B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Almanya Bağlantılı Münhasır Bayilik Sözleşmesi Türkiye’de İhlal Edilirse Ne Yapılır? TBK 112 ve HMK 400

Kısa özet

KontrolHukuki dayanakGerekli delil
Korunan satış hakkıTBK 26–27, sözleşmeAna sözleşme ve ekler
İhlal iddiasıTBK 112; HMK 190, 199Tarihli satış ve yetki kayıtları
Kaybolacak delilHMK 400–402İncelenecek belirli vakıa
Belge ibrazıHMK 219–220Tanımlı ticari belgeler
Zarar ve sorumlulukTBK 112Maliyet, satış ve kâr kayıtları
Rekabet sınırı4054 m.4–5; 2002/2Pazar ve anlaşma kapsamı
Almanya ile Türkiye arasındaki münhasır bayilik ihlalinde sözleşme, delil ve zarar hesabı
Münhasırlık denetiminde dört aşama: sözleşme kapsamı, ihlal delili, zarar, hukuki başvuru.

Münhasırlık ihlalinde hukuki sorun nedir?

Almanya’da faaliyet gösteren Türk girişimciler ve Alman şirketlerinin Türkiye’deki bayileri bakımından münhasır dağıtım sözleşmesi yalnız ürün tedarikini değil, satış kanalının hangi kişi veya şirkete ayrıldığını da belirler. Bir taraf belirli bölge, müşteri grubu veya ürün kategorisinde münhasırlık taahhüt etmiş olabilir. Buna rağmen aynı pazara ikinci bir dağıtıcı atanması, doğrudan satış yapılması ya da yetkili bayi dışında fiyat teklifi verilmesi uyuşmazlık doğurabilir. Ancak ikinci bir satıcının varlığı tek başına ihlal sonucu vermez; sözleşmede korunan alanın, sürenin ve taahhüdün kapsamının belirlenmesi gerekir.

İnceleme üç ayrı soruyla başlar: Münhasırlık hükmü geçerli ve uygulanabilir midir; fiilen gerçekleşen satış yahut atama hangi somut sözleşme borcuna aykırıdır; bundan doğduğu iddia edilen zarar hangi kayıtlarla kanıtlanabilir? 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112 borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinde borçlunun sorumluluğunu düzenler. Dava kurulurken bu normu yalnız başlığa eklemek yetmez; sözleşmeden doğan yükümlülük, gerçekleşen davranış, zarar ve uygun nedensellik bağı somutlaştırılır.

Üretici ile bayi arasında gerçekten münhasırlık kurulmuş mu?

İlk belge imzalanmış ana dağıtım sözleşmesidir. Metindeki “tek yetkili”, “exclusive”, “sole distributor”, “Alleinvertrieb” veya “Gebietsschutz” ifadeleri önemlidir; fakat her kelime aynı hukuki sonucu yaratmaz. Bölge, ürün grubu, müşteri türü, satış kanalı, sözleşme süresi, yenileme rejimi ve üreticinin saklı tuttuğu doğrudan satış yetkisi okunmadan münhasırlığın kesin kapsamı ilan edilemez. Örneğin yalnız belirli sanayi müşterileri için verilen münhasırlık, tüketicilere yapılan bütün internet satışlarını kendiliğinden yasaklamaz.

Ek protokoller, e-posta yazışmaları, sipariş formları, bayi yetki belgeleri ve sonraki davranışlar ilişkinin nasıl uygulandığına dair delil oluşturur. TBK m.26 sözleşme özgürlüğünün çerçevesini, m.27 emredici kurallara aykırı düzenlemelerin geçersizliğini belirler. Yorumda tarafların gerçek ve ortak iradesi, sözleşmenin bütünü ve ticari uygulama göz önüne alınır. Tek bir sunum slaydında yer alan “Türkiye tek bayimiz” ifadesi ile iki tarafın kabul ettiği ve geçerliliği bulunan bir münhasırlık hükmü aynı şey değildir.

Sözleşme hangi ürünleri ve satış bölgesini koruyor?

Sözleşmede “Türkiye pazarı” denmesi ile İstanbul ve çevresindeki otomotiv yedek parçaları için bölgesel koruma verilmesi farklıdır. Bir sözleşme marka, model, endüstriyel kullanım alanı veya bayi listesi üzerinden tanım yapabilir. Ürün yeni modelle yenilenmişse, ürün ailesine dahil edilip edilmediği ek listelerde araştırılır. Almanya merkezinden Türkiye’ye gönderilen başka ürünün farklı sınıfta olması da sonucu değiştirebilir. İhlal tarihindeki ürün katalogları, stok kodları, sözleşme ekleri ve güncel bayi ağının tarihlenmiş kayıtları karşılaştırılır.

Yalnız coğrafya değil satış kanalı da incelenmelidir: üreticinin doğrudan Türkiye’deki kamu müşterilerine satış yapma hakkı var mı, çevrim içi platformlar sözleşmede ayrılmış mı, grup şirketlerinin mevcut sözleşmeleri istisna mı? Bu sorular cevaplanmadan “her rakip satıcı ihlaldir” denemez. Hukuki mütalaada her tartışmalı satışın sözleşmedeki hangi maddeyle çeliştiği bir tablo üzerinde gösterilmelidir. Muhatap olmayan üçüncü satıcının faaliyetini otomatik olarak sözleşmeye aykırı davranış saymak da yanlıştır; borcun kime ait olduğu ayrıca saptanır.

Yeni bayi ataması ile doğrudan satışın delilleri nasıl ayrılır?

Yeni bir bayinin web sitesinde marka logosu kullanması ile üreticiden gerçekten yetki alması birbirinden ayrılır. Yetkilendirme belgesi, üretici listesindeki tarihli kayıt, ticaret sicili bilgileri, fiyat teklifleri ve sevk belgeleri ilk kategoridedir. Üreticinin doğrudan Türk müşteriye mal satması iddiasında ise satıcı bilgisi, fatura, sipariş teyidi, teslim yeri ve ödeme kayıtları ayrıca incelenir. Kimi satıcı malları üreticinin talimatıyla değil, bağımsız yeniden satış yoluyla tedarik etmiş olabilir.

Tarafların aynı grup bünyesinde olması da tek başına sözleşme ihlali oluşturmaz veya ihlali ortadan kaldırmaz. Sözleşmenin kapsamı, hangi tüzel kişinin borç altına girdiği ve satışın ticari akışı doğrulanmalıdır. İhlal listesinde tarih, ürün, alıcı, satış kanalı, kaynak belge, sözleşme hükmü ve iddia edilen ticari etki birlikte tutulur. Her bir olayı kanıtlamayan ekran görüntülerinin yüzlerce sayfa dosyaya eklenmesi yerine belge–iddia eşleşmesi kurulması davanın anlaşılabilirliğini artırır.

E-posta, WhatsApp ve çevrim içi bayi listeleri delil midir?

HMK m.199, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli elektronik verileri belge kapsamında kabul eder. Bu sebeple üretici çalışanının e-postası, satıcının çevrim içi ilanı, teklif dosyası, internet sipariş geçmişi veya mesaj kayıtları incelenebilir. Ancak ekran görüntüsünün belge sayılması, içeriğin kaynağının ve doğruluğunun her koşulda kabul edildiği anlamına gelmez. Hangi hesabın kime ait olduğu, mesajın bütünlüğü, tarih ve bağlam ayrıca tartışılabilir.

Kayıtları mümkünse asıl e-posta biçimiyle, iletim üstbilgileriyle, dosya oluşturma tarihleriyle ve sözleşmedeki sipariş numaralarıyla korumak gerekir. Yetkisiz hesap erişimi veya başkasının gizli haberleşmesine müdahale yoluyla belge elde edilmesi yerine hukuka uygun kaynaklar kullanılmalıdır. Çevrim içi bayi listeleri değişebildiğinden sayfanın URL’si, görüntülenme tarihi ve kamuya açık içerik niteliği kaydedilir. İleride mahkemece incelenmesine elverişli biçim, yalnız sosyal medya paylaşımına dayanmak yerine bağımsız belge kayıtlarıyla güçlendirilmelidir.

HMK 400 kapsamında delil tespiti ne zaman istenir?

HMK m.400, henüz inceleme sırası gelmemiş veya ileride açılacak davada ileri sürülecek vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi yahut tanık ifadesi alınması gibi işlemlerin istenebilmesini düzenler. İkinci fıkraya göre hukuki yarar gerekir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali, kanunda açıklanan ölçüttür. Dolayısıyla delil tespiti, davadan önce bütün karşı taraf kayıtlarına sınırsız erişim yolu değildir.

Örneğin üretici tarafından kısa süre sonra kaldırılacağı açıklanan yetkili bayi sayfası, sınırlı süreli satış kampanyası veya teslimden sonra değiştirilecek mal işaretleri bakımından hukuki yarar ayrı ayrı gösterilebilir. HMK m.401 görev ve yetkiyi, m.402 talebin içeriğini ve gider avansını düzenler. Talepte hangi maddi vakıanın hangi incelemeyle tespit edileceği açıkça yazılır. Mahkemeden “Türkiye’deki bütün satışlarını araştırın” şeklindeki belirsiz talep yerine, tanımlanmış ürün, tarih aralığı ve ilgili delil bağlantısı istenir.

Karşı tarafın elindeki belgeler nasıl ibraz ettirilir?

HMK m.219/1, tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan belgeleri mahkemeye ibraz etme yükümlülüğünü düzenler. Elektronik belgenin çıktısı ile istenirse incelemeye elverişli elektronik kaydı sunulur. Ticari defter gibi sürekli kullanılan kayıtların yalnız ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. İstenen belgeyi açıklarken ürün kodu, dönem, sipariş türü ve ilişkilendirilen hukuki iddia gösterilmelidir.

HMK m.220, belirli koşullarda ibraz için kesin süre verilmesini ve belgeyi sunmamanın usulî sonuçlarını düzenler. Bir belgenin diğer tarafın elinde olduğu varsayımı ile karşı tarafa sınırsız veri aktarımı zorunluluğu yüklendiği düşünülemez. Üçüncü kişiden bilgi ve belge alınması, kişisel veri veya ticari sır konusu olması hâlinde diğer koruma kurallarıyla birlikte değerlendirilir. Alman ve Türk şirketlerin ayrı kayıt sistemleri varsa, hangi kayıtların hangi tarafta bulunduğu da dava stratejisinin ayrı bölümüdür.

Sözleşmeye aykırılıkta TBK 112 nasıl uygulanır?

TBK m.112, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmediği sürece alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. Münhasır bölgeye ilişkin koruma yükümlülüğünün ihlali iddiasında önce somut borç ortaya konur. İkinci adımda davranışın bu borcu ihlal ettiği delillerle gösterilir. Üçüncü adımda işletmenin hangi zarara uğradığı hesaplanır; “başka bayi atandı” cümlesi zarar tutarını tek başına ispatlamaz.

Sözleşmede belirli ihlal için cezai şart düzenlenmişse bu şartın varlığı, uygulanma koşulları ve kanuni sınırlamalar ayrıca incelenir. Bazen satışın başka kanaldan yapılması üretici açısından sözleşmede açıkça saklı tutulan bir yetki olabilir; o durumda ihlal analizi değişir. Sözleşmenin süre, fesih ve ihtar hükümleri de TBK genel hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Hukuki talebin sözleşmeden doğan ifa, tazminat veya başka bir korumaya dayanıp dayanmadığı müvekkilin belgeleri incelenmeden kesinleştirilmez.

Zarar hesabında ciro ile kâr arasındaki fark

Bir bayinin kaybettiğini ileri sürdüğü satış tutarı, doğrudan tazminat miktarı değildir. Satışın gerçekleşmesi için katlanılacak ürün alış bedeli, nakliye, personel, garanti, pazarlama ve tahsil riski gibi maliyetler dikkate alınarak kar kaybı ayrıca hesaplanır. Aynı müşteri zaten bayiden alım yapmayacak idiyse her rakip satış için otomatik zarar varsaymak ispat sorununa neden olur. Önce geçmiş dönem performansı, tahmin edilen satış kapasitesi, somut müşteri talepleri ve zarar iddiası arasındaki bağ kurulmalıdır.

Ticari defter kayıtları, teklif–sipariş dönüşüm oranları, stok kapasitesi, gerçek brüt kâr ve sabit giderlerin ayrıştırılması bilirkişi incelemesinde gündeme gelebilir. İddia edilen zarar bir dönem için sabit tutarla değil, her müşteriye ilişkin kanıt durumuna göre incelenebilir. Şirketin faaliyetine hiç başlamadığı bir pazarda tahmini kâr ile yerleşik müşteri ağının kaybı aynı güvenilirlikle hesaplanamaz. Müvekkilin hazırlayacağı hesap tablosunda her tutarın dayandığı belge ve hesaplama yöntemi gösterilmeli, yalnız varsayımsal en yüksek kâr rakamlarıyla talep oluşturulmamalıdır.

İhtar, temerrüt, ifa ve sözleşmenin sona erdirilmesi

Sözleşmeye aykırı bir satış tespit edildiğinde ilk adım her zaman derhâl fesih değildir. İhlalin niteliği, sözleşmenin ihtar ve giderim mekanizması, süresi ve tarafların karşılıklı edimleri incelenir. TBK m.117 temerrüdün koşullarını, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde TBK m.123–125 ise belirli koşullarda süre verilmesi ve seçimlik hakların çerçevesini düzenler. Bu hükümlerin her ticari münhasırlık ihlaline aynı şekilde ve otomatik uygulanacağı varsayılmamalıdır.

İhtarda hangi sözleşme maddesinin ihlal edildiği, tespit edilen satış veya yetkilendirme, talep edilen düzeltme ve gerekiyorsa süre açık yazılır. İhtarın gönderildiği ve muhataba ulaştığı da belgelendirilir. Tarafların görüşme yapması, bütün önceki haklardan vazgeçildiği anlamına gelmez; ancak yeni bir protokol ve açık feragat varsa bunun etkisi ayrıca doğar. Hatalı fesih bildirimi zarar ve cezai şart tartışmasını tersine çevirebilir. Bu nedenle sözleşmeyi sona erdiren beyan, somut hukukî analize dayanmalıdır.

Rekabet hukuku münhasırlığı hangi açıdan sınırlar?

Münhasır dağıtım anlaşmalarının bütün hükümlerinin yalnız taraflar istediği için her koşulda geçerli olduğu söylenemez. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m.4 rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları düzenler; m.5 muafiyet koşullarına ilişkindir. Dikey anlaşmalar bakımından 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği ve sonraki değişiklikler ayrıca incelenir. Rekabet Kurumunun 2021/4 sayılı değişikliği, kapsam dahilindeki ilgili pazar payı eşiğini yüzde otuz olarak düzenlemiştir. Değerlendirme, ilgili pazarın doğru belirlenmesine ve sözleşmenin diğer sınırlamalarına bağlıdır.

Özellikle yeniden satış fiyatının belirlenmesi, müşteri veya bölge kısıtlarının niteliği, seçici dağıtım ve aktif–pasif satış ayrımları yalnız “münhasırlık var” ifadesinden çıkarılamaz. Rekabet hukukuna aykırı bir hükmün geçerliliği ve sözleşmenin geri kalanına etkisi ayrıca araştırılır. Talep hazırlanırken rakip bayinin faaliyetiyle muafiyet koşulları karıştırılmamalıdır. Bir başka bayinin bulunması sözleşme ihlali iddiasını ortaya çıkarabilir; fakat iddia edilen sözleşme hükmünün emredici hukuka uygunluğu ön incelemenin bağımsız aşamasıdır.

Sözleşmeye aykırılık ile haksız rekabet aynı dava sebebi midir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.54, dürüst ve bozulmamış rekabetin korunmasını amaçlar; m.55 başlıca haksız rekabet davranışlarını düzenler. Sözleşmenin yalnız münhasırlık hükmüne aykırı hareket edilmesi otomatik olarak TTK m.54–55’te sayılan somut davranışların bulunduğu anlamına gelmez. Yanıltıcı bayi yetki açıklaması, aldatıcı tanıtım veya karıştırılma yaratan uygulamalar varsa farklı bir haksız rekabet incelemesi yapılabilir. Bunların her biri ayrı vakıalar ve delillerle gerekçelendirilmelidir.

Sözleşmeye dayalı tazminat talebi ile haksız rekabetten doğan talepler birbirini hiç etkisiz kılmayan ama hukuki koşulları farklı olan yollar olabilir. Taraflar, iddialar ve talepler birlikte planlanırken aynı zarar için mükerrer tahsil öngörülmez. Bayinin salt ekonomik başarısızlığı veya satış hedefine ulaşamaması rakibin dürüstlük kuralına aykırı davrandığının ispatı sayılmaz. Bu ayrım, geniş kapsamlı “haksız rekabet” iddiasının kanuna dayanması ve somut fiile bağlanması için zorunludur.

Almanya–Türkiye unsurunda uygulanacak hukuk ve yetki

Almanya’da şirket merkezi bulunan sağlayıcı ile Türkiye’de kurulu bayi arasındaki sözleşmenin yabancılık unsuru taşıması, her uyuşmazlıkta otomatik Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. MÖHUK m.24 sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde hukuk seçimi ve uygulanacak hukuk esaslarını düzenler. Uyuşmazlığın tarafları, seçilmiş hukuk, hükmün kapsamı, sözleşmenin kurulduğu ve ifa edildiği yer ile emredici kurallar birlikte incelenir. Aynı sözleşmede marka veya fikri hak lisansı varsa o bölüme uygulanacak hukuk ayrıca tartışılabilir.

Türk mahkemesinin yetkisi ile davanın esasına uygulanacak hukuk farklı sorulardır. MÖHUK m.40 milletlerarası yetki bakımından başlangıç çerçevesidir; yabancı mahkeme yetki anlaşmaları m.47’nin koşulları açısından da incelenebilir. Tahkim klozu varsa tahkim yeri ve kapsamı ayrıca araştırılır. Almanya’daki müvekkil “sözleşme Almanca, o hâlde yalnız Alman mahkemesi yetkili” sonucuna yönlendirilmemelidir. Yargılama yeri, usul, tebligat, delil sunumu ve icra edilebilirlik stratejisi sözleşmedeki uyuşmazlık çözüm maddesiyle birlikte değerlendirilir.

Ticari dava şartı arabuluculuk hangi taleplerde gündeme gelir?

6102 sayılı TTK m.5/A kapsamındaki ve konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, kanunda belirtilen ticari uyuşmazlık koşulları gerçekleşiyorsa dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Her münhasırlık uyuşmazlığının doğrudan bu kapsamda olduğu veya her talebin para alacağı niteliği taşıdığı söylenemez. Talepler ayrı ayrı nitelendirilir; sözleşme hükmünün uygulanması ile parasal tazminat aynı başlık altında gelişigüzel birleştirilmez.

Başvuru sırasında temsil yetkisi, uyuşmazlık konusu, tarafların tüzel kişilikleri ve parasal taleplerin dönemi açıkça gösterilir. Almanya’da bulunan tarafın toplantıya katılımı için uygun temsil ve iletişim hazırlığı yapılır; avukata sulh konusunda özel yetki gerekiyorsa vekâletname kontrol edilir. Arabuluculukta anlaşılması, bütün ticari belgelerin gerçekliğini kendi başına ispatlamaz. Anlaşma sağlanamayan hususlar için açılacak dava bakımından son tutanağın ve dava şartına ilişkin belgelerin eksiksiz olması gerekir.

Müvekkil için dosya ve delil çizelgesi

İlk klasör taraf ve temsil belgelerinden oluşmalıdır: üretici ve bayinin sicil kayıtları, imza yetkilileri, ana sözleşme, ek protokoller ve yürürlük tarihi. İkinci klasörde satıcı ağı ve ihlal delilleri tutulur: tarihlenmiş yetkili bayi listeleri, satış ilanları, resmi teklifler, fatura ve irsaliyeler, teslim teyitleri, ilgili yazışmalar. Üçüncü klasör mali kayıtları barındırır: önceki satışlar, müşteri talepleri, stok, maliyet, tahsilatlar ve hesaplama tabloları. Her belgenin dayandığı vakıa kısa bir notla yazılmalıdır.

Almanca belgelerde çeviri ihtiyacı HMK m.223 kapsamında değerlendirilir. Fatura ve sipariş kayıtlarının asılları korunmalı; elektronik kayıtlar mümkün olduğunca orijinal dosya formatıyla saklanmalıdır. Kişisel veri veya ticari sır içeren belgeler, bunların korunmasına ilişkin usul ve hukuk kurallarına dikkat edilerek avukatla paylaşılır. Tek sayfalık “olay çizelgesi”, hangi gün hangi ihlalin meydana geldiğini ve hangi belgede görüldüğünü sıralar. Bu hazırlık, dava veya arabuluculukta ihtiyaç duyulacak delili seçmeyi hızlandırır, sonuç garantisi oluşturmaz.

Üretici tarafından ileri sürülebilecek temel savunmalar

Sağlayıcı veya üretici, ikinci bayinin eski sözleşmeye göre zaten yetkili olduğunu, satışın münhasırlık dışındaki ürün veya müşteri grubuna ilişkin bulunduğunu yahut sözleşmede doğrudan satış istisnası tanındığını savunabilir. Ayrıca sözleşmenin süresinin sona erdiği, geçerli şekilde değiştirildiği veya bayi tarafından bazı yükümlülüklerin yerine getirilmediği ileri sürülebilir. İddiaların hangisinin hukuken geçerli olduğu ayrı belge ve sözleşme yorumunu gerektirir; yalnız üreticinin “benim satış hakkım var” demesi bütün tartışmayı çözmez.

Bayi de zarar hesabında öne sürdüğü müşteri kaybının başka bir ticari nedenden kaynaklanmadığını açıklamak durumundadır. Örneğin tedarik gecikmesi, ürünün fiyat veya kalitesindeki değişim, piyasa daralması, kur hareketi ve kapasite eksikliği gibi faktörler zarar ile sözleşme ihlali arasındaki nedensellik değerlendirmesinde tartışılabilir. Savunma ve karşı deliller önceden sınıflandırılmadan yalnız tek taraflı satış tahminleriyle uyuşmazlık yönetmek ciddi mali risk yaratır. Avukatın görevi, güçlü kanıt kadar karşı tarafın hukuken önem taşıyan itirazlarını da test etmektir.

Mersin ve İstanbul ofislerinden sınır ötesi hukuki temsil

Almanya’da yaşayan Türk girişimcinin veya Alman şirket yöneticisinin Türkiye’deki uyuşmazlığını değerlendirirken öncelikli dosya, imzalanan sözleşme, ihlal tarihlerini gösteren belgeler ve hesaplanabilir zarar verileridir. Mersin veya İstanbul’daki somut işlem için ilk inceleme uzaktan belgelerle yapılabilir; gerektiğinde ticari defter, e-posta, gümrük ve teslim kayıtları üzerinde usule uygun bilirkişi incelemesi talep edilir. Yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk, tarafların kendi sözleşmesi ve MÖHUK hükümleri esas alınarak belirlenir.

Dava açmak, ihtar göndermek, arabuluculuğa başvurmak veya delil tespiti istemek birbirinin alternatifi gibi gelişigüzel sıralanmaz. Delillerin kaybolma riski, sözleşmede devam eden borçlar, zarar hesabı ve ihtar süreleri üzerinden işlem planı oluşturulur. Hukuki değerlendirme güvence veya kesin kazanma vaadi değildir. Doğru işlem, uyuşmazlığın dayandığı her hukuki normun resmi metnini kontrol etmek ve ekonomik iddiayı destekleyen asıl delilleri korumaktır.

İlgili hukuk rehberleri

Resmî hukuk kaynakları

Sık sorulan sorular

Münhasır bayi olmak, üreticinin Türkiye’ye hiçbir doğrudan satış yapamayacağı anlamına mı gelir?

Hayır. Doğrudan satışın yasak olup olmadığı, münhasırlık hükmü ve saklı tutulan istisnalardan anlaşılır.

Başka bayinin internet sitesi ekran görüntüsü tek başına ihlal kanıtı olur mu?

HMK 199 bakımından belge niteliği taşıyabilir, ancak gerçek yetkilendirme ve sözleşme kapsamı ayrıca kanıtlanmalıdır.

Münhasırlık sadece İstanbul için verildiyse Ankara satışı ihlal midir?

Sözleşme korunan bölgeyi İstanbul ile sınırlıyorsa Ankara satışı kendiliğinden o hükme aykırı sayılmaz.

Almanya’daki şirket Türk bayiye karşı Türkiye’de dava açabilir mi?

Mahkeme yetkisi ve uygulanacak hukuk ayrı incelenir; tarafların sözleşmesi ve MÖHUK 24, 40 ve 47 önemlidir.

Delil tespiti için dava açılmış olması gerekli midir?

Hayır. HMK 400, kanundaki hukuki yarar şartları gerçekleştiğinde dava öncesi delil tespitine olanak tanır.

Karşı tarafın satış faturaları mahkemeden istenebilir mi?

HMK 219–220 kapsamında hangi belgelerin niçin gerekli olduğu belirtilerek ibraz usulü değerlendirilebilir.

Münhasırlığın ihlalinde TBK 112 neyi düzenler?

Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardan sorumluluğun çerçevesini belirler.

İkinci bayi atandığında tazminat doğrudan satış tutarı kadar mıdır?

Hayır. Fiili zarar ve ispatlanabilen kâr kaybı ayrı değerlendirilir; ciro tek başına zarar tutarı değildir.

Münhasırlık hükümleri rekabet hukukundan bağımsız mıdır?

Hayır. 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 Dikey Anlaşmalar Grup Muafiyeti Tebliği koşulları ayrıca incelenir.

Haksız rekabet ile sözleşmeye aykırılık aynı mıdır?

Hayır. TTK 54–55 kapsamında ayrıca haksız rekabet fiili ve gerekli unsurlar gösterilmelidir.

Tazminat davasından önce arabulucuya gitmek şart mı?

TTK 5/A kapsamında kanuni şartlara giren ticari parasal taleplerde dava şartı arabuluculuk değerlendirilir.

Almanca sözleşmenin Türkçe tercümesi mahkemeye sunulur mu?

HMK 223 çerçevesinde yabancı dilde belgeye dayanan tarafın tercüme sunma yükümlülüğü incelenir.

Yazar: Av. Halil Bakırcı

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin ve İstanbul ofisleri. Uyuşmazlıklar somut sözleşme, kanun metni ve deliller üzerinden değerlendirilir.

Telefon: +90 552 224 43 66

Mersin ofis haritası

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

İstanbul ofis haritası

Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul, Türkiye

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp