B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İsviçre Arrestbefehl Türkiye’de Haciz Sağlar mı? SchKG 271–279 ve İİK 257 Karşılaştırması

Kısa ve net cevap: İsviçre SchKG 271–279 kapsamında alınan Arrestbefehl, İsviçre’deki belirli borçlu varlıklarının geçici güvenceye alınmasını sağlayan karardır; Türkiye’deki banka veya taşınmaz üzerinde kendiliğinden ihtiyati haciz yaratmaz. Türkiye’de İİK 257–259 uyarınca ayrı başvuru, ardından İİK 261 ve 264 süreleri değerlendirilir. Apostil, yabancı geçici emri doğrudan Türk icra ilamı hâline getirmez.

Kısa özet

İsviçre Arrest sebepleriSchKG 271
Arrest’in mahkemece verilmesiSchKG 272
Arrest kararı ve içeriğiSchKG 274
İsviçre itirazı ve devamSchKG 278–279
Türkiye ihtiyati haciz koşullarıİİK 257–259
Türk kararın uygulanması ve tamamlanmasıİİK 261, 264
Yabancı karar ve tercümeMÖHUK 50; HMK 223–224

İsviçre Arrestbefehl SchKG 271–279 ile Türkiye İİK 257 ihtiyati haciz başvurusu arasındaki sınır ötesi fark

İsviçre Arrestbefehl Türkiye’de ne işe yarar ve neyi sağlamaz?

İsviçre’deki bir alacaklı borçlusunun malvarlığını güvence altına almak amacıyla Arrestbefehl olarak adlandırılan mahkeme kaynaklı geçici el koyma emri alabilir. SchKG 271–281, bu Arrest tedbirinin şartlarını ve uygulamasını düzenler. İsviçre’de alınmış bu tedbir, Türkiye’deki bir banka hesabına, Mersin’deki daireye veya İstanbul’daki şirkete ait paylara kendiliğinden haciz konulduğunu göstermez. İki ülkenin malvarlığına yönelen geçici güvence mekanizmaları ayrı yargısal ve icraî yetkilere dayanır.

İsviçre kararının Türkiye bakımından anlamını incelerken belgenin hangi mahkemeden çıktığı, korunan alacak, adı geçen borçlu ve belirlenen malvarlığının bulunduğu ülke kontrol edilir. Zürih’teki mahkemenin İsviçre’de bulunduğunu belirlediği malvarlığı ile Türk tapu siciline kayıtlı taşınmaz ayrı hukuki sistemlerde yer alır. Kararın üstünde mahkeme mühürü olması, Türk icra dairesinin işlemi hiçbir yeni karar almadan başlatacağı anlamına gelmez.

SchKG 271: İsviçre Arrest tedbirinin kanuni amacı

SchKG 271/1, kural olarak rehinle teminat altına alınmamış ve muaccel para alacağı için İsviçre’de bulunan borçlu malvarlığının Arrest tedbirine konu edilmesini düzenler. Bu hüküm borçlunun belli yerleşim yerinin bulunmaması, mal kaçırma girişimleri ve kanunda ayrıca sayılan diğer Arrest sebeplerini içerir. Mahkemenin yetki sınırı ve alacağın niteliği belirlenmeden, her İsviçre para alacağında malvarlığının otomatik dondurulması mümkün sayılmaz.

SchKG 271/1’in özellikle malvarlığının İsviçre’de bulunmasına ilişkin coğrafi bağlantısı gözden kaçırılmamalıdır. Türkiye’deki taşınmaz, yalnız sahibinin İsviçre’de ikamet etmesi sebebiyle İsviçre icra dairesinin doğrudan el koyma yetkisine girmez. Alacaklı Türkiye’de güvence istiyorsa Türk hukukundaki tedbir koşullarını ve başvuru makamını ayrıca değerlendirmek zorundadır. Bu ayrım sınır ötesi alacak tahsilinde yanlış güven duygusunu önler.

SchKG 271 Arrest sebepleri: Mal kaçırma ve İsviçre bağlantısı

İsviçre SchKG 271’de sayılan Arrest sebeplerinin hepsi aynı olguya dayanmaz. Örneğin borçlunun alacaklıdan kaçmak için malvarlığı unsurlarını gizlemesi veya yurtdışına çıkmaya hazırlanması bir grup olgudur. Borçlunun İsviçre’de ikamet etmemesi durumunda ise maddede öngörülen İsviçre bağlantısı yahut SchKG 82/1 kapsamındaki borç ikrarı gibi koşullar ayrıca önem taşır. Alacaklı, kararın hangi kanuni sebebe dayandığını dosyadan öğrenmelidir.

Türk hukukunda ihtiyati haciz talebi hazırlanırken İsviçre’deki Arrest sebebi, otomatik Türk hukuki sebebi olarak gösterilmemelidir. Örneğin yabancı yerleşim yeri olgusunun hangi Türk hukuki sonucu doğurduğu ayrı incelenir. Her iki ülkede hukuken geçici güvence aranmasına rağmen ispat düzeyi, coğrafi yetki, süre ve teminat hükümleri farklıdır. İşlem dosyasının bir ülkedeki terimleri diğer ülkeye aynen kopyalaması ciddi usul hatası yaratabilir.

SchKG 272: İsviçre mahkemesinin kontrol ettiği üç koşul

SchKG 272/1’e göre İsviçre’de Arrest kararı, icra takip yerindeki veya Arrest konusu malvarlığının bulunduğu yerdeki mahkemece verilir. Alacaklının alacağın varlığını, Arrest sebebini ve borçluya ait hedef malvarlığının mevcudiyetini inandırıcı biçimde ortaya koyması gerekir. Zürih mahkemelerinin resmî Arrest rehberi de mahkemenin yalnız başvuru ve sunulan belgeler üzerinden karar verdiğini ve alacaklı yerine araştırma yapmadığını açıkça vurgular.

Bu düzenleme, Arrest kararının alacağın esası hakkında her zaman nihai yargılama anlamına gelmediğini gösterir. Mahkeme geçici güvence koşullarını değerlendirirken takip edilecek esas alacak uyuşmazlığının bütün savunmalarını karara bağlamış sayılmaz. Türkiye’deki bir dosyada İsviçre Arrestbefehl’e dayanılırken alacak tutarı ve malvarlığının ayrı bir nihai kararla hükme bağlanıp bağlanmadığı araştırılmalıdır.

SchKG 274: Arrestbefehl hangi bilgileri içermelidir?

SchKG 274, İsviçre mahkemesinin Arrest kararını uygulanmak üzere ilgili Betreibungsamt makamına gönderdiğini düzenler. Maddenin ikinci fıkrasında alacaklı ve borçlunun isimleri, alacağın tutarı, Arrest sebebi, üzerine el konulacak malvarlığı ve alacaklının olası zarar sorumluluğu ile teminatına ilişkin bilgiler sayılır. Bu içerik bir ‘belgenin adı’ değil, belirli borç ve malvarlığı yönünden uygulanacak emrin kapsamıdır.

Türkiye’de bu belge üzerinde inceleme yapılırken İsviçre sicilindeki taşınmaz veya banka hesabı bilgileri yanlışlıkla Türk siciline ait değerler gibi sunulmamalıdır. Emrin açıkça İsviçre’de bulunacak bir varlığı hedeflediği anlaşılabilir. Belgenin hangi kişiye karşı verildiği, temsilcinin sıfatı ve miktarın para cinsi de doğru tercüme edilmelidir. Yalnız ilk sayfadaki mahkeme mührüne bakılarak Türkiye’de hedeflenebilecek varlıklar listesi çıkarılamaz.

SchKG 273: Haksız Arrest ve alacaklının teminat riski

SchKG 273, haksız Arrest nedeniyle borçlu veya üçüncü kişilerin uğradıkları zarardan alacaklının sorumlu olmasına ilişkin düzenleme içerir; mahkeme alacaklıdan teminat isteyebilir. Bu hüküm, İsviçre’de geçici malvarlığı kısıtlamasının haklılığı ve zarar riski arasında bir denge kurar. Tedbir kararı, alacaklının her iddiasının kesin mahkeme hükmüyle ispatlanmış olduğu anlamına gelmez. Arrest devam ettirilemediğinde veya haksız bulunduğunda ayrı hukuki sonuçlar doğabilir.

Türkiye’de ihtiyati haciz başvurusu hazırlanırken de güvence ve muhtemel karşı zarar sorumluluğu değerlendirilmelidir. Ancak SchKG 273’teki teminat ile Türk İİK 259’daki teminat şartlarının kapsamı birebir aynı kabul edilmemelidir. Belge üzerinde İsviçre mahkemesinin teminat alınmasına karar vermiş olması, Türkiye’de gereken güvence yükümlülüğünün yerine geldiği anlamına gelmez.

İsviçre Arrest kararı nasıl uygulanır, tahsilat sayılır mı?

İsviçre mahkemesi Arrestbefehl’i ilgili icra makamına iletir; malvarlığına geçici güvence konulması talep edilir. Zürih mahkemelerinin resmî açıklaması, bu el koymanın alacağın tahsil edildiği anlamına gelmediğini ve daha sonra uygun sürede takibin sürdürülmesi gerektiğini özellikle açıklar. Dolayısıyla Arrest kararı elinde olan alacaklı her durumda alacak tutarını hemen elde etmiş değildir. Güvence altına alınan malvarlığının satılması ve alacağın ödenmesi ayrı işlemleri gerektirir.

Bu nedenle Türkiye’ye sunulan İsviçre Arrestbefehl’ine ‘kesin tahsil belgesi’ denmesi doğru değildir. İsviçre’de üzerine el konulan bir banka varlığı ile Türkiye’de alacağın tahsiline yönelik açılacak takip farklı dosyalardır. Alacaklı aynı borç için farklı ülkelerde işlem yapıyorsa varsa tahsilatlar ve karşılıklı mahsup önem taşır; aynı miktarın iki kez tahsiline yönelik hukuka aykırı talep önlenmelidir.

SchKG 278: Arrest kararına karşı on günlük itiraz

SchKG 278/1, Arrest nedeniyle hakkı etkilenen kişinin tedbirin verildiğinden haberdar olduktan sonraki on gün içinde mahkemeye Einsprache adı verilen itirazı yapabileceğini düzenler. Maddenin dördüncü fıkrasında itirazın ve itiraz kararına karşı başvurunun Arrest’in etkisini kendiliğinden durdurmadığı açıkça belirtilir. İsviçre’deki borçlu, geçici güvenceye itiraz ederken bunun ayrı bir hukuki süreç olduğunu bilmelidir.

Türkiye’ye getirilmiş Arrestbefehl’in üstündeki tarih ile İsviçre’deki borçlunun karardan haberdar olduğu tarih aynı olmak zorunda değildir. İtiraz sürelerini değerlendirirken İsviçre usulünün kendi başlangıç kuralı kullanılır. Türk İİK’daki ihtiyati haciz itiraz süresini İsviçre Einsprache başvurusuna taşımak hatalıdır. Her iki ülkede hak arama sürelerinin farklı olması, sınır ötesi dosyada iki ayrı zaman çizelgesi tutulmasını gerektirir.

SchKG 279: Arrest’in devamı için asıl takip neden gerekir?

SchKG 279, Arrest tedbirinin ardından alacaklının güvenceyi devam ettirmek için başvurması gereken süreç ve süreleri düzenler. İsviçre makamlarının resmî açıklamalarına göre alacaklı gerekli durumda icra takibini veya alacak davasını çok kısa sürelerde ilerletmek zorundadır; aksi hâlde Arrest tedbiri kendiliğinden düşebilir. Geçici güvence başvurusu ile alacağın hukukî esası hakkında nihai karar alınması iki farklı aşamadır.

Bir alacaklı İsviçre’de Arrest kararı almış fakat daha sonra takibi sürdürmemişse bu kararı Türkiye’de bugünkü kesin alacak hükmü gibi sunamaz. İsviçre’deki asıl takip veya dava dosyası, hangi işlemlerin yapıldığını ve sonraki sonucu gösterir. Türkiye’de uygun alacak veya ihtiyati haciz yolunun tespitinde yalnız ilk emir değil takip evrakı, dava kararı ve ödeme belgeleri birlikte incelenmelidir.

MÖHUK 50: Yabancı geçici haciz emri doğrudan tenfiz edilir mi?

5718 sayılı MÖHUK m.50, yabancı mahkemelerin hukuk davalarında verdiği ve verildiği ülkenin hukukuna göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’deki tenfizine ilişkin temel düzenlemedir. İsviçre Arrestbefehl, geçici güvenceye yönelik bir yargısal işlem olup alacağın esası hakkında kesinleşmiş nihai mahkeme ilamıyla aynı işlevi taşımaz. Bu nedenle İsviçre Arrest emri bulunmasını Türkiye’deki malvarlığına doğrudan yabancı ilam haczi uygulanmasına yeterli saymak doğru değildir.

Bir başka İsviçre mahkemesi alacağın esasını ayrıca hükme bağlamışsa o kesin hükmün MÖHUK 50 ve 54 şartları farklı bir inceleme konusudur. Arrest kararı ile esas alacak hükmü birbirine karıştırılmamalıdır. Yabancı geçici tedbirin bulunduğu dosyada Türkiye’de hangi güvenceye ihtiyaç duyulduğu, Türk İİK 257 ve devamındaki başvuru şartlarından hareketle değerlendirilmelidir.

İİK 257: Türkiye’de ihtiyati haczin temel koşulları

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacaklısının borçlunun elindeki veya üçüncü kişilerdeki mal, alacak ve hakları üzerinde ihtiyati haciz isteyebileceğini düzenler. Vadesi gelmemiş alacaklarda ise kanunun saydığı özel hâller aranır; bunlar borçlunun belirli yerleşim yerinin bulunmaması veya mal kaçırma amacıyla kanunda belirtilen davranışlarıdır. Bu koşullar değerlendirilmeden her yabancı alacak için Türk ihtiyati haczinin alınacağı söylenemez.

İsviçre Arrestbefehl alacak ilişkisinin veya mal kaçırma iddiasının belge delillerinden biri olabilir; ancak Türk mahkemesi kendi kanuni şartlarını uygular. Türkiye’deki haciz başvurusunun konusu Türk malvarlığıdır ve tedbirin sınırı Türk hukuku tarafından belirlenir. SchKG 271 ile İİK 257 benzer koruma hedefi taşısa da hukuki şartları, ispat değerlendirmesi ve sonuçları ayrı sistemlere aittir.

İİK 258: Türk mahkemesinin incelemesi ve yaklaşık ispat

İİK m.258, ihtiyati hacze karar verme usulünü ve alacaklının mahkemeye alacağı ve gerektiğinde haciz sebebi hakkında kanaat verecek delilleri gösterme yükümlülüğünü düzenler. İsviçre mahkemesinin daha önce Arrest kararı vermiş olması Türk mahkemesinin bu incelemeyi yapma görevini ortadan kaldırmaz. Başvuran taraf Türk hukukunda aranan para alacağını, vadesini ve teminat durumunu somut belgelerle ortaya koymalıdır.

Alacak dayanağı İsviçre borç ikrarı, fatura veya ticari sözleşmeyse bu belgeler içerdikleri hak ve borçlarla değerlendirilir. Yalnız mahkeme kaynaklı geçici güvence emrinin sunulması, esas alacağın doğduğunu ve kesinleştiğini ispatlayan tüm belgelerin yerini tutmaz. Belgelerin zaman çizelgesi ve taraflar arası ilişki açıkça gösterildiğinde Türk ihtiyati haciz dosyası yabancı terimlere değil ilgili maddi olgulara dayanır.

İİK 259: Teminat yükümlülüğü nasıl belirlenir?

İİK m.259, ihtiyati haciz isteyen alacaklının haksız çıkması hâlinde borçlu ve üçüncü kişilerin uğrayabilecekleri zararlar için teminat gösterme yükümlülüğünü düzenler; ilama dayanan alacaklar ve kanunda belirtilen hâller bakımından farklılıklar bulunur. İsviçre Arrest sürecinde teminat gösterilmiş olması Türk mahkemesinin İİK 259 uyarınca yapacağı değerlendirmeyi otomatik karşılamaz. İki ülkenin ayrı güvence dosyaları kendi kanunlarıyla yürür.

Teminatın türü ve miktarı, Türk mahkeme kararında belirtilen şartlara göre yerine getirilir. İsviçre’de ödenen bir mahkeme avansı veya Arrest harcı Türk ihtiyati haciz teminatı olarak kabul edilemez. Alacaklı haklı olduğunu düşünse de teminat yükümlülüğüyle zarar sorumluluğunun ayrı hükümler olduğunu bilmeli, özellikle üçüncü kişiye ait malların haksız biçimde kısıtlanması riskini göz önünde tutmalıdır.

İİK 261: Türk ihtiyati haciz kararının uygulanması

İİK m.261, ihtiyati haciz kararı alan alacaklının kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararın icrasını istemesini düzenler. Bu süre, İsviçre’deki SchKG 278’in itiraz süresinden farklı bir işleve sahiptir. Birinde Türk mahkemesinin verdiği haciz kararının icraya konması, diğerinde İsviçre Arrest tedbirine karşı itiraz söz konusudur. Aynı on günlük sayı, iki ülkedeki sürenin aynı hukuki sonuçla başladığı anlamına gelmez.

Türkiye’de yetkili icra dairesine süresinde başvurulması ve kararın kapsamına uygun işlem yapılması gerekir. İcra müdürlüğünün banka hesaplarına veya tapu kaydına yönelmesinde Türk kararının açık içeriği ve ilgili kayıtlar esas alınır. İsviçre Arrestbefehl’in üzerinde yazan malvarlığı bilgileri yalnızca yabancı kararın kapsamını gösterir; Türk icra dosyasında uygulanacak emrin yerini tutmaz.

İİK 264: İhtiyati hacizden sonra yedi günlük takip veya dava

İİK m.264, dava veya takipten önce alınan ihtiyati haczin tamamlanması için belirli süreleri düzenler. Dava veya takip başlamadan önce haciz yaptıran alacaklı, haczin uygulanmasından; gıyapta uygulanmışsa tutanağın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır. Türk hukukundaki bu süre İsviçre SchKG 279’daki Arrest’i takip işlemleriyle aynı şekilde işlemeye başlamaz.

İİK m.264, itiraz sonrası başvurular ve başka usul durumları için de özel hükümler içerir. Bu nedenle ihtiyati haciz kararının alınmış ve uygulanmış olması, alacaklının bundan sonra uzun süre hiçbir işlem yapmamasına izin vermez. İsviçre’den gelen müvekkil için Türk dosyasında mahkeme karar tarihi, haczin uygulanma tarihi, tebliğ ve takip tarihlerinin ayrı ayrı kaydedilmesi önemlidir.

HMK 223–224: İsviçre Arrest kararının belge olarak sunulması

HMK m.223 yabancı dilde yazılmış belgelerin Türkçe tercümesiyle sunulmasını, m.224 ise yabancı resmî belgelerin tasdiki ve uluslararası sözleşme hükümlerinin saklı tutulmasını düzenler. İsviçre mahkemesinden alınmış Arrestbefehl’in Türkiye’de delil olarak kullanılmasında tam karar, tercüme, kaynak makam ve gerekli resmî tasdik zinciri hazırlanabilir. Ancak apostil belgenin Türkiye’de doğrudan icra edilmesini sağlayan yeni bir hüküm yaratmaz.

Karar tercümesinde SchKG 271 dayanağı, tarafların adı, talep edilen tutar, malvarlığı açıklaması ve makamın görev sınırı atlanmamalıdır. Özellikle İsviçre’de kişisel veya kurumsal alacaklar karıştırılmamalı, şirket adına verilen karar şahsi borçlu adına düzenlenmiş gibi çevrilmemelidir. Yabancı mahkeme yazısının niteliği, Türk yargılamasında kanunun belirlediği hak ve yetkilerle ayrıca ilişkilendirilmelidir.

İsviçre’de Arrest, Türkiye’de ihtiyati haciz varsa birlikte nasıl izlenir?

İki ülkede aynı alacak için geçici güvence ve tahsil işlemleri yürütülmesi ihtimalinde malvarlığının yerini, her ülkede konulan tedbirin kapsamını ve yapılan tahsilatları ayrı izlemek gerekir. İsviçre’deki Arrest kararı belirli İsviçre varlıklarına yönelmiş olabilir; Türkiye’de ihtiyati haciz de başka banka hesabı veya taşınmazı geçici olarak koruyabilir. Bu durum iki ülke makamlarının tek ortak icra dairesi gibi çalıştığı anlamına gelmez.

Alacaklı hangi ülkede ne kadar ödeme aldığını veya malvarlığını paraya çevirdiğini kaydetmelidir. Borçlunun toplam borcunun üzerinde mükerrer tahsil riski, her iki sistemde haksız güvence ve tazminat uyuşmazlığı yaratabilir. Dosya yönetiminde miktar, faiz, para birimi, vekâlet ve taraf sıfatı iki farklı ülkede de belgelerle eşleştirilmelidir.

Hangi belgelerle Türkiye’de ihtiyati haciz dosyası hazırlanır?

Önce İsviçre Arrestbefehl’in tam örneği ve dayanak alacak belgeleri toplanır. Sonra İsviçre makamının hangi malvarlığı için tedbir verdiği, borçlunun Türkiye’deki taşınmaz, banka hesabı veya diğer hakları ve tahsil durumuna ilişkin kayıtlar ayrıştırılır. Türkiye bakımından İİK 257–259 koşulları ve görevli mahkeme belirlenir. Gerekiyorsa Türk mahkemesinden ihtiyati haciz istenir; karar sonrası İİK 261 ve 264’teki süreler ayrı takip edilir.

Net sonuç şudur: İsviçre Arrest kararı, Türkiye’deki taşınmaza kendi kendine ihtiyati haciz koydurmaz; Türk hukukunda ayrı güvence başvurusu değerlendirilir. İsviçre SchKG 278 itirazı ve 279 devam işlemleri ise kendi ülkelerindeki usullere tabidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye geneli dosyalar Mersin’den koordine edilir. Nihai işlem yolu, belge ve somut hukuki koşullardan çıkarılır.

12 sık sorulan soru

İsviçre Arrestbefehl ile Türkiye’deki taşınmaza doğrudan haciz konulur mu?

Hayır. İsviçre SchKG 271–279 kapsamındaki geçici güvence emri, Türk İİK 257 ve devamındaki ihtiyati haciz kararının yerine kendiliğinden geçmez.

SchKG 271 hangi malvarlığı için Arrest öngörür?

SchKG 271, kanuni koşullarla İsviçre’de bulunan borçlu malvarlığı üzerinde geçici Arrest tedbirini düzenler.

SchKG 272’de alacaklı neyi inandırıcı biçimde göstermelidir?

Alacağın varlığını, Arrest sebebini ve borçluya ait malvarlığının bulunduğunu mahkemeye inandırıcı biçimde göstermelidir.

Arrestbefehl’in verilmesi alacağın tahsil edildiği anlamına gelir mi?

Hayır. Arrest geçici güvence tedbiridir; alacağın ödeme ve paraya çevirme süreci ayrı aşamadır.

İsviçre Arrest kararına itiraz süresi kaç gündür?

SchKG 278/1’e göre karardan haberdar olunduğu tarihten itibaren on gün içinde Einsprache mümkündür; itiraz Arrest’in etkisini kendiliğinden durdurmaz.

SchKG 279 neden önemlidir?

Arrest’in devamını sağlamak için alacaklının gerekli takip ve dava işlemlerini kanuni sürelerde sürdürmesini düzenler.

İİK 257 hangi durumda ihtiyati haciz imkânı tanır?

Kural olarak rehinle temin edilmemiş muaccel para alacağı için; muaccel olmayan alacaklarda ise kanunda sayılan özel hâller yönünden.

Türkiye’de ihtiyati haciz hangi mahkemeden istenir?

İİK 258’deki yetki ve delil kuralları gözetilerek ilgili Türk mahkemesine başvurulur. İsviçre mahkemesi bunun yerine otomatik karar vermez.

İsviçre’de verilen teminat Türk İİK 259 teminatı yerine geçer mi?

Hayır. Türk ihtiyati haciz başvurusunda teminat yükümlülüğü İİK 259 uyarınca ayrıca değerlendirilir.

İİK 261’e göre kararın icrası ne zaman istenir?

İhtiyati haciz kararı tarihinden itibaren on gün içinde ilgili icra makamından uygulanması istenir.

İİK 264 kapsamındaki yedi günlük süre neden var?

Dava veya takipten önce uygulanan ihtiyati haczin devamı için alacaklının belirtilen başlangıçtan itibaren yedi gün içinde dava veya takip başlatması gerekir.

Apostilli İsviçre Arrest belgesi Türkiye’de ilamlı icra sağlar mı?

Hayır. Apostil belgenin resmî tasdikine ilişkindir; yabancı geçici güvence tedbirini MÖHUK 50 anlamında esasa ilişkin kesin ilama dönüştürmez.

Resmî mevzuat ve İsviçre kurumları

Site içi ilgili hukuk rehberleri

Mersin ofis haritası

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp