B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İsviçre Schuldanerkennung Türkiye’de İcra Edilir mi? Borç İkrarı, SchKG 82 ve İİK 38–68

Kısa ve net cevap: İsviçre Schuldanerkennung, SchKG 82 kapsamında imzalı borç ikrarı olarak geçici itirazın kaldırılmasına dayanak olabilir; ancak Türk İİK 38’deki ilam niteliğinde belgeyle kendiliğinden eşit değildir. İİK 68’in özel belge koşulları, İİK 67’nin alacak davası rejimi ve yabancı mahkeme ilamı varsa MÖHUK 50–54 ayrı incelenir.

Kısa özet

İsviçre borç ikrarı ve geçici itiraz kaldırmaSchKG 82
Türk ilam niteliğinde belgelerİİK 38
İcra mahkemesinde itirazın kaldırılmasıİİK 68
Genel mahkemede itirazın iptaliİİK 67
Yabancı mahkeme ilamının tenfiziMÖHUK 50–54
Yabancı belgenin tercüme/tasdikiHMK 223–224

İsviçre Schuldanerkennung imzalı borç ikrarı ile Türkiye İİK 38 ve İİK 68 icra belgesi ayrımı

Schuldanerkennung belgesiyle Türkiye’den para tahsili neden farklıdır?

İsviçre’de borçlunun yazılı olarak borcunu kabul ettiği belgeye Schuldanerkennung denir. Borç miktarı, taraflar, ödeme taahhüdü ve borçlunun imzası bu belgenin değerlendirilmesinde önem taşır. İsviçre hukukunda SchKG 82 kapsamında geçici itirazın kaldırılmasına dayanak olabilen yazılı borç ikrarı, Türk hukukunda kendiliğinden ilamlı takip belgesi sayılmaz. İsviçre’de yaşayan alacaklı, Türkiye’de malvarlığı olan borçlusundan para tahsil etmek istediğinde iki ülkenin takip düzenini ayırmalıdır.

Sorunun cevabı belgenin adında değil hukukî türündedir. Borçlunun kendi imzaladığı özel bir kâğıt, İsviçre noterinin resmî düzenleme belgesi, İsviçre mahkemesince verilen Rechtsöffnung kararı ve alacağın esasını hükme bağlayan mahkeme ilamı ayrı işlemlerdir. Bunlar Türk İcra ve İflas Kanunu’nun farklı hükümleriyle ilişkilendirilir. Tümüne yalnız ‘Schuldanerkennung var’ denirse yanlış takip yoluna gidilebilir.

SchKG 82/1: İsviçre’de hangi borç ikrarı kullanılabilir?

İsviçre Borç Takibi ve İflas Kanunu SchKG m.82/1, resmî belgede yer alan veya borçlunun imzasıyla doğrulanan borç ikrarına dayanarak provisorische Rechtsöffnung talep edilmesine imkân tanır. Luzern Kantonu yargı makamlarının açıklamasına göre bu çerçevede borçlunun belirli veya belirlenebilir para tutarını koşulsuz ödeme iradesini gösteren yazılı belge esastır. Her e-posta görüşmesi, karşı tarafın adının geçtiği hesap hareketi veya fatura kendiliğinden bu kapsamdaki borç ikrarı değildir.

SchKG m.82/2, borçlunun borç ikrarını zayıflatan itirazlarını derhâl inandırıcı kılması hâlinde başvurunun sonucunu etkileyen bir inceleme öngörür. Dolayısıyla borç ikrarı belgesi İsviçre’de dahi mekanik ve itiraz kabul etmeyen bir tahsil aracına dönüşmez. Belgeyi Türk mahkemesinde kullanırken İsviçre hukukundaki bu sınırlamanın göz ardı edilmesi, belgenin ispat gücünü olduğundan fazla gösterebilir.

İsviçre özel belge ve noter senedi farkı

SchKG 82 kapsamında borç ikrarı, şartları varsa borçlunun imzasını taşıyan özel belgeyle de yapılabilir. Noterlikte düzenlenen resmî belge ise kuruluş ve delil niteliği bakımından ayrı değerlendirilir. İsviçre’de resmî şekilde yapılmış bir borç kabulünün bulunması, onun Türkiye’deki İcra ve İflas Kanunu m.38’de sayılan resen tanzim edilmiş Türk noter senediyle otomatik aynı usul sonucunu doğurduğunu göstermez. Yabancı resmî işlemin hangi hukukî rejimde kullanıldığı ayrıca belirlenir.

İsviçre Zürih, Bern veya Cenevre’de düzenlenen noter belgesinin üzerinde noter mühür ve imzası bulunması Türk icra dairesine sınırsız doğrudan takip yetkisi vermez. Belgenin içeriği, borç ikrarının koşulsuz olup olmadığı, kimlikler, düzenleyen makam ve yabancı belgelerin tasdiki ayrı kontrol edilir. Bu sebeple ‘noter gördü, doğrudan ilamdır’ cümlesi İİK m.38 bakımından hatalı bir genellemedir.

İİK 38: Hangi belgeler ilam niteliğinde icra edilebilir?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.38, mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabuller ile para borcu ikrarını içeren resen düzenlenmiş noter senetlerini ve maddede sayılan diğer belgeleri ilamların icrasına ilişkin hükümlere tabi tutar. Burada kanun yalnız borç ikrarı sözcüğünü değil resmî belge ve düzenleme biçimini de esas alır. İsviçre’de özel olarak imzalanmış Schuldanerkennung, sırf para tutarı içerdiği için İİK 38’deki ilam niteliğinde belge hâline gelmez.

Türk hukukunda ilamlı icranın dayanağı ile ilamsız takipte kullanılan alacak belgesi arasındaki fark kritik önemdedir. Alacaklının elinde İsviçre’de resen düzenlenmiş bir belge varsa bunun Türkiye’deki hukukî etkisi ayrıca değerlendirilir; yabancı noter işleminin İİK 38’e doğrudan eşitlenmesi garanti edilemez. Takip talebinde borcun nedeni, belgenin kaynağı, borçlunun kimliği ve Türk hukukundaki belgenin nitelendirilmesi açıkça gösterilmelidir.

İİK 68: Borç ikrarı ile itirazın kaldırılması

İİK m.68/1, talebine itiraz edilen alacaklının, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senede yahut maddede tanımlanan diğer resmî belgelere dayanarak itirazın kaldırılmasını isteyebilmesini düzenler. Kanunda alacaklının itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı aylık başvuru süresi de öngörülür. Bu yol her alacak belgesi için otomatik açık değildir; belgenin maddede sayılan niteliklere sahip olması gerekir.

İsviçre’de imzalanmış özel borç kabulünün Türk İİK 68 kapsamında kullanılmasında imza, belgenin ispat niteliği ve yabancı unsur hakkındaki kuralların ayrı değerlendirilmesi gerekir. İsviçre SchKG 82 ile Türk İİK 68’in ikisinin de borç ikrarına yer vermesi, her iki belgenin ve takip usulünün birbirine eşit olduğu anlamına gelmez. İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali davası da farklı usul araçlarıdır; doğru yol belge niteliğinden hareketle belirlenir.

İİK 67: İtirazın iptali ile icra mahkemesindeki itirazın kaldırılması

İİK m.67, ilamsız takibe itiraz edilen alacaklının genel mahkemede itirazın iptalini talep etmesine ilişkin düzenlemedir. İİK m.68 ise belirli nitelikteki belgelere dayanılarak icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yolunu düzenler. İsviçre Schuldanerkennung belgesinin bu yolların hangisinde değerlendirileceği yalnız başlığa göre değil alacak ilişkisinin kaynağı, takip usulü ve belgenin niteliğine göre tespit edilir. Özellikle İİK 68’in sınırlı belge sistemi gözden kaçırılmamalıdır.

Alacaklının yazılı belge yanında havale dekontu, e-posta, sözleşme ve teslim kayıtları varsa bu belgelerin birlikte ispat gücü incelenebilir. Yabancı borç ikrarı bazı maddi vakıaları gösterebilir fakat Türk icra mahkemesinin sınırlı belge inceleme rejimi ile genel alacak davasının ispat düzeni aynı değildir. İsviçre’de düzenlenmiş her borç ikrarının otomatik olarak Türkiye’de aynı dava sonucunu doğurduğu iddia edilemez.

İsviçre provisorische Rechtsöffnung Türk mahkeme ilamı mıdır?

SchKG m.82 kapsamındaki provisorische Rechtsöffnung, İsviçre’de borç ikrarına dayalı takip itirazının belirli usul koşulları altında geçici olarak kaldırılması işlevini görür. Luzern Kantonu resmî açıklaması bunun borç ikrarının belirli niteliğine bağlandığını belirtir. Bu prosedürü, alacağın maddi hukuk bakımından tüm yönleriyle incelenip kesin karara bağlandığı olağan bir alacak davasıyla özdeş saymak doğru değildir.

Türkiye’deki dosyada İsviçre mahkemesinden alınan bir Rechtsöffnung kararı mevcutsa kararın içeriği, kesinliği ve yabancı ilam niteliği ayrıca incelenir. Sırf belgenin bir İsviçre hâkimi tarafından verilmiş olması, Türkiye’deki bütün ilamlı icra şartlarının tamamlandığını göstermez. Alacak kabulü, takip usulü kararı ve esası çözen mahkeme hükmü arasında hukuki nitelendirme yapılmadan aynı tenfiz başvurusu kullanılmamalıdır.

MÖHUK 50–54: Yabancı mahkeme ilamına dayalı tahsil yolu

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50, yabancı mahkemelerin hukuk davalarında verdiği ve kesinleşmiş ilamlarının Türkiye’de tenfizi için temel çerçeveyi kurar. MÖHUK m.53 başvuruda sunulacak belgelerle, m.54 ise tenfiz şartlarıyla ilgilidir. İmzalı özel Schuldanerkennung, tek başına yabancı mahkeme ilamı değildir. Bu nedenle sadece bu özel belgeyle MÖHUK 50 kapsamında ilam tenfizi yapılacağı varsayılamaz.

Yabancı yargısal karar varsa kararın usulî niteliği, kesinliği, tarafları, hüküm konusu ve Türk kanunundaki şartlar ayrı incelenir. İsviçre’deki hukuk düzeninde başlı başına takip usulü kararı olan belgeyle esas alacağı karara bağlayan ilamın farkı bu incelemede belirleyicidir. Türkiye’de tenfiz şartlarını taşımayan bir belgeye dayanarak doğrudan haciz istemek yerine doğru dava veya takip yolunun seçilmesi gerekir.

Yalnız tahsilat amacıyla belgeyi geniş yorumlamanın riski

İsviçre Schuldanerkennung üzerinde bir para tutarı yazması, borcun bugün kesin ve eksiksiz aynı tutarda sürdüğünü kanıtlamaz. Ödeme, takas, ibra, itfa, vade veya borcun koşula bağlanmış olması gibi maddi savunmalar ayrı incelenir. Borçlu imzayı inkâr ediyorsa belgenin aslı, imza ile ilişkili olgular ve Türk yargılamasında uygulanacak delil hükümleri önem kazanır. Bu nedenle alacaklının sadece belgeden hareketle faiz ve tüm takip giderlerini hiç kontrol etmeden istemesi uygun değildir.

Türkiye’de borç ikrarına dayanan işlem planlanırken hangi kişi tarafından, hangi tarihte ve hangi alacak için imza verildiği açıkça belirtilmelidir. İsviçre hukukunda imzalı borç kabulünün SchKG 82 açısından taşıdığı işlev, Türkiye’de kanuna aykırı takip yöntemine başvurma imkânı yaratmaz. İspat yükü ve yargısal denetim, tahsilat hedefi var diye ortadan kalkmaz.

Borç İsviçre frangı CHF ise hangi veri ayrıca gerekir?

Schuldanerkennung üzerinde CHF olarak belirtilmiş alacak varsa para birimi, borcun ifa yeri, vadesi ve sözleşmedeki ödeme kaydı ayrı incelenir. Türk hukukundaki yabancı para borcuna ilişkin maddi hükümler ile takip talebinin hangi para biriminde ve nasıl kurulacağı aynı cümleyle çözülemez. CHF tutarının sadece Türk lirasına çevrilmiş bir ekran görüntüsüne bakılarak tespiti, asıl borç ilişkisini eksik değerlendirebilir.

Döviz alacağının faiz ve tahsilat talebi sözleşmeye, uygulanacak hukuka ve Türk mevzuatındaki ilgili hükümlere bağlıdır. İİK takip usulü, borcun para cinsine göre otomatik ilamlı hâle gelmez. Alacaklı önce borç ikrarındaki asıl tutarı ve dönemsel ödemeleri belgeler; ardından faiz başlangıcı ve para birimini doğru bir hukuki taleple ilişkilendirir. Bu konu SWIFT ile verilen borç paranın ispatından farklı olarak yazılı borç ikrarının takip niteliğini araştırır.

HMK 223–224: Borç ikrarında tercüme ve apostilin sınırı

6100 sayılı HMK m.223, yabancı dilde hazırlanmış belgenin Türkçe çevirisiyle sunulmasını öngörür. HMK m.224, yabancı resmî belgeler için tasdik kuralını ve milletlerarası sözleşmelerin saklı tutulmasını düzenler. İsviçre’deki noter tarafından düzenlenen resmî belge, ilgili anlaşmanın kapsamına giriyorsa apostil tasdikiyle sunulabilir. Ancak apostil belgenin maddi hukukça borç ikrarı sayılmasını veya Türk icra hukukunda ilam niteliği kazanmasını kendiliğinden sağlamaz.

El yazılı özel belgeyle İsviçre noterinin imzaladığı resmî belge aynı apostil incelemesine tabi olarak düşünülmemelidir. Önce belgenin gerçekten yabancı resmî belge niteliği gösterip göstermediği anlaşılır. İmzanın doğruluğu, belgenin kaynağı ve borçlunun kimliğinin uyuşması ayrı ispat unsurlarıdır. Tercümede koşul, vade, alacaklı adı ve tutar gibi önemli ifadelerin atlanması belgenin hukuki anlamını değiştirebilir.

HMK 190 ve 199: Borç ikrarının Türk mahkemesinde ispat değeri

HMK m.199 uyuşmazlık konusuyla bağlantılı yazılı ve elektronik verileri belge olarak kabul eder. HMK m.190, özel düzenleme bulunmadıkça iddia ettiği vakıadan lehine sonuç çıkaran tarafın ispat yükünü taşıdığını gösterir. İsviçre Schuldanerkennung bu çerçevede önemli bir delil olabilir; ancak tarafların kimliği, belgeye konu ödeme, alınan para ve sonradan yapılan ödemelerle birlikte değerlendirilir. İİK m.38 ve 68’in özel takip koşulları da ayrı tutulur.

Özel borç ikrarı, banka dekontu ve WhatsApp yazışması aynı hukuki kategori değildir. İmzalı senet ile elektronik görüşmenin ispat nitelikleri farklıdır. Belgenin Türk mahkemesine sunulması, alacağın tüm unsurlarını ve ileri sürülen faiz miktarını otomatik doğru hâle getirmez. Dosyada her belgeyle hangi vakıanın ispat edilmek istendiği net yazılırsa gereksiz belge yığını yerine tutarlı bir delil sistemi kurulur.

Borçlunun savunmaları ve imza itirazı nasıl ele alınır?

İsviçre’de yazılı borç kabulü veren kişi Türkiye’de ifa, kısmi ödeme veya belgenin hukuki niteliğine ilişkin savunmalar ileri sürebilir. Bu iddiaların kabulü ve ispatı, başvurulan Türk takip veya dava yolunun usul koşullarına bağlıdır. Özellikle borç ikrarı tarihinden sonra ödeme yapıldıysa kalan bakiye tekrar hesaplanmalıdır. Belgenin imzası inkâr edilmişse bunun yargısal incelemesi, Türk usul hükümlerinin aradığı biçimde yapılır.

Yargılamada ispat tartışması ile alacağın haklılığı tartışması birbiriyle ilişkili fakat aynı konular değildir. Alacaklı belgeyi doğru niteliğiyle sunmalı; borçlu da itirazlarını ilgili usulde ve delille ileri sürmelidir. Belgede adı geçen kişinin başka bir şirkete vekâleten imza atması, şirket borcu ile kişinin şahsi borcunu ayırmayı gerektirir. Bu tür olaylarda tüzel kişilik, temsil ve borç ilişkisinin tarafı kontrol edilmeden takip başlatmak ciddi yanlışlığa yol açar.

İİK 68’de altı aylık başvuru süresi ne zaman incelenir?

İİK m.68, itirazın kaldırılması talebi bakımından itirazın alacaklıya tebliğinden başlayan altı aylık süre düzenler. Burada takibe itirazın tarihi ile alacaklıya tebliğ tarihi birbirine karıştırılmamalıdır. Ayrıca bu sürenin bu özel başvuru yolu için öngörüldüğü, genel alacak ilişkisinin veya her türlü dava hakkının aynı tarihte kesin olarak sona erdiği anlamına gelmediği göz önünde tutulmalıdır. Başvurulacak yolun türü ayrı tespit edilmelidir.

İsviçre Schuldanerkennung elinde olan alacaklı, Türkiye’deki icra takip evraklarını süresinde ve usulüne uygun incelemelidir. Özellikle itirazın kaldırılmasıyla itirazın iptali davasının süre ve delil şartları birbirinden farklı olduğu için tek dosya stratejisi kurulmalıdır. İsviçre’deki bir provisorische Rechtsöffnung başvurusunun varlığı, Türk icra hukukunda süreleri kendiliğinden durdurmaz.

İsviçre’den Türkiye’ye borç ikrarı dosyası nasıl hazırlanır?

Önce Schuldanerkennung belgesinin aslı, imzalar, taraf kimlikleri, borç tutarı ve vadesi kontrol edilir. İkinci olarak belgenin özel yazılı metin mi, noter resmî işlemi mi, İsviçre mahkemesi hükmü mü olduğu saptanır. Üçüncü olarak varsa İsviçre takip dosyası ve SchKG 82 uyarınca verilmiş kararlarla sadece borç ikrarı belgesi ayrılır. Dördüncü olarak Türkiye’deki alacak ve borçlu bağlantısı, yetkili icra dairesi veya mahkeme ve ilgili usul hükümleri incelenir.

Belge HMK m.223–224 açısından hazırlanır; gerekiyorsa gerçek resmî evraka apostil ve doğru Türkçe tercüme sağlanır. İİK m.38, m.67 veya m.68 yahut gerçek yabancı mahkeme ilamı bulunması hâlinde MÖHUK m.50 ve devamı ayrı değerlendirilir. Sonuç bir yolun ismini önceden seçip bütün belgeleri ona uydurmak değildir; doğru hukuki yolu belgenin gerçek niteliğine göre bulmaktır. İsviçre’de bulunan alacaklılar Türkiye dosyasını vekil aracılığıyla koordine edebilir.

Sonuç: Üç ülke belgesi değil, üç ayrı hukuki rejim

Schuldanerkennung, İsviçre SchKG 82 altında belirli bir takip işlevi taşıyabilir. Türk İİK 38’de ilam niteliği için sayılan belge koşulları ve İİK 68’in itiraz kaldırma için öngördüğü belge sistemi bundan ayrıdır. Ayrıca yabancı mahkeme ilamlarının Türkiye’de tenfizi MÖHUK 50 ve devamında ayrı kurala bağlanmıştır. Bir özel borç ikrarını doğrudan mahkeme kararı saymak da onun Türk hukukunda hiçbir delil etkisi olamayacağını söylemek de yanlıştır.

Bu makalenin konusu İsviçre’den Türkiye’ye havale edilen borç paranın ilk teslimini değil, mevcut borç ikrarının Türk icra ve ispat sistemindeki hukuki niteliğidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den koordine edilir. Net takip yolu, alacak ve belge içeriğinin incelenmesinden sonra belirlenir.

12 sık sorulan soru

İsviçre Schuldanerkennung Türkiye’de doğrudan icraya konabilir mi?

Schuldanerkennung özel borç ikrarı tek başına İİK 38 kapsamında ilam niteliği taşımaz. İİK 68, 67 veya genel alacak davası yönünden belge niteliği ayrıca değerlendirilir.

SchKG 82 neyi düzenler?

İsviçre hukukunda resmî belgede veya borçlunun imzasıyla doğrulanmış borç ikrarına dayanılarak provisorische Rechtsöffnung istenmesine ilişkin kuraldır.

İsviçre noterinde düzenlenmiş belge İİK 38 belgesi midir?

Yabancı resmî belgenin Türk İİK 38’de sayılan ilam niteliğindeki senetlerle otomatik eşit olduğu söylenemez; nitelendirme ve uygulanabilir hukuk incelenir.

İİK 38 hangi Türk belgeyi sayar?

Mahkeme huzurundaki sulh ve kabuller ile para borcu ikrarını içeren resen düzenlenmiş noter senedi ve kanunda sayılan başka belgeleri ilam hükümlerine tabi tutar.

İİK 68’de hangi senet aranır?

İmzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarı içeren senet veya maddede sayılan resmî belge türleri esas alınır.

İİK 68’de süre kaç aydır?

İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılması istenebilir.

SchKG 82 kararı Türk ilamlı icrasına otomatik imkân verir mi?

Hayır. Kararın gerçekten hangi hukuki niteliğe sahip olduğu ve MÖHUK’un yabancı ilama ilişkin şartları ayrıca incelenmelidir.

Apostilli Schuldanerkennung Türkiye’de mahkeme ilamı olur mu?

Hayır. Apostil resmî imza ve mühür tasdikiyle ilgilidir; belgenin maddi ve icra hukuku niteliğini değiştirmez.

CHF olarak yazılan tutar Türk hukukunda talep edilebilir mi?

Alacağın para cinsi, ifa şartı, vadesi, faiz başlangıcı ve uygulanacak hukuk birlikte değerlendirilir. CHF ibaresi tek başına takip türünü belirlemez.

Borçlu ödeme yaptığını ileri sürerse ne olur?

Ödeme, belge ve ilgili usul çerçevesinde incelenir. Borç ikrarı sonrası kısmi ödeme varsa kalan alacak ayrıca hesaplanır.

Borç ikrarı e-postayla yapılmışsa sonuç aynı mıdır?

Elektronik yazışmanın ispat değeri HMK’ya göre incelenir; İsviçre SchKG 82’deki imzalı borç ikrarıyla otomatik eşitlik kurulmaz.

Türkiye’de avukat aracılığıyla takip yapılabilir mi?

Geçerli temsil ve gerekli belgeler sağlandığında vekil aracılığıyla başvuru yapılabilir. Yetkili mahkeme ve takip yolu somut alacak belgesine göre belirlenir.

Resmî mevzuat ve mahkeme kaynakları

İlgili hukuk rehberleri

Mersin ofis haritası

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp