B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yabancı Davada Usulüne Uygun Çağrılmayan Kişi Tenfize Nasıl İtiraz Eder? MÖHUK 54/ç | 2026

Kısa ve Net Cevap

Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi isteniyorsa ve aleyhine tenfiz talep edilen kişi yabancı davada kararın verildiği yer kanunlarına aykırı biçimde usulüne uygun çağrılmamış, mahkemede temsil edilmemiş veya bu usule aykırı şekilde gıyabında ya da yokluğunda karar verilmişse, MÖHUK m.54/1-ç uyarınca tenfize itiraz edebilir. Bu bent doğrudan savunma hakkını korur ve itirazın tenfiz davalısı tarafından Türk mahkemesinde ileri sürülmesini arar.

Burada ölçü yalnız Türk Tebligat Kanunu değildir. Önce yabancı yargılamanın yapıldığı ülkenin usul kuralları ve uygulanıyorsa uluslararası tebligat sözleşmeleri incelenir. Kişinin dava dilekçesinden haberdar olup olmadığı, tebligatın hangi adrese ve hangi yöntemle yapıldığı, cevap ve duruşmaya katılma imkânı tanınıp tanınmadığı, gıyap kararının hangi koşullarda verildiği somut belgelerle ortaya konur. Tenfiz mahkemesi yabancı davayı yeniden görmez; ancak MÖHUK m.54/1-ç şartının ihlal edilip edilmediğini inceler.

MÖHUK m.54/1-ç Hangi Durumları Kapsar?

MÖHUK m.54/1-ç, yabancı kararın verildiği ülke kanunlarına göre aleyhine tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş olmasını ya da bu usule aykırı şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş bulunmasını tenfiz engeli olarak düzenler. Ancak bent, bu hususlardan birinin tenfiz davalısı tarafından Türk mahkemesi önünde ileri sürülmesini arar.

Hüküm üç farklı savunma hakkı sorununu kapsar: çağrının usulsüzlüğü, temsil eksikliği ve gıyap veya yokluk kararının usule aykırı kurulması. Bunlar ayrı ayrı veya birlikte bulunabilir.

Tenfiz savunmasında hangi ihlalin gerçekleştiği açıkça gösterilmelidir. “Yabancı dava adil değildi” şeklindeki soyut itiraz, m.54/1-ç’nin somut şartlarının yerini tutmaz.

Usulüne Uygun Çağrılmama Ne Demektir?

Usulüne uygun çağrı, davalının yabancı davadan ve kendisine yöneltilen talepten hukuk düzeninin öngördüğü yöntemle haberdar edilmesini ve savunma için gerçek bir imkân verilmesini ifade eder. Hangi belgenin tebliğ edilmesi gerektiği, tebliğin hangi adrese yapılacağı, süre ve yöntem kararın verildiği ülke usul hukukuna göre belirlenir.

Davalının Türkiye’de veya üçüncü bir ülkede yaşaması, uluslararası tebligat hükümlerini gündeme getirebilir. Tebligat doğrudan posta, merkezî makam, diplomatik veya konsüler kanal ya da ilgili sözleşmenin izin verdiği başka bir yöntemle yapılmış olabilir. Kullanılan yöntem somut devletler arasındaki sözleşme ve çekincelerle uyumlu olmalıdır.

Yanlış adrese gönderilen, muhatapla ilişkisi olmayan kişiye bırakılan veya savunma süresi tanımayan bir bildirim m.54/1-ç bakımından ciddi inceleme konusu olur.

Tebligatın Usulüne Uygunluğu Türk Hukukuna mı Yabancı Hukuka mı Göre Belirlenir?

MÖHUK m.54/1-ç açıkça kararı veren yer kanunlarına atıf yapar. Bu nedenle yabancı mahkemenin çağrı ve temsil usulüne uygunluğu öncelikle karar ülkesinin usul hukuku çerçevesinde değerlendirilir. Uluslararası sözleşme uygulanıyorsa sözleşme hükümleri de bu değerlendirmeye eklenir.

Türkiye’deki tenfiz mahkemesi yabancı usulü Türk HMK veya Tebligat Kanunuyla birebir karşılaştırarak “bizde böyle değil” sonucuyla tenfizi reddetmez. Önemli olan yabancı yargılamanın kendi hukukuna ve uygulanabilir milletlerarası tebligat kurallarına uygun yürütülmesidir.

Bununla birlikte savunma hakkının açık ve ağır ihlali ayrıca MÖHUK m.54/1-c kapsamındaki Türk kamu düzeni denetimini de gündeme getirebilir. Bu iki bent farklı hukukî temellere sahiptir.

1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi Ne Zaman Önemli Olur?

Türkiye ile yabancı kararın verildiği devlet 1965 tarihli Hukuki veya Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesine tarafsa, sınır ötesi tebligatta bu sözleşmenin uygulanması gündeme gelir. Sözleşme merkezî makam mekanizması ve izin verilen tebligat yolları üzerinden usul sağlar.

Her taraf devletin çekinceleri ve beyanları aynı değildir. Bu nedenle “posta yoluyla gönderildi, demek ki geçerlidir” veya “mutlaka merkezî makamdan yapılmalıydı” şeklinde ülke kontrolü yapılmadan genelleme kurulamaz. Gönderen ve alan devletin sözleşme statüsü ile beyanları birlikte incelenir.

Tenfiz davalısı Türkiye’de ikamet ederken yabancı mahkeme tebligatı yapılmışsa, yabancı dava dosyasındaki tebliğ evrakı ve Türkiye’deki teslim kaydı özellikle önem kazanır.

Yabancı Mahkemede Temsil Edilmemek Tenfizi Her Zaman Engeller mi?

Hayır. MÖHUK m.54/1-ç’deki “temsil edilmemiş olması” ifadesi, yabancı usul hukukuna göre kişinin temsilinin zorunlu veya gerekli olduğu durumda usule aykırılık bulunmasıyla birlikte değerlendirilir. Kişinin geçerli biçimde çağrıldığı ve kendi tercihiyle davaya katılmadığı her durumda temsil eksikliği tenfizi engellemez.

Avukatla temsil zorunluluğu bulunan yabancı yargılamalarda temsil koşullarının yerine getirilip getirilmediği incelenir. Vekâletin sona erdiği, avukatın davadan çekildiği veya tarafın temsilcisinden habersiz şekilde yargılamanın devam ettiği hâllerde yabancı dosya kayıtları önem taşır.

Tenfiz davalısı, temsil eksikliğinin hangi yabancı usul kuralına aykırı olduğunu somutlaştırmalıdır.

Gıyapta veya Yoklukta Verilen Her Yabancı Karar Tenfiz Edilemez mi?

Hayır. Bir yabancı kararın davalının yokluğunda verilmiş olması tek başına tenfiz engeli değildir. MÖHUK m.54/1-ç, gıyap veya yokluk kararının kararı veren yer kanunlarına aykırı şekilde verilmiş olmasını arar.

Davalı usulüne uygun çağrılmış, cevap ve duruşmaya katılma imkânı verilmiş, buna rağmen davaya katılmamışsa yabancı hukuk gıyap kararına izin verebilir. Bu durumda yalnız yokluk olgusu tenfizi engellemez.

Buna karşılık davalı hiç haberdar edilmeden, savunma süresi verilmeden veya yabancı kanunun zorunlu tuttuğu bildirim yapılmadan gıyap kararı kurulmuşsa m.54/1-ç itirazı doğar.

MÖHUK 54/ç İtirazı Türkiye’de Nasıl İleri Sürülür?

Tenfiz davalısı, cevap dilekçesinde m.54/1-ç’ye açıkça dayanmalı ve yabancı yargılamadaki usulsüzlüğü somut olaylarla açıklamalıdır. Hangi tarihte hangi adreste bulunduğu, yabancı mahkemenin hangi adrese tebligat çıkardığı, tebligatın kime teslim edildiği, hangi belgenin kendisine hiç ulaşmadığı ve bu nedenle hangi savunma imkânını kullanamadığı yazılır.

İtiraz yabancı mahkemenin kararının esastan yanlış olduğunu anlatmaya dönüşmemelidir. Tenfiz mahkemesi uyuşmazlığın esasını yeniden incelemez. Odak, çağrı, temsil ve gıyap usulüdür.

Yabancı dosya incelenebiliyorsa tebliğ mazbataları, dava dilekçesi gönderim kayıtları, duruşma çağrıları ve gıyap kararına ilişkin usul belgeleri dosyaya kazandırılır.

Usulsüz Tebligat İtirazında Hangi Belgeler Kullanılır?

  • Yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve tebligat kayıtları.
  • Tebliğ zarfı, teslim belgesi veya elektronik tebligat kaydı.
  • Muhatabın ilgili tarihteki adresini gösteren resmî kayıtlar.
  • Lahey Tebligat Sözleşmesi merkezî makam evrakı varsa gönderim ve teslim kayıtları.
  • Yabancı mahkeme duruşma çağrıları ve gıyap kararı kayıtları.
  • Yabancı usul hükmünün güncel ve güvenilir metni.
  • Gerekli belgelerin onaylı Türkçe tercümeleri.

Belge zinciri, “haberim olmadı” iddiasını objektif şekilde desteklemelidir. Özellikle eski adres, yanlış isim, yanlış ülke, teslim alan kişinin kimliği ve tebliğ tarihi gibi bilgiler karşılaştırılır.

Savunma Hakkı İhlali Kamu Düzenine de Aykırı Olabilir mi?

Evet. MÖHUK m.54/1-c yabancı hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamasını arar. Savunma hakkının ağır ve açık biçimde ihlal edildiği bazı durumlarda m.54/1-ç yanında kamu düzeni denetimi de gündeme gelebilir. Ancak iki bent aynı değildir.

m.54/1-ç yabancı usule göre çağrı, temsil ve gıyap düzenine odaklanır ve davalının itirazını arar. m.54/1-c ise hükmün Türkiye’de sonuç doğurmasının kamu düzenine açık aykırılığına yöneliktir. Dilekçede hangi olgunun hangi bent kapsamında ileri sürüldüğü ayrılmalıdır.

Bu ayrım hukuki gerekçenin netliğini sağlar ve tenfiz savunmasını soyut “adil yargılanmadım” ifadesinden çıkarır.

Usulsüz Tebligat ve Tenfiz İçin Kontrol Sırası

  1. Yabancı dava dosyasında davalının hangi adresinin kullanıldığı belirlenir.
  2. Dava dilekçesi, duruşma ve karar tebligatları ayrı ayrı çıkarılır.
  3. Karar ülkesinin usul hukuku ve uygulanabilir uluslararası tebligat sözleşmesi tespit edilir.
  4. Tebliğin hukuken hangi tarihte yapılmış sayıldığı incelenir.
  5. Davalıya cevap ve duruşma için gerçek savunma süresi verilip verilmediği kontrol edilir.
  6. Gıyap kararı varsa yabancı kanundaki gıyap şartları karşılaştırılır.
  7. MÖHUK m.54/1-ç itirazı delilleriyle birlikte cevap dilekçesinde açıkça ileri sürülür.
  8. Gerekliyse m.54/1-c kamu düzeni gerekçesi ayrıca kurulup ayrıştırılır.

Tenfizde Tebligat İtirazında En Sık Hatalar

  • Yalnız “haberim olmadı” demek ve tebligat kaydını incelememek.
  • Türk tebligat usulünü yabancı davaya doğrudan uygulamak.
  • Lahey Sözleşmesinde ülke beyanlarını kontrol etmemek.
  • Gıyap kararının varlığını tek başına tenfiz engeli sanmak.
  • Aşkın yetki, kamu düzeni ve m.54/ç itirazlarını birbirine karıştırmak.
  • Yabancı usul hükmünün güncel metnini sunmamak.
  • Eski adres iddiasını resmî adres kaydıyla desteklememek.
  • Tenfiz mahkemesinde yabancı davanın esasını yeniden tartışmaya çalışmak.

MÖHUK m.55 Açısından Tenfize İtirazın Sınırı

Tenfiz davasında savunmanın çerçevesi MÖHUK m.54 ile m.55 birlikte okunarak belirlenir. MÖHUK m.55 uyarınca karşı taraf, tenfiz şartlarının bulunmadığını; yabancı ilamın kısmen veya tamamen yerine getirilmiş olduğunu ya da yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıktığını ileri sürebilir. Usulüne uygun çağrılmama veya yabancı yargılamada temsil eksikliği, doğrudan m.54/1-ç kapsamındaki bir tenfiz şartı itirazıdır. Bu sebeple savunma, yabancı mahkemenin delili yanlış değerlendirdiği veya maddi hukuku hatalı uyguladığı iddiasına değil, tenfiz şartının somut olarak neden gerçekleşmediğine odaklanmalıdır.

Tenfiz mahkemesi yabancı davanın istinaf mercii değildir. Yabancı mahkemenin sözleşme yorumuna, bilirkişi raporuna veya tazminat hesabına katılmamak m.54/ç itirazı değildir. Buna karşılık dava dilekçesinin yanlış adrese gönderildiği, hedef devletin zorunlu tebligat kanalının kullanılmadığı veya davalıya savunma için yabancı usul hukukunun öngördüğü imkânın tanınmadığı belgelenebiliyorsa, bu doğrudan m.54/1-ç incelemesine girer.

Yabancı Usul Hukuku Nasıl Tespit Edilir?

MÖHUK m.54/1-ç, çağrı, temsil ve gıyap işlemlerinin kararın verildiği yer kanunlarına uygunluğunu esas aldığı için yabancı usul hukukunun içeriği dosyada belirlenmelidir. MÖHUK m.2 uyarınca Türk hâkimi uygulanacak yabancı hukukun içeriğini resen araştırır; taraflar da yabancı hukukun tespitine yardımcı olabilir. Bu nedenle yalnız internetten alınmış isimsiz bir açıklama yerine yürürlükteki yabancı usul kanunu, resmî mahkeme veya merkezi makam kayıtları, uygulanabilir Lahey sözleşmesi beyanları ve gerektiğinde uzman görüşü birlikte kullanılmalıdır.

Yabancı hukukta eksik tebligatın sonradan tarafın davaya katılmasıyla düzelip düzelmediği, avukata yapılan tebliğin tarafı bağlayıp bağlamadığı veya gıyap kararından önce ek bir ihtarın zorunlu olup olmadığı ülkeye göre değişebilir. Türk mahkemesi bu sorulara doğrudan Türk Tebligat Kanununu uygulayarak cevap vermez; önce yabancı usul kuralını belirler, ardından m.54/1-ç şartını değerlendirir.

Dava Dilekçesi, Duruşma Çağrısı ve Karar Tebligatı Ayrı İncelenmelidir

Tenfiz itirazında “bana hiçbir şey gelmedi” demek yerine yabancı dosyanın tebligat zinciri tarih sırasına konulmalıdır. Dava dilekçesi veya ilk çağrı, savunma hakkının doğması bakımından temel belgedir. Sonraki duruşma çağrıları, delil işlemlerine ilişkin bildirimler ve varsa gıyap kararından önceki zorunlu ihtarlar yabancı usul hukukuna göre ayrıca kontrol edilir. Nihai kararın tebliği ise kararın kesinleşmesi ve yabancı ülkede kanun yoluna başvuru imkânı bakımından ayrıca önem taşıyabilir.

Her tebligat için gönderilen adres, gönderim yöntemi, teslim alan kişi, teslim tarihi, iade nedeni ve varsa tercüme ayrı satırda gösterildiğinde m.54/ç itirazı soyut iddiadan çıkar. Özellikle davalı o tarihte başka ülkede yaşıyorsa bunu gösteren resmî adres veya çalışma kayıtları yabancı dosyadaki tebligat adresiyle karşılaştırılır.

Tenfize İtiraz Dilekçesinde Somutlaştırılması Gereken Unsurlar

  1. Yabancı mahkeme, dosya numarası ve karar tarihi yazılır.
  2. Davalının yabancı yargılama sırasındaki gerçek adresi belgeyle gösterilir.
  3. Yabancı mahkemenin tebligatı hangi adrese ve hangi yöntemle yaptığı belirtilir.
  4. Uygulanması gereken yabancı usul kuralı veya milletlerarası tebligat sözleşmesi tespit edilir.
  5. Somut aykırılık yanlış adres, eksik tercüme, yetkisiz teslim, süre verilmemesi veya usulsüz gıyap işlemi olarak açıklanır.
  6. Aykırılığın savunma hakkını hangi aşamada etkilediği gösterilir.
  7. MÖHUK m.54/1-ç açıkça ileri sürülür; şartları varsa m.54/1-c kamu düzeni itirazı ayrı başlıkta kurulur.

Bu yöntem, tenfiz mahkemesinin yabancı davanın esasına girmeden yalnız kanundaki tenfiz şartlarını incelemesini sağlar. Yurt dışındaki davalı Türkiye’ye gelmeden de usulüne uygun vekâletnameyle tenfiz davasında avukat aracılığıyla savunma yapabilir ve yabancı dosya belgelerini sunabilir.

Davaya Sonradan Katılma Usulsüz Çağrıyı Otomatik Olarak Ortadan Kaldırır mı?

Bu sorunun cevabı doğrudan Türk Tebligat Kanunundan verilmez. MÖHUK m.54/1-ç yabancı yargılamanın yapıldığı yer hukukunu esas aldığı için, tarafın davaya sonradan katılması, vekil görevlendirmesi veya esasa ilişkin savunma sunmasının önceki çağrı eksikliğini giderip gidermediği yabancı usul hukukuna göre belirlenir. Taraf gerçekten yargılamaya katılmış ve savunma imkânını kullanmışsa, sırf ilk tebligattaki teknik eksiklik her olayda tenfiz engeli doğurmaz. Buna karşılık katılım yalnız karar verildikten sonra gerçekleşmiş, savunma için makul imkân tanınmamış veya yabancı hukuk eksikliğin giderilmediğini kabul ediyorsa m.54/1-ç itirazı devam edebilir.

Bu nedenle tenfiz dosyasında yalnız tebligat zarfı değil, yabancı dava tutanakları, avukatın dosyaya giriş tarihi, sunulan dilekçeler ve karar tarihi birlikte karşılaştırılır. Savunma hakkının fiilen ve hukuken kullanılıp kullanılamadığı bu kronoloji üzerinden somutlaştırılır.

İlgili İçerikler ve Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Usulsüz tebligat tenfizi engeller mi?

MÖHUK m.54/1-ç şartları oluşmuş ve tenfiz davalısı itiraz etmişse tenfiz engeli doğar.

Yabancı davada hiç haberim olmadıysa ne yapmalıyım?

Yabancı dosyanın tebligat kayıtları alınmalı ve m.54/1-ç itirazı somut belgelerle ileri sürülmelidir.

Hangi ülkenin tebligat kuralı uygulanır?

Kararı veren yer kanunları ve uygulanabilir milletlerarası tebligat sözleşmeleri esas alınır.

Gıyapta verilen her karar tenfiz dışı mı?

Hayır. Gıyap kararının yabancı usule aykırı verilmiş olması gerekir.

Lahey Tebligat Sözleşmesi her ülkede aynı mı uygulanır?

Taraf devletlerin beyan ve çekinceleri farklı olabilir; devlet bazında kontrol gerekir.

Eski adrese yapılan tebligat kesin olarak geçersiz mi?

Sonuç, yabancı usul hukuku, adres kayıtları ve kullanılan tebligat yöntemine göre belirlenir.

Tenfiz mahkemesi yabancı davayı yeniden görür mü?

Hayır. Esas uyuşmazlık yeniden görülmez; MÖHUK’taki tenfiz şartları incelenir.

Avukatım vardı ama çekilmişti, bu önemli mi?

Yabancı usule göre temsilin geçerli olup olmadığı ve tarafın savunma imkânının korunup korunmadığı incelenir.

Usulsüz tebligat kamu düzeni itirazı da olabilir mi?

Ağır savunma hakkı ihlallerinde m.54/1-c ayrıca gündeme gelebilir; iki hukuki sebep ayrılır.

m.54/ç itirazını kim ileri sürer?

Aleyhine tenfiz istenen taraf Türk tenfiz mahkemesinde ileri sürer.

Yabancı tebligat belgesinin tercümesi gerekir mi?

Türk mahkemesine sunulan yabancı belgelerin usulüne uygun Türkçe tercümeleri hazırlanmalıdır.

Yurt dışındayken avukatla itiraz edilebilir mi?

Evet. Geçerli vekâletnameyle Türkiye’de avukat aracılığıyla tenfiz davasına cevap verilebilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu rehber MÖHUK m.54/1-ç hükmündeki usulüne uygun çağrı, temsil ve gıyap şartlarını; uluslararası tebligat ve savunma hakkı açısından açıklamak için hazırlanmıştır.

Tenfize İtiraz İçin İletişim

Son mevzuat kontrolü: 12 Eylül 2026.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp