Kira Hukuku • Güncel 2026
Kira Uyarlama Davası: Şartları ve Kira Tespiti Farkı
TBK m.138’e göre aşırı ifa güçlüğü, dava şartı arabuluculuk, ispat ve kira tespit davasından farklar.
Kira Hukuku • TBK 138 • 2026
TBK m.138’e göre aşırı ifa güçlüğü, dava şartı arabuluculuk, ispat ve kira tespit davasından farklar.
Kira Uyarlama Davasının Kanuni Dayanağı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.138
“Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.”
Net sonuç: Ekonomik değişiklik tek başına otomatik uyarlama doğurmaz; maddede sayılan şartlar ve sözleşme dengesi somut delillerle ispatlanır.
6325 sayılı Kanun m.18/B/1-a
“Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.”
Net sonuç: Kira uyarlama davasından önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Resmî metinler: Türk Borçlar Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu.
Kira Uyarlama Davası
Kira uyarlama davası, kira sözleşmesi kurulduktan sonra ortaya çıkan olağanüstü ve öngörülemeyen koşullar nedeniyle sözleşmenin başlangıçtaki ekonomik dengesinin önemli ölçüde bozulduğu iddiasıyla kira ilişkisinin değişen şartlara uyarlanmasının talep edildiği hukuki süreçtir. Uyarlama talebi özellikle uzun süreli kira ilişkilerinde, olağanüstü ekonomik veya fiilî değişikliklerin sözleşmenin mevcut koşullarla devamını ağırlaştırdığı durumlarda gündeme gelebilir.
Kira sözleşmesi imzalandığında taraflar belirli ekonomik ve fiilî koşulları dikkate alarak sözleşme ilişkisini kurar. Kiraya veren taşınmazın kullanımını kiracıya bırakırken kiracı da kararlaştırılan kira bedelini ödeme borcu altına girer. Normal koşullarda tarafların imzaladıkları sözleşmeye bağlı kalmaları esastır.
Bununla birlikte sözleşme kurulduktan sonra tarafların öngörmediği ve kendilerinden kaynaklanmayan olağanüstü bir gelişmenin ortaya çıkması, edimler arasındaki dengeyi başlangıçta öngörülemeyecek ölçüde değiştirebilir. Böyle bir durumda sözleşmenin aynen uygulanmasının taraflardan biri için dürüstlük kuralına aykırı biçimde ağır sonuç meydana getirdiği ileri sürülebilir.
Kira uyarlama davasının temelinde bu değişen koşullar problemi bulunur. Ancak her fiyat artışı, enflasyon değişikliği, piyasa hareketi veya kira bedelinin düşük ya da yüksek kalması kendiliğinden uyarlama hakkı oluşturmaz. Sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık ilkesi nedeniyle uyarlama istisnai koşullarda değerlendirilen bir hukuki yoldur.
Bu nedenle kira uyarlama davası açılmadan önce yalnızca mevcut kira bedeline bakmak yeterli değildir. Kira sözleşmesinin hangi tarihte imzalandığı, tarafların sözleşme kurulurken hangi ekonomik koşulları öngörebileceği, sözleşmenin süresi, sonradan meydana gelen değişiklik ve bu değişikliğin edimler üzerindeki gerçek etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Mersin kira uyarlama davası başvurusunda kira sözleşmesi, ödeme kayıtları, ek protokoller, tarafların sözleşme görüşmeleri, mali ve ticari belgeler, taşınmazın kullanım biçimi ve olağanüstü değişikliğin sözleşmeye etkisini gösterebilecek diğer belgeler önem taşıyabilir.
Kira Uyarlama Davasının Şartları Nelerdir?
Kira sözleşmesinin uyarlanmasının talep edilmesinde Türk Borçlar Kanunu’nun aşırı ifa güçlüğüne ilişkin hükümleri önem taşır. Uyarlama talebi değerlendirilirken değişen koşulların niteliği ve sözleşme üzerindeki etkisi birlikte incelenir.
Uyarlama değerlendirmesinde temel başlıklar
- Sözleşme kurulduktan sonra önemli bir durum değişikliği ortaya çıkmış olmalıdır.
- Değişiklik sözleşme kurulurken tarafça öngörülmemiş ve öngörülmesi de beklenmemiş olmalıdır.
