Miras Paylaşım Sözleşmesinin İptali: 9 Kritik Kontrol
Kısa cevap: Miras paylaşım sözleşmesinin iptali, imzalanan anlaşmadan sonradan memnun kalmamaya değil, hukuken geçerli bir sebebe dayanır. Türk hukukunun uygulandığı paylaşmada TMK m.680, sözleşmelerin geçersizliğine ilişkin genel hükümlere gönderme yapar. Esaslı yanılma, aldatma ve korkutma bakımından TBK m.30–39; aşırı yararlanma bakımından TBK m.28 incelenir. TBK m.39’daki bir yıl, her olayda imza tarihinde başlamaz: yanılma veya aldatmanın öğrenilmesi yahut korkutmanın etkisinin kalkması esas alınır. Almanya, Hollanda veya başka bir ülkede bulunmak bu süreyi kendiliğinden durdurmaz. Önce sözleşme, öğrenme tarihi, deliller ve tapuda gerçekleşen işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Kısa Özet
| İddia | Temel kontrol |
|---|---|
| Yanlış taşınmaz veya farklı işlem için imza | TBK 30–33 kapsamında esaslı yanılma ve iradenin iletilmesi |
| Bilerek yanlış bilgi verilmesi | TBK 36 kapsamında aldatma ve sözleşmeye etkisi |
| Tehdit altında imza | TBK 37–38 kapsamında ağır ve yakın tehlike |
| Açık değer dengesizliği | TBK 28 bakımından ayrıca zayıf durumdan yararlanma |
| Bir yıllık süre | İddianın türüne göre başlangıç ve hakkın zamanında kullanılması |
| Tapu başka kişiye geçirilmiş | Sözleşmenin geçersizliği yanında uygun sicil ve iade talebi |
| Yurt dışından takip | Temsil, tercüme, bildirim ve görev-yetki planı |

1. Önce imzalanan belgenin niteliği belirlenir
Ölümden sonra mirasçıların terekeyi aralarında bölüştürmesi, mirasbırakan hayattayken düzenlenen miras sözleşmesiyle aynı değildir. Mirasın reddi, mirastan feragat, miras payının devri ve paylaşma sözleşmesi farklı işlemlerdir. Belgenin üstünde “miras anlaşması” yazması tek başına hangi hükümlerin uygulanacağını belirlemez. Tarafların kim olduğu, ölümün gerçekleşip gerçekleşmediği, devredilen hakkın kapsamı ve karşılıklı edimler birlikte okunur. Bu nedenle yalnız imza sayfası üzerinden iptal değerlendirmesi yapılmaz.
Bu rehber, esas olarak ölümden sonra mirasçılar arasında kurulmuş paylaşma sözleşmesine yöneliktir. Henüz imza atılmadıysa öncelikli konu iptal değil, sözleşmenin doğru hazırlanmasıdır. Bu aşama için yurt dışından miras paylaşım sözleşmesi imzalama rehberi ayrı olarak okunmalıdır. Buradaki inceleme ise imza sonrasında ortaya çıkan geçersizlik iddiasını, bunun süresini ve geri alma taleplerini ele alır. Anlaşma geçerli olduğu hâlde yalnız kararlaştırılan para ödenmiyorsa, farklı hukuki yolları açıklayan miras paylaşım bedeli ödenmezse ne yapılır rehberi incelenmelidir.
TMK m.676 ve 680 birlikte değerlendirilir. Yazılı şekil şartına aykırılık ile geçerli biçimde atılmış imzanın yanılma veya tehdit nedeniyle bağlayıcı olmaması farklı hukuki sorunlardır. “İmza benim değil” iddiası da “imza benim ama kandırıldım” iddiasından ayrılır. Yanlış iddia üzerine kurulan dilekçe, doğru delilin toplanmasını ve uygun talebin kurulmasını güçleştirir.
2. Yanılma ve yanlış tercüme hangi durumda önem taşır?
TBK m.30, sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen tarafın sözleşmeyle bağlı olmadığını düzenler. Her değerlendirme hatası esaslı yanılma değildir. İstenenden başka sözleşme veya başka konu için irade açıklanması, önemli ölçüde farklı edimin kabul edilmesi gibi durumlar TBK m.31 kapsamında incelenir. Buna karşılık basit toplama hatası, aynı maddenin açık ayrımı gereğince öncelikle düzeltilir; sırf hesap yanlışlığı bütün sözleşmeyi geçersiz hâle getirmez.
Örneğin yurt dışındaki mirasçı yalnız bir tarladaki payını devrettiğini düşünürken imzalanan metin bütün tereke mallarını kapsıyorsa, anlaşmanın görüşülme ve imzalanma süreci önem kazanır. Sonradan “ben öyle anlamamıştım” demek yeterli bir açıklama değildir. Gönderilen taslaklar, ek listeler, taşınmaz numaraları ve karşı tarafın hangi kapsamı anlattığı gösterilmelidir. İddiayı taşıyan farkın gerçekten sözleşmenin kurulmasına etkili olup olmadığı araştırılır.
TBK m.33, iradenin çevirmen veya başka bir aracı tarafından yanlış iletilmesini de yanılma hükümlerine bağlar. Türkçeyi sınırlı bilen mirasçıya farklı içerikte Almanca açıklama yapılmışsa, yalnız dil bilmediği değil, hangi cümlenin nasıl yanlış aktarıldığı ortaya konur. Türkçe asıl metin, yabancı dildeki açıklama ve varsa tercüman bilgileri birlikte saklanır. Bu, her tercüme hatasının otomatik iptal sebebi olduğu anlamına gelmez; maddi fark ve iradeye etkisi somutlaştırılır.
3. Aldatma ve gizlenen malvarlığı bilgisi nasıl incelenir?
TBK m.36 bakımından sözleşmenin kurulmasına yol açan aldatma değerlendirilir. Karşı tarafın aldatması nedeniyle imza atan kişinin yanılmasının ayrıca esaslı olması aranmaz. Aldatan üçüncü kişiyse karşı tarafın bunu bilmesi veya bilecek durumda olması yönünden kanundaki ayrı şart uygulanır. Dolayısıyla aile dışındaki aracının söylediği her yanlış bilgi, diğer mirasçıların bilgisi araştırılmadan aynı sonuca bağlanmaz.
Bir mirasçıya “terekede yalnız bu ev var” denilip banka hesabının bilinçli biçimde gizlenmesi örneğinde, gizlenen hesabın varlığı yanında bilgi saklamanın anlaşmayı nasıl etkilediği de açıklanmalıdır. Sözleşme bütün terekeyi mi kapatmıştır, yalnız belirtilen evi mi paylaşmıştır? Sonradan bulunan mal için ayrıca paylaşım yapılması mı gerekir, yoksa sözleşmenin kurulma iradesi mi sakatlanmıştır? Bu ayrım yapılmadan her yeni mal keşfi, bütün anlaşmanın iptali şeklinde sunulmaz.
İnceleme dosyasında iddiaların karşısına dayanakları yazılır: eski envanter, yeni banka yazısı, değerleme belgesi, mesaj, hesap hareketi ve ilgili tarih. “Aile beni kandırdı” ifadesinin yerine hangi kişinin neyi bildiği, hangi bilgiyi sakladığı ve bunun ne zaman öğrenildiği gösterilir. Tereke bilgilerinin açıklanması yönünden mirasçının tereke malını gizlemesi rehberi tamamlayıcıdır; bilgi isteme ile sözleşmeyi geçersiz kılma talepleri aynı değildir.
4. Aile baskısı ile hukuki korkutma aynı şey değildir
TBK m.37–38, korkutma altında kurulan sözleşmeyi ve korkutmanın şartlarını düzenler. Kişinin kendisinin veya yakınlarının kişilik hakları ya da malvarlığı bakımından ağır ve yakın zarar tehlikesine inanmakta haklı olması önemlidir. Aile içinde hoşnutsuzluk, kırgınlık veya ısrarlı pazarlık bulunması tek başına bu şartların gerçekleştiğini göstermez. Buna karşılık somut tehdit, yalnız “aile meselesi” denilerek önemsizleştirilmez.
Tehdit nerede, ne zaman ve hangi araçla iletilmiştir? Kimler bunu doğrudan görmüş veya duymuştur? İmza ile tehdit arasındaki bağlantı nedir? Etki hangi olayla sona ermiştir? Bu sorular hem esas incelemeyi hem süre başlangıcını belirler. Güvenlik bakımından acil tehlike varsa bulunulan ülkedeki yetkili kolluğa başvuru ayrı bir ihtiyaçtır. Türkiye’deki sözleşme uyuşmazlığı için hazırlık yapmak, kişinin bulunduğu yerdeki acil güvenlik başvurusunun yerine geçmez.
5. Payların değeri eşit değilse sözleşme mutlaka iptal edilir mi?
Hayır. Mirasçının daha sonra başka bir paylaşımı daha kârlı bulması, tek başına aşırı yararlanma değildir. TBK m.28 açısından karşılıklı edimler arasında açık oransızlık yanında, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılması gerekir. Bu şartlar birlikte incelenir. Sırf yurt dışında yaşamak veya Türkiye’deki emlak piyasasını yakından takip etmemek, kendiliğinden bütün unsurları ispatlamaz.
Değerleme aynı tarih ve karşılaştırılabilir şartlarla yapılmalıdır. Bir taşınmazın bugünkü ilan fiyatıyla yıllar önce kararlaştırılan ödeme kıyaslanarak kesin sonuca varılmaz. İpotek, kullanım hakkı, yapı durumu ve borç üstlenimi ekonomik dengeyi etkiler. Paylaşım kapsamında üstlenilen bütün edimler hesaba katılır. Bir mirasçı az nakit almış fakat borçtan iç ilişkide kurtarılmışsa, yalnız banka transferine bakmak eksik değerlendirme olur.
Aşırı yararlanmada kanun, şartları varsa sözleşmeyle bağlı olunmadığının bildirilmesiyle edimin geri istenmesini veya sözleşmeye bağlı kalınarak oransızlığın giderilmesini düzenler. Bir yıllık sürenin başlangıcı düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenilmesine, zor durumda kalmada bu durumun kalkmasına göre belirlenir; ayrıca sözleşmenin kuruluşundan başlayan beş yıllık üst sınır vardır. Bu beş yıl, TBK m.39’daki aldatma süresine otomatik taşınmaz.
6. Miras paylaşım sözleşmesinin iptali için süre ve bildirim
TBK m.39’daki düzenleme yalnız “bir yıl içinde dava açılması” şeklinde özetlenmemelidir. Kanun, yanılma veya aldatmanın öğrenilmesinden yahut korkutmanın etkisinin ortadan kalkmasından başlayan bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığının bildirilmesini veya verilen şeyin geri istenmesini esas alır. Hakkın kullanılması ile sonrasında gerekebilecek dava ve tahsil işlemleri birbirinden ayrılır. Bildirimin hukuki içeriği, muhatabı ve zamanında ulaştığının ispatı bu nedenle önem taşır.
Öğrenme tarihi için avukata ilk danışılan gün her zaman doğru başlangıç değildir. Mirasçı gerçeği gösteren belgeyi daha önce almışsa o belge ve içeriği değerlendirilir. Sadece şüphe duyma ile aldatmayı öğrenme de otomatik aynı kabul edilmez. Tarih tartışmasını azaltmak için gelen e-posta, banka cevabı, tapu kayıt örneği ve bunların teslim bilgileri korunur. Hak kaybı değerlendirmesi, sonradan seçilen elverişli tarihe göre değil gerçek olay sırasına göre yapılır.
Yurt dışındaki mirasçı bildirimi yalnız aile grubuna yazdığı birkaç cümleye bırakmamalıdır. Hangi sözleşme ve hangi sebep bakımından bağlı olmadığını açıkladığı anlaşılmalıdır. Birden çok taraflı paylaşmada doğru muhatapların belirlenmesi gerekir. Yabancı adrese gönderim, tercüme ve ulaşma delili ayrı planlanır. Noter veya konsolosluk belgesinin hazırlanmış olması ile bildirimin karşı tarafa ulaşması aynı aşama değildir; belge türü ve kullanılacak yol dosyaya göre seçilir.
Örneğin mirasçı anlaşmadan altı ay sonra saklanan hesabı gösteren banka cevabını almış, aylar boyunca aile içi görüşmeleri sürdürmüş olsun. Görüşme yapılması tek başına yeni bir başlangıç tarihi yaratmaz. Karşı tarafın “konuyu sonra çözeriz” demesi de otomatik süre güvencesi değildir. Gerekli hakkın zamanında kullanılması ile uzlaşma görüşmeleri birlikte planlanmalıdır. Ceza şikâyeti, tapuya bilgi verilmesi veya avukata belge gönderilmesi de tek başına bütün hukuk sürelerini koruyan işlemler değildir.
7. Yurt dışındaki mirasçı hangi delilleri hazırlamalıdır?
İlk dosya, okunaklı ve tamamı görülen sözleşmeyle başlamalıdır. Ekler, önceki taslaklar, imza tarihleri, vekâletname ve sonradan yapılan protokoller ayrı sıralanır. Ödeme dekontları yalnız tutarı değil göndereni, alıcıyı, para birimini ve açıklamayı da göstermelidir. Paranın paylaşım bedeli mi, borç iadesi mi veya başka bir ödeme mi olduğu anlaşılmalıdır. Bir belgenin tek sayfası, kalan kısmın önemli bir şart içermediğini göstermez.
Mesajlar bağlamından koparılmadan saklanır. Yalnız seçilmiş ekran görüntüleri yerine konuşmanın ilgili önceki ve sonraki bölümleri, tarihleri ve tarafları korunur. Başkasının hesabına izinsiz girilmesi veya hukuka aykırı veri toplanması doğru bir delil hazırlama yöntemi değildir. HMK m.189, 199 ve 203 bakımından belgenin niteliği, hukuka uygunluğu ve ispat yöntemi birlikte ele alınır. İrade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddiaları için m.203/1-ç’de tanıkla ispata ilişkin istisna bulunur.
Tanık listesi, “aileyi tanıyan herkes” şeklinde hazırlanmaz. Hangi tanığın hangi olayı doğrudan bildiği açıklanır. Almanya’daki tanık yalnız mirasçının sonradan anlattıklarını duymuşsa bu durum, imza anında tehdidi görmüş tanıkla aynı değildir. Tanığın yabancı ülkedeki adresi ve dil durumu usul planında önemlidir. Telefon görüşmesine bağlanmasının mahkemece kendiliğinden tanık dinlenmesi sayılacağı varsayılmaz; usulüne uygun dinleme yöntemi ayrıca belirlenir.
HMK m.223, yabancı dildeki belgeye dayanan tarafın tercümesini sunmasını gerektirir. Yabancı resmî belgeler bakımından m.224 ve uygulanabilen milletlerarası sözleşmeler dikkate alınır. Özel e-postaya, mahkeme kararına ve noter belgesine aynı tasdik işlemi uygulanmaz. Apostil, bir belgenin içindeki bütün maddi iddiaların doğru olduğunu garanti etmez. Hangi belgenin hangi hukuki amaçla kullanılacağı belirlendikten sonra gerekli tercüme ve tasdik listesi hazırlanır.
8. Görevli mahkeme, tapu ve geçici koruma talepleri
Paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin uyuşmazlık, sırf mirasla ilgili olduğu için otomatik sulh hukuk mahkemesine ait sayılmaz. Sözleşmenin geçersizliğine yönelik bağımsız malvarlığı davasında HMK m.2’deki asliye hukuk kuralı; paylaşma ve ortaklığın giderilmesinde m.4’teki özel görev düzenlemesi ayrılır. HMK m.11, paylaşma sözleşmesinin geçersizliğinde mirasbırakanın son yerleşim yerine ilişkin kesin yetki kuralı içerir. Tapu sicilinde değişiklik isteyen taleplerde m.12 de değerlendirilir; sözleşmenin ifa durumu ve talep sonucu gözden kaçırılmaz.
Yabancılık unsuru bulunan dosyada MÖHUK m.20 ve 43 ayrıca önemlidir. Mirasa uygulanacak hukuk ile davanın hangi mahkemede görüleceği ayrı sorulardır. Türkiye’deki taşınmaz, mirasbırakanın vatandaşlığı, son yerleşim yeri ve terekenin bulunduğu ülke dikkate alınır. MÖHUK m.43, miras davalarında Türkiye’deki son yerleşim yerini; son yerleşim yerinin Türkiye’de olmaması hâlinde tereke mallarının bulunduğu yeri düzenler. Yurt dışındaki bütün mallar için her şartta Türk hukuku uygulanacağı söylenemez.
Sözleşme gereğince para ödenmiş veya tapu geçirilmişse istenen sonuç açık kurulmalıdır. Yalnız geçersizliğin ileri sürülmesi, banka transferini geri çevirmez veya tapuyu otomatik düzeltmez. İade, tescil, bedel ve gerekiyorsa tazminat talepleri kendi şartlarıyla incelenir. Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse sicile güven, iyiniyet ve taraf teşkili ayrıca değerlendirilir. Sözleşmeye karşı haklı bir itirazın bulunması, sonraki bütün kişilerin haklarının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Satış veya başka tasarruf tehlikesi varsa HMK m.389–390 kapsamında ihtiyati tedbirin koşulları değerlendirilir. Talep edilen önlem, uyuşmazlık konusu ve somut riskle bağlantılı olmalıdır. Mahkemeye yalnız “bütün mallara bloke koyulsun” demek yeterli gerekçe değildir. Yaklaşık ispat, teminat ve kararın uygulanmasına ilişkin koşullar ayrı kontrol edilir. Tedbir talep edilmiş olmasıyla tedbirin verilmiş ve tapuya işlenmiş olması aynı şey değildir.
6325 sayılı Kanun m.18/B, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamında düzenler. Sözleşmenin geçersizliği, tapu talebi ve paylaşma talebi arasındaki bağlantı dosyada ayrıca değerlendirilmelidir. Her miras davası için aynı arabuluculuk cevabı verilmez. Süreye etkisi de başvurunun niteliği ve ilgili hüküm üzerinden hesaplanır; yalnız bir görüşme yapıldığı için bütün sürelerin durduğu kabul edilmez.
9. Türkiye’ye gelmeden inceleme ve temsil nasıl hazırlanır?
Önce kısa bir olay çizelgesi oluşturulur: ölüm, sözleşme, ödeme, tescil, şüphe, öğrenme ve bildirim tarihleri ayrı yazılır. Her tarihin yanına kanıt gösterilir. İstenen sonuç da belirlenir: bütün anlaşmadan kurtulmak, yalnız değer dengesizliğini gidermek, verilen parayı almak veya sicili düzeltmek aynı talep değildir. Bu hazırlık, eksik belgeyle yapılacak uzun telefon görüşmelerinden daha işlevli bir başlangıç sağlar.
Temsil için düzenlenecek vekâletname, yapılacak işlemlere uygun olmalıdır. Dava takibi, bildirim, sulh, feragat veya ibra yetkileri birbirine karıştırılmaz. Yurt dışından vekâletnamede özel yetkiler rehberi bu ayrımı açıklar. Konsolosluk işlemleri için ülkelere göre konsolosluk rehberi kullanılabilir. Mahkemenin kişisel katılım gerektiren işlemlerine ilişkin yetkileri saklıdır; hiçbir aşamada Türkiye’ye gelinmeyeceği garantisi verilmez.
Almanca okuyan aile bireyleri Almanca bilgilendirme ana sayfasına yönlendirilebilir. Bununla birlikte karşıt menfaatleri olan mirasçıların aynı avukat tarafından temsil edilmesi ayrı bir meslek kuralı sorunudur. Bir kardeş sözleşmenin korunmasını, diğeri iptalini istiyorsa ortak aile dosyası varsayımıyla hareket edilmez. İlk incelemede taraflar ve önceki temsil ilişkileri açıklanmalı; gizli belgeler geniş aile gruplarında paylaşılmamalıdır.
Sık sorulan sorular
Miras paylaşım sözleşmesinin iptali için sonradan pişman olmak yeterli mi?
Hayır. Yanılma, aldatma, korkutma veya diğer geçersizlik sebeplerinin somut şartları incelenir. Daha avantajlı paylaşım istemek tek başına iptal sebebi değildir.
Bir yıllık süre imza tarihinde mi başlar?
TBK 39 bakımından yanılma veya aldatmanın öğrenilmesi ya da korkutmanın etkisinin kalkması esas alınır. Diğer sebeplerin süreleri ayrıca değerlendirilir.
Almanya’da yaşadığım için süre durur mu?
Yurt dışında yaşamak tek başına süreyi durdurmaz. Öğrenme tarihi, bildirimin içeriği ve hakkın zamanında kullanılması kontrol edilir.
Noterde imzalanan sözleşme de incelenir mi?
Evet. Belgenin resmî niteliği, irade bozukluğu iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İddia ve ispat yöntemi ayrıca değerlendirilir.
Evin değeri yükseldi diye paylaşım bozulur mu?
Sonradan değer artışı tek başına iptal sebebi değildir. Aşırı yararlanmada sözleşme kurulurken açık oransızlık ve zayıf durumdan yararlanma birlikte incelenir.
Yanlış Almanca tercüme önem taşır mı?
TBK 33, iradenin çevirmen veya aracı tarafından yanlış iletilmesini yanılma hükümlerine bağlar. Yanlışlığın kapsamı ve sözleşmeye etkisi kanıtlarıyla gösterilir.
Sözleşmeye itiraz edince tapu kendiliğinden geri döner mi?
Hayır. Sicilde değişiklik için uygun talep ve gerekli işlem gerekir. Üçüncü kişilere devir ve iyiniyet ayrıca incelenir.
Aile görüşmesi veya ceza şikâyeti bütün süreleri korur mu?
Hayır. Bunlar tek başına bütün hukuk sürelerini korumaz. İptal hakkının hangi işlemle ve ne zaman kullanıldığı ayrıca belirlenir.
Yabancı belgelerin hepsine apostil gerekir mi?
Hayır. Belgenin özel veya resmî olması, kullanılacağı işlem ve uygulanabilen milletlerarası sözleşmeler ayrılır. Tercüme ve tasdik ihtiyacı belge bazında belirlenir.
Mersin’deki avukat başka şehirdeki miras dosyasını takip eder mi?
İşin kabulü ve temsil koşulları çerçevesinde Türkiye genelindeki dosyaların takibi İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir. Mahkemenin görev ve yetkisi avukatın ofis adresine göre değişmez.
Miras uyuşmazlığının yanında Türkiye’de başka bir işiniz de varsa, dosyaları ve başvuru aşamalarını ayırmak için yurt dışındaki müvekkiller için Türkiye hukuk rehberini inceleyin.
Resmî dayanaklar ve kapsam
Türk Medenî Kanunu m.676 ve 680; Türk Borçlar Kanunu m.27–39; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2, 4, 11–12, 189, 199, 203, 223–224 ve 389–390; MÖHUK m.20 ve 43; 6325 sayılı Kanun m.18/B. İşlem tarihi, uygulanacak hukuk, talep sonucu ve somut deliller birlikte değerlendirilir. Genel bilgilendirmedir; belirli bir dosyada sonuç garantisi içermez.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dosyalar görev, yetki ve temsil kuralları çerçevesinde İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir. Yabancı ülkede şube bulunduğu veya yabancı hukukta temsil yetkisi olduğu iddia edilmez. İletişim ve ulaşım bilgileri.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.