B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

TİO Hizmet Vermekten Kaçınabilir mi? Yasal Mücbir Sebep Kuralı | Yönetmelik m.6/1 (2026)

Kısa ve net cevap: Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği m.6/1 uyarınca Bakanlıktan TİO yetki belgesi alan gerçek veya tüzel kişiler, yetki belgesi kapsamında taşıma senedi/sözleşmesi yaptıkları hizmetleri hizmetin ifasını imkânsız kılan yasal mücbir sebepler dışında yapmaktan kaçınamaz. Sözleşme kurulmuş ve hizmet TİO yetkisinin kapsamındaysa, organizatör keyfî biçimde işi bırakma veya ifadan kaçınma serbestisine sahip değildir.

19 Haziran 2025 değişikliğiyle hüküm “taşıma senedi/sözleşmesi yaptıkları hizmetler” ve “hizmetin ifasını imkânsız kılan yasal mücbir sebepler” ifadeleriyle güncellenmiştir. Bu nedenle her operasyonel güçlük mücbir sebep değildir. İfanın gerçekten imkânsız hale gelmesi ile taşımanın pahalılaşması, zorlaşması veya planlanan güzergâhta gecikme yaşanması birbirinden ayrılmalıdır.

TİO hizmetten kaçınma ve mücbir sebep kuralı
Photo by Cosmin Andrei Buzamat on Unsplash

TİO Yönetmeliği m.6/1 hangi yükümlülüğü getirir?

Yönetmelik m.6/1, TİO hizmetinde süreklilik ilkesini düzenler. Bakanlıktan yetki belgesi alan kişi, yetki belgesi kapsamındaki taşıma senedi veya sözleşmeyle üstlendiği hizmeti yerine getirmek zorundadır. Düzenlemenin istisnası, hizmetin ifasını imkânsız kılan yasal mücbir sebeptir. Bu yapı, sözleşme kurulduktan sonra TİO’nun sırf ticari tercih değişikliği nedeniyle hizmeti tek taraflı bırakmasını engeller.

Hükmün uygulanabilmesi için öncelikle üstlenilmiş bir hizmet bulunmalıdır. Yönetmelik m.4/1-k, taşıma senedi/sözleşmesini gönderen ile yetki belgesi sahibi arasında akdedilen ve kullanılan taşıta, taşıtı kullanana ve mevzuatın gerektirdiği bilgilere yer veren sözleşme belgesi olarak tanımlar. Gerekli bilgileri taşıması halinde taşıma faturası, taşıma irsaliyesi veya irsaliyeli taşıma faturası da taşıma senedi yerine geçebilir.

TİO’nun hizmetten kaçınamaması, mevzuata aykırı bir emri yerine getirme zorunluluğu anlamına gelmez. Sözleşmenin konusu hukuka uygun olmalı; taşıma yetkili taşıyıcılarla ve ilgili taşıma, gümrük, kabotaj, tehlikeli madde ve diğer zorunlu kurallara uygun gerçekleştirilmelidir. Yönetmelik m.17/2, sözleşmeye Yönetmeliğe aykırı hüküm konulamayacağını ayrıca düzenler.

Taşıma senedi ve sözleşme neden belirleyicidir?

19 Haziran 2025 değişikliği, m.6/1 hükmünü taşıma senedi/sözleşmesi yapılan hizmetlerle açık biçimde ilişkilendirmiştir. Bu nedenle tarafların hangi hizmet üzerinde anlaştığını yazılı olarak belirlemesi, ifa yükümlülüğünün kapsamını tespit eder. Taşıma başlangıç ve varış yeri, yükün cinsi, miktarı, teslim zamanı, taşıma türü, özel talimatlar ve ücret gibi unsurlar mümkün olduğunca açık yazılmalıdır.

TİO’nun bir taşıma talebi hakkında yalnız fiyat teklifi vermesi ile bağlayıcı taşıma sözleşmesi kurması aynı değildir. Sözleşmenin kurulup kurulmadığı Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleriyle, tarafların beyanları ve ticari uygulamaları üzerinden belirlenir. Yönetmelikteki m.6/1 yükümlülüğü, taşıma senedi/sözleşmesiyle üstlenilmiş hizmet bakımından işler.

Taşıma senedinin ayrı önemi m.17/3’ten kaynaklanır. TİO yetki belgesi sahibi, üstlendiği eşyayı veya kargoyu taşıma senedi olmadan taşıyamaz veya taşıttıramaz. Dolayısıyla sözleşme ve operasyon kayıtları yalnız uyuşmazlık çıktığında değil, faaliyet yürütülürken bulunması gereken temel belgelerdir.

“Hizmetin ifasını imkânsız kılan yasal mücbir sebep” nasıl anlaşılır?

Yönetmelik m.6/1, sıradan bir zorluk değil, hizmetin ifasını imkânsız kılan yasal mücbir sebep arar. Mücbir sebep değerlendirmesinde olayın tarafın kontrol alanı dışında bulunması, öngörülemez veya kaçınılamaz nitelik taşıması ve sözleşmenin ifasını gerçekten engellemesi önemlidir. Ancak her olay kendiliğinden aynı sonucu doğurmaz; olay ile ifa imkânsızlığı arasında doğrudan bağ bulunmalıdır.

Bir doğal afetin belirli bir yol veya limanı kapatması, sınır kapısının hukuken geçişe kapatılması, yükün taşınmasını yasaklayan bağlayıcı bir kamu kararı veya taşımanın yapılmasını hukuken imkânsız hale getiren olağanüstü bir durum, şartları varsa mücbir sebep tartışmasına konu olabilir. Buna karşılık piyasada araç bulmanın güçleşmesi, navlun fiyatının artması, şirketin kendi organizasyon hatası veya sözleşmeye uygun kapasiteyi zamanında planlamaması tek başına m.6/1’deki imkânsızlık şartını karşılamaz.

Mücbir sebebin varlığı, hizmetin bütün unsurlarının tamamen sona erdiği anlamına da gelmeyebilir. Alternatif güzergâh, başka yetkili taşıyıcı veya farklı taşıma türüyle ifa mümkünse, TİO’nun organizasyon yükümlülüğü bu imkânlar çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. TİO tanımı zaten gerektiğinde farklı taşıma türlerinden yararlanmayı ve kombine taşımacılığı kapsar.

Taşıma engeli ile mücbir sebep aynı şey midir?

Hayır. Yönetmelik m.17/6, 2025 değişikliğiyle ulaşım altyapısı, işletme, doğal afet, meteorolojik şartlar, arıza ve kaza hali dahil olmak üzere taşıma sırasında ortaya çıkan ve taşımanın devamına engel olan beklenmeyen durumlarda Türk Ticaret Kanununun taşıma ve teslim engellerini düzenleyen hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Bu hüküm, taşıma başladıktan sonra karşılaşılan engeller için özel bir yönlendirme içerir.

M.6/1 ise daha genel olarak sözleşmeyle üstlenilen hizmetten kaçınma yasağını ve “ifayı imkânsız kılan yasal mücbir sebep” istisnasını düzenler. Taşıma engeli ortaya çıktığında ilk soru “sözleşme ortadan kalktı mı?” değil, TTK’nın taşıma ve teslim engellerine ilişkin kurallarının nasıl uygulanacağıdır. Bu ayrım, yükün geri gönderilmesi, talimat alınması, bekletilmesi veya alternatif şekilde teslimi gibi sonuçlar bakımından önem taşır.

TİO şirketlerinin sözleşmelerinde mücbir sebep maddesini taşıma engeli hükümlerini bertaraf edecek şekilde yazmaması gerekir. Yönetmelik m.17/2, Yönetmeliğe aykırı sözleşme hükmünü yasaklar. Emredici mevzuat ve TTK hükümleri sözleşmeyle geçersiz kılınamaz.

Navlun veya maliyet artışı TİO’ya işi bırakma hakkı verir mi?

Sırf maliyet artışı m.6/1 anlamında otomatik olarak “hizmetin ifasını imkânsız kılan yasal mücbir sebep” değildir. Yakıt, navlun, liman, depolama veya sigorta maliyetlerinin yükselmesi sözleşmenin ekonomik dengesini etkileyebilir; fakat TİO’nun hizmetten kaçınma yasağı bakımından belirleyici ölçüt ifanın hukuken veya fiilen imkânsız hale gelmesidir.

Ücret uyarlaması veya ek maliyet talebi ayrı bir sözleşme hukuku meselesidir. Taraflar fiyat revizyonu, bekleme ücreti, demuraj, kur farkı veya olağanüstü maliyet değişikliği hükümleri kararlaştırabilir. Bu hükümler açık, ölçülebilir ve uygulanacak hukukla uyumlu olmalıdır. Ancak fiyat konusunda uyuşmazlık çıkması, TİO’nun yükü sahipsiz bırakmasına veya taşıma senediyle üstlendiği organizasyonu hiçbir prosedür uygulamadan durdurmasına yetki vermez.

Taşıma gecikirse TİO hangi adımları atmalıdır?

Gecikmenin sebebi tespit edilmeli, taşıyıcıdan belgeli bilgi alınmalı ve gönderen veya sözleşme muhatabı gecikmenin niteliği hakkında zamanında bilgilendirilmelidir. Taşımanın devamına fiilen engel varsa m.17/6 nedeniyle TTK’nın taşıma ve teslim engeli hükümleri uygulanır. Yükün niteliği bozulabilir veya tehlikeli ise karar süreci ayrıca hızlandırılmalıdır.

TİO, yalnız “taşıyıcı gecikti” savunmasına dayanamaz. Yönetmelik m.17/4, TİO’yu teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar yükün kaybı, zayii, hasarı, çalınması, güvenliği, muhafazası, korunması ve taşınması bakımından sorumlu tutar. Organizatörün fiilen başka taşıyıcı kullanması, müşteri karşısındaki düzenleyici sorumluluk rejimini ortadan kaldırmaz.

Her gecikme dosyasında taşıma senedi, taşıyıcı talimatları, GPS veya terminal kayıtları, e-posta yazışmaları, hasar veya kaza tutanakları ve müşteriye yapılan bildirimler saklanmalıdır. Bu kayıtlar hem denetimde hem tazminat uyuşmazlığında önem taşır.

TİO’nun hizmet sürekliliği sorumluluk rejimiyle nasıl bağlantılıdır?

TİO, Yönetmelikte taşımacı kabul edilen ve kendi nam ve hesabına taşıma yaptıran organizatördür. Bu nedenle m.6’daki hizmet sürekliliği, m.17’deki genel sorumluluk ve m.19’daki sigorta yükümlülüğü birlikte değerlendirilmelidir. TİO işi üstlendiğinde yalnız taşıyıcı bulmayı değil, taşımanın hukuka uygun şekilde sonuçlandırılmasını da taahhüt eder.

M.19/1 uyarınca TİO yetki belgesi sahibi, organize ve taahhüt ettiği taşımadan doğan sorumluluklar için taşıyıcı sorumluluk sigortası yaptırmak veya yapmak zorundadır. Sigorta bulunması, m.6 ve m.17 yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz; sigorta, doğan sorumluluk riskinin teminat yapısına ilişkindir.

Ayrıca m.17/9, yük taşımalarının kanunlara, kararnamelere, yönetmeliklere ve Türkiye’nin taraf olduğu anlaşma ve sözleşmelere uygun yürütülmesinden TİO’yu sorumlu tutar. Bu nedenle mücbir sebep gerekçesiyle hukuka aykırı bir alternatif taşıma modeli seçilemez.

Mücbir sebep ve hizmet engeli nasıl ispatlanmalıdır?

Mücbir sebep iddiası soyut ifadelerle değil somut belgelerle desteklenmelidir. Yol kapama kararı, liman bildirimi, resmi meteorolojik uyarı, kamu otoritesinin yasak kararı, kaza tutanağı, teknik arıza kaydı veya taşımanın neden imkânsız hale geldiğini gösteren diğer kayıtlar dosyada tutulmalıdır. Olayın başlangıç ve bitiş zamanı ayrıca önem taşır.

TİO’nun müşteriye yaptığı bildirim de tarihli olmalıdır. Bildirimde olay, etkilenen taşıma, yükün mevcut konumu, alınan koruma tedbirleri, varsa alternatif güzergâh ve talimat ihtiyacı açık biçimde gösterilmelidir. Böylece sonradan “iş keyfî olarak bırakıldı” iddiasına karşı somut işlem zinciri ortaya konulur.

Taşıyıcının kendi iç yazışması tek başına yeterli görülmemelidir. TİO, sözleşme muhatabı olarak bağımsız biçimde olayın etkisini değerlendirmeli ve gerekli kararları kayıt altına almalıdır.

TİO sözleşmelerinde hangi hükümler açık yazılmalıdır?

Taşıma konusu, güzergâh, teslim yeri, taşıma türü, ücret, ödeme, yükün özellikleri, sigorta, taşıma engeli, talimat, bekleme, teslim prosedürü ve mücbir sebep hükümleri açık olmalıdır. “Her türlü gecikmede TİO sorumsuzdur” gibi genel hükümler Yönetmelikteki sorumluluk sistemini bertaraf etmez. M.17/2 uyarınca sözleşmeye Yönetmeliğe aykırı hüküm konulamaz.

Şirket ayrıca her operasyon için yetkili taşıyıcı kontrolü yapmalıdır. M.17/5, C1 ve K2 yetki belgesi sahiplerine taşıma yaptırılmasını açıkça yasaklar. Yabancı plakalı araçların Türkiye içindeki iki nokta arasında kullanılması ve yabancı bayraklı gemilerin Türkiye limanları arasındaki taşımalarda kullanılması da m.17/14-15’te yasaklanmıştır.

Hizmet sürekliliği, mevzuata aykırı taşıma yapma zorunluluğu değildir. Doğru yaklaşım; işi üstlenmeden önce kapasite ve hukuki uygunluğu kontrol etmek, sözleşme kurulduktan sonra da ancak kanunun tanıdığı gerçek engeller çerçevesinde işlem yapmaktır.

Resmî kaynaklar ve site içi bağlantılar

Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği güncel metni, UHDGM Yönetmelikler ve UHDGM Kanunlar sayfaları kullanılmalıdır.

Sık sorulan sorular

TİO sözleşme yaptıktan sonra işi reddedebilir mi?

M.6/1 uyarınca, hizmetin ifasını imkânsız kılan yasal mücbir sebep dışında sözleşmeyle üstlendiği hizmeti yapmaktan kaçınamaz.

Araç bulunamaması mücbir sebep midir?

Araç bulunamaması tek başına otomatik mücbir sebep değildir. M.6/1, hizmetin ifasını imkânsız kılan yasal mücbir sebep arar; şirketin kapasite planlama sorunu bu ölçütle aynı değildir.

Yakıt fiyatının artması işi bırakma hakkı verir mi?

Sırf maliyet artışı m.6/1’deki ifa imkânsızlığı değildir. Ücret uyarlaması varsa sözleşme hükümleri ayrıca uygulanır.

Doğal afet olursa taşıma sözleşmesi otomatik sona erer mi?

Hayır. Olayın taşıma üzerindeki etkisi ve TTK’nın taşıma/teslim engelleri hükümleri değerlendirilir; otomatik sona erme sonucu Yönetmelikten çıkmaz.

Taşıma sırasında yol kapanırsa hangi hüküm uygulanır?

M.17/6 uyarınca taşımanın devamına engel beklenmeyen durumlarda Türk Ticaret Kanununun taşıma ve teslim engellerine ilişkin hükümleri uygulanır.

Mücbir sebep sözleşmede yazılmasa da uygulanabilir mi?

Yasal mücbir sebep ve uygulanacak kanun hükümleri sözleşmenin metniyle sınırlı değildir; ancak sözleşmede açık düzenleme bulunması ispat ve operasyon yönetimini kolaylaştırır.

TİO müşteriyi bilgilendirmek zorunda mı?

Taşıma ilişkisinden doğan sözleşme ve TTK yükümlülükleri gereği olayın niteliğine göre bilgi ve talimat süreci işletilmelidir; ayrıca Yönetmelik m.17’deki sorumluluklar devam eder.

TİO taşıyıcının hatasından tamamen kurtulur mu?

Hayır. TİO, Yönetmelik m.17/4 kapsamında teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar yükün korunması ve taşınması bakımından düzenleyici sorumluluk altındadır.

TİO sorumluluk sigortası bu riski kaldırır mı?

Sigorta sorumluluğu ortadan kaldırmaz; m.19 uyarınca zorunlu teminat düzenidir.

Sözleşmeye “TİO her zaman hizmeti iptal edebilir” yazılabilir mi?

Yönetmelik m.17/2 uyarınca sözleşmeye Yönetmeliğe aykırı hüküm konulamaz; m.6/1’deki hizmetten kaçınma yasağı sözleşmeyle bertaraf edilemez.

Avukat değerlendirmesi

TİO şirketleri m.6/1’i bir “müşteri kabul zorunluluğu” şeklinde değil, sözleşmeyle üstlenilen hizmetin keyfî biçimde bırakılmasını yasaklayan süreklilik hükmü olarak uygulamalıdır. Mücbir sebep iddiası ifayı gerçekten imkânsız kılan olaya ve somut belgelere dayanmalı; taşıma başladıktan sonraki engellerde m.17/6 ve TTK taşıma/teslim engeli hükümleri ayrıca işletilmelidir.

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp