Mağaza Açılışı, Tadilat, Ciro Açığı ve Kart Katılım Bedeli Tedarikçiden Alınabilir mi? | 6585 m.6 (2026)
Kısa ve net cevap
6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun güncel 6. maddesine göre; mağaza açılışı ve tadilatı, ciro açığı, banka ve kredi kartı katılım bedeli ile benzeri adlar altında, ürün talebini doğrudan etkileyen herhangi bir hizmet verilmediği hâlde veya verilen hizmetin türü ile hizmet bedelinin tutarı ya da oranı sözleşmede yer almadığı hâlde üretici ya da tedarikçiden prim ve bedel alınması haksız ticari uygulamadır ve yasaktır. Bedelin sözleşmede yalnız ismen yazılması yeterli değildir. Gerçek bir hizmet bulunmalı, hizmet ürün talebini doğrudan etkilemeli ve hizmetin türü ile bedeli/tutarı veya oranı sözleşmede açıkça belirlenmelidir.

6585 m.6 prim ve bedel taleplerini nasıl sınırlar?
Perakende sektöründe tedarikçiden ürünün satış fiyatı dışında çok sayıda ek bedel talep edilebilmektedir. Mağaza açılış katkısı, mağaza yenileme/tadilat bedeli, ciro açığı kapatma bedeli, kredi kartı kampanya katılım bedeli, raf veya görünürlük ücreti, reklam katkısı ve benzeri kalemler farklı ticari isimlerle karşımıza çıkar. Güncel 6585 m.6 bu uygulamaları bedelin adına göre değil, verilen hizmet ve sözleşmenin açıklığına göre sınırlar.
Kanunun temel ölçütü iki aşamalıdır. Birincisi, ürün talebini doğrudan etkileyen gerçek bir hizmet bulunmalıdır. İkincisi, bu hizmetin türü ile alınacak bedelin tutarı veya oranı sözleşmede açıkça yer almalıdır. Bu iki şarttan biri yoksa prim ya da bedel alınması haksız ticari uygulama olarak değerlendirilir.
Ticaret Bakanlığının 14 Aralık 2023 tarihli düzenleme açıklaması ve 2024 uygulama bülteni bu kuralı açık biçimde duyurmuştur. 2026’da tedarik sözleşmeleri hazırlanırken yürürlükteki bu sistem esas alınmalıdır. Genel çerçeve için tedarik zincirinde haksız ticari uygulamalar rehberimiz incelenebilir.
Mağaza açılışı veya tadilat bedeli tedarikçiye yüklenebilir mi?
Kanun mağaza açılışı ve tadilatını örnek olarak özellikle sayar. Perakende işletmenin yeni şube açması, mevcut mağazasını yenilemesi, dekorasyon yapması veya fiziki yatırım gerçekleştirmesi kural olarak kendi ticari organizasyonunun maliyetidir. Tedarikçiden sırf mağaza açıldığı ya da tadilat yapıldığı için otomatik katkı alınamaz.
Örneğin bir zincir mağazanın yeni şube açarken tüm tedarikçilerinden satış hacmine bakmaksızın “açılış katkı payı” adıyla yüzde 2 kesinti yapması; bu kesinti karşılığında tedarikçinin ürün talebini doğrudan etkileyen belirli bir hizmet sunulmuyorsa m.6 yönünden yasak kapsamına girer. Bedelin her yıl sözleşme ekiyle tekrar edilmesi, gerçek hizmet yoksa sonucu değiştirmez.
Benzer biçimde mağaza tadilatı nedeniyle raf, zemin, aydınlatma veya mimari yenileme giderinin tedarikçiler arasında paylaştırılması da yalnız “tadilat katkısı” adı verilerek meşru hale gelmez. Tedarikçiye ait özel bir stant veya ürün teşhir alanı için ayrıca, gerçek ve ölçülebilir bir hizmet veriliyorsa bunun şartları ayrı değerlendirilir. Burada hizmetin doğrudan ürün talebini etkileyip etkilemediği, türü ve bedeli sözleşmede açık olmalıdır.
Tedarikçi ile perakendeci arasındaki ilişkinin ekonomik dengesini etkileyen bu tür bedellerin yıllık çerçeve sözleşmelerde belirsiz bırakılması ayrıca açık ve anlaşılır olmayan hüküm yasağına da takılabilir. Bu konuda tek taraflı değişiklik ve belirsiz hüküm rehberimize bakılabilir.
Ciro açığı bedeli veya hedef tutturamama kesintisi yapılabilir mi?
Ciro açığı da Kanunda özellikle zikredilen örneklerdendir. Perakende işletmenin kendi satış hedefinin altında kalması, tek başına tedarikçiden “ciro açığı” adıyla bedel isteme hakkı doğurmaz. Perakendecinin planladığı satış rakamına ulaşamamasının ticari riski otomatik olarak üretici veya tedarikçiye aktarılamaz.
Örneğin mağaza belirli ürün grubunda yıllık 10 milyon TL satış hedeflemiş ancak 8 milyon TL’de kalmışsa aradaki farkın belli oranını bütün tedarikçilerden kesmesi, gerçek hizmet ilişkisi yoksa m.6’nın açık amacıyla bağdaşmaz. “Hedef destek primi”, “bütçe farkı katkısı” veya “performans dengeleme” gibi farklı isimler kullanılması işlemin ekonomik niteliğini değiştirmez.
Tarafların satışa dayalı performans primi kararlaştırması ise farklı bir konudur. Tedarikçi belirli satış hacmine ulaşılması karşılığında önceden açıkça tanımlanmış iskonto veya bonus verebilir. Böyle bir yapıda kriter, oran ve hesap yöntemi önceden belirli olmalıdır. Perakendecinin kendi bütçe açığını sonradan tek taraflı bedel olarak tedarikçiye yüklemesiyle, iki tarafın önceden kararlaştırdığı satış performansı mekanizması aynı değildir.
Banka ve kredi kartı katılım bedeli tedarikçiden alınabilir mi?
Kanun banka ve kredi kartı katılım bedelini de örnek kalemler arasında sayar. Perakende işletmenin bankayla yaptığı kart kampanyası, taksit anlaşması, puan programı veya ödeme sistemi maliyetini tedarikçiye otomatik yansıtması yasak kapsamına girebilir.
Örneğin perakendecinin müşterilerine “X kartla yüzde 10 indirim” kampanyası yapması ve kampanyaya katılmak istemeyen tedarikçinin hakedişinden kart katılım bedeli kesmesi iki ayrı m.6 kuralını gündeme getirir: gerçek hizmet/bedel şartı ve kampanyaya katılmak istemeyen tarafa kampanya maliyeti yansıtma yasağı.
Tedarikçi belirli kart kampanyasına açıkça katılmış ve kendi ürünlerinin satışını artırmayı hedefleyen ölçülebilir bir hizmet karşılığında bedel ödemeyi kabul etmişse koşullar sözleşmede açıkça belirlenmelidir. “Kart bedelleri gerektiğinde tedarikçiye yansıtılır” gibi sınırsız hüküm yeterli değildir.
“Ürün talebini doğrudan etkileyen hizmet” nasıl anlaşılır?
Kanun her hizmeti bedel tahsilatı için yeterli görmez. Hizmetin tedarikçinin ürününe olan talebi doğrudan etkilemesi gerekir. Bu nedenle perakende işletmenin kendi genel işletme gideri, yönetim maliyeti veya altyapı yatırımını “hizmet” adıyla tedarikçiye yansıtması güvenli değildir.
Örneğin belirli ürünün mağaza girişinde özel teşhir edilmesi, katalogda ürün bazlı reklam yapılması, tedarikçinin talep ettiği özel tanıtım kampanyasının yürütülmesi gibi hizmetler ürün talebiyle doğrudan ilişkilendirilebilir. Buna karşılık mağazanın genel temizlik, güvenlik, muhasebe, bilgi işlem veya kira gideri, tedarikçinin ürün talebini doğrudan artıran hizmet olarak nitelendirilemez.
Hizmetin gerçek olması da gerekir. Sözleşmede “reklam hizmeti” yazılı olup fiilen hiçbir reklam yapılmamışsa yalnız sözleşme maddesi bedeli meşru hale getirmez. Tedarikçi hangi tarihte, hangi mecrada, hangi ürünü için hangi hizmetin verildiğini denetlenebilir kayıtlarla görebilmelidir.
Hizmet ve bedel sözleşmede nasıl yazılmalıdır?
Kanun verilen hizmetin türü ile hizmet bedelinin tutarının veya oranının sözleşmede yer almasını arar. Bu nedenle “çeşitli pazarlama hizmetleri karşılığı bedel alınabilir” gibi genel ifadeler yeterli değildir. Hizmet türü, kapsamı, dönemi, ürün grubu ve hesaplama yöntemi somut olmalıdır.
Bedel sabitse Türk lirası veya sözleşmede belirlenen para birimiyle tutar yazılabilir. Değişkense ciro veya ürün satış tutarı üzerinden yüzde gibi oran belirlenebilir. Oranın hangi matraha uygulanacağı net olmalıdır. KDV, faturalandırma, mahsup ve ödeme tarihi ayrıca açıklanmalıdır.
Yeni bir hizmet veya bedel sonradan eklenecekse karşı tarafın açık onayı alınmalı; tek taraflı değişiklik yetkisi kullanılmamalıdır. Elektronik tedarikçi portalında yeni kesinti kodu açılması sözleşme hükmünün yerine geçmez.
Tarım ve gıda tedarikinde ticari ilişkinin koşullarının yazılı veya elektronik sözleşmeyle belirlenmesi ayrıca zorunludur. Ayrıntılar tarım-gıda tedarik sözleşmesi rehberimizde açıklanmıştır.
Prim ve bedel faturadan veya cari hesaptan tek taraflı kesilebilir mi?
Hukuki dayanağı bulunmayan prim veya bedelin tedarikçinin faturasından, cari hesabından veya hakedişinden tek taraflı mahsup edilmesi işlemin niteliğini değiştirmez. Denetimde bedelin karşılığı olan hizmetin gerçekten verilip verilmediği ve hizmet/bedel şartlarının sözleşmede yer alıp almadığı incelenebilir.
Tedarikçi cari hesap ekstrelerini düzenli kontrol etmeli; “açılış katkısı”, “ciro farkı”, “kart katılım”, “pazarlama”, “tanıtım”, “raf”, “sistem” gibi kesinti kodlarının sözleşmesel dayanağını istemelidir. İtiraz varsa e-posta, KEP veya doğrulanabilir elektronik kayıtla gecikmeden bildirilmesi ispatı güçlendirir.
Perakendeci açısından da her kesinti için hizmet raporu, kampanya kaydı, reklam çıktısı, teşhir süresi, ürün listesi ve sözleşme maddesi eşleştirilebilmelidir. “Sektörde herkes böyle yapıyor” savunması Kanundaki açık yasağın yerine geçmez.
Kampanya maliyeti yasağı bu kuralla nasıl birleşir?
Güncel m.6, kampanyalı satış yapmak istemeyen tarafa kampanya maliyetinin yansıtılmasını ayrıca yasaklar. Dolayısıyla kampanya bedeli açısından iki kontrol yapılır. İlk olarak tedarikçi kampanyaya katılmayı kabul etmiş midir? İkinci olarak karşılığında gerçek hizmet veriliyor ve hizmet türü ile bedel sözleşmede açıkça yazıyor mudur?
Tedarikçi kampanyaya katılmıyorsa maliyet zaten yansıtılamaz. Katılıyorsa da bedel ve hizmet açık olmalıdır. Bu ayrım kampanya maliyeti rehberimizde ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Tedarikçinin belirli reklam ajansı, yazılım veya hizmet şirketinden alıma zorlanması halinde ayrıca belirli kişiden mal/hizmet teminine zorlama yasağı gündeme gelebilir.
Perakendeci ve tedarikçi için kontrol listesi
- Tüm prim ve bedel kalemlerini sözleşme bazında listeleyin.
- Her bedelin karşılığında gerçek bir hizmet olup olmadığını belirleyin.
- Hizmetin ürün talebini doğrudan etkileyip etkilemediğini belgeleyin.
- Hizmet türünü sözleşmede açık ve anlaşılır yazın.
- Bedelin sabit tutarını veya oranını ve matrahını belirleyin.
- Mağaza açılışı/tadilat gibi genel yatırım giderlerini otomatik tedarikçi kesintisine dönüştürmeyin.
- Ciro açığını tedarikçiye sonradan bedel olarak yüklemeyin.
- Kart kampanyasına katılmayan tedarikçiden kart/kampanya bedeli kesmeyin.
- Hizmetin fiilen verildiğine ilişkin rapor ve kayıt saklayın.
- Yeni bedel eklerken tek taraflı sözleşme değişikliği yapmayın.
Sonuç
6585 m.6, mağaza açılışı, tadilat, ciro açığı, banka ve kredi kartı katılım bedeli gibi isimlerle tedarikçiden sınırsız prim ve bedel alınmasını engeller. Hukuka uygun bedel için ürün talebini doğrudan etkileyen gerçek hizmet bulunmalı; hizmetin türü ile bedelin tutarı veya oranı sözleşmede açıkça yer almalıdır. Gerçek hizmet yoksa veya bedel belirsizse kesinti haksız ticari uygulamadır. Ayrıca kampanyaya katılmayan tedarikçiye kampanya maliyeti yansıtılamaz ve yeni bedeller tek taraflı olarak sözleşmeye eklenemez.
Sık Sorulan Sorular
1. Mağaza açılış katkı bedeli her tedarikçiden alınabilir mi?
Hayır. Ürün talebini doğrudan etkileyen gerçek hizmet bulunmadan sırf mağaza açıldığı için bedel alınması m.6 kapsamındaki yasakla karşılaşır.
2. Tadilat bedeli tedarikçiye yansıtılabilir mi?
Mağazanın genel tadilat maliyeti otomatik olarak tedarikçiye yüklenemez. Gerçek, talebi doğrudan etkileyen hizmet ve açık sözleşme şartı aranır.
3. Ciro hedefi tutmazsa tedarikçiden fark alınabilir mi?
Perakendecinin kendi ciro açığını sonradan tedarikçiye bedel olarak yüklemesi yasak kapsamındadır. Önceden açıkça kararlaştırılmış gerçek performans sistemi ayrıca değerlendirilir.
4. Kredi kartı kampanya bedeli alınabilir mi?
Tedarikçi kampanyaya katılmışsa ve hizmet/bedel açık sözleşmeye dayanıyorsa somut şartlara göre değerlendirilebilir. Katılmayan tarafa kampanya maliyeti yansıtılamaz.
5. “Pazarlama bedeli %2” yazması yeterli mi?
Hizmetin türü de açık olmalı ve hizmet gerçekten ürün talebini doğrudan etkilemelidir. Salt oran yazılması gerçek hizmet şartını ortadan kaldırmaz.
6. Hizmet hiç verilmediyse fatura kesilebilir mi?
Hayır. Gerçek hizmet verilmeden prim veya bedel alınması m.6’daki açık yasağın konusudur.
7. Bedel sonradan portalda eklenebilir mi?
Tek taraflı olarak karşı taraf aleyhine yeni bedel eklemek ayrıca tek taraflı değişiklik yasağına takılabilir.
8. Tedarikçi kesintiye nasıl itiraz etmeli?
Sözleşme, cari hesap, fatura ve hizmet kayıtlarını karşılaştırarak itirazını kalıcı yazılı veya elektronik kayıtla bildirmelidir.
9. Hangi kurum denetler?
6585 sayılı Kanun kapsamında temel denetim yetkisi Ticaret Bakanlığına aittir.
10. Resmî mevzuat nerede yayımlanır?
Ticaret Bakanlığı Perakende Ticaret Mevzuatı güncel resmî kaynaktır.
Hukuki dayanak ve editoryal not
Bu içerik 17 Eylül 2026 itibarıyla 6585 sayılı Kanunun güncel 6. maddesi ile 14 Aralık 2023 tarihli Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelik değişikliğinin yürürlükteki hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Yürürlüğe girmemiş taslak düzenlemeler kesin kural olarak kullanılmamıştır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
