Faktoringe Verilen Çek veya Bonoda Borçlu Hangi Def’ileri İleri Sürebilir? | 6361 m.9/3 (2026)
Kısa ve net cevap: 6361 sayılı Kanun m.9/3, faktoring işlemine konu bir kambiyo senedinde borçlunun faktoring şirketine karşı hangi savunmaları ileri sürebileceğini özel olarak düzenler. Faktoring şirketinin müşterisinden devraldığı, bir mal veya hizmet satışından doğan alacağı temsil eden çek, bono veya poliçede borçlu; kambiyo hukukundan doğan mutlak def’iler ile Kanundaki şartlar gerçekleştiğinde temel ilişkiye dayanan savunmalarını ileri sürebilir. Faktoring şirketi, senedi devralmış olmakla her durumda temel ticari ilişkiden tamamen bağımsız ve savunmasız bir alacak elde etmiş sayılmaz.
Bu nedenle faktoring dosyasında yalnız senedin şeklen geçerli olması yeterli değildir. Senedin hangi fatura ve satış ilişkisine dayandığı, faktoring şirketinin devri hangi aşamada ve hangi bilgilerle aldığı, borçlunun daha önce ödeme, ayıp, eksik ifa, takas veya sözleşmenin sona ermesi gibi bir itirazının bulunup bulunmadığı birlikte incelenmelidir. 6361 m.9/2’deki fatura ve tevsik şartı ile m.9/3’teki def’i düzenlemesi aynı işlemin iki farklı hukuki güvenlik katmanıdır.

6361 m.9/3 faktoringe konu kambiyo senedinde neyi düzenler?
Faktoring işlemlerinde ticari alacağın yanında çek, bono veya poliçe de faktoring şirketine devredilebilir. Kambiyo senetleri şekle bağlı, dolaşım kabiliyeti yüksek ve icra takibinde özel korumalara sahip belgelerdir. Buna rağmen 6361 sayılı Kanun faktoring ilişkisini sıradan bir senet devri olarak görmez. m.9/3, faktoring şirketinin senedi devraldığı durumda borçlunun savunma imkânını özel faktoring rejimi içinde ele alır.
Bu düzenleme, m.9/2 ile birlikte okunmalıdır. Önce alacağın gerçek bir mal veya hizmet satışına dayanması ve usulüne uygun biçimde tevsik edilmesi gerekir. Daha sonra bu alacağı temsil eden kambiyo senedinin devri ve borçlunun faktoring şirketine karşı ileri sürebileceği def’iler değerlendirilir. Faturasız veya gerçek ticari işleme dayanmayan senedin faktoringe konu edilmesi zaten m.9/2 bakımından sorunludur.
Kanun koyucunun amacı, kambiyo senedinin soyut niteliğinin faktoring alanında gerçek ticari işlem şartını tamamen etkisiz hâle getirmesini önlemektir. Faktoring şirketi hem senedi hem de dayandığı ticari alacağı incelemek zorundadır.
Kambiyo senedinde “def’i” ne anlama gelir?
Def’i, borçlunun kendisinden talep edilen kambiyo borcuna karşı ileri sürdüğü hukuki savunmadır. Türk Ticaret Kanununda kambiyo senetlerine özgü def’i sistemi vardır. Bazı savunmalar herkese karşı ileri sürülebilir; bazıları yalnız belirli taraf ilişkileri içinde sonuç doğurur. Faktoringde 6361 m.9/3, bu genel kambiyo rejimine özel bir katman ekler.
Örneğin senette zorunlu unsur bulunmaması, imzanın borçluya ait olmaması veya imza yetkisizliği gibi savunmalar senedin kendisine ilişkin olabilir. Buna karşılık “mal teslim edilmedi”, “hizmet hiç verilmedi”, “bedeli daha önce ödedim” veya “ayıplı ifa nedeniyle bedel indirildi” gibi savunmalar temel satış veya hizmet ilişkisine dayanır.
Hangi savunmanın faktoring şirketine karşı ileri sürülebileceği belirlenirken senedin türü, ciro şekli, faktoring şirketinin senedi ne zaman ve hangi bilgiyle devraldığı, alacağın dayandığı fatura ve tarafların temel sözleşmesi birlikte incelenir.
Borçlu mutlak def’ileri ileri sürebilir mi?
Kambiyo senedinin şekline, imzaya veya borç altına girme ehliyetine ilişkin mutlak savunmalar, kambiyo hukukunun temel yapısı gereğince önemini korur. Örneğin senette kambiyo niteliği için zorunlu unsur yoksa, borçlunun imzası sahteyse veya imza atan kişinin temsil yetkisi bulunmuyorsa faktoring şirketi yalnız “iyi niyetli devraldım” diyerek her durumda geçerli bir kambiyo borcu yaratamaz.
Bu tür itirazlarda belgenin aslı, imza incelemesi, şirket temsil kayıtları, ticaret sicili ve imza sirküleri önem taşır. Tüzel kişi borçlu adına imza atılmışsa imza tarihindeki temsil yetkisi kontrol edilmelidir. Yetkinin sonradan değişmiş olması tek başına önceki işlemi geçersiz yapmaz; belirleyici tarih senedin düzenlenme tarihidir.
Mutlak def’iler faktoring ilişkisinden bağımsız olarak kambiyo senedinin geçerliliğine yönelir. Bu nedenle faktoring şirketinin müşteriyle yaptığı sözleşmede borçlunun bu tür savunmalardan vazgeçtiği varsayılamaz.
Temel satış veya hizmet ilişkisinden doğan savunmalar ne zaman önem taşır?
Faktoring şirketinin devraldığı alacak bir mal veya hizmet satışından doğduğu için temel ilişki tamamen görünmez değildir. Mal hiç teslim edilmemişse, sözleşme geçerli biçimde feshedilmişse, hizmet hiç sunulmamışsa veya fatura gerçek bir borcu yansıtmıyorsa borçlunun bu olguları ileri sürme ihtimali vardır. Ancak savunmanın faktoring şirketine karşı hukuki etkisi somut devir yapısına ve 6361 m.9/3 ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
Faktoring şirketinin borçlunun savunmasını etkisizleştirmek amacıyla kötü niyetle hareket etmesi özellikle önemlidir. Borçlunun temel ilişkiye ilişkin ciddi itirazı önceden bildirilmişken senedin sırf bu itirazı aşmak için faktoring şirketine devredilmesi hâlinde kambiyo hukukundaki kişisel def’i korumaları gündeme gelir.
Bu nedenle faktoring şirketi alacak devri öncesinde borçlu teyidi almalı; mal veya hizmetin teslim edildiğine, faturanın kabul edildiğine ve borçlunun bilinen bir ihtilafının bulunmadığına ilişkin risk kontrollerini yapmalıdır.
Faktoring şirketi kambiyo senedini devralınca hangi sıfatla hareket eder?
Faktoring şirketi, müşterisinden alacağı temlik alan ve faktoring sözleşmesinin fonksiyonlarına göre finansman, tahsilat veya garanti hizmeti sağlayan izinli finansal kuruluştur. Senedin kendisine ciro edilmiş olması, faktoring sözleşmesini ve temel alacak devrini ortadan kaldırmaz. Senedin devri faktoring işleminin güvence ve tahsilat araçlarından biri olabilir.
Şirketin iyi niyetli ve usulüne uygun devralan konumu hukuki koruma sağlayabilir; ancak faktoring mevzuatına aykırı biçimde gerçek ticari ilişkiyi incelemeden senet toplamak faaliyet izninin amacına uygun değildir. m.9/2’deki tevsik yükümlülüğü bu nedenle senetli işlemlerde de devam eder.
Faktoring şirketi senedi icra takibine koyduğunda dosyada senet aslı yanında faktoring sözleşmesi, alacak temlikine ilişkin kayıtlar ve gerektiğinde temel faturanın da bulunması uyuşmazlığın açıklığa kavuşturulmasını kolaylaştırır.
Fatura ile çek veya bono arasında nasıl bağlantı kurulmalıdır?
Fatura numarası, tutarı, borçlusu, düzenleme tarihi ve vadesi ile senedin bedeli ve tarafları karşılaştırılmalıdır. Tek fatura için birden fazla senet düzenlenebilir veya birden fazla faturanın toplamı tek bonoyla güvence altına alınabilir. Böyle durumda eşleştirme tablosu oluşturulması, hangi senedin hangi alacakları temsil ettiğinin açıkça gösterilmesi gerekir.
Senet tutarı fatura tutarından yüksekse aradaki farkın hukuki sebebi açıklanmalıdır. Vade farkı, sözleşmesel ücret veya başka kalem varsa bunların mevzuata ve temel sözleşmeye uygunluğu incelenir. Faktoring şirketi belirsiz farkları “senet bedeli böyle” diyerek otomatik kabul etmemelidir.
Aynı senedin birden fazla faktoring işleminde kullanılması da mükerrer finansman riski yaratır. Merkezî kayıt, müşteri beyanı ve senet aslı kontrolü bu riski azaltır.
Borçlu daha önce ödeme yaptıysa veya takas hakkı varsa ne olur?
Borçlu temel alacağın tamamını veya bir kısmını faktoring devrinden önce satıcıya ödemiş olabilir. Devir kendisine bildirilmeden önce iyi niyetle yapılan ödeme, Türk Borçlar Kanununun alacağın devri hükümleri kapsamında borcu sona erdirebilir. Faktoring şirketi tahsilat talebinde bulunurken önceki ödemeleri mutlaka hesaba katmalıdır.
Takas savunması da devrin zamanına ve karşı alacağın doğum şartlarına göre incelenir. Borçlunun satıcıdan kesinleşmiş bir alacağı bulunuyorsa, devre rağmen takas imkânının devam edip etmediği Türk Borçlar Kanunu ve somut faktoring ilişkisi çerçevesinde belirlenir. Borçlu yalnız sözlü “benim de alacağım var” beyanıyla değil, takasa konu karşı alacağını belgelemelidir.
Ödeme iddiasında banka dekontu, cari hesap mutabakatı, makbuz ve ticari defter kayıtları temel delillerdir. Senedin iade edilmemiş olması tek başına hiç ödeme yapılmadığını kesin biçimde göstermez.
Ayıplı mal, eksik hizmet veya sözleşmenin feshi hangi sonucu doğurur?
Faturanın düzenlenmiş olması malın ayıpsız teslim edildiği veya hizmetin eksiksiz ifa edildiği anlamına gelmez. Borçlu, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunundaki ihbar sürelerine uyarak ayıp iddiasında bulunmuşsa; bedel indirimi, sözleşmeden dönme veya zarar talebi temel alacağın miktarını etkileyebilir.
Faktoring şirketi alacağı devralmadan önce borçludan teyit almış ve borçlu herhangi bir ihtilaf olmadığını açıkça bildirmişse, sonradan ileri sürülen savunmanın değerlendirilmesinde bu teyidin delil değeri önem taşır. Ancak sahtecilik, hiç teslim olmaması veya sonradan ortaya çıkan gizli ayıp gibi durumlarda somut deliller ayrıca incelenir.
Sözleşmenin devrin ardından feshedilmesi hâlinde de fesih sebebinin ne zaman doğduğu, tarafların hangi bedel üzerinde anlaştığı ve faktoring şirketinin haklarının nasıl etkilendiği belirlenmelidir.
Faktoring senedi uyuşmazlığında hangi deliller toplanmalıdır?
Çek, bono veya poliçenin aslı; fatura veya e-fatura kaydı; satış/hizmet sözleşmesi; sipariş; irsaliye; teslim veya hizmet kabul tutanağı; faktoring sözleşmesi; temlik bildirimi; borçlu teyidi; banka hareketleri ve tarafların ticari defterleri birlikte önem taşır. Elektronik yazışmalar ve kurumsal e-posta kayıtları da borçlunun itirazı ne zaman bildirdiğini gösterebilir.
İmza itirazı varsa karşılaştırmaya esas imza örnekleri ve şirket temsil kayıtları, ayıp iddiası varsa teknik inceleme ve ihtar belgeleri, ödeme iddiası varsa banka ve cari hesap kayıtları öncelikle toplanmalıdır. Delillerin uyuşmazlık çıktıktan sonra değil işlem sürecinde düzenli saklanması daha güvenlidir.
Faktoring şirketi senedi icraya koyarsa borçlu ne yapmalıdır?
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu kullanılmışsa İcra ve İflas Kanunundaki kısa itiraz ve şikâyet süreleri uygulanır. Borçlu ödeme emrinin tebliğ tarihini kaybetmemeli; imzaya, borca veya yetkiye ilişkin savunmasını ilgili icra mahkemesinde kanuni sürede ileri sürmelidir. Temel ilişkiye ilişkin savunmanın hangi yargı yolunda ve nasıl ileri sürüleceği somut takip türüne göre belirlenir.
Menfi tespit, istirdat veya genel mahkeme davası ihtiyacı da dosyanın durumuna göre gündeme gelebilir. Kambiyo takibinin durdurulması için yalnız faktoring sözleşmesinin varlığına değil, somut hukuki sebep ve delile dayanılmalıdır.
Mersin’de faktoring çek ve bono uyuşmazlıkları
Mersin’de ihracat, lojistik, tarım, akaryakıt ve sanayi sektörlerinde vadeli satışların çek veya bono ile güvence altına alınması yaygındır. Bu senetlerin faktoring şirketine devrinde fatura, teslim ve ciro zinciri arasındaki bağlantı özellikle önemlidir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin adresinde faktoring, kambiyo senedi, alacak temliki ve icra uyuşmazlıklarına ilişkin dosyaları incelemektedir. Değerlendirmede 6361 sayılı Kanun yanında Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri birlikte ele alınır.
Sık Sorulan Sorular
1. Faktoring şirketine verilen bonoya karşı hiç itiraz edilemez mi?
Hayır. Kambiyo senedine ve temel ilişkiye ilişkin savunmaların ileri sürülme imkânı somut şartlara göre vardır.
2. Çek olması fatura şartını kaldırır mı?
Hayır. 6361 m.9/2, kambiyo senedine dayalı alacağın da mal veya hizmet satışından doğduğunun tevsikini arar.
3. İmza sahteyse faktoring şirketi yine tahsil edebilir mi?
Sahte imza kambiyo borcunun doğumu bakımından temel bir itirazdır; imza incelemesi ve senet aslı üzerinden değerlendirilir.
4. Mal hiç teslim edilmediyse ne olur?
Temel alacağın doğmadığı savunması gündeme gelir. Faktoring şirketine karşı etkisi devir şartları ve 6361 m.9/3 ile kambiyo hükümlerine göre belirlenir.
5. Borçlu satıcıya önceden ödeme yaptıysa?
Ödemenin tarihi, devrin borçluya bildirim tarihi ve iyi niyet durumu incelenir; ödeme belgeleri önemlidir.
6. Borçlu teyidi faktoring şirketini tamamen korur mu?
Hayır. Teyit güçlü delildir ancak sahtecilik veya sonradan doğan bazı savunmaları otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
7. Faktoring şirketi yalnız senedi incelemekle yetinebilir mi?
Hayır. m.9/2 nedeniyle senedin dayandığı mal veya hizmet satışının da tevsik edilmesi gerekir.
8. İcra takibinde süreler uzun mudur?
Hayır. Kambiyo senetlerine özgü takipte itiraz ve şikâyet süreleri kısadır; tebliğ tarihi esas alınmalıdır.
9. Takas savunması yapılabilir mi?
Karşı alacağın doğumu ve devir zamanı dikkate alınarak Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirilebilir.
10. Hangi maddeler birlikte okunmalıdır?
6361 m.9/2 ve m.9/3, Türk Ticaret Kanununun kambiyo senedi hükümleri ve Türk Borçlar Kanununun alacağın devri hükümleri birlikte incelenmelidir.
Resmî kaynaklar
- BDDK – 6361 sayılı Kanun
- BDDK – Faktoring mevzuatı
- Mevzuat Bilgi Sistemi – Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu
İlgili rehberler
- Faturasız alacak faktoringe konu olabilir mi?
- Aynı faturanın birden fazla faktoring şirketine temliki
- Alacağın devri ve faktoring
- Finans şirketlerinde faaliyet sınırı
Faktoring, çek, bono ve icra dosyası incelemesi: +90 552 224 43 66.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
