B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kollektif Şirketten Ayrılan Ortağın Üç Yıllık Zamanaşımı Defi Dilekçesi | TTK 264-266

Kısa ve net cevap: Kollektif şirketten ayrılan ortağın üç yıllık zamanaşımı defi dilekçesi, şirket alacaklısının eski ortağa yönelttiği istemde TTK 264'teki başlangıç, süre ve istisnaların somut belgelere göre incelenmesini istemek için hazırlanır. Üç yıllık süre salt fiilî ayrılma gününden değil, ayrılığın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasından; alacak daha sonra muaccel olmuşsa muacceliyet anından başlar. Defi, borcu kendiliğinden yok eden otomatik bir sonuç gibi sunulmaz.

Bu örnek, ayrılan ortağın şirkete karşı ayrılma payını istemesine veya çıkışın tesciline ilişkin bir başvuru değildir. Şirket alacaklısının eski ortağa yönelttiği talebe karşı savunma çerçevesidir. TTK 265'teki paylaşılmamış şirket malvarlığı ve ticari işletmeyi devralma durumları ile TTK 266'daki kişiye özgü kesilme kuralı ayrıca denetlenmeden yalnız takvim hesabıyla kesin sonuç çıkarılamaz.

İlan, muacceliyet, istisna ve kesilme belgeleri kişi ve alacak kalemi bazında incelenmelidir.

Savunmanın konusu ve kullanılacağı dosya

Zamanaşımı defi, alacaklının kollektif şirket borcu nedeniyle şirketten ayrılan ortağın kişisel malvarlığına yöneldiği bir uyuşmazlıkta gündeme gelir. Dosya bir alacak davası, itirazın iptali, menfi tespit veya başka bir yargısal süreç olabilir; görev, yetki, süre ve talep sonucu somut dosyaya göre belirlenir. Örnek metindeki mahkeme adı, dosya numarası, taraf sıfatları ve usulî talepler gerçek kayda uyarlanır. Henüz dava açılmamışsa mahkemeye sunulmuş savunma görüntüsü verilmez.

Defi, şirketin borcunun hiç doğmadığı, ödendiği veya eski ortağın dış ilişkide sorumlu olmadığı yönündeki diğer savunmalardan ayrıdır. Borcun varlığı kabul edilmeden de zamanaşımı ileri sürülebilir; ancak dilekçedeki sıralama çelişkili ikrar üretmemelidir. Alacak kalemleri, doğum ve muacceliyet tarihleri, ayrılık ilanı ve eski ortağa yöneltilen ilk işlem tablo hâlinde gösterilir. Tek bir genel cümleyle farklı vadeli bütün alacaklar aynı tarihte zamanaşımına uğramış sayılmaz.

TTK 264 kapsamındaki kişi ve istem

TTK 264/1, şirketin borçları için şirket alacaklılarının ortaklara ileri sürebilecekleri istem haklarını düzenler. Bu nedenle önce alacağın gerçekten kollektif şirket borcu olup olmadığı, talebin hangi ortak sıfatına dayandığı ve savunmayı yapan kişinin ne zaman ayrıldığı belirlenir. Anonim veya limited şirket ortağına, kooperatiften ayrılan kişiye ya da adi ortaklık ilişkisine aynı madde doğrudan uygulanmaz. şirket ortağının şirket borcundan sorumluluğu şirket türüne göre değişir.

Dava yalnız şirkete yöneltilmişse, eski ortağın taraf olmadığı dosyada onun adına defi kurulmaz. Talep hem şirkete hem ortaklara yönelmişse her davalının sıfatı ve savunması ayrı ele alınır. Şirket alacaklısının istemi ile ortakların birbirlerine karşı iç ilişki alacakları birbirine karıştırılmaz; TTK 264/3 açıkça üç yıllık düzenlemenin ortakların birbirlerine karşı olan alacaklarına uygulanmayacağını belirtir. Dilekçe, alacağın taraf ve sebep zincirini belgesiz varsayımla değiştirmez.

Fiilî ayrılma ile tescil ve ilan farkı

Ortaklık ilişkisinin iç ilişkide sona erdiği gün, ticaret siciline tescil tarihi ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilan tarihi aynı gün olmayabilir. TTK 264/1 bakımından üç yıllık hesabın başlangıcı, ayrılığın yayımlandığı ilanla bağlantılıdır. Bu yüzden ortaklar kurulu kararı veya ayrılma sözleşmesi tek başına süre başlangıcını kanıtlamaz. Ticaret sicili tasdiknamesi, tescil yazısı ve gazete nüshası birlikte dosyalanır; gazete sayı ve sayfa bilgisi dilekçeye doğru aktarılır.

ortağın çıkarılması ve çıkışın tescili üçüncü kişilere karşı etkiyi sağlayan ayrı işlemdir. TTK 259 uyarınca çıkma veya çıkarılma üçüncü kişilere karşı ancak tescil ve ilan tarihinden itibaren geçerli olur; eski ortak da bu tarihe kadar yapılan şirket işlemlerinden üçüncü kişilere karşı sorumlu olabilir. Zamanaşımı defi hazırlanırken çıkış kararının varlığı kadar ilan edilen içeriğin ayrılığı açıkça gösterip göstermediği ve yayım tarihinin doğruluğu incelenir.

Üç yıllık sürenin hesaplanması

TTK 264/1’deki üç yıllık süre, başlangıç gününü belirleyen resmî ilan belgesi üzerinden takvim hesabıyla incelenir. Dilekçede yalnız ‘üç yıl geçti’ denmez; ilan tarihi, talebin veya davanın tarihi ve süreyi etkilediği ileri sürülen işlemler ayrı satırlarda gösterilir. Süre hesabında uygulanacak genel kurallar ve son günün tatile rastlaması gibi meseleler somut usul işlemiyle birlikte değerlendirilir. Hesap tablosu, mahkemenin hukuki değerlendirmesinin yerine geçmeyen açıklayıcı bir ek olarak sunulur.

Alacaklı farklı dönemlere ait fatura, kredi, kira veya başka kalemleri birlikte istiyorsa her kalemin hukuki niteliği ve muacceliyeti ayrı olabilir. İlan tarihinden sonra doğan ya da vadesi gelen alacak için tek başlangıç varsayımı kurulmaz. Kısmi ödeme, yapılandırma, dava veya takip gibi olayların süreye etkisi her alacak ve kişi yönünden belgelenir. Tarihi bilinmeyen bir işlem, savunmayı güçlendirmek amacıyla gerçekleşmiş gibi yazılmaz; eksik belgenin celbi veya sunulması talep edilir.

Alacak daha sonra muaccel olmuşsa başlangıç

TTK 264/2, alacağın ilandan sonra muaccel olması hâlinde zamanaşımının muacceliyet anından başlayacağını düzenler. Bu özel kural, üç yıllık sürenin her dosyada ilan gününde başladığı düşüncesini önler. Sözleşmedeki vade, teslim veya kabul şartı, hesap kesimi, fesih, ihtar ve varsa taksit planı incelenir. Muacceliyet, yalnız faturanın düzenlendiği veya alacaklının talep yazısı gönderdiği günle otomatik olarak eşitlenmez.

Birden fazla taksit veya dönemsel edim varsa her bölümün vadesi ayrı olabilir. Dilekçe, hangi kalemin hangi tarihte istenebilir hâle geldiğini ve bu tarihin hangi belgeye dayandığını açıklar. Vade belirsizse kesin bir muacceliyet tarihi uydurmak yerine sözleşme ve bildirim kayıtlarının getirtilmesi istenir. Savunma, alacağın henüz muaccel olmadığı iddiasıyla zamanaşımı iddiasını aynı cümlede birbirini dışlayacak şekilde kurmaz; birincil ve terditli açıklamalar ayrılır.

Daha kısa zamanaşımı süresi ihtimali

TTK 264/1, alacağın niteliği nedeniyle daha kısa bir zamanaşımına bağlı olduğu durumda o kısa sürenin uygulanacağını belirtir. Bu nedenle üç yıllık süre her zaman eski ortak lehine kullanılabilecek en kısa süre değildir. Alacağın kira, taşıma, ücret, komisyon, kambiyo veya başka bir hukuki ilişkiye dayanması uygulanacak süreyi etkileyebilir. Dilekçe, yalnız şirket türüne bakarak asıl alacağın niteliğini ve özel kanun hükümlerini görmezden gelmez.

Daha kısa süre ileri sürülecekse dayanak kanun maddesi, başlangıç olayı ve varsa kesilme veya durma sebepleri ayrı açıklanır. Sürenin gerçekten daha kısa olup olmadığı güncel mevzuatın tam metninden kontrol edilir. Eski veya yürürlükten kalkmış bir hüküm kullanılmaz. Bu örnek yalnız TTK 264-266 omurgasını verir; her alacak türü için kendiliğinden uygulanacak ikinci bir süre icat etmez ve somut sözleşmeyi incelemeden kesin zamanaşımı tarihi ilan etmez.

Ortakların birbirlerine karşı alacakları

TTK 264/3 uyarınca maddede öngörülen zamanaşımı, ortakların birbirlerine karşı olan alacaklarına uygulanmaz. Ayrılan ortağın sermaye hesabı, zarar payı, şirket adına yaptığı ödeme nedeniyle rücu veya diğer ortakla kişisel sözleşmeden doğan talebi şirket alacaklısının dış ilişki isteminden ayrılmalıdır. ayrılma payının hesaplanması ve ödenmesi TTK 260-263’e dayanan başka bir hukuki taleptir; bu savunmanın konusu değildir.

Bir alacaklı sonradan ortağın alacağını devralmışsa veya taraf sıfatları değişmişse işlemin gerçek hukuki sebebi incelenir. Salt başlıkta ‘şirket borcu’ yazılması alacağı dış ilişki alacağı yapmaz. Dilekçede alacağın ilk alacaklısı, devir belgeleri, borçlu sıfatı ve talep zinciri gösterilir. Ortaklar arası iç hesaplaşmayı yanlışlıkla TTK 264’ün üç yıllık süresine bağlamak, savunmanın reddine yol açabilecek temel bir kapsam hatasıdır.

Paylaşılmamış şirket malvarlığı istisnası

TTK 265/1, hakkını elde etmek için sadece paylaşılmamış şirket malvarlığına başvuran alacaklıya karşı TTK 264’teki üç yıllık zamanaşımının ileri sürülemeyeceğini düzenler. İstisnanın uygulanabilmesi için alacaklının gerçekten yalnız bu malvarlığına yönelip yönelmediği incelenir. Eski ortağın kişisel malvarlığına yönelen talep ile tasfiye veya paylaşım dışında kalmış şirket varlığına yönelik talep aynı değildir. Dilekçe, istisnayı yok sayarak her başvuruyu süre nedeniyle reddedilmiş gibi göstermez.

Paylaşılmamış varlığın ne olduğu, mülkiyet ve tasfiye kayıtlarıyla belirlenir. Şirket hesabındaki para, taşınmaz, alacak veya başka bir unsurun hukuki durumu yalnız iddiayla kesinleşmez. Alacaklı bir yandan paylaşılmamış şirket malına bir yandan eski ortağın kişisel malına yönelmişse talepler ayrıştırılır. Savunmada hangi malvarlığına, hangi işlemle ve ne tutarda başvurulduğu belirtilir; TTK 265/1’in kapsamı mahkemenin incelemesine somut belgelerle sunulur.

Ticari işletmeyi devralan ortak ve iki yıllık süre

TTK 265/2’ye göre şirketin ticari işletmesini devralan ortak, alacaklılara karşı üç yıllık zamanaşımını ileri süremez. Bu nedenle ayrılan kişinin aynı zamanda işletmeyi devralıp devralmadığı araştırılmadan standart defi kullanılmaz. Devir sözleşmesi, tescil ve ilan, aktif ve pasif listeleri, fiilî teslim ile ticari faaliyetin devamı incelenir. Yalnız bazı makinelerin veya stokların alınması, ticari işletmenin bütün olarak devralındığını kendiliğinden kanıtlamaz; fakat bu husus belgelerle açıklanmalıdır.

Madde, devralma sebebiyle ayrılan ortaklar ve ticari işletmeyi alacak ve borçlarıyla devralan üçüncü kişi yönünden borcun nakli hükümlerine göre iki yıllık zamanaşımına da işaret eder. Hangi kişinin devralan, hangilerinin ayrılan ortak olduğu doğru kurulmalıdır. Üç yıllık savunmanın uygulanmaması, alacağın mutlaka haklı ve tahsil edilebilir olduğu anlamına gelmez; diğer itiraz ve defiler saklı olabilir. Dilekçe, TTK 265/2’deki farklı kişileri tek bir süreye tabiymiş gibi birleştirmez.

TTK 266 ve zamanaşımının kişiye özgü kesilmesi

TTK 266, varlığını sürdüren şirkete veya diğer bir ortağa karşı zamanaşımının kesilmesinin şirketten ayrılan ortağa karşı zamanaşımını kesmeyeceğini açıkça düzenler. Bu kural, alacaklının şirkete gönderdiği ihtar, şirkete karşı açtığı dava veya başka ortağa yönelttiği takip bulunduğunda özellikle önem taşır. Her işlem kime yönelmişse o muhatap ve dosya üzerinden incelenir; şirkete yönelik işlem eski ortağa otomatik olarak taşınmaz.

Bununla birlikte eski ortağa karşı doğrudan yapılan bir işlemin süreyi kesip kesmediği genel hükümler ve işlemin geçerliliği çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Tebliğ belgesi, dava veya takip tarafları, talep edilen alacak ve tarih karşılaştırılır. Benzer unvanlı kişilere gönderilen belge gerçek muhatapmış gibi kullanılmaz. Savunma, TTK 266’yı ‘hiçbir işlem eski ortağa karşı süreyi kesemez’ biçiminde genişletmez; yalnız şirket veya diğer ortak yönünden kesilmenin kendiliğinden sirayet etmediğini açıklar.

Kesilme, durma ve ikrar belgelerinin incelenmesi

Alacaklı, eski ortağın borcu kabul ettiğini, ödeme yaptığını, teminat verdiğini veya kendisine karşı takip başlatıldığını ileri sürebilir. Her olayın hukuki etkisi güncel genel hükümlere göre değerlendirilir. Banka dekontu, protokol, e-posta veya mesaj bağlamından koparılarak kesin borç ikrarı sayılmaz. İmza, tarih, temsil yetkisi ve belgenin hangi borca ilişkin olduğu kontrol edilir. Şirket adına yapılan bir açıklama ile eski ortağın kişisel açıklaması birbirinden ayrılır.

Sürenin durduğu iddia ediliyorsa dayanak olay, başlangıç ve bitiş tarihleri belgelenir. Dava dosyasındaki usul işlemlerinin zamanaşımına etkisi, sırf dosya açılmış olmasından hareketle genellenmez. Dilekçe, alacaklının ileri sürdüğü her kesilme sebebine numaralı cevap verebilir; kabul edilmeyen olay açıkça belirtilir. Eksik belge varsa mahkemeden ilgili takip veya dava dosyasının getirtilmesi istenir ve elde bulunmayan içerik varmış gibi aktarılmaz.

Zamanaşımı defi borcu kendiliğinden silmez

Zamanaşımı, maddi borcun doğmadığına ilişkin bir itirazla aynı değildir. Usulüne uygun ileri sürülmesi gereken bir defi olarak uyuşmazlığın incelenmesini etkiler; sürenin geçtiği düşünülse bile mahkemenin taraf, kapsam, başlangıç, istisna ve kesilme olgularını değerlendirmesi gerekir. Bu nedenle içerikte ‘borç kesin olarak yoktur’ veya ‘dava otomatik düşer’ denmez. İstenen sonuç, somut dosyanın aşamasına uygun biçimde talebin zamanaşımı nedeniyle reddi veya ilgili hukuki sonucun uygulanması olarak yazılır.

Definin ne zaman ve hangi usul işlemiyle ileri sürüleceği dosyanın türüne göre önem taşır. Cevap dilekçesi, ön inceleme, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşı tarafın açık muvafakati gibi usul meseleleri somut yargılama üzerinden değerlendirilir. Örnek form, kaçırılmış bir usul süresini kendiliğinden onarmaz. Tebliğ tarihi, cevap süresi ve mevcut beyanlar kontrol edilmeden standart metin doğrudan dosyaya sunulmaz.

Alacak kalemlerinin ayrı ayrı incelenmesi

Bir dava veya takipte ana para, sözleşme faizi, temerrüt faizi, cezai şart, masraf ve ferî talepler bulunabilir. Her kalemin asıl alacakla ilişkisi ve zamanaşımı savunmasından nasıl etkileneceği hukuki niteliğine göre incelenir. Dilekçe toplam rakamı tek satırda tekrar etmek yerine fatura veya sözleşme bazında bir liste kullanır. Kısmi kabul, ödeme veya mahsup varsa hangi kaleme işlendiği gösterilir; ödenmiş tutar yeniden zamanaşımı savunmasına konu edilmez.

Farklı tarihli alacaklar için aynı sonuç doğmayabilir. Bazı kalemler TTK 264 süresi içinde, bazıları dışında kalabilir veya daha kısa özel süreye bağlı olabilir. Bu ihtimal kısmi savunmayı gerektirebilir. Dilekçe, hesaplanabilen bölümle belgesi eksik bölümü ayırır; bilirkişi incelemesi gerekiyorsa hukuki nitelendirmeyi bilirkişiye bırakmadan hangi kayıtların incelenmesini istediğini açıklar. Varsayımsal bir toplam üzerinden kesin ret talebi kurulmaz.

Delil ve belge düzeni

Temel belgeler arasında güncel ticaret sicili kayıtları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı, şirket sözleşmesi ve değişiklikleri, ayrılma veya çıkarılma dayanağı, alacağın sözleşmesi, faturalar, teslim ve vade kayıtları, ihtarlar, takip ve dava evrakı bulunur. Her ek tarih ve belge adıyla numaralandırılır. Karekodlu veya elektronik doğrulamalı belgelerin doğrulama bilgileri korunur; okunmayan kısım tahminle tamamlanmaz.

ayrılan ortağın adının ticaret unvanında kalmasına izin belgesi ayrılığı veya sorumluluk süresini tek başına değiştiren bir belge değildir. Unvanda adın sürmesi, ortaklık sıfatının devam ettiğine otomatik kanıt sayılmaz; gerçek sicil kaydı ve izin kapsamı incelenir. Dosyada başka şirket türlerine ait belgeler varsa ayıklanır. adi ortaklıktan çıkma ve borçlar farklı kanun rejimine tabidir.

Kronoloji ve süre cetveli

Savunmaya eklenen kronolojide en az ayrılık kararı, tescil, ilan, alacağın doğumu, muacceliyet, eski ortağa yapılan ilk talep, olası kesilme işlemleri ve dava veya takip tarihi yer alır. Her satırın yanında belge numarası bulunur. Tarihler arasında çelişki varsa gizlenmez; hangi belgenin neden esas alındığı açıklanır. İlan tarihinden önce başlayan işlemle ilandan sonra muaccel olan alacak aynı çizelgede farklı sütunlarda gösterilir.

Cetvel hukuki sonucu otomatik üreten bir araç değildir. Özellikle süre başlangıcı TTK 264/2 nedeniyle muacceliyete kayabiliyorsa alternatif hesap yapılır. Şirkete karşı kesilme olayı eski ortağa sirayet etmiyorsa TTK 266 notu düşülür; eski ortağa doğrudan işlem varsa ayrıca değerlendirilir. Böylece mahkeme, savunmanın yalnız sonuca değil dayanak olaylara bağlandığını görür. Belgesiz tarih kırmızı veya boş alanla bırakılır; sonradan gerçek kayıtla tamamlanır.

Dilekçenin talep bölümü

Sonuç ve talep, dosyanın türüne göre kısa ve ölçülü yazılır. Zamanaşımı definin incelenmesi, ilgili istemin bu nedenle reddi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin karar talep edilebilir; ancak dosyada bulunmayan karşı dava, tazminat veya disiplin sonucu eklenmez. Birden çok alacak kalemi varsa hangi bölüm yönünden defi ileri sürüldüğü açıkça belirtilir. Talep, mahkemenin görev ve yetkisini kesinleşmiş gibi varsaymaz.

Alternatif savunmalar varsa birbirinden ayrılır: borcun doğmadığı, ödendiği, miktarın yanlış olduğu, eski ortağın sorumluluğuna girmediği ve zamanaşımına uğradığı iddiaları ayrı başlıklarda kurulabilir. Delillerin toplanması ve ilgili sicil veya takip dosyalarının getirtilmesi istenebilir. Sonuç kısmındaki tarihler kronolojiyle, rakamlar alacak tablosuyla uyumlu olmalıdır. İmza, vekâlet ve UYAP ekleri gerçek dosya üzerinden kontrol edilir.

Sık yapılan hukuki ve pratik hatalar

En yaygın hata üç yılı fiilî ayrılma gününden başlatmak, ilandan sonra muaccel olan alacağı görmezden gelmek, TTK 265 istisnalarını hiç incelememek veya şirkete karşı kesilmenin eski ortağa da otomatik sirayet ettiğini kabul etmektir. Diğer önemli hata, ortaklar arası iç ilişki alacağını TTK 264’e bağlamaktır. Yanlış şirket türüne ait hükümleri kopyalamak ve yalnız madde numarası değiştirerek aynı dilekçeyi kullanmak savunmayı zayıflatır.

Gazete nüshası olmadan ilan tarihi yazmak, alacak kalemlerini ayırmamak, muacceliyet belgesini sunmamak, eski ortağa doğrudan tebliği saklamak veya borç ikrarı içerebilecek protokolü yok saymak da ciddi sorun yaratır. Profesyonel metin, karşı tarafın belgesini çarpıtmaz ve kesin kazanma vaadi vermez. Her boş alan gerçek belgeyle doldurulur, kullanılmayan seçenekler silinir ve kişisel veriler gereksiz biçimde kamuya açık eklerde çoğaltılmaz.

Avukat incelemesinde kontrol listesi

Dosya tesliminde önce şirket türü ve eski ortağın sıfatı, sonra sicil ilanı ve alacak ilişkisi doğrulanır. Ardından muacceliyet, özel kısa süre, TTK 265 istisnası, TTK 266 kesilme ayrımı, eski ortağa doğrudan işlemler ve usulî süreler kontrol edilir. Bu sıra, tek bir olumlu bulguya dayanarak erken kesin sonuç verilmesini önler. Uyuşmazlık tutarı, yargı yolu ve olası karşı talepler stratejiyi ayrıca etkiler.

Hazırlanan metin son okumada başlık, taraf, dosya numarası, tarih, tutar, ek listesi ve talepler bakımından karşılaştırılır. Alıntılanan kanun metni güncel resmî kaynaktan doğrulanır; uydurma karar numarası veya kaynak eklenmez. Müvekkile, zamanaşımı definin dosya özelliklerine bağlı olduğu ve sonucu mahkemenin değerlendireceği açıklanır. Bu örnek bilgilendirme ve taslak kolaylığı sağlar; somut dosya incelemesinin yerine geçmez.

Üç yıllık zamanaşımı defi dilekçesi örneği

Aşağıdaki metin mahkeme dosyasına göre uyarlanır. Köşeli alanlar gerçek kayıtlarla doldurulur; bilinmeyen tarih ve tutarlar uydurulmaz, kullanılmayan seçenekler silinir.

[…] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE

DOSYA NO: [Esas numarası]

DAVALI: [Eski ortağın adı, T.C. kimlik no, adres]

VEKİLİ: [Ad soyad, baro sicili, adres]

DAVACI: [Alacaklının adı/unvanı ve adresi]

KONU: TTK 264-266 kapsamında zamanaşımı defimizin ve buna bağlı taleplerimizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil, [şirket tam unvanı] kollektif şirketinden [ayrılma/çıkarılma dayanağı] uyarınca ayrılmıştır. Ayrılık [tescil tarihi] tarihinde tescil edilmiş; [TTSG tarih, sayı ve sayfa] bilgileriyle Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmıştır.

2. Davacının istemi [sözleşme/fatura/takip] kaynağına dayanmakta olup alacak kalemleri ve ileri sürülen vadeler şöyledir: [her kalemi tarih ve tutarıyla ayrı yazınız]. Kabul anlamına gelmemek üzere, alacağın niteliği ve muacceliyeti bu belgeler üzerinden incelenmelidir.

3. TTK 264/1 uyarınca şirket alacaklılarının ortaklara karşı istemleri kural olarak ayrılığın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasından itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar; daha kısa özel süre varsa o süre uygulanır. Somut kronoloji: [ilan], [muacceliyet], [eski ortağa ilk işlem], [dava/takip].

4. [Uygunsa] Alacak ilandan sonra muaccel olmadığından başlangıç ilan tarihidir. [Alternatifse] TTK 264/2 kapsamında her alacak kaleminin muacceliyet tarihi ayrıca değerlendirilmelidir. Gerçek olaya uymayan seçeneği siliniz.

5. Davacının şirkete veya diğer ortağa yönelttiği [işlem/dosya] TTK 266 gereğince müvekkile karşı zamanaşımını kendiliğinden kesmez. Müvekkile doğrudan yöneldiği iddia edilen işlemler: [varsa tarih, belge ve itiraz; yoksa 'tespit edilememiştir'].

6. TTK 265 yönünden [paylaşılmamış şirket malvarlığına yalnız başvuru / ticari işletmeyi devralma] iddiası bulunmamaktadır / şu nedenle uyuşmazlık konusudur: [somut açıklama]. Uymayan ifadeyi siliniz; belge ekleyiniz.

7. Yukarıdaki tarihler ve belgeler karşısında davacının [belirli alacak kalemleri] yönünden istemi zamanaşımına uğramıştır. Borcun doğumu, miktarı, ödeme ve sorumluluk kapsamına ilişkin diğer itiraz ve savunmalarımız saklı ve ayrıca sunulmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: 6102 sayılı TTK m.259, m.264, m.265, m.266; 6100 sayılı HMK ve somut olaya uygulanacak diğer mevzuat.

DELİLLER: Ticaret sicili kayıtları; TTSG ilanı; şirket sözleşmesi; ayrılık belgesi; sözleşme ve faturalar; vade ve tebliğ kayıtları; takip/dava dosyaları; ödeme ve yazışmalar; bilirkişi incelemesi ve hukuka uygun diğer deliller.

SONUÇ VE TALEP: Açıklanan nedenlerle zamanaşımı defimizin kabulüyle davacının [kalem ve tutar] yönünden talebinin reddine; delillerin toplanmasına; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]

Davalı / Vekili [Ad soyad – imza]

EKLER: 1) TTSG ilanı, 2) sicil kayıtları, 3) ayrılık dayanağı, 4) alacak-vade cetveli, 5) tebliğ/takip belgeleri, 6) vekâletname [yalnız gerçekten sunulan ekleri bırakınız].

Düzenlenebilir Word dilekçesi

Kollektif şirketten ayrılan ortağın zamanaşımı defi dilekçesini Word olarak indir

Resmî kanun kaynakları

Ticaret Bakanlığı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu güncel tam metni ile Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi 13 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilmiştir.

Sık sorulan sorular

Üç yıllık süre fiilî ayrılma tarihinde mi başlar?

Kural olarak hayır. TTK 264/1 başlangıcı ayrılığın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına bağlar; somut ilan belgesi kontrol edilmelidir.

Alacak ilandan sonra vadesi gelmişse ne olur?

TTK 264/2 uyarınca alacak ilandan sonra muaccel olursa süre muacceliyet anından işlemeye başlar.

Her alacak için mutlaka üç yıl mı uygulanır?

Hayır. Alacağın niteliği daha kısa bir zamanaşımı öngörüyorsa TTK 264/1 gereği o kısa süre uygulanır.

Ortakların birbirine karşı alacağı da üç yılda mı zamanaşımına uğrar?

TTK 264/3, bu maddede düzenlenen sürenin ortakların birbirlerine karşı alacaklarına uygulanmayacağını belirtir.

Şirkete karşı dava açılması eski ortağa karşı süreyi keser mi?

TTK 266 gereğince şirkete veya diğer bir ortağa karşı kesilme, ayrılan ortağa karşı kendiliğinden kesilme sonucu doğurmaz.

Eski ortağa doğrudan takip yapılırsa sonuç nedir?

İşlemin eski ortağa yönelip yönelmediği, geçerliliği ve genel hükümlere göre kesilme etkisi somut belgelerle ayrıca incelenir.

Paylaşılmamış şirket malvarlığına başvuruda defi ileri sürülebilir mi?

TTK 265/1, hakkını yalnız paylaşılmamış şirket malvarlığından almak isteyen alacaklıya karşı üç yıllık sürenin ileri sürülemeyeceğini düzenler.

İşletmeyi devralan ortak üç yıllık süreye dayanabilir mi?

TTK 265/2'ye göre şirketin ticari işletmesini devralan ortak alacaklılara karşı üç yıllık zamanaşımını ileri süremez.

Zamanaşımı borcu kendiliğinden ortadan kaldırır mı?

Hayır. Zamanaşımı bir defi olarak usulüne uygun ileri sürülür; kapsamı ve sonucu somut uyuşmazlıkta mahkemece değerlendirilir.

Dilekçeye hangi belgeler eklenmelidir?

TTSG ilanı, sicil kayıtları, ayrılık dayanağı, alacağın sözleşme ve vade belgeleri ile eski ortağa yöneltilen işlemler temel eklerdir.

Yazar ve değerlendirme kapsamı

Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu içerik kollektif şirketten ayrılan ortağın TTK 264-266 kapsamındaki zamanaşımı savunmasını açıklar.

Fiziksel ofis: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin. Başka şehirde şube bulunmamaktadır.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp