Mersin Mirasın Paylaşılması Davası Avukatı
Kısa ve net cevap
Mirasın paylaşılması davası, mirasçıların anlaşamadığı tereke mallarının paylaştırılmasını sağlar. Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Terekenin paylaşılmasında HMK m.11 uyarınca ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; taşınmaz ortaklığının giderilmesine yönelik talepte HMK m.12 ayrıca dikkate alınır. Paylaştırma uyuşmazlığında dava açmadan önce arabulucuya başvuru gerekir. Mahkeme her durumda bütün malları sattırmaz: aynen paylaşma, malın bir mirasçıya verilmesi ve değer farkının ödenmesi seçenekleri incelenir. Dava dilekçesi yalnız pay oranını değil, paylaşılacak malları ve istenen yöntemi de açıklamalıdır.
Mirasın paylaşılması davası hangi sorunu çözer?
Birden çok mirasçının bulunduğu tereke, paylaşmaya kadar elbirliği ortaklığına tabidir. Miras payının belgede yazılı olması, belirli bir odanın, dairenin veya hesabın yalnız bir mirasçıya ait olduğu anlamına gelmez. Davanın amacı, paylaşılması istenen mallar üzerindeki bu ortaklığı uygun hukuki yöntemle çözmektir. Mirasçılık belgesi alınması, terekenin tespiti ve tapuda intikal, paylaşma davasının yerine geçen işlemler değildir.
TMK m.642’ye göre sözleşme veya kanun nedeniyle ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunmadıkça her mirasçı paylaşma isteyebilir. Diğer mirasçıların “şimdilik paylaşmayalım” demesi tek başına süresiz engel oluşturmaz. Buna karşılık kanuni erteleme nedenleri veya bağlayıcı bir devam yükümlülüğü varsa bunlar değerlendirilir. Paylaşmanın derhâl yapılması malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa, bir mirasçının istemi üzerine hâkim erteleme kararı verebilir.
İstem bütün terekeye veya belirli mallara yöneltilebilir. Kısmi paylaşma, davaya girmeyen mallar üzerindeki ortaklığı kendiliğinden bitirmez. Talep sonucunda kapsamın açık gösterilmesi, mahkemenin hangi mallar hakkında karar vereceğini ve hangi uyuşmazlıkların devam edeceğini belirginleştirir. Ortaklığın paylaşma öncesindeki yapısı miras ortaklığı rehberinde ayrıca açıklanmıştır.
Davaya kimler katılmalıdır?
Paylaşılacak hak üzerinde ortaklığı bulunan bütün mirasçıların davada taraf olarak yer alması sağlanmalıdır. Dava bir veya birden fazla mirasçı tarafından açılır; diğer mirasçılar karşı tarafta gösterilir. Sadece aile içinde görüş ayrılığı yaşanan kişiye dava açılması, diğer hak sahiplerini dosyanın dışında bırakmayı haklı kılmaz. Adresler ve temsil durumları başlangıçta araştırılmalıdır.
Mirasbırakandan sonra ölen bir mirasçı varsa onun mirasçıları da belirlenir. Böylece birbirini izleyen ölüm ve intikal zinciri tamamlanır. Pay oranları, nüfus kayıtları ve mevcut mirasçılık belgeleri birlikte kontrol edilir. Belgedeki hatanın doğrudan paylaşma hesabına taşınması, mal ve bedel dağıtımını yanlış kurar.
Küçük veya kısıtlı mirasçı bulunması hâlinde yasal temsil ve menfaat çatışması incelenir. Temsilcinin aynı mal üzerinde kendi adına da hak iddia etmesi, ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Yurt dışındaki mirasçılar için adres, tebligat ve vekâlet belgelerinin erken hazırlanması önemlidir. Mirasçının toplantıya gelmemesiyle miras hakkını kaybettiği söylenemez. Belgenin kapsamı için veraset ilamı açıklamasına bakılmalıdır.
Dava öncesi arabuluculuk zorunludur
6325 sayılı Kanun m.18/B/1-b, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuruyu dava şartı yapar. Düzenleme 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girmiştir. Geçici m.3 gereğince, bu tarihte ilk derece, bölge adliye mahkemeleri veya Yargıtayda görülmekte olan davalara yeni dava şartı uygulanmaz. Yeni açılacak dosyada ise bu geçiş istisnası varmış gibi hareket edilmemelidir.
Başvuruda uyuşmazlığın tarafları ve paylaşılması istenen mallar anlaşılır biçimde belirtilmelidir. Son tutanakla dava konusu arasındaki kapsam farklılığı, dava şartı bakımından sorun doğurur. Mal listesi, pay tablosu ve paylaşma seçenekleri görüşmeden önce hazırlanmalıdır. Arabulucu mahkeme gibi kimin haklı olduğuna karar vermez; taraflar belirli bir bedeli veya satış teklifini kabul etmek zorunda değildir.
Bu kapsamda anlaşma sağlanırsa m.18/B/3 uyarınca icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Taşınmazla ilgili anlaşmada taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşmalarda arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Anlaşma belgesinin imzalanmasıyla bütün tapu işlemlerinin kendiliğinden tamamlandığı varsayılmaz. Ayrıntılar miras uyuşmazlıklarında arabuluculuk rehberinde yer alır.
Görevli ve yetkili mahkeme nasıl belirlenir?
HMK m.4/1-b, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, değer ve tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin görevine verir. Dolayısıyla yalnız bu davanın görevini anlatırken “sulh veya asliye olabilir” şeklinde seçenek bırakmak doğru değildir. Ayrı bir tapu iptali, tenkis veya başka talebin görev kuralı ise kendi hukuki niteliğine göre incelenir.
| Sorun | Kanuni çerçeve |
|---|---|
| Paylaştırma davasında görev | HMK m.4/1-b: Sulh hukuk mahkemesi |
| Terekenin paylaşılmasında yetki | HMK m.11/1-a: Ölenin son yerleşim yeri, kesin yetki |
| Taşınmazın aynına ilişkin ortaklık talebi | HMK m.12: Taşınmazın bulunduğu yer, kesin yetki |
Görev, mahkemenin türünü; yetki, hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler. Terekenin paylaşılması talebiyle belirli bir taşınmazın aynına yönelik ortaklığın giderilmesi talebinin hukuki nitelendirmesi ayrılmalıdır. Mersin’de avukat bulunması veya mirasçılardan birinin Mersin’de yaşaması, tek başına Mersin mahkemelerini bütün dosyalarda yetkili yapmaz. Dilekçede yetkiyi doğuran olgu ve buna ilişkin kayıt açıklanmalıdır.
Tereke listesi, deliller ve talep sonucu
Dosya hazırlığında her mal için kimlik, mülkiyet, değer, kullanım ve borç bilgisi ayrı kaydedilir. Taşınmazlarda ada, parsel, bağımsız bölüm ve takyidat; araçlarda tescil; şirket paylarında sicil ve pay kayıtları; banka alacaklarında hesap ve bakiye bilgisi araştırılır. Eski fotokopi yerine güncel kayda dayanan liste hazırlanmalıdır.
Hangi malın terekeye ait olduğu tartışmalıysa bu tartışma gizlenmemelidir. Üçüncü kişi adına kayıtlı bir malı, mülkiyet sorunu çözülmeden kesin tereke unsuru gibi paylaştırmak doğru değildir. Mirasbırakanın sağlığındaki bazı kazandırmaların denkleştirmeye konu olduğu ileri sürülüyorsa kazandırma tarihi, niteliği ve belge dayanağı gösterilir.
Dilekçede “mirasın paylaşılmasını istiyorum” ifadesiyle yetinilmemelidir. Hangi malların aynen paylaştırılması, hangisinin belirli mirasçıya verilmesi ve alternatif olarak hangi işlem istendiği anlaşılmalıdır. Talep edilen değer farkının nasıl hesaplanacağı da belirtilmelidir. Tereke kapsamı eksikse tereke tespitine ilişkin açıklamalar ayrı hazırlık aşamasını gösterir.
Aynen paylaşma, özgüleme ve satış seçenekleri
Aynen paylaşmada mal veya mal grupları, miras payları gözetilerek mirasçılara dağıtılır. Her taşınmazın mirasçı sayısı kadar fiziksel parçaya bölünmesi şart değildir. TMK m.642, terekenin bütünü ve her mal dikkate alınarak, koşulları varsa taşınmazların bütün olarak farklı mirasçılara verilmesini ve değer farkının para ödemesiyle giderilmesini düzenler.
Özgüleme, belirli malın bir mirasçıya bırakılmasıdır. Bir mirasçının o evde oturması veya daha çok istemesi tek başına bütün hakların ona geçmesini sağlamaz. Kanuni koşullar, diğer mirasçıların hakları ve değer hesabı incelenir. Sağ kalan eşin aile konutu ve ev eşyasına ilişkin TMK m.652 kapsamındaki istemi de ayrıca değerlendirilir; mülkiyetin otomatik geçtiği kabul edilmez.
TMK m.651, önemli değer kaybı olmadan bölünemeyen tereke malı ile bölünme veya özgüleme konusunda anlaşmazlık hâlindeki satışı düzenler. Satış bedeli miras hakları çerçevesinde dağıtılır. Dava açılınca bütün terekenin zorunlu olarak satılacağı veya bir mirasçının istemiyle mutlaka istediği malı alacağı söylenemez. İmar, tarım ve diğer özel kanun sınırlamaları fiziksel bölünme imkânını ayrıca etkiler.
Artırma yalnız mirasçılar arasında mı yapılır?
Bu soruda mirasın paylaşılması hükümleri ile paylı mülkiyetin sona erdirilmesi hükümleri ayrılmalıdır. TMK m.651 kapsamında mirasçılardan biri isterse satış artırmayla yapılır. Mirasçılar artırmanın biçiminde anlaşamazsa sulh hâkimi, artırmanın mirasçılar arasında mı yoksa herkese açık mı yapılacağına karar verir.
TMK m.699 kapsamındaki paylı mülkiyet paylaşmasında ise satışın yalnız paydaşlar arasında artırmayla yapılması bütün paydaşların rızasına bağlıdır. Bir hükmün koşulunu diğerine doğrudan aktarmak doğru değildir. Talebin ve mülkiyet ilişkisinin hukuki niteliği, uygulanacak kuralı belirler. Paylı mülkiyete ilişkin çerçeve ortaklığın giderilmesi rehberinde ayrıca ele alınmıştır.
Dosyada satış yöntemi, kimlerin artırmaya katılacağı ve bedelin dağıtımına ilişkin istem birbirinden açıkça ayrılmalıdır. Bir mirasçının aile dışından alıcı istememesi, her hukuki durumda tek başına satışı engelleme hakkı değildir.
Bilirkişi raporunda değer ve bölünebilirlik
TMK m.657, taşınmazların paylaşmanın yapıldığı zamandaki gerçek değerleriyle özgülenmesini düzenler. Emlak vergisi değeri, ölüm tarihindeki tahmin veya eski alış bedeli kendiliğinden paylaşma değeri değildir. Malın hukuki ve fiilî özellikleri, değerlendirme tarihi ve emsal karşılaştırması raporda açıklanmalıdır.
Bölünebilirlik yalnız yüzölçümüne bakılarak belirlenmez. İmar koşulları, yola erişim, bağımsız kullanım, yapılaşma ve ekonomik değer kaybı birlikte incelenir. Tarımsal taşınmazlarda özel mevzuat ve gelir değeri ayrıca önem taşır. Hukuken gerçekleştirilemeyen bir bölünme planı, kâğıt üzerinde eşit alanlar verse de uygun paylaşma çözümü değildir.
Rapora itirazda yalnız “değer düşük” demek yerine yanlış emsal, eksik bağımsız bölüm, gözden kaçan takyidat veya hesap hatası gösterilmelidir. Taraflara bildirilen süre içinde somut itiraz ve belge sunulmalıdır. Değerleme çalışmasının güncelliği, yargılama sırasında meydana gelen önemli değişiklikler bakımından da kontrol edilir.
Mülkiyet uyuşmazlığı, vasiyetname ve koruma önlemleri
Mirasçı sıfatı, pay oranı, vasiyetnamenin etkisi veya malın terekeye aitliği tartışmalıysa bunlar paylaşma hesabını etkiler. Her iddia paylaşma dosyasında kendiliğinden çözülmez. Ayrı dava gerektiren talebin görev, yetki ve süre şartları ayrıca incelenir; paylaşma dosyasındaki etkisi mahkemeye açıklanır.
Tereke malının kaybı veya hakkın korunmasında somut tehlike varsa uygun koruma talebi, dayanak belgelerle ileri sürülmelidir. Dava açılması tek başına bütün banka hesaplarını bloke etmez ve her taşınmaz üzerinde kendiliğinden tedbir doğurmaz. Talep edilen önlem, korunacak hak ve tehlikeyle bağlantılı olmalıdır.
Paylaşma isteme hakkıyla tenkis veya vasiyetnamenin iptali gibi farklı taleplerin süreleri karıştırılmamalıdır. Aile görüşmeleri sürüyor diye süreli talepler bekletilmez. Bu konuların ayrı tutulması, bir uyuşmazlık çözülürken başka hakkın kullanılma süresinin kaçırılmasını önler.
Borçlar, kira gelirleri ve yapılan ödemeler
Tereke yalnız olumlu malvarlığı unsurlarından oluşmaz. Borçların tutarı, alacaklısı, vadesi ve teminatı araştırılır. TMK m.649 uyarınca mirasçılar paylaşmadan önce borçların ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir. Bir mirasçıya borç yüklenmesi, alacaklının haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; paylaşma sonrasında TMK m.681’deki sorumluluk kuralı gözetilir.
Ölümden sonra tahsil edilen kira, ürün geliri ve diğer getiriler; yapılmış zorunlu giderlerden ayrı gösterilir. Hangi mirasçının ne tahsil ettiği ve ne ödediği dekont, fatura ve sözleşmeyle belirlenir. Tereke giderleriyle bir mirasçının kendi kullanımından doğan giderlerin aynı hesapta tutulması hatalıdır.
Mirasçının taşınmazda oturması nedeniyle ileri sürülen kullanım tazminatı, tahsil edilmiş kira gelirinin paylaşımıyla aynı talep değildir. Kullanıma rıza, yararlanma isteği ve engelleme gibi olgular ilgili talebin koşullarıyla birlikte incelenir. Böyle bir alacağın paylaşma kararıyla kendiliğinden hüküm altına alındığı varsayılmamalıdır.
Kararın uygulanması, giderler ve davanın süresi
Paylaşma kararından sonra hükmün türüne göre kesinleşme, tescil, teslim, bedel ödemesi veya satış işlemleri takip edilir. Mahkemenin karar vermesiyle tapu kaydı, anahtar teslimi ve para dağıtımı her dosyada aynı gün tamamlanmaz. Hükümdeki mal kimlikleri ve paylar, uygulama öncesinde kayıtlarla karşılaştırılmalıdır.
Başvuru ve yargılama giderleri, tebligat, keşif, bilirkişi, varsa satış giderleri ve avukatlık ücreti farklı kalemlerdir. Dosyanın kapsamı bilinmeden tek bir toplam maliyet veya kesin tamamlanma süresi verilemez. Mirasçı sayısı, yurt dışı tebligat, eksik kayıt, mülkiyet tartışması ve rapor incelemesi işlem takvimini etkiler.
Dava sırasında anlaşma sağlanması da mümkündür. Ancak anlaşma, ödeme ve devir planını açıkça düzenlemeli; sona erdirilen talepler belirlenmelidir. Anlaşmalı yolun sözleşme ve borç hesabı miras paylaşımı sözleşmesi rehberinde ele alınmıştır. Belirsiz bir sulh metniyle mevcut davayı sonlandırmak, uygulama aşamasında yeni uyuşmazlık yaratır.
Türkiye genelinde dosya takibi ve Mersin uygulaması
Türkiye genelinde dava hazırlığı
Bir terekenin malları farklı illerdeyse tek mal listesi içinde her taşınmazın sicil, kullanım ve borç durumu ayrı izlenir. Davanın kapsamı ve yetki kuralı başlangıçta belirlenir. Mirasçıların farklı yerlerde yaşaması, her biri için ayrı dava açılması gerektiği anlamına gelmez; taraf ve tebligat planı doğru kurulmalıdır.
Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dosyalar, ilgili mahkemenin görev ve yetkisi gözetilerek Mersin ofisinden takip edilir. Mersin’deki konut, Tarsus’taki işyeri ve Erdemli’deki tarımsal taşınmaz için kayıt ve bölünebilirlik incelemeleri malın niteliğine göre yürütülür. İlk değerlendirme için mirasçılık belgesi, mal listesi, son tutanak, mevcut dosya belgeleri ve tebligatlar hazırlanmalıdır.
Mirasın paylaşılması davası hakkında sık sorulan sorular
Tek mirasçı diğerlerinin onayı olmadan dava açabilir mi?
Evet. TMK m.642 uyarınca ortaklığı sürdürme yükümlülüğü yoksa her mirasçı paylaşma isteyebilir. Diğer mirasçıların davada taraf olarak yer alması sağlanmalıdır.
Bu davaya sulh hukuk mu asliye hukuk mu bakar?
Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme, HMK m.4/1-b uyarınca sulh hukuk mahkemesidir. Ayrı tapu iptali veya tenkis talepleri kendi görev kurallarıyla değerlendirilir.
Yetkili mahkeme ölenin son yerleşim yeri mi?
Terekenin paylaşılmasında HMK m.11 gereğince ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Taşınmazın aynına yönelik ortaklığın giderilmesi talebinde HMK m.12’deki kesin yetki kuralı ayrıca dikkate alınır.
Dava öncesi arabuluculuk zorunlu mu?
Evet. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava öncesi arabulucuya başvuru zorunludur. 1 Eylül 2023’te görülmekte olan davalar için kanuni geçiş istisnası saklıdır.
Arabuluculukta anlaşma teklifini kabul etmek zorunda mıyım?
Hayır. Başvuru zorunluluğu, belirli bir bedel veya paylaşma teklifini kabul etme zorunluluğu değildir. Anlaşma sağlanırsa m.18/B kapsamındaki belge için icra edilebilirlik şerhi alınır.
Dava açılınca bütün miras malları satılır mı?
Hayır. Aynen paylaşma, taşınmazların bütün olarak mirasçılara verilmesi ve değer farkının ödenmesi seçenekleri incelenir. Satış, uygulanacak hüküm ve paylaşma koşullarına göre değerlendirilir.
Artırmanın mirasçılar arasında yapılmasına kim karar verir?
TMK m.651 kapsamında mirasçılar artırmanın biçiminde anlaşamazsa sulh hâkimi mirasçılar arasında veya herkese açık artırmaya karar verir. TMK m.699 kapsamındaki paylı mülkiyette yalnız paydaşlar arasında artırma bütün paydaşların rızasına bağlıdır.
Bir evin paylaşılması kalan terekeyi de sona erdirir mi?
Hayır. Kısmi paylaşma, kapsam dışındaki mallar üzerindeki miras ortaklığını kendiliğinden bitirmez. Dava konusu ve hüküm kapsamı hangi malların paylaşıldığını göstermelidir.
Taşınmazın değeri hangi tarihe göre belirlenir?
TMK m.657 uyarınca paylaşmada özgüleme, paylaşmanın yapıldığı zamandaki gerçek değere dayanır. Emlak vergisi değeri veya ölüm günündeki tahmin kendiliğinden bu değerin yerine geçmez.
Evde oturan mirasçıya kendiliğinden kira borcu çıkar mı?
Hayır. Kullanımın hukuki dayanağı, rıza, yararlanma talebi ve engelleme gibi olgular incelenir. Kullanım tazminatı ile tahsil edilmiş kira gelirinin paylaşılması farklı taleplerdir.
Mirasın paylaşılması davası kesin kaç ay sürer?
Her dosya için geçerli kesin bir ay sayısı yoktur. Tarafların tebligatı, kayıtların tamamlanması, keşif, bilirkişi, ön sorunlar ve kanun yolu aşaması süreyi etkiler.
İlk görüşmeye hangi dava belgeleri getirilmelidir?
Mirasçılık belgesi, mal ve borç listesi, arabuluculuk son tutanağı, mevcut dosya evrakı, varsa vasiyetname ve tebligatlar hazırlanmalıdır. Yaklaşan sürelerin tebliğ veya öğrenme tarihleri ayrıca belirtilmelidir.
Resmî hukuki kaynaklar
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu: m.640–643, 649–652, 657–658, 681 ve 699.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.4, 11 ve 12; deliller ve geçici hukuki koruma hükümleri.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: m.18/B ve geçici m.3.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin ofisi
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

