B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Türkiye’den Belçika’ya İnternetten Satışta 14 Gün Cayma Hakkı: Rome I m.6, Belçika VI.47 ve İade (2026)

Kısa ve net cevap

Türkiye’den Belçika’daki tüketiciye yöneltilmiş internet satışında, uygulanabilir Belçika tüketici hukuku çerçevesinde kural olarak 14 günlük sebepsiz cayma hakkı gündeme gelir. Belçika Ekonomik Hukuk Kanunu VI.47, AB 2011/83 Direktifi m.9 ve Rome I m.6 birlikte incelenir. Sözleşmeye yalnız Türk hukuku yazılması, tüketicinin emredici asgari haklarını her durumda kaldırmaz. İşletmeler arası B2B satışlarda aynı tüketici cayması otomatik uygulanmaz.

Kısa özet tablosu

Hukuki soruİlgili kaynak
Belçika uzaktan satışta caymaBelçika Ekonomik Hukuk Kanunu VI.47 ve devamı
AB tüketici hakları2011/83 sayılı Direktif m.6, 9, 11, 13, 14, 16
Belçika mahkemesinin hukuk seçimiRome I 593/2008 m.6
Türk mahkemesinde tüketici sözleşmesi5718 sayılı MÖHUK m.26
Türkiye iç hukuku mesafeli sözleşme6502 sayılı Kanun m.48
Belçika B2B alımıTüketici caymasından farklı, ilgili ticari hükümler
Türkiye'den Belçika'ya internetten tüketici satışı, kargo teslimatı ve iade hakkını simgeleyen özgün görsel
Belçika tüketicisine satışta sipariş, teslim, cayma ve iade ayrı aşamalardır.

Türkiye’deki satıcı Belçika’daki tüketiciye internetten satış yaparsa temel sorun nedir?

Türkiye’de kurulu bir e-ticaret şirketi Belçika’daki kişilere kıyafet, ev eşyası, kozmetik veya başka malları doğrudan internet üzerinden satabilir. Böyle bir satışın hukuki niteliği, yalnız satıcının ticaret sicilinde Türkiye adresi bulunmasına bakılarak belirlenmez. Alıcının kişisel kullanım için mi yoksa ticari faaliyeti için mi alışveriş yaptığı, şirketin Belçika pazarını hedefleyip hedeflemediği ve malların hangi ülkede teslim edildiği önemlidir. Özellikle Belçika tüketicisinin sebepsiz cayma ve iade talebini değerlendirmeden önce sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliği doğrulanmalıdır.

Belçika pazarını hedefleyen bir Türk satıcının satış öncesinde verdiği bilgiler, fiyat ve kargo ekranları, cayma formu, sipariş onayı ve teslim kayıtları hukuki uyuşmazlığın merkezindedir. Sözleşmenin Türkiye’den düzenlenmesi, tüm uyuşmazlıkların otomatik Türk hukukuna tabi olduğu sonucunu doğurmaz. Aynı biçimde Belçika’ya gönderilen her malın kesinlikle iade edileceği söylenemez. Bu rehberin odağı, doğrudan tüketiciye yapılan B2C mesafeli mal satışlarıdır; şirketler arası toptan satış ve CISG kapsamındaki ticari alacaklar ayrı rehberlere bırakılmıştır.

B2C tüketici satışıyla Belçika şirketine yapılan B2B satış neden ayrılmalıdır?

Tüketici, meslek veya ticaret dışı bir amaçla sözleşme kuran gerçek kişi olarak değerlendirilir. Belçika’da kayıtlı bir şirketin kendi üretimi için Türkiye’den makine veya hammadde alması, sırf internet üzerinden sipariş verildi diye 14 günlük tüketici cayma rejimine girmez. AB 2011/83 sayılı Tüketici Hakları Direktifi ve Belçika Ekonomik Hukuk Kanunu Kitap VI’daki tüketiciye yönelik düzenlemeler ile iki tacir arasındaki milletlerarası satımın hukuki temeli farklıdır. Tarafların sıfatı yanlış belirlendiğinde yanlış süre ve ispat kuralları uygulanabilir.

Satıcı sözleşmeyi keserken şirket unvanı, işletme KDV numarası veya ticari fatura talebini görse bile bu göstergeleri tek başına her olayda kesin sınıflandırma delili kabul etmemelidir. Gerçek alım amacı ve sözleşmenin bağlamı ayrıca önemlidir. Aynı kişi bir siparişi aile kullanımı, başka bir siparişi işletmesi için verebilir. Hukuki inceleme her işlemde alıcı sıfatı, mal türü, kullanım amacı ve sözleşme koşullarını karşılaştırır. Bu ayrım özellikle ’14 gün geçti’ ya da ‘tacir ihbar süresini kaçırdı’ savunmalarının hangi mevzuata dayanacağını belirler.

Rome I Tüzüğü madde 6: Türk şirketinin Belçika pazarını hedeflemesi neyi değiştirir?

AB’nin 593/2008 sayılı Rome I Tüzüğü m.6/1, belirli koşullarda tüketici sözleşmesinin tüketicinin mutad meskeni hukukuna tabi olmasını öngörür. Bunun için satıcının tüketicinin yaşadığı ülkede faaliyet yürütmesi veya faaliyetini o ülkeye yöneltmesi ve sözleşmenin bu faaliyet kapsamında kurulması gerekir. Türkiye’deki satıcının internet sayfasını Belçika’ya yönelik Fransızca veya Felemenkçe reklamlarla tanıtması, Belçika teslimatı sunması ve bu ülke için sipariş alması, yöneltilmiş ticari faaliyetin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Rome I m.6/2, tarafların hukuk seçmesine imkân tanır; ancak hukuk seçimi, birinci fıkra koşulları karşılandığında tüketiciyi aksi halde uygulanacak hukukun sözleşmeyle kaldırılamayan korumasından mahrum bırakamaz. Bu nedenle bir Türk satıcının mesafeli satış metnine yalnız ‘Türk hukuku uygulanır’ cümlesi eklemesi, Belçika tüketici korumasının bütün emredici kurallarını kendiliğinden bertaraf etmez. Hangi hukukun ve hangi emredici hükümlerin uygulanacağı yetkili mahkeme, satışın yöneltildiği pazar ve sözleşmenin özellikleri birlikte incelenerek belirlenir.

Türk mahkemesinde uyuşmazlık çıkarsa MÖHUK madde 26 nasıl incelenir?

5718 sayılı MÖHUK m.26, mesleki veya ticari olmayan amaçla mal ya da hizmet sağlanmasına yönelik tüketici sözleşmeleri için özel kanunlar ihtilafı kuralı içerir. Birinci fıkra, tarafların hukuk seçebileceğini; fakat tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici hükümlerinden doğan asgari korumanın saklı kalacağını düzenler. İkinci fıkra, hukuk seçimi bulunmadığında tüketicinin mutad meskeni hukukunun uygulanmasına ilişkin koşulları ayrı ayrı sayar. Dolayısıyla Türkiye’deki mahkeme önünde uyuşmazlık açılması, her ihtimalde yalnız 6502 sayılı Kanun’un uygulanacağı anlamını taşımaz.

Türk mahkemesi m.26/2’de sayılan ilan, davet, siparişin alındığı ülke ve diğer bağlantıları dosyadaki somut delillerle karşılaştırmalıdır. Bu şartların varlığına dair varsayım üretmek doğru değildir. AB üyesi mahkemenin Rome I m.6 değerlendirmesi ile Türk mahkemesinin MÖHUK m.26 incelemesi birbirine çok benzese de bunlar farklı hukuk kaynaklarıdır. Türk tüketici mevzuatındaki 6502 m.48 ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği, uluslararası özel hukuk bağlantısı kurulmadan her Belçika siparişine otomatik uygulanmış sayılmamalıdır.

Belçika Ekonomik Hukuk Kanunu VI.47 kapsamındaki 14 günlük cayma hakkı nedir?

Belçika Federal Ekonomi Kamu Hizmeti’nin güncel tüketici bilgilendirmeleri, Ekonomik Hukuk Kanunu Kitap VI m.VI.47 ve devamındaki mesafeli satış rejiminde tüketicinin kural olarak 14 takvim günü içinde gerekçe göstermeden cayma bildiriminde bulunabildiğini açıklar. AB 2011/83 sayılı Direktif m.9 da mesafeli ve işyeri dışında kurulan sözleşmeler bakımından genel 14 günlük süreyi düzenler. Bununla birlikte bu hak mutlak değildir: malın ve hizmetin türüne göre kanuni istisnalar, teslim şekli ve tüketicinin önceden bilgilendirilmesi incelenir.

Türk e-ticaret satıcısı Belçika pazarı için ayrı iade politikası oluştururken ‘hiçbir üründe iade yoktur’ gibi bütün satışları kapsayan hükümlerle emredici tüketici hakkını ortadan kaldırabileceğini varsaymamalıdır. Satıcı, tüketiciye hangi sözleşmede hangi cayma süresi uygulandığını açıkça anlatmalı; ürün sayfası ve sipariş akışıyla genel satış koşulları arasında çelişki bırakmamalıdır. Kuralın uygulanıp uygulanmadığı belirlenmeden müşteriye kesin ret yazısı göndermek daha sonra ispat ve şikâyet uyuşmazlıkları doğurabilir.

14 günlük süre sipariş tarihinden mi yoksa ürün tesliminden mi başlar?

AB Tüketici Hakları Direktifi m.9/2, mal satışında sürenin tüketici veya onun belirttiği, taşıyıcı olmayan üçüncü kişinin malın fiili zilyetliğini edinmesine bağlı olduğunu düzenler. Aynı siparişte farklı zamanlarda teslim edilen mallarda son malın teslim alınması, parçalar halinde teslimde son parçanın alınması gibi özel başlangıç kuralları da vardır. Belçika Federal Ekonomi hizmetinin açıkladığı VI.47 rejimi de mal teslimiyle bağlantılı süre hesabını esas alır. Yalnız siparişin ödeme ekranında onaylandığı tarihi başlangıç kabul etmek hatalı sonuç verebilir.

Belçika adresine yapılan gönderilerde dağıtım firmasının ‘teslim edildi’ kaydı, teslim alan kişinin adı ve elektronik teslim belgesi saklanmalıdır. Paket ortak posta odasına bırakılmışsa veya alıcı teslimi reddetmişse yalnız otomatik sistem bildiriminin hukuki anlamı ayrıca incelenir. Mallar birkaç ayrı parselde gönderildiyse her parselin takibi ayrıştırılmalı, son teslim tarihi dosyada belgelenmelidir. Süre hesabının doğru yapılması müşteri talebini kabul etmek veya reddetmek bakımından temel şarttır.

Tüketici 14 gün içinde satıcıya nasıl cayma bildirimi yapmalıdır?

Cayma hakkı, malı gerekçe göstermeden beğenmeme halinde kullanılan kanuni imkân olduğundan tüketiciden ayıp veya satıcının kusurunu ispatlaması istenmez. AB 2011/83 sayılı Direktif m.11 çerçevesinde tüketici, örnek cayma formunu kullanabileceği gibi sözleşmeden cayma iradesini açıkça belirten bir beyan da iletebilir. Belçika’daki tüketiciye sunulan formun anlaşılır olması, cayma adresinin ve iletişim kanalının görünür bulunması önemlidir. Yalnız müşteri hizmetleriyle telefon görüşmesi yapıldığını gösteren kayıt, beyanın içeriğini her zaman yeterli açıklıkta göstermez.

Satıcı e-posta veya çevrimiçi panel üzerinden gelen cayma talebini tarih-saat damgasıyla kaydetmeli, sipariş numarası ve müşteriyle eşleştirmeli, alışverişe konu malları belirlemelidir. Talebin keyfi olarak ‘iptal’ ya da ‘teknik destek’ klasörüne taşınması, ilgili süre içinde yapılıp yapılmadığının ispatını güçleştirebilir. İade prosedürü tasarlanırken tüketicinin yasal cayma beyanı ile satıcının ayrıca sunduğu ticari memnuniyet iadesi birbirinden ayrılmalıdır. Bu iki yolun şartları aynı olmak zorunda değildir.

Cayma bildirimi yapıldıktan sonra ürün hangi süre içinde geri gönderilir?

AB 2011/83 sayılı Direktif m.14/1, satıcı malı kendi teslim almayı teklif etmedikçe tüketicinin cayma iradesini bildirdikten sonra gereksiz gecikme olmadan ve en geç 14 gün içinde malı geri göndermesini veya teslim etmesini düzenler. Malın bu süre bitmeden gönderilmesi zamanında geri gönderme şartı bakımından önemlidir. Bu ikinci süre, cayma iradesinin ilk bildirileceği 14 günlük süreyle karıştırılmamalıdır. Satıcı, tüketiciye ürünü hangi adrese nasıl göndereceğini ve gerekli belgeyi açıklamalıdır.

Belçika’dan Türkiye’ye yapılacak iade, sınır ötesi kargo ve gümrük işlemine konu olabileceği için fiilen zor olabilir. Hukuki süreyi tarafların uygun gördüğü lojistik yönteme göre keyfi biçimde değiştirmek yerine uygulanacak mevzuat ve satış sözleşmesinin kanuna uygun hükümleri esas alınmalıdır. Alıcıdan taşımaya ilişkin makul deliller istenebilir; taşıyıcının barkodlu belgesi, teslim tutanağı ve iade paketi içeriği uyuşmazlığı aydınlatır. Kimin iadeyi organize edeceği ayrıca sözleşmeden ve kanuni masraf kurallarından belirlenir.

Satıcı bedeli 14 gün içinde iade etmek zorunda mı; ürünü bekleyebilir mi?

AB 2011/83 sayılı Direktif m.13/1, satıcının cayma kararından haberdar olduğu tarihten itibaren gereksiz gecikme olmaksızın ve en geç 14 gün içinde kural olarak tüketiciden aldığı ödemeleri iade etmesini düzenler. Kanunun izin verdiği koşullarda teslim giderleri de bu kapsama girebilir. Ancak m.13/3, satıcı malı bizzat geri almayı önermediyse satıcının ürünü geri alana veya tüketicinin geri gönderdiğini kanıtlayan belgeyi sunmasına kadar iadeyi bekletebilmesine izin verir. Bu bekletme imkânı, keyfi ve süresiz para tutma yetkisi değildir.

Ödemenin aynı ödeme aracıyla geri yapılması genel ilkedir; tüketici açıkça başka yöntem kabul ederse ve bunun nedeniyle masraf yüklenmezse alternatif değerlendirilir. Tüketicinin özellikle daha pahalı hızlı teslimat seçmiş olması, temel standart teslimat bedeli dışındaki ek maliyetin iadesini etkileyebilir. Gümrük, döviz çevrimi ve banka transferi maliyetlerinin kimin üzerinde kalacağı her olayda sözleşmenin ve ilgili mevzuatın koşullarıyla ayrıca incelenmelidir. İade ekranında tutarın neden ve nasıl hesaplandığı şeffaf biçimde gösterilmelidir.

İadede uluslararası kargo bedelini kim öder?

AB 2011/83 sayılı Direktif m.14, tüketicinin kural olarak malların doğrudan geri gönderim maliyetine katlanabileceğini, ancak satıcının bu maliyeti üstlendiği veya tüketiciyi önceden masraf konusunda gerektiği gibi bilgilendirmediği durumlarda farklı sonuçların doğacağını düzenler. Dolayısıyla bütün iadelerin mutlaka satıcı masrafıyla yapılacağını ileri sürmek de bütün iadeyi tüketiciye yüklemek de doğru değildir. Satıcı, Belçika teslimatlı siparişlerde iade adresi, posta yolu ve öngörülebilir doğrudan masraflar konusunda açık bilgi sağlamalıdır.

Türkiye’ye geri gönderim için taşıyıcının vereceği fiyat, malın ölçüsü, ağırlığı, sigorta bedeli ve gümrük işlemleriyle değişebilir. Bu operasyonel durum kanuni cayma hakkını ortadan kaldırmaz. Satıcının Belçika’da iade kabul noktası kullanması lojistik avantaj sağlayabilir, ancak bu noktanın gerçekten yetkili olması ve müşteri belgelerinin orada saklanması gerekir. Teslimata ait ilk kargo bedeli ile geri gönderim bedeli ayrı kalemlerdir; tüketiciye yapılacak nihai iade hesabında birbirine karıştırılmamalıdır.

Kişiye özel üretim, hijyen ürünü ve dijital içerikte istisnalar nasıl işler?

AB 2011/83 sayılı Direktif m.16, cayma hakkına ilişkin istisnaları düzenler. Tüketicinin özelliklerine göre hazırlanmış veya açıkça kişiselleştirilmiş mallar, hızla bozulabilecek ürünler ve belirli koşullarda teslim sonrası koruyucu mührü açılan, hijyen veya sağlık gerekçesiyle iadeye uygun olmayan mallar bunlar arasında sayılır. Belçika Ekonomik Hukuk Kanunu m.VI.53 de ilgili istisnalara yer verir. Bir ürünün satıcı tarafından ‘özel ürün’ diye pazarlanması tek başına bu kanuni istisnalardan birine girdiğini kanıtlamaz.

Örneğin standart ölçüde satılan hazır kıyafetin iadesiyle müşterinin kişisel ölçülerine göre özel olarak üretilmiş ürünün iadesi aynı hukuki durumda değildir. Dijital içerikte ise ifaya başlanma zamanı, tüketicinin açık rızası ve kanunun öngördüğü bilgilendirme şartları ayrıca önemlidir. Satıcı her ürün sayfasında istisnayı varsa net biçimde açıklamalı, tüketicinin siparişi onayladığı tarihte hangi koşulları gördüğünü saklamalıdır. İstisna uygulaması kanuni kapsamla sınırlıdır; geniş ve belirsiz genel işlem şartlarıyla sınırsızlaştırılamaz.

Satıcı Belçika tüketicisine hangi bilgileri siparişten önce vermelidir?

Belçika Ekonomik Hukuk Kanunu Kitap VI kapsamındaki tüketiciyi bilgilendirme kuralları, mesafeli satış yapan işletmenin tüketiciyi açık ve anlaşılır biçimde yönlendirmesini hedefler. Satıcının kimliği, iletişim bilgileri, ürünün temel özellikleri, toplam bedel, teslim veya kargo masrafları, cayma hakkının kullanımı, iade masrafları ve varsa kanuni istisnalar satış sürecinde ele alınmalıdır. Bilgiler yalnız sipariş sonrasında gönderilecek uzun bir PDF içine saklanmamalıdır. AB Direktifi’nin m.6 ve devamındaki düzenlemeler de ön bilgilendirme yükümlülüklerini konu alır.

Belçika’ya satış yapan Türk şirket, internet sitesinde bu ülkenin dil tercihlerini ve tüketicinin alışveriş öncesinde anlayacağı açıklamaları dikkate almalıdır. Dil ve tasarım kararı tek başına hukuk seçimini çözmez; fakat anlaşılır bilgi yükümlülüğünün yerine getirilmesinde önemli olabilir. Ödeme ekranı, malın teslimi için kullanılan adres, iade adresi ve tüketici şikâyet kanalı bütün sayfalarda uyumlu olmalıdır. Belgelendirme için sipariş anındaki sayfa sürümü, onay e-postası ve değişen genel koşulların tarihli kayıtları saklanabilir.

Türk hukukuna dair sözleşme hükmü Belçika tüketicinin hakkını kaldırabilir mi?

Tarafların hukuk seçimi, uygulanabilir milletlerarası özel hukuk kurallarının sınırları içinde değerlendirilir. Belçika mahkemesinde Rome I m.6 kapsamında korunan bir tüketici sözleşmesi söz konusuysa Türk hukukunun seçilmiş olması, tüketicinin mutad meskeni hukukunun anlaşmayla kaldırılamayan koruyucu hükümlerini otomatik dışlamaz. Türk mahkemesi önünde MÖHUK m.26/1 uyarınca da benzer bir asgari koruma ilkesi vardır; fakat ikinci fıkradaki bağlantı koşulları ve somut dava ayrı incelenmelidir. İki düzenlemeyi aynı kanunun maddeleri gibi aktarmak hatalıdır.

Satıcının genel koşullarında Belçika’nın hiçbir mahkemesinin yetkili olamayacağı veya tüketicinin hiçbir iade talebinde bulunamayacağı yönünde hüküm bulunması, ayrıca tüketiciye özgü yetki ve haksız şart denetimi doğurabilir. Her uyuşmazlıkta doğrudan Belçika mahkemesinin yetkili olduğu da kanıtlanmadan söylenemez. Sözleşmenin kurulma yeri, alıcının mutad meskeni, pazarlamanın hedefi, tarafların sıfatı ve kanuni yetki kuralları birlikte değerlendirilir. Satıcı için en güvenilir yaklaşım tüm satışları tek cümlelik bir hukuk seçimine bağlamamaktır.

Belçika’daki tüketiciye satışta hangi dijital kayıtlar delil olarak saklanmalıdır?

Sözleşmenin hangi koşullarla kurulduğunu gösterecek sipariş numarası, sipariş tarihindeki ürün sayfası, açık fiyat ve kargo bilgisi, onaylanan genel koşullar, ödeme kaydı, fatura, kargo takip çıktısı ve teslim belgesi birbirini tamamlar. Cayma bildiriminin e-posta veya web paneli kayıtları ile iadenin taşıyıcıya teslim edildiğine ilişkin belge ayrı saklanmalıdır. Müşteri hizmetleri mesajlarının tamamını yalnız şirket personelinin hatırlamasına bırakmak, uyuşmazlıkta hangi tarihte hangi talebin iletildiğini ispatlamayı güçleştirir.

Tüketici verisi korunurken delil saklama gerekliliği sınırsız kişisel veri toplama hakkı vermez. Saklama süresi, erişim yetkisi ve dosyaların güvenliği ilgili veri koruma mevzuatına göre belirlenir. Türk satıcının Belçika tüketicisine ilişkin verileri Türkiye’de işlediği işlemde KVKK ve uygulanabilir uluslararası veri koruma kuralları ayrıca gündeme gelebilir. Delillerin güvenilirliği için sistem loglarının tutarlılığı, zaman damgası ve erişim yetkisi önem taşır; sonradan hazırlanmış tek taraflı tablo eski sipariş ekranının yerine her zaman geçmez.

Cayma hakkı ile ayıplı mal ve garanti talepleri neden farklıdır?

Cayma hakkı, kural olarak tüketicinin belirli süre içinde hiçbir kusur iddiası öne sürmeden sözleşmeden dönmesine imkân sağlayan bir mesafeli satış korumasıdır. Ayıplı mal ve uygunluk eksikliği ise ürünün vaat edilen niteliği taşımaması, çalışmaması veya teslim koşullarına uymamasıyla ilgilidir. Belçika’daki tüketicinin 14 günlük süreyi kullanmamış olması, sözleşmeye aykırı mal nedeniyle bütün talep haklarının otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Her talebin kendi hukuki sebebi, koşulu ve delili bulunur.

Türkiye’den Belçika’ya gönderilen bir cihazın çalışmaması halinde satın alma belgesi, satıcının ürün tanıtımı, seri numarası, arıza tespit raporu ve servis yazışmaları öne çıkar. Tüketicinin sadece ürün rengini beğenmemesi durumundaysa ayıp ispatı yerine cayma bildirim süresi önem kazanabilir. İki talebin birbirine karıştırılması, satıcının yanlış ret gerekçesi bildirmesine veya tüketicinin gereksiz servis işlemine yönlendirilmesine yol açabilir. Ticari makine ithalatında CISG m.38–39 ile tüketicinin hakları ayrı tutulmalıdır.

Türkiye’den Belçika’ya gönderilen üründe gümrük ve KDV iade hesabını etkiler mi?

Türkiye’den Belçika’ya doğrudan gönderilen fiziksel ürün, e-ticaret sözleşmesinin yanında gümrük ve vergi işlemlerine de konu olabilir. Satış sırasında tüketiciye belirtilen toplam fiyatın hangi vergi ve taşıma bedellerini kapsadığı, ithalatçı sıfatının kime ait olduğu ve kargo şirketinin tahsil ettiği bedellerin niteliği belirlenmelidir. Ancak gümrükte ücret alınması, uygulanabilir mesafeli satış cayma hakkının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez. Cayma halinde tüketiciye geri verilecek sözleşme bedeli ile kamu idaresinden istenebilecek vergi iadesi farklı hukuki süreçler olabilir.

Satıcı bu işlemleri tek bir müşteri iade ekranına yığmak yerine sipariş ödeme dekontunu, gümrük beyanını, kargo masrafını ve varsa vergi tahsilatını ayrı kaydetmelidir. Ürünün Türkiye’ye dönüşünde yeniden ithalat veya iade ithalat sürecinin nasıl yapılacağı gümrük mevzuatı açısından ayrıca incelenir. Belçika’daki şirketin KDV yükümlülüğü, tüketici hukukunun yerini tutmaz; aynı şekilde 14 günlük cayma metni tüm ithalat vergisini otomatik olarak sileceği biçiminde vaat edilmemelidir.

Belçika için Fransızca ve Felemenkçe satış sayfaları hukuken neden önemlidir?

Belçika, farklı dil toplulukları bulunan bir ülkedir. Türk şirketi Belçika tüketicilerine aktif reklam veriyor, o ülkeye teslimat seçeneği sunuyor ve sipariş kabul ediyorsa dil ve pazar hedeflemesi milletlerarası özel hukuk yönünden faaliyetini yöneltme incelemesinde yardımcı göstergelerden biri olabilir. Bununla birlikte bir sayfanın Fransızca olması tek başına her alıcının Belçika tüketicisi sayılmasını veya bütün sözleşmelere Belçika hukukunun uygulanmasını sağlamaz. Pazarlama, teslimat, ödeme ve tüketici sıfatı birlikte değerlendirilir.

Tüketiciye sunulan hakların açık anlaşılması bakımından cayma ve iade formunun, müşteri hizmetlerinin ve teslimat koşullarının erişilebilir dillerde açıklanması faydalıdır. Bir dilde 14 gün iade, diğer dilde iade yok deniyorsa bu çelişki tüketiciye verilen bilginin güvenilirliğini zedeler. Şirket, çok dilli sitelerde sürüm kontrolü ve tercüme denetimi uygulamalıdır. Özellikle resmî belge niteliği taşımayan otomatik çevirilerle tüketicinin hakları daraltılmamalıdır.

Belçika tüketicisi talebini reddeder veya satıcıya dava açarsa hangi yol izlenir?

İlk aşamada tüketicinin başvurusunun hukuki sebebi belirlenir: sebepsiz cayma mı, ayıp mı, teslim edilmemiş mal mı, yanlış fiyat mı? Her başvuruda satıcının cevabı, teslim ve bildirim tarihleri, sipariş şartları ve varsa uygulanabilir istisna üzerinden hazırlanır. Satıcı tek cümlelik otomatik ret yerine somut delile dayalı ve açık bir cevap vermelidir. Tüketicinin hakkını kullanması halinde ödenmesi gereken tutar ve iade yöntemi mevzuata uygun hesaplanmalıdır. Bu yaklaşım hem müşteri ilişkilerinde hem de olası yargılamada delil düzenini sağlar.

Uyuşmazlık mahkemeye taşınırsa yetki ve uygulanacak hukuk meseleleri farklı kurallardır. Belçika’da açılan davanın uluslararası yetkisi ve Rome I m.6 bağlantısı ile Türkiye’deki davanın MÖHUK m.26 incelemesi birbirine karıştırılmamalıdır. Satıcı Türkiye’de malvarlığına sahip olduğu için yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icrası gündeme gelirse tanıma ve tenfiz ayrı süreç olur. Bunun için kararın niteliği ve MÖHUK m.50 ve devamındaki koşullar ayrıca incelenir; her Belçika tüketici talebinin doğrudan Türk icra müdürlüğünde tahsil edileceği varsayılamaz.

Türk satıcı Belçika siparişleri için hangi kontrol listesini uygulamalıdır?

Önce satışların gerçekten Belçika’daki tüketicilere mi yoksa işletmelere mi yapıldığı sınıflandırılır. Ardından internet sitesinin ülkeye yöneltilmiş faaliyet niteliği, hukuk seçimi ve teslimat akışı gözden geçirilir. Ürün kategorilerine göre cayma hakkı istisnaları ve teslimden başlayan süre hesapları belirlenir. Ön bilgilendirme metinleri, çok dilli sipariş sayfaları, iade formu ve müşteri hizmetleri kanalı uyumlu hale getirilir. Nihayet sipariş, teslim, cayma, geri gönderim ve iade ödemesinin delilleri bir arada saklanır.

Bir uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra şirketin bütün sipariş kayıtlarını geriye dönük değiştirmesi yerine mevcut veriler korunmalı ve eksiklikler gelecekteki işlemler için düzeltilmelidir. Satış şartlarının hukuk denetimi yalnız kopyalanmış genel sözleşme metnine dayanamaz. Gerçek ödeme sağlayıcısının işleyişi, Belçika teslimat ortağı, iadelerin nereye gönderileceği ve şirketin hangi ürünleri sattığı önemlidir. İyi hazırlanmış bir tüketici ve e-ticaret uyum çalışması, Türk şirketinin Belçika pazarında daha az iade ihtilafı yaşamasına katkı sağlar.

12 sık sorulan soru

Türkiye’deki her e-ticaret satışı Belçika’nın 14 günlük cayma kuralına girer mi?

Hayır. Alıcının tüketici niteliği, mesafeli satışın kapsamı, Belçika pazarına yöneltilen faaliyet ve uygulanacak hukuk birlikte değerlendirilir.

Belçika tüketicisinin 14 günlük cayma süresi mal satışında ne zaman başlar?

Genel kural, tüketicinin veya belirttiği taşıyıcı olmayan kişinin malı fiilen teslim almasıyla bağlantılıdır; parça tesliminde özel süre başlangıçları vardır.

Türkçe sözleşmeye Türk hukuku yazmak Belçika tüketicinin korunmasını kaldırır mı?

Rome I m.6 ve Türk mahkemesinde MÖHUK m.26 kapsamına giren durumlarda, tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici asgari koruması saklıdır.

Tüketici cayma için üründe ayıp olduğunu ispatlamalı mı?

Hayır. Şartları oluşan sebepsiz cayma hakkı, ayıplı mal talebinden farklıdır; kanuni istisnalar ayrıca kontrol edilir.

Tüketici geri gönderim için yeni bir 14 gün kullanabilir mi?

AB Direktifi m.14 uyarınca cayma bildirimi sonrasında malın geri gönderimi için ayrı süre düzenlenmiştir; sözleşme ve uygulanabilir hukuk incelenir.

Satıcı parayı ne zaman geri ödemelidir?

AB Direktifi m.13 kural olarak cayma bildiriminden sonra en geç 14 gün öngörür; malın veya gönderim kanıtının beklenebilmesi de belirli koşullara bağlıdır.

Türkiye’ye iade kargo bedelini mutlaka tüketici mi öder?

Hayır. Satıcının önceden bilgilendirme yapıp yapmadığı, kimin üstlendiği ve uygulanabilir doğrudan masraf kuralları önemlidir.

Kişiye özel üretilen üründe cayma hakkı bulunur mu?

AB Direktifi m.16 kapsamında kişiselleştirilmiş mallar için belirli istisnalar vardır; somut ürünün şartları sağladığı doğrulanmalıdır.

Belçika şirketinin makine siparişinde 14 günlük tüketici cayması uygulanır mı?

Ticari amaçlı B2B alım sırf internetten yapıldı diye tüketici sözleşmesi sayılmaz; CISG veya seçilen başka ticari hukuk kuralları ayrı incelenir.

Cayma hakkı geçince ayıplı mala ilişkin tüm talepler biter mi?

Hayır. Ayıp ve yasal uygunluk güvencesinden doğan talepler sebepsiz caymadan ayrı hukuki şartlara ve sürelere tabidir.

Belçika’ya satış için ayrı Fransızca ve Felemenkçe iade politikası gerekir mi?

Tüketicinin anlaşılır ve tutarlı bilgilendirilmesi önemlidir; dil, pazar hedeflemesi ve uygulanan özel kurallar somut satış modeline göre incelenir.

Belçika’daki tüketici Türkiye’deki şirkete karşı nerede dava açar?

Mahkemenin milletlerarası yetkisi ve sözleşmeye uygulanacak hukuk ayrı değerlendirilir; tek başına satıcının Türkiye adresi kesin cevap vermez.

Resmî mevzuat ve ilgili site kaynakları

Belçika resmi bilgilendirmesi: Federal İşletme Portalı – Tüketici hakları ve cayma; SPF Economie – VI.47 ve VI.53 atıfları. AB metinleri: 2011/83 sayılı Tüketici Hakları Direktifi; Rome I 593/2008 m.6. Türk mevzuatı: 5718 sayılı MÖHUK m.26; Ticaret Bakanlığı – 6502 m.48 ve Mesafeli Sözleşmeler.

Konuyla bağlantılı fakat farklı arama niyetindeki Türkçe rehberler: Belçika’da Peppol e-faturası ve Türk alacak davaları; Belçika’daki Türk ithalatçının geç teslim hakları; Belçika’da ayıplı makine ve CISG 38–39; Belçika’dan Türkiye’ye ithalatta A.TR ve EUR.1; Belçika BOIP markasının Türkiye’de korunması.

Belçika satış sözleşmesi ve iade uyuşmazlığında hukuki inceleme

Türkiye merkezli işletmeler, Belçika sipariş şartlarını, sipariş ve teslim kayıtlarını, iade yazışmalarını ve ticari belgelerini dosya bazında değerlendirmek için Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir. Mersin ve İstanbul ofislerinden uluslararası ticari sözleşmeler ile tüketici hukukunun kesişimi incelenir.

Telefon: +90 552 224 43 66

Mersin ve İstanbul ofis haritaları

Mersin ofisi

İstanbul ofisi

Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No: 21 Kat: 9, Sarıyer/İstanbul

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp