B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Demiryolu Yük Davası Hangi Taşıyıcıya Açılır? CIM 45

CIM kapsamındaki taşıma sözleşmesinden doğan dava, kural olarak ilk taşıyıcıya, son taşıyıcıya veya davaya yol açan olayın gerçekleştiği taşıma bölümünü yapan taşıyıcıya açılabilir. CIM m.45/1 bu muhatapları sayar; ücret iadesi ve teslimde tahsil tutarına ilişkin davalar için m.45/3–4 özel kurallar getirir. İkame taşıyıcıya, m.27’nin uygulandığı ölçüde m.45/6 uyarınca dava açılabilir. Birden fazla taşıyıcı arasında seçim hakkı varsa, m.45/7’ye göre bunlardan herhangi biri aleyhine dava açılmasıyla seçim hakkı tükenir. Bu nedenle sadece ilk yazışmayı yapan şirketin adına bakılarak davalı belirlenmemelidir.

Bu rehber, uluslararası demiryolu yük kaybı, hasarı veya gecikmesinde doğru davalıyı seçmeyi açıklar. Kim dava açabilir sorusu CIM m.44’e, hangi mahkeme yetkilidir sorusu m.46’ya aittir. Taşıyıcının sorumluluğunun bulunmasıyla, ilgili davada ona hangi sıfatla başvurulabileceği ayrı kontrol edilir. Birden fazla şirketin yer aldığı taşıma zinciri, sözleşmeler ve teslim kayıtları üzerinden açıklanmalıdır.

CIM 45 kapsamında demiryolu yük davasında taşıyıcıların ve doğru davalının belirlenmesi
Davalı seçimi, taşıyıcının unvanından önce sözleşmedeki sıfatına ve yapılan taşıma bölümüne dayanır.

Taşıma zincirinde şirket sıfatları çıkarılmalıdır

Bir demiryolu sevkiyatında sözleşmesel taşıyıcı, ardışık taşıyıcı, ikame taşıyıcı, aracı, terminal işletmesi ve altyapı yöneticisi bulunabilir. Her kişi aynı hukuki sıfata sahip değildir. Taşıma belgesindeki adlar, hizmet sözleşmeleri ve fiilî kabul kayıtları birlikte incelenir. Bir şirketin navlun faturası düzenlemesi veya yükün onun tesisinde bulunması, bütün dava türlerinde otomatik olarak doğru davalı olduğunu göstermez.

CIM 26–27’de ardışık ve ikame taşıyıcı ayrımı bu incelemenin başlangıcıdır. Tek sözleşmeye yük ve belgeyi devralarak katılan taşıyıcıyla, kendisine yalnız belirli bölüm bırakılmış işletme farklı düzenlemelere tabidir. Sıfat doğru belirlenmeden dava muhatapları listesi hazırlanırsa, aslında başka ilişkiye ait kişilere yanlış talepler yöneltilebilir.

Şirketin tam unvanı ve hukuki kimliği doğrulanmalıdır. Ticari marka, şube, grup şirketi ve ayrı tüzel kişi birbirinin yerine yazılmamalıdır. Aynı markayla farklı ülkelerde hizmet veren kuruluşlar bulunabilir. Sözleşmenin hangi kişiyle kurulduğu ve ilgili işletmenin hangi sıfatla hareket ettiği belgelerden çıkarılır. Doğru adres veya e-posta bulunması, yanlış tüzel kişiyi doğru davalıya dönüştürmez.

İlk taşıyıcıya dava

CIM m.45/1’de ilk taşıyıcı, genel dava muhataplarından biridir. Bu nedenle hak sahibi her dosyada mutlaka hasarın oluştuğu kesin kilometreyi veya ilgili alt işletmeyi belirleyip yalnız ona başvurmak zorunda değildir. Ancak ilk taşıyıcının hangi sözleşme bakımından bu sıfatı taşıdığı gösterilmelidir. Bir önceki bağımsız taşıma sözleşmesinin taşıyıcısı, sonraki sözleşmenin ilk taşıyıcısı gibi sunulamaz.

Taşıma teklifini ve kabulünü kimin yaptığı, malları hangi sözleşme kapsamında teslim aldığı ve taşıma belgesindeki sıfatı incelenir. Bir aracının yalnız iletişimi yürütmesiyle taşıma sonucunu kendi adına üstlenmesi farklı olabilir. Sözleşmesel sorumluluğun dayanağı açıklaştırılır. İlk temas kurulan şirketin ilk taşıyıcı olduğu yönünde otomatik varsayım yapılmamalıdır; ticari işlem zinciri gerçek belgelerle gösterilmelidir.

İlk taşıyıcıya dava açılabilmesi, ilgili kişinin her talep tutarını incelemesiz ödeyeceği anlamına gelmez. Sorumluluk, kurtuluş nedenleri, zarar ve sınırlar ayrıca değerlendirilir. M.45 dava muhatabını düzenler; tazminatın bütün şartlarının yerine geçmez. Dilekçede davalı sıfatının yanında maddi olay ve talep hesabının ayrı açıklanması gerekir.

Son taşıyıcıya dava

M.45/1 son taşıyıcıyı da genel muhataplar arasında sayar. Bu kişinin yalnız varış yerinde bir hizmet veren işletmeyle karıştırılmaması gerekir. Sözleşmenin ve taşıma belgesinin son taşıyıcı düzeni incelenir. Malların depodan teslim edilmesiyle depocunun taşıyıcı sıfatı kazanması aynı şey değildir. Son taşıyıcının hangi taahhüt veya katılma işlemiyle belirlendiği açık gösterilmelidir.

CIM m.45/2 önemli bir özel durum getirir. Malları teslim edecek taşıyıcının adı kendi rızasıyla taşıma belgesine yazılmışsa, son taşıyıcı kuralı o kişi malları veya taşıma belgesini henüz almamış olsa da uygulanır. Bu nedenle son aşamada fiziksel kabul bulunmaması her durumda dava yolunu dışlamaz. Fakat adın rızayla yazılması şartı ayrıca doğrulanmalıdır.

Taşıma belgesine göndericinin tek taraflı olarak herhangi bir şirket adı yazması, m.45/2’deki koşulu otomatik oluşturmaz. İlgili taşıyıcının rızası ve teslimi üstlenme kaydı araştırılır. Belge sürümü, kabul yazışması ve sözleşme şartları birlikte okunur. Fiziksel teslim ile rızaya dayalı belge kaydının farklı işlevleri doğru ayrıldığında, muhatap incelemesi yalnız yük takip ekranına indirgenmez.

Olayın gerçekleştiği bölümü yapan taşıyıcı

M.45/1’in üçüncü seçeneği, davaya yol açan olayın gerçekleştiği taşıma bölümünü yapan taşıyıcıdır. Bu muhataba başvurulacaksa olayla ilgili bölüm arasındaki bağlantı gösterilmelidir. Ara teslim tutanakları, konum ve teknik kayıtlar, hasarın oluşma zamanı ve taşıma taahhüdü birlikte değerlendirilir. Sadece hasarın son noktada tespit edilmiş olması, onun mutlaka son bölümde oluştuğunu göstermez.

Birden fazla neden veya taşıma aşaması varsa bunlar ayrılır. Malın başlangıçta kusurlu olduğu, yükleme sırasında zarar gördüğü veya daha sonraki olayla hasarın arttığı ileri sürülebilir. Her iddia kendi belgesine bağlanır. CIM sorumluluk ve ispat düzeni bu değerlendirmeyi tamamlar. Muhatap seçimi, teknik belirsizliği kesin kusur isnadına dönüştürmek için kullanılmamalıdır.

Yeni sözleşmeyle yeniden gönderme söz konusuysa CIM m.28’deki karine ayrıca önem taşıyabilir. Hangi sözleşme döneminin esas alındığı belirlenir. Aynı yükün uzun yolculuğundaki bütün işletmeleri, sözleşme sınırlarını incelemeden tek listeye koymak doğru değildir. Davaya esas olay hangi sözleşme içinde değerlendirilmişse m.45 muhatapları da o ilişki üzerinden belirlenmelidir.

Taşıma sözleşmesine göre ödenmiş tutarın iadesi

CIM m.45/3, ödenmiş bir tutarın geri alınması davasının, tutarı tahsil eden taşıyıcıya veya onun adına tahsilat yapılan taşıyıcıya açılabileceğini düzenler. Bu özel kural, genel ilk-son-olay taşıyıcısı düzeninden ayrı uygulanır. Dolayısıyla ücret iadesinde yalnız yükün hasar gördüğü bölümü yapan şirketin seçilmesi her zaman doğru değildir. Paranın hangi taşıyıcı adına alındığı incelenmelidir.

Banka alıcısı, fatura düzenleyen ve tahsilatın hesabına yapıldığı kişi farklı olabilir. Tahsilat aracısı kullanılmışsa temsil veya hesap ilişkisi belgelenir. Ödemenin açıklaması ve ilgili taşıma sözleşmesi eşleştirilir. Bir şirketin parayı fiziksel olarak alması, hangi kişi adına tahsil ettiğinin incelenmesini gereksiz kılmaz. Talep, m.45/3’teki iki muhatap seçeneğinden hangisine dayanıyorsa açıklanmalıdır.

Davacı yönünden de m.44/3, bu iade davasını ödemeyi yapan kişiye tanır. Böylece ödeme iadesinde hem davacı hem davalı için özel düzenleme vardır. CIM 44 dava hakkı rehberi bu kişisel ayrımı açıklar. Aynı davada yük tazminatı ve ücret iadesi birlikte isteniyorsa her talebin tarafları ayrı kontrol edilmelidir.

Teslimde tahsil edilecek tutara ilişkin dava

CIM m.45/4, teslimde tahsil edilecek tutarlara ilişkin davanın yalnız malları gönderme yerinde teslim alan taşıyıcıya açılabileceğini düzenler. Bu nedenle son taşıyıcının teslimi gerçekleştirmiş olması, bu özel dava bakımından otomatik olarak tek doğru muhatap olduğu anlamına gelmez. Taşıma sözleşmesindeki tahsil düzeni ve ilk teslim alma kaydı birlikte incelenmelidir.

Bu dava, alıcının satıcıya doğrudan ödemesi gereken her satış bedelinden farklıdır. Taşıyıcıya teslim sırasında tahsil etme görevi verilmiş olması ve ilgili tutarın bu düzenle bağlantısı gerekir. CIM m.44/4 uyarınca bu davayı yalnız gönderici açabilir. Satış alacağı ile taşıyıcının tahsil ve aktarma sorumluluğu aynı sözleşmesel borçmuş gibi anlatılmamalıdır.

Taşıma belgesindeki tahsil tutarı, teslim belgesi ve ödeme hareketleri eşleştirilir. Kısmi tahsil veya yanlış tutar aktarımı varsa her kalem ayrı gösterilir. Hangi taşıyıcının işlemi yaptığıyla kanunun davayı yönelttiği kişi arasındaki ilişki açıkça açıklanmalıdır. Taşıyıcılar arasındaki sonraki iç hesap veya rücu, hak sahibinin bu özel muhatap kuralını atlamasına gerekçe değildir.

İkame taşıyıcıya doğrudan dava

CIM m.45/6, m.27’nin uygulandığı ölçüde ikame taşıyıcıya da dava açılabileceğini belirtir. İkame taşıyıcı göndericiyle sözleşme yapmamış olsa bile bu özel hüküm nedeniyle sorumluluğu değerlendirilebilir. Ancak hangi taşıma bölümünü yerine getirdiği ve ilgili zararla bağlantısı gösterilmelidir. Sadece taşıma zincirinde adının geçmesi, bütün yük ve bütün dönem için sınırsız dava sorumluluğu oluşturmaz.

İkame taşıyıcının özel ek yükümlülükleri yazılı kabulü, asıl taşıyıcının sorumluluğunun devamı ve müteselsil kapsam m.27’de ayrıca düzenlenir. Dava açılabilmesiyle hangi tutara kadar sorumlu olduğu farklı sorulardır. Birden fazla kişiye yöneltilen taleplerde aynı zararın toplamı ve önceki ödemeler izlenir. Davalı sayısının artması, aynı ekonomik kaybın birden fazla kez tahsilini sağlamaz.

İkame işletmeyle ardışık taşıyıcı sıfatı birbirine karıştırılmamalıdır. Biri tek sözleşmeye yük ve belgeyi devralarak katılabilir; diğeri başka taşıyıcının kendisine bıraktığı işi yapar. Fiilî taşımanın nasıl örgütlendiği ve sözleşmesel kabul kayıtları incelenir. Doğru sınıflandırma yapılmadan m.45’in farklı muhatap hükümleri birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Karşı dava ve def’i yoluyla başka taşıyıcı

CIM m.45/5, aynı taşıma sözleşmesine ilişkin esas talebin görüldüğü yargılamada karşı dava veya def’i yoluyla, ilk dört fıkrada sayılanlardan başka bir taşıyıcıya yönelme imkânı düzenler. Bu özel bağlantı, bağımsız olarak her taşıyıcıya her konuda dava açılabileceği anlamına gelmez. Esas uyuşmazlık ile ileri sürülen karşı talep aynı taşıma sözleşmesine dayanmalıdır.

Aynı müşteriyle yıllardır taşıma yapılmış olması, farklı sözleşmelerin otomatik olarak bu koşulu sağladığını göstermez. Karşı talebin hangi belge ve sevkiyata ait olduğu açıklanır. Yargılamadaki usul işlemleri de ilgili hukuk kapsamında ayrıca değerlendirilir. M.45/5, ulusal usuldeki bütün karşı dava şartlarını tek başına ortadan kaldıran bir genel hüküm gibi kullanılmamalıdır.

Def’i olarak ileri sürülen talebin zamanaşımı ve diğer şartları ayrıca kontrol edilir. CIM m.48/4, zamanaşımına uğramış bir davanın karşı dava veya def’i yoluyla da ileri sürülemeyeceğini belirtir. Bu nedenle m.45/5’te muhatap imkânı bulunması, süresi geçmiş her alacağı yeniden kullanılabilir hâle getirmez. Muhatap, süre ve usul koşulları birlikte fakat ayrı incelenmelidir.

Dava açılınca seçim hakkının tükenmesi

CIM m.45/7, davacı birden fazla taşıyıcı arasında seçim yapabiliyorsa bunlardan herhangi biri aleyhine dava açılmasıyla seçim hakkının sona ereceğini düzenler. Bu yüzden davalı seçimi dava açılmadan önce tamamlanmalıdır. Önce bir taşıyıcıya dava açıp sonuç alınamazsa başka birine yeni dava yöneltmenin her durumda serbest olduğu varsayılmamalıdır. Maddenin seçim üzerindeki etkisi somut dosyada dikkate alınır.

Bu sonuç, yalnız taşıyıcıya yazılı tazminat başvurusu gönderilmesiyle aynı değildir. M.45/7 dava açılmasına bağlanmıştır. CIM 43 yazılı başvuru ayrı bir işlemdir. Talep görüşmelerinin yürütülmesi ile yargılamada davalı seçiminin yapılması aynı olay olarak kaydedilmemelidir. Her işlemin tarihi ve hukuki etkisi ayrı gösterilir.

Taraf isminde maddi hata, yanlış tüzel kişi veya dava değişikliği gibi usul meseleleri ortaya çıkarsa ilgili ulusal usul ve CIM hükümleri birlikte değerlendirilir. M.45/7’nin varlığı, her tür düzeltmenin sonucu hakkında tek cümlelik genel hüküm kurmayı haklı kılmaz. Buna karşılık seçim kuralı görmezden gelinerek bütün değişikliklerin sınırsız yapılabileceği de söylenemez. Dava açmadan önce belgeye dayalı kişi incelemesi bu riski azaltır.

Muhatap seçimiyle mahkeme seçimi farklıdır

Bir taşıyıcının m.45 kapsamında davalı olabilmesi, her ülkedeki her mahkemede ona dava açılabileceği anlamına gelmez. CIM m.46, sözleşmeye dayalı davalar için yetkili mahkeme bağlantılarını ayrıca düzenler. Davalının yerleşim veya esas işyeri, sözleşmeyi kuran şube ya da acente ve teslim alma veya teslim yeri gibi veriler ayrı kontrol edilir. Önce doğru kişi, sonra uygun yargı yeri belirlenir.

Birden fazla davalıya aynı dava yöneltilecekse her birinin sıfatı ve yargılamanın yetki bağlantısı incelenmelidir. Şirketlerin aynı grupta olması tek başına bütün mahkemelerin yetkisini kurmaz. Taşıyıcılar arasındaki rücu yargılaması için m.51’de özel kurallar da vardır. Hak sahibinin dış talebiyle taşıyıcıların iç ilişki hesabı aynı yetki düzeniymiş gibi birleştirilmemelidir.

Dava öncesi şirket ve belge kontrolü

Kontrol dosyasında her işletmenin tam unvanı, sözleşmesel sıfatı, yaptığı taşıma bölümü ve belge bağlantısı bulunmalıdır. İlk ve son taşıyıcı ayrı işaretlenir. Olay bölümüne dayanılıyorsa teknik kayıtlar eklenir. Ücret iadesinde tahsilat, teslimde tahsil davasında gönderme yerindeki kabul kaydı ayrıca gösterilir. Böylece dava muhatabı bir tahmin değil, ilgili fıkraya dayanan açıklanabilir seçim olur.

Taşıyıcının yazışmada başka şirketi sorumlu göstermesi tek başına davalının değiştiğini kanıtlamaz. Bu açıklamanın sözleşme ve gerçek taşıma kayıtlarıyla desteklenip desteklenmediği incelenir. Aynı şekilde sigorta şirketinin ödeme değerlendirmesi de CIM dava muhatabını tek başına belirlemez. Belgeler farklı hukuki amaçlarla hazırlanmış olabilir; her birinin ispat ettiği olgu ayrılmalıdır.

Başvuru ve zamanaşımı takvimi kişi incelemesi sürerken takip edilir. Şirketler arasında sorumluluk yazışmaları devam ediyor diye hak sahibinin bütün süreleri durmaz. Yazılı talebin hangi taşıyıcıya ne zaman ulaştığı, cevap ve belge iadesi kayıtlarıyla saklanır. Dava açılacak kişi kesinleştirildiğinde m.45/7 seçimi, m.46 yetkisi ve m.48 süresi birlikte son kez kontrol edilir.

Talep türüne göre davalı tablosu

TalepMuhatap kuralıÖnemli belge
Genel taşıma davasıİlk, son veya olay bölümünü yapan taşıyıcı.Sözleşme, taşıma belgesi ve bölüm kayıtları.
Belgede rızayla gösterilen son taşıyıcıM.45/2 koşullarıyla, yükü henüz almamış olsa da son taşıyıcı kuralı.Rıza ve teslimi üstlenme kaydı.
Ödenmiş tutarın iadesiTahsil eden veya adına tahsil edilen taşıyıcı.Ödeme ve hesap ilişkisi.
Teslimde tahsil tutarıGönderme yerinde malları teslim alan taşıyıcı.İlk kabul ve tahsil şartı.
İkame taşıyıcıM.27’nin uygulandığı ölçüde.İş bırakma ve fiilî taşıma bölümü.
Karşı dava veya def’iAynı sözleşmeye ilişkin esas yargılamada özel m.45/5 kuralı.Sözleşme birliği ve süre kontrolü.

Sık sorulan sorular

Yalnız hasarın oluştuğu taşıyıcıya mı dava açılır?

M.45/1, özel istisnalar saklı kalmak üzere ilk ve son taşıyıcıyı da muhatap olarak sayar.

Son taşıyıcı yükü hiç almamışsa her durumda dışarıda mı kalır?

M.45/2’de, adı kendi rızasıyla teslim edecek taşıyıcı olarak belgeye yazılmışsa özel kural vardır.

M.45/3 uyarınca tutarı tahsil eden veya adına tahsil edilen taşıyıcıya yöneltilebilir.

Teslimde tahsil tutarı için son taşıyıcı mı seçilir?

M.45/4, bu davayı gönderme yerinde malları teslim alan taşıyıcıya yöneltir.

İkame taşıyıcıya dava açılabilir mi?

M.45/6, m.27’nin uygulandığı ölçüde buna izin verir. Görev ve sorumluluk kapsamı ayrıca belirlenir.

Bir taşıyıcıya dava açtıktan sonra seçim hakkı devam eder mi?

M.45/7, seçilebilir taşıyıcılardan herhangi biri aleyhine dava açılınca seçim hakkının tükenmesini düzenler. Bu kural, bir veya daha fazla taşıyıcı ile ikame taşıyıcı arasında seçim bulunan durumlarda da uygulanır.

Yazılı talep göndermek de aynı seçim sonucunu doğurur mu?

M.45/7 dava açılmasına bağlanmıştır. M.43 yazılı başvurusu ayrı hukuki işlemdir.

Doğru taşıyıcı bulununca her yerde dava açılır mı?

Hayır. Mahkeme yetkisi m.46 ve ilgili usul çerçevesiyle ayrıca belirlenir.

Resmî kaynak ve kapsam

Dayanaklar CIM m.45 ve bağlantılı m.26–27, 43–44, 46, 48 ve 51’dir. OTIF konsolide CIM metni ile özgün metin ve değişiklikler kullanılmıştır. Derleme bilgilendirme amaçlıdır. Kaynak kontrolü: 30 Eylül 2026. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fiziki ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki süreçler Mersin merkezli yürütülür.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp