B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Uluslararası Demiryolu Yük Davasında Hangi Mahkeme Yetkili? CIM 46

Kısa ve net cevap: CIM’e dayanan uluslararası demiryolu taşıma davası, tarafların anlaşmayla belirlediği üye devlet mahkemelerinde veya CIM m.46/1’de sayılan bağlantıların bulunduğu devletin mahkemelerinde açılır. Bu bağlantılar; davalının yerleşim yeri, mutat meskeni, esas işyeri, taşıma sözleşmesini kuran şube veya acente ile malların taşıyıcıya teslim edildiği yer ya da sözleşmede belirlenen teslim yeridir. Davacının Türk olması veya avukatının Mersin’de bulunması tek başına yetki oluşturmaz. Aynı taraflar arasında aynı sebeple daha önce açılmış dava veya verilmiş karar varsa m.46/2 ayrıca incelenir.

Bu rehberin konusu, yük kaybı, hasarı veya gecikmesi için hangi devletin mahkemelerine başvurulabileceğidir. Kimin dava açacağı, hangi taşıyıcının davalı olacağı ve seçilen devlet içinde hangi mahkemenin görevli olduğu ayrı sorulardır. Dava açmadan önce bu dört kontrolün tamamlanması gerekir. Yanlış yargı yeri seçimi yalnız ulaşım veya tercüme masrafını artırmaz; sürelerin korunması ve alınacak kararın uygulanması bakımından da sorun doğurur.

Uluslararası demiryolu yük davasında CIM 46 uyarınca mahkeme yetkisinin belirlenmesi
Yetki incelemesinde ticari müşteri adresiyle taşıma sözleşmesindeki teslim noktaları ayrı tutulur.

Önce uyuşmazlığın CIM kapsamında olduğu belirlenir

CIM m.46, bu yeknesak kurallara dayanan davaları düzenler. Yükün bir bölümünün trenle taşınması, bütün lojistik uyuşmazlıkların otomatik olarak aynı yetki maddesine tabi olduğunu göstermez. Teslim alma ve teslim yerleri, sözleşmenin tekliği, ilgili devlet bağlantıları ve tamamlayıcı taşıma aşamaları CIM m.1 üzerinden incelenir. CIM uygulama alanı rehberi bu başlangıç incelemesini açıklar. Taşıma sözleşmesinin kapsamı belirlenmeden bir mahkeme adı yazılması doğru değildir.

Satış, sigorta, bağımsız depo hizmeti ve taşıma komisyonculuğu ilişkileri aynı yükü ilgilendirebilir. Ancak bu sözleşmelerin tarafları ve yetki düzenlemeleri farklıdır. Satıcıya karşı ayıplı mal talebinin görüleceği yerle taşıyıcıya karşı yük hasarı davasının yeri kendiliğinden aynı olmaz. Hangi borcun ihlal edildiği ve talebin hangi sözleşmeye dayandığı açıkça belirtilmelidir. Talebin adını değiştirerek gerçek taşıma ilişkisinin bütün özel hükümlerinden kaçınılabileceği de varsayılmamalıdır.

Yetki anlaşması hangi mahkemeyi belirler?

CIM m.46/1, tarafların anlaşmayla belirlediği üye devlet mahkemelerini ilk seçenek olarak sayar. Anlaşmanın hangi taraflar arasında ve hangi taşıma için yapıldığı belirlenmelidir. Genel şartlarda bir yargı yeri kaydı bulunması, kaydın sözleşmeye dahil edildiğinin her durumda kesin kanıtı değildir. Teklif, kabul, sözleşme eki ve yürürlükteki genel şart sürümü birlikte okunur. Başka müşteri veya önceki sevkiyat için kullanılan metin, yeni sözleşmenin otomatik parçası sayılmaz.

Seçilen mahkemenin bulunduğu devletin ilgili statüsü işlem tarihi bakımından doğrulanmalıdır. Maddede anlaşmayla seçilen mahkemeler için kullanılan üye devlet şartı gözden kaçırılmamalıdır. Sadece sözleşmede bir şehir yazması, bütün uluslararası ve ulusal geçerlilik kontrollerini sonuçlandırmaz. Kaydın mahkeme seçimi mi, uygulanacak hukuk seçimi mi yoksa tahkim şartı mı olduğu da ayrılır. Bir ülkenin hukukunun uygulanmasının kararlaştırılması, o ülke mahkemelerinin ayrıca seçildiği anlamına gelmez.

Madde, anlaşmayla belirlenen mahkemelerin yanında kendi saydığı bağlantıları da düzenler. Bu nedenle bir yetki kaydının bulunmasından, kanuni seçeneklerin mutlaka tümünün ortadan kalktığı sonucu çıkarılmamalıdır. Kaydın kapsamı ve CIM m.5’in emredici yapısıyla ilişkisi incelenir. Bu yazı her genel şart kaydını geçerli veya geçersiz ilan etmez; hangi kaydın hangi talebe uygulanacağının somut belgeler üzerinden belirlenmesini esas alır.

Davalının yerleşim yeri, mutat meskeni ve esas işyeri

CIM m.46/1-a, davalının yerleşim yeri veya mutat meskeni ile esas işyerinin bulunduğu devleti yetki bağlantısı olarak sayar. Önce doğru davalının kim olduğu belirlenmelidir. Ticari marka, bağlı şirket, şube ve ayrı tüzel kişi birbirinin yerine kullanılamaz. Bir grubun Türkiye’de şirketinin bulunması, başka ülkedeki ayrı taşıyıcının esas işyerinin Türkiye’de olduğu anlamına gelmez. Şirket kimliği ve ilgili adres sicil ve sözleşme belgeleriyle doğrulanır.

CIM 45 uyarınca doğru taşıyıcının seçilmesi, yetki incelemesinden önce gelir. İlk, son veya olayın gerçekleştiği bölümü yapan taşıyıcılardan hangisine başvurulduğu yetki bağlantısını etkileyebilir. Bir kişiye karşı mevcut bağlantı, başka davalı bakımından hiçbir inceleme yapılmadan kullanılamaz. Birden fazla davalıyla dava kurulacaksa her kişinin sıfatı ve mahkemeyle ilişkisi ayrıca açıklanmalıdır.

İnternet sitesindeki iletişim adresi yararlı bir başlangıç kaydıdır; fakat tek başına şirketin hukuki yerleşim veya esas işyerini her durumda belirlemez. Fatura adresi, sicil adresi ve operasyon tesisi farklı olabilir. Hangi adrese hangi hukuki sonuç bağlandığı belirtilir. Mahkeme seçimi, yalnız belgelerin birinde Türkiye adresi görülmesine dayandırılmamalıdır. Adresin davalıyla gerçek ve kanuni bağlantısı gösterilmelidir.

Sözleşmeyi kuran şube veya acente bağlantısı

M.46/1-a, taşıma sözleşmesini kuran şube veya acentenin bulunduğu yeri de sayar. Buradaki ayırıcı unsur, herhangi bir şubenin varlığı değil, ilgili taşıma sözleşmesinin o birim tarafından kurulmasıdır. Yük takibi yapan müşteri hizmetleri, yalnız tahsilat yapan kuruluş veya sonradan hasar yazışmasını yürüten ofis her durumda sözleşmeyi kuran birim değildir. Teklif ve kabul sürecinin hangi kişi üzerinden gerçekleştiği araştırılır.

Acente sıfatı iddiası sözleşmesel ve temsil belgeleriyle desteklenmelidir. Aynı logoyu kullanmak veya bir taşıyıcının hizmetini pazarlamak, her işletmenin o taşıyıcı adına sözleşme kurduğunu tek başına kanıtlamaz. Kendi adına taşıma taahhüdü üstlenen aracı ile başkası adına yetkili işlem yapan acente farklıdır. Yazışmada imza atan kişinin kimin adına hareket ettiği ve kabulün hangi işletmeye bağlandığı açıklaştırılır.

Şube bağlantısı kullanılacaksa dosyada yalnız adres çıktısı bulunmamalıdır. İlgili teklif, sipariş teyidi, taşıma belgesi ve kabul edilmiş şartlar bir araya getirilir. Sözleşmenin kurulmasıyla sonraki icra ve yardım işlemleri ayrılır. Böylece kanunda aranan bağlantının gerçek dayanağı ortaya konulur. İşlemle ilgisiz bir şubenin seçilmesi, davacının ulaşım kolaylığı nedeniyle hukuki yetki haline gelmez.

Malların taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer

CIM m.46/1-b, yükün taşıyıcı tarafından teslim alındığı yeri yetki bağlantısı olarak düzenler. Bu yer malın üretildiği, satıldığı veya faturasının kesildiği yerle aynı olmak zorunda değildir. Taşıyıcının ilgili sözleşme kapsamında malları nerede aldığı belirlenir. Depoda hazırlık, rezervasyon, vagon temini ve fiilî teslim alma ayrı olaylardır. Taşıma belgesi, kabul tutanağı ve işlem kayıtları birbirini doğrulamalıdır.

Tek sözleşmeli tamamlayıcı karayolu aşaması varsa teslim alma noktasının hangi hizmete ait olduğu ayrıca incelenir. Her kamyon hareketi CIM kapsamındaki aynı sözleşmenin parçası olmayabilir. Ön taşımanın bağımsız olması ile tek uluslararası demiryolu taahhüdüne dahil olması farklıdır. Yetki bağlantısı kurulurken sözleşmenin sınırları korunmalıdır. Lojistik güzergâhın ilk fiziksel hareketi, hukuken ilgili taşımanın başlangıcı olarak otomatik kabul edilmemelidir.

Teslim alma yerinin Türkiye’de olması, m.46 bağlantısı bakımından önem taşıyabilir. Bununla birlikte Türkiye içinde görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi ayrıca gerekir. CIM’in milletlerarası bağlantısını tespit etmekle bütün iç usul sorularının cevaplandığı söylenemez. Dava türü, talep, taraf sıfatları ve uygulanacak usul kuralları ayrı değerlendirilir. Bu rehber belirli bir dosya görülmeden kesin mahkeme adı üretmez.

Sözleşmede belirlenen teslim yeri

M.46/1-b’nin diğer bağlantısı, teslim için belirlenmiş yerdir. Nihai müşterinin ticari adresiyle taşıma sözleşmesindeki teslim noktası farklı olabilir. Bir ithalatçı malı başka şehirde kullanacak olsa da taşıyıcının üstlendiği teslim yalnız belirli terminale yönelik olabilir. Bu nedenle müşteri adresi üzerinden yetki kurulmadan önce gerçek teslim taahhüdü okunmalıdır. Sözleşme ve taşıma belgesindeki yer kayıtları eşleştirilir.

Teslim yeri sonradan değiştirilmişse değişikliğin geçerliliği ve hangi sözleşme kapsamında yapıldığı belirlenir. CIM 18–19 talimat düzeni bu kontrolü açıklar. Mevcut sözleşmenin değiştirilmesiyle yeni sözleşmeyle yeniden gönderme aynı değildir. Yetki incelemesinde hangi sözleşmenin hangi teslim yerinin esas alındığı açıkça yazılmalıdır; belge sürümleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Yükün kayıp olması, kararlaştırılmış teslim yerinin yetki bakımından tamamen önemsiz hale geldiği anlamına gelmez. Madde gerçekleşmiş teslimden değil, teslim için belirlenmiş yerden söz eder. Fiilî varış veya teslim gerçekleşmediği dosyada da sözleşmesel kayıt korunur. Buna karşılık sonradan tek taraflı olarak bildirilen bir adres, taşıyıcının kabul ettiği teslim yeri gibi gösterilemez. Geçerli taahhüdün dayanağı açıklanmalıdır.

Madde dışındaki bağlantılar neden yeterli değildir?

CIM m.46/1, sayılanların dışındaki mahkemelere başvurulamayacağını açıkça belirtir. Bu nedenle davacının kendi merkezinin bulunduğu yer veya avukatın ofisi, başka bir m.46 bağlantısı yoksa tek başına yetki sebebi yapılamaz. Talep tutarının Türk lirasına çevrilmesi de yargı yeri oluşturmaz. Yetkiyi ticari kolaylıktan veya tarafın tercihinden değil, anlaşma ve kanunda sayılan olgulardan çıkarmak gerekir.

Hasarın görüldüğü, fotoğraflandığı veya eksper raporunun hazırlandığı yer de kendiliğinden ayrı bir m.46 bağlantısı değildir. O yer aynı zamanda teslim yeri veya diğer sayılı bağlantılardan biri olabilir; bu durumda dayanak doğru adlandırılır. Tespit işleminin yapılacağı yerle esas davanın görüleceği yer ayrı sorulardır. Delil toplama olanağı, esas yargılama yetkisini hiçbir ek inceleme olmadan yaratmaz.

Aynı dava başka ülkede sürüyorsa

CIM m.46/2, birinci fıkraya göre yetkili mahkemede dava sürerken aynı taraflar arasında aynı sebeple yeni dava açılmasını sınırlar. İncelemede önceki yargılamanın tarafları, talep temeli ve yetkili mahkemede açılmış olması birlikte belirlenir. Taşıyıcıya yapılan idari başvuru veya sigortacı dosyası, mahkemede derdest dava ile aynı işlem değildir. Derdestlik iddiası gerçek yargılama belgelerine dayanmalıdır.

Önceki dosya numarası, dava dilekçesi, açılış tarihi ve davanın hâlen sürüp sürmediğine ilişkin kayıtlar alınır. Aynı yükün bulunması, bütün davaların her durumda aynı taraf ve aynı sebebe dayandığını tek başına göstermez. Satıcıya karşı satış davasıyla taşıyıcıya karşı taşıma davası farklı taraflar içerebilir. Buna karşılık aynı hukuki talebin başka başlıkla tekrar sunulması da gerçek kapsam incelenmeden bağımsız dava sayılmamalıdır.

Birden fazla taşıyıcı bulunduğunda m.45/7’deki seçim hakkı kuralı da ayrıca kontrol edilir. Dava muhatabını değiştirmekle mahkeme değiştirmek aynı işlem değildir. İlk dava açılmadan önce hem davalı hem yargı yeri stratejisi belirlenmelidir. Yalnız bir mahkemede işlerin yavaş ilerlediği düşüncesi, aynı davayı başka ülkede serbestçe yeniden açma hakkı oluşturmaz.

Önceden verilmiş karar ve uygulanabilirlik istisnası

M.46/2, yetkili mahkemede verilmiş karar bulunmasını da düzenler. Aynı taraflar arasında aynı sebebe dayanan yeni dava kural olarak açılamaz; ilk kararın yeni davanın açıldığı devlette uygulanabilir olmaması hali maddede istisna olarak yer alır. Bu istisna, ilk kararın davacının istediği sonucu vermemesiyle aynı değildir. Karardan memnun olmamak, uygulanabilir olmama şartının yerine geçmez.

Yabancı kararın uygulanabilirliği ile yeni esas dava ayrı süreçlerdir. Kararın metni, kesinlik ve icra durumu, ilgili devletlerdeki kurallar ve uygulanacak antlaşmalar incelenmelidir. CIM m.46/2 bütün yabancı karar tanıma ve icra usullerini ayrıntılı biçimde düzenlemez. Bir kararın henüz icraya konulmamış olması, hukuken uygulanamayacağı anlamına gelmez. İstisnaya dayanılıyorsa neden somutlaştırılmalıdır.

Bu yazı, önceki davanın kaybedilmesi üzerine başka ülkede aynı davanın açılmasını genel çözüm olarak önermemektedir. Kanuni sınır ve istisna birlikte açıklanmıştır. Dosyada farklı talep veya taraf bulunduğu ileri sürülüyorsa gerçek farklılık belgelerle gösterilir. Mahkeme kararının yalnız sonuç cümlesi değil, talep ve hüküm kapsamı birlikte okunmalıdır.

Görev, iç yetki ve tahkim ayrı incelenir

Milletlerarası yetki bağlantısı seçildikten sonra ilgili devletin mahkeme teşkilatı ve usulü kapsamında görevli yargı yeri belirlenir. Bir devletin mahkemelerine başvurulabilmesi, o devletteki her mahkemenin aynı uyuşmazlığı görebileceği anlamına gelmez. Ticari yargılama, yer bakımından dağılım, dava şartları ve temsil kuralları ayrı kontrol edilir. Bu nedenle m.46 bağlantısı tek başına hazır bir dava dilekçesinin mahkeme başlığı değildir.

Tahkim şartı varsa mahkeme seçimiyle karıştırılmaz. Hakem sayısı, tahkim yeri ve kurumsal kurallar gibi meseleler ayrı hukuki rejime tabidir. Bir sözleşmede yabancı şehir adı geçmesi onun mutlaka mahkeme yetkisi olduğunu göstermez. Kaydın tam içeriği okunur. Aynı şekilde hukuk seçimi yapılması da mahkeme veya tahkim yeri seçimini otomatik olarak tamamlamaz.

Yetki dosyası için belge tablosu

Bağlantıİncelenecek belgeTemel ayrım
Yetki anlaşmasıKabul edilmiş sözleşme ve genel şart sürümü.Mahkeme seçimi, hukuk seçimi ve tahkim birbirinden ayrılır.
Davalının yeriTüzel kişi kimliği ve ilgili yerleşim veya esas işyeri kaydı.Grup şirketinin adresi doğrudan davalının adresi sayılmaz.
Şube veya acenteSözleşmenin bu birim tarafından kurulduğunu gösteren teklif ve kabul.Her operasyon veya müşteri hizmetleri birimi aynı değildir.
Teslim almaTaşıma belgesi, kabul tutanağı ve sözleşme kapsamı.Üretim ve satış yeriyle fiilî teslim alma karıştırılmaz.
Teslim yeriKararlaştırılmış yer ve geçerli değişiklik kayıtları.Nihai kullanıcının adresi her zaman teslim noktası değildir.
Önceki yargılamaDava dilekçesi, taraflar, karar ve uygulanabilirlik belgeleri.Başvuru görüşmesi ile mahkemede dava ayrı işlemlerdir.

Yetki incelemesi sürerken zamanaşımı ve kısa hak koruma süreleri ayrıca izlenmelidir. CIM 43 yazılı başvurusu gerekli koşullarıyla hazırlanır; mahkeme araştırılması bütün süreleri kendiliğinden durdurmaz. Dosya yönetiminde kişi, yargı yeri, süre ve delil listelerinin ayrı tutulması, bir alandaki eksikliğin diğer alandaki hazırlıkla gizlenmesini önler.

Sık sorulan sorular

Türk şirketi her CIM davasını Türkiye’de açabilir mi?

Türk olmak tek başına yeterli değildir. CIM m.46/1’deki anlaşma veya bağlantılardan biri gösterilmelidir.

Malın taşıyıcıya teslim edildiği ülke bir seçenek midir?

Evet. M.46/1-b bu yeri sayar. İlgili sözleşmede gerçek teslim alma noktası belirlenmelidir.

Yük hiç varmadıysa teslim yeri bağlantısı kullanılamaz mı?

Madde teslim için belirlenmiş yeri esas alır. Fiilî teslimin gerçekleşmemesi sözleşmedeki kaydı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Taşıyıcının herhangi bir şubesi yeterli midir?

Şube veya acente bağlantısında ilgili taşıma sözleşmesini kurmuş olma şartı aranır.

Avukatın Mersin’de olması Mersin mahkemelerini yetkili yapar mı?

Hayır. Ofis yeri tek başına CIM m.46 yetki bağlantısı değildir.

Aynı dava başka ülkede sürerken yeniden açılabilir mi?

M.46/2, yetkili mahkemede aynı taraflar ve aynı sebebe dayanan önceki yargılamayı dikkate alır. Kanuni istisna ayrıca değerlendirilir.

İlk davayı kaybetmek başka ülkede tekrar dava hakkı verir mi?

Tek başına vermez. Kararın uygulanabilir olmaması istisnası, sonuçtan memnun olmamaktan farklıdır.

CIM 46 görevli mahkemeyi de tamamen belirler mi?

Milletlerarası bağlantıdan sonra ilgili devletin görev ve iç usul kuralları ayrıca uygulanır.

Resmî kaynak ve kapsam

Dayanak CIM m.46; bağlantılı hükümler m.1, 5, 43–45 ve 48’dir. OTIF’in yayımladığı CIM metninde m.46 ile özgün metin ve değişiklik kayıtları esas alınmıştır. Konsolide metin bilgilendirme amaçlıdır. Kaynak kontrolü: 30 Eylül 2026. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fiziki ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki süreçler Mersin merkezli yürütülür. Bu hizmet konumu, herhangi bir dosyada mahkeme yetkisi bulunduğu iddiası değildir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp