve uyulmamasına yaptırım bağlanmış olabilir. CPR 3.8(4) koşulları karşılanıyorsa önceden yazılı anlaşmayla en fazla 28 günlük uzatım düşünülebilir; ancak bu uzatma duruşma tarihini tehlikeye atmamalı ve mahkeme aksine emir vermemiş olmalıdır. Karşı tarafın telefonla ‘sorun yok’ demesi, kanunen aranan yazılı anlaşmanın yerine her durumda geçmeyebilir.
Mahkeme takvimi uzatımla çakışıyorsa uygun mahkeme başvurusuna gerek duyulabilir. Son gün geçtikten sonra tarafların yazılı anlaşmasının geriye dönük tüm yaptırımları kendiliğinden kaldırdığı varsayılmamalıdır. Bu süreç HMK m.96’daki engel sonrası iki haftalık sürenin aynısı değildir. Yanlış yorum, iki ülkede de hak kaybına yol açabilir.
Örnek: Türk istinaf süresi kaçırıldığında
Türkiye’de görülen davada bir taraf elde olmayan engel nedeniyle istinaf hakkını süresinde kullanamamış olabilir. Bu hâlde HMK m.95 ve 96’nın koşulları, engelin kalkma tarihi ve m.98 gereğince başvuru mercii değerlendirilir. HMK m.97’ye göre gerekli usul işleminin talep süresi içinde yapılması da önemlidir. İngiliz CPR 3.9, Türk istinaf süresini eski hâle getiren doğrudan kaynak değildir.
İngiltere’de ayrıca aynı tarafın başka bir ticari davası varsa oradaki yaptırım ve relief başvurusu CPR’ye göre ayrı yürür. Bir ülkedeki mahkemenin süreyi uzatmış olması diğer ülkede otomatik uzatım yaratmaz. Her usul takvimi bağımsız olarak belgelenmelidir. Bu örnek belirli bir gerçek mahkeme kararı veya kesin kabul sonucu olarak sunulmaz.
Sonuç ve avukatlık dosyası için uygulama planı
CPR 3.8, İngiltere ve Galler’de usulî yaptırımın etkisi, belirli koşullarda süre uzatımı ve başvuru gereğini; CPR 3.9 ise yaptırımdan kurtulma talebinde mahkemenin bütün koşulları değerlendirip delil aramasını düzenler. Türk HMK m.95–101 ise elde olmayan engel, başka hukuki yol bulunmaması, iki haftalık başvuru süresi, kaçırılan işlemin yapılması, yetkili merci ve giderler bakımından ayrı koşullar içerir. İki rejim arasında otomatik başvuru veya süre eşitliği yoktur.
İngiltere’de dava edilen Türk şirketi önce gerçek mahkeme emri, yaptırım hükmü, kaçırılan işlem, son gün, gecikme gerekçesi ve mevcut delilleri belirlemelidir. Türkiye’de paralel dava bulunuyorsa ilgili Türk usul hükmü ayrıca uygulanmalıdır. İşlem ve hukuki yol somut olayın belgelerine dayanarak seçilmeli; yalnız yurt dışı bağlantısı nedeniyle süre bağışıklığı veya kesin başarı vaat edilmemelidir.
İlgili İngiltere–Türkiye usul hukuku rehberleri
Yürürlükteki resmî mevzuat
Sık sorulan sorular
1. CPR 3.9 yaptırımdan kurtulma başvurusu nedir?
İngiliz mahkemesinde usul kuralına veya emre uymama yaptırımının kaldırılması için kanuni şartlarla yapılan başvurudur.
2. CPR 3.8 yaptırım otomatik uygulanır mı?
CPR 3.8(1), ilgili yaptırımın relief kararı alınmadıkça etkili olacağını düzenler.
3. İngiltere’de taraflar süreyi en çok 28 gün uzatabilir mi?
CPR 3.8(4) ancak önceden yazılı anlaşma, mahkemenin aksine emir vermemesi ve duruşma tarihini riske atmama koşullarıyla izin verir.
4. CPR 3.9 için delil gerekir mi?
Evet. CPR 3.9(2), yaptırımdan kurtulma başvurusunun delillerle desteklenmesini ister.
5. Her masraf yaptırımı için CPR 3.9 kullanılabilir mi?
Hayır. CPR 3.8(2), masraf ödeme yaptırımında uygun başvuru yolunu ayrı düzenler.
6. CPR 3.10 her süre ihlalini ortadan kaldırır mı?
Hayır. Usul hatasının düzeltilmesi yetkisiyle yaptırımdan kurtulma koşulları ayrı incelenir.
7. Türk HMK m.95 hangi şartı arar?
Elde olmayan nedenle kesin süre içinde işlem yapamama ve aynı sonuca başka hukuki yoldan ulaşamama koşulları önemlidir.
8. HMK m.96 eski hâle getirme süresi kaç gündür?
Engelin kalkmasından itibaren iki hafta olup ilgili yargılama aşamalarındaki sınırlar ayrıca değerlendirilir.
9. HMK m.97 dilekçede ne ister?
Mazeret ve delillerle birlikte süresinde yapılamayan işlemin öngörülen başvuru süresinde yapılmasını gerektirir.
10. Eski hâle getirme talebi icrayı otomatik durdurur mu?
Hayır. HMK m.99 başvurunun kendiliğinden icrayı durdurmadığını, mahkemenin bazı hâllerde ek karar verebileceğini düzenler.
11. Türkiye’deki eski hâle getirme mercii hangisidir?
HMK m.98 uyarınca kaçırılan işlem ve kanun yolu aşamasına göre ilgili mahkeme belirlenir.
12. İngiliz relief kararı Türk mahkemesinde eski hâle getirme sağlar mı?
Hayır. Türk HMK m.95–101 koşulları ve ilgili Türk yargı merciinin kararı ayrıca gereklidir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — Mersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