- Ortaya çıkan durum uyarlama isteyen tarafın kusurundan kaynaklanmamalıdır.
- Değişiklik, sözleşme kurulurken mevcut olguları önemli ölçüde değiştirmiş olmalıdır.
- Edimin aynen yerine getirilmesini istemek dürüstlük kuralına aykırı derecede ağır hale gelmiş olmalıdır.
- İfanın gerçekleşip gerçekleşmediği ve varsa ihtirazî kayıtla yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir.
Bu koşullar birbirinden bağımsız olarak değil, bütün halinde değerlendirilir. Örneğin ekonomik koşullar önemli ölçüde değişmiş olsa dahi bu değişiklik sözleşme imzalanırken makul biçimde öngörülebiliyorsa uyarlama şartlarının oluşup oluşmadığı ayrıca tartışılmalıdır.
Aynı şekilde taraflardan birinin kendi ticari tercihlerinden veya hatalı planlamasından kaynaklanan bir durumun, dışsal ve olağanüstü bir değişiklik gibi değerlendirilmesi doğru olmayabilir. Bu nedenle değişikliğin kaynağı önem taşır.
Öngörülemeyen Olağanüstü Durum Ne Demektir?
Uyarlama hukukunun önemli unsurlarından biri, sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan değişikliğin taraflar açısından öngörülemeyen nitelikte olmasıdır. Her sözleşme belirli ölçüde ekonomik ve ticari risk içerir. Tarafların normal piyasa dalgalanmalarını tamamen ortadan kaldırması mümkün değildir.
Bu nedenle uyarlama talebinde yalnızca “piyasa değişti” şeklindeki genel açıklama yeterli değildir. Sözleşme tarihindeki ekonomik koşullar ile sonradan ortaya çıkan durum arasındaki fark ve bu değişikliğin olağan sözleşme riskinin dışında kalıp kalmadığı değerlendirilmelidir.
Öngörülebilirlik değerlendirmesi sözleşmenin tarihine göre yapılır. Uzun süreli bir sözleşmenin imzalandığı tarihte tarafların gelecekte yaşanabilecek olağan fiyat hareketlerini hesaba katması beklenebilir. Buna karşılık olağan dışı ve sözleşmenin ekonomik temelini önemli ölçüde değiştiren gelişmeler farklı biçimde ele alınabilir.
Tarafların tacir olup olmaması, sözleşmenin profesyonel ticari faaliyet kapsamında yapılıp yapılmadığı ve sözleşmedeki risk dağılımı hükümleri de öngörülebilirlik değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Sözleşme Dengesinin Bozulması Ne Anlama Gelir?
Uyarlama talebinin temel amacı taraflardan birine daha avantajlı sözleşme sağlamak değildir. Esas mesele sözleşme kurulurken mevcut olan edim dengesinin olağanüstü koşullar nedeniyle ciddi biçimde bozulup bozulmadığıdır.
Kira sözleşmelerinde kiraya veren taşınmazın kullanımını devrederken kiracı kira bedelini öder. Sonradan ortaya çıkan değişiklik nedeniyle kira bedelinin veya kiralananın kullanım değerinin sözleşmenin ekonomik temelini ciddi biçimde etkilediği ileri sürülebilir.
Ancak sözleşmenin taraflardan biri bakımından daha az kârlı hale gelmesi tek başına aşırı ifa güçlüğü anlamına gelmez. Sözleşme ilişkilerinde normal ekonomik risklerin belirli ölçüde taraflarca üstlenildiği kabul edilir.
Bu nedenle mahkeme, sözleşmenin başlangıcındaki ekonomik denge ile dava tarihindeki koşullar arasındaki farkı ve bu değişikliğin taraf üzerindeki gerçek etkisini birlikte değerlendirebilir.
Değişiklik Uyarlama İsteyen Taraftan Kaynaklanmamalıdır
Uyarlama talebinde önemli koşullardan biri, sözleşme dengesini bozan olağanüstü durumun talepte bulunan taraftan kaynaklanmamış olmasıdır. Kişinin kendi kusuru, ticari tercihi veya öngörülebilir risk yönetimi hatası nedeniyle ortaya çıkan güçlük her durumda uyarlama sebebi olarak değerlendirilemez.
Özellikle ticari iş yeri kiralarında işletmenin zarar etmesi tek başına kira sözleşmesinin uyarlanacağı anlamına gelmez. Zarara neden olan etkenlerin genel ekonomik veya olağanüstü dışsal koşullardan mı yoksa işletmenin kendi faaliyetinden mi kaynaklandığı incelenebilir.
Bu nedenle ticari kira uyarlama uyuşmazlıklarında muhasebe kayıtları, ciro değişiklikleri, faaliyet raporları ve sektör verileri somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
Kira Bedelinin Ödenmiş Olması Uyarlama Davasını Etkiler mi?
Aşırı ifa güçlüğüne ilişkin değerlendirmede borcun ifa edilip edilmediği önem taşır. Kanuni düzenleme, edimin henüz ifa edilmemiş olması veya aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan hakların saklı tutulması suretiyle ifa edilmiş olması konusunu ayrıca düzenlemektedir.
Kira ilişkisi sürekli borç doğuran bir sözleşme olduğundan her kira dönemi bakımından ödeme ve sözleşmenin devamı ayrıca önem taşır. Tarafın uzun süre boyunca hiçbir itiraz ileri sürmeden değişen koşullara göre ödeme yapması ile uyarlama hakkını saklı tutarak hareket etmesi aynı hukuki değerlendirmeye konu olmayabilir.
Bu nedenle uyarlama talebi düşünülüyorsa ödeme düzeni, geçmiş yazışmalar ve tarafın değişen koşullara ilişkin daha önce herhangi bir bildirim yapıp yapmadığı incelenmelidir.
Kira Uyarlama Davasında Kira Artırılabilir veya Azaltılabilir mi?
Uyarlama kavramı yalnızca kira bedelinin artırılması anlamına gelmez. Sözleşme dengesinin hangi taraf aleyhine bozulduğu ve uyarlama için kanuni koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği somut olay üzerinden değerlendirilir.
Kiraya veren, olağanüstü değişiklik nedeniyle kira bedelinin sözleşmenin ekonomik temelini ciddi biçimde kaybettiğini ileri sürebilir. Kiracı ise kira sözleşmesinin mevcut koşullarla devamının kendisi bakımından aşırı derecede ağırlaştığını iddia ederek farklı bir uyarlama talebinde bulunabilir.
Mahkeme yalnızca tarafın istediği rakamı kabul etmek zorunda değildir. Uyarlamanın kapsamı, sözleşmenin başlangıç koşulları ve değişen olgular dikkate alınarak belirlenir.
Bu nedenle dava öncesinde yalnızca “kira kaç lira olmalı?” sorusuna değil, sözleşmenin hangi koşullarının neden ve ne ölçüde değiştirilmesinin gerektiğine odaklanılması daha sağlıklı olur.
Kira Uyarlama Davası ile Kira Tespit Davası Arasındaki Fark
Kira tespit davası ile kira uyarlama davası uygulamada en sık karıştırılan iki kira hukuku kurumudur. Her iki dava kira bedeli üzerinde sonuç doğurabilse de hukuki dayanakları aynı değildir.
Kira tespit davasında temel mesele, konut veya çatılı iş yeri kira ilişkisinde yeni dönem kira bedelinin kira hukukuna özgü kanuni ölçütlere göre belirlenmesidir. Kira ilişkisinin süresi ve özellikle beş yıllık dönem ayrımı burada önem taşır.
Kira uyarlama davasında ise temel mesele, sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan olağanüstü ve öngörülemeyen değişikliğin sözleşme dengesini aşırı ölçüde bozmasıdır. Dolayısıyla uyarlamanın hukuki temeli yalnızca kira bedelinin piyasanın altında veya üzerinde kalması değildir.
| Konu | Kira Tespit | Kira Uyarlama |
|---|---|---|
| Temel amaç | Kira bedelinin belirlenmesi | Sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması |
| Hukuki temel | Kira bedeline ilişkin özel hükümler | Aşırı ifa güçlüğü ve değişen koşullar |
| 5 yıl | Özel önem taşır | Sabit bekleme şartı değildir |
| Olağanüstü değişiklik | Temel koşul değildir | Temel değerlendirme konusudur |
Kira bedelinin belirlenmesi konusunda ayrıntılı bilgi için
Kira Tespit Davası
rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Kira Uyarlama Davasında 5 Yıl Şartı Var mı?
Kira uyarlama davasında en sık yapılan hatalardan biri kira tespit davasındaki beş yıllık düzenlemelerin doğrudan uyarlama davasına uygulanmasıdır. Uyarlama talebinin hukuki temeli farklıdır.
Uyarlamada esas soru kira sözleşmesinin mutlaka beş yılı doldurup doldurmadığı değil, sözleşme kurulduktan sonra aşırı ifa güçlüğüne yol açabilecek şartların oluşup oluşmadığıdır.
Bununla birlikte sözleşmenin ne kadar süredir devam ettiği yine de somut değerlendirmede önem taşıyabilir. Uzun süreli sözleşmelerde değişen koşulların sözleşmeye etkisi ile kısa süre önce kurulmuş bir sözleşmede tarafların öngörülebilirlik düzeyi farklı olabilir.
Bu nedenle “beş yıl dolmadı, uyarlama davası açılamaz” veya “beş yıl doldu, uyarlama mutlaka yapılır” şeklindeki iki yaklaşım da hukuki kurumların birbirine karıştırılmasına neden olabilir.
Enflasyon ve Ekonomik Değişiklikler Kira Uyarlama Sebebi midir?
Ekonomik koşullardaki değişiklik kira uyarlama davalarında önemli tartışma alanlarından biridir. Ancak yalnızca enflasyon oranının yükselmiş olması veya piyasa kiralarının artması tek başına otomatik uyarlama sebebi olarak değerlendirilmemelidir.
Sözleşmenin kurulduğu ekonomik ortam, tarafların profesyonel niteliği, sözleşmenin süresi, kira artış mekanizması ve sonradan ortaya çıkan değişikliğin olağan piyasa riskinin ne ölçüde dışına çıktığı birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle uzun süreli ticari kira sözleşmelerinde tarafların belirli ekonomik riskleri sözleşme hükümleriyle paylaştırdığı görülebilir. Sözleşmede kur değişimi, endeksleme veya yeniden müzakere hükümleri varsa bunların da değerlendirilmesi gerekir.
Dolayısıyla ekonomik değişiklik ile hukuken aşırı ifa güçlüğü oluşturacak değişiklik birbirinden ayrılmalıdır.
İş Yeri Kiralarında Kira Uyarlama Davası
Ticari iş yeri kiraları, kira uyarlama davalarının önemli uygulama alanlarından biridir. Uzun süreli mağaza, depo, fabrika, ofis veya başka ticari taşınmaz kiralarında ekonomik ve sektörel değişikliklerin sözleşmeye etkisi gündeme gelebilir.
Ancak işletmenin beklenen kârı sağlayamaması tek başına uyarlama sebebi değildir. İşletmenin kendi ticari riski ile sözleşmenin temelini olağanüstü biçimde değiştiren dışsal olayların birbirinden ayrılması gerekir.
İş yeri kiralarında sözleşme genellikle daha ayrıntılı olduğundan sözleşmedeki risk paylaşımı, artış hükümleri, mücbir sebep maddeleri, uyarlama veya yeniden müzakere hükümleri özellikle incelenmelidir.
Şirketlere ait ticari kira ilişkilerinin diğer yönleri bakımından
Mersin Ticaret Avukatı
sayfasındaki bilgiler de incelenebilir.
Konut Kiralarında Kira Uyarlama Davası
Konut kira sözleşmelerinde de uyarlama talebi teorik olarak gündeme gelebilir. Bununla birlikte konut kiralarında kira bedeline ilişkin özel kanuni düzenlemeler bulunduğundan talebin kira tespiti mi yoksa aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama mı olduğu dikkatle ayrılmalıdır.
Örneğin kiraya verenin tek gerekçesinin çevredeki kiraların yükselmesi olması halinde kira bedelinin tespiti hükümlerinin değerlendirilmesi gerekebilir. Uyarlama iddiasında ise sözleşme dengesini olağanüstü biçimde değiştiren ek koşulların bulunup bulunmadığı araştırılır.
Bu nedenle hangi davanın açılacağının doğru belirlenmesi önemlidir. Yanlış hukuki sebebe dayanan talep, hem süre hem de davada ileri sürülecek vakıalar bakımından sorun oluşturabilir.
Döviz ve Uzun Süreli Kira Sözleşmelerinde Uyarlama
Uzun süreli sözleşmelerde para değerindeki ve ekonomik koşullardaki değişiklikler sözleşme taraflarının yükümlülüklerini daha belirgin biçimde etkileyebilir. Bununla birlikte döviz kuru veya para değerindeki her değişiklik uyarlama sonucunu doğurmaz.
Sözleşmenin hangi para birimi üzerinden kurulduğu, tarafların tacir olup olmadığı, sözleşme tarihinde ekonomik riskin ne ölçüde öngörülebilir bulunduğu ve sözleşmede kur riskine ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı önem taşıyabilir.
Ayrıca dövizle sözleşme kurulmasına ilişkin yürürlükteki diğer mevzuat sınırlamaları varsa bunların da kira sözleşmesinden ayrı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Kira Uyarlama Davasında Zorunlu Arabuluculuk
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından dava şartı arabuluculuk sistemi uygulanmaktadır. Bu nedenle kira sözleşmesinin uyarlanmasına ilişkin uyuşmazlığın mahkemeye taşınmasından önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
Arabuluculuk kira uyarlama uyuşmazlıklarında özellikle işlevsel olabilir. Çünkü taraflar mahkemenin vereceği kararı beklemek yerine yeni kira bedeli, ödeme planı, sözleşme süresi, gelecekte uygulanacak artış mekanizması veya başka sözleşme hükümleri üzerinde birlikte anlaşabilir.
Örneğin taraflar belirli bir tarihten itibaren farklı kira bedelinin uygulanması, önceki dönemlere ilişkin farkların taksitlendirilmesi veya sözleşmenin kalan süresine ilişkin yeni bir artış sistemi üzerinde uzlaşabilir.
Kira arabuluculuğu hakkında ayrıntılı bilgi için
Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Kira Uyarlama Davasında Hangi Deliller Önemlidir?
Uyarlama davasında temel tartışma, sözleşme kurulduktan sonra hangi koşulların değiştiği ve bu değişikliğin sözleşmenin ekonomik dengesini ne ölçüde etkilediğidir. Bu nedenle deliller de bu değişimi gösterecek şekilde hazırlanmalıdır.
- Kira sözleşmesi ve ek protokoller,
- Sözleşme öncesi taraflar arasındaki yazışmalar,
- Geçmiş kira ödeme kayıtları,
- Banka dekontları,
- Kira artışlarına ilişkin belgeler,
- Ekonomik ve mali kayıtlar,
- Ticari iş yerlerinde işletme kayıtları,
- Taşınmazın kullanım biçimine ilişkin belgeler,
- Emsal kira ve piyasa verileri,
- Taraflar arasındaki ihtarnameler ve yazışmalar,
- Arabuluculuk son tutanağı,
- Somut olayın niteliğine göre uzman veya bilirkişi değerlendirmesine elverişli diğer kayıtlar.
Özellikle sözleşmenin imzalandığı tarihteki şartların belgelenmesi önemlidir. Çünkü değişimin ne kadar önemli olduğu ancak başlangıç koşulları ile sonraki koşullar karşılaştırıldığında değerlendirilebilir.
Kira Uyarlama Davasında Bilirkişi ve Keşif
Kira uyarlama davasında değişen ekonomik koşulların ve taşınmazın kira ilişkisindeki değerinin değerlendirilmesi teknik inceleme gerektirebilir. Bu nedenle dosyanın niteliğine göre bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Taşınmazın konumu, kullanım amacı, fiziki özellikleri, sözleşmenin süresi, emsal kira bedelleri ve sözleşmenin başlangıçtaki ekonomik yapısı bilirkişi incelemesinde değerlendirilebilecek unsurlar arasındadır.
Ticari kira sözleşmelerinde ayrıca iş koluna, mali verilere ve ekonomik değişikliğin işletmenin faaliyetlerine etkisine ilişkin teknik inceleme gerekebilir.
Bilirkişi raporu hukuki kararın yerine geçmez. Nihai değerlendirme mahkemeye aittir. Taraflar bilirkişi raporundaki maddi veya teknik değerlendirmelere ilişkin kanuni usuller çerçevesinde görüş ve itirazlarını sunabilir.
Kiraya Veren Açısından Kira Uyarlama Davası
Kiraya veren bakımından uyarlama talebi özellikle uzun süreli sözleşmelerde mevcut kira bedelinin ve sözleşmenin ekonomik yapısının başlangıçtaki dengesini olağanüstü biçimde kaybettiği iddiasıyla gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca güncel piyasa kiralarının sözleşmedeki kiradan yüksek olması, uyarlama ile kira tespiti arasındaki fark nedeniyle tek başına yeterli değerlendirme sağlamaz. Öncelikle uyuşmazlığın hangi hukuki kuruma dayandığı belirlenmelidir.
Kiraya veren geçmiş kira bedellerini, sözleşme tarihindeki koşulları, sonradan ortaya çıkan olağanüstü değişikliği ve bunun sözleşmeye etkisini mümkün olduğunca somut verilerle ortaya koymalıdır.
Talep yalnızca daha yüksek kira elde etmeye yönelikse kira tespit hükümleri daha uygun hukuki yol olabilir. Bu nedenle dava türünün seçiminde sözleşmenin süresi ve talebin gerçek hukuki sebebi önem taşır.
Kiracı Açısından Kira Uyarlama Davası
Kira uyarlama davası yalnızca kiraya veren tarafından kullanılabilecek bir hukuki yol değildir. Sözleşmenin değişen koşullar nedeniyle kiracı bakımından aşırı derecede ağırlaştığı iddiası da somut koşullar altında uyarlama talebine konu olabilir.
Özellikle uzun süreli ticari kira sözleşmelerinde, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan olağanüstü koşulların işletmenin kira yükümlülüğü üzerindeki etkisi tartışılabilir. Bununla birlikte ticari risk ile aşırı ifa güçlüğü birbirinden ayrılmalıdır.
Kiracı yapılan ödemeleri, sözleşmedeki risk dağılımını ve sonradan gerçekleşen değişikliğin kendi faaliyetinden kaynaklanmadığını ortaya koyabilecek belgeleri saklamalıdır.
Kiracıya kiraya veren tarafından uyarlama talebi yöneltilmişse de talebin kira tespiti mi yoksa gerçekten aşırı ifa güçlüğüne dayalı uyarlama mı olduğunun değerlendirilmesi önemlidir.
Kira Uyarlama Davası Süreci Nasıl İlerler?
Kira uyarlama uyuşmazlığında izlenecek yol dosyanın özelliklerine göre değişmekle birlikte genel olarak şu aşamalar gündeme gelebilir:
-
Kira sözleşmesi incelenir:
Sözleşmenin başlangıç tarihi, süresi, kira bedeli, artış ve risk paylaşımı hükümleri belirlenir. -
Başlangıç koşulları tespit edilir:
Sözleşmenin kurulduğu ekonomik ve fiilî ortam değerlendirilir. -
Sonradan ortaya çıkan değişiklik belirlenir:
Uyarlamaya gerekçe gösterilen olay veya ekonomik değişim somutlaştırılır. -
Öngörülebilirlik değerlendirilir:
Değişikliğin sözleşme kurulurken öngörülüp öngörülemeyeceği incelenir. -
Kusur ve risk dağılımı değerlendirilir:
Değişikliğin talepte bulunan taraftan kaynaklanıp kaynaklanmadığı incelenir. -
Sözleşme dengesine etkisi belirlenir:
Edimlerin mevcut koşullardaki durumu karşılaştırılır. -
Ödeme ve ifa durumu incelenir:
Geçmiş ödemeler ve varsa hakların saklı tutulup tutulmadığı değerlendirilir. -
Belgeler hazırlanır:
Mali kayıtlar, ödeme belgeleri ve sözleşmeye ilişkin diğer deliller düzenlenir. -
Arabuluculuğa başvurulur:
Dava şartı kapsamında arabuluculuk süreci tamamlanır. -
Dava açılır:
Anlaşma sağlanamazsa uyarlama talebi mahkemeye taşınır. -
Bilirkişi ve diğer deliller değerlendirilir:
Dosyanın niteliğine göre teknik ve ekonomik inceleme yapılabilir. -
Karar verilir:
Mahkeme uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığını ve uyarlamanın biçimini değerlendirir.
Kira uyarlama davasının ne kadar süreceği dosyanın kapsamına, bilirkişi incelemesine, mahkemenin iş yüküne ve varsa kanun yolu aşamalarına göre değişebilir. Somut dosya incelenmeden kesin süre verilmesi mümkün değildir.
Kira Uyarlama Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin belirlenmesinde uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanması önem taşır. Kira ilişkisinden doğan davalarda kural olarak sulh hukuk mahkemesinin görevi gündeme gelir.
Yetki değerlendirmesinde ise genel yetki kuralları ve sözleşmeden doğan davalara ilişkin kurallar somut olay kapsamında değerlendirilmelidir. Tarafların yerleşim yerleri, kira sözleşmesinin ifa yeri ve taşınmazın bulunduğu yer gibi bağlantılar önem taşıyabilir.
Dava açılmadan önce görev ve yetkinin değerlendirilmesi, yargılamanın usule ilişkin nedenlerle uzamasını önlemek bakımından önemlidir.
Mersin’de Kira Uyarlama Uyuşmazlıklarına Yaklaşım
Mersin’de konut ve ticari iş yeri kira ilişkileri bakımından kira bedeli ve sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması farklı hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir. Konut, mağaza, depo, ofis, fabrika ve diğer ticari taşınmazlarda sözleşmenin yapısı birbirinden farklı olabilir.
Özellikle uzun süreli ticari kira sözleşmelerinde sözleşmenin başlangıç koşulları, işletmenin kullanım amacı, kira artış mekanizması ve sonradan ortaya çıkan ekonomik değişiklikler birlikte değerlendirilmelidir.
Konut kira ilişkilerinde ise kira tespit davası ile uyarlama davasının birbirine karıştırılmaması önem taşır. Talep yalnızca güncel kira bedelinin belirlenmesine yönelikse farklı hukuki hükümler gündeme gelebilir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu tarafından Mersin’deki kira uyuşmazlıklarında yapılacak değerlendirmede kira sözleşmesi, geçmiş ödemeler, tarafların talepleri ve değişen koşullar birlikte incelenerek kira tespiti, uyarlama, tahliye veya diğer kira hukuku yolları birbirinden ayrılır.
İlgili Kira ve Gayrimenkul Hukuku İçerikleri
-
Mersin Kira Avukatı
-
Mersin Gayrimenkul Avukatı
-
Kiracı Tahliye Davası
-
Kira Tespit Davası
-
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası
-
Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
-
Mersin İcra Avukatı
-
İletişim ve Randevu Bilgileri
İletişim ve Ofis Konumu
Kira uyarlama davası ve diğer kira hukuku uyuşmazlıkları hakkında hukuki görüşme için Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile telefon veya e-posta yoluyla iletişime geçebilirsiniz. Başvuru öncesinde kira sözleşmesi, ek protokoller, geçmiş kira ödeme kayıtları, banka dekontları, ihtarnameler, arabuluculuk evrakı ve değişen koşulları gösteren mevcut belgelerin hazırlanması ilk hukuki değerlendirmenin daha sağlıklı yapılmasına yardımcı olabilir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye
Telefon:
+90 552 224 43 66
E-posta:
bakircipartners@gmail.com
Hukuki bilgilendirme:
Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgi verme amacı taşır. Kira uyarlama talebinin hukuki değerlendirilmesi; kira sözleşmesinin tarihi ve hükümleri, tarafların hukuki ve ekonomik durumu, sözleşme kurulurken mevcut koşullar, sonradan gerçekleşen değişiklik, ifa durumu, arabuluculuk süreci, tarafların delilleri ve yürürlükte bulunan güncel mevzuat birlikte incelendikten sonra yapılabilir.
Türkiye Genelinde Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması
Türkiye genelinde dosya takibi
Kira Uyarlama Davası konusundaki dosya veya başvuru Türkiye’nin hangi il veya ilçesinde bulunursa bulunsun; UYAP evrakları, sözleşmeler, kurum kayıtları, tarafça sunulan belgeler, bilirkişi raporları ve diğer somut deliller birlikte incelenebilir. Görev, yetki, süre ve başvuru yolu dosyanın hukuki niteliğine göre ayrı ayrı belirlenir. Gerekli yetkilendirme bulunduğunda farklı illerdeki adliye ve kurum işlemleri, dosyanın bulunduğu yer ile uygulanacak usul kuralları gözetilerek takip edilebilir.
Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim
Mersin merkez ile Tarsus, Erdemli, Silifke, Anamur, Mut ve diğer ilçelerde görev, yetki, süre ve ilgili adliye veya kurum uygulaması somut olay üzerinden kontrol edilir. Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu hukuki değerlendirmeyi dosya belgeleri ve somut deliller üzerinden yapar; hukuki süreçte sonuç garantisi vermez.
Dosya belgelerinin incelenmesi ve görüşme talebi için iletişim sayfası
Kira Uyarlama Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kira uyarlama davası nedir?
Kira uyarlama davası, kira sözleşmesinin kurulmasından sonra meydana gelen olağanüstü ve öngörülemeyen koşullar nedeniyle sözleşmenin başlangıçtaki dengesinin önemli ölçüde bozulduğu iddiasıyla sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasının talep edildiği hukuki süreçtir.
Kira uyarlama davası için 5 yıl beklemek gerekir mi?
Kira uyarlaması ve kira tespit davası farklı hukuki kurumlara dayanır. Uyarlama bakımından sabit bir beş yıllık bekleme şartı yerine aşırı ifa güçlüğüne ilişkin koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilir.
Kira uyarlama davası ile kira tespit davası aynı mı?
Hayır. Kira tespit davasında kira bedelinin kira hukukuna özgü ölçütlere göre belirlenmesi amaçlanırken uyarlama davasında olağanüstü değişiklik nedeniyle bozulan sözleşme dengesinin yeniden kurulması talep edilir.
Enflasyon arttığı için kira uyarlama davası açılabilir mi?
Ekonomik değişiklik tek başına otomatik uyarlama sonucu doğurmaz. Sözleşmenin tarihi, öngörülebilirlik, tarafların risk dağılımı ve değişikliğin sözleşme dengesine etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Kiracı kira uyarlama davası açabilir mi?
Aşırı ifa güçlüğüne ilişkin şartların somut olayda bulunması halinde uyarlama talebi yalnızca kiraya veren açısından düşünülmemelidir. Kiracının da sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasına ilişkin talebi somut koşullar kapsamında değerlendirilebilir.
Kira uyarlama davasında kira düşürülebilir mi?
Uyarlamanın yönü ve kapsamı somut olayın koşullarına bağlıdır. Mahkeme tarafın talebi ile aşırı ifa güçlüğüne ilişkin kanuni koşulları değerlendirerek sözleşmenin nasıl uyarlanması gerektiğini inceler.
Kira uyarlama davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların kanundaki istisnalar dışında önemli bir bölümü dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Kira uyarlama uyuşmazlığında dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
Mahkeme talep edilen kira bedelini aynen kabul eder mi?
Tarafın talebi mahkemeyi tek başına bağlamaz. Mahkeme sözleşme koşullarını, değişen olguları ve dosyadaki delilleri değerlendirerek kanuni koşulların oluşup oluşmadığına karar verir.
Kira uyarlama davasında geçmiş dönem farkı istenebilir mi?
Uyarlamanın hangi tarihten hüküm doğuracağı talep, dava tarihi, sözleşme ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Dava dilekçesinde başlangıç tarihi açıkça gösterilmeli; geriye etkili sonuç otomatik kabul edilmemelidir.
Döviz üzerinden belirlenen kira bedeli uyarlanabilir mi?
Yabancı para üzerinden kurulan kira sözleşmelerinde TBK m.344/4 ile TBK m.138 birlikte değerlendirilir. Beş yıllık sınırlama ve aşırı ifa güçlüğü istisnası somut sözleşmeye göre incelenir.
Kira uyarlama davasında hangi belgeler belirleyicidir?
Kira sözleşmesi, ödeme kayıtları, tarafların ekonomik verileri, sözleşmeden sonraki olağanüstü değişikliği gösteren belgeler, emsal değerler ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi birlikte değerlendirilir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi
Av. Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Hukuk bürosu: Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu
Son mevzuat kontrolü: 17 Ağustos 2026
Bu sayfa genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; sonuç garantisi içermez. Hukuki değerlendirme, yürürlükteki mevzuat, somut olayın özellikleri ve hukuka uygun deliller üzerinden yapılır.
Hukuki Değerlendirme ve İletişim
Kira Uyarlama Davası konusunda hukuki değerlendirme; olay kronolojisi, mevcut belgeler, süreler ve hukuka uygun deliller birlikte incelenerek yapılır.
Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye
Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu Konumu

Avukat Halil Bakırcı, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır. Hukuki içeriklerini güncel mevzuat ve uygulama çerçevesinde hazırlamaktadır.