B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Türkçe Bilmeyen Tanık İçin Tercüman Talep Dilekçesi | HMK 263

Kısa ve net cevap: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 263/1. maddesine göre Türkçe bilmeyen tanık tercümanla dinlenir. Tanığı gösteren taraf, tanığın kimliğini, daha önce sunulan tanık listesindeki yerini, konuştuğu dili ve dinleme gününü belirterek mahkemeden uygun tercümanın hazır edilmesini istemelidir. Tanığın yabancı uyruklu olması tek başına yeterli açıklama değildir; önemli olan duruşmadaki soruları ve anlatımını Türkçe üzerinden sağlıklı biçimde sürdürememesidir.

Bu rehber ve Word dilekçesi, hukuk davasında dinlenecek tanık için hazırlanmıştır. Yabancı dilde düzenlenen yazılı bir belgenin tercümesi farklı bir delil işlemidir. O konuda yabancı resmî belgenin tercümesi ve mahkemeye sunulması açıklamasına bakılmalıdır. Buradaki başvuru, tanığın sözlü anlatımının ve kendisine yöneltilen soruların doğru anlaşılmasını sağlamaya yöneliktir.

Türkçe bilmeyen tanığın tercümanla dinlenmesi için hazırlanmış duruşma masası
Tercüman ihtiyacı dinleme gününden önce bildirilerek tanığın kendi bilgisiyle açıklama yapması sağlanır.

HMK 263 hangi durumda uygulanır?

HMK 263/1’in uygulama koşulu, tanığın Türkçe bilmemesidir. Kanun bu durumda tercümanla dinlemeyi düzenler. Dilekçede tanığın uyruğunu yazıp bırakmak yerine bildiği dilin ve tercüman ihtiyacının açıklanması gerekir. Aynı ülkeden gelen iki kişinin dil bilgisi aynı olmayabilir. Tanığın günlük hayatta birkaç Türkçe cümle kurması da uyuşmazlığın ayrıntılarını, zaman ilişkisini veya kendisine yöneltilen açıklama sorularını eksiksiz anlayabildiğini tek başına göstermez.

Başvurunun merkezinde tanığın kendi gözlemini mahkemeye aktarabilmesi bulunmalıdır. Tarafın tercih ettiği anlatımın tercüman aracılığıyla tanığa söyletilmesi, bu düzenlemenin amacı değildir. Tanığın gördüğü, duyduğu veya doğrudan bildiği olay açıklanır; çeviri bu bilginin iki dil arasında aktarılmasına hizmet eder. Dilekçeye hazırlanmış cevap metinleri eklemek yerine, dinlenecek olayın sınırı ve gerekli dil desteği gösterilir.

Dayanak hüküm, Adalet Bakanlığının yayımladığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu metninde yer alır. Güncel düzenleme ayrıca UYAP Mevzuat sisteminde 6100 sayılı Kanun üzerinden kontrol edilmelidir. Bu yazıda tanık dinleme işlemi bakımından 240, 243, 244, 261 ve 263. maddeler birlikte esas alınmıştır.

Tanığın kimliği ve dili nasıl açıklanmalı?

Talepte tanığın adı ve soyadı, dosyaya sunulan tanık listesinin tarihi ve varsa sıra numarası bulunmalıdır. Böylece tercüman ihtiyacının daha önce bildirilen hangi kişiye ait olduğu anlaşılır. Birden fazla yabancı dil konuşan tanık bulunan dosyada her tanığın dili ayrı gösterilir. Tek tercümanın bütün tanıklara yeterli olacağı, dillerin ve dinleme sırasının uygunluğu değerlendirilmeden kabul edilmemelidir.

Dil bilgisi mümkün olduğunca somut yazılır. Yalnız “yabancı dil biliyor” veya “tercüman gerekiyor” denmesi, uygun kişinin görevlendirilmesini zorlaştırır. Tanığın anlayıp kendini ifade edebildiği dil açıkça belirtilir. Lehçe farkı iletişimi etkiliyorsa bu husus da açıklanır. Bu bilgi, başvuruyu yapan kişinin tahminine değil tanığın gerçek iletişim ihtiyacına dayanmalıdır. Dil desteğinin türü yanlış belirlenirse duruşmaya bir tercüman gelmiş olsa bile dinleme amacına ulaşılamaz.

Tanığın Türkiye’de bulunduğu adres, çağrılacağı yer ve dinleme tarihi ayrıca kontrol edilir. Tercüman talebi, yanlış tanık adresini düzeltmiş sayılmaz. HMK 240/3’teki adres tamamlama süresi verilmişse o ara karar ayrı olarak yerine getirilir. Adres eksikliği ile dil ihtiyacı tek dilekçede açıklansa bile iki ayrı talep olduğu sonuç bölümünde anlaşılmalıdır.

Tercüman talebi yeni tanık listesi yerine geçer mi?

Hayır. HMK 240/2, tanık listesinin içeriğini ve ikinci liste verilmesi yasağını düzenler. Mevcut tanık için tercüman istenmesi, daha önce listeye alınmamış başka bir kişiyi dolaylı olarak tanık hâline getirme yolu değildir. Dilekçe “listemizdeki şu tanığın tercümanla dinlenmesi” biçiminde kurulmalıdır. Tanığın dinleneceği vakıa da dosyada daha önce ileri sürülen olayla ilişkilendirilmelidir.

Henüz tanık listesi hazırlayan taraf, tanık listesi sunma dilekçesi içindeki kimlik, adres ve vakıa bağlantısını esas almalıdır. Tercüman ihtiyacının erken bilinmesi hâlinde listede de belirtilmesi, mahkemenin duruşmayı planlamasına yardımcı olur. Ancak listeye bir not eklemek, mahkemenin verdiği ayrı avans veya belge sunma ara kararlarını yerine getirme yükümlülüğünü kaldırmaz.

HMK 243’te tanıkların çağrılması ve belirli koşullarda hazır bulundurulması düzenlenmiştir. Tercüman başvurusu yapıldığı için tanığın kendiliğinden çağrıldığını düşünmek doğru değildir. Dosyada tanığa davetiye çıkarılıp çıkarılmadığı ve dinleme gününün belirlenip belirlenmediği kontrol edilir. Henüz dinleme günü bulunmuyorsa dilekçede tarih uydurulmaz; atanacak gün için tercüman ihtiyacının şimdiden bildirilmesi istenir.

Dosyadaki tanık için tercüman görevlendirilmesi örneği

Aşağıdaki örnek, usulüne uygun olarak bildirilmiş ve Türkiye’de dinlenecek tanık için düzenlenmiştir. Davacı veya davalı sıfatından dosyanıza uyanı seçin. Tanığın dili, önceki liste tarihi ve duruşma günü gerçek kayıtlardan alınmalıdır. Mahkeme henüz tarih belirlememişse örnekteki kesin tarih alanı buna uygun açıklamayla değiştirilmelidir.

[YER] [NUMARA] [GÖREVLİ HUKUK MAHKEMESİ]NE

DOSYA NO: [Esas numarası]

TALEPTE BULUNAN: [Davacı/davalı, ad soyad veya unvan, adres]

KARŞI TARAF: [Dosyadaki ad soyad veya unvan]

KONU: Türkçe bilmeyen tanık [ad soyad] için HMK 263/1 uyarınca tercüman görevlendirilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Mahkemenizin yukarıda numarası belirtilen dosyasına sunduğum [tarih] tarihli tanık listesinde [sıra] numarayla gösterilen [ad soyad], [tanıklık edeceği somut vakıa] hakkında dinlenecektir. Tanığın dosyadaki kimlik ve adres bilgileri [liste veya güncel bildirim tarihi] tarihli belgemizde yer almaktadır.

2. Tanık Türkçe bilmemekte; soruları anlayıp kendi bilgisine dayalı açıklamalarını [dil, gerekiyorsa iletişimi etkileyen lehçe bilgisi] dilinde yapabilmektedir. Bu nedenle dinlemenin HMK 263/1 gereğince tercüman aracılığıyla gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

3. Tanığın dinlenmesi için [gün ve saat] belirlenmiştir. Dinleme işleminin sağlıklı yürütülmesi amacıyla belirtilen dilde çeviri yapabilecek tercümanın mahkemenizce görevlendirilmesini ve duruşmada hazır edilmesini istiyorum. [Henüz gün belirlenmemişse mevcut duruma uygun açıklama yazılır.]

4. Talebim yeni bir tanık bildirilmesine değil, dosyada gösterilmiş tanığın dil desteğiyle dinlenmesine ilişkindir. Tercüman gideri için yatırılması gereken ek avans bulunuyorsa miktarın, ödeme bilgilerinin ve sürenin tarafıma bildirilmesini talep ediyorum.

HUKUKİ NEDENLER: HMK 240, 243, 244, 261, 263, 324 ve ilgili hükümler.

DELİLLER: Dosyadaki tanık listesi, duruşma günü ve tanık dinlenmesine ilişkin ara karar, varsa tanığın dil ihtiyacını açıklayan ekli kayıtlar.

SONUÇ VE İSTEM: Tanık [ad soyad] için [dil] dilinde tercüman görevlendirilmesine, dinleme günü tercümanın hazır edilmesine ve gerekli görülürse ek delil avansının miktarı ile yatırılma süresinin bildirilmesine karar verilmesini arz ederim.

Tarih: [Gün/ay/yıl]
Talepte bulunan: [Ad soyad]
İmza

EKLER: [Yalnız fiilen eklenen belgelerin adları ve tarihleri; dosyada mevcut belgelere açıklamalarda atıf yapılır.]

Tercüman talep dilekçesini Word olarak indir

Düzenlenebilir Word dosyasını indirerek mahkeme, dosya, tanık ve dil bilgilerini doldurun. Mevcut tanık listesinin tarihini ve dinleme gününü dosyadan kontrol edin. Henüz verilmemiş bir ara kararı varmış gibi yazmayın. Gereksiz seçenekleri silin, gerçek ekleri listeleyin ve dilekçeyi tarih ile imza bölümünü tamamladıktan sonra sunun.

Word dilekçeyi indir (.docx)

Tercüman ihtiyacı ne zaman bildirilmelidir?

HMK 263, tercüman talebinin mutlaka belirli sayıda gün önce yapılacağına ilişkin ayrı bir süre koymaz. Buna rağmen bilinen dil ihtiyacının duruşma sabahına bırakılması, tercümanın bulunması ve dinlemenin aynı gün yapılması bakımından sorun yaratır. Tanığın dili öğrenildiğinde ve dinleneceği dosya belli olduğunda başvuru yapılması, mahkemenin görevlendirme ve gider işlemlerini önceden düzenlemesini sağlar.

HMK 243/2’de tanığa davetiyenin duruşmadan en az bir hafta önce tebliği kuralı ve acele hâller için istisna yer alır. Bu hüküm tercüman dilekçesi için ayrıca getirilmiş bir haftalık başvuru süresi değildir. Davetiye süresi ile tercüman ihtiyacını bildirme zamanını birbirine karıştırmamak gerekir. Dilekçede yaklaşan duruşma günü varsa tarih açıkça yazılır; mahkemenin verdiği daha özel ara karar da ayrıca izlenir.

Başvuru sonrasında yalnız evrakın dosyaya girmiş olması yeterli takip sayılmaz. Mahkemenin tercüman konusunda karar verip vermediği, ek avans isteyip istemediği ve dil bilgisini yeterli bulup bulmadığı kontrol edilir. Tanık dinleme günü değişirse tercüman hazırlığının yeni günle uyumu da gözden geçirilir. Eski duruşma tarihine dayanan dilekçenin, değişen planı otomatik olarak düzelttiği varsayılmaz.

Tercüman gideri ve delil avansı nasıl ele alınır?

HMK 324/1’e göre taraf, yerine getirilmesini istediği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmakla yükümlüdür. Aynı delili iki taraf birlikte istemişse gereken gider yarı yarıya avans olarak ödenir. Tanığın tercümanla dinlenmesi için mahkeme bir avans belirlediğinde ödeme, ara karardaki tutar ve süreye göre yapılır. Kanunda bulunmayan sabit bir tercüman bedeli dilekçeye yazılmaz.

HMK 324/2’de bir tarafın avansı yatırmaması hâlinde diğer tarafın yatırabilmesi, aksi durumda delilin yerine getirilmesinden vazgeçilmiş sayılma sonucu düzenlenmiştir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemediği işler hakkındaki hükümler ise üçüncü fıkrada saklı tutulur. Bu nedenle avans yazısının süresi ve kapsamı dikkatle okunmalı; “tercüman zorunlu olduğu için ödeme talebini izlemeye gerek yok” düşüncesiyle ara karar cevapsız bırakılmamalıdır.

Avansın başlangıçta kim tarafından yatırılacağı ile yargılama sonunda giderin kime yükletileceği farklı meselelerdir. HMK 326, kanuni istisnalar dışında giderlerin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasını ve kısmi haklılıkta paylaştırılmasını düzenler. Başlangıçta ödeme yapan kişinin bu gideri her durumda nihai olarak taşıyacağı söylenemez. Aynı şekilde tercüman talebinde bulunan tarafın hiçbir koşulda masraf ödemeyeceği de ileri sürülemez.

Tercümanla dinleme sırasında hangi ayrımlar önemlidir?

HMK 261/2 uyarınca tanık bildiklerini sözlü olarak açıklar. Tercüman, bu açıklamayı çevirir; olayın tanığı hâline gelmez ve tanığın bilmediği bilgileri tamamlamaz. Tanığın “bilmiyorum”, “görmedim” veya tarih konusunda emin olmadığını bildiren sözleri de anlatımın parçasıdır. Çevirinin, belirsiz bir gözlemi kesin bir olaya dönüştürmemesi gerekir. Tarafın kendi yorumunu tanığın açıklamasına eklemesiyle delilin içeriği değiştirilemez.

HMK 261/3, hâkimin tanığın sözünü bitirmesinden sonra açıklama veya tamamlama amacıyla soru sorabilmesini düzenler. Dil desteğinin yalnız ilk anlatıma değil bu sorulara ve cevaplara da elverişli olması gerekir. Sorunun çevrilmediği veya yanıtın eksik aktarıldığı fark edildiğinde, somut sorun mahkemeye bildirilir. Yalnız “tercüme yanlış” demek yerine hangi cümle veya olay ilişkisinde problem görüldüğü belirtilir.

Aynı maddenin beşinci fıkrasında tanığın sözlerinin tutanağa yazılıp önünde okunması ve altının imzalatılması düzenlenir. Türkçe bilmeyen tanık bakımından dil desteği, tutanakla kendi anlatımı arasındaki bağın anlaşılmasında da önem taşır. Tutanakta tarih, kişi veya olay sırası yanlış görünüyorsa mesele dinleme sırasında açıklığa kavuşturulmalıdır. Önceden hazırlanmış bir tercüme metni, duruşmada gerçekten söylenenlerin yerine geçirilmemelidir.

Bir yakını çeviri yapmaya getirilebilir mi?

Tarafın yabancı dil bilen bir yakınının duruşmaya gelmesi, o kişinin mahkemece tercüman olarak kabul edildiği anlamına gelmez. Talep, görevlendirmenin mahkeme tarafından yapılmasına yöneltilmelidir. Belirli bir kişi öneriliyorsa kimliği, dil yeterliliği ve taraflarla ilişkisi açıkça belirtilir. Mahkemece görevlendirme yapılmadan, bu kişinin tanığın cevaplarını taraf adına aktarmasıyla usulüne uygun tercümanlı dinleme sağlanmış olmaz.

Tanık, tercüman ve taraf sıfatları birbirinden ayrılmalıdır. Aynı olay hakkında kendi gözlemini anlatacak kişi ile başka bir tanığın sözlerini çevirecek kişinin rollerinin karışması, tutanağın kime ait bilgiyi içerdiğini belirsizleştirir. Dilekçede tercümanın bir tanık gibi gösterilmesi veya tanığın yerine açıklama yapmasının istenmesi doğru değildir. İhtiyaç, belli bir dilde tarafsız ve anlaşılır çeviri yapılmasıdır.

Tanık başka şehirdeyse veya işaret dili gerekiyorsa

Tanığın farklı bir yargı çevresinde bulunması, tercüman ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Dosyada istinabe yoluyla dinleme kararı verilmişse dil ihtiyacı bu dinleme işlemini yürütecek mahkemeye iletilen bilgilerde de açık olmalıdır. Dinleme yeri ve tercümanın hangi duruşmada bulunacağı birlikte belirlenir. Yer bakımından başvuru için tanığın istinabe yoluyla dinlenmesi dilekçesi ayrı usulü açıklar.

HMK 263/2’de işitme ve konuşma engeli bulunan tanık bakımından kanunda tanımlanan özel durum düzenlenir. Okuma yazma bilen kişiye soruların yazılı bildirilmesi ve cevapların yazdırılması; okuma yazma bilmeyen kişinin ise işaret dilini anlayan bilirkişi yardımıyla dinlenmesi öngörülür. Bu durum yabancı dil tercümesiyle aynı ihtiyaç değildir. Başvuruda kişinin gerçek iletişim biçimi açıklanmalı ve uygun destek istenmelidir.

Bu örnek Türkiye’de bir hukuk davasındaki tanık dinleme işlemine yöneliktir. Yurt dışındaki bir kişinin bulunduğu ülkede dinlenmesi, uluslararası adli yardımlaşmanın ayrıca incelenmesini gerektirir. Ceza yargılamasında şüpheli veya sanığa tercüman sağlanması da farklı sıfat ve kanun hükümleriyle ilişkilidir. Sadece başlığı değiştirerek aynı dilekçeyi bütün bu işlemlere uygulamak, görevli merciyi ve talebin dayanağını yanlış belirlemeye yol açar.

Başvurudan önce son dosya kontrolü

Son kontrolde mahkeme ve dosya numarası, tanığın listede bulunduğu kayıt, konuştuğu dil, dinleme tarihi ve avans durumu birlikte gözden geçirilir. Tanık başka bir dosyada da dinlenecekse bir dosyaya verilen tercüman dilekçesinin diğerine de etki edeceği düşünülmez. Her talep ilgili dosyada kayıt altına alınmalıdır. Dilekçenin tarihli bir örneği ve teslim kaydı saklanarak sonradan verilen ara kararlarla birlikte takip edilir.

Ekler yalnız gerçekten sunulan belgelerden oluşmalıdır. Dosyada zaten bulunan tanık listesine tarih ve sıra numarasıyla atıf yapılabilir. Tanığın özel yaşamına ilişkin, dil ihtiyacını veya dinleme işlemini açıklamayan gereksiz kayıtlar eklenmemelidir. Metin tamamlandığında boş seçenekler çıkarılır; gerçek dosyada bulunmayan bir duruşma tarihi veya mahkeme kararı bırakılmaz. Böylece kısa talep bölümü ile ayrıntılı açıklamalar aynı işleme yönelir.

Sık sorulan sorular

Türkçe bilmeyen tanık hukuk mahkemesinde dinlenebilir mi?

Evet. HMK 263/1 uyarınca tercümanla dinlenir. Dil ihtiyacı, tanığın kimliği ve konuştuğu dil belirtilerek mahkemeye bildirilmelidir.

Yabancı vatandaşlık tercüman için tek başına yeterli midir?

Hükmün ölçütü vatandaşlık değil Türkçe bilmeme durumudur. Başvuruda tanığın gerçek dil ve iletişim ihtiyacı açıklanmalıdır.

Tercüman talebini duruşmadan bir hafta önce yapmak zorunlu mu?

HMK 263 böyle bir özel süre koymaz. HMK 243’teki bir haftalık kural tanık davetiyesine ilişkindir. Bilinen ihtiyaç, hazırlık yapılabilmesi için gecikmeden bildirilmelidir.

Tercüman için delil avansı istenebilir mi?

Mahkemenin HMK 324 kapsamında belirlediği avans, verilen kesin sürede yatırılmalıdır. Tutar ve ödeme bilgileri dosyadaki ara karardan alınır.

Tercüman dilekçesiyle yeni bir tanık eklenebilir mi?

Bu başvuru tanık listesi kurallarını değiştirmez. HMK 240 kapsamındaki liste ve ikinci liste yasağı ayrıca dikkate alınır.

Word örneği noter tercümanı için kullanılabilir mi?

Hayır. Örnek hukuk davasındaki tanığın dinlenmesine yöneliktir. Noter işlemi, yabancı belgenin tercümesi ve ceza yargılaması kendi düzenlemeleriyle ele alınmalıdır.

Resmî kaynaklar ve mevzuat kontrolü

Kaynaklar: Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat sistemindeki 6100 sayılı Kanun ve Bakanlığın HMK metni. İlgili hükümler: HMK 240, 243, 244, 261, 263, 324 ve 326. Güncel metin kontrol tarihi: 28 Eylül 2026. Dilekçedeki kişisel bilgiler ve olay açıklamaları gerçek dosya kayıtlarıyla tamamlanmalıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp