Suni Sulak Alan ve Suni Su Çukuru Nasıl Yönetilir? 2026 | Sulak Alanlar Yönetmeliği m.17
Kısa ve net cevap: 5 Eylül 2026 değişikliği sonrasında Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinin 17. maddesine göre suni sulak alanlar, yaban hayatı varlığına özen gösterilerek yapım maksadına uygun kullanılmalıdır. Tescilsiz suni sulak alanların yönetimi, alanın biyolojik çeşitliliğinin korunmasına önem gösterilerek işleten kurum tarafından yürütülür. Maden çıkarımı, hafriyat, kum veya malzeme alımı gibi insan faaliyetleri sonucunda oluşan ve sürekli ya da geçici olarak su dolan suni su çukurlarının kullanımı ve yönetimi ise alanı oluşturan ve/veya sorumlu olan kuruma aittir. Yönetmelik bu alanları sahipsiz doğal oluşumlar gibi değerlendirmemekte, açık bir kurumsal yönetim sorumluluğu kurmaktadır.
2026 düzenlemesi neyi değiştirdi?
5 Eylül 2026 tarihli değişiklik, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde “suni sulak alan” ve “suni su çukuru” kavramlarını güncellemiş ve 17. maddenin başlığını “Suni sulak alanların ve su çukurlarının kullanımı” şeklinde değiştirmiştir. Böylece yalnız baraj ve gölet gibi planlı su yapıları değil, insan faaliyeti sonunda ortaya çıkan su dolu çukurlar da açık yönetim rejimine alınmıştır.
Güncel düzenleme 5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete içinde yayımlanmıştır. Yönetmeliğin konsolide metni ve 2872 sayılı Çevre Kanunu Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.
Suni sulak alanın 2026 tanımı nedir?
Yönetmeliğin 4. maddesine 2026 değişikliğiyle eklenen tanıma göre suni sulak alan; sulak alan özelliği taşımakla birlikte rekreasyon, içme, kullanma, arıtma, tarımsal sulama suyu temini veya elektrik üretimi maksadıyla yapılan depolama tesislerini ifade eder. Bu tanım, insan eliyle oluşturulmuş bir su yapısının zamanla sulak alan ekosistemi özellikleri kazanabileceğini kabul eder.
Bir baraj veya göletin ekonomik ya da teknik bir amaçla yapılmış olması, alanın sonradan gelişen yaban hayatı ve biyolojik çeşitlilik değerlerinin yok sayılabileceği anlamına gelmez. Yönetmelik m.17/1 bu nedenle yapım amacı ile yaban hayatının korunmasını birlikte gözeten bir kullanım yükümlülüğü getirir.
Suni su çukuru nedir?
Yönetmeliğin 4. maddesinde “suni su çukuru”; maden çıkarımı, hafriyat alımı, kum veya malzeme alımı gibi insan faaliyetleri sonucunda oluşan, içi sürekli veya geçici olarak suyla dolan çukur olarak tanımlanır. Eski maden ocağı, taş veya kum alım sahası, hafriyat çukuru ve benzeri alanlar faaliyet bittikten sonra yağış, yeraltı suyu veya yüzey akışıyla su tutabilir.
Bu alanların planlı bir baraj veya gölet olmaması, yönetim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. m.17/2, suni su çukurunun kullanım ve yönetimini alanı oluşturan ve/veya sorumlu olan kuruma açıkça bırakır. Böylece güvenlik, biyolojik çeşitlilik, su kalitesi ve arazi kullanımı bakımından sorumlunun belirlenmesi amaçlanır.
Suni sulak alan yapım amacından farklı kullanılabilir mi?
m.17/1’in açık kuralı, suni sulak alanın yapım maksadına uygun kullanılmasıdır. Örneğin içme suyu temini için yapılan rezervuarın kullanım önceliği bu amaca uygun yürütülmelidir; elektrik üretimi için yapılan barajda da işletme amacı mevzuata uygun sürdürülür. Bununla birlikte faaliyet, alanda oluşan yaban hayatı değerlerine özen gösterilerek yapılmalıdır.
Bu düzenleme yapım amacının tamamen değiştirilemeyeceği yönünde mutlak bir yasak cümlesi kurmaz; ancak farklı bir kullanım planlanıyorsa ilgili su, çevre, imar, enerji ve sulak alan izinlerinin ayrıca tamamlanması gerekir. Mevcut projenin dışına çıkan faaliyetler, yalnız işletmecinin iç kararıyla başlatılamaz.
Yaban hayatı varlığına özen gösterme ne gerektirir?
Yaban hayatına özen gösterme yükümlülüğü, su yapısının yalnız teknik performansla işletilemeyeceğini gösterir. Alan kuşların üreme, beslenme veya konaklama sahası haline gelmişse; balık, amfibi, sürüngen, memeli veya bitki toplulukları oluşmuşsa, işletme kararlarında bu değerlerin korunması gerekir.
Su seviyesinin ani değiştirilmesi, kıyı bitkisinin kontrolsüz temizlenmesi, üreme döneminde yoğun inşaat, gürültü, ışık, erişim veya dip müdahalesi biyolojik çeşitliliği etkileyebilir. İşleten kurum, faaliyet planını Yönetmelik, yönetim planı ve yetkili idarenin izin koşullarıyla uyumlu yürütmelidir.
Tescilsiz suni sulak alanı kim yönetir?
m.17/2 bu soruya doğrudan cevap verir: Tescilsiz suni sulak alanların yönetimi işleten kurum tarafından gerçekleştirilir. Yönetimde alanın biyolojik çeşitliliğinin korunmasına önem gösterilmesi zorunludur. Bu hüküm, alanın henüz Ramsar, ulusal veya mahalli öneme haiz sulak alan olarak tescil edilmemiş olmasını yönetimsizlik gerekçesi olmaktan çıkarır.
İşleten kurum somut tesise göre kamu kurumu, belediye, sulama kuruluşu, enerji işletmecisi veya başka yetkili tüzel kişi olabilir. İşletme hakkı özel şirkete devredilmişse sözleşme ve izin belgeleri incelenmeli; günlük işletmenin kimde olduğu açıkça belirlenmelidir.
Suni su çukurunda sorumlu kurum nasıl belirlenir?
m.17/2 suni su çukurlarının kullanım ve yönetimini söz konusu alanı oluşturan ve/veya sorumlu olan kuruma bırakır. Bu nedenle eski maden veya malzeme alım sahasında ruhsat sahibi, kamu idaresi, işletmeci ya da sahayı rehabilite etmekle yükümlü kurumun hukuki konumu incelenir.
Faaliyetin sona ermiş olması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ruhsat, rehabilitasyon planı, ÇED belgesi, arazi tahsisi, işletme sözleşmesi ve kapatma yükümlülükleri birlikte değerlendirilmelidir. Birden fazla kurumun rolü varsa görev paylaşımı yazılı hale getirilmelidir.
Maden sahasındaki su çukuru güvenlik riski oluşturursa ne yapılmalı?
Suni su çukurları dik şev, derin su, zayıf zemin, kimyasal kirlilik veya erişim nedeniyle insan ve hayvan güvenliği riski oluşturabilir. Yönetmelik m.17/2’nin yönetim sorumluluğu, alanın yalnız ekolojik değil kullanım güvenliği bakımından da sahipsiz bırakılmamasını gerektirir. Bunun yanında maden ve iş sağlığı güvenliği mevzuatındaki özel yükümlülükler uygulanmaya devam eder.
Sorumlu kurum alanın fiziksel risklerini tespit etmeli, gerekli uyarı ve erişim tedbirlerini almalı, su kalitesi veya stabilite sorunu varsa ilgili çevre ve maden mevzuatındaki rehabilitasyon yükümlülüklerini yürütmelidir. Sulak alan özelliği kazanması, tehlikeli şev veya kirlenmenin korunması gerektiği anlamına gelmez.
Suni sulak alanda su seviyesi değiştirilebilir mi?
Su yapısının yapım amacı gereği seviyenin işletme kuralları içinde değişmesi mümkündür; ancak Yönetmelik m.17/1 yaban hayatına özen gösterilmesini şart koşar. Ayrıca sulak alan yönetim planı, çevresel akış ve sürdürülebilir su seviyesi hükümleri varsa bunlara uyulmalıdır.
Enerji, sulama veya içme suyu yapısında çevresel akış yükümlülüğü m.8/2-b kapsamında ayrıca uygulanabilir. Yönetim planında sürdürülebilir su seviyesi belirlenmişse, m.8/2-c kapsamındaki ilave su bırakma yükümlülüğü de gündeme gelebilir. Bu kurallar için HES ve Su Yapılarında Çevresel Akış 2026 ve Sulama Mevsimi Dışında İlave Su Bırakma yazılarımız incelenebilir.
Suni sulak alan tescil edilirse ne değişir?
Bir suni sulak alan, ilgili mevzuat çerçevesinde ulusal veya mahalli öneme haiz sulak alan olarak belirlenip koruma bölgeleri oluşturulduğunda Yönetmeliğin bölgeleme hükümleri uygulanır. Mutlak koruma, hassas koruma, sürdürülebilir kullanım ve kontrollü kullanım bölgelerinde hangi faaliyetlerin yapılabileceği ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
Bu nedenle işletme yalnız m.17’ye bakmamalı; alanın güncel tescil ve koruma bölgesi statüsünü düzenli kontrol etmelidir. Tescil veya koruma bölgesi kararı, yeni faaliyetlerin izin rejimini doğrudan etkileyebilir.
Suni sulak alanda yenilenebilir enerji tesisi kurulabilir mi?
2026 değişikliğiyle m.22/1-ı bendinde özel bir düzenleme yapılmıştır. Koruma bölgeleri belirlenmiş suni sulak alanların sürdürülebilir kullanım bölgeleri içinde yenilenebilir enerji üretim tesisi yapımına Genel Müdürlükçe izin verilebilir. Bu hüküm, her suni sulak alanda otomatik enerji tesisi yapma hakkı vermez.
Alanın koruma bölgelerinin belirlenmiş olması, tesisin sürdürülebilir kullanım bölgesinde kalması ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün izni gerekir. ÇED, imar, enerji lisansı ve diğer sektörel izinler ayrıca tamamlanır.
Suni sulak alandan su almak ayrıca izne tabi mi?
Yönetmelik m.8/2-a, sulak alanın su aynasından veya sulak alan sınırı içinde sulak alanı besleyen kaynak, akarsu ve derelerden su alımı için izin belgesi zorunluluğu getirir. Suni sulak alanın statüsü, koruma bölgeleri ve su kullanım rejimi somut dosyada birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle tescilli ve koruma bölgeleri belirlenmiş bir suni sulak alanda yeni su alma faaliyeti planlanıyorsa, mevcut işletme hakkının bu yeni çekimi otomatik olarak kapsadığı varsayılmamalıdır. Su alma izin sisteminin ayrıntıları için Sulak Alandan Su Alma İzin Belgesi 2026 yazımız incelenebilir.
Biyolojik çeşitlilik izleme programı nasıl kurulmalı?
m.17/2 tescilsiz suni sulak alanların yönetiminde biyolojik çeşitliliğin korunmasına önem verilmesini açıkça ister. Bu yükümlülüğün fiilen yerine getirilebilmesi için işletmecinin düzenli izleme yapması gerekir. Su kuşları, kıyı ve sucul bitkiler, istilacı türler, balık toplulukları, su seviyesi ve su kalitesi temel göstergeler olabilir.
Yönetmelik bütün işletmelere aynı izleme formunu zorunlu kılmaz. İzleme programı alanın büyüklüğü, kullanım amacı ve ekolojik değeriyle orantılı olmalıdır. Tespit edilen olumsuz değişiklikler işletme kararlarına yansıtılmalı ve gerekiyorsa yetkili DKMP birimiyle koordinasyon kurulmalıdır.
Sorumlu kurum işletmeyi özel şirkete devrederse ne olur?
İşletme hizmetinin özel şirkete verilmesi, idari izin ve çevre yükümlülüklerinin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmez. İhale veya işletme sözleşmesinde su seviyesi yönetimi, biyolojik çeşitlilik, atık, kıyı kullanımı, izleme ve raporlama görevleri açıkça düzenlenmelidir.
Özel şirketin ihlali kendi sorumluluğunu doğurabilir; ancak ruhsat veya tahsis sahibi kamu kurumunun denetim ve sözleşme yükümlülüğü de somut olaya göre incelenir. m.17/2’deki işleten kurum kavramı fiili işletme yapısını belirlemeyi gerektirir.
Atık ve kirlilik kuralları suni alanlarda da geçerli mi?
Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği m.15 sulak alanlara ve sulak alanları besleyen sulara arıtılmamış evsel ve endüstriyel atık su verilmesini yasaklar. m.16 ise Yönetmelik kapsamındaki alanlarda katı atık, moloz, hafriyat ve proses atığı çamuru dökülmesini yasaklar. Suni sulak alanın kullanım amacı, bu kirlilik yasaklarını ortadan kaldırmaz.
Özellikle arıtma amacıyla oluşturulan bir depolama tesisi bakımından projenin teknik fonksiyonu ile mevzuattaki atık su izin sistemi birlikte değerlendirilmelidir. Mevzuata aykırı deşarj, ayrıca 2872 sayılı Çevre Kanunu yaptırımlarını doğurabilir.
Yönetmeliğe aykırılığın yaptırımı nedir?
Yönetmelik m.41/1, uygulamadan sorumlu kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişileri Yönetmelik ve yönetim planı esaslarına uygun işlem yapmakla yükümlü tutar. m.41/2’ye göre Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili maddeleri uygulanır.
m.41/3 ayrıca sulak alanlardaki faaliyetlerin etkilerini tespit etmek amacıyla 2872 sayılı Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının (a), (e) ve (f) bentleri kapsamında denetim yapılacağını düzenler. Bu nedenle tescilsiz olması, suni sulak alanı denetim dışı bırakmaz.
İşleten kurum için 12 maddelik uyum kontrolü
- Alanın suni sulak alan mı, suni su çukuru mu olduğunu hukuken sınıflandırın.
- Yapım amacı ve mevcut işletme amacını belgeleyin.
- Alanın tescil ve koruma bölgesi statüsünü kontrol edin.
- Biyolojik çeşitlilik envanteri ve periyodik izleme planı oluşturun.
- Su seviyesi ve su kalitesi kayıtlarını düzenli tutun.
- Yaban hayatını etkileyen bakım faaliyetlerini dönemsel planlayın.
- Suni su çukurunda fiziksel güvenlik risklerini tespit edin.
- Ruhsat, ÇED, rehabilitasyon ve arazi kullanım belgelerini tek dosyada tutun.
- Yeni faaliyetlerde sulak alan izin gerekliliğini kontrol edin.
- Su alma veya çevresel akış yükümlülüklerini ayrı değerlendirin.
- Özel işletmeci varsa çevre ve izleme görevlerini sözleşmeye yazın.
- Denetim kayıtları ve alınan tedbirleri belgeleyin.
Sık sorulan sorular
Suni sulak alan nedir?
2026 tanımına göre sulak alan özelliği taşımakla birlikte rekreasyon, içme, kullanma, arıtma, tarımsal sulama suyu temini veya elektrik üretimi amacıyla yapılmış depolama tesisidir.
Suni su çukuru nedir?
Maden, hafriyat, kum veya malzeme alımı gibi insan faaliyetleri sonucunda oluşan ve sürekli ya da geçici suyla dolan çukurdur.
Tescilsiz suni sulak alanı kim yönetir?
Yönetmelik m.17/2 uyarınca işleten kurum yönetir ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına önem göstermek zorundadır.
Eski maden çukurunun yönetiminden kim sorumlu?
m.17/2’ye göre alanı oluşturan ve/veya sorumlu olan kurum kullanım ve yönetimden sorumludur. Ruhsat ve rehabilitasyon belgeleri somut sorumluyu belirlemede incelenir.
Suni sulak alan yalnız teknik amaca göre mi işletilir?
Yapım maksadına uygun kullanım esastır; ancak m.17/1 yaban hayatı varlığına özen gösterilmesini de zorunlu tutar.
Tescilsiz alan çevre denetimine tabi mi?
Evet. Tescilsiz olması m.17 ve m.41 yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Suni sulak alanda güneş veya rüzgâr enerji tesisi kurulabilir mi?
Koruma bölgeleri belirlenmiş suni sulak alanın sürdürülebilir kullanım bölgesinde, m.22/1-ı kapsamında Genel Müdürlük izniyle yenilenebilir enerji tesisi kurulması değerlendirilebilir. Diğer izinler de ayrıca gerekir.
Suni sulak alandan su çekmek serbest mi?
Su alma faaliyeti m.8/2-a ve diğer su mevzuatı bakımından ayrıca izin değerlendirmesine tabidir.
Suni su çukuru kapatılabilir mi?
Kapatma veya rehabilitasyon, alanın oluşmasına yol açan faaliyetin ruhsat, çevre ve rehabilitasyon mevzuatı ile sulak alanın güncel ekolojik niteliği birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.
Yönetmeliğe aykırılıkta hangi kanun uygulanır?
m.41/2, aykırılıklar hakkında 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili maddelerinin uygulanacağını düzenler.
Sonuç
2026 değişikliği, suni sulak alan ve insan faaliyetleri sonunda oluşan suni su çukurlarını açık bir yönetim sorumluluğuna bağlamıştır. Suni sulak alanlar yapım amacına uygun kullanılmalı, aynı zamanda yaban hayatı varlığı gözetilmelidir. Tescilsiz suni sulak alanı işleten kurum, biyolojik çeşitliliği koruyarak yönetmekle; suni su çukurunu oluşturan veya sorumlu olan kurum ise alanın kullanım ve yönetimini yürütmekle yükümlüdür.
Kurumsal uyum bakımından alanın hukuki statüsü, yapım amacı, tescil durumu, koruma bölgeleri, biyolojik çeşitlilik, su rejimi ve diğer sektörel izinler tek dosyada birlikte izlenmelidir. Tescilsiz veya eski bir faaliyet sahası olması, çevre ve sulak alan yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Resmî kaynaklar: 5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete; Mevzuat Bilgi Sistemi – Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ve 2872 sayılı Çevre Kanunu.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
