B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yapma Borcunun Borçlu Hesabına İfası İçin İzin Talep Dilekçesi | TBK 113

Kısa ve net cevap: TBK 113 yapma borcunun borçlu hesabına ifası için izin talep dilekçesi, muaccel ve yerine getirilmemiş belirli bir yapma ediminin, masrafı borçluya ait olmak üzere alacaklı veya seçilecek üçüncü kişi tarafından tamamlanmasına mahkemece izin verilmesi için hazırlanır. Talep; sözleşmeden dönme, avans iadesi ya da mevcut bir yapma ilâmının icrası değildir. Dilekçede yapılacak iş ölçülebilir biçimde tanımlanmalı, borçlunun ifa etmediği belgelenmeli, edimin başkası tarafından yapılabilir olduğu açıklanmalı, teklif ve maliyet kalemleri sunulmalı ve mahkemece verilecek iznin fiziksel, teknik ve parasal sınırı açıkça istenmelidir.

TBK 113 yapma borcunun borçlu hesabına ifasında edim temerrüt ikame edilebilirlik maliyet ve mahkeme izni akışı
TBK 113/1 başvurusu, belirli yapma borcunu ve üçüncü kişi eliyle ifanın kapsamını mahkeme denetimine taşır.

TBK 113/1 izni ne sağlar?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 113. maddesinin birinci fıkrası, yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmediğinde alacaklının, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebileceğini düzenler. Aynı cümle, her türlü giderim isteme hakkını saklı tutar. Bu hükmün merkezinde para tahsili değil, kararlaştırılmış yapma sonucunun borçlu dışında bir kişi eliyle gerçekleştirilmesi vardır. Mahkemeden istenen izin, “gereken her şey yapılsın” biçiminde sınırsız değil; sözleşmede veya borcun kaynağında belirlenmiş edimin tanımıyla sınırlı olmalıdır.

Örneğin tamamlanmamış bir teknik çizimin bitirilmesi, belirli bir veri setinin sözleşmedeki biçime dönüştürülmesi, eksik montajın proje ve şartnameye göre tamamlanması veya yüklenilmiş bir fiziksel işin kalan kısmının üçüncü kişi eliyle yapılması başvuruya konu olabilir. Bunların her biri için işin başlangıç durumu, kalan kısmı, kabul ölçütü ve sınırı farklıdır. Dilekçe, soyut bir “işin tamamlanması” ifadesiyle yetinmemeli; borçlunun üstlendiği ve yerine getirmediği sonuç ile üçüncü kişiye gördürülecek iş arasında birebir bağ kurmalıdır.

TBK 113 izni, borç ilişkisinin kapsamını genişletmez. İlk sözleşmede olmayan ek tasarım, daha üstün malzeme, başka bir bölüme ilişkin yenileme veya alacaklının sonradan seçtiği yeni özellikler borçlu hesabına yüklenemez. Mahkeme izni de alacaklıya borçlunun taşınmazına, sistemine ya da eşyasına sınırsız müdahale yetkisi vermez. Giriş, teslim, veri erişimi, güvenlik ve üçüncü kişi hakları yönünden gereken sınırlar talepte ayrı ayrı gösterilmelidir.

İzin talebinin temel koşulları nelerdir?

Geçerli ve belirli bir yapma borcu bulunmalıdır. Borcun kaynağı sözleşme, kanun veya başka bir hukuki ilişki olabilir. Sözleşme, ek teknik şartname, kabul ölçütü, iş programı, teklif, çizim ve taraf yazışmaları birlikte değerlendirilir. Borçlunun yalnız iyi niyetle görüşme, destek olmaya çalışma veya belirsiz bir hedef için çaba gösterme beyanı ile belirli sonucu meydana getirme borcu aynı değildir. Dilekçe, “hangi işin borç olarak doğduğunu” belge ve madde numarasıyla göstermelidir.

Edim muaccel olmalı ve ifa edilmemiş olmalıdır. Henüz teslim tarihi gelmemiş bir iş için yalnız ilerleme yetersizliği ileri sürülüyorsa sözleşme ve varsa özel hüküm ayrıca incelenir. Muaccel borçta temerrüt için TBK 117’deki bildirim kuralı ve bildirimsiz temerrüt hâlleri değerlendirilir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede ek süre verilmesi gerekiyorsa TBK 123; ek süre verilmeksizin seçimlik hak kullanılabilen durumlar bakımından TBK 124 gözden geçirilir. Her dosyaya otomatik olarak aynı üç, yedi veya on günlük süre uygulanmaz.

Edim borçlu dışında biri tarafından yapılabilir olmalıdır. Bir sanatçının kişisel üslubuna, belirli bir uzmanın şahsi kararına, sırf borçlunun güven ilişkisine veya devredilemez resmî yetkisine bağlı edim, üçüncü kişi eliyle aynı sonucu vermeyebilir. Buna karşılık objektif teknik ölçütlerle tanımlanan ve başka ehil kişi tarafından yerine getirilebilen iş ikame edilebilir nitelikte olabilir. Kişisel edim niteliği saklanarak üçüncü kişiye izin istenmesi, borcun içeriğini değiştirir ve talebin amacını bozar.

İfanın sınırı ve yöntemi denetlenebilir olmalıdır. Kalan iş listesi, miktar, konum, teknik standart, kullanılacak mevcut malzeme, test veya kabul ölçütü açıklanır. Üçüncü kişinin kimliği dava sırasında kesinleşmemişse en azından aranacak mesleki yeterlilik ve seçimin nasıl yapılacağı belirtilir. Birden fazla teklif varsa fiyat ve kapsam farkları aynı tabloda gösterilir; en yüksek veya en düşük teklif kendiliğinden doğru maliyet kabul edilmez.

Talepte hukukî yarar bulunmalıdır. İş zaten üçüncü kişi tarafından tamamen bitirilmişse ileriye dönük izin yerine yapılan giderin ve diğer zararların hangi hukukî temelde isteneceği tartışılır. Tersine, alacaklı henüz müdahale etmemiş ve izinsiz ifanın mülkiyet, erişim, güvenlik veya delil sorununa yol açacağı bir durumda mahkeme izni gerçek işlev görür. Talep anındaki fiilî durum açıkça yazılmalıdır.

TBK 113; sözleşmeden dönme, tazminat ve avans iadesinden nasıl ayrılır?

TBK 113/1’in amacı borcu sona erdirip yalnız para hesabı yapmak değildir. Alacaklı, sözleşmedeki belirli yapma sonucunu korur; fakat borçlunun yerine kendisinin veya üçüncü kişinin ifa etmesi için izin ister. Sözleşmeden dönme yolunda ise tarafların karşılıklı edimleri geri verme ve zarar hesabı gündeme gelir. Bu iki sonuç aynı anda belirsiz biçimde istenmemelidir. Terditli talep kurulacaksa hangi talebin asli, hangisinin hangi koşulda ikincil olduğu HMK 111 çerçevesinde açıkça düzenlenmelidir.

TBK 112, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini, borçlunun kusursuzluğunu ispat etmediği sürece öngörür. TBK 113 ise yapma ve yapmama borçları için özel ifa aracını gösterir ve giderim haklarını saklı tutar. Bu nedenle tamamlama maliyeti, gecikme zararı, kullanım kaybı ve başka zarar kalemleri birbirine karıştırılmamalı; aynı ekonomik kayıp iki farklı adla istenmemelidir. Her kalemin sebebi, dönemi ve hesap yöntemi ayrı yazılır.

Ödenmiş avansın iadesi de farklı bir taleptir. Alacaklı işin tamamlanmasını istiyorsa, yapılan ve yapılmayan kısım ile ödeme planı birlikte ele alınır. Sözleşmenin sona erdirildiği ileri sürülüyorsa TBK 113 kapsamında aynen ifa izni istemenin hâlâ mümkün olup olmadığı açıklanmalıdır. “Hem sözleşme tümüyle sona erdi hem aynı sözleşmedeki iş aynen yaptırılsın” şeklindeki çelişki giderilmeden dilekçe verilmemelidir.

Sitedeki usta tadilatı yarım bıraktı rehberi, tadilat ilişkisinde gecikme, eksik iş, avans ve sona erme seçeneklerini birlikte açıklar. Buradaki örnek ise o genel rehberi tekrar etmez; yalnız mevcut borcun korunarak ikame edilebilir edim için yargısal izin alınmasına odaklanır.

Eser sözleşmesinde TBK 473/2 ile TBK 113 neden ayrı değerlendirilir?

TBK 473/2, eser meydana getirilirken yüklenicinin kusuruyla ayıplı veya sözleşmeye aykırı yapılacağının açıkça görülmesi hâlinde, iş sahibinin uygun süre vererek aykırılığın giderilmesini istemesini; verilen sürede giderilmezse masrafı yükleniciye ait olmak üzere üçüncü kişiye yaptıracağını bildirmesini düzenleyen özel bir hükümdür. Bu yol, henüz meydana getirilmekte olan eserdeki açık ayıplı veya aykırı gidişe özgüdür. TBK 113 ise genel olarak yerine getirilmemiş yapma borcunda izin talebini düzenler.

Dilekçede yalnız “iş yarım kaldı” denilerek hangi hükmün uygulandığı belirsiz bırakılmamalıdır. İş sürerken ayıplı gidiş mi vardır, teslim tarihi geçmiş ve yapma borcu hiç mi yerine getirilmemiştir, yoksa teslim edilen eserde ayıp mı bulunmaktadır? Teslim sonrası ayıp iddiasında TBK 474 ve devamındaki inceleme, bildirim ve seçimlik haklar da gündeme gelir. ayıplı eserde iş sahibinin hakları başlıklı içerik bu son durumu ayrı ele alır.

İşin fiziksel durumu üçüncü kişi başlayınca değişecekse delil korunması önemlidir. Fotoğraf, video, ölçüm, malzeme envanteri ve teklif yardımcıdır; fakat teknik uyuşmazlıkta her zaman yeterli olmayabilir. HMK 400 ve devamındaki koşullar mevcutsa delil tespiti talep dilekçesi değerlendirilir. Delil tespiti, TBK 113 izninin veya esas davanın yerine geçmez; değişme riski bulunan vakıayı önceden saptamaya yarar.

Mevcut yapma ilâmı varsa neden İİK 30 kontrol edilmelidir?

Alacaklının elinde henüz yapma borcuna ilişkin bir mahkeme ilâmı yoksa TBK 113 kapsamında edimin ikame yoluyla ifası için yargısal izin talebi gündeme gelebilir. Buna karşılık daha önce verilmiş, icra edilebilir bir ilâm belirli işin yapılmasını emrediyorsa yeni bir TBK 113 davası açmak yerine ilâmlı icra hükümleri incelenmelidir. İcra ve İflâs Kanunu m.30, bir işin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin ilâmların icra dairesinde nasıl yerine getirileceğini düzenler.

İİK 30’a göre icra emriyle borçluya ilâmda gösterilen veya işin niteliğine göre belirlenecek süre verilir. Borçlu işe başlamaz veya bitirmez ve iş başka biri tarafından yapılabilir nitelikteyse, alacaklının istemi üzerine gereken masraf icra müdürlüğünce bilirkişiye takdir ettirilerek kanundaki yönteme göre iş yaptırılır. Bu aşamada uyuşmazlığın esası yeniden kurulmaz; ilâmın belirli hüküm sonucu icra edilir. İlâmın belirsizliği icra dairesinde yeni bir sözleşme yazılarak giderilemez.

Bu nedenle dilekçenin ilk kontrol sorularından biri “Aynı iş hakkında mevcut icra edilebilir karar var mı?” olmalıdır. Varsa kararın hüküm fıkrası, kesinleşme veya icra edilebilirlik durumu, daha önce başlatılan takip ve verilen icra emirleri dosyaya alınır. Yoksa TBK 113 talebinin hangi sözleşme veya borç ilişkisine dayandığı açıklanır. İki yol birbirinin tekrarı hâline getirilmemelidir.

Maliyet ve masraf talebi nasıl kurulmalıdır?

Kanundaki “masrafı borçluya ait olmak üzere” ifadesi, alacaklının belgesiz ve sınırsız harcama yapabileceği anlamına gelmez. Ön keşif, iş kalemi listesi ve karşılaştırılabilir teklifler hazırlanır. Tekliflerde miktar, birim, birim fiyat, vergi, nakliye, söküm, atık taşıma, test, izin, güvenlik ve teslim süresi ayrı gösterilir. Kapsam dışı yeni işler aynı teklifteyse bunlar çıkarılır veya ayrı sütuna alınır.

Mahkemeden iş başlamadan tahmini masrafın avans olarak tahsili de istenecekse bunun kendiliğinden doğduğu ileri sürülmemeli; talebin hukuki dayanağı, güncel teklifleri ve neden sonradan tahsilin ifayı etkisiz bırakacağı açıklanmalıdır. Mahkemenin vereceği kararın şekli ile giderin daha sonra alacak davasına veya takibe konu edilmesi farklı ihtimallerdir. Dilekçe, “bütün gelecekteki masrafların peşinen ödenmesi” gibi ölçülemeyen bir sonuç yerine belirli kalem ve sınır kurmalıdır.

İş sırasında öngörülmeyen zorunlu bir kalem çıkarsa bunun ilk kapsamla bağlantısı, aciliyeti ve uygunluğu belgelenir. Yetkinin sınırını aşan estetik yükseltme veya kapsam artışı borçlu hesabına yazılmaz. Faturanın bulunması harcamanın tek başına gerekli ve makul olduğunu kanıtlamaz; yapılan iş, sözleşmedeki borç ve piyasa bedeliyle ilişki kurulmalıdır.

Görevli mahkeme, yetki ve dava şartı nasıl belirlenir?

TBK 113 bütün uyuşmazlıklar için tek bir mahkeme adı vermez. Görev, yapma borcunu doğuran temel ilişkinin niteliğine göre belirlenir. Kişisel konut için mesleki veya ticari amaçla hizmet sunan sağlayıcıyla yapılan işlem tüketici işlemi olabilir; ticari işletmelerin faaliyetleriyle ilgili uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıyabilir; bunların dışında asliye hukuk mahkemesinin genel görevi gündeme gelebilir. Tarafların sıfatı, işin amacı ve özel kanun hükümleri görülmeden yalnız “TBK uygulanıyor” denilerek görev seçilmez.

Yer itibarıyla yetkide HMK 6’daki genel kural ile sözleşmeden doğan davalarda HMK 10 ve varsa özel yetki hükümleri birlikte değerlendirilir. İşin yapılacağı yer, davalının yerleşim yeri ve geçerli bir yetki sözleşmesi olup olmadığı somut belgelerle kontrol edilir. Büro adresinin Mersin’de olması her davanın Mersin’de açılacağı anlamına gelmez.

Dava şartı arabuluculuk da yalnız talebin başlığına bakılarak cevaplanamaz. Uyuşmazlığın tüketici veya ticari niteliği, ileri sürülen para talepleri ve özel düzenlemenin kapsamı değerlendirilir. İzin talebiyle birlikte bedel, tazminat veya başka parasal istemler varsa bunların dava şartına etkisi ayrı yazılır. tüketici mahkemesi dilekçesi örneği, görev ve dava şartı belirlenirken temel ilişkinin neden somutlaştırılması gerektiğini gösterir.

Hangi deliller dosyaya konulmalıdır?

Birinci grup, borcun varlığını ve kapsamını gösteren belgelerdir: imzalı sözleşme, ek şartname, proje, teklif, sipariş, teslim ölçütü, iş programı, tarafların değişiklik mutabakatları ve ödeme planı. Yazılı sözleşme yoksa hukuken geçerli başka delillerle ilişkinin kurulması ve kapsamı açıklanır; belgenin yokluğu, borcun içeriğini varsayarak doldurma hakkı vermez.

İkinci grup, muacceliyet ve ifa etmeme delilleridir: teslim tarihi, fatura veya hakediş kayıtları, yazılı ifa çağrısı, tebliğ belgesi, borçlunun cevabı, işin durduğu tarih, yapılan kısım ve eksik iş çizelgesi. Belirli süreli borçta ayrıca ihtarın gerekip gerekmediği hukuken değerlendirilir; ihtar gönderilmişse ulaştığı gerçek tarih gösterilir. Site yayın tarihi başvurunun veya temerrüdün tarihi olarak kullanılmaz.

Üçüncü grup, ikame ifanın uygulanabilirliği ve maliyetidir: işin üçüncü kişi tarafından yapılabildiğini gösteren teknik açıklama, ehil kişi veya işletmelerden alınan karşılaştırılabilir teklifler, mevcut durum fotoğrafı, keşif tutanağı, uzman görüşü, gerekiyorsa ruhsat ve güvenlik koşulları. Dördüncü grup, erişim ve üçüncü kişi haklarıdır: taşınmazın kime ait olduğu, çalışma alanına kimin izin vereceği, verinin veya ekipmanın kimde bulunduğu ve kamu izni gerekip gerekmediği açıklanır.

TBK 113 yapma borcunun borçlu hesabına ifası izin talep dilekçesi örneği

[YER] [GÖREVLİ MAHKEME TÜRÜ] MAHKEMESİNE

DAVACI: [Ad/soyad veya unvan, adres]
VEKİLİ: [Varsa avukat ve tebligat adresi]
DAVALI: [Borçlunun ad/soyadı veya unvanı, adres]

KONU: [Gerçek tarihli sözleşme/borç kaynağı] uyarınca davalının yerine getirmediği [ölçülebilir yapma ediminin tam tanımı] işinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.113/1 uyarınca masrafı davalıya ait olmak üzere [davacı veya ehil üçüncü kişi] tarafından yerine getirilmesine izin verilmesi; keşif ve bilirkişiyle kapsam ve makul maliyetin belirlenmesi ile somutlaştırılmış diğer taleplerimizin karara bağlanması istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Taraflar arasında [gerçek tarih] tarihinde kurulan [sözleşme türü ve adı] uyarınca davalı, [işin yeri, miktarı, teknik standardı ve teslim sonucu] şeklinde tanımlanan yapma borcunu üstlenmiştir. Sözleşmenin [madde numarası], [ek şartname/proje/teklif numarası] ve [kabul ölçütü] bu edimin kapsamını göstermektedir. Davacının karşı edimi olan [ödeme, yer teslimi, veri sağlama veya başka edim] [gerçek kayıtla yerine getirilmiş / uyuşmazlık konusu ise açıkça belirtilmiş]tir.

2. Yapma borcu [gerçek vade veya muacceliyet olayı] tarihinde muaccel olmuştur. Davalıya [gerçek bildirim tarihi ve yöntemi] ile [açık iş listesi] işlerini yerine getirmesi için [somut olayda hukuken ve teknik olarak uygun görülen süre] verilmiş; bildirim [tebliğ/teslim kaydı] ile ulaşmıştır. Davalı [cevabın gerçek içeriği] cevabını vermiş / cevap vermemiş; süre sonunda [ölçülebilir eksik kısım] yerine getirilmemiştir.

3. Yerine getirilmeyen edim, davalının kişisel özelliğine zorunlu biçimde bağlı değildir. [Yetkinlik türüne] sahip başka bir kişi veya işletme, sözleşmedeki [standart/proje/teslim ölçütü] korunarak aynı sonucu meydana getirebilir. İstenen izin, borcun konusunu değiştirmemekte; [yeni tasarım, kalite artışı veya ek iş] kapsam dışı bırakılarak yalnız sözleşmedeki kalan işlere yönelmektedir.

4. Mevcut durum [fotoğraf, tespit, keşif, ölçüm veya tutanak] ile kayıt altına alınmıştır. Kalan iş çizelgesinde her kalem için sözleşme karşılığı, mevcut gerçekleşme, tamamlanacak miktar, kabul ölçütü ve dayanak ek numarası gösterilmiştir. Delilin üçüncü kişi müdahalesiyle değişme ihtimali nedeniyle [varsa gerçek delil tespiti dosyası ve kararı] ayrıca sunulmaktadır.

5. [Tarih] tarihli tekliflerde aynı iş kalemleri karşılaştırılmıştır. [Seçilen/önerilen teklif sahibi] tarafından verilen teklif [gerçek tutar ve vergi durumu] olup; kapsamı [iş kalemleri]dir. Kapsam dışı [varsa yeni veya daha nitelikli işler] borçlu hesabına yöneltilmemiştir. Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak gerekli işlerin yöntemi ile güncel, makul maliyetin belirlenmesini talep ediyoruz.

6. Aynı yapma borcu hakkında icra edilebilir bir ilâm [bulunmamaktadır / varsa karar bilgisi yazılarak İİK m.30 yolu nedeniyle bu talep yeniden değerlendirilmelidir]. Talebimiz, mevcut ilâmın icrasını tekrarlamak veya sona ermiş sözleşmede yeni edim yaratmak değildir. TBK m.113/1’in öngördüğü ikame ifa izninin somut ve sınırları belirli biçimde kurulmasına yöneliktir.

7. İkame ifanın gerçekleştirilebilmesi için [çalışma alanına erişim, anahtar, veri, cihaz, proje, izin veya malzeme] gerekmektedir. Bu unsurların teslim ve kullanım sınırı [somut plan] ile gösterilmiştir. Üçüncü kişilerin mülkiyet ve kişilik haklarına müdahale edilmeyecek; ruhsat, iş sağlığı ve güvenliği ile teknik mevzuat yükümlülükleri izin kapsamının dışında varsayılmayacaktır.

HUKUKİ NEDENLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.83, m.112, özellikle m.113, somut olaya göre m.117 ve m.123-125 ile sözleşme türüne ilişkin özel hükümler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6, m.10, m.24-33, m.119, m.190, m.266 ve devamı, m.400 ve devamı; varsa ilgili tüketici, ticaret ve arabuluculuk mevzuatı.

DELİLLER: Sözleşme ve ekleri; proje, şartname ve kabul ölçütleri; ödeme ve karşı edim kayıtları; teslim takvimi; ihtar ve tebliğ belgeleri; davalı cevapları; iş ve eksik kalem çizelgesi; fotoğraf, video ve ölçümler; delil tespiti dosyası varsa kayıtları; karşılaştırılabilir teklifler; maliyet çizelgesi; ruhsat/izin ve erişim belgeleri; keşif, bilirkişi incelemesi ve hukuka uygun diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) davalının [tam ve ölçülebilir edim] yapma borcunu süresinde yerine getirmediğinin tespitine, (2) ekli kalan iş ve uygulama planındaki [kalem numaraları] ile sınırlı edimin, TBK m.113/1 uyarınca masrafı davalıya ait olmak üzere davacı veya mahkemece uygun görülecek ehil üçüncü kişi tarafından ifasına izin verilmesine, (3) işin yöntemi, miktarı, kabul ölçütü ve makul güncel maliyetinin keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesine, (4) somut olarak açıklanan erişim ve teslim işlemlerinin karar kapsamına alınmasına, (5) [varsa usulüne uygun ve hesaplanabilir diğer talep] hakkında karar verilmesine ve giderim haklarımızın saklı tutulmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Gerçek başvuru tarihi]

Davacı / Vekili
[Ad soyad, gerçek imza]

Dilekçe ekindeki uygulama planı nasıl hazırlanır?

Uygulama planının ilk sütununda sözleşmedeki iş kalemi ve belge numarası; ikinci sütununda mevcut gerçekleşme; üçüncü sütununda tamamlanacak miktar; dördüncü sütununda teknik yöntem; beşinci sütununda kabul testi; altıncı sütununda teklif ve bedel; yedinci sütununda çalışma alanına erişim ihtiyacı gösterilir. Böylece mahkeme, borcun ne olduğunu, üçüncü kişinin ne yapacağını ve işlemin ne zaman tamamlanmış sayılacağını aynı çizelgeden görebilir.

Plan, yüklenici seçme ihalesi veya sınırsız yetki belgesi değildir. Mahkemenin hüküm ve gerekçesiyle uyumlu hâle getirilir. Karardan sonra seçilecek kişinin ehliyeti, sigortası, kamu izinleri ve iş güvenliği sorumlulukları ayrıca yerine getirilir. İzin alınması, teknik mevzuata aykırı işi hukuka uygun hâle getirmez.

Word dilekçesi ve maliyet-delil planı

TBK 113 yapma borcunun borçlu hesabına ifası izin talep dilekçesini Word olarak indirin (.docx)

Word dosyasının ilk sayfası düzenlenebilir izin talep dilekçesidir. İkinci sayfada sözleşme kalemi, kalan iş, ikame edilebilirlik, teknik yöntem, kabul ölçütü, teklif, erişim ve delil bağlantısını izleyen uygulama-maliyet planı bulunur. Köşeli parantezli alanlar gerçek sözleşme ve dosya kayıtlarıyla doldurulmadan; kullanılmayan seçenekler silinmeden ve görev, yetki, arabuluculuk ile İİK 30 ayrımı denetlenmeden kullanılmamalıdır.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, yapılacak işi ölçülebilir kalemlere ayırmadan genel izin istemektir. İkinci hata, borçlunun kişisel becerisine veya resmî yetkisine zorunlu olarak bağlı edimi üçüncü kişiye devredilebilir saymaktır. Üçüncü hata, vade ve temerrüt kaydını göstermemektir. Dördüncü hata, sözleşmeyi sona erdirdiğini ileri sürerken aynı borcun aynen ifasını açıklamasız istemektir. Beşinci hata, yeni ve daha kaliteli işi eski borcun devamı gibi göstermektir.

Altıncı hata, karşılaştırılabilir olmayan teklifleri maliyet kanıtı saymaktır. Yedinci hata, aynı tamamlama giderini hem aynen ifa maliyeti hem tazminat olarak iki kez istemektir. Sekizinci hata, üçüncü kişi müdahalesinden önce değişecek delili korumamaktır. Dokuzuncu hata, mevcut yapma ilâmına rağmen İİK 30 yolunu kontrol etmeden yeni izin davası açmaktır. Onuncu hata, görev, yetki ve dava şartını yalnız tarafların “tüketici” veya “tacir” sözcüğünü kullanmasına göre belirlemektir.

İlgili içerikler ve resmî kaynaklar

TBK 113 borçlu hesabına ifa hakkında sık sorulan sorular

1. Borçlu işi yapmadığında doğrudan başka kişiye yaptırabilir miyim?

İzinsiz müdahalenin delil, kapsam, mülkiyet ve masraf uyuşmazlığı yaratabileceği durumlarda TBK 113/1 uyarınca mahkemeden izin istenir. Acil koruma önlemleri ile kapsamlı tamamlama işi birbirinden ayrılmalıdır.

2. Her yapma borcu üçüncü kişiye gördürülebilir mi?

Hayır. Borçlunun kişisel niteliğine, özel güven ilişkisine veya devredilemez yetkisine bağlı edimlerde üçüncü kişi aynı edimi yerine getiremeyebilir. İkame edilebilirlik somut borca göre açıklanır.

3. Mahkeme izni sözleşmeyi sona erdirir mi?

TBK 113 izni kural olarak belirli yapma borcunun ikame yoluyla ifasına yöneliktir; sözleşmeden dönme ile aynı sonuç değildir. Sona erme iddiası varsa aynen ifa talebiyle ilişkisi ayrıca açıklanmalıdır.

4. Üçüncü kişinin bütün faturası borçludan alınır mı?

Otomatik olarak değil. Faturadaki işin sözleşmedeki borçla bağlantısı, gerekliliği, makul piyasa bedeli ve izin sınırı incelenir. Yeni tasarım, kalite artışı ve ek işler ayrılır.

5. Mahkemeden masraf avansı istenebilir mi?

Böyle bir talep kurulacaksa miktar, güncel teklifler, hukuki dayanak ve neden sonradan tahsilin ifayı etkisiz bırakacağı somutlaştırılır. TBK 113 ifadesi belgesiz her masrafın peşinen ödenmesini kendiliğinden sağlamaz.

6. Borçluya önce süre vermek zorunlu mudur?

Muacceliyet, temerrüt bildirimi, karşılıklı borç yükleyen sözleşmede uygun süre ve TBK 124 istisnaları somut olaya göre incelenir. Kanun bütün yapma borçları için tek bir gün sayısı koymaz.

7. Yapma borcu hakkında karar zaten varsa ne yapılır?

İcra edilebilir bir yapma ilâmı mevcutsa İİK 30 kapsamındaki ilâmlı icra yolu kontrol edilir. Aynı sonucu almak için yeni TBK 113 davası açmak yerine mevcut hükmün icrası gerekebilir.

8. Delil tespiti izin davasının yerine geçer mi?

Hayır. Delil tespiti değişme veya kaybolma riski bulunan mevcut durumu saptar; üçüncü kişi eliyle ifaya izin veren esas karar değildir. İki başvurunun amaçları ve koşulları ayrıdır.

9. Görevli mahkeme her zaman asliye hukuk mahkemesi midir?

Hayır. Temel ilişkinin tüketici işlemi, ticari iş veya genel özel hukuk ilişkisi olması görevi etkiler. Tarafların sıfatı ve işin amacı incelenmeden yalnız TBK 113’e bakılarak görev belirlenmez.

10. Tazminat hakkı izin talebiyle kaybolur mu?

TBK 113/1 her türlü giderim isteme hakkını saklı tutar. Ancak zarar kalemleri, ikame ifa maliyetiyle çakışmayacak ve aynı kayıp iki kez istenmeyecek biçimde somutlaştırılmalıdır.

Hukuki kapsam ve son kontrol

Bu içerik 10 Ekim 2026 tarihinde TBK 112, 113, 117, 123-125 ve eser sözleşmesine ilişkin 470-486 hükümleri ile İİK 30’un resmî kaynaklardaki metinleri üzerinden kontrol edilmiştir. 6098 sayılı Kanun 11 Ocak 2011’de kabul edilmiş, 4 Şubat 2011 tarihli ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Mevcut “usta tadilatı yarım bıraktı” içeriği tam gövde olarak karşılaştırılmış; yeni yazının avans iadesi ve sözleşmeyi sona erdirme yerine, belirli ve ikame edilebilir yapma ediminin mahkeme izniyle borçlu hesabına ifasına odaklandığı doğrulanmıştır. Gerçek sözleşme, vade, ihtar, kalan iş, erişim ve teklif belgeleri görülmeden örnek dilekçe doğrudan kullanılmamalıdır.

Mersin ofis konumu

Bakırcı ve Keskin Hukuk Bürosu — Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu 3472; Av. Emirhan Keskin, Mersin Barosu 5507. İhsaniye Mahallesi, 4903 Sokak, Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin. Telefon ve WhatsApp: +90 552 224 43 66.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bu dilekçe örneği adına yayımlanan bilgilendirme içeriğidir. Örnek metin gerçek dosyanın olayları, delilleri ve güncel mevzuatı değerlendirilerek uyarlanmalıdır.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

Büro avukatı: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp