İsviçre’de Yaşayan Çocuğun Türkiye’deki Taşınmazı Nasıl Korunur? 1996 Lahey m.5, 8, 11, 23 ve 26 (2026)
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
İsviçre’de mutad mesken sahibi çocuğun Türkiye’de taşınmazı bulunması, Türk mahkemesine otomatik genel velayet yetkisi vermez. 1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi m.5 genel yetkiyi çocuğun mutad mesken devletine bağlar. Çocuğun malı Türkiye’deyse yetki devri için m.8–9, acil koruma için m.11, Türkiye ile sınırlı geçici tedbir için m.12 uygulanabilir. İsviçre koruma tedbirlerinin tanınması m.23, fiilî icrası m.26’da düzenlenir. Türk Medenî Kanunu m.352, m.360 ve m.361 çocuğun mallarının yönetimi ve korunması bakımından, Türk makamının yetkili olduğu olaylarda ayrıca önem taşır.
Kısa Özet
| Ülkeler arası kaynak | 1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi, İsviçre 2009, Türkiye 2017. |
| Genel yetki | m.5: çocuğun mutad meskeni. |
| Türkiye’deki çocuk malı | m.3/g yönetim; m.8–9 yetki devri; m.11–12 geçici ve acil tedbirler. |
| Tanınma ve icra | m.23 tanınma, m.26 icra prosedürü, m.27 esastan yeniden inceleme yasağı. |
| Türk çocuk malı hükümleri | TMK m.352–353, m.360–361. |
| Kapsam dışı | m.4: miras ve nafaka, çocuk korumasından ayrı. |

1. Zürih’te yaşayan çocuğun Mersin’deki konutunun tehlikeye düşmesi
İsviçre’de anne ve babasıyla veya yalnız bir ebeveyniyle yaşayan küçük çocuk, Türkiye’deki bir taşınmazın maliki olabilir. Taşınmaz miras yoluyla geçmiş, çocuğa bağışlanmış veya başka bir hukuki işlemle kazanılmış olabilir. Malın hukuki kazanılma nedeni ile çocuğun malının yönetiminin kimde olduğu ayrı konulardır. Örneğin çocuğa ait Mersin’deki evin kira gelirinin çocuğun yararına kullanılmadığı ya da yetkisi bulunmayan kişinin satış hazırlığında olduğu iddia ediliyorsa ilk mesele, hangi devlet makamının çocuğun malvarlığını korumak için müdahalede bulunabileceğidir.
1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi, Türkiye ve İsviçre arasında velayet, çocuk mallarının yönetimi ve korunmasına ilişkin uluslararası yetki ile koruma tedbirlerinin tanınması bakımından doğrudan önem taşır. Çocuğun yalnızca Türk vatandaşı olması veya malın Türkiye’de bulunması, Türk mahkemesine her türlü velayet ve malvarlığı kararı için otomatik genel yetki vermez. Çocuğun mutad meskeni, olası haksız yer değiştirme ve acil koruma ihtiyacı ayrı ayrı incelenir. Bu sayfa miras paylarının hesaplanmasından değil, çocuk malvarlığının korunmasına dair devletler arası yetki ve tedbir usulünden söz eder.
2. 1996 Lahey Sözleşmesi iki ülke arasında yürürlüktedir
19 Ekim 1996 tarihli Çocukların Korunmasına İlişkin Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İşbirliği Sözleşmesi’nin HCCH resmî taraflık tablosunda İsviçre için 1 Temmuz 2009, Türkiye için 1 Şubat 2017 yürürlük tarihi gösterilmektedir. Dolayısıyla İsviçre’de yerleşik bir çocuk ile Türkiye’deki koruma tedbiri bakımından bu iki ülke, sözleşmenin taraf devletleridir. Yürürlük tarihi bir basın haberine değil, devletlerin resmî depoziter kaydına dayanır.
Sözleşmenin 1. maddesi, çocuğun kişiliği veya malvarlığı için koruma tedbiri almaya hangi devletin yetkili olduğunu, hangi hukuk düzeninin uygulanacağını, ebeveyn sorumluluğunun niteliğini, kararların tanınması ve uygulanmasını ve devletler arasında işbirliğini düzenler. İkinci maddeye göre kapsam doğumdan on sekiz yaşına kadardır. Türk hukukunda reşit olan kişiyle çocuk korumasına konu küçük arasında usul farkı bulunduğundan, 18 yaşını tamamlamış kişi için aynı sözleşme hükümlerinin doğrudan uygulanacağı söylenemez.
3. Çocuk malvarlığının yönetimi sözleşmenin m.3/g bendindedir
1996 Sözleşmesi’nin 3. maddesi, ebeveyn sorumluluğunun atanması, kullanılması, sınırlanması ve sona erdirilmesi; velayet ve kişisel ilişki; vesayet, kayyımlık ve benzeri kurumlar; çocuğun bakımının denetimi ve çocuğun mallarının yönetimi, korunması veya tasarrufunu sayar. Üçüncü maddenin (g) bendi özellikle çocuğa ait taşınmaz, banka mevduatı veya pay gibi malların korunması ve yönetimi bağlamında önemlidir.
Türkiye’de bulunan bir konuta ilişkin günlük idari işlem ile çocuğun menfaatine aykırı tasarruftan korunması aynı yetki sorusu değildir. Gayrimenkulün tapu sicilindeki teknik işlem koşulları ayrı hukuk dalında değerlendirilirken, çocuğun mallarının koruma amaçlı yönetimi 1996 Sözleşmesi kapsamına girebilir. Hangi mahkemenin müdahalesine ihtiyaç olduğu, malın adresi kadar çocuğun mutad meskeni ve talebin hukuki niteliğine dayanır. Bu ayrım yapılmadan “tapu Türkiye’de, bütün kararları Türk mahkemesi verir” demek 1996 m.5’e aykırı sonuç doğurabilir.
4. Miras, evlat edinme ve nafaka neden aynı sözleşme kapsamında değildir?
1996 Sözleşmesi’nin 4. maddesi, bazı konu türlerini açıkça uygulama alanı dışında bırakır. Miras veya tereke, nafaka yükümlülükleri, evlat edinme kararları, çocuğun isim ve soyismi, genel eğitim ve sağlık politikası, sosyal güvenlik ve göçmenlik statüsü bu kapsam dışı konular arasındadır. Dolayısıyla “İsviçre’de yaşayan çocuğa Türkiye’de miras kalan ev” örneğinde mirasçılığın ve tapu intikalinin hukuki dayanağı ile çocuğun artık maliki olduğu mülkün korunması aynı yargısal talep değildir.
Bir mirasçılık belgesinin Türkiye’de kullanılması için İsviçre mirasçılık belgesi Erbbescheinigung Türkiye’de tapu ayrı rehber sunar. Nafakanın İsviçre’den tahsili konusu ise İsviçre nafaka tahsili: 1973 ve 1956 özel sözleşmeler yazısında 1956 ve 1973 uluslararası sözleşmeler ışığında açıklanmıştır. 1996 Sözleşmesi’ni kullanarak mirasın esasına veya nafaka borcuna ilişkin hükümler elde edildiği iddiası doğru değildir. Bu sayfanın sınırı, çocuğun koruma ihtiyacından doğan velayet ve malvarlığı yönetimi tedbirleridir.
5. Lahey m.5: çocuk İsviçre’de mutad mesken sahibi ise genel yetki
1996 Lahey Sözleşmesi m.5/1, çocuğun mutad meskeninin bulunduğu taraf devletin yargısal veya idari makamlarının çocuğun kişiliği ya da mallarına ilişkin koruma tedbirleri almaya yetkili olduğunu düzenler. İsviçre’de uzun süredir yaşayan, eğitim ve günlük hayat merkezi orada bulunan çocuk bakımından mutad mesken kavramı somut hayat koşullarıyla incelenir. Pasaportun Türk olması veya ebeveynlerden birinin Mersin’de taşınmazının bulunması, mutad meskenin otomatik Türkiye olduğu anlamına gelmez.
M.5/2 uyarınca çocuğun mutad meskeni başka bir taraf devlete değişirse, m.7’deki haksız yer değiştirmeye ilişkin özel kurala tabi olarak, yeni mutad mesken devletinin makamları genel yetkili hale gelir. Bu yüzden İsviçre’de eğitim gören çocuğun geçici yaz tatili için Türkiye’ye gelmesi ile gerçekten yaşam merkezini Türkiye’ye taşıması ayrı değerlendirilmelidir. Adres kaydı, aile düzeni, bakım ilişkileri ve fiilî süreler dosyada incelenmeden kesin mutad mesken kararı vermek doğru değildir.
6. Lahey m.8 ve m.9: Türkiye’de taşınmaz bulunmasıyla yetki devri
Sözleşmenin 8. maddesi, m.5 veya m.6 uyarınca yetkili makamın, belirli bir olayda çocuğun yararını değerlendirme bakımından başka devlet makamını daha iyi konumda görmesi halinde yetkinin devri veya diğer makamın yetki üstlenmesi için usul işletmesine izin verir. M.8/2-b, çocuğun malının bulunduğu devleti talep edilebilecek devletler arasında sayar. Bu hüküm, İsviçre’de yaşayan çocuğun Türkiye’deki taşınmazı bakımından özellikle önemlidir; ancak Türkiye’de mal bulunması genel yetkinin kendiliğinden Türkiye’ye geçtiği anlamına gelmez.
Sözleşmenin 9. maddesi, Türkiye gibi m.8/2’de belirtilen bağlantısı olan taraf devlet makamının, çocuğun yararına daha uygun olduğunu düşünmesi halinde mutad mesken makamından yetki devri istemesini düzenler. Yetkinin kullanılabilmesi ilgili mutad mesken makamının kabulüne bağlıdır. Dolayısıyla İsviçre’de yaşayan çocuk için Türkiye’deki mahkeme kendi başına uluslararası yetki devrinin gerçekleştiğini ilan edemez. İşlemde m.8–9’un resmî makamlar arası iletişim ve kabul koşulları gösterilmelidir.
7. Lahey m.11: Türkiye’deki çocuk malı için acil tedbir
1996 Sözleşmesi m.11/1, acil durumlarda çocuğun veya ona ait malların bulunduğu herhangi bir taraf devlet makamının gerekli koruma tedbirlerini alma yetkisine sahip olduğunu düzenler. Bu, çocuğun mutad meskeni İsviçre’de olsa dahi Türkiye’deki malın acil korunması gereken somut durumlarda önem kazanabilir. Burada sözleşmenin verdiği yetki dar ve acil koruma amacına yöneliktir; İsviçre’deki makamın genel velayet yetkisinin Türkiye’ye otomatik devri anlamına gelmez.
M.11/2’ye göre mutad mesken devletinin m.5–10 kapsamındaki yetkili makamı durumun gerektirdiği tedbirleri aldığında, acil tedbirlerin yürürlükte kalması sorunu sözleşmenin belirlediği sınırlarla değerlendirilir. Bu nedenle acil yetkiyle verilmiş karar süresiz ve sınır tanımaz bir mal yönetimi izni olarak yorumlanamaz. Türkiye’deki taşınmazın satılacağı yönünde ciddi belgelendirilmiş tehlike bulunduğunda, talebin gerçekten koruma amacıyla mı yoksa devamlı genel yetkiyi elde etme amacıyla mı ileri sürüldüğü ayrıştırılmalıdır.
8. Lahey m.12: Türkiye’de sınırlı etkili geçici tedbir
1996 Sözleşmesi m.12, çocuğun veya malının bulunduğu taraf devletin makamının, kendi ülkesiyle sınırlı etki doğuran geçici koruma tedbiri alabilmesine ilişkin bir usul düzenler. Bu geçici tedbirin m.5–10 kapsamında yetkili makamlarca alınmış tedbirlerle bağdaşması gerekir. Çocuk İsviçre’de yaşarken Türkiye’deki malı koruyan geçici önlem ile İsviçre’deki mahkemenin kalıcı velayet tedbiri arasındaki ilişki bu hükümle birlikte ele alınır.
M.12/2, mutad mesken devletinde yetkili merci daha sonra gerekli koruma tedbirini aldığında geçici tedbirin ne şekilde sona ereceğini düzenler. Böylece Türkiye’de verilmiş her geçici kararın İsviçre’deki bütün makamları kalıcı olarak bağladığına dair varsayım doğru değildir. Geçici koruma talebinde mahkeme kararının hangi malı, hangi tehlikeye karşı ve hangi sürede koruyacağı açıkça gösterilmelidir. Malvarlığı yönünden ihtiyacın somutlaştırılması, uluslararası yetki sorununu bir dilekçe başlığına indirgemekten daha önemlidir.
9. Lahey m.7: çocuk hukuka aykırı şekilde Türkiye’ye getirilmişse
1996 Sözleşmesi m.7, çocuğun hukuka aykırı götürülmesi veya alıkonulması halinde önceki mutad mesken devletinin makamlarının belirli şartlar oluşana kadar yetkilerini korumasını düzenler. Bu şartlar arasında çocuğun yeni bir mutad mesken edinmesi, velayet hakkı sahibinin yer değiştirmeye rızası ve kanundaki bir yıl ile yerleşme ölçütleri bulunur. Yalnız çocuğun artık Türkiye’de bulunduğuna dayanılarak eski mutad mesken makamının velayet yetkisinin hemen sona erdiği sonucu çıkarılamaz.
M.7/3’e göre önceki makamın yetkisi sürdüğü sürece çocuğun götürüldüğü devlet, gerekli acil koruma tedbirleri bakımından m.11 yetkisini kullanabilir. Bu yönüyle haksız götürme dosyasındaki acil çocuk malvarlığı tedbiri ile genel velayet talebini ayırmak gerekir. Ayrıca 1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi geri dönüş mekanizmasını düzenleyen ayrı bir uluslararası metindir; 1996 koruma rejimi bunun yerine geçen ceza veya iade sözleşmesi değildir.
10. Lahey m.10: Türkiye’de boşanma davası olmasının sınırı
1996 Sözleşmesi m.10, çocuğun mutad meskeni başka taraf devletteyken anne babanın boşanma veya ayrılık davasına bakma yetkisi bulunan mahkemenin belirli şartlarda çocuk koruma tedbiri alabilmesine yönelik sınırlı yetki düzenler. Koşullar arasında ilgili ebeveynlerden birinin dava tarihinde o devlette mutad meskeninin bulunması, ebeveyn sorumluluğu bağlantısı, yetkinin ilgili sorumluluk sahipleri tarafından kabul edilmesi ve çocuğun yararı vardır.
Dolayısıyla Türkiye’de açılan her boşanma davasının İsviçre’de yaşayan çocuk üzerinde sınır tanımaz velayet yetkisi doğurduğu söylenemez. M.10/2, bu özel yetkinin boşanma davasına ilişkin nihai kararın kesinleşmesi veya yargılamanın başka nedenle sona ermesiyle biteceğini de düzenler. İsviçre’de verilen boşanma kararının Türkiye’de tescili ise İsviçre boşanma kararının Türkiye’de tescili yazısındaki farklı hukuki işlemdir. Bir kararda boşanma hükmü ve çocuk mallarına ilişkin tedbir bulunması, her bölüm için aynı uluslararası yolu zorunlu kılmaz.
11. Lahey m.15–17: hangi devletin hukuku uygulanır?
1996 Sözleşmesi m.15/1, sözleşmeye göre koruma tedbiri alma yetkisi bulunan devlet makamının kural olarak kendi hukukunu uygulamasını öngörür. Çocuğun korunması bakımından gerekli olduğunda, olayla sıkı ilişkisi bulunan başka devlet hukukunun dikkate alınabilmesine de m.15/2’de istisnai imkân tanınır. Bu nedenle Türk makamının m.11 uyarınca acil tedbir alması durumuyla İsviçre makamının m.5 genel yetkisi altında karar vermesi, uygulanacak hukuk bakımından aynı kabul edilmemelidir.
M.16 ebeveyn sorumluluğunun kanundan doğması veya sona ermesine ilişkin temel bağlama noktalarını, m.17 ise ebeveyn sorumluluğunun kullanılmasına çocuğun mutad mesken hukukunun uygulanmasını düzenler. Çocuğun İsviçre’deki mutad meskeni Türk vatandaşlığıyla otomatik değişmeyeceğinden, ebeveyn sorumluluğu kurallarını pasaporta bağlamak yanlış olur. Türk makamı kendi hukukuna göre karar verecek yetki durumundaysa 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun çocuk mallarına ilişkin hükümleri ayrıca önem taşır.
12. Türk Medenî Kanunu m.352 ve m.353: çocuk mallarının yönetimi
Türk Medenî Kanunu m.352, velayet devam ettiği sürece anne ve babanın çocuk mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlü olduğunu; yükümlülüklerini yerine getirmediklerinde hâkimin müdahale edeceğini düzenler. Çocuğun adına kayıtlı Türkiye taşınmazının ebeveyne ait şahsi mal gibi serbestçe kullanılabileceği sonucuna bu maddeden ulaşılamaz. Yönetim hakkı çocuğun menfaatini koruma yükümlülüğüyle birlikte değerlendirilir.
TMK m.353, evlilik sona erdiğinde velayet kendisinde kalan eşin çocuğun malvarlığı dökümünü hâkime vermesini ve malvarlığındaki önemli değişiklikleri bildirmesini düzenler. Çocuğun İsviçre’de yaşaması, Türk mahkemesinin hangi durumda uluslararası yetkili olduğunu ilk aşamada belirleme gereğini ortadan kaldırmaz. Kanunun içerdiği ebeveyn yükümlülüğü ile 1996 Sözleşmesi’nin uluslararası yetki dağılımı birlikte ele alınmalıdır. Böylece Türk hükmü ile yabancı makamın yetkisi birbirinin alternatifi gibi sunulmaz.
13. TMK m.354–358: gelir, sermaye ve miras malının yönetimi
TMK m.354, anne babanın velayetleri kusurları sebebiyle kaldırılmadıkça çocuk mallarını kullanabilmesine ilişkin hüküm içerir; m.355 bu malların gelirlerinin öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitiminde kullanılmasını düzenler. Gelir fazlasının çocuk malına eklenmesi öngörülür. M.356 zorunlu şartlarda sermaye biçimindeki ödemeler ve diğer mallardan yararlanma için hâkim yetkisi gibi ayrı koşullar içerir. Bu hükümler, kira geliri alan çocuğun malvarlığının ne amaçla kullanıldığını incelemek bakımından önemlidir.
TMK m.357 çocuğa belirli koşullarla yapılan kazandırma gelirlerinin anne baba tarafından kendi yararına tüketilemeyeceğini düzenler; m.358 çocuğun saklı payının anne baba yönetimi dışında bırakılabilmesi ve üçüncü kişiye yönetim bırakılmasıyla ilgilidir. Bunları 1996 Sözleşmesi m.4/f’deki miras istisnasıyla karıştırmamak gerekir. Mirasın kime kaldığı ayrı, kazanılmış malın çocuk adına kim tarafından ve hangi koruma altında yönetildiği ayrı sorudur. Çocuğa ait mülkte kira gelirinin yasal yönetime uygun harcanması somut kayıtlardan incelenmelidir.
14. TMK m.360 ve m.361: çocuğun mallarının korunması ve kayyım
TMK m.360, anne ve baba çocuğun mallarını yönetirken yeterli özeni göstermiyorsa hâkimin uygun koruma tedbirleri alabileceğini; yönetim hakkında talimat, bilgi ve hesap verilmesi veya gerekirse malın tevdi edilmesi ile güvence gösterilmesi gibi araçları düzenler. M.361, malvarlığının tehlikeye düşmesi başka yöntemle önlenemiyorsa yönetimin kayyıma devrine ilişkin hüküm içerir. Bu maddeler, çocuk mallarını koruma amacıyla hazırlanan dosyada somut tedbirin iç hukuk karşılığını belirler.
Ancak çocuk İsviçre’de mutad mesken sahibi ise hangi Türk mahkemesinin bu tedbiri hangi uluslararası yetkiyle alacağı ayrıca 1996 Sözleşmesi m.5, m.8–9, m.11 ve m.12 altında değerlendirilmelidir. Koruma tedbiri maddesinin Türk kanununda bulunması, uluslararası yetki şartının kendiliğinden karşılandığı anlamına gelmez. Acil bir durum varsa malın bulunduğu ülke makamının m.11 kapsamında yetkili olması; kalıcı bir yetki isteniyorsa m.8–9 prosedürünün değerlendirilmesi gerekebilir. Her iki yolda çocuğun yararı önceliklidir.
15. Lahey m.23: İsviçre çocuk koruma kararı Türkiye’de tanınır mı?
1996 Sözleşmesi m.23/1, bir taraf devletin yetkili makamının aldığı koruma tedbirlerinin diğer taraf devletlerde kural olarak kendiliğinden tanınacağını açıklar. Bu hüküm, tanıma etkisinin sözleşmeye dayalı olarak doğduğunu gösterir. Ancak m.23/2, yetkisiz makamın tedbir alması, çocuğa veya ebeveyn sorumluluğu sahibine uygun dinlenilme olanağı verilmemesi, kamu düzeniyle açık aykırılık ve m.33’teki prosedüre aykırılık gibi sınırlı ret nedenleri düzenler.
İsviçre’de çocuğun mallarına ilişkin alınan koruma kararını Türkiye’de kullanacak kişinin, kararın konusu ve sözleşmenin koruma tedbirleri alanına girip girmediğini belirlemesi gerekir. Türk ticaret mahkemesi kararlarının genel MÖHUK tenfiz yoluyla aynı hukuki sonucu taşıdığı varsayılmamalıdır; burada özel 1996 Sözleşmesi m.23 uygulanır. Kararın tanınmasıyla çocuğun Türkiye’deki malvarlığı üzerinde cebrî bir işlemin fiilen yerine getirilmesi aynı aşama olmadığından m.26’nın icra prosedürü ayrıca önemlidir.
16. Lahey m.26–28: tanınan tedbirin fiilen icrası
1996 Sözleşmesi’nin 26. maddesi, bir taraf devlette alınmış ve orada icra edilebilir koruma tedbirinin başka taraf devlette icrası gerekiyorsa, ilgili kişinin talebi üzerine o ülkede icra edilebilirliğin ilan edilmesini veya icra amacıyla kaydedilmesini düzenler. İşlem talep edilen devletin usul hukukuna göre yürür; m.26/2 basit ve hızlı prosedür ister. M.26/3 ret nedenlerini m.23/2’deki sınırlarla bağlantılı düzenler.
M.27, bu gerekli denetim dışında koruma tedbirinin esasının yeniden incelenmemesini öngörür; m.28 ise usulünce icraya elverişli hale getirilen tedbirin talep edilen devletin hukukuna göre yerine getirileceğini söyler. Böylece İsviçre kararının “tanınmış” sayılmasıyla Türkiye’deki tapu veya diğer makamın her somut işlemi belge olmadan yapacağı fikri birbirinden ayrılır. Çocuğun malı üzerine koruyucu şerh veya yönetim işlemi gerektiğinde doğru mahkeme ve icra usulü ayrıca tespit edilir.
17. Lahey m.29–32: merkezî makamlarla bilgi ve belge işbirliği
1996 Sözleşmesi m.29, taraf devletlerin merkezî makam tayin etmesini öngörür. M.30, makamların çocukların korunmasına yönelik işbirliği ve hukukî bilgi paylaşma görevlerini düzenler. M.31, görüşme ve uygun anlaşmalı çözümleri kolaylaştırmanın yanında, korunmaya ihtiyacı olabilecek çocuğun yerini belirlemede diğer devlet makamına yardım edilmesine ilişkindir. M.32, çocuk hakkında durum raporu veya gerekli koruma tedbirlerinin değerlendirilmesini isteme imkânı sağlar.
İsviçre Federal Adalet Dairesinin 4 Şubat 2026 tarihli uluslararası çocuk koruma sayfasında, 1996 Sözleşmesi için İsviçre merkezî makamı ve kanton makamlarına ilişkin adres listesi bulunmaktadır. Yetkili makamı eski bir internet başvuru formundan değil resmî liste üzerinden tespit etmek gerekir. Bir avukatın kendi başına diğer ülkedeki hâkime talimat yazması, Sözleşme’nin merkezî makam işbirliğinin yerine geçmez. Bilgi isteme işlemi kişisel verilerin veya çocuğun yararının korunmasıyla birlikte planlanır.
18. Lahey m.33: sınır ötesi koruyucu aile veya kurum yerleştirmesi
Sözleşmenin 33. maddesi, çocuğun başka bir taraf devlette koruyucu aileye veya kuruma yerleştirilmesi düşünüldüğünde önceden o devletin merkezî veya yetkili makamına danışılmasını ve rapor gönderilmesini öngörür. Yerleştirme kararı, talep edilen makamın çocuğun yararını dikkate alarak verdiği onaydan sonra alınabilir. Bu madde sıradan taşınmaz yönetimine doğrudan ilişkin değildir; fakat 1996 Sözleşmesi’nin koruma tedbirleri yelpazesinin sınırlarını ve makamlar arası işbirliğinin önemini gösterir.
M.23/2-f, m.33 usulüne uyulmamasını bazı tanıma sorunlarıyla da ilişkilendirir. Bu nedenle İsviçre’de yaşayan çocuğun Türkiye’ye geçici seyahati ile Türkiye’de koruyucu bakım altına yerleştirilmesi iki ayrı karar niteliğindedir. Hangi işlem için hangi makamın onayı gerektiği, çocuğun yaşadığı yere ve koruma kararının konusuna göre değerlendirilmelidir. Konuya dair yüksek riskli işlemlerde çocuğun üstün yararı yalnız retorik değil kanunda açıkça korunan bir ölçüttür.
19. Lahey m.35: İsviçre’deki çocukla kişisel ilişki
1996 Sözleşmesi m.35, koruma tedbirlerinin uygulanmasında ve özellikle çocukla kişisel ilişki hakkının etkin kullanılmasında taraf devlet makamlarının birbirine yardım etmesini düzenler. Bir ebeveyn Türkiye’de, çocuk İsviçre’de yaşıyorsa görüşme veya düzenli temas konusunda taraf devletin yetkili makamından bilgi ve destek istenmesi gündeme gelebilir. Bu yol, çocuğun Türkiye’deki taşınmazının yönetiminden farklı bir koruma konusudur; fakat aynı sözleşmenin kapsamına girebilir.
Sözleşme m.35/2, çocuğun mutad meskeninin bulunmadığı başka devlette yaşayan ebeveynin uygunluğunun değerlendirilmesi için bilgi veya delil elde edilmesini düzenler. Bu yetki, İsviçre’de yaşayan çocuğun velayetinin Türk ebeveyne mutlaka verileceği anlamına gelmez. Kişisel ilişki koşullarının düzenlenmesi ile mal yönetimi tedbirlerinin belirlenmesi ayrı yargısal değerlendirmelerdir. Uluslararası işbirliği, hâkimin çocuğun ihtiyaçları hakkında doğrulanmış bilgiye ulaşmasını kolaylaştırır.
20. Sözleşme m.53: yalnız yürürlükten sonraki koruma tedbirleri
1996 Sözleşmesi m.53/1, sözleşme hükümlerinin bir devlette yürürlüğe girmesinden sonra alınan tedbirler bakımından uygulanacağını; m.53/2 ise tanıma ve icra hükümlerinin, ilgili iki devlet bakımından yürürlükten sonra alınan tedbirler hakkında geçerli olduğunu düzenler. İsviçre ve Türkiye için farklı yürürlük tarihleri bulunduğundan, örneğin 2014 tarihli bir İsviçre koruma kararı ile 2025 tarihli kararın Türkiye bakımından aynı otomatik zaman koşullarına tabi olduğu düşünülmemelidir.
Özellikle Türkiye’de 1996 Sözleşmesi’nin 1 Şubat 2017’de yürürlüğe girdiği resmi HCCH tablosunda doğrulanır. Daha eski bir karara uygulanabilecek alternatif hukukî yollar ayrıca araştırılır. Bu, kararın eski olduğu için hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı anlamına gelmez; yalnız 1996 Sözleşmesi’nin zaman bakımından doğrudan uygulanabilirliğini sınırlayan m.53 göz önünde tutulur. Somut başvuru tarihinde karar tarihiyle uluslararası sözleşme yürürlük tarihi açıkça karşılaştırılmalıdır.
21. MÖHUK m.1/2: özel uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.1/2, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin hükümlerinin saklı olduğunu belirtir. Dolayısıyla 1996 Sözleşmesi kapsamındaki çocuk koruma kararı ile genel yabancı ticari mahkeme kararlarının tenfizi aynı kurallar altında otomatik olarak değerlendirilmez. Önce uyuşmazlığın gerçekten 1996 Sözleşmesi m.3 kapsamında olup olmadığı, m.4’te hariç tutulup tutulmadığı ve zaman bakımından m.53 koşuluna uyup uymadığı denetlenir.
Çocuğun malına ait tapu intikali ve mirasın maddi hukuku m.4/f nedeniyle başka normlara tabi olabilir. Bu sebeple sırf “çocuk yararı” denilerek bütün miras dosyasını 1996 koruma rejimine taşımak doğru değildir. Öte yandan çocuk artık malik ise TMK m.360 ve m.361 kapsamında mal yönetiminin korunması, ilgili uluslararası yetki ile birlikte 1996 kapsamındaki koruma tedbiri olarak gündeme gelebilir. Bu hukukî ayrım, aynı aile hakkında birden fazla işlemin farklı makamlarda yürütülmesinin nedenini açıklar.
22. Türkiye’deki taşınmazı korumak için gerekli belge düzeni
İşleme başlamadan çocuğun kimliği, doğum tarihi, vatandaşlık bilgisi, İsviçre’deki gerçek mutad meskenine ilişkin eğitim ve ikamet kayıtları, ebeveyn sorumluluğunu gösteren karar veya resmî belge, Türkiye’de malın bulunduğu tapu bilgileri ve tehlikeye ilişkin somut evrak ayrılır. Malın kazanımına dair miras veya bağış belgesi, malın koruma tedbirine ihtiyaç duyup duymadığı sorusunun delili olabilir; mirasın esasını 1996 Sözleşmesi çözüyor diye sunulmamalıdır.
Mevcut İsviçre velayet veya koruma kararı varsa tarih, kesinlik ve sözleşme m.23/26 açısından kullanılacak onaylı belge zinciri belirlenir. Türkiye’de acil başvuru düşünülüyorsa hangi mal için hangi risk ve neden derhal tedbir gerektiği m.11 üzerinden açıklanır. Kalıcı yetki devri düşünülüyorsa İsviçre mutad mesken makamının konumu ve m.8–9 işbirliği incelenir. Belgelerin aile içi anlatımla değil tapu, mahkeme, banka ve ilgili resmi kayıtlarla doğrulanması, çocuk yararını koruma amacıyla uyumludur.
23. En sık yapılan on hata
Birinci hata çocuğun Türk vatandaşlığına dayanarak Türkiye’de her konuda otomatik yetki bulunduğunu varsaymaktır. İkinci hata Türkiye’deki taşınmazın yerini m.5 mutad mesken ölçütü yerine koymaktır. Üçüncü hata m.8–9 yetki devrini makamın kabulü olmadan tamamlanmış saymaktır. Dördüncü hata acil tedbir m.11 ile kalıcı genel velayet yetkisini özdeşleştirmektir. Beşinci hata geçici tedbir m.12’nin ülkesel etkisini ve başka makam tedbiriyle ilişkisini görmezden gelmektir.
Altıncı hata 1996 Sözleşmesi’nin miras, nafaka ve evlat edinme konularını m.4 uyarınca dışladığını unutmak; yedinci hata 1980 çocuk kaçırma sözleşmesiyle 1996 koruma sözleşmesini karıştırmak; sekizinci hata çocuk malları yönetiminde TMK m.352 ve m.360–361 denetimini atlamaktır. Dokuzuncu hata otomatik tanıma m.23’ü fiilî icra m.26’nın yerine geçirmektir. Onuncu hata Türkiye’nin 2017 yürürlük tarihinden eski kararları zaman denetimi yapmadan aynı kapsama almaktır. Her hata farklı hukuk maddesiyle çözülür; genel danışmanlık metni tek başına yeterli değildir.
24. İsviçre’de yaşayan çocuğun Türkiye malı için uygulanabilir yol haritası
Çocuğun yaşı ve İsviçre’deki mutad meskeni saptanır. Türkiye’deki malın adresi, mülkiyet ve yönetim durumu belgelenir. Koruma talebinin miras veya nafaka gibi m.4 kapsam dışı bir mesele olmadığı açıkça belirlenir. Çocuk korunması gerektiğinde m.5 genel yetkinin İsviçre’de bulunduğu kabul edilerek, Türkiye’de m.11 acil yetki, m.12 geçici ülkesel tedbir veya m.8–9 yetki devri koşullarından hangisinin gerçek olaya karşılık geldiği incelenir.
Koruma kararı İsviçre’de verilmişse 1996 Sözleşmesi m.23 tanıma ve m.26 icra aşamaları ayrı gösterilir; kararın m.53 bakımından geçerli tarihte verildiği kontrol edilir. Türk makamının kendi hukuku altında yetkili olduğu durumda TMK m.352, m.353, m.360 ve m.361 çocuk malı bakımından somut tedbir içeriğini belirleyebilir. Türkiye’deki hukuk dosyaları Mersin’deki bürodan takip edilebilir; fakat uluslararası yetki ve çocuğun yararı her olayda resmî belgeyle değerlendirilmelidir. Amaç tapu gelirini yetişkinlerin çekişmesine konu etmek değil, çocuğun malvarlığını hukuken korumaktır.
25. Sık sorulan sorular
İsviçre’de yaşayan Türk çocuğun Türkiye’de taşınmazı varsa hangi devlet yetkilidir?
1996 Lahey Sözleşmesi m.5, çocuğun mutad mesken devletini genel olarak yetkili kılar. Türkiye’de malın bulunması m.8–9 yetki devri ve m.11–12 koruma tedbiri bakımından ayrıca önem taşır.
İsviçre ile Türkiye 1996 Lahey Sözleşmesi’ne taraf mı?
Evet. İsviçre için 1 Temmuz 2009, Türkiye için 1 Şubat 2017 yürürlük tarihleri HCCH kayıtlarında bulunur.
1996 Lahey çocuk koruması kaç yaşına kadar uygulanır?
Sözleşmenin 2. maddesi çocuklar için doğumdan 18 yaşına kadarki dönemi kapsam olarak belirler.
Çocuğun Türkiye’de evi olması Türk mahkemesine bütün velayet yetkisini verir mi?
Hayır. Sözleşme m.5 mutad meskeni esas alır. Malın bulunduğu devlet m.8–9, m.11 ve m.12 altında sınırlı farklı yollar kullanabilir.
İsviçre’de yaşayan çocuğun malı acilen tehlikedeyse Türkiye’de tedbir alınabilir mi?
1996 Sözleşmesi m.11, acil durumda çocuğun veya malının bulunduğu taraf devlet makamına gerekli koruma tedbirini alma yetkisi tanır.
Türkiye’deki mal yüzünden yetki devri otomatik olur mu?
Hayır. M.8 ve m.9 yetkili makamlar arası talep ve kabul sürecini düzenler; salt taşınmazın yeri yetkiyi kendiliğinden değiştirmez.
İsviçre velayet ve koruma kararları Türkiye’de otomatik tanınır mı?
Sözleşme m.23/1, kapsamındaki koruma tedbirlerinin diğer taraf devletlerde kural olarak kendiliğinden tanınacağını düzenler; m.23/2 ret nedenlerini sayar.
Tanınmış İsviçre koruma kararı Türkiye’de doğrudan icra edilir mi?
M.26, fiilî icra gerekiyorsa talep edilen devlette icra edilebilirliğin ilanı veya kaydı için ayrıca usul öngörür.
Mirasçılık ve miras intikali 1996 Lahey kapsamında mı?
Hayır. Sözleşme m.4/f mirası uygulama alanı dışında bırakır; fakat artık çocuğa ait olan malın yönetimi m.3/g kapsamında korunabilir.
Çocuk mallarının yönetimi kötüye kullanılırsa Türk hukukunda hangi madde önemlidir?
TMK m.360 koruma tedbirleri, m.361 yönetimin kayyıma devri; m.352 ebeveynin yönetim yükümlülüğünü düzenler. Uluslararası yetki 1996 Sözleşmesi uyarınca ayrıca incelenir.
İsviçre’deki çocuk Türkiye’ye izinsiz getirilirse yetki otomatik değişir mi?
Hayır. Sözleşme m.7 haksız götürme veya alıkoyma halinde önceki mutad mesken makamının yetkisinin belirli koşullarda devam edeceğini düzenler.
2014 İsviçre çocuk koruma kararı için 1996 Sözleşmesi Türkiye’de doğrudan uygulanır mı?
1996 Sözleşmesi m.53, karşılıklı yürürlük tarihinden sonra alınan tedbirlere ilişkin zaman şartı içerir. Türkiye bakımından yürürlük tarihi 1 Şubat 2017 olduğundan karar tarihi özel denetim gerektirir.
26. Resmî hukukî kaynaklar ve mevzuat
Bu çalışma 1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi m.1–5, m.7–12, m.15–17, m.23–28, m.29–35, m.53; 4721 sayılı TMK m.352–363 ile İsviçre Federal Adalet Dairesinin 2026 açıklamalarına dayanır. Miras, nafaka, evlat edinme ve çocuğun geri iadesi konuları ayrı sözleşme hükümleriyle değerlendirilmelidir.
- 1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi, HCCH resmî tam metin
- 1996 Lahey: İsviçre ve Türkiye taraflık/yürürlük tarihleri, HCCH
- İsviçre Federal Adalet Dairesi: Uluslararası Çocuk Koruma, Şubat 2026
- İsviçre Federal Adalet Dairesi: 1996 Sözleşmesi usul ve kapsamı
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, Adalet Bakanlığı güncel mevzuat
- 1980 Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi, ayrı rejim (HCCH)
- 5718 sayılı MÖHUK (m.1/2 sözleşmeler saklıdır)
Av. Halil Bakırcı, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Mersin Barosu sicil no: 3472. Güncelleme: Ekim 2026. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’deki İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerden koordine edilir. Bu metin, belirli bir çocuğun mutad meskeninin veya Türk makamının yetkisinin somut evrak olmadan kesinleştiği iddiasını taşımaz; uluslararası sözleşmenin açık yetki ve tedbir koşullarını açıklar.
Dosya incelemesi ve vekâletli işlem: +90 552 224 43 66.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
