Adli Yardım Kararının Kaldırılması Talep Dilekçesi | HMK 338
Kısa ve net cevap: Adli yardım kararının kaldırılması talep dilekçesi, adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusur sonucu yanlış bilgi verdiğinin sonradan ortaya çıktığı ya da karar sonrasında mali durumunun yeteri derecede iyileştiğinin anlaşılabildiği hâllerde, HMK 338 uyarınca mevcut yardım kararının yeniden değerlendirilmesini ister. Talep, devam eden dava veya takip dosyasındaki somut mali kayıtlarla ilişkilendirilmeli; yalnız karşı tarafın gelir elde ettiği, bir malı bulunduğu veya davada güçlü göründüğü yönündeki soyut iddialara dayanmamalıdır.
HMK 338 iki ayrı kaldırma nedeni düzenler ve bunların ispat konusu aynı değildir. İlk neden, yardım talebi sırasında mali durum hakkında kasten veya ağır kusurla yanlış bilgi verilmesidir. İkinci neden, başlangıçta doğru verilmiş bir yardım kararından sonra mali durumun yeteri derecede iyileşmesidir. Mahkeme, sunulan belgelerin güvenilirliğini ve iyileşmenin yargılama giderlerini ödeme gücüne etkisini değerlendirir. Bu dilekçe yardımın kesin olarak kaldırılacağını, geçmiş giderlerin otomatik tahsil edileceğini veya kişinin mutlaka kötü niyetli olduğunu varsaymaz.

Talebin amacı ve doğru dosya
Kaldırma isteminin amacı, ilk adli yardım kararını genel bir kanun yolu gibi yeniden tartışmak değildir. İstem, karardan sonra ortaya çıkan veya sonradan öğrenilen somut olguların HMK 338 kapsamında değerlendirilmesine yöneliktir. Adli yardım kararı hangi dava, takip veya kanun yolu dosyasında verilmişse talep o kayıtla bağlantılı sunulur. Kararın tarihi, kapsamı, hangi giderler için sonuç doğurduğu ve hâlen devam edip etmediği dilekçede açıkça gösterilir.
Başvuruda mahkeme adı ve esas numarası doğru yazılmalıdır. Bir başka dosyadaki gelir veya malvarlığı kaydı kullanılacaksa, belgenin bu dosyadaki tarafla ilişkisi ve güncelliği açıklanır. Mahkemenin erişebildiği kayıtların incelenmesi istenebilir; fakat tarafın elinde olmayan gizli banka, vergi veya sosyal güvenlik kayıtlarına ulaşılmış gibi kesin rakam kurulmaz. Kaldırma talebi, mevcut dosyada denetlenebilir bir işlem olarak kayda geçirilir.
HMK 338 hangi iki nedeni düzenler
HMK 338, adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusuru sonucu yanlış bilgi verdiğinin ortaya çıkmasını birinci kaldırma nedeni sayar. Burada yalnız bilginin sonradan eksik görünmesi yetmez; yanlışlığın kişinin kastı veya ağır kusuruyla bağlantısı somutlaştırılmalıdır. Yardım başvurusundaki beyan, ek belgeler, o tarihte mevcut gelir ve malvarlığı kayıtları ile sonradan ortaya çıkan veri yan yana getirilir.
İkinci neden, kişinin mali durumunun sonradan yeteri derecede iyileştiğinin anlaşılmasıdır. Bu ihtimalde ilk başvuru sırasında yanlış bilgi verilmiş olması gerekmez. Sonradan başlayan düzenli gelir, belirgin ve kullanılabilir bir malvarlığı artışı veya yargılama giderlerini karşılayabilme gücünü değiştiren başka bir gelişme incelenebilir. Her artış yeterli değildir; iyileşmenin kişinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan giderleri karşılayabilmesi bakımından gerçek etkisi değerlendirilir.
Yanlış bilgi iddiası nasıl somutlaştırılır
Yanlış bilgi iddiasında önce adli yardım talebinde hangi beyanın verildiği belirlenir. Örneğin gelir bulunmadığı, taşınmaz veya araç olmadığı, düzenli destek alınmadığı ya da belirli bir borç yükü bulunduğu bildirilmiş olabilir. Sonra bu beyanın verildiği tarihteki resmî kayıtlar araştırılır. Sonradan edinilmiş bir taşınmaz, geçmiş başvurudaki taşınmaz yokluğu beyanını tek başına yanlış hâle getirmez; edinim tarihi mutlaka ayrıştırılır.
Kasıt veya ağır kusur değerlendirmesi sonuçtan hareketle otomatik kurulmaz. Sicil kaydındaki teknik gecikme, ortak mülkiyetin niteliğinin yanlış anlaşılması, düzensiz gelirin farklı ayda görünmesi veya belgenin güncel olmaması her olayda aynı anlama gelmez. Talepte hangi belgenin neden güvenilmez olduğu, beyan ile kayıt arasındaki farkın ne olduğu ve bu farkın yardım kararını etkileyebilecek önemde bulunup bulunmadığı açıklanmalıdır. Mahkemenin karşı tarafı dinleme ve belgeyi doğrulama imkânı korunur.
Sonradan mali iyileşme nasıl değerlendirilir
Sonradan mali iyileşme, tek seferlik küçük bir ödeme veya kısa süreli gelir artışıyla eş tutulmamalıdır. Yeni iş, düzenli ücret, miras yoluyla kullanılabilir malvarlığı, borç yükünün önemli ölçüde azalması ya da gelir getiren bir hakkın edinilmesi gibi olgular somut dosyada önem taşıyabilir. Bununla birlikte malın üzerinde haciz, ipotek, ortaklık veya fiilen kullanılamama durumu varsa, salt kayıt değerinden ödeme gücü sonucu çıkarılmamalıdır.
Değerlendirme güncel net gelir, zorunlu giderler, bakmakla yükümlü olunan kişiler, sağlık ve engellilik giderleri ile gerçek yargılama maliyetini birlikte ele almalıdır. HMK 335 kapsamında adli yardımın sağladığı faydalar farklı gider kalemlerini içerebilir; kaldırma talebinde hangi faydanın sürmesinin artık gerekli olmadığı da açıklanmalıdır. Mahkeme, bütün veya kısmi yardımın mevcut koşullarda devam edip etmeyeceğini kanun çerçevesinde değerlendirir.
Belge ile varsayım arasındaki sınır
Kaldırma talebi, sosyal medya paylaşımı, yaşam tarzı yorumu veya üçüncü kişinin duyumuyla sınırlı bırakılmamalıdır. Ücret bordrosu, SGK hizmet kaydı, tapu veya araç sicili, şirket ortaklığı kaydı, miras intikali, kira geliri belgesi, icra dosyası ödeme kaydı ve dosyaya hukuka uygun biçimde girmiş diğer belgeler daha denetlenebilir bir temel oluşturur. Her belgenin tarihi, kişisi ve mali güce ne yönden etki ettiği belirtilir.
Belge yoksa mahkemeden ilgili kurum kaydının getirtilmesi istenebilir; ancak kapsam ölçülü olmalıdır. Bütün banka hesaplarının sınırsız biçimde araştırılması veya ilgisiz aile bireylerinin özel verilerinin toplanması talebi yerine, iddiayı doğrulayabilecek belirli dönem ve kayıt gösterilir. Kişisel veriler yalnız uyuşmazlık için gerekli ölçüde kullanılmalı; hesap şifresi, kart bilgisi veya ilgisiz işlem ayrıntısı dosyaya eklenmemelidir.
Adli yardımın kapsamı neden kontrol edilir
Adli yardım kararı her dosyada aynı kapsamda olmayabilir. Mahkeme, HMK 335 uyarınca bütün faydaları veya yalnız belirli bir kısmını tanımış olabilir. Bilirkişi ve keşif giderlerinin adli yardım kapsamı ile harç, teminat ve avukat temini aynı mali sonuç değildir. Kaldırma isteyen taraf, hangi tarihli kararla hangi muafiyet ya da avans imkânının verildiğini dosya kaydından göstermelidir.
Kararın kapsamı belirlenmeden yalnız ‘adli yardım kaldırılsın’ demek, talebin sonuçlarını belirsiz bırakır. Yardım hükmün kesinleşmesine kadar sürebilse de HMK 338 şartları gerçekleşirse karar kaldırılabilir. Kaldırma, baştan hiç karar verilmemiş gibi bütün geçmiş işlemlerin otomatik olarak geçersizleştiği anlamına gelmez. Geçmiş ve gelecek giderlerin durumu, kaldırma kararının içeriği ve HMK 339 dâhil ilgili gider hükümleri birlikte okunmalıdır.
Mahkemeden hangi araştırmalar istenebilir
Talep sahibi elindeki belgeleri ekler ve mahkemenin erişebileceği tamamlayıcı kayıtları açıkça gösterir. Örneğin belirli işveren ve dönem için SGK kaydı, belirli taşınmaza ait tapu bilgisi, şirket ortaklığına ilişkin ticaret sicili kaydı veya bilinen bir miras dosyasının intikal belgesi istenebilir. Araştırma talebi, karşı tarafın bütün ekonomik hayatını belirsiz biçimde taramaya değil HMK 338 iddiasını doğrulamaya yönelmelidir.
Mahkemenin resen araştırma yapıp yapmayacağı, dosyanın niteliği ve usul kuralları içinde değerlendirilir. Talep dilekçesi ispat yükü tartışmasını peşinen sonuçlandırmaz. Başvurucu, ulaşabildiği delili sunmalı; ulaşamadığı belgenin hangi kurumda, hangi dönem ve hangi olayla ilgili olduğunu bildirmelidir. Karşı tarafa ait kişisel verinin hukuka aykırı yöntemle elde edilmesi talebi güçlendirmek yerine ayrıca uyuşmazlık yaratabilir.
Karşı tarafın açıklama hakkı
Kaldırma kararı, adli yardımdan yararlanan kişinin yargılamaya erişimi ve gider yükü üzerinde doğrudan etki doğurabilir. Bu nedenle talepte sunulan gelir, malvarlığı ve yanlış beyan iddialarının karşı tarafa açıklanabilmesi önemlidir. Dilekçede yalnız kesin suçlama dili kullanılmamalı; karşı tarafın belgenin tarihini, aidiyetini, kullanılabilirliğini veya zorunlu giderlere etkisini açıklayabileceği gözetilmelidir.
Mahkeme, yazılı cevap isteyebilir veya uygun usulle açıklama alabilir. Talep sahibi, karşı taraf cevap vermezse yardımın otomatik kalkacağını ileri sürmemelidir. Karar, HMK 338 şartlarının somut delillerle oluşup oluşmadığına göre verilir. Açıklama sonucunda belgenin başka kişiye ait olduğu, malın gelir getirmediği veya iyileşmenin geçici kaldığı anlaşılırsa talep reddedilebilir ya da kapsamı daraltılabilir.
Kaldırma ile ret ve nihai gider muafiyeti farkı
Adli yardım talebinin ilk kez reddedilmesi HMK 337, verilmiş kararın kaldırılması HMK 338, ertelenen veya Devletçe ödenen giderlerin dava sonundaki tahsili ise HMK 339 kapsamında ayrı konulardır. Adli yardım başvurusu şartları ve belgeleri ilk karar aşamasını açıklar. Kaldırma dilekçesi ise mevcut karar devam ederken ortaya çıkan yanlış bilgi veya yeterli mali iyileşme iddiasına odaklanır.
HMK 339/2 kapsamındaki tam veya kısmi nihai muafiyet, yardımın kaldırılmasıyla aynı sonuç değildir. Kişi bir aşamada ödeme gücüne kavuşmuş olsa bile dava sonunda gider tahsilinin açık mağduriyet doğurup doğurmadığı ayrı zamanda değerlendirilebilir. Tersine, ilk yardım kararı sürerken nihai giderlerin hiçbir zaman tahsil edilmeyeceği söylenemez. Dilekçenin konu ve sonuç kısmı bu kurumları birbirine karıştırmamalıdır.
Kötü niyet ve suçlama dilinden kaçınma
Mali beyanın yanlış çıkması her zaman dolandırıcılık, sahtecilik veya kötü niyet sonucunu doğurmaz. HMK 338 bakımından kasten ya da ağır kusurla yanlış bilgi şartı somutlaştırılır; ceza hukuku sonucu varmış gibi ifade kurulmaz. Belgede sahtecilik şüphesi bulunduğu düşünülüyorsa, belgenin doğruluğu ve uygulanacak ayrı yol yetkili makamlarca değerlendirilir. Hukuk mahkemesinden kaldırma istenirken ispatlanmamış ceza isnadı tekrar edilmez.
Dilekçede ‘kesinlikle mal kaçırdı’ veya ‘yardımı hileyle aldı’ gibi sonuç cümleleri yerine, beyan ve resmî kayıt arasındaki nesnel fark gösterilir. Talep sahibi kendi yorumunu olgu gibi sunmamalıdır. Mahkemenin delilleri değerlendireceği, karşı tarafın açıklama hakkı bulunduğu ve kaldırma koşullarının kanundaki sınırlı sebeplerle bağlı olduğu belirtilir. Bu ölçülü anlatım, talebin dosya kayıtları üzerinden incelenmesini kolaylaştırır.
Dilekçenin bölüm sırası
Dilekçe, mahkeme ve dosya bilgileriyle başlar. Ardından adli yardım kararının tarihi ve kapsamı, kaldırma nedeninin hangi HMK 338 seçeneğine dayandığı, öğrenme zamanı ve dayanak belgeler yazılır. Yanlış bilgi iddiasında eski beyan ile aynı tarihteki gerçek kayıt; sonradan iyileşmede ise ilk karar tarihindeki durum ile güncel durum karşılaştırılır. Her delil metin içinde ek numarasıyla gösterilir.
Sonuç bölümünde yardım kararının kaldırılması istenir; fakat mahkemenin belgeyi doğrulaması ve karşı tarafın açıklamasını alması talebi de eklenebilir. Birden çok neden varsa birbirine karıştırılmadan ayrı bentlerde sunulur. İlk neden ispatlanamazsa ikinci nedenin değerlendirilmesi istenebilir; ancak aynı olgu hem geçmişte gizlenen mal hem de sonradan edinilen mal gibi çelişkili biçimde anlatılmaz. Tarih çizelgesi bu hatayı önler.
Dilekçe örneği
HMK 338 İNCELEMESİNİ YAPACAK [MAHKEME ADI] HÂKİMLİĞİNE
İLGİLİ DOSYA: [Yıl / Esas numarası]
TALEPTE BULUNAN TARAF: [Davacı/Davalı — ad-soyad veya unvan, adres]
VEKİLİ: [Varsa avukat adı ve adresi]
ADLİ YARDIMDAN YARARLANAN TARAF: [Ad-soyad veya unvan, adres]
KONU: Mahkemenizin [tarih] tarihli adli yardım kararının, HMK m.338 kapsamında [kasten veya ağır kusurla yanlış mali bilgi verildiğinin ortaya çıkması / mali durumun sonradan yeteri derecede iyileşmesi] nedeniyle kaldırılmasının talep edilmesidir.
AÇIKLAMALAR
1. Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında karşı taraf lehine [tarih] tarihinde adli yardım kararı verilmiştir. Kararın kapsamı [harç/gider avansı/teminat/avukat/diğer] olup Ek-1'dedir.
2. Kaldırma talebimiz HMK m.338'deki [birinci/ikinci] nedene dayanmaktadır. Dayanılan olay ve öğrenme tarihi: [somut olay ve tarih].
3. Karşı taraf adli yardım talebinde mali durumu hakkında [önceki beyanı aynen ve kısa biçimde yazın] şeklinde bilgi vermiştir. Bu beyanın bulunduğu dilekçe ve ekler Ek-2'dedir. [Yanlış bilgi iddiası yoksa bu paragrafı çıkarın.]
4. [Kurum ve tarih] kaydına göre başvuru tarihinde [gerçek gelir/malvarlığı kaydı] mevcuttur. Beyan ile kayıt arasındaki fark ve karar üzerindeki etkisi şöyledir: [somut açıklama]. [Yanlış bilgi iddiası yoksa çıkarın.]
5. Adli yardım kararından sonra karşı tarafın mali durumunda [iş, düzenli gelir, miras, kullanılabilir malvarlığı veya diğer gelişme] meydana gelmiştir. Gelişme [tarih] tarihli [belge] ile gösterilmektedir. [Sonradan iyileşme iddiası yoksa çıkarın.]
6. Bu gelişmenin kişinin ve ailesinin zorunlu geçimi ile dosyanın gerçek giderleri bakımından ödeme gücünü neden yeteri derecede değiştirdiği: [gelir-gider ve kullanılabilirlik açıklaması].
7. Ekli belgelerin doğrulanması için [belirli kurum, kayıt ve dönem] bilgilerinin getirtilmesini; karşı tarafa açıklama imkânı verilmesini talep ediyoruz.
HUKUKİ NEDENLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334-340, özellikle m.338 ve ilgili diğer mevzuat.
DELİLLER: Adli yardım kararı ve başvuru evrakı, SGK/ücret kayıtları, tapu ve araç kayıtları, ticaret sicili, miras/intikal belgeleri, gelir-gider belgeleri, dosya kayıtları ve hukuka uygun diğer deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, ekli belgeler doğrulanıp karşı tarafın açıklaması alındıktan sonra Mahkemenizin [tarih] tarihli adli yardım kararının HMK m.338 uyarınca kaldırılmasına; sonraki gider işlemlerinin verilecek kararın kapsamına göre yürütülmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]
Talepte Bulunan Taraf / Vekili — [Ad-soyad, imza]
EKLER: 1-[Adli yardım kararı] 2-[İlk mali beyan ve ekleri] 3-[Yeni/karşılaştırmalı resmî kayıtlar] 4-[Gelir-gider tablosu] 5-[Diğer gerçek ekler]
Mali karşılaştırma tablosu
Dosyaya iki dönemli bir mali karşılaştırma tablosu eklenebilir. İlk sütunda adli yardım başvuru tarihi, ikinci sütunda başvurudaki beyan, üçüncü sütunda o tarihe ilişkin doğrulanmış kayıt, dördüncü sütunda güncel kayıt ve son sütunda yargılama giderlerini ödeme gücüne etkisi yer alır. Gelir, taşınmaz, araç, şirket payı, düzenli destek, borç ve zorunlu gider kalemleri ayrı satırlarda gösterilir.
Tablo, eksik bilgiyi tahminle doldurmak için kullanılmaz. Bilinmeyen tutar ‘bilinmiyor, ilgili kurumdan sorulması talep edilir’ şeklinde belirtilir. Brüt ücret net harcanabilir gelir gibi gösterilmez; malvarlığının kayıt değeri ile fiilen paraya çevrilebilir değeri ayrıştırılır. Hane gelirinin tamamı otomatik olarak adli yardım alan kişinin serbest geliri sayılmaz. Mahkemenin ödeme gücü değerlendirmesi için gerekli bağlam korunur.
Kaldırma kararı sonrasında yapılacak kontrol
Mahkeme kaldırma kararı verirse kararın hangi tarihten ve hangi yardım kalemleri bakımından sonuç doğurduğu okunmalıdır. Harç, gider avansı, teminat, bilirkişi, keşif veya avukat temini yönünden yapılacak sonraki işlem karar metninden ve ilgili usul hükümlerinden belirlenir. Taraf, kalem müdürlüğü kaydı veya ödeme bildirimi gelmeden kendi hesabına kesin borç tutarı üretmemelidir.
Talep reddedilirse ret gerekçesi ve sunulan deliller saklanır. Yeni ve gerçekten farklı bir mali gelişme ortaya çıkmadıkça aynı iddialar seri dilekçelerle tekrar edilmemelidir. Kaldırma kararı veya ret kararına karşı başvuru imkânı, kararın niteliği, tebliğ tarihi ve somut dosya aşamasına göre ayrıca incelenir. Bu örnek belirli bir kanun yolu süresini garanti eden bağımsız bir başvuru metni değildir.
Başvuru öncesi son kontrol
Başvurudan önce beş unsur denetlenir: geçerli bir adli yardım kararı bulunması, kararın bu dosyayla bağlantısı, HMK 338’deki iki nedenden hangisine dayanıldığı, belgenin doğru dönem ve kişiye ait olması, iddianın ödeme gücüne gerçek etkisinin açıklanması. Mersin ücretsiz avukat ve adli yardım rehberi farklı yardım yollarını ayırır; baro görevlendirmesi ile mahkeme gider muafiyeti aynı işlem gibi yazılmaz.
Dilekçedeki tarih, gelir ve malvarlığı bilgileri eklerle birebir uyumlu olmalıdır. Gizli veya hukuka aykırı elde edilmiş veriler çıkarılır. Karşı tarafın zorunlu yaşam giderleri ve malın kullanılabilirliği hakkındaki bilinmeyenler kesin sonuç gibi sunulmaz. Talep metni, mahkemeden koşulların araştırılmasını ve mevcut yardım kararının HMK 338 uyarınca kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verilmesini ister; sonucu peşinen ilan etmez.
İlgili rehberler
Adli yardımın kapsamı için HMK 335 rehberini, başvuru yolları için adli yardım başvurusu açıklamasını, ücretsiz avukat ayrımı için Mersin adli yardım rehberini ve özel giderler için bilirkişi-keşif giderleri açıklamasını inceleyebilirsiniz.
Word dilekçesinin durumu
Düzenlenebilir Word örneği Adli yardım kararının kaldırılması talep dilekçesi Word dosyasını indirin. Hazır olmayan bağlantı siteye yazılmaz.
Resmî kanun kaynağı
HMK m.334-340 ve özellikle m.338, Adalet Bakanlığı güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu tam metninden 12 Ekim 2026 tarihinde doğrulanmıştır.
Sık sorulan sorular
Adli yardım kararı hangi hâllerde kaldırılır?
HMK 338'e göre kasten veya ağır kusurla yanlış mali bilgi verildiği ortaya çıkarsa ya da mali durum sonradan yeteri derecede iyileşirse kaldırılabilir.
Her gelir artışı kaldırma için yeterli midir?
Hayır. Artışın kişinin ve ailesinin zorunlu geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan yargılama giderlerini karşılama gücüne gerçek etkisi incelenir.
İlk başvurudaki yanlış bilgi mutlaka kasıtlı mı olmalıdır?
Kanun, kastın yanında ağır kusur sonucu yanlış bilgi verilmesini de düzenler; sıradan hata ile ağır kusur ayrımı somut kayıtlara göre değerlendirilir.
Karşı tarafın taşınmazı varsa yardım otomatik kalkar mı?
Hayır. Edinim tarihi, değer, pay, takyidat, gelir getirip getirmediği ve fiilen kullanılabilirliği birlikte incelenir.
Mahkemeden banka veya SGK kaydı istenebilir mi?
İddiayla bağlantılı belirli kurum, dönem ve kayıt gösterilerek araştırma istenebilir; sınırsız ve ilgisiz veri taraması talep edilmemelidir.
Kaldırma geçmişteki bütün işlemleri geçersiz kılar mı?
Otomatik olarak hayır. Kaldırma kararının kapsamı ile geçmiş ve sonraki giderlerin durumu ilgili usul ve gider hükümlerine göre belirlenir.
Adli yardımın kaldırılması HMK 339 muafiyetiyle aynı mıdır?
Hayır. HMK 338 mevcut yardımın kaldırılmasını, HMK 339 ise dava sonundaki ertelenen veya Devletçe ödenen giderlerin tahsilini ve olası muafiyeti düzenler.
Karşı taraf cevap vermezse yardım kendiliğinden kalkar mı?
Hayır. Mahkeme, HMK 338 koşullarının somut delillerle oluşup oluşmadığını değerlendirir.
Sosyal medya paylaşımı tek başına yeterli delil midir?
Genellikle ödeme gücünü tek başına kesin göstermez; resmî ve doğrulanabilir gelir ya da malvarlığı kayıtlarıyla desteklenmelidir.
Word örneği doğrudan sunulabilir mi?
Hayır. Mahkeme, dosya, karar, gerçek beyan, tarih, mali kayıt ve ek alanları somut dosyaya göre doldurulmalıdır.
Yazar ve değerlendirme kapsamı
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.