B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Saklama Sözleşmesi: Emanet Eşya İçin 9 Hukuki Kural

Borçlar Hukuku · Hukuki Bilgilendirme

Kısa Özet

Saklayan, kendisine koruması için bırakılan taşınırı güvenli yerde tutmak ve kanuni şartlarda geri vermekle yükümlüdür. TBK m.561–569 uyarınca saklatan, süre kararlaştırılmış olsa da eşyayı geri ister; ancak belirlenen süreye göre yapılmış masrafları öder. Saklayan izin almadan eşyayı kullanamaz. Birden fazla kişinin bıraktığı eşyanın tek kişiye teslimi ve üçüncü kişinin hak iddiası için ayrıca düzenlenmiş kurallar bulunur.

Saklama sözleşmesi ve emanet eşyanın iadesine ilişkin belgelerin incelendiği hukuk masası
Emanetin korunması ve doğru kişiye geri verilmesi, teslim amacının ve eşya listesinin açıklığına bağlıdır. Görsel temsilidir.

Saklama sözleşmesinde 9 temel kontrol

Bir taşınırın bir süre güvenli yerde tutulması için başka kişiye bırakılması, teslim eden ile saklayan arasında ayrı yükümlülükler doğurur. Eşyayı alanın onu kendi malı gibi kullanması, borcu olan bir başkasına teslim etmesi veya bir üçüncü kişinin sözlü iddiası üzerine elden çıkarması, başlangıçtaki koruma amacıyla aynı şey değildir. Önce eşyanın kime, hangi amaçla ve hangi kayıtla bırakıldığı belirlenir.

  1. Saklanacak eşyanın kimliğini ve parçalarını yazın.
  2. Saklatan ve saklayan kişileri ayırın.
  3. Ücret anlaşmasını veya ücret gerektiren koşulları gösterin.
  4. Koruma yerini ve alınacak önlemleri kaydedin.
  5. Kullanım izni bulunup bulunmadığını belirleyin.
  6. Geri isteme ile saklayanın erken iade hakkını ayırın.
  7. Masrafları ve saklamadan doğan zararları belgelendirin.
  8. Üçüncü kişi iddiası varsa haciz ve dava durumunu kontrol edin.
  9. İadeyi doğru kişiye, tam eşya listesiyle yapın.

Kuralların kaynağı Türk Borçlar Kanunu m.561–569 hükümleridir. Bu rehber taşınır eşyanın genel saklama ilişkisine odaklanır; banka mevduatı veya kişisel veri saklama sürelerini düzenlemez.

Emanet bırakmakla kullanıma vermek aynı işlem midir?

TBK m.561, saklama sözleşmesini taşınırın güvenli yerde koruma altına alınmasının üstlenilmesi olarak tanımlar. Asıl amaç korumadır. Bir cihazın sahibinin yurt dışında bulunduğu dönemde kilitli depoda tutulmasıyla, cihazı alan kişinin kendi işlerinde kullanması için bırakılması aynı hukuki ilişki değildir. Gündelik dilde her ikisine de emanet denmesi sonucu değiştirmez.

Dosyada ilk konuşma ve teslim anındaki anlaşma önem taşır. “Ben dönene kadar sakla” açıklamasıyla “işinde kullan, sonra geri getir” açıklaması farklı yetkiler içerir. Saklama sırasında ayrıca sınırlı kullanım izni verilmişse bu iznin kapsamı kaydedilir. Eşyayı bakım için çalıştırmakla ücretli üretimde kullanmak da aynı davranış değildir.

Satış, bağış, kullanım veya yalnız muhafaza seçeneklerinden hangisinin gerçekleştiği belirlenmeden talebin adı seçilmez. Şirketler arasındaki ilişkide temel sözleşme başka bir hizmeti de içeriyorsa, saklama yükümlülüğünün o hizmet içindeki yeri açıklanır. Ticari sözleşme hükümlerinin incelenmesi, bu tür karma ilişkilerde taraf ve kapsam ayrımını tamamlar.

Teslim tutanağında eşya ve durum nasıl gösterilir?

Saklama sözleşmesi için hazırlanan teslim kaydında eşyanın ayırt edici nitelikleri bulunmalıdır. Cihazlarda seri numarası, kolilerde içerik listesi, eser veya koleksiyonlarda tanıtıcı fotoğraf ve ölçü, birbiriyle benzer parçaların karıştırılmasını önler. Birden fazla eşya varsa tek toplam yerine ayrı numaralı liste hazırlanır.

Kapalı kutu tesliminde kutunun dıştan teslim alınmasıyla içindeki her parçanın sayılıp doğrulanması ayrılır. İçerik sayılmamışsa sayılmış gibi tutanak düzenlenmez. Mühür, ambalaj ve açılma izi ayrıca kaydedilir. İade sırasında eksiklik iddiası bulunduğunda, saklayanın başlangıçta neyi teslim aldığı bu kayıt üzerinden açıklanır.

Eşyanın hassas özellikleri, saklama koşulunu etkileyen bilgiler ve bilinen arızalar gizlenmemelidir. Isı, nem veya özel yerleştirme gereksinimi bulunan bir taşınırın talimatı yazılı verilir. Teslim kaydıyla sonradan hazırlanmış değerlendirme ayrı tutulur; tutanağa geçmişte bulunmayan durumlar geriye dönük eklenmez.

Ücret konuşulmadıysa saklama mutlaka ücretsiz midir?

TBK m.561, ücretin açıkça öngörülmesi veya durum ve koşulların gerektirmesi hâlinde saklayanın ücret isteyeceğini düzenler. Bu nedenle ücret hanesi boş olan her ilişkinin ücretsiz olduğu söylenmez. Profesyonel bir saklama hizmeti ile iki yakın arasında karşılıksız üstlenilen koruma, koşulları açıklanmadan aynı sonuca bağlanmaz.

Ücret iddiasında hangi bedelin, hangi dönem için ve hangi hizmet karşılığında istendiği gösterilir. Aylık saklama bedeli ile özel ambalaj, taşıma veya zorunlu koruma masrafı ayrı kalemlerdir. Bir masrafın ayrıca tahsil edilip edilmeyeceği, ücret anlaşmasının kapsamıyla birlikte okunur. Aynı gider hem ücretin içinde hem ek masraf listesinde iki kez istenmez.

Tarife veya teklif kullanılmışsa teslim gününde geçerli olan nüsha korunur. Saklamanın başlamasından sonra hazırlanmış yeni tarifeyi eski dönemlere otomatik uygulamak, önceki anlaşmanın içeriğini göstermez. Ücretin varlığı ve miktarı tartışmasında, teslim belgesi kadar teklif ve kabul kayıtları da önem taşır.

Saklatanın masraf ve zarar borcu nedir?

TBK m.562, sözleşmenin ifasının zorunlu kıldığı bütün masrafları saklatana yükler. Hüküm yalnız daha önce adı tek tek yazılmış masraflardan söz etmez; saklama işinin gerektirdiği zorunlu gideri esas alır. Bunun için harcamanın eşyanın korunmasıyla bağı ve neden gerektiği gösterilmelidir.

Aynı madde, saklamadan doğan zararın saklatan tarafından giderilmesini de düzenler. Saklatan, zararın kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat ederse bu sorumluluktan kurtulur. Bu kural, saklayanın eşyaya verdiği zararla karıştırılmaz; burada saklama nedeniyle saklayanın uğradığı zarar söz konusudur. Hangi kişinin malvarlığında zarar oluştuğu talebin başlangıcında belirlenmelidir.

Örneğin saklamaya bırakılan bir cihazın bilinen sızıntı özelliği veya tehlikeli içeriği açıklanmamışsa olayın gerçek teknik nedeni araştırılır. Zararı doğuran özellik, verilen talimatlar ve saklayanın aldığı önlemler kaydedilir. Her hasarı hiçbir bağlantı kurmadan saklatana yüklemek de, teslim edilen eşyanın etkisini hiç incelememek de m.562’deki ayrımı karşılamaz.

Saklayan emanet eşyayı izinsiz kullanırsa ne olur?

TBK m.563’e göre saklayan, saklatanın izni olmadıkça saklanan eşyayı kullanamaz. Koruma için teslim alınması, kullanım yetkisi verilmesi değildir. Bir fotoğraf makinesinin kapalı dolapta tutulmak üzere bırakılması, saklayanın o cihazla ücretli çekimler yapabileceği anlamına gelmez. Kullanım izni varsa bunun tarih ve kapsamı ayrıca açıklanır.

Yasağa aykırılıkta saklayan uygun kullanım bedelini öder. Ayrıca eşyayı kullanmamış olsa bile aynı zararın doğacağını ispat etmedikçe beklenmedik hâlden doğan zarardan da sorumlu olur. Dolayısıyla izinsiz kullanımın sonucu yalnız cihazın geri verilmesi değildir; kullanım bedeli ve kanunda açıklanan zarar sorumluluğu ayrıca doğar.

Hesap hazırlanırken kullanımın süresi, niteliği ve eşyanın gerçek kullanım durumu belirlenir. Saklayanın hiç kullanmadığı günleri kullanılmış gibi yazmak, uygun bedel hesabını desteklemez. Buna karşılık yalnız son gün çekilmiş fotoğraf üzerinden önceki kullanımın bulunmadığı da söylenmez. Tarihli kayıtlar ve somut kullanım verileri birlikte ele alınır.

Süre bitmeden eşyamı geri isteyebilir miyim?

TBK m.564, belirli bir saklama süresi kararlaştırılmış olsa bile saklatanın her zaman geri istemine karşılık eşyanın bütün çoğalmalarıyla verilmesini zorunlu kılar. Saklayan, sırf sözleşmede bitiş günü yazılı olduğu için saklatanın iade talebini bu tarihe kadar reddedemez. Kanun bu noktada açık bir geri isteme yetkisi tanır.

Bunun ekonomik sonucu ayrıca düzenlenmiştir: Saklatan, saklayanın belirlenen süreyi dikkate alarak yaptığı masrafları öder. Erken iade talebi, bu gerçek masrafların hiç doğmamış sayılması anlamına gelmez. Saklayan talebinde hangi masrafın baştan öngörülen süre nedeniyle yapıldığını açıklamalıdır; yalnız kalan ay sayısını masraf diye yazmak her kalemin hukuki dayanağını göstermez.

İade listesinde eşyanın kendisi yanında çoğalmalar da değerlendirilir. Teslim edilen şeyin niteliğine göre bu kalemler değişir. Başlangıçtaki parçalarla sonradan ortaya çıkan çoğalmalar birbirine karıştırılmaz. Teslim alınanların ve geri verilenlerin ayrı dökümü, iadenin kapsamının anlaşılmasını sağlar.

Saklayan, süre bitmeden eşyayı geri verebilir mi?

TBK m.565’e göre saklayan, kural olarak belirlenen süre sona ermeden eşyayı geri veremez. Ancak önceden öngörülemeyen durumlar nedeniyle sözleşmenin devamı eşya için tehlikeli veya saklayan için zararlı hâle gelirse erken iade hakkı doğar. Saklatanın her zaman geri isteme hakkıyla saklayanın bu sınırlı erken iade hakkı aynı değildir.

Örneğin saklama yerinin beklenmedik biçimde kullanılamaz hâle gelmesi iddiasında, olayın tarihi, öngörülemezliği ve eşya üzerindeki etkisi gösterilir. Yalnız daha yüksek ücretli başka müşteri bulunduğu için mevcut sözleşmenin süresini yok saymak bu hükmün şartlarını açıklamaz. Erken iade gerekçesi gerçek bir tehlike veya zarar bağlantısı taşımalıdır.

Süre hiç belirlenmemişse aynı madde saklayanın her zaman geri vermesine izin verir. Bu durumda da fiilî iade kime ve hangi eşya listesiyle yapıldığı gösterilerek tamamlanır. Eşyayı kapının önüne bırakmakla muhatabın teslim aldığını belgelendirmek aynı işlem değildir. İade organizasyonuna ilişkin bildirimler ve verilen cevaplar korunur.

Eşyayı birlikte bırakan kişilerden birine teslim yeterli midir?

TBK m.565, birden çok kişinin saklanmak üzere verdiği eşya için özel bir kural getirir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa veya bütün saklatanların rızası yoksa, saklayan yalnız birine geri vermekle sorumluluktan kurtulmaz. Bu nedenle teslim sırasında kimin sözleşmenin tarafı olduğu kaydedilmelidir.

İki kişinin birlikte bıraktığı ortak ekipmanı yalnız birinin gelip istemesi örneğinde, önce iade yetkisine ilişkin anlaşma aranır. Saklama sözleşmesinde belirli kişiye tek başına teslim yetkisi verilmişse hükmün içeriği okunur. Böyle bir kayıt yoksa bütün saklatanların rızası yönünden m.565 uygulanır. Eşyayı taşıyan kişinin talebi, kendiliğinden diğerlerinin rızası sayılmaz.

Şirket adına bırakılmış malda ise şirket ile işlemde bulunan kişiler aynı kavram değildir. İki çalışan teslimde bulunmuş diye iki ayrı saklatan olduğu varsayılmaz. Eşyanın kim adına bırakıldığı, sözleşmenin tarafı ve temsil yetkisi birlikte belirlenir. Hatalı kişi sınıflandırması, doğru iade kuralının yanlış olaya uygulanmasına yol açar.

Eşya nerede geri verilir, taşıma giderini kim karşılar?

TBK m.566, eşyanın korunması gereken yerde geri verilmesini; masraf ve hasarın saklatana ait olmasını düzenler. Bu kuralın uygulanmasında önce sözleşmeye göre korunması gereken yer belirlenir. Saklayan eşyayı kendiliğinden başka şehre taşıdı diye başlangıçtaki koruma yeri otomatik olarak değişmiş kabul edilmez.

İade sırasında nakliye yapılacaksa taşımanın kimin tarafından organize edildiği, ambalajı kimin hazırladığı ve taşıyıcıya hangi kayıtla teslim edildiği gösterilir. Eşyanın saklama yerinden çıkışındaki durumla teslim alınan yerdeki durum karşılaştırılır. Böylece saklama dönemindeki zarar ile taşıma sırasında ortaya çıkan zarar aynı dosyada karışmaz.

Uzak şehirdeki saklatan için yalnız bir kargo numarasının bulunması, hangi parçaların hangi koşullarda gönderildiğini açıklamaz. Teslim listesi, ambalaj fotoğrafları ve taşıma evrakı aynı eşya kimliğine bağlanmalıdır. Kanundaki gider kuralı, yanlış eşyanın gönderilmesi veya eksik teslimin ayrıca incelenmesini gereksiz kılmaz.

Birlikte saklayan kişilerin sorumluluğu

TBK m.567’ye göre bir şeyi birlikte saklamak üzere alan kişiler müteselsilen sorumludur. Eşyanın anahtarının bir kişide, kayıt defterinin diğerinde tutulması, birlikte üstlenilmiş saklama borcunu kendiliğinden ayrı parçalara ayırmaz. Önce koruma işini kimlerin üstlendiği belirlenir.

Bu kural bütün çalışanların kişisel olarak sözleşmeye taraf olduğu anlamına gelmez. Bir işletmenin çalışanının fiziksel teslimi kabul etmesiyle kendi adına saklama borcu üstlenmesi farklıdır. İşletme, şirket, ortaklık ve gerçek kişi sıfatları belgelerde açık yazılmalıdır. Kişinin yalnız depoda çalışıyor olması tek başına sözleşmedeki borçlu sıfatını göstermez.

Birlikte saklayanların kendi aralarındaki görev dağılımı, saklatanın sözleşmeden doğan hakkıyla ayrı ele alınır. İç paylaşımın ne olduğu konusunda anlaşmazlık çıkması, eşyanın kimde ve hangi durumda bulunduğunu açıklama ihtiyacını ortadan kaldırmaz. İade belgesi gerçek teslimi ve teslim edilenlerin tamamını göstermelidir.

Bir başkası eşyanın kendisine ait olduğunu söylerse

TBK m.568’e göre üçüncü kişinin eşya üzerinde ayni hak iddia etmesi, tek başına saklatana iade borcunu kaldırmaz. Saklanan haczedilmedikçe veya saklayana karşı istihkak davası açılmadıkça eşyanın saklatana geri verilmesi gerekir. Kanun, yalnız sözlü sahiplik iddiasıyla haciz veya açılmış dava durumunu ayırır.

Haciz konulmuşsa veya istihkak davası açılmışsa saklayan durumu hemen saklatana bildirir. Bu nedenle belgeye ilişkin dosya numarası, makam, işlem tarihi ve eşyanın kapsamı kaydedilir. Başka bir eşyaya ilişkin belgenin aynı malı kapsadığı varsayılmaz. Saklayanın eline ulaşan resmî işlem, yalnız üçüncü kişinin aktardığı bilgiyle de karıştırılmaz.

Örneğin saklatanın eski ortağının telefonla “o cihaz benim” demesi ile cihazı açıkça tanımlayan bir haciz işlemi aynı hukuki olay değildir. Saklayan taraflar arasındaki mülkiyet uyuşmazlığını kendi başına hükme bağlamaz. TBK m.568’de belirtilen durumları belge üzerinden ayırır ve kanuni bildirim yükümlülüğünü yerine getirir.

Çekişmeli eşya güvenilirkişiye bırakılmışsa

TBK m.569, birden çok kişinin haklarını korumak için hukuki durumu çekişmeli veya belirsiz bir şeyi güvenilirkişiye bırakmasını düzenler. Bu kişi, bütün saklatanların rızası veya hâkim kararı olmadan eşyayı hiçbirine veremez. Burada teslimin amacı, uyuşmazlık sürerken taraflardan birinin tek başına fiilî hâkimiyet elde etmesini önlemektir.

Bu özel durum sıradan saklama ilişkisiyle karıştırılmamalıdır. İki tarafın çekişmeli cihazı tarafsız bir kişiye bırakmasına ilişkin tutanakta, saklama amacı ve iade koşulu açık gösterilir. Taraflardan birinin sonradan acele ettiğini söylemesi, diğerinin rızasının veya hâkim kararının yerini tutmaz.

Güvenilirkişinin sakladığı şeyin hangi uyuşmazlığa ait olduğu ve başlangıçtaki durumu kaydedilir. Tarafların sonradan imzaladığı ortak teslim talimatı varsa bunun tamamı korunur. Eşyanın tesliminden sonra kalan masraf ve zarar iddiaları da iade yetkisini doğuran belgeyle birbirine karıştırılmaz.

İade dosyası, Türkiye geneli takip ve Mersin uygulaması

İade hazırlığında saklama anlaşması, eşya listesi, ücret ve masraf kayıtları, kullanım izni ve geri isteme bildirimi tek dosyada toplanır. Tartışma ücret veya zarar alacağına dönüşmüşse talebin hangi kalemden doğduğu ayrı gösterilir. Ticari ilişkiler bakımından ticari alacakların takibi rehberi, belge ve talep hazırlığını ayrıca açıklar.

Saklama yükümlülüğüne aykırılık ile ceza sorumluluğu özdeş değildir. Amaç dışı tasarruf veya teslimi inkâr iddiası varsa güveni kötüye kullanma suçu kendi unsurlarıyla incelenir. Sadece ücret uyuşmazlığı bulunduğu için ceza sonucuna otomatik geçilmez. Hukuk talebinde eşyanın iadesi ve para kalemleri açık ayrılır.

Türkiye geneli dosya takibi Mersin’den yönetilir. Mersin’deki depodan başka ildeki hak sahibine iade yapılacak dosyada, hukuki inceleme ile taşıma organizasyonu ayrı yürütülür. Büronun bulunduğu yer, tek başına bütün davaların görev veya yetki yerini belirlemez. Bu rehberin madde dayanakları, TBK m.561–569 resmî metninde görülebilir.

Saklama sözleşmesi hakkında sıkça sorulan sorular

Saklama süresi dolmadan eşyamı isteyebilir miyim?

Evet. TBK m.564 uyarınca süre belirlenmiş olsa da eşya geri istenir. Saklayanın belirlenen süreyi dikkate alarak yaptığı masraflar ise saklatan tarafından ödenir.

Ücret yazılmayan emanet mutlaka ücretsiz midir?

Hayır. TBK m.561, açık ücret anlaşmasının yanında durum ve koşulların ücret gerektirdiği hâli de düzenler. Ücretin dayanağı ve kapsadığı hizmet açıklanmalıdır.

Saklayan cihazımı izin almadan kullanabilir mi?

Hayır. TBK m.563 kullanım için saklatanın iznini arar. İhlalde uygun kullanım bedeli ve maddede belirtilen beklenmedik zarar sorumluluğu doğar.

Zorunlu koruma masraflarını kim öder?

TBK m.562’ye göre sözleşmenin ifasının zorunlu kıldığı masrafları saklatan öder. Harcamanın saklama işiyle bağlantısı ve zorunluluğu gösterilmelidir.

Saklayan süre bitmeden eşyayı gönderebilir mi?

TBK m.565 bunu kural olarak engeller. Öngörülemeyen durum yüzünden devam eşya için tehlikeli veya saklayan için zararlıysa erken iade hakkı doğar. Süre belirlenmemişse her zaman iade edilir.

Eşyayı iki kişi bıraktık; yalnız birimize teslim yeterli mi?

Sözleşmede aksi yoksa veya hepinizin rızası bulunmuyorsa, yalnız birinize iade saklayanı sorumluluktan kurtarmaz. TBK m.565 bu konuda özel kural koyar.

İade hangi yerde yapılır?

TBK m.566 uyarınca eşya korunması gereken yerde, masraf ve hasarı saklatana ait olmak üzere geri verilir. Önce sözleşmedeki koruma yeri belirlenir.

Üçüncü kişinin sahiplik iddiası iadeyi durdurur mu?

Tek başına durdurmaz. TBK m.568, haciz veya saklayana karşı açılmış istihkak davası bulunmadıkça saklatana iade borcunu korur. Bu işlemler varsa saklatana hemen bildirilir.

Çekişmeli eşyayı güvenilirkişiye bıraktık; bir taraf tek başına alır mı?

TBK m.569 gereğince bütün saklatanların rızası veya hâkim kararı olmadan güvenilirkişi eşyayı taraflardan hiçbirine veremez.

Birlikte saklayanlar yalnız kendi payından mı sorumludur?

TBK m.567 birlikte saklamak üzere alanların müteselsil sorumluluğunu düzenler. Ancak önce hangi kişilerin gerçekten saklama borcunu üstlendiği belirlenmelidir.

Mersin Ofisi

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.

Ofis konumu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp