B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışındaki Alacaklının Euro ve Dolar Alacağında Faiz Nasıl Hesaplanır? 3095 m.4/A | 2026

Kısa ve Net Cevap

Euro, ABD doları, İngiliz sterlini veya başka bir yabancı para cinsinden borç vadesinde ödenmezse, faiz hesabında Türk lirasına ait genel kanuni faiz oranı otomatik olarak uygulanmaz. 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 4/A maddesi, sözleşmede daha yüksek bir akdî veya gecikme faizi kararlaştırılmamışsa yabancı para borcunda Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağını düzenler.

Borcun hangi para ile talep edileceği ise ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesine göre belirlenir. Sözleşmede yabancı para üzerinden ödeme kararlaştırılmış ve “aynen ödeme” şartı bulunmuyorsa, borçlu ödeme gününde Türk lirasıyla ödeme imkânına sahip olabilir. Borç vadesinde ödenmemişse alacaklı, TBK m.99’daki şartlara göre alacağın aynen yabancı para olarak veya vade/fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirası olarak tahsilini talep edebilir. Bu iki konu birbirinden ayrılmalıdır: kur seçimi TBK m.99, yabancı para faizi 3095 m.4/A kapsamındadır.

Yurt dışında yaşayan alacaklının Türkiye’deki borçluya karşı dava veya icra takibi açması, faiz kuralını değiştirmez. Alacağın euro veya dolar olması, borçlunun ya da alacaklının yurt dışında yaşaması değil; borcun hukuki niteliği, sözleşmedeki para birimi, faiz şartı, vade, temerrüt tarihi ve talep biçimi belirleyicidir.

Yurt dışındaki alacaklının euro ve dolar alacağında yabancı para faizi
Yabancı para alacağında kur talebi ile faiz talebi ayrı hukuki kurallara tabidir.

1. 3095 Sayılı Kanun m.4/A Yabancı Para Borcunda Neyi Düzenler?

3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi yabancı para borcunun faizine ilişkin özel hükümdür. Maddeye göre sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi kararlaştırılmamışsa yabancı para borcunda, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu nedenle euro alacağına veya dolar alacağına doğrudan Türk lirası kanuni faiz oranını uygulamak m.4/A’daki özel kuralı göz ardı eder.

Hükmün uygulama alanı bakımından temel unsur borcun yabancı para cinsinden olmasıdır. Alacak bir sözleşmeden, satıştan, ödünçten, hizmet ilişkisinden, ticari ilişkiden, tazminattan veya başka bir hukuki sebepten doğabilir. Ancak yabancı para üzerinden faiz yürütülecekse öncelikle asıl alacağın hangi para biriminde hüküm ve takip konusu yapılabildiği belirlenmelidir.

3095 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 itibarıyla güncel konsolide metinde yürürlüktedir. 2026 yılında Kanun’un 1. maddesi değiştirilmiş olsa da yabancı para borcuna özgü 4/A maddesindeki özel esas korunmuştur. Dolayısıyla Türk lirası kanuni faizindeki değişiklik, yabancı para borcunda m.4/A’nın uygulanmasını ortadan kaldırmaz.

Maddede “Devlet Bankaları” ve “o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabı” ölçütleri birlikte yer alır. Faiz oranı keyfî biçimde seçilemez. Takip veya dava dosyasında hangi bankanın hangi tarihlerde ilgili döviz için bir yıllık vadede en yüksek oranı uyguladığı gerektiğinde banka yazıları, resmî kayıtlar veya bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

2. TBK m.99 ile 3095 m.4/A Arasındaki Fark Nedir?

Türk Borçlar Kanunu m.99 konusu para olan borçların hangi para ile ödeneceğini düzenler. Yabancı para kararlaştırılmış olması, alacağın faizini ayrıca belirlemez. TBK m.99 esasen ödeme para birimi ve kur seçeneği, 3095 m.4/A ise faiz oranı hakkındadır.

TBK m.99 uyarınca ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme kararlaştırılmışsa ve sözleşmede aynen ödeme şartı yoksa borçlu, kural olarak ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk parasıyla ödeme yapabilir. Borç vadesinde ödenmemişse alacaklıya Kanunun tanıdığı seçim imkânı genişler; yabancı para borcunun vade veya fiilî ödeme günündeki rayice göre Türk parasıyla ödenmesini isteme hakkı doğar.

Sözleşmede “aynen ödeme”, “efektif olarak euro ödenir”, “USD olarak aynen ifa” gibi yabancı parayla fiilî ödeme zorunluluğu doğuran açık bir kayıt varsa TBK m.99’un aynen ödeme hükümleri ayrıca uygulanır. Bu kayıt, 3095 m.4/A’daki faiz sistemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Faiz sözleşmeyle ayrıca belirlenmişse sözleşme hükmü; belirlenmemişse m.4/A incelenir.

Bu ayrım dava ve icra talebinin doğru kurulması için zorunludur. Asıl alacak euro olarak istenirken faizin TL kanuni faizi şeklinde yazılması; ya da alacak TL’ye çevrilirken hangi kur tarihinin esas alındığının belirtilmemesi dosyada hesap ve talep problemi yaratır.

3. Euro veya Dolar Alacağında Faiz Oranı Nasıl Belirlenir?

3095 m.4/A, sabit bir yüzde oran yazmaz. Ölçüt, ilgili yabancı para cinsi için Devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranıdır. Dolayısıyla euro için belirlenen oran ile ABD doları için belirlenen oran aynı olmak zorunda değildir. Sterlin, İsviçre frangı veya banka tarafından mevduat ürünü sunulan diğer yabancı paralar bakımından da madde aynı yöntemi öngörür.

Oranın zaman içinde değişmesi hâlinde, faiz dönemlerinin dönemsel oranlara göre hesaplanması gerekir. Tek bir günün oranını yıllarca değişmeden uygulamak m.4/A’nın mevduat faizine bağlı yapısıyla bağdaşmaz. Uzun süreli dosyalarda faiz hesabı, dönemsel oranların tespiti ve gün hesabı üzerinden yapılır.

Dava veya takip açılırken alacaklı her geçmiş dönem için banka oranını kendisi kesinleştiremiyorsa talebini “3095 sayılı Kanun m.4/A uyarınca Devlet bankalarının ilgili yabancı para cinsinden bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz” şeklinde hukuki dayanağı açık biçimde gösterebilir. Hesap aşamasında dönemsel oranlar dosyaya getirtilir.

Bir özel bankanın daha yüksek döviz mevduat faizi vermesi tek başına m.4/A oranını belirlemez; Kanun açıkça Devlet bankaları ölçütünü kullanır. Aynı şekilde bankanın vadesiz hesap, üç aylık mevduat veya kampanyalı farklı ürün faizi yerine maddede belirtilen bir yıl vadeli yabancı para mevduatı esas alınır.

4. Sözleşmede Döviz Faizi Kararlaştırılmışsa 3095 m.4/A Uygulanır mı?

Madde, “sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde” uygulanacağını söyler. Taraflar yabancı para borcu için geçerli biçimde daha yüksek akdî veya temerrüt faizi belirlemişse öncelikle sözleşme hükmü dikkate alınır. Bununla birlikte sözleşme serbestisi sınırsız değildir; tüketici işlemleri, genel işlem koşulları, aşırı faiz, ticari iş ve özel kanun hükümleri kendi sınırlarıyla uygulanır.

Sözleşmede yalnız “faiz uygulanacaktır” denilip oran veya belirleme yöntemi yazılmamışsa, oranı m.4/A tamamlar. “Yasal faiz” veya “kanuni faiz” ifadesinin yabancı para borcunda ne anlama geldiği de borcun para birimi ve sözleşmenin tamamıyla birlikte yorumlanmalıdır; yabancı para borcuna özgü özel hüküm göz ardı edilmemelidir.

Akdî faiz ile temerrüt faizi aynı şey değildir. Akdî faiz, borcun vadesinden önce paranın kullandırılması karşılığı kararlaştırılmış olabilir. Temerrüt faizi ise muaccel borcun süresinde ödenmemesinin sonucudur. Sözleşmedeki kayıt hangi dönemi ve hangi faizi düzenliyorsa o kapsamda uygulanır.

Tarafların yurt dışında imzaladığı sözleşmede yabancı hukuk seçilmişse uygulanacak hukuk meselesi ayrıca 5718 sayılı MÖHUK çerçevesinde belirlenir. Türk mahkemesinde sırf takip veya dava açılmış olması her sözleşmeye otomatik olarak Türk maddi hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. Buna karşılık Türk hukukunun uygulanacağı borç ilişkilerinde TBK m.99 ve 3095 m.4/A temel hükümlerdir.

5. Yabancı Para Alacağında Faiz Hangi Tarihten Başlar?

Faizin başlangıcı doğrudan “yurt dışından para gönderildiği tarih” değildir. Temerrüt tarihi, borcun hukuki sebebine ve vade düzenlemesine göre TBK’nın temerrüt hükümleri çerçevesinde belirlenir. Vade taraflarca kesin bir gün olarak kararlaştırılmışsa borçlu, TBK m.117’deki şartlar gerçekleştiğinde ayrıca ihtara gerek kalmadan vadenin geçmesiyle temerrüde düşebilir. Vade belirli değilse kural olarak alacaklının ihtarı gerekir.

İcra takibi veya dava tarihi de her dosyada otomatik faiz başlangıcı değildir. Borçlu daha önce temerrüde düşürülmüşse faiz o daha önceki tarihten talep edilebilir; temerrüt ancak takip veya dava ile gerçekleşiyorsa başlangıç buna göre belirlenir. Bu nedenle faiz talebinden önce sözleşme, fatura, ihtar, banka dekontu, teslim belgesi ve yazışmalardaki vade bilgisi incelenmelidir.

Kısmi ödeme yapılmışsa ödeme tarihi itibarıyla borcun hangi kalemlerine mahsup edildiği de hesapta önem taşır. Asıl alacak, işlemiş faiz ve masraflar ayrıştırılmadan yalnız kalan banka bakiyesine bakılarak hesap yapılması hukuken doğru olmayabilir.

Temerrüt tarihi doğru belirlenmeden yüksek oran tartışmasına geçmek eksik incelemedir. Önce borcun ne zaman muaccel olduğu, sonra temerrüdün ne zaman gerçekleştiği, en son hangi faiz oranının hangi dönem için uygulanacağı tespit edilir.

6. Yabancı Para Alacağı Türkiye’de İcra Takibine Nasıl Konur?

Yurt dışında yaşayan alacaklı, Türkiye’deki borçluya karşı koşulları varsa genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatabilir. Takip talebinde alacağın para birimi, asıl alacak tutarı, işlemiş faiz, faiz türü, faiz başlangıç tarihi ve takipten sonra istenen faiz açıkça gösterilmelidir. İcra ve İflas Kanunu m.58’deki takip talebi şartları yabancı para alacağında da uygulanır.

İcra talebinde sadece “faiziyle” denilmesi hesap ve itiraz sorununa yol açabilir. Yabancı para alacağı aynen talep ediliyorsa para cinsi ve 3095 m.4/A faiz dayanağı açık yazılmalıdır. Türk lirası karşılığının talep edildiği durumda TBK m.99 uyarınca hangi kur tarihinin seçildiği ve dönüşüm yöntemi açık olmalıdır.

Borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur. İtirazın kaldırılması için İİK m.68 anlamında belge bulunup bulunmadığı; yoksa itirazın iptali veya alacak davası yolu değerlendirilir. Bu aşamada asıl borç kadar faiz talebinin dayanağı da yargılama konusu olabilir.

Yurt dışındaki alacaklı bakımından ayrıca vekâletname, yabancı belge tasdiki ve gerektiğinde MÖHUK m.48 teminatı gibi usul meseleleri ortaya çıkabilir. Genel süreç için Yurt Dışından Türkiye’de İcra Takibi rehberi incelenebilir.

7. Alacak Davasında Talep Sonucu Nasıl Kurulmalıdır?

Dava dilekçesinde asıl alacağın yabancı para olarak mı, Türk lirası karşılığı olarak mı talep edildiği açık olmalıdır. Mahkeme taleple bağlı olduğundan, kur ve faiz seçenekleri gelişigüzel birbirine karıştırılmamalıdır. TBK m.99’un verdiği seçim hakkı dava açılırken bilinçli kullanılmalıdır.

Alacak yabancı para olarak talep ediliyorsa hükümde yabancı para tutarı ile faiz türünün ayrı gösterilmesi gerekir. 3095 m.4/A talep ediliyorsa başlangıç tarihi ve “Devlet bankalarının ilgili yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz” ölçütü belirtilir. Sözleşmedeki geçerli daha yüksek faiz talep ediliyorsa sözleşme hükmü ve oranı dosyaya sunulur.

Alacak Türk lirasına çevrilerek talep ediliyorsa kullanılan kur seçiminin TBK m.99 ile uyumlu olması gerekir. Alacaklı bir kez talebini TL’ye sabitlemişse yargılama sırasında kur artışının sonucunu ortadan kaldırmak için talep değişikliği ancak usul kurallarının izin verdiği ölçüde yapılabilir. Bu nedenle dava açılmadan önce para birimi stratejisi belirlenmelidir.

Harç ve vekâlet ücreti hesabında yabancı para alacağının dava tarihindeki TL karşılığının dikkate alınması ayrı bir usul hesabıdır; bu hesap asıl alacağın hangi para ile hüküm altına alınacağı konusuyla aynı değildir.

8. Vade Kuru ile Fiilî Ödeme Kuru Arasında Nasıl Seçim Yapılır?

TBK m.99’un amacı, vadesinde ödenmeyen yabancı para borcunda kur değişiminin riskini bütünüyle alacaklıya bırakmamaktır. Kanundaki şartlar gerçekleştiğinde alacaklı vade veya fiilî ödeme günündeki rayice göre Türk lirası ödeme talebini seçebilir. Hangi seçeneğin kullanılacağı talebin kurulduğu aşamaya göre açıkça ortaya konulmalıdır.

“Dava tarihindeki kur”, TBK m.99’da her durumda zorunlu dönüşüm tarihi değildir. Dava harcı için kullanılan kur ile borcun maddi hukuk bakımından çevrileceği kur aynı kavram değildir. Aynı şekilde Merkez Bankası döviz alış, satış veya efektif kurundan hangisinin uygulanacağı hususu borcun niteliği ve yerleşik uygulama üzerinden belirlenir; talep yalnız internetten alınan rastgele bir kur ekranına dayandırılmamalıdır.

Aynen yabancı para talebi seçilmişse kur değişimi asıl borcun nominal döviz tutarını değiştirmez; ödeme anında icra hesabı ve tahsil tekniği ayrıca yapılır. TL’ye dönüştürülmüş talepte ise seçilen dönüşüm tarihi asıl alacağın TL miktarını doğrudan etkiler.

Faiz hesabı bu kur tercihinden ayrı tutulmalıdır. Yabancı para üzerinden faiz işletilip sonra tahsil aşamasında TL karşılığı hesaplanması ile asıl alacağın baştan TL’ye dönüştürülmesi aynı işlem değildir.

9. Yurt Dışındaki Alacaklı Hangi Belgeleri Hazırlamalıdır?

Öncelikle borcun kaynağını gösteren sözleşme, sipariş, fatura, senet, hesap mutabakatı, banka/SWIFT dekontu veya teslim belgesi hazırlanmalıdır. Belgenin yabancı dilde olması hâlinde mahkeme veya icra dairesinde kullanılmak üzere usulüne uygun Türkçe tercüme gerekebilir.

Vade ve temerrüt için ihtar, e-posta, kabul yazısı, ödeme planı veya sözleşmenin ödeme maddesi ayrıca ayrılmalıdır. Sözleşmede faiz şartı varsa oran, dönem, akdî faiz ve temerrüt faizi ayrımı okunabilir biçimde sunulmalıdır. Yabancı para transferinin kendi banka hesabından çıktığını gösteren kayıtlar alacağın ispatını güçlendirir.

3095 m.4/A oranının hesaplanması gereken uzun dönemlerde, ilgili Devlet bankalarının dönemsel bir yıllık döviz mevduat faizleri dosyaya getirtilir. Tarafın tek başına hazırladığı hesap tablosu faydalıdır ancak gerektiğinde banka cevabı veya bilirkişi hesabıyla doğrulanır.

Yurt dışından Türkiye’de avukat aracılığıyla işlem yapılacaksa vekâletnamenin dava ve icra yetkileri, tahsil yetkisi ve gerektiğinde özel yetkiler bakımından kontrol edilmesi gerekir. Yabancı noter belgesi kullanılıyorsa apostil/tasdik ve tercüme rejimi ülkeye göre uygulanır. Yurt Dışında Düzenlenen Vekâletnamenin Türkiye’de Geçerliliği rehberi bu süreci açıklar.

10. Yabancı Para Alacağı ve Faizinde En Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, euro veya dolar alacağına doğrudan Türk lirası kanuni faizini uygulamaktır. Yabancı para borcunda özel hüküm olan 3095 m.4/A önce kontrol edilmelidir.

İkinci hata, TBK m.99’daki kur seçeneği ile 3095 m.4/A’daki faiz oranını tek konu sanmaktır. Biri borcun ödeme para birimi ve kurunu, diğeri yabancı para faizini düzenler.

Üçüncü hata, temerrüt tarihini otomatik olarak para transfer tarihi, fatura tarihi veya dava tarihi kabul etmektir. Borcun vadesi ve TBK m.117’deki temerrüt şartları ayrı incelenmelidir.

Dördüncü hata, sözleşmede faiz hükmü olup olmadığını kontrol etmeden m.4/A’yı doğrudan uygulamaktır. Kanun maddesi, sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi bulunmadığı hâli düzenler.

Beşinci hata, m.4/A’daki oranı özel bankaların kampanya faiziyle veya vadesiz hesap oranıyla belirlemektir. Kanunun ölçütü Devlet bankaları ve bir yıl vadeli ilgili yabancı para mevduatıdır.

Altıncı hata, takip talebinde para birimi, işlemiş faiz, faiz türü ve başlangıç tarihini belirsiz bırakmaktır. İcra dosyası baştan hesaplanabilir ve denetlenebilir şekilde kurulmalıdır.

İlgili Rehberler

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Euro alacağına yüzde kaç faiz uygulanır?

3095 m.4/A sabit yüzde belirlemez. Sözleşmede daha yüksek geçerli faiz yoksa Devlet bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek oran esas alınır.

Dolar alacağına Türk lirası kanuni faizi uygulanır mı?

Yabancı para borcunda özel hüküm 3095 m.4/A’dır. Borç dolar olarak talep ediliyorsa m.4/A’daki yabancı para faizi esası uygulanır.

Sözleşmede yüzde 8 dolar faizi varsa ne olur?

Sözleşme hükmünün geçerliliği ve emredici sınırlara uygunluğu incelenir. Geçerli ve m.4/A ölçütünden daha yüksek akdî/gecikme faizi kararlaştırılmışsa Kanunun açık düzenlemesi gereği sözleşme hükmü öncelikle dikkate alınır.

Faiz para gönderildiği gün mü başlar?

Hayır. Faizin başlangıcı vade ve temerrüt hükümlerine göre belirlenir. Kesin vade, ihtar ve TBK m.117’deki temerrüt şartları incelenir.

Euro borcu TL olarak istenebilir mi?

TBK m.99’daki şartlara göre evet. Aynen ödeme şartı ve borcun vadesinde ödenip ödenmediği kur seçeneğini etkiler.

Vade kuru mu, ödeme kuru mu kullanılır?

Borç vadesinde ödenmemişse TBK m.99, kanundaki şartlarla alacaklıya vade veya fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden TL talebi seçeneği tanır.

İcra takibinde 3095 m.4/A ayrıca yazılmalı mı?

Evet. Takip talebinde yabancı para cinsi, asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, başlangıç tarihi ve takip sonrası faiz dayanağı açık gösterilmelidir.

Faiz oranını özel bankanın döviz mevduatı belirler mi?

Hayır. M.4/A’nın kanuni ölçütü Devlet bankalarının ilgili yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranıdır.

Yurt dışında yaşayan alacaklı Türkiye’ye gelmeden takip yapabilir mi?

Usulüne uygun vekâletnameyle Türkiye’de avukat aracılığıyla dava ve icra işlemleri yürütülebilir.

Yabancı para alacağı için hangi belgeler gerekir?

Borcun kaynağını, para birimini, vadesini, temerrüdü ve faiz şartını gösteren sözleşme, dekont, SWIFT kaydı, fatura, ihtar ve ödeme kayıtları hazırlanmalıdır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu içerik 3095 sayılı Kanun m.4/A, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.99 ve m.117 ile İcra ve İflas Kanunu’nun takip talebine ilişkin hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Mevzuat 15 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kontrol edilmiştir.

Yurt dışında yaşayan alacaklıların Türkiye’deki yabancı para alacağı, icra, dava, tebligat ve tahsil işlemleri vekâletnameyle Mersin’den Türkiye genelinde takip edilebilir.

Yabancı Para Alacağı İçin İletişim

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp