Hatalı veya Eksik Noterlik İşlemi Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi | Noterlik Kanunu 162
Kısa ve net cevap: Noterlik Kanunu 162 tazminat dava dilekçesi, noterlik işinin hiç yapılmaması, hatalı yapılması veya eksik yapılması yüzünden zarar gören kişinin doğrudan notere karşı tazminat istemini somutlaştırır. Noterlik Kanunu m.162 bu talebin özel dayanağıdır. Davacı, noter kusurunu ayrıca ispatlamak zorunda değildir; buna karşılık somut noterlik işlemini veya ihmali, gerçekleşmiş zararı ve işlem ile zarar arasındaki uygun nedensellik bağını belgelemek zorundadır. Talep, işlemdeki her biçim hatasını cezalandırmaya değil, kanıtlanan malvarlığı zararını gidermeye yönelir. TBK m.72’deki iki ve on yıllık zamanaşımı ile varsa daha uzun ceza zamanaşımı somut tarihler üzerinden hesaplanmalıdır.

Noterlik Kanunu 162 hangi zararı düzenler?
1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinin yürürlükteki birinci fıkrası, stajyer, kâtip ve kâtip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterlerin bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görenlere karşı sorumlu olduğunu düzenler. Hüküm, noterlik hizmetinin güven işlevine bağlı özel bir hukuki sorumluluk normudur. Noterlikte düzenlenen, onaylanan, saklanan, bildirilen veya kanunun notere verdiği başka bir görev kapsamında yürütülen işlem somutlaştırılmalıdır.
Dava yalnız “noterde hata oldu” cümlesiyle kurulmaz. Hangi noterlikte, hangi yevmiye numarasıyla, hangi tarihte, hangi işlem türünün yapıldığı; doğru ve eksiksiz işlemde hangi kontrol veya biçim adımının uygulanması gerektiği; mevcut belgenin bundan nasıl ayrıldığı ve malvarlığı zararının hangi anda doğduğu yazılır. İşlem örneği, dayanak kimlik ve yetki belgeleri, yevmiye kaydı, ödeme belgesi, sonraki dava veya icra dosyası ve zarar hesabı birbiriyle bağlanır.
Noterin hukuki sorumluluğu disiplin soruşturması veya ceza soruşturması değildir. Disiplin makamının meslek kuralı ihlalini, savcılığın suç şüphesini incelemesi ile hukuk mahkemesinin zararın tazminine karar vermesi ayrı hukuki sonuçlardır. Tazminat davasında sonuç istemi, belirli veya usulen hesaplanabilir maddi zarar ve şartları varsa bağımsız manevi tazminat kalemidir; notere disiplin cezası verilmesi hukuk mahkemesinden istenmez.
2026’da m.162’nin güncel metni ve Anayasa Mahkemesi iptali
7413 sayılı Kanun, 2022’de noterlerin düzenlediği taşınmaz satış sözleşmelerinden doğan zararlar için m.162’ye özel bir ikinci fıkra eklemişti. Anayasa Mahkemesi 25 Aralık 2025 tarihli E.2025/209, K.2025/276 sayılı kararıyla bu ikinci fıkranın tamamını ve rücu fıkrasındaki “ve ikinci” ibaresini iptal etti. Karar 1 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Bu nedenle 10 Ekim 2026 itibarıyla hazırlanmış bu örnek, iptal edilen taşınmaz satışı özel fıkrasını yürürlükteymiş gibi kullanmaz.
Güncel dosyada temel kural m.162’nin ilk fıkrasıdır: noterlik işinin yapılmaması, hatalı veya eksik yapılması ve bunun zarar doğurması. Noterin ödediği miktar için hataya sebep olan stajyer veya noterlik personeline rücu edebilmesini düzenleyen sonraki fıkra, zarar gören davacının kendi zararını ve uygun nedensellik bağını kanıtlama yükünü ortadan kaldırmaz. Davacı ile noter arasındaki tazminat davası, noterin çalışanına karşı olası rücu ilişkisinden ayrıdır.
Taşınmaz satışına ilişkin bir olayda, iptal kararından sonra uygulanacak sorumluluk rejimi, işlemin tarihi ve zarar kalemi ayrıca incelenmelidir. Bu içerik, taşınmaz satışı nedeniyle Hazine ile noter arasında iptal edilmiş özel zinciri örnek dilekçeye eklemez. Somut olay başka bir noterlik işlemi—örneğin vekâletname, imza onayı, düzenleme şeklindeki senet, bildirim veya emanet teslimi—üzerinden kurulmuştur.
Tazminat davasının dört temel unsuru
Birinci unsur noterlik işi veya ihmaldir. Talep edilen ya da yapılan iş, Noterlik Kanunu ve bağlı mevzuat kapsamında tanımlanır. Hatalı kimlik bilgisi, yetki belgesinin kapsamının gözden kaçırılması, zorunlu biçim veya açıklamanın eksik bırakılması, belgenin yanlış kişiye teslimi ya da kanuni bildirimin hiç yapılmaması gibi iddialar işlem belgesiyle gösterilir. Her yazım yanlışı veya önemsiz biçim kusuru tazminat sebebi değildir; hatanın işlemin hukuki etkisine ve zarara bağlantısı kurulmalıdır.
İkinci unsur hukuka aykırı eksik veya hatalı yürütmedir. Doğru işlem standardı kanun, yönetmelik ve somut işin zorunlu biçiminden çıkarılır. Örneğin düzenleme şeklindeki bir işlemde belgenin okunması, ilgilinin iradesinin belirlenmesi ve zorunlu tutanak unsurları ile yalnız imza onayında yapılan kontroller aynı değildir. Davacı, yapılması gerekeni genel ifadeyle değil, madde ve belge karşılığıyla açıklar.
Üçüncü unsur gerçek zarardır. Zarar, varsayılan kazanç veya soyut risk değildir. Ödenen bedel, üçüncü kişiye yapılan ödeme, değeri kaybolan hak, belgeye bağlı doğrudan gider veya uygun şartlarda yoksun kalınan kazanç, hesap yöntemi ve dayanak kayıtlarla gösterilir. Aynı zarar başka bir kişiden tahsil edilmişse çift tazminat istenmez; tahsilat ve kalan zarar açıklanır.
Dördüncü unsur uygun nedensellik bağıdır. Noterlik işlemi normal olay akışına göre ileri sürülen türde zararı meydana getirmeye elverişli olmalı ve somut zarar bu zincirin içinde bulunmalıdır. Üçüncü kişinin ağır ve bağımsız fiili, zarar görenin kendi davranışı veya mücbir sebep, somut olayın özelliklerine göre bağı kesebilir ya da TBK m.51-52 kapsamında tazminatın kapsamını etkileyebilir. Kusurun sorumluluk şartı olmaması, nedensellik incelemesinin kaldırıldığı anlamına gelmez.
Kusursuz sorumluluk ne anlama gelir?
Noterlik Kanunu m.162, zarar görenin noterin kişisel kusurunu ispatlamasını bir sorumluluk şartı olarak aramaz. Resmî yargı kaynaklarında hüküm, ağırlaştırılmış kusursuz sorumluluk olarak açıklanır. Bu nitelendirme, noterlik hizmetinin hukuki güvenliği sağlama işlevi ve belgelere kazandırdığı ispat gücüyle bağlantılıdır. Davacı “noter bilerek yaptı” veya “noter dikkatsizdi” şeklinde sübjektif bir zihinsel durumu kanıtlamaya zorlanmaz.
Bununla birlikte kusursuz sorumluluk otomatik ödeme sistemi değildir. Davacı, noterlik işlem dosyasını, zorunlu standardı, eksikliği, zarar kalemini ve uygun nedensellik bağını somut delillerle ortaya koyar. İşlem hukuka uygun yürütülmüşse, zarar başka bir sebepten doğmuşsa veya zarar henüz gerçekleşmemiş soyut bir ihtimalse m.162 tek başına tazminat sonucu üretmez.
Noter, uygun nedensellik bağını kesen veya zararı azaltan olguları ileri sürebilir. Örneğin zarar görenin kendisine açıkça bildirilen yanlışlığı bilerek işleme devam etmesi, gerekli asıl belgeyi saklaması veya zararı büyüten bağımsız davranışı TBK m.52 çerçevesinde değerlendirilir. Fakat personelin işlemi yapmış olması noteri zarar görene karşı otomatik olarak sorumluluktan çıkarmaz; m.162 bunu açıkça noter sorumluluğu içinde tutar.
Zarar nasıl hesaplanır ve belgelenir?
Zarar hesabı olay kronolojisiyle başlar. Noterlik işleminden hemen önceki malvarlığı durumu, işlem yapıldıktan sonra gerçekleşen hukuki ve ekonomik sonuç ve hatasız işlem varsayımındaki durum yan yana gösterilir. Aradaki her fark doğrudan m.162 zararı değildir. Hata olmasaydı da doğacak giderler, genel iş maliyeti ve zarar zincirine girmeyen ödemeler ayıklanır.
Fiilî zarar için ödeme dekontu, fatura, icra dosyası tahsilatı, mahkeme kararı, değerleme raporu ve muhasebe kaydı kullanılır. Yoksun kalınan kazanç ileri sürülüyorsa yalnız beklenen yüksek gelir yazılmaz; geçmiş sözleşmeler, kesin sipariş, piyasa verisi, kapasite ve giderler üzerinden net kazanç hesabı yapılır. Geleceğe ilişkin belirsiz ihtimal kesin alacak gibi gösterilmez.
Bir belgenin hükümsüz kalması veya kullanılamaması tek başına talep edilen tutarı kanıtlamaz. Davacı, bu hukuki sonucun hangi ödeme veya hak kaybına yol açtığını gösterir. Aynı zarara noter dışındaki failin de sebep olduğu ileri sürülüyorsa her kişinin fiili ve nedensellik rolü ayrılır. Müteselsil sorumluluk talebi varsa kanuni dayanak ve aynı zarar ilişkisi açıkça yazılır.
Manevi tazminat, m.162’deki her işlem hatasına kendiliğinden eklenmez. Kişilik hakkının hukuka aykırı biçimde zedelendiği, zedelenmenin ağırlığı ve istenen sonucun TBK m.58 şartlarıyla somutlaştırılması gerekir. Salt ekonomik kayıp, işlemle uğraşma veya dava açma zorunluluğu manevi tazminatı otomatik doğurmaz.
Noterlik işlem dosyası ve delil zinciri
İlk delil, noterlik işlem örneğidir. Yevmiye numarası, işlem tarihi, noterlik adı, işlem türü, ilgililer, ekler ve kimlik/temsil kayıtları belirlenir. Asıl evrakın nerede olduğu, noterlikteki örneğin onaylı suret olup olmadığı ve dosyanın hangi merci tarafından getirtilmesi istendiği yazılır. noter onaylı suret rehberi, suret çıkarma işleminin kapsamını açıklar; suret işlemi ile m.162 tazminat davası aynı talep değildir.
İkinci delil, doğru işlem standardını gösteren mevzuat ve dayanak belgedir. İşlem düzenleme şeklinde yapılması gerekirken yalnız imza onayı verilmişse, işlem türleri arasındaki fark açıklanır. noterde düzenleme şeklinde işlem rehberi m.84-89 sistemini açıklar. Ancak davada, somut belge için kanunun gerçekten düzenleme şeklini şart koşup koşmadığı ayrıca gösterilmelidir.
Üçüncü delil zarar belgeleridir. Banka hareketi, ödeme makbuzu, alacak veya borç kayıtları, icra dosyası, sözleşme, değerleme ve bilirkişi incelemesi birbirini doğrulamalıdır. Dördüncü delil kronolojidir: işlem, sonraki kullanım, itiraz, zarar doğumu, öğrenme ve dava tarihi ayrı ayrı yazılır. Bu kronoloji hem nedensellik hem zamanaşımı hesabını denetlenebilir kılar.
Noter tespiti başka bir noterlik görevidir; mevcut internet sayfası, mesaj, işyeri hâli veya dijital olgunun belirli anda tespitine yarayabilir. noter tespiti rehberi delil koruma amacını anlatır. Tespit tutanağı, zarar ile önceki noterlik hatası arasındaki bağı tek başına kurmaz; zincirdeki belirli olguyu kayıt altına alır.
Görevli ve yetkili mahkeme
Noterlik Kanunu m.162 tazminat davası için özel bir görevli mahkeme öngörmez. Uyuşmazlık için başka bir özel mahkeme görevi yoksa dava asliye hukuk mahkemesinde açılır. Talebin tarafları ve işlemin hukuki niteliği özel bir görev kuralını doğuruyorsa görev ayrıca kontrol edilir; yalnız davalının noter olması dosyayı idari yargıya taşımaz. Noterlik kamu hizmeti olmakla birlikte m.162, zarar görene notere karşı özel hukuk tazminat talebi verir.
Yetkide HMK m.6’daki genel kural gereğince davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi; haksız fiil bağlantısı kurulan dosyalarda HMK m.16’daki fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri seçenekleri değerlendirilir. Dilekçe, seçilen mahkemenin hangi somut bağlantıya dayandığını belirtir. Hukuk bürosunun Mersin’de bulunması veya davacının Mersin’de avukat seçmesi tek başına yetki yaratmaz.
Dava yalnız para alacağına ilişkin olsa bile her m.162 uyuşmazlığında zorunlu arabuluculuk bulunduğu söylenemez. Uyuşmazlık, tarafların sıfatı ve talebin ticari dava niteliği TTK m.5/A bakımından koşulları karşılıyorsa dava şartı arabuluculuk ayrıca uygulanır. Bu koşullar yoksa örneğe gerçekte bulunmayan son tutanak eklenmez. Dava açılmadan önce görev, yetki ve dava şartı birlikte kontrol edilir.
Zamanaşımı nasıl hesaplanır?
TBK m.72’ye göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Dilekçede yalnız işlem tarihi değil, zararın fiilen doğduğu tarih ve zarar ile sorumlunun öğrenildiği tarih de belgeyle gösterilir.
İki yıllık nispi süre ile on yıllık azami süre birbirinin alternatifi değildir; ikisi birlikte denetlenir. Davacı “zararı yeni öğrendim” diyorsa öğrenmeyi gösteren mahkeme kararı, kurum cevabı, bilirkişi raporu, banka bildirimi veya başka kesin belgeyi ekler. Yalnız kişisel beyanla süre başlangıcı ertelenmiş sayılmaz. Daha uzun ceza zamanaşımı ileri sürülüyorsa hangi fiilin hangi suç tipini oluşturduğu ve bu zararın o fiilden doğduğu açıklanır.
Notere önceden ihtar gönderilmesi delil ve sulh görüşmesi bakımından yararlı olabilir; ancak ihtar, kanunda açık bir kesilme sebebi yoksa zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz veya kesmez. Süre dolmasına yakın dosyada yalnız cevap beklemek yerine zamanaşımını kesen kanuni işlem zamanında yapılmalıdır. Gerçek işlem ve öğrenme tarihleri avukat tarafından takvim üzerinde hesaplanmalıdır.
Tazminat davası hangi başvurulardan ayrılır?
Noterde maddi yazım veya kayıt yanlışının düzeltilmesi için önce Noterlik Kanunu m.81 kapsamında düzeltme işlemi gündeme gelebilir. Düzeltme, hatalı belgenin sonraki kullanımını önleyebilir; doğmuş zararı kendiliğinden tazmin etmez. Buna karşılık zarar hiç gerçekleşmemiş ve belge zamanında düzeltilmişse m.162 davasında gerçek zarar unsuru bulunmayabilir.
notere para veya eşya emaneti rehberi, m.62-67 kapsamındaki kabul, saklama ve teslim görevini açıklar. Emanetin yanlış kişiye teslimi ya da kaybı m.162 sorumluluğuna yol açabilecek ayrı bir olaydır; fakat emanet kabul başvurusu ile sonradan açılan tazminat davası aynı metin ve sonuç istemiyle yürütülmez.
Noter odası veya Adalet Bakanlığına yapılacak disiplin şikâyeti, tazminat davasının yerine geçmez. Savcılığa suç duyurusu da ceza sorumluluğunu araştırır; hukuk mahkemesindeki zarar hesabını ortadan kaldırmaz. Davacı, tek olay için farklı yolları kullanıyorsa her başvurunun amacı, delili ve süresi ayrı takip edilir.
Noterlik Kanunu 162 tazminat dava dilekçesi örneği
[YETKİLİ YER] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI: [Ad-soyad/unvan, T.C. kimlik veya vergi numarası, adres]
VEKİLİ: [Varsa avukat ve tebligat adresi]
DAVALI: [İşlemi yapan noterin ad-soyadı, noterlik adı ve tebligat adresi]
DAVA DEĞERİ: [Belgeli maddi zarar toplamı; belirsiz alacak davası kuruluyorsa HMK m.107’ye uygun geçici talep sonucu]
KONU: [Noterlik adı] tarafından [gerçek işlem tarihi] tarih ve [yevmiye numarası] ile yürütülen [işlem türü] işleminin [yapılmaması/hatalı/eksik yapılması] nedeniyle gerçekleşen [somut zarar] için Noterlik Kanunu m.162 ve bağlantılı hükümler uyarınca tazminata karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Davacı [gerçek tarih] tarihinde [noterlik adı] nezdinde [işlemin tam adı ve amacı] işlemini yaptırmıştır. İşlemin yevmiye numarası [numara], ilgilileri [kişiler], dayanak belgeleri [kimlik/temsil belgesi/sözleşme] ve işlem bedeli [tutar]dır. Ek-1 işlem örneği ve Ek-2 dayanak belgeleri işlem kapsamını göstermektedir.
2. Uygulanması gereken işlem standardı [Noterlik Kanunu/Yönetmelik/özel kanun madde numarası] gereğince [zorunlu kontrol veya biçim]dir. Mevcut işlemde [somut eksiklik veya yanlışlık] bulunmaktadır. Bu fark, Ek-3 karşılaştırma tablosunda “gerekli işlem–fiilî işlem–belge sayfası” sütunlarıyla gösterilmiştir.
3. Hata, [belgenin kullanıldığı gerçek tarih] tarihinde [banka/mahkeme/tapu/üçüncü kişi] nezdinde sonuç doğurmuştur. Davacı [ödeme, hak kaybı veya malvarlığı azalması] nedeniyle toplam [tutar] TL fiilî zarara uğramıştır. Her zarar kalemi Ek-4 zarar tablosunda tarih, belge, brüt tutar, mahsup ve net zarar olarak açıklanmıştır.
4. Noterlik işlemindeki [somut hata] bulunmasaydı [doğru hukuki ve ekonomik sonuç] gerçekleşecek; Ek-4’teki zarar doğmayacaktı. Zarar, işlem hatasının normal olay akışına göre elverişli ve somut sonucudur. Davacının veya üçüncü kişinin bağımsız davranışının nedensellik bağını kestiği yönünde bir olgu bulunmamaktadır / [varsa tartışılan olgu ve neden bağın kesilmediği].
5. Noterlik Kanunu m.162, işlem personel tarafından yapılmış olsa dahi noterin zarar görene karşı sorumluluğunu düzenler ve kusuru sorumluluk şartı yapmaz. Davacı, bu özel hükme dayanmakta; işlem, zarar ve uygun nedensellik bağını dosyadaki belgelerle kanıtlamaktadır.
6. Davacı zararı [gerçek öğrenme tarihi] tarihinde [belge/karar/bildirim] ile, tazminat yükümlüsünü ise [gerçek tarih ve belge] ile öğrenmiştir. Dava TBK m.72’deki iki yıllık nispi ve on yıllık azami zamanaşımı süreleri içinde açılmıştır. [Uygulanıyorsa cezayı gerektiren fiil ve daha uzun süre somut dayanakla açıklanır.]
7. Zarar hesabı özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden noterlik işlem dosyasının getirtilmesini, her zarar kaleminin muhasebe/alan uzmanı bilirkişi tarafından incelenmesini ve hesaplanabilir net zararın belirlenmesini talep ediyoruz. Bilirkişinin hukuki nitelendirme yapması değil, belge ve hesap farkını denetlemesi istenmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.1, m.162 ve somut işlemle ilgili hükümler; 6098 sayılı TBK m.49, m.50-52, m.58, m.72 ve bağlantılı hükümler; 6100 sayılı HMK m.6, m.16, m.107, m.119, m.190, m.219-221, m.266 ve devamı; Anayasa Mahkemesinin E.2025/209, K.2025/276 sayılı kararı ve diğer uygulanabilir mevzuat.
DELİLLER: [Noterlik adı] [tarih ve yevmiye] işlem dosyası; işlem aslı/onaylı örneği; dayanak kimlik ve temsil belgeleri; noterlik yazışmaları; banka kayıtları, dekont, fatura ve makbuzlar; ilgili mahkeme ve icra dosyaları; sözleşmeler; değerleme ve muhasebe kayıtları; ihtar ve cevap; zarar–nedensellik matrisi; bilirkişi; tanık yalnız hukuken tanıkla ispatlanabilir olgular için; yemin ve hukuka uygun diğer deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) noterlik işlem dosyasının eksiksiz getirtilmesine, (2) işlem standardı ile yapılan işlem arasındaki somut farkın ve her zarar kaleminin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesine, (3) [belirli tutar] TL maddi tazminatın / HMK m.107 kapsamında şimdilik [geçici tutar] TL’nin her zarar kaleminin gerçekleştiği [gerçek tarih] tarihinden itibaren uygulanacak kanuni faiziyle davalıdan tahsiline, (4) fazlaya ilişkin hakların usulüne uygun biçimde saklı tutulmasına, (5) yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Gerçek dava tarihi]
Davacı / Vekili
[Ad-soyad ve gerçek imza]
Belirsiz alacak davası ve talep sonucunun kurulması
Zarar tutarının dava açıldığı anda davacı tarafından tam ve kesin biçimde belirlenmesi objektif olarak mümkün değilse HMK m.107’deki şartlar değerlendirilir. Belirsiz alacak davası, bilinen zarar tutarını düşük göstermek veya harcı ertelemek için serbest bir tercih değildir. Davacı, neden tam hesabın noterlik dosyası, üçüncü kişi kayıtları veya bilirkişi incelemesine bağlı olduğunu açıklar ve belirleyebildiği asgari miktarı geçici talep sonucu olarak yazar.
Zarar kalemleri birbirinden ayrılır. Ödenen bedel kesin biliniyor, buna karşılık yoksun kalınan net kazanç teknik inceleme gerektiriyorsa her kalemin belirlenebilirliği ayrı değerlendirilir. Mahkemece miktarın belirlenebilir hâle geldiği anda talep sonucu kanuni usulle artırılır. Dilekçede “fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır” cümlesi, HMK’nın talep sonucu ve harç kurallarının yerine geçmez.
Bilirkişiye yöneltilecek somut sorular
Bilirkişinin görevi hukuki karar vermek değil, özel veya teknik bilgiyi dosyaya uygulamaktır. Bu nedenle “noter sorumlu mudur?” sorusu yerine şu ölçülebilir sorular hazırlanır: İşlem dosyasındaki zorunlu belge ve kayıtlar hangileridir; hangileri fiilen bulunmaktadır; ileri sürülen hata belgenin hangi bölümündedir; zarar tablosundaki ödeme gerçekten yapılmış mıdır; aynı zarara ilişkin iade veya tahsilat var mıdır; hatasız işlem varsayımında net malvarlığı farkı ne kadardır?
Değer kaybı ileri sürülüyorsa değerleme tarihi, karşılaştırma verisi ve yöntem yazılır. Yoksun kalınan kazançta brüt gelirden kaçınılan giderler düşülür. Faiz, vergi, kur farkı veya icra gideri gibi yan kalemler aynı ana zarara iki kez eklenmez. Bilirkişi raporuna itiraz, yalnız sonucu beğenmemeye değil, eksik belge, yanlış tarih, çifte hesap veya cevaplanmayan somut soruya dayanır.
Word dilekçesi ve zarar–nedensellik matrisi
Noterlik Kanunu 162 hatalı veya eksik işlem tazminat dava dilekçesini Word olarak indirin (.docx)
Düzenlenebilir Word dosyasının ilk sayfası örnek dava dilekçesidir. İkinci sayfada noterlik işlemi, gerekli standart, fiilî hata, zarar belgesi, brüt tutar, mahsup, net zarar, nedensellik açıklaması, öğrenme tarihi ve zamanaşımı kontrolünü izleyen zarar–uygun nedensellik matrisi vardır. Köşeli parantezli alanlar gerçek işlem dosyasıyla doldurulmadan ve olayda bulunmayan seçenekler silinmeden kullanılmamalıdır.
Sık yapılan on hata
Birinci hata, işlem tarihini ve yevmiye numarasını yazmadan yalnız genel bir noter şikâyeti sunmaktır. İkinci hata, yapılması gereken noterlik standardını madde ve belgeyle göstermemektir. Üçüncü hata, kusursuz sorumluluğu zarar ve nedensellik aranmayan otomatik ödeme gibi yorumlamaktır. Dördüncü hata, tahmini kazancı gerçekleşmiş zarar gibi toplamaktır. Beşinci hata, aynı zararın üçüncü kişiden tahsil edilen kısmını mahsup etmemektir.
Altıncı hata, disiplin şikâyeti, suç duyurusu ve hukuk tazminat davasının sonuç istemlerini birbirine karıştırmaktır. Yedinci hata, görev ve yetki bağlantısını açıklamadan büro adresine göre mahkeme seçmektir. Sekizinci hata, iki yıllık öğrenme süresi ile on yıllık azami süreyi belgelememektir. Dokuzuncu hata, iptal edilen taşınmaz satışı özel fıkrasını 2026’da hâlâ yürürlükte göstermek ve Hazine zinciri kurmaktır. Onuncu hata, noterlik dosyasını ve zarar belgelerini istemeden bilirkişiden soyut bir sorumluluk görüşü beklemektir.
İlgili içerikler ve resmî kaynaklar
- TBMM — 1512 sayılı Noterlik Kanunu, m.162
- Anayasa Mahkemesi — E.2025/209, K.2025/276 sayılı iptal kararı
- TBMM — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.50-52 ve m.72
- TBMM — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Adalet Bakanlığı UYAP — Noterlik Kanunu m.162 ve kusursuz sorumluluk
- Notere para veya eşya emaneti
- Noter tespiti nasıl yapılır?
- Noterde düzenleme şeklinde işlem
- Noter onaylı suret ve aslı gibidir işlemi
Noterlik Kanunu 162 hakkında sık sorulan sorular
1. Noterin kusuru ispatlanmak zorunda mı?
Hayır. M.162 kusuru sorumluluk şartı yapmaz. Davacı yine de hatalı veya eksik işlemi, gerçek zararı ve uygun nedensellik bağını ispatlamalıdır.
2. İşlemi noter kâtibi yaptıysa dava notere karşı açılabilir mi?
Evet. Kanun, işin stajyer, kâtip veya kâtip adayı tarafından yapılmış olması hâlinde de noterin zarar görene karşı sorumluluğunu düzenler. Noterin personele rücu ilişkisi ayrıdır.
3. Her noterlik hatası tazminat doğurur mu?
Hayır. Hata veya eksiklik yanında gerçekleşmiş zarar ve bu zarar ile işlem arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Sonuca etkisiz biçim kusuru tek başına yeterli değildir.
4. Dava hangi mahkemede açılır?
Başka bir özel görev kuralı yoksa asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki, HMK m.6 ve olayın niteliğine göre m.16’daki somut bağlantılarla belirlenir.
5. Zamanaşımı kaç yıldır?
TBK m.72 uyarınca zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, fiilden itibaren her hâlde on yıldır. Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır.
6. Notere ihtar göndermek zamanaşımını keser mi?
Salt ihtar, kanunda öngörülen kesilme şartları oluşmadan zamanaşımını kendiliğinden kesmez. Süre hesabı ve kesen işlem TBK hükümlerine göre ayrıca belirlenmelidir.
7. Manevi tazminat otomatik olarak istenebilir mi?
Hayır. Kişilik hakkı ihlali ve TBK m.58’in şartları ayrıca somutlaştırılmalıdır. Yalnız ekonomik kayıp veya işlemle uğraşmak manevi tazminatı otomatik doğurmaz.
8. Noterlik işlemi düzeltilirse tazminat davası biter mi?
Düzeltme gelecekteki riski giderebilir; daha önce doğmuş zarar varsa onu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Zarar hiç doğmamışsa m.162’nin zarar şartı gerçekleşmemiş olabilir.
9. 2022’de eklenen taşınmaz satışı fıkrası hâlâ yürürlükte mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesi E.2025/209, K.2025/276 sayılı kararla ikinci fıkrayı iptal etmiş; karar 1 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
10. Dilekçede zarar tutarı bilinmiyorsa ne yazılır?
HMK m.107 şartları gerçekten oluşuyorsa belirlenebilen asgari tutar geçici talep sonucu olarak yazılır ve neden tam hesabın objektif olarak mümkün olmadığı açıklanır.
Hukuki kapsam ve güncellik kontrolü
Bu içerik 10 Ekim 2026 tarihinde Noterlik Kanunu m.162’nin TBMM’deki kanun metni, Anayasa Mahkemesinin 25 Aralık 2025 tarihli E.2025/209, K.2025/276 sayılı kararı, TBK m.50-52 ve m.72 ile HMK’nın görev, yetki, talep ve ispat hükümleri üzerinden kontrol edilmiştir. AYM kararının 1 Nisan 2026’da yayımlanmasıyla iptal edilen taşınmaz satışı özel fıkrası yürürlükteymiş gibi kullanılmamıştır. Site genelindeki tam başlık, slug ve “Noterlik Kanunu 162 tazminat” aramalarında aynı hukuki talebe sahip başka bir içerik bulunmamış; en yakın noter emaneti yazısının tam gövdesi okunarak saklama/teslim hizmeti ile zarar sonrası hukuk tazminat davası ayrılmıştır.
Mersin ofis konumu
Bakırcı ve Keskin Hukuk Bürosu — Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu 3472; Av. Emirhan Keskin, Mersin Barosu 5507. İhsaniye Mahallesi, 4903 Sokak, Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin. Telefon ve WhatsApp: +90 552 224 43 66.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
