Yurt Dışından Yapılan Haksız Rekabette Hangi Hukuk Uygulanır? Piyasa ve İşletme Kuralı | MÖHUK m.37 (2026)
Kısa ve Net Cevap
MÖHUK m.37/1’e göre haksız rekabetten doğan talepler, haksız rekabet sebebiyle piyasası doğrudan etkilenen ülke hukukuna tabidir. Ancak haksız rekabet sonucunda zarar görenin yalnızca kendi işletmesine ilişkin menfaatleri ihlâl edilmişse MÖHUK m.37/2 uygulanır ve zarar gören işletmenin işyerinin bulunduğu ülke hukuku esas alınır. Bu nedenle yabancı ülkeden yapılan internet reklamı, karşılaştırmalı reklam, alan adı kullanımı, müşteri yönlendirme veya ticari itibara saldırı dosyasında fiilin nereden yapıldığı tek başına belirleyici değildir; doğrudan etkilenen piyasa ve ihlalin kapsamı tespit edilir.

- MÖHUK m.37’nin iki ayrı kuralı
- Doğrudan etkilenen piyasa nasıl belirlenir?
- Yalnız işletme menfaati ihlâlinde hangi hukuk?
- Fiilin yapıldığı ülke neden tek başına belirleyici değildir?
- İnternet ve sosyal medyada haksız rekabet
- Yanıltıcı ve karşılaştırmalı reklam
- Müşteri ve çalışan yönlendirme
- Ticari itibar ve karalama
- Alan adı ve dijital kimlik kullanımı
- Birden fazla ülke piyasası etkilenirse
- M.37 ile m.38 farkı
- M.37 ile genel haksız fiil m.34 farkı
- Piyasa etkisinin ispatı
- Yurt dışı haksız rekabet dosyasında sıra
- Sık sorulan sorular
MÖHUK m.37’nin İki Ayrı Kuralı
MÖHUK m.37 haksız rekabetten doğan yabancılık unsurlu talepleri iki kategoriye ayırır. Birinci fıkranın genel kuralı piyasa etkisine dayanır: haksız rekabet sebebiyle hangi ülkenin piyasası doğrudan etkilenmişse o ülke hukuku uygulanır. İkinci fıkra ise piyasa genelinden ziyade zarar gören işletmenin münhasır menfaatinin ihlâl edildiği durumu özel olarak düzenler.
Bu ayrım dosyanın sonucunu doğrudan etkiler. Bir rakibin Türkiye pazarındaki tüketicileri yanıltan reklamı Türkiye piyasasını doğrudan etkileyebilir ve m.37/1 kapsamında Türk hukukuna bağlanabilir. Buna karşılık haksız davranış yalnızca belirli bir şirketin iç işletme menfaatini hedefliyor ve piyasa üzerinde doğrudan etki oluşturmuyorsa m.37/2 kapsamında o işletmenin işyeri hukuku uygulanır.
Kanunun iki fıkrası aynı olayda otomatik olarak birlikte uygulanmaz. Önce ihlalin piyasa üzerindeki etkisi ve zarar görenin hangi menfaatinin korunduğu belirlenir; sonra uygun bağlama kuralı seçilir.
“Piyasası Doğrudan Etkilenen Ülke” Nasıl Belirlenir?
M.37/1’de bağlama noktası haksız rekabet fiilinin fiziksel olarak işlendiği ülke değildir. Esas olan fiilin rekabet ilişkisini ve ekonomik kararları doğrudan etkilediği pazardır. Ürünün veya hizmetin hedeflendiği müşteri kitlesi, reklamın yöneltildiği ülke, satış kanalının coğrafi kapsamı, dil, para birimi, teslim bölgesi ve fiilen gerçekleşen ticari sonuçlar bu değerlendirmede önem taşır.
Bir Alman şirketin Türkiye’deki tüketicilere Türkçe reklam vermesi, fiyatları Türk lirası ile göstermesi ve Türkiye’ye doğrudan satış yapması hâlinde Türkiye piyasasıyla güçlü bağ oluşur. Reklamın Almanya’daki sunucudan yayınlanması veya şirket merkezinin Berlin’de bulunması, piyasa etkisini tek başına Almanya’ya taşımaz.
Kanun “doğrudan” etki arar. Dolaylı, tesadüfî veya yalnız teknik erişilebilirlik düzeyindeki bağlantı piyasa yeri tespitinde yeterli kabul edilmez. İnternet sitesine Türkiye’den erişilebilmesi tek başına Türkiye piyasasının hedeflendiğini göstermeyebilir.
Yalnız Zarar Gören İşletmenin Menfaati İhlâl Edilmişse
MÖHUK m.37/2’ye göre haksız rekabet sonucunda zarar görenin münhasıran işletmesine ilişkin menfaatleri ihlâl edilmişse, zarar gören işletmenin işyerinin bulunduğu ülke hukuku uygulanır. Bu hüküm, piyasa düzeninden ziyade belirli bir işletmenin kendi organizasyonu ve ticari varlığına yönelen saldırıları hedefler.
Bir şirketin ticari sırlarının haksız kullanılması, yalnız o işletmenin iç müşteri listesine veya organizasyonel menfaatine yönelik davranışlar, somut şartlarına göre bu fıkra kapsamında değerlendirilebilir. Ancak davranış aynı zamanda tüketici tercihini, rakiplerin konumunu veya pazar işleyişini doğrudan etkiliyorsa m.37/1’in piyasa bağlantısı önem kazanır.
“Münhasıran” kelimesi önemlidir. İhlal sadece zarar gören işletmeye ilişkin olmalıdır. Hem işletme hem piyasa doğrudan etkileniyorsa ikinci fıkranın istisna niteliği genişletilerek uygulanmamalıdır.
Fiilin Yapıldığı Ülke Neden Tek Başına Belirleyici Değildir?
Genel haksız fiil kuralı MÖHUK m.34’te fiil ve zarar yeri bağlantıları üzerinden kurulmuştur. Haksız rekabet ise m.37’de özel olarak düzenlendiği için öncelikle özel hüküm uygulanır. Bu nedenle reklamı hazırlayan kişinin bulunduğu ülke veya sosyal medya paylaşımının gönderildiği fiziksel konum, haksız rekabet statüsünü tek başına belirlemez.
Örneğin Dubai’de hazırlanan bir reklam kampanyası yalnız Türkiye’deki kullanıcıları hedefliyor ve Türkiye pazarındaki rekabeti etkiliyorsa, haksız rekabet talebi bakımından m.37/1 Türkiye hukukuna yöneltebilir. Fiilin Dubai’de yapılması genel m.34 üzerinden otomatik olarak Birleşik Arap Emirlikleri hukukunu uygulama sebebi değildir.
Bu özel bağlama kuralı, haksız rekabet hukukunun esas amacının adil piyasa işleyişini ve rekabet ilişkilerini korumasıyla uyumludur.
İnternet ve Sosyal Medyada Haksız Rekabet
Çevrim içi içerik sınırları aşabildiği için haksız rekabet dosyalarında “site her ülkeden açılıyor” yaklaşımı doğru değildir. Piyasanın doğrudan etkilenip etkilenmediği hedefleme unsurlarıyla belirlenir. Alan adı uzantısı, içerik dili, ödeme para birimi, kargo bölgesi, reklam hedeflemesi, yerel telefon numarası ve ülkeye özel kampanya verileri birlikte incelenebilir.
Sosyal medya reklamında platformun teknik merkezi değil, reklamın hedeflediği ve ticari davranışı etkilediği piyasa önemlidir. Reklam yalnız Almanya’daki Türkçe konuşan tüketicileri hedefliyorsa Almanya piyasası; Türkiye’deki kullanıcılara yöneliyorsa Türkiye piyasası bağlantısı gündeme gelir.
Organik içerikte de takipçi kitlesi tek başına yeterli değildir. Ürün satışının hangi ülkeye yöneldiği, çağrı metinleri, teslim ve ödeme altyapısı gibi somut veriler piyasa etkisini gösterir.
Yanıltıcı ve Karşılaştırmalı Reklamlarda Uygulanacak Hukuk
Rakibin ürün veya hizmeti hakkında yanlış, eksik veya yanıltıcı karşılaştırma yapılması haksız rekabet uyuşmazlığı doğurabilir. Yabancı şirketin Türkiye pazarına yönelik kampanyası Türkiye’de tüketici ve rakip davranışını doğrudan etkiliyorsa m.37/1 Türk hukukuna yöneltir.
Reklamın hangi ülkede hazırlanmış olduğu, reklam ajansının merkezi veya sosyal medya hesabının yönetildiği ülke tek başına sonuç belirlemez. Kampanyanın hedef pazarı ve doğrudan etkisi esas alınır.
Reklam aynı anda birden fazla ülkede yürütülüyorsa her ülkenin piyasa etkisi ayrı incelenebilir. Bu durum taleplerin ülke bazında ayrılmasını gerektirebilir; tek bir ülke hukukunun bütün dünya çapındaki etkiye otomatik uygulanacağı kabul edilmemelidir.
Müşteri veya Çalışan Yönlendirme Haksız Rekabeti
Eski çalışan, distribütör veya ticari ortak yabancı ülkeden müşteri çevresine müdahale edebilir. Bu davranışın yalnız belirli işletmenin iç menfaatini mi, yoksa piyasadaki rekabet düzenini de mi doğrudan etkilediği tespit edilmelidir.
Müşteri listesinin hukuka aykırı ele geçirilmesi ve yalnız zarar gören şirketin mevcut müşterilerine gizlice yönelinmesi, somut şartlarına göre m.37/2 kapsamında işletme menfaati olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık geniş çaplı yanıltıcı kampanya ile pazarın tüketici tercihleri etkileniyorsa m.37/1 öne çıkar.
Taraflar arasında ayrıca rekabet etmeme, gizlilik veya distribütörlük sözleşmesi varsa sözleşmeye aykırılık talebi ile haksız rekabet talebi ayrılır. Sözleşme statüsü MÖHUK m.24 veya ilgili özel hükümle belirlenir; bağımsız haksız rekabet talebi m.37’ye tabidir.
Ticari İtibarın Zedelenmesi ve Rakibi Kötüleme
Rakibin ürünleri, mali durumu veya ticari güvenilirliği hakkında gerçeğe aykırı açıklamalar yapılması hem haksız rekabet hem kişilik hakkı boyutu taşıyabilir. Hangi talebin ileri sürüldüğü hukukî vasıflandırmayı etkiler.
Haksız rekabet iddiasında doğrudan etkilenen piyasa m.37’ye göre belirlenir. Tüzel kişinin kişilik hakkının ihlali ayrıca MÖHUK m.35 kapsamındaki özel bağlama kuralına tabi olabilir. Aynı paylaşım birden fazla hukukî menfaati ihlâl ediyorsa her talebin bağlama kuralı ayrı kurulmalıdır.
Bu nedenle dava dilekçesinde yalnız “itibarımız zedelendi” denilmemeli; davranışın rekabet ilişkisi, pazar etkisi ve hangi haksız rekabet biçimini oluşturduğu somutlaştırılmalıdır.
Alan Adı ve Dijital Kimlik Kullanımında Haksız Rekabet
Rakibin ticaret unvanına, işletme adına veya tanıtım işaretine benzeyen alan adının kullanılması haksız rekabet ve fikrî mülkiyet sorunlarını birlikte doğurabilir. Marka hakkı ihlali MÖHUK m.23 kapsamında koruma talep edilen ülke hukukuna; haksız rekabet talebi ise m.37 kapsamında doğrudan etkilenen piyasa hukukuna bağlanır.
Aynı olayda Türkiye’de tescilli markanın izinsiz kullanımı ile Türkiye pazarındaki müşterileri yanıltan alan adı kullanımı birlikte ileri sürülebilir. Her talebin dayandığı hukukî koruma ve uygulanacak hukuk ayrı gösterilmelidir.
Alan adının “.com” olması tek başına küresel piyasa etkisi yaratmaz. Site içeriğinin hangi ülkeye yöneldiği ve ticari faaliyet bağlantısı somut verilerle belirlenir.
Birden Fazla Ülke Piyasası Doğrudan Etkilenirse
Dijital ticarette aynı davranış Türkiye, Almanya, Hollanda ve Fransa piyasalarını eş zamanlı etkileyebilir. MÖHUK m.37’nin piyasa yeri mantığı, her doğrudan etkilenen piyasa bakımından ilgili ülke hukukunun gündeme gelmesine yol açabilir. Talebin coğrafi kapsamı ve zarar kalemleri ülke bazında ayrıştırılmalıdır.
Davacı bütün zararını tek bir ülke hukukuna bağlamak istese bile kanunun bağlantı noktası tarafın tercihi değil, doğrudan piyasa etkisidir. Mahkeme hangi pazarların gerçekten doğrudan etkilendiğini somut delillerle belirler.
Çok ülke etkisinde reklam gösterim verileri, satış rakamları, web analitiği, ülke bazlı kampanya raporları ve müşteri kayıtları özellikle önem taşır.
MÖHUK m.37 ile m.38 Arasındaki Fark
M.37 haksız rekabeti; m.38 rekabetin engellenmesinden doğan talepleri düzenler. Haksız rekabet, rakiplerin veya müşterilerin dürüst ve bozulmamış rekabet ilişkisini ihlâl eden davranışlarla ilgilidir. Rekabetin engellenmesi ise kartel, hâkim durum, rekabeti sınırlayıcı anlaşma veya benzeri piyasa yapısını engelleyen davranışlarla bağlantılı özel hukuk taleplerini kapsar.
Her iki maddede de piyasa etkisi önemlidir fakat m.38/2 Türkiye’de rekabetin engellenmesine yabancı hukuk uygulandığında tazminat üst sınırı hakkında ayrıca özel hüküm getirir. Bu sınırlama m.37 metninde yoktur.
Olayın “haksız rekabet” mi “rekabetin engellenmesi” mi olduğu Türk hukukundaki vasıflandırma ve somut davranış üzerinden belirlenmelidir.
MÖHUK m.37 ile Genel Haksız Fiil M.34 Farkı
MÖHUK m.34 haksız fiiller için genel bağlama kuralıdır. M.37 ise haksız rekabet bakımından özel hükümdür. Özel hüküm bulunan alanda öncelikle m.37 uygulanır. Haksız rekabet niteliği taşımayan bağımsız zararlar m.34 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.
Bu ayrım özellikle aynı olayda şirket malına zarar verme, kişilik hakkı ihlali ve haksız rekabet gibi birden fazla talep bulunduğunda önem taşır. Her talep için kendi bağlama kuralı uygulanır.
Tarafların daha önce kurulmuş sözleşmesi varsa, sözleşmeye aykırılık talebi de ayrıca sözleşme statüsüne tabidir. Aynı olayın birden fazla hukukî sebebi bulunması, tüm taleplerin tek maddeden çözülmesini gerektirmez.
Doğrudan Piyasa Etkisi Nasıl İspatlanır?
Ülke bazlı satış rakamları, reklam hedefleme raporları, Google Ads veya sosyal medya kampanya ayarları, site trafik verileri, dil ve para birimi, kargo seçenekleri, müşteri şikâyetleri, pazar araştırmaları ve sipariş kayıtları doğrudan piyasa etkisini gösterebilir.
Rakibin yalnız belirli işletmeyi hedeflediği iddia ediliyorsa müşteri listeleri, ticari sır belgeleri, personel yazışmaları, teklif dosyaları ve işletme içi zararı gösteren kayıtlar m.37/2 açısından önem taşır.
Dijital delillerin hukuka uygun elde edilmesi ve bütünlüğünün korunması gerekir. Ekran görüntüsü tarih, URL ve erişim bağlamıyla birlikte saklanmalı; gerekiyorsa noter tespiti, bilirkişi veya teknik inceleme araçları kullanılmalıdır.
Yurt Dışı Haksız Rekabet Dosyasında İnceleme Sırası
İlk adım davranışın gerçekten haksız rekabet niteliğini taşıyıp taşımadığını belirlemektir. İkinci adım doğrudan etkilenen piyasa veya piyasaları tespit etmektir. Üçüncü adım ihlalin yalnız zarar gören işletmenin kendi menfaatine mi yöneldiğini kontrol etmektir.
Dördüncü adım m.37/1 veya m.37/2’ye göre uygulanacak hukuku belirlemektir. Beşinci adım yabancı hukuk uygulanacaksa MÖHUK m.2 uyarınca güncel içeriğini tespit etmektir. Altıncı adım ihtiyati tedbir, delil tespiti, görev ve yetki gibi usul konularını Türk usul hukukuna göre ayrıca değerlendirmektir.
Son olarak marka, kişilik hakkı, sözleşme veya rekabetin engellenmesi gibi eş zamanlı talepler varsa m.23, m.35, m.24 veya m.38 hükümleri ayrı ayrı uygulanır.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
MÖHUK m.37 Türk mahkemelerinde ülke genelinde uygulanır. Mersin’deki ihracatçı, turizm, lojistik, e-ticaret ve hizmet işletmelerinin Avrupa veya başka ülkelerden yöneltilen dijital haksız rekabet davranışlarında hedef pazarın tespiti özellikle önemlidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin/Akdeniz’dedir; usulen mümkün haksız rekabet dosyaları Mersin’den Türkiye genelinde takip edilir.
Resmî ve İlgili Kaynaklar
- 5718 sayılı MÖHUK
- Rekabet Kurumu
- Yurt dışı haksız fiil – MÖHUK m.34
- Fikrî mülkiyet ihlali – MÖHUK m.23
- Yurt dışındaki müvekkiller
Sık Sorulan Sorular
Yurt dışından Türkiye’ye yönelik haksız rekabette hangi hukuk uygulanır?
Türkiye piyasası haksız rekabet sebebiyle doğrudan etkileniyorsa MÖHUK m.37/1 Türk hukukuna yöneltir.
Fiil Almanya’da yapılmışsa Alman hukuku mu uygulanır?
Haksız rekabette fiilin yapıldığı yer tek başına belirleyici değildir; doğrudan etkilenen piyasa esas alınır.
Yalnız tek bir şirket zarar görmüşse ne olur?
Zarar görenin münhasıran işletmesine ilişkin menfaatleri ihlâl edilmişse m.37/2 gereğince işletmenin işyerinin bulunduğu ülke hukuku uygulanır.
Sosyal medya reklamında hangi piyasa etkilenmiş sayılır?
Reklam hedeflemesi, dil, para birimi, teslim bölgesi ve fiilî ticari etki birlikte değerlendirilir.
Web sitesine Türkiye’den erişilebilmesi yeterli mi?
Tek başına yeterli değildir. M.37 doğrudan piyasa etkisi arar.
Marka ihlali ile haksız rekabet aynı hukuka mı tabidir?
Hayır. Marka hakkı ihlali m.23, haksız rekabet m.37 kapsamında ayrı bağlama kurallarına tabidir.
Haksız rekabet ile rekabetin engellenmesi aynı mı?
Hayır. Haksız rekabet m.37’de, rekabetin engellenmesinden doğan talepler m.38’de düzenlenir.
Birden fazla ülke piyasası etkilenirse ne olur?
Her doğrudan etkilenen piyasa bakımından ilgili ülke hukuku gündeme gelebilir; talepler coğrafi olarak ayrıştırılır.
Taraflar haksız rekabet hukukunu önceden seçebilir mi?
M.37 tarafların önceden serbest hukuk seçimine dayalı bir bağlama kuralı kurmaz; kanundaki piyasa veya işletme bağlantısı esas alınır.
Yabancı hukuku Türk mahkemesi nasıl uygular?
MÖHUK m.2 gereğince hâkim yabancı hukuku resen uygular ve içeriğini araştırır.
MÖHUK m.37/2’de “Münhasır İşletme Menfaati” Ayrımı
MÖHUK m.37/2’nin uygulanması için zarar görenin yalnız genel piyasa düzeni içinde rakip olarak etkilenmesi yeterli değildir. Kanun, münhasıran işletmesine ilişkin menfaatlerin ihlâl edilmesini arar. Bu nedenle müşteri listesi, işletmeye özgü ticari sır, kapalı teklif verisi veya yalnız belirli şirketin iç organizasyonunu hedefleyen davranışlarla; geniş tüketici kitlesini yanıltan ve piyasa tercihlerini değiştiren kampanyalar aynı kategoriye sokulmaz. İlk grupta işletmenin işyerinin bulunduğu ülke hukuku m.37/2 uyarınca gündeme gelirken, ikinci grupta doğrudan etkilenen piyasa kuralı m.37/1 esas alınır.
Dava stratejisinde bu ayrım açıkça kurulmalı; deliller de buna göre sınıflandırılmalıdır. Yalnız işletmeye özgü ihlalde şirket içi belge, müşteri kaydı ve erişim kayıtları; piyasa etkisinde ülke bazlı satış, reklam hedefleme ve pazar verileri daha belirleyici hâle gelir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
İçerik 5718 sayılı Kanun’un 2, 23, 34, 35, 37 ve 38. maddeleri dikkate alınarak hazırlanmış; m.37/1’deki doğrudan piyasa etkisi ile m.37/2’deki münhasır işletme menfaati ayrımı korunmuştur.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – İletişim
Son mevzuat kontrolü: 12 Eylül 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
