B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tenfiz Kararına Karşı Kanun Yolu İcrayı Durdurur mu? MÖHUK 57 | 2026

Kısa ve Net Cevap

MÖHUK m.57’ye göre tenfizine karar verilen yabancı mahkeme ilamı, Türk mahkemesinden verilmiş bir ilam gibi icra edilir; tenfiz isteminin kabulü veya reddi hakkında verilen karara karşı kanun yolu ise yerine getirmeyi durdurur. Kanun metninde eski terminolojiyle “temyiz” ifadesi yer almakla birlikte, güncel kanun yolu sistemi genel usul hükümleriyle birlikte uygulanır.

Bu nedenle yabancı ilamın kendisiyle tenfiz kararını birbirinden ayırmak gerekir. Yabancı mahkeme kararı doğrudan Türk icra dairesine verilerek ilamlı icra başlatılmaz; önce Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınır. Tenfiz kararına karşı kanun yolu süreci sonuçlanmadan yerine getirme bakımından MÖHUK m.57/2’nin durdurucu etkisi dikkate alınır. Tenfiz kararı kesinleşip icra aşamasına geldiğinde ise tenfiz edilen yabancı ilam Türk ilamı gibi uygulanır.

Tenfiz kararına karşı kanun yolunun icraya etkisi MÖHUK 57
MÖHUK 57, tenfiz edilen yabancı ilamın Türk ilamı gibi icrasını ve tenfiz kararına karşı kanun yolunun yerine getirmeyi durdurmasını düzenler.

MÖHUK m.57 Hangi İki Konuyu Düzenliyor?

MÖHUK m.57 iki temel kural içerir. Birinci fıkra, tenfizine karar verilen yabancı ilamların Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunacağını düzenler. İkinci fıkra ise tenfiz isteminin kabulü veya reddi hakkında verilen kararların kanun yolu denetimini genel hükümlere bağlar ve kanun yolunun yerine getirmeyi durduracağını belirtir.

Bu sistem, yabancı kararın Türkiye’de icra gücü kazanmasının tenfiz mahkemesi kararına bağlı olduğunu gösterir. Yabancı karar kaynak ülkede icra edilebilir olsa bile Türkiye’de doğrudan icra dairesine verilmez.

MÖHUK m.57, m.50-56 ile birlikte okunmalıdır. Önce yabancı ilamın kesinleşmesi, belgelerin tamamlanması ve m.54 şartlarının gerçekleşmesi gerekir; ardından tenfiz kararı ve m.57 icra aşaması gelir.

Yabancı Mahkeme İlamı ile Türk Tenfiz Kararı Aynı Şey mi?

Hayır. Yabancı mahkeme ilamı uyuşmazlığın esasını çözen karardır. Türk tenfiz kararı ise bu yabancı ilamın Türkiye’de cebrî icraya elverişli olup olmadığını MÖHUK şartları yönünden belirler. Türk mahkemesi yabancı uyuşmazlığın esasını yeniden karara bağlamaz.

İcra dosyasında bu iki belge birlikte önem taşır. Yabancı ilam, hangi borcun veya edimin hüküm altına alındığını gösterir; tenfiz kararı ise bu hükmün Türkiye’de hangi kapsamda icra edilebileceğini belirler.

Kısmi tenfiz varsa yabancı kararın tamamı değil, tenfiz kararı verilen hüküm bölümü icra edilir. Bu nedenle icra emri hazırlanırken yabancı ilam ile tenfiz kararının kapsamı birlikte okunur.

“Türk Mahkemesi İlamı Gibi İcra” Ne Anlama Gelir?

MÖHUK m.57/1’in sonucu, tenfiz edilen yabancı eda hükmünün Türkiye’de ilamlı icra hükümlerine göre takip edilebilmesidir. Para alacağı, teslim veya başka bir icra edilebilir edim bakımından İcra ve İflas Kanunundaki ilamlı takip sistemi uygulanır.

Tenfiz kararı yabancı ilamın maddi içeriğini Türk kararına dönüştürmez; ona Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırır. İcra dairesi yabancı kararın esasını incelemez ve hüküm miktarını yeniden hesaplayan bir mahkeme gibi davranmaz.

İcra emri, tenfiz edilen hükümle sınırlı olmalıdır. Tenfiz dışında bırakılan kalemler veya yabancı kararın Türk mahkemesince tenfiz edilmeyen bölümleri icra talebine eklenemez.

Tenfiz Kararına Karşı Kanun Yolu İcrayı Neden Durdurur?

MÖHUK m.57/2’nin açık hükmü, tenfiz isteminin kabul veya reddi hakkında verilen karara karşı kanun yolunun yerine getirmeyi durdurmasıdır. Amaç, henüz kanun yolu denetiminden geçmekte olan tenfiz kararına dayanılarak yabancı ilamın Türkiye’de geri dönüşü zor icra sonuçları doğurmasını önlemektir.

Bu durdurucu etki, sıradan ilamların icrasındaki genel rejimden farklı özel bir düzenlemedir. Tenfiz kararı hakkında kanun yolu kullanıldığında m.57/2 özel hüküm olarak dikkate alınır.

Dosyada kanun yoluna başvurulup başvurulmadığı ve kararın usulen hangi aşamada olduğu icra öncesinde kontrol edilmelidir. Yalnız mahkeme kararının verildiği tarihe bakmak yeterli değildir.

Kanundaki “Temyiz” İfadesi Güncel İstinaf Sisteminde Nasıl Okunur?

5718 sayılı Kanun 2007 tarihlidir ve m.57/2 metninde “temyiz” kelimesi kullanılır. Hukuk yargılamasında daha sonra bölge adliye mahkemeleriyle iki dereceli olağan kanun yolu sistemi işler hâle gelmiştir. Bu nedenle tenfiz kararına karşı kanun yolu genel HMK hükümlerine göre değerlendirilir.

Kararın miktarı, niteliği ve kanun yolu sınırları güncel HMK hükümleriyle birlikte incelenir. İstinafa tabi karar bölge adliye mahkemesine götürülür; temyiz şartları oluşuyorsa Yargıtay denetimi gündeme gelir. MÖHUK m.57/2’nin yerine getirmeyi durdurucu kuralı bu kanun yolu mekanizmasıyla birlikte uygulanır.

Hangi kanun yolunun açık olduğu, kararın tebliğ tarihi ve güncel parasal sınırlar somut dosyada ayrıca hesaplanır.

Kısmi Tenfiz Kararına Karşı Kanun Yolu Kullanılırsa Ne Olur?

MÖHUK m.56 uyarınca yabancı ilamın kısmen tenfizine karar verilebilir. Örneğin yabancı karardaki ana para tenfiz edilmiş, başka bir hüküm bölümü reddedilmiş olabilir. Taraflardan biri kısmi kabul veya ret bölümünü kanun yoluna götürebilir.

MÖHUK m.57/2’nin durdurucu etkisi, kanun yoluna konu tenfiz kararının yerine getirilmesi bakımından değerlendirilir. Hangi bölümün kesinleştiği ve hangi bölümün kanun yolunda olduğu netleştirilmeden icra başlatılmamalıdır.

İcra dosyasına sunulan karar örneğinde kesinleşme veya kanun yolu durumu açıkça gösterilmelidir. Böylece icra dairesinin tenfiz kapsamını aşması önlenir.

Yabancı Para Alacağı ve Faiz Türkiye’de Nasıl İcra Edilir?

Yabancı karar para alacağına hükmediyorsa tenfiz kararı yabancı hükümdeki para birimi, ana para, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihini kapsadığı ölçüde icraya esas alınır. Türk tenfiz mahkemesi yabancı kararın esasını yeniden kurup faizi keyfî olarak değiştirmez.

İcra talebinde yabancı para alacağının Türk icra hukukundaki takip biçimi ve İcra ve İflas Kanunundaki yabancı para hükümleri dikkate alınır. Hangi kur üzerinden ödeme veya talep yapılacağı, takip talebinin nasıl düzenleneceği ayrı icra hukuku meselesidir.

Yabancı kararın faiz hükmü kamu düzenine açık aykırılık itirazına konu edilmişse bu mesele tenfiz davasında m.54/c kapsamında çözülmüş olmalıdır.

İcra Emrinde Hangi Bilgiler Yer Almalıdır?

İcra emrinin dayanağı tenfiz kararı verilen yabancı ilamdır. Talep edilen ana para, faiz, masraf, yargılama gideri veya diğer edim, tenfiz hükmünün sınırlarıyla uyumlu olmalıdır. Kısmi tenfizde tenfiz edilmeyen bölüm talebe dahil edilmemelidir.

Yabancı kararın Türkçe onaylı tercümesi ve tenfiz kararı icra dosyasına uygun biçimde sunulur. Gerekli kesinleşme kayıtları veya kanun yolu durumunu gösteren belgeler de dosyaya eklenir.

İcra dairesinin yorum yapmak zorunda kalmayacağı kadar açık bir takip talebi, yabancı ilamlı takiplerde önemlidir.

Borçlu İcra Aşamasında Yabancı Davanın Esasını Tekrar Tartışabilir mi?

Hayır. Yabancı kararın tenfiz şartları tenfiz mahkemesinde incelenmiştir. Borçlu icra aşamasında yabancı mahkemenin delilleri yanlış değerlendirdiğini veya hükmün maddi hukuk bakımından hatalı olduğunu ileri sürerek tenfiz kararını yeniden yargılatamaz.

İcra aşamasındaki şikâyet ve itirazlar İcra ve İflas Kanununun ilamlı icra sınırları içinde yapılır. İcra emrinin tenfiz kapsamını aşması, ödeme yapılmış olması veya icra işleminin usule aykırılığı gibi icra hukukuna özgü konular ayrıca değerlendirilebilir.

Tenfiz davasında ileri sürülmesi gereken m.54 ve m.55 savunmaları zamanında o yargılamada yapılmalıdır.

Yurt Dışındaki Alacaklı İçin Uygulama Sırası

  1. Yabancı kararın kaynak ülkede kesinleşmiş olduğu belgelenir.
  2. MÖHUK m.53 belgeleri ve onaylı Türkçe tercümeler hazırlanır.
  3. MÖHUK m.51’e göre görevli ve yetkili Türk mahkemesinde tenfiz davası açılır.
  4. m.54 şartları ve varsa m.55 itirazları incelenir.
  5. Tenfiz kararı verildikten sonra taraflara tebliğ ve kanun yolu durumu takip edilir.
  6. m.57/2’nin durdurucu etkisi sona erdiğinde icra aşamasına geçilir.
  7. Tenfiz edilen hüküm, Türk ilamı gibi ilamlı icraya konulur.
  8. İcra talebi kısmi tenfiz veya ödeme durumuyla uyumlu hazırlanır.

Tenfiz Kararının İcrasında En Sık Hatalar

  • Yabancı mahkeme kararını tenfiz almadan doğrudan icraya vermek.
  • Tenfiz kararının kanun yolu durumunu kontrol etmemek.
  • MÖHUK m.57/2’nin yerine getirmeyi durdurduğunu gözden kaçırmak.
  • Kısmi tenfiz kararında yabancı ilamın tamamını icraya koymak.
  • Yabancı para ve faiz kalemlerini hüküm fıkrasından farklı talep etmek.
  • Tenfiz mahkemesi ile icra dairesinin görevini karıştırmak.
  • İcra aşamasında yabancı davanın esasını yeniden tartışmaya çalışmak.
  • Kararın tebliğ ve kanun yolu sürelerini güncel HMK hükümlerine göre kontrol etmemek.

Tenfiz Kararında “Kesinleşme” ile “İcra Edilebilirlik” Neden Ayrı Kontrol Edilir?

Yabancı ilamın kaynak devlette kesinleşmiş veya icra kabiliyeti kazanmış olması, MÖHUK m.50 ve m.53 bakımından tenfiz davasının ön şartları arasındadır. Buna karşılık Türk mahkemesinin verdiği tenfiz kararının kanun yolu durumu, Türkiye’deki yerine getirme aşamasını ilgilendirir. Bu iki kesinleşme katmanı aynı belgeyle ispatlanmaz. Kaynak ülke makamından alınan kesinleşme veya icra edilebilirlik belgesi yabancı kararın durumunu; Türk mahkemesinin UYAP ve tebligat kayıtları ise tenfiz kararının kanun yolu sürecini gösterir.

Uygulamada yabancı kararın üzerinde kesinleşme şerhi bulunmasına bakılarak Türk tenfiz kararının da hemen icra edilebileceği sanılmamalıdır. MÖHUK m.57/2 özel olarak tenfiz kararına karşı başvurulan kanun yolunun yerine getirmeyi durdurduğunu düzenler. Bu nedenle icra dosyası açılmadan önce yabancı kararın kesinliği ile Türk tenfiz kararının kanun yolu statüsü iki ayrı kontrol satırı hâlinde incelenmelidir.

Kanun Yolu Başvurusu Yapıldığında İcra Dosyasında Hangi Belge Aranır?

Tenfiz kararına karşı istinaf veya şartları varsa temyiz başvurusu yapıldığında, başvurunun süresinde olup olmadığı ve hangi hüküm bölümünü hedeflediği dosya kayıtlarından belirlenir. İcra aşamasında yalnız “kanun yoluna başvurduk” beyanıyla yetinilmemeli; mahkeme tevzi veya UYAP kaydı, başvuru dilekçesi, kararın tebliğ tarihi ve varsa bölge adliye mahkemesi/Yargıtay dosya bilgisi birlikte incelenmelidir. Böylece m.57/2’nin durdurucu etkisinin hangi karar ve hüküm bölümü bakımından gündemde olduğu açıklaştırılır.

Karşı taraf kanun yolu başvurusundan feragat etmişse, başvuru reddedilmişse veya kararın ilgili bölümü kesinleşmişse bunların da resmî dosya kaydıyla belirlenmesi gerekir. İcra müdürlüğüne sunulan evrakın güncel olmaması, özellikle uzun süren milletlerarası uyuşmazlıklarda gereksiz şikâyet ve takip işlemlerine yol açabilir.

Tenfiz Edilen Hüküm İcra Talebine Nasıl Aktarılır?

İcra talebinde yabancı kararın hüküm fıkrası, Türk mahkemesinin tenfiz kararındaki kabul kapsamı ve varsa kısmi ret bölümü satır satır karşılaştırılmalıdır. Ana para, faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti veya teslim yükümlülüğü ancak tenfiz edilen kapsamda takibe konulur. Yabancı kararın gerekçesinde geçen fakat hüküm fıkrasında yer almayan bir değerlendirme, tek başına yeni bir icra kalemi oluşturmaz.

Yabancı para alacağında takip talebinin para birimi ve kur seçeneği İcra ve İflas Kanununun yabancı para alacaklarına ilişkin hükümleriyle uyumlu kurulmalıdır. Faiz talebinde ise yabancı ilamın hüküm fıkrasında belirlenen oran, başlangıç tarihi ve hesaplama biçimi tenfiz kapsamıyla birlikte okunur. Tenfiz kararının yabancı ilamı aşacak şekilde yeni alacak yaratmadığı unutulmamalıdır.

Tenfiz Kararı Bozulursa Daha Önce Yapılan İşlemler Nasıl Değerlendirilir?

MÖHUK m.57/2’nin yerine getirmeyi durdurmasının temel gerekçesi, kanun yolu incelemesi sürerken geri dönüşü güç cebrî icra sonuçlarının doğmasını önlemektir. Buna rağmen usulî durum yanlış değerlendirilerek işlem yapılmışsa, icra dosyasındaki haciz, ödeme veya tahsil işlemlerinin akıbeti tenfiz kararının son durumuna ve İcra ve İflas Kanunundaki uygun başvuru yollarına göre ayrıca incelenir. İcra müdürlüğü yabancı kararın esasını tartışamaz; ancak dayanak ilamın icra kabiliyetini etkileyen yeni mahkeme kararını dosyada dikkate almak zorundadır.

Bu nedenle yabancı ilama dayalı icrada yalnız ilk tenfiz kararının örneğini saklamak yeterli değildir. İstinaf veya temyiz sonucunda verilen kararlar da icra dosyasına sunulmalı, takip talebi ve hesap gerekiyorsa yeni kararın kapsamına göre güncellenmelidir. Kanun yolu sonucunu icra dosyasına yansıtmamak, tenfiz edilen kapsamın aşılmasına ve yeni icra uyuşmazlıklarına neden olabilir.

Yurt Dışındaki Taraf Türkiye’ye Gelmeden Tenfiz ve İcrayı Takip Edebilir mi?

Usulüne uygun vekâletname düzenlendiğinde tenfiz davası, kanun yolu ve devamındaki icra işlemleri Türkiye’de avukat aracılığıyla takip edilebilir. Yabancı ülkede düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de kullanılabilmesi için belgenin düzenlendiği ülkeye ve belge türüne göre konsolosluk, apostil veya tasdik ve Türkçe tercüme şartları tamamlanır. Süreler Türkiye’ye fizikî geliş tarihini beklemez; bu nedenle karar tebliği ve kanun yolu kayıtları vekil tarafından düzenli izlenmelidir.

İcra öncesi son kontrolde tenfiz hükmünün kapsamı, tebliğ tarihi, kanun yolu durumu ve alacak hesabı birlikte doğrulanmalıdır.

İlgili İçerikler ve Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Tenfiz edilen yabancı karar nasıl icra edilir?

MÖHUK m.57/1 gereği Türk mahkemesi ilamı gibi icra edilir.

Tenfiz kararına karşı kanun yolu icrayı durdurur mu?

Evet. MÖHUK m.57/2, kanun yolunun yerine getirmeyi durduracağını düzenler.

Yabancı karar doğrudan icra dairesine verilebilir mi?

Hayır. Türkiye’de cebrî icra için önce tenfiz kararı gerekir.

Kanunda temyiz yazıyor; istinaf da uygulanır mı?

Kanun yolu güncel HMK sistemi ve genel hükümlerle birlikte uygulanır.

Kısmi tenfiz kararında tüm yabancı karar icra edilir mi?

Hayır. Yalnız tenfiz edilen hüküm bölümü icra edilir.

Tenfiz kararı kesinleşmeden takip başlatılır mı?

MÖHUK m.57/2’nin kanun yolunda yerine getirmeyi durdurucu etkisi gözetilmelidir.

Yabancı para alacağı TL’ye çevrilmek zorunda mı?

Takip biçimi ve yabancı para talebi İcra ve İflas Kanunundaki kurallara göre düzenlenir; yabancı hükmün para birimi esas alınır.

Faiz oranını Türk mahkemesi değiştirir mi?

Tenfiz mahkemesi yabancı hükmün esasını yeniden kurmaz; m.54/c kamu düzeni denetimi saklıdır.

İcra dairesi tenfiz şartlarını yeniden inceler mi?

Hayır. Tenfiz şartları mahkemece karara bağlanır.

Borç ödendiyse ne yapılır?

Ödeme tenfiz davasında m.55/2 kapsamında veya icra aşamasında uygun icra hukuku yolu ile belgelenir.

Tenfiz kararının reddine de kanun yolu var mı?

Evet. MÖHUK m.57/2 kabul veya ret kararlarını genel kanun yolu hükümlerine bağlar.

Yurt dışındaki alacaklı Türkiye’ye gelmeden icra başlatabilir mi?

Evet. Geçerli vekâletnameyle Türkiye’de avukat aracılığıyla tenfiz ve icra süreçleri yürütülebilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu içerik MÖHUK m.57 ve bağlantılı m.50-56 hükümleri esas alınarak tenfiz kararının icrası ve kanun yolunun yerine getirmeye etkisini açıklamak için hazırlanmıştır.

Tenfiz ve İcra Dosyası İçin İletişim

Son mevzuat kontrolü: 12 Eylül 2026.

Ofis Konumu

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dosyalar bu ofisten koordine edilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp