İngiltere Insolvency Act Section 423 Kararı Türkiye’de Mal Kaçırma Amaçlı Tapu Devrini İptal Eder mi?
Kısa ve net cevap
İngiltere ve Galler’deki Insolvency Act 1986 Section 423 kararı, Türkiye’deki tapu devrini kendiliğinden iptal etmez. İngiliz hukukunda alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik düşük değerli işlemler Section 423–425 kapsamında incelenebilir; Türk taşınmazı üzerindeki aynî haklar ve tescil ise MÖHUK m.21 uyarınca Türk hukuku kurallarına tabidir. Türkiye’de tenfiz, İİK m.277–284, takip ve geçici koruma koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu çalışma yalnızca İngiltere ve Galler hukukunu konu alır; İskoçya ve Kuzey İrlanda usulleri aynı başlık altında eşit kabul edilmemelidir. İnceleme tarihi: 31 Ekim 2026.
| Soru | Kısa yanıt | Dayanak |
|---|---|---|
| İngiliz hukukunda iptal nedeni | Düşük değerli işlem ve alacaklıyı zedeleme amacı | Insolvency Act 1986 s.423 |
| Kim başvurabilir? | İflas ve işlemin türüne göre farklı kişi ve görevliler | Section 424 |
| İngiliz mahkemesinin giderimi | Malvarlığı, bedel, teminat veya ödeme yönünden uygun karar | Section 425 |
| Türkiye’de taşınmazın aynî rejimi | Taşınmazın bulunduğu ülke hukuku | MÖHUK m.21 |
| Türk tasarrufun iptali | Bağımsız takip, alacak ve dava koşulları | İİK m.277–284 |
| Yeni bağışlama inceleme dönemi | Güncel metinde bir yıl; diğer şartlar ayrı | 7571 s. Kanun m.2, İİK m.278 |

1. Mesele neden iki ayrı hukuk düzenini ilgilendirir?
İngiltere ve Galler’de yaşayan bir Türk vatandaşı, oradaki kredi veya ticari borcu nedeniyle takip edilirken Türkiye’de bulunan dairesini bir yakınına devretmiş olabilir. Alacaklı açısından esas soru, İngiliz hukukundaki alacaklıyı koruma hükmünün bu devir üzerindeki etkisidir. Başlangıçta dört ayrı olgu belirlenmelidir: borcun hukuki kaynağı, malın devredildiği tarih, malın Türkiye’deki tapu sicili kaydı ve İngiltere’de hangi mahkeme kararının mevcut olduğu. Bu bilgiler bir araya getirilmeden yalnızca borçlunun İngiltere’de yaşamasından hareketle Türk tapu işleminin geçersiz olduğu söylenemez.
İngiltere’de yürütülen Section 423 başvurusu, Türk hukukundaki tasarrufun iptali davası ve yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi birbirinden farklı yollardır. Bir İngiliz kararının alacaklıyı korumaya yönelik olması, Türkiye’deki tapu müdürlüğünün kararın gereğini resen yerine getireceği anlamına gelmez. Aynı biçimde Türk hukukunda dava açılması, İngiliz kararına hiç değer verilmeyeceği anlamına gelmez. Yargılamanın türü, tarafları, uygulanacak hukuk ve istenen somut tedbir birlikte düşünülmelidir.
2. Insolvency Act 1986 Section 423 tam olarak neyi düzenler?
İngiltere ve Galler’de uygulanan Insolvency Act 1986 Section 423, alacaklıları zarara uğratmak amacıyla değerin altında yapılan işlemler için özel bir koruma mekanizması öngörür. Maddenin birinci fıkrasında karşılıksız bağışlama, bazı evlilik veya civil partnership bağlantılı işlemler ve verilen karşılığa göre belirgin biçimde düşük bir bedelle yapılan devirler sayılır. Bir işlemin düşük bedelli olması tek başına her başvuruda yeterli değildir; üçüncü fıkrada belirtilen amaç unsurunun da mahkemece değerlendirilmesi gerekir. Bu amaç mevcut veya gelecekteki talepte bulunan kişilerin malvarlığına ulaşmasını engellemek ya da alacakla ilgili menfaatlerini zedelemek olabilir.
Section 423(2), uygun koşullarda işlemin yapılmadığı durumdaki konumu yeniden tesis etmeye ve zarar görenlerin menfaatlerini korumaya yönelik karar verilmesini mümkün kılar. Bu geniş ifade, mahkemenin sınırsız yetki kullandığı veya kararın her ülkenin mülkiyet sicilinde doğrudan uygulanabileceği şeklinde okunmamalıdır. Tedbirlerin kapsamı, üçüncü kişilerin hakları ve başka devletlerin taşınmaz sicilleri bakımından ayrıca sınırlar vardır. İngiliz hükmünün ayrıntıları İngiltere ve Galler mevzuatı üzerinden doğrulanmalıdır.
3. Section 423 başvurusu için iflas kararı zorunlu mu?
Section 423 başlığının iflas mevzuatında bulunması, bütün başvuruların önceden verilmiş bir bankruptcy order gerektirdiği anlamına gelmez. Section 424, işlemin borçlunun iflas veya şirketin tasfiye ve yönetim aşamasında bulunmasına göre kimlerin dava açabileceğini ayırır. İflas veya tasfiye bağlamında official receiver, trustee, liquidator ya da administrator gibi görevli sıfatları önem kazanır; bazı hâllerde zarar gören kişinin mahkemenin iznine ihtiyacı olabilir. Diğer bazı hâllerde mağdurun doğrudan başvuru yolu bulunabilir.
Başvuru hakkının kimde olduğu, yalnızca alacak belgesine bakılarak belirlenemez. İşlemin tarafı şirket mi gerçek kişi mi, İngiltere’de yürüyen bir insolvency proceeding bulunuyor mu ve başvurucu o işlemden zarar gören kişi sayılabiliyor mu soruları cevaplanmalıdır. Türk dava dosyasında ise ayrıca hukuki yarar, taraf sıfatı ve uygulanacak Türk takip hükümleri incelenir. Bu iki başvuruculuk sistemi birbirine karıştırılmamalıdır.
4. Gerçek değer ve ivazsız işlem nasıl araştırılır?
İngiliz hükmündeki undervalue değerlendirmesi için tapuda yazılı bedel, gerçekten ödenen para, banka hareketleri, sözleşme, bilirkişi değerlemesi ve karşı edim karşılaştırılır. Bir taşınmazın rayiç değerinin altında devredilmiş görünmesi önemli bir emaredir; fakat vergi matrahı, satış sözleşmesindeki kayıt ve banka hareketleri ayrı şeylerdir. Hangi tarihteki değerle karşılaştırma yapılacağı ve karşı edimin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca açıklığa kavuşturulur. Üçüncü kişiden gelen ödemeler de bütün finansal iz üzerinde değerlendirilmelidir.
Değer tespiti yapılırken İngiltere’deki fiyatlarla Türkiye’deki konut fiyatlarının doğrudan karşılaştırılması sağlıklı değildir. Türkiye’deki taşınmazın devrin yapıldığı tarihteki emsal satış bedelleri, ekspertiz raporları, ipotek ve şerh yükleri ile fiili kullanım durumu esaslıdır. Daha sonraki piyasa artışı tek başına geçmişteki devir bedelinin muvazaalı olduğunu göstermez. Hukuki analiz, işlemin gerçek ekonomik içeriğini araştırmalı ve aynı olgudan peş peşe kesin sonuç üretmemelidir.
5. Alacaklıdan mal kaçırma amacının ispatı
Section 423(3) açısından amaç unsurunun değerlendirilmesinde devirden hemen önceki alacak ihtarı, İngiliz mahkeme davasının açılma zamanı, borçlunun başka malvarlığı, devirden sonra taşınmazı kimin kullanmaya devam ettiği ve taraflar arasındaki yakınlık birlikte incelenebilir. Bunlar tek tek kesin karine değildir. Kişi, gerçek bir satış karşılığında konutunu devretmiş ve bedeli borcunu ödemek için kullanmış olabilir. Bunun tersi olarak görünüşte satış yapılıp bedel hiç ödenmemiş de olabilir. İspat gücü, belgelerin tarihsel tutarlılığına bağlıdır.
Alacaklının gelecekte doğabilecek talebinden kaçınmaya dönük işlem de ilgili norm kapsamında gündeme gelebilir; ancak bu, alacak iddiasının gerçekliğinin araştırılmasına engel değildir. Alacak davasıyla devir tarihi arasındaki ilişki, ticari ilişki belgeleri ve işlemin karar alma süreci birlikte sunulmalıdır. Özellikle bir aile ferdine satışta ilişkinin varlığı tek başına İngiliz hukukunda amaç unsurunu otomatik kanıtlayan mutlak kural gibi anlatılmamalıdır.
6. İngiliz mahkemesi hangi giderimlere karar verebilir?
Section 425 uyarınca mahkeme devredilen malın hak sahibine geri verilmesine, malın satışından sağlanan değerin izlenmesine, bazı teminatların kaldırılmasına, sağlanan yarar bakımından ödeme yapılmasına veya güvence tesisine ilişkin kararlar verebilir. Hangi giderimin seçileceği işlemin ayrıntılarına ve üçüncü kişinin konumuna bağlıdır. Bu yüzden Türkiye’deki taşınmaz hakkında verilmiş bir İngiliz kararının hüküm fıkrası kelime kelime incelenmelidir. Kararın yalnızca para ödemesine mi, yoksa yabancı taşınmaz üzerindeki mülkiyete doğrudan müdahaleye mi ilişkin olduğu farklı sonuç doğurabilir.
Section 425(2) ayrıca iyi niyetle, karşılık vererek ve ilgili koşulları bilmeksizin hak iktisap eden bazı üçüncü kişilerin korunmasına yönelik sınırlar içerir. Bir taşınmaz daha sonra başka bir alıcıya geçmişse ilk işlem ile sonraki işlemler ayrı incelenmelidir. Hiçbir koruma hükmü Türkiye’deki tapu kaydını incelemeksizin üçüncü kişilerin aynî hakları hakkında kesin hüküm kurmayı haklı kılmaz.
7. Türkiye’deki taşınmaz bakımından MÖHUK 21
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası taşınmazlar üzerindeki mülkiyet ve diğer aynî hakları malın işlem anında bulunduğu ülke hukukuna bağlar. Dördüncü fıkra, taşınmaz aynî haklarına ilişkin hukuki işlemlerin şekli bakımından da malın bulunduğu ülke hukukuna işaret eder. Dolayısıyla Türkiye’deki bir dairenin tapu tescili, devir şekli ve aynî hak kazanımı için Türk hukukunun özel kuralları dikkate alınır. Yabancı mahkemenin farklı bir giderim öngörmesi bu bağlantı kuralını ortadan kaldırmaz.
Bu normdan hareketle yabancı para alacağının hiç istenemeyeceği sonucuna varmak da hatalıdır. Para alacağı, tanıma ve tenfiz ile Türkiye’deki cebrî icra arasındaki ilişki kendi koşullarında ele alınabilir. Aynî hak tesisi veya mülkiyetin doğrudan devri gibi talepler daha hassas bir yetki ve uygulanacak hukuk incelemesini gerektirir. Türk tapu siciliyle ilgili sonucun, İngiliz karar metnindeki bir cümleye dayanarak otomatik oluştuğu varsayılmamalıdır.
8. Türk tasarrufun iptali davası neden farklıdır?
Türk hukukunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri alacaklıyı zarara uğratan tasarruflara karşı özel iptal davası rejimi kurar. İİK m.277 davacı olabilecek kişileri düzenler; m.278, 279 ve 280 farklı iptal nedenlerini gösterir. İİK m.283 ise kabul kararının icra bakımından sonuçlarıyla ilgilidir. Bu dava ile tapu kaydının baştan itibaren herkes için yok sayılması aynı şey değildir; alacaklının takip konusu alacağını elde edebilmesini sağlayan nispi etki dikkate alınmalıdır.
İngiliz Section 423 kararına sahip olmak, Türk İİK m.277 çerçevesinde aranan koşulları kendiliğinden sağlamaz. Türk davasında gerçek alacak, takip ve aciz belgesi şartları ile tasarrufun zamanlaması ayrıca araştırılır. Dosyanın türüne göre yabancı ilamın önce Türkiye’de tenfiz ettirilmesi ihtiyacı da gündeme gelebilir. Böyle bir dosyada ilk adım İngiliz belgenin çevrilmesi değil; hedeflenen hukuki sonucun ve mevcut takip araçlarının belirlenmesidir.
9. 2025 sonunda değişen İİK m.278 neden önemlidir?
25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi İİK m.278’i yeniden düzenlemiştir. Yürürlükteki yeni metin, alışılmış hediyeler dışındaki bağışlama ve karşılıksız tasarruflar için geçici veya kesin aciz belgesi, aynı nitelikte haciz tutanağı yahut iflasın açılma tarihinden önceki bir yıllık dönemi esas alır. Eski metinlere dayanarak her olayda iki yıllık süreyi mevcut kural gibi göstermek yanlıştır. İşlem tarihinde geçerli hüküm ve olası geçiş meseleleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Yeni düzenlemede belirli yakınlar arasında yapılan tasarruflar, gerçek değere uygun karşılığın ispatı bakımından; çok düşük bedelli işlemler ise aksinin ispatı bakımından özel kurallara bağlanmıştır. Ömür boyu gelir, intifa ve ölünceye kadar bakma ilişkileri de maddede ayrıca yer alır. Bu hükümler, her aile içi tapu devrinin otomatik iptal edileceği anlamını taşımaz; tarafların gerçek ödemeleri, hukuki işlem türü ve maddede gösterilen koşullar incelenmelidir.
10. İİK m.279 ve m.280 neden ayrıca incelenmeli?
Türk iptal davası yalnızca bağışlamaları konu edinmez. İİK m.279 bazı borç ve teminat işlemlerini, m.280 ise alacaklılara zarar verme kastıyla yapılan ve kanunun aradığı bilgi veya bilinebilirlik şartlarını taşıyan işlemleri düzenler. Bir işlem m.278’deki karşılıksız devir sınıfına girmediğinde mutlaka hukuken güvenli olduğu söylenemez. Öte yandan m.280’deki şartlar da yalnızca yakın akrabalık üzerinden varsayılamaz; borçlunun malvarlığı durumu, alacaklılara zarar verme kastı ve diğer tarafın bilmesi gereken açık emareler ilgili delillerle gösterilmelidir.
Farklı maddelerin dayandığı zaman dilimleri ve unsurlar aynı değildir. Dava dilekçesi hazırlanırken işlemi önce fiilen sınıflandırmak gerekir: bağış mı, gerçek satış mı, önceki borcun teminatı mı, muvazaalı işlem mi? Sınıflandırma yapılmadan her maddeyi topluca sıralamak maddi vakıaların hukuki sebeple uyumunu zayıflatır. Kullanılacak hukuki yol, somut delillere göre seçilmelidir.
11. Aciz belgesi ve takip şartı nasıl ele alınır?
İİK m.277 uygulamasında alacaklının geçici veya kesin aciz belgesine sahip olması temel inceleme konularındandır. İİK m.105 kapsamında haciz tutanağının bazı koşullarda aciz vesikası etkisi doğurabilmesi de dosya durumuna göre incelenir. İngiltere’de verilmiş bir CCJ veya ödeme emri görünümündeki belge tek başına Türk icra müdürlüğünün düzenlediği aciz belgesi değildir. Alacağın Türkiye’de takip edilebilir hâle getirilmesi, icra dosyasının seyri ve borçlunun haczedilebilir mallarının araştırılması birbirinden ayrı işlemlerdir.
Somut olayda İngiltere’de alacak bulunurken Türkiye’de yalnızca bir tapu kaydı tespit edilmişse, dava dilekçesinden önce takip yolunun, alacaklı sıfatının ve istenebilecek ihtiyati korumanın denetlenmesi gerekir. Davayı hemen açıp sonradan bütün dava şartlarının tamamlanacağını varsaymak usul riski taşır. Takip ve aciz belgesi için aranan belgelerin hangi aşamada sunulacağı, olayın tarihine ve yürürlükteki uygulama kurallarına göre araştırılır.
12. İptal davasında mal kimin adına kayıtlı olmalı?
Tapu kaydında malik borçlu ise alacaklının amacı çoğu zaman doğrudan haciz veya ihtiyati haciz imkânlarını değerlendirmek olacaktır. Mal daha önce borçludan üçüncü kişiye devredilmişse iptal davası ya da başka hukuki yolun koşulları gündeme gelir. Borçlunun hiç malik olmadığı bir taşınmaz hakkında yalnızca akrabalık veya aynı adreste oturma gerekçesiyle İİK m.277 davası açılması isabetli olmayabilir. Tapu kayıt zinciri, ilk iktisap tarihi, yevmiye numarası ve sonradan yapılan işlemler önem taşır.
İşlem bir şirket üzerinden yapılmışsa şirketin tüzel kişiliği ayrıca değerlendirilmelidir. İngiltere’de borçlu olan şirketin pay sahibinin Türkiye’de şahsen malik olduğu ev ile şirket malvarlığı otomatik özdeşleştirilemez. Şirket perdesinin kaldırılması, temsil ve kişisel sorumluluk gibi iddialar kendi maddi temelleri olmadan ileri sürülmemelidir. Malikin ve borçlunun aynı kişi olup olmadığı en başta yazılı belgelerle belirlenmelidir.
13. İngiliz kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi
Yabancı mahkeme kararlarının Türk hukukundaki etkisi 5718 sayılı Kanun’un 50 ve devamı maddeleri çerçevesinde ele alınır. Tenfiz, şartları varsa yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesine ilişkin usuldür. Ancak bir Section 423 kararının hukuki niteliği, hüküm fıkrasında istenen edim ve Türkiye’deki taşınmazın aynına ilişkin sonuçlar ayrıca tartışılır. MÖHUK m.54’teki şartların varlığı, kesinleşme veya icra edilebilirlik durumu, tarafların savunma hakları ve kamu düzeni yönlerinden inceleme gereklidir.
Her İngiliz emir veya ara kararının tenfize elverişli nihai ilam olduğu varsayılamaz. Bazı kararların niteliği geçici veya koruyucu olabilir; başka bazıları para ödenmesine ilişkindir. İngiliz avukattan kararın certified copy örneği, hüküm fıkrası, kesinleşme veya bağlayıcılık durumu ve usulüne uygun bildirim bilgileri istenmelidir. Türkiye’de açılacak davanın türü, bu belgelere bakıldıktan sonra belirlenmelidir.
14. İngiliz kararındaki tapu devri emri kendiliğinden tescil sağlar mı?
İngiliz mahkemenin bir kişiye taşınmaz devrini gerçekleştirme yükümlülüğü yüklemesiyle Türk tapu müdürlüğünün yabancı emir üzerine doğrudan tescil yapması aynı işlem değildir. MÖHUK m.21 ve Türk tapu düzeni nedeniyle Türkiye’deki taşınmaz üzerinde mülkiyetin kazanılması, kaybedilmesi ve tescili için Türk aynî hukuk hükümleri değerlendirilir. Kararın borçluya yönelik kişisel edim hükmü mü yoksa doğrudan aynî sonuç doğurmaya yönelik ifade mi içerdiği bu ayrımda önemlidir.
İlk incelemede kararın başlığına bakmak yeterli değildir. Tasarrufa ilişkin işlemi kimin yapacağı, hangi malın hangi kimlik numarasıyla gösterildiği, kararın yalnızca İngiltere’deki taraflara mı hitap ettiği ve yabancı mahkemenin hangi yetkiyi kullandığı ortaya konulmalıdır. Aynî hakkın doğrudan geçirilmesi iddiasıyla para alacağına dayalı cebrî icra yolu birbirine karıştırılırsa yanlış dava türü seçilebilir.
15. İhtiyati koruma ve tapu kaydının izlenmesi
Alacaklının hedefi, mahkeme kararını beklerken taşınmazın yeniden devredilmesini engellemek olabilir. Türkiye’de ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir farklı hukuki korumalardır. Bunların uygulanma alanı ve koşulları İİK ve HMK’nın ilgili maddelerine göre incelenir. İİK m.281 ve tasarrufun iptali davası bağlamındaki düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir. Yalnızca İngiliz freezing order belgesi sunulmasıyla Türk tapusuna otomatik şerh düşüldüğü sanılmamalıdır.
Talep hazırlanırken taşınmazın güncel takyidatlı tapu örneği, mevcut ipotekler, hacizler ve üçüncü kişi hakları edinilmelidir. Korumanın türü, yaklaşık ispat, teminat ve uyuşmazlığın niteliği birlikte değerlendirilir. Yanlış seçilen koruma talebi hem gecikmeye hem de giderlere neden olabilir. İngiliz yargılamasındaki geçici tedbir, Türk mahkemesinde ancak kendi usul rejimi içinde anlam kazanır.
16. İyi niyetli üçüncü kişinin konumu
Section 425(2) ile Türk tapu siciline güven ilkesi birebir aynı normlar değildir. İngiliz hukukunda belirli koşullarda karşılık verip iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişinin menfaatleri korunur. Türk hukukunda da TMK m.1023 kapsamında tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak aynî hak kazanan üçüncü kişinin iktisabı özel şartlarla korunabilir. Bu ilkeleri birleştirip bütün sonraki alıcıların aynı anda korunduğu veya korunmadığı şeklinde sonuç çıkarmak doğru değildir.
İlk bağışlama işleminden sonra taşınmazın başka kişilere geçtiği zincirde her edinimin tarihi, bedeli, tarafların bilgisi ve tescil durumu ayrı incelenir. Üçüncü kişi taşınmazı edinirken dava veya ihtar hakkında gerçekten ne biliyordu, tapuda hangi kayıtlar vardı ve ödemeyi nasıl yaptı? Bu sorular somut kayıtlarla yanıtlanmalıdır. Bir davada karşı tarafın iyi niyet iddiasını çürütmek, yalnızca aile bağı veya aynı soyadı tespitinden ibaret değildir.
17. Süreler karıştırılırsa hangi risk ortaya çıkar?
Section 423 başvurusuyla Türk İİK m.277 ve devamındaki dava süresi ve şartları eşit kabul edilemez. Türk hukukunda İİK m.284 ile bağlantılı beş yıllık hak düşürücü süre incelemesi, iptali istenen tasarrufun tarihine göre ayrıca yapılır. İİK m.278’in 25 Aralık 2025 tarihinde değişen bir yıllık bağışlama dönemi ise ayrı bir kanuni ölçüttür. Bu iki süreyi tek bir takvim gibi gösteren açıklamalar müvekkili yanıltır.
Zaman çizelgesinde en az şu tarihler yan yana tutulmalıdır: İngiltere alacağının doğumu, ihtar, takip, Türk taşınmazının devri, aciz belgesi veya ilgili haciz tutanağı, İngiliz dava ve karar tarihleri, Türkiye’deki dava tarihi. Gerekirse birden fazla hukuki yol için ayrı süre tablosu hazırlanır. Geçiş hükümleri ve eski tarihli işlemler yönünden yürürlük incelemesi ayrıca yapılır; takvim son gün hesabı sadece makale okunarak belirlenmemelidir.
18. İngiltere’deki borcun gerçekliği ve belgeleri
Alacaklının elindeki İngiliz court order, kredi sözleşmesi, judgment debt dökümü, bankanın hesap özeti, noter veya solicitor yazışması birbirinden farklı ispat araçlarıdır. İngiliz borç veya zarar iddiası Türk davada sunulacaksa alacağın hangi hukuki ilişkiye dayandığı açıklanmalı; varsa karşı tarafın ödeme, takas veya itiraz belgeleri de hesaba katılmalıdır. Çeviri yapılırken interest, principal, costs ve fees kalemlerinin Türk hukuki terminolojisine gelişigüzel aynı kelimeyle aktarılmaması gerekir.
Kararın para miktarı, yürürlükteki faiz koşulları ve yabancı para üzerinden talep hesapları ayrıca değerlendirilir. Bir İngiliz mahkeme kararında bulunmayan kalemin Türk takip talebine eklenmesi itiraz ve dava riski yaratabilir. Ödemelerin hangi borca mahsup edildiği kronolojik tabloyla gösterilmelidir. İngiliz tarafın yalnızca ekran görüntüsü veya e-posta başlığı sağlaması durumunda asıl kayıtların istenmesi, uyuşmazlığın niteliğine göre önem kazanır.
19. Tapu ve banka delilleri nasıl birlikte okunur?
Türkiye’deki tapu sicili malik adını ve tescil işlemlerini gösterir; fakat devir bedelinin gerçekte ödenip ödenmediğini tek başına kanıtlamaz. Tapu işlemindeki resmi senet, bedel kaydı, banka havalesi, kredinin kullandırılma tarihi, ekspertiz ve ipotek belgeleri birlikte değerlendirilmelidir. Nakit ödeme iddiası varsa bunun zamanına ilişkin finansal iz önemlidir. Dekontun varlığı da her zaman paranın satıcıda kaldığını göstermez; karşılıklı transfer zinciri ve gerekçesi incelenebilir.
İngiltere’deki banka hesapları ve HMRC kayıtları devirde kullanılan paranın kaynağına ışık tutabilir. Ancak karşı tarafın özel banka verilerine erişim bağımsız usul ve gizlilik kurallarına tabidir. Türk mahkemesinde belge ibrazı ve delil tespiti yöntemleri HMK’nın ilgili hükümleri çerçevesinde ele alınır. Delilin hukuka aykırı elde edilip edilmediği ayrıca incelenmelidir; mahkemeye sunulabilecek her ekran görüntüsü hukuka uygun delil niteliğinde değildir.
20. İngiltere belgelerinde apostil ve tercüme
İngiltere ve Galler’deki resmî belgenin Türkiye’de kullanılmasında belgenin düzenlendiği makam, aslına uygun örnek ve gerektiğinde apostil işlemi önemlidir. Apostil bir mahkeme kararının Türkiye’de otomatik tenfiz edildiği anlamına gelmez. Aynı biçimde tercümanın imzasının doğrulanması, İngiliz belgenin içindeki her vakıanın kesin doğru kabul edileceği sonucunu doğurmaz. Belgenin kaynağı ve ispat gücü, kullanıldığı Türk usul işleminin niteliğine göre değerlendirilir.
Karar ekindeki schedule, deed, witness statement veya valuation gibi belgelerin hangi kısmının hükme dâhil olduğu özellikle sorulmalıdır. Yalnızca kararın ilk sayfası çevrilirse mahkemeye sunulan belge, talep edilen hukuki sonucun dayanaklarını göstermeyebilir. Diğer taraftan gereksiz ve çok hacimli ekler yerine uyuşmazlıkla doğrudan ilgili belgelerin tasnifi maliyet ve okunabilirlik açısından yararlı olabilir.
21. Borçlunun Türkiye’de taşınmaz dışında malı varsa
Türkiye’deki taşınmazı hedef alan iptal davası tek seçenek değildir. Borçlunun banka mevduatı, araçları, şirket payları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları da bulunabilir. Mevcut takip türüne göre haciz veya üçüncü kişideki alacak için ilgili Türk icra hükümleri gündeme gelebilir. İngiltere’deki third party debt order mekanizması ise Türk bankasına doğrudan gönderilerek her durumda sonuç alan bir yöntem değildir. İki ülkede ayrı takip adımları planlanmalıdır.
Strateji bakımından bütün deliller yalnızca taşınmaza odaklanmamalıdır. Alacağın miktarı, taşınmaz üzerindeki öncelikli ipotekler ve satışın muhtemel net getirisi hesaplanmalıdır. Hiç tahsil olanağı bulunmayan bir mal hakkında uzun dava yürütülmesi ekonomik olmayabilir. Alacaklı, takip masrafı ve hukuki riskleri öğrenerek hangi malvarlığına yönelmenin daha makul olduğuna karar vermelidir.
22. Şirket borcu ile ortak borcu nasıl ayrılır?
İngiltere’de borçlu şirketin Türkiye’de şubesi, payı veya başka varlıkları bulunması ile şirket ortağının şahsi tapulu malının bulunması farklı olgulardır. Türk ve İngiliz şirketler hukukunda tüzel kişiliğin ve yöneticinin sorumluluğunun sınırları dosyadaki işlem türüne göre incelenir. Section 423 başvurusu şirket tasarruflarına ilişkin olabilir; fakat bu durum bütün hissedarların şahsi varlıklarını kendiliğinden takibe açmaz. Teminat veren gerçek kişi veya kefil olup olmadığı ayrıca araştırılır.
Türkiye’deki limited şirket payının devri, taşınmaz mülkiyetinin devrinden farklı şekil ve sicil koşullarına tabidir. İşlemin şirket genel kurul kararı, devir sözleşmesi ve ticaret sicili kayıtları üzerinden incelenmesi gerekebilir. Aynı aile fertlerinin ortak olması veya aynı adresten faaliyet yürütülmesi tek başına borçtan kişisel sorumluluk yaratmaz. Önce işlemin ve borcun hangi gerçek veya tüzel kişiye ait olduğu saptanmalıdır.
23. Borçlu taraf hangi savunmaları hazırlamalıdır?
Tapuyu devreden kişinin savunması yalnızca kötü niyeti reddetmekten ibaret olmamalıdır. Satışın gerçek bedeli, bedelin ödeme tarihi, alıcıyla ticari ilişki, paranın nasıl kullanıldığı, borçtan bağımsız satış ihtiyacı ve taşınmazın fiili teslimi belgelendirilebilir. İngiliz Section 423 başvurusundaki amaç ve undervalue koşullarına ayrı ayrı cevap verilmelidir. Türkiye’de yürüyen takip veya iptal davası varsa ona özgü dava şartları ve süre itirazları ayrıca hazırlanmalıdır.
Devir yakınlar arasında gerçekleşmişse 7571 sayılı Kanun’la değişen Türk İİK m.278 kapsamındaki karşılık ispatı önem kazanabilir. Bununla birlikte savunma dilekçesinde yalnızca banka dekontu sunmak yerine gerçek ekonomik karşılığın bütünü açıklanmalıdır. Davacının iddia ettiği borcun doğumu ve kesinleşmesi hakkında somut uyuşmazlık varsa bunlar da maddi savunmanın parçasıdır. İngiliz dosya ve Türk dosya ayrı vekillerle yürütülüyorsa çelişkili beyan riskinin önlenmesi gerekir.
24. Alacaklı taraf dava hazırlığını nasıl yapmalıdır?
Alacaklı öncelikle tek bir dosya indeksi oluşturmalıdır: borç ilişkisinin kuruluş belgeleri, İngiltere’de alınan kararlar, tebligat kayıtları, Türk tapu kayıt zinciri, muhtemel bedel hareketleri, aciz belgesi ve taraflar arasındaki bağlantıyı gösteren hukuka uygun deliller. Sonra amaç unsuru ve düşük bedel iddiasını destekleyen olaylar kronolojik olarak anlatılmalıdır. Dava konusu malın güncel durumu ve üçüncü kişilere devir ihtimali belirlenmeden koruma talebi hazırlanması eksik kalabilir.
Yalnızca Türk hukuku kaynaklarını İngiliz başvurusuna veya yalnızca İngiliz kanun maddelerini Türk dava dilekçesine kopyalamak yerine iki ayrı hukuki görüşün temas noktaları kurulmalıdır. İngiliz avukatın gerekli gördüğü Section 423 giderimi ile Türk avukatın talep edebileceği icra koruması her aşamada karşılaştırılabilir. Böylelikle yurt dışında kazanılan bir kararın Türk taşınmaz bakımından neden doğrudan işlem doğurmadığı müvekkile açıklanır.
25. Muhtemel yanlış beklentiler ve başvuru maliyeti
İngiliz kararının verilmesi, Türk tapu müdürlüğünde malik adının ertesi gün değişeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde Türk tapu devrinin gerçekleşmiş olması, alacaklının bütün hukuki başvuru yollarını kesin olarak kaybettiğini göstermez. Başarı ihtimali, İngiliz hükmün niteliği, Türk icra dosyasının aşaması, tapudaki üçüncü kişi hakları ve ispat olanakları birlikte değerlendirildikten sonra tartışılabilir. Bu nedenlerle dosya incelenmeden kesin başarı, belli sürede tahsil veya otomatik iptal vaadinde bulunulmamalıdır.
Maliyet kalemleri arasında İngiliz avukat giderleri, yeminli tercüme, apostil, Türk yargılama harçları, tebligat, bilirkişi ve icra giderleri bulunabilir. Bunların hangisinin ortaya çıkacağı yürütülecek işlemden etkilenir. Kesin tutar vermek yerine olası senaryolar üzerinden ücretlendirme ve risk planı oluşturmak daha sağlıklıdır. Ülkeler arası belge akışı koordinasyonunun gecikmeleri artırabileceği de başlangıçta hesaba katılmalıdır.
26. Kısa örnek: düşük bedelle aile içi tapu satışı
İngiltere’de ticari borcu bulunan kişinin Mersin’deki dairesini kardeşine rayiç değerin oldukça altında devrettiğini varsayalım. Alacaklı İngiltere’de Section 423 davası açmayı düşünüyorsa önce İngiliz hukukundaki düşük değer ve zarar verme amacı unsurlarını araştırır. Türk hukukunda ise devir tarihi, aciz belgesi ve İİK m.278’in yeni düzenlemesi dahil ayrı dava koşulları değerlendirilir. Kardeşin gerçekten ödeme yapmış olması veya satışın uzun süre önce gerçekleşmiş bulunması araştırmanın yönünü değiştirebilir.
Bu örnek bir kazanılmış dava veya kesin hukuki sonuç göstermez; hangi verilerin gerekli olduğunu anlatır. Bir ailenin kendi içinde taşınmaz devri yapması kendiliğinden hileli işlem sayılmaz. Buna karşılık tapu bedelinin yazılı gösterilip hiç ödenmediği, borçlunun taşınmazı eskisi gibi kullanmaya devam ettiği ve alacaklıdan mal kaçırma amacıyla ilgili ek belgeler bulunduğu iddiası da yalnızca aile ilişkisi bahanesiyle görmezden gelinemez.
27. Kısa örnek: İngiliz şirket ve Türk konutu
İngiltere’de kurulmuş limited şirketin alacaklıları, şirket müdürünün İstanbul’daki kişisel konutuna yönelmek istediğinde ilk sorun malik ve borçlu kimliklerinin ayrımıdır. Şirketin yaptığı bir undervalue işlem ile yöneticinin kişisel tapu devri ayrı vakıalardır. Section 423 kapsamında işlem yapan gerçek veya tüzel kişinin kimliği ve mağdur olduğu ileri sürülen alacağın tarafı belirlenir. Türk hukukundaki takip dosyası da borçluya karşı doğru kurulmuş olmalıdır.
Bu örnekte kişinin şirketteki pay oranı, yönetim sıfatı veya şirketin sicilden silinmiş olması tek başına kişisel evinin şirket borcu için satılmasını sağlamaz. Garanti, kefalet veya başka özel bir kişisel borçlandırma bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır. Yabancı şirketin Türkiye’deki malvarlığına erişim ile ortağın kişisel malvarlığına erişimin birbirine karıştırılmaması ciddi dava maliyetlerinden kaçınmaya yardımcı olur.
28. Dosya takip kontrol listesi ve sonuç
İngiltere ve Galler’den yürütülen her dosyada alacak ve borçlu kimliği, kararın tam hüküm fıkrası, devir zinciri, bedel hareketleri, İngiliz başvurucunun sıfatı ve Türk takip imkânları birlikte tabloya geçirilmelidir. Section 423–425’in İngiliz sistemindeki giderimleri, 5718 m.21’in Türk taşınmazı üzerindeki etkisi ve İİK m.277–284 koşulları ayrı sütunlarda gösterilebilir. Böyle bir kontrol, hem eksik belgeyle dava açma hem de gerekli geçici korumayı kaçırma riskini azaltır.
Temel sonuç şudur: Insolvency Act 1986 Section 423, İngiltere ve Galler’de alacaklıyı koruyan güçlü bir düzenlemedir; fakat Türkiye’deki tapu kaydını tek başına ve otomatik olarak silen bir Türk hukuk normu değildir. Türk hukukuna göre dava, tenfiz, ihtiyati koruma ve icra yolları somut olayda bağımsız olarak değerlendirilir. Özellikle 25 Aralık 2025 tarihli İİK m.278 değişikliği nedeniyle eski kaynaklardan kopyalanmış iki yıllık açıklamalar kullanılmamalıdır.
İlgili rehberler ve farklı hukuki yollar
Bu makale yeni ve ayrı bir konuya odaklanır. İngiliz mahkeme kararlarının Türkiye’deki diğer etkileri için aşağıdaki doğrulanmış yayınları da inceleyebilirsiniz:
Resmî mevzuat ve kanun metinleri
Sık sorulan sorular
1. Section 423 kararı Türkiye’de tapuyu otomatik iptal eder mi?
Hayır. Türkiye’deki taşınmazın aynına ilişkin işlemlerde MÖHUK m.21 ve Türk tapu hukuku şartları ayrıca değerlendirilir.
2. Section 423 için kişinin iflas etmiş olması zorunlu mudur?
Her olayda değil. Section 424 başvuru ehliyetini işlem ve iflas durumuna göre ayrı düzenler.
3. İngiltere’deki CCJ Türk iptal davası için aciz belgesi sayılır mı?
Tek başına Türk İİK m.277 kapsamında aciz belgesi yerine geçmez; Türk takip koşulları ayrıca incelenir.
4. İİK m.278’deki bağışlama dönemi 2026 yılında kaç yıldır?
7571 sayılı Kanun’la değişen güncel metin bir yıllık dönemi düzenler; işlem tarihine ilişkin geçiş ve diğer maddeler ayrıca incelenir.
5. Eş veya kardeşe satış mutlaka iptal edilir mi?
Hayır. İİK m.278’deki şartlar, gerçek karşılık ve ispat rejimi olayın özelliklerine göre uygulanır.
6. İngiltere’de mal kaçırma amacı nasıl değerlendirilir?
Section 423(3) uyarınca alacaklılardan mal kaçırma veya menfaatlerini zedeleme amacı aranır; banka, devir ve dava belgeleri birlikte incelenebilir.
7. Borçlu Türkiye’de evi üçüncü kişiye satmışsa ne olur?
İşlem zinciri ve sonraki kişinin iyi niyeti ayrıca incelenir; Section 425(2) ve Türk aynî hukuk kuralları birbirinin aynısı değildir.
8. Section 423 kararının hüküm fıkrası neden gereklidir?
Kararın para ödeme, teminat, kişisel edim veya aynî hakla ilgili giderimlerden hangisini içerdiği Türk hukukunda izlenecek yolu etkiler.
9. Apostilli İngiliz kararını tapuya götürmek yeterli midir?
Hayır. Apostil belgenin resmî tasdik yönüne ilişkindir; Türk hukukundaki tescil ve gerekiyorsa tenfiz koşullarını ikame etmez.
10. Türk taşınmaza hangi hukuk uygulanır?
5718 sayılı Kanun m.21 gereğince aynî haklara ve bunların işlem şekline esasen taşınmazın bulunduğu ülke hukuku uygulanır.
11. Türk mahkemesinde geçici koruma istenebilir mi?
Uyuşmazlığın ve başvurunun şartlarına göre ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir tartışılabilir; İngiliz tedbiri kendiliğinden Türk tapusuna geçmez.
12. Alacaklı İngiltere’den gelmeden Türkiye’de avukatla işlem yapabilir mi?
Somut işlemde geçerli vekâletname ve gerektiğinde özel yetki şartları sağlanırsa pek çok başvuru vekil aracılığıyla yürütülebilir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — Mersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
