Yabancı Sigorta Şirketine Türkiye’de Nerede Dava Açılır? MÖHUK m.46 | 2026
Yabancı sigorta şirketleriyle yapılan seyahat, sağlık, hayat, sorumluluk, mal, nakliyat, tekne, emtia veya başka sigorta sözleşmelerinde zarar ortaya çıktığında hangi ülke mahkemesinin yetkili olduğu ayrı bir usul sorunudur. Poliçenin yabancı para üzerinden düzenlenmesi, yabancı dilde olması veya sigortacının merkezinin başka ülkede bulunması, tek başına Türkiye’de dava açılamayacağı anlamına gelmez.
MÖHUK m.46, sigorta uyuşmazlıkları için genel milletlerarası yetki sisteminden daha özel bir düzenleme kurar. Sigortacıya karşı başvuruda Türkiye’deki esas işyeri, şube veya sözleşmeyi yapan acente bağlantısını; sigorta ettiren, sigortalı veya lehtar aleyhine dava açılmasında ise bu kişilerin Türkiye’deki yerleşim yeri veya mutad meskenini korur. Bu yapı, standart poliçe şartıyla koruyucu Türk mahkemesi yetkisinin ortadan kaldırılmasını MÖHUK m.47/2 ile engeller.
- MÖHUK m.46’nın temel kuralı nedir?
- Yabancı sigortacıya karşı Türkiye’de ne zaman dava açılabilir?
- Şube ve acente bağlantısı neden önemlidir?
- Sigorta ettiren, sigortalı veya lehtara karşı dava nerede açılır?
- Poliçedeki yabancı mahkeme şartı geçerli midir?
- Yetki ile uygulanacak hukuk arasındaki fark nedir?
- Seyahat, sağlık, hayat ve ticari sigortalarda m.46 nasıl işler?
- Sigorta tahkimi ile mahkeme yetkisi aynı şey mi?
- Yabancı sigortacıya tebligat nasıl yapılır?
- Dava öncesi hangi belgeler hazırlanmalıdır?
MÖHUK m.46’nın Temel Kuralı Nedir?
5718 sayılı MÖHUK m.46, sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini özel olarak düzenler. Maddenin ilk cümlesine göre sigortacının esas işyerinin veya sigorta sözleşmesini yapan şube ya da acentesinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Maddenin ikinci cümlesi ise sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar lehine koruma kurar. Bu kişilere karşı dava açılacaksa onların Türkiye’deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesi yetkilidir. Böylece sigorta şirketinin standart poliçe koşuluyla karşı tarafı uzak bir yabancı mahkemede savunma yapmaya zorlaması sınırlandırılır.
MÖHUK m.46 yalnız “hangi Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi var?” sorusunu cevaplar. Türkiye’de görevli mahkeme, dava şartı, sigorta tahkimi, zamanaşımı ve sigorta sözleşmesine uygulanacak maddi hukuk ayrıca belirlenir. Bu ayrım dava dilekçesinin doğru kurulması için zorunludur.
Yabancı Sigortacıya Karşı Türkiye’de Ne Zaman Dava Açılabilir?
Yabancı bir sigorta şirketinin merkezinin başka ülkede olması, m.46 uyarınca Türkiye bağlantısını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Sigortacının esas işyeri Türkiye’deyse veya uyuşmazlığa konu sigorta sözleşmesi Türkiye’deki şube ya da acente tarafından yapılmışsa m.46’daki Türk mahkemesi yetkisi doğabilir.
Burada sözleşmeyi gerçekten hangi şube veya acentenin yaptığı somut belgelerle belirlenmelidir. Poliçe üzerinde yazılı düzenleyen birim, acente kodu, teklif formu, prim tahsilat kaydı, e-posta yazışmaları ve şirket sistemindeki kayıtlar önemlidir. Yalnız şirketin Türkiye’de herhangi bir temsilcisinin bulunması, o temsilcinin uyuşmazlığa konu sözleşmeyi yaptığı anlamına gelmez.
Örneğin yabancı sigortacının İstanbul’daki şubesince düzenlenen poliçeden doğan tazminat uyuşmazlığında m.46 güçlü Türkiye bağlantısı kurar. Buna karşılık poliçe tamamen yabancı ülkedeki merkezden düzenlenmiş, Türkiye’deki şube veya acentenin sözleşmeyle bağlantısı bulunmamışsa m.46’nın özel bağlantısı sırf şirketin başka bir Türkiye faaliyeti nedeniyle varsayılmamalıdır.
Şube ve Acente Bağlantısı Neden Önemlidir?
MÖHUK m.46 kanun metninde özellikle “sigorta sözleşmesini yapan şube ya da acente” ifadesini kullanır. Bu nedenle acentenin yalnız hasar ihbarını alması veya pazarlama yapması ile sözleşmenin kurulmasına aracılık eden veya sözleşmeyi yapan acente olması aynı değildir.
Poliçede acente bilgisi, teklif belgesi, prim makbuzu, sözleşme onayı, müşteri kabul formu veya elektronik sistem kaydı sözleşmenin hangi birim üzerinden kurulduğunu gösterebilir. Yabancı şirketin Türkiye’de birden fazla acentesi varsa uyuşmazlıkla ilgisiz acentenin bulunduğu yerde sırf şirket ağı nedeniyle yetki kurulamaz.
Şubenin hukuki niteliği de doğru belirlenmelidir. Yabancı şirketin Türkiye şubesi ayrı bir tüzel kişi olmayabilir; davalı asıl yabancı sigortacı olabilir. Buna karşılık Türkiye’de ayrı tüzel kişiliğe sahip iştirak şirketi, yabancı ana sigortacıdan farklı bir tüzel kişidir. Poliçeyi hangi tüzel kişinin üstlendiği ve prim riskini hangi şirketin taşıdığı dava açılmadan önce kesinleştirilmelidir.
Sigorta Ettiren, Sigortalı veya Lehtara Karşı Dava Nerede Açılır?
MÖHUK m.46’nın ikinci cümlesi sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine açılacak davalarda bu kişilerin Türkiye’deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesini yetkili kılar. Bu hüküm, sigorta şirketinin karşı tarafı kendi merkez ülkesindeki mahkemeye sürüklemesini önleyen koruyucu yapıdadır.
“Sigorta ettiren”, sigorta sözleşmesini sigortacıyla yapan kişidir. “Sigortalı”, menfaati veya riski sigorta korumasına alınan kişidir. “Lehtar” ise özellikle hayat sigortası gibi sözleşmelerde sigorta bedelinden yararlanması belirlenen kişi olabilir. Aynı kişi birden fazla sıfatı taşıyabilir; ancak kanun bu kişilerin her birini ayrıca korur.
Yerleşim yeri ile mutad mesken aynı kavram değildir. Yerleşim yeri hukuki yerleşim merkezini; mutad mesken ise kişinin fiilen ve düzenli olarak hayat ilişkilerini sürdürdüğü yeri ifade eder. Türkiye’de mutad mesken iddiası gerçek yaşam düzeni, ikamet, aile, iş, fatura ve benzeri delillerle desteklenmelidir.
Poliçedeki Yabancı Mahkeme Şartı Geçerli midir?
MÖHUK m.47/2 açık hüküm getirir: m.44, m.45 ve m.46’da belirlenen mahkemelerin yetkisi tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemez. Bu nedenle sigorta poliçesinde “yalnız Londra mahkemeleri yetkilidir” veya “uyuşmazlıklar yalnız Zürih mahkemelerinde görülür” biçiminde standart kayıt bulunması, m.46’nın koruyucu Türk mahkemesi yetkisini karşı taraf aleyhine ortadan kaldırmaz.
Bu koruma özellikle sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar bakımından önemlidir. Ticari sözleşmelerde MÖHUK m.47/1 şartlarıyla geçerli olabilecek yabancı mahkeme seçimi, sigorta uyuşmazlığında m.47/2’nin sınırına tabidir.
Yabancı mahkeme yetki şartlarının genel sistemi için MÖHUK m.47 yabancı mahkeme yetki şartı rehberi kullanılabilir. Sigorta sözleşmesinde bu genel hüküm m.46’nın özel koruyucu yapısıyla birlikte okunmalıdır.
Yetki ile Uygulanacak Hukuk Arasındaki Fark Nedir?
Türk mahkemesinin m.46 uyarınca yetkili olması, sigorta sözleşmesine her durumda Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. Uygulanacak hukuk, sözleşmenin niteliği ve MÖHUK’un kanunlar ihtilafı hükümlerine göre ayrıca belirlenir.
Poliçede yabancı hukuk seçilmiş olabilir. Böyle bir hukuk seçiminin geçerliliği, sözleşmenin türü, emredici hükümler ve varsa tüketici niteliği ayrıca incelenir. Ancak yabancı hukuk seçimi, m.46’daki mahkeme yetkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Dava dilekçesinde bu iki soru ayrı başlıkta kurulmalıdır: önce Türk mahkemesinin m.46 ve varsa diğer yetki hükümlerine göre neden yetkili olduğu açıklanır; sonra sigorta sözleşmesinin esasına uygulanacak hukuk belirlenir. Yabancı hukuk uygulanacaksa MÖHUK m.2 uyarınca yabancı hukukun içeriğinin tespiti de gündeme gelebilir.
Seyahat, Sağlık, Hayat ve Ticari Sigortalarda MÖHUK m.46 Nasıl İşler?
MÖHUK m.46 belirli tek bir sigorta türüyle sınırlı değildir. Uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden doğuyorsa hayat, sağlık, seyahat, mal, sorumluluk, nakliyat veya başka sigorta türlerinde m.46 yetki analizi yapılabilir. Ancak her sigorta türünün kendi özel maddi hukuk ve usul hükümleri bulunabilir.
Seyahat sigortasında yabancı ülkede gerçekleşen sağlık gideri veya seyahat iptali; sağlık sigortasında yabancı hastane masrafı; hayat sigortasında ölüm olayı; emtia/nakliyat sigortasında uluslararası taşıma sırasında hasar uyuşmazlığı çıkabilir. Olayın yabancı ülkede gerçekleşmesi, poliçeyi yapan Türkiye şube/acentesi bağlantısı varsa m.46 analizini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ticari sigortalarda tarafların tacir olması, m.46’nın metnini yok saydırmaz. Ancak görevli mahkeme, dava şartı arabuluculuk, sigorta tahkimi ve ticari dava niteliği ayrıca değerlendirilir. Tüketici niteliği bulunan bireysel sigorta sözleşmelerinde ise 6502 sayılı Kanun ve MÖHUK m.45 gibi başka koruyucu hükümler de somut dosyaya göre gündeme gelebilir.
Sigorta Tahkimi ile Mahkeme Yetkisi Aynı Şey mi?
Hayır. MÖHUK m.46 devlet mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenler. Sigorta tahkimi ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu sistemi çerçevesinde alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Hangi sigorta kuruluşunun sisteme tabi olduğu ve uyuşmazlığın tahkime elverişliliği ayrıca kontrol edilir.
Poliçede milletlerarası tahkim şartı bulunması da yabancı devlet mahkemesi yetki kaydından farklıdır. Tahkim anlaşmasının geçerliliği, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu, 1958 New York Sözleşmesi ve somut sözleşme şartlarına göre incelenebilir. Devlet mahkemesi yetkisi ile tahkim yolu aynı başlık altında karıştırılmamalıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru mümkünse, süre ve başvuru şartları mahkeme davasından ayrı değerlendirilir. Aynı uyuşmazlık için hangi yolun seçileceği, poliçe, sigortacı statüsü ve talebin niteliği incelenerek belirlenmelidir.
Yabancı Sigorta Şirketine Tebligat Nasıl Yapılır?
Davalı yabancı sigortacının tam ticaret unvanı, kuruluş ülkesi, merkez adresi ve varsa Türkiye şubesi veya acentesi doğru tespit edilmelidir. Poliçede marka adı ile gerçek sigortacı tüzel kişi farklı olabilir. Dava yanlış tüzel kişiye yöneltilmemelidir.
Yabancı şirkete doğrudan yurt dışı tebligatı gerekiyorsa 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve uygulanabilir milletlerarası tebligat sözleşmeleri devreye girer. İlgili devlet 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesine tarafsa merkezi makam sistemi veya sözleşmenin izin verdiği yollar kullanılabilir.
Türkiye’deki şube veya acenteye yapılacak tebligatın yabancı sigortacı bakımından geçerli olup olmadığı, şube/acente temsil yetkisi ve davanın niteliğine göre değerlendirilmelidir. Sözleşmeyi yapan acentenin m.46 açısından yetki bağlantısı oluşturması, her durumda usulüne uygun tebligat kabul etmeye yetkili olduğu anlamına gelmez.
Dava Öncesi Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
Önce poliçenin tam metni ve tüm özel/genel şartları temin edilmelidir. Poliçe numarası, sigortacı tüzel kişi, acente veya şube, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar bilgileri kontrol edilir. Prim ödemeleri, teklif ve kabul kayıtları, hasar ihbarı, ekspertiz raporu, ret yazısı ve şirketle tüm yazışmalar kronolojik dosyalanmalıdır.
MÖHUK m.46 bağlantısı hangi olguya dayanıyorsa o olgu belgeyle gösterilmelidir. Sözleşmeyi yapan acente Türkiye’deyse acente bilgisi ve poliçe bağlantısı; sigortalı/lehtarın Türkiye’deki yerleşim veya mutad meskeni önemliyse adres ve yaşam merkezi belgeleri hazırlanır.
Poliçe veya yazışmalar yabancı dildeyse HMK m.223 uyarınca Türkçe tercüme sunulmalıdır. Bu konuda yabancı dilde sözleşme ve özel belge tercümesi rehberi kullanılabilir. Yabancı resmî belge sunulacaksa HMK m.224 yabancı resmî belge rehberi ayrıca incelenmelidir.
Yabancı sigortacı Türkiye’de davacı veya icra takipçisi olacaksa MÖHUK m.48 yabancılık teminatı da ayrı usul sorunu olabilir. Bu konuda MÖHUK m.48 yabancı davacı teminatı içeriği kullanılabilir. Genel yurt dışı dosya yönetimi için Yurt Dışındaki Müvekkiller konu merkezi incelenebilir.
10 Adımlık Sigorta Yetki Kontrol Listesi
- Uyuşmazlığın gerçekten sigorta sözleşmesinden doğup doğmadığını belirleyin.
- Poliçedeki gerçek sigortacı tüzel kişiyi tespit edin.
- Sigortacının esas işyerinin Türkiye’de bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Sözleşmeyi yapan şube veya acentenin Türkiye’de olup olmadığını belgeleyin.
- Sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar sıfatlarını birbirinden ayırın.
- Bu kişilere karşı dava varsa Türkiye’deki yerleşim yeri veya mutad mesken bağlantısını kontrol edin.
- Poliçedeki yabancı mahkeme kaydını MÖHUK m.47/2 karşısında değerlendirin.
- Uygulanacak hukuk analizini milletlerarası yetkiden ayrı yapın.
- Sigorta tahkimi, görev, arabuluculuk ve diğer dava şartlarını ayrıca kontrol edin.
- Yabancı sigortacıya tebligat ve yabancı belge tercüme/tasdik dosyasını önceden hazırlayın.
Resmî Kaynaklar
- 5718 sayılı MÖHUK – m.46 ve m.47
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu – sigorta hukuku hükümleri
- Sigorta Tahkim Komisyonu
- Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü
Sık Sorulan Sorular
1. Yabancı sigorta şirketine Türkiye’de dava açılabilir mi?
MÖHUK m.46’daki sigortacının Türkiye’deki esas işyeri veya sözleşmeyi yapan şube/acente bağlantılarından biri gerçekleşiyorsa Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi doğabilir.
2. Yabancı sigortacının Türkiye’de herhangi bir acentesi olması yeterli mi?
Kanun özellikle sigorta sözleşmesini yapan şube veya acenteyi esas alır. Uyuşmazlıkla ilgisiz acente sırf şirket ağı içinde bulunduğu için yetki yaratmaz.
3. Poliçede yalnız yabancı mahkeme yetkili yazıyorsa ne olur?
MÖHUK m.47/2, m.46’daki koruyucu Türk mahkemesi yetkisinin taraf anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceğini düzenler.
4. Sigorta ettiren ile sigortalı aynı kişi olmak zorunda mı?
Hayır. Sigorta ettiren sözleşmeyi yapan; sigortalı menfaati veya riski korunan kişidir. Lehtar da ayrıca sigorta bedelinden yararlanacak kişi olabilir.
5. Sigortacı sigortalıya karşı Türkiye’de nerede dava açabilir?
MÖHUK m.46, sigorta ettiren, sigortalı veya lehtara karşı açılacak davalarda bu kişilerin Türkiye’deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesini esas alır.
6. Türk mahkemesi yetkiliyse Türk hukuku mu uygulanır?
Her durumda değil. Mahkeme yetkisi ve uygulanacak hukuk ayrı kanunlar ihtilafı sorularıdır.
7. Seyahat sigortası da MÖHUK m.46 kapsamına girebilir mi?
Uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden doğuyorsa sigorta türüne göre m.46 yetki analizi yapılabilir; ayrıca özel maddi hukuk hükümleri kontrol edilir.
8. Sigorta Tahkim Komisyonu mahkeme midir?
Hayır. Sigorta tahkimi alternatif uyuşmazlık çözüm sistemidir; MÖHUK m.46 ise devlet mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenler.
9. Yabancı dilde poliçeyi nasıl sunmalıyım?
HMK m.223 uyarınca yabancı dilde belgeye dayanan taraf Türkçe tercümesini de mahkemeye sunmalıdır.
10. Yabancı sigorta şirketi Türkiye’de dava açarsa teminat gerekir mi?
Yabancı tüzel kişi Türkiye’de dava veya icra takibi başlatıyorsa MÖHUK m.48 kapsamındaki teminat ve karşılıklılık muafiyeti ayrıca incelenir.
Milletlerarası yetki, uygulanacak hukuk, poliçe tarafları, tahkim/mahkeme yolu, tebligat ve yabancı belgeler ayrı hukuki başlıklar olarak kontrol edilmelidir. Türkiye geneli dosyalar Mersin ofisinden yönetilebilir.
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki 5718 sayılı MÖHUK m.46, m.47 ve ilgili sigorta mevzuatı esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

