Almanya’da Vefat Eden Kişinin Türkiye’deki Markası Nasıl Miras Kalır? SMK 148 ve TÜRKPATENT
Kısa ve net cevap
Türkiye’de murisin kendi adına tescilli markası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.148/1 gereğince miras yoluyla intikal edebilir. Almanya’da yaşayan mirasçıların hukuki sıfatı TMK m.599 ve MÖHUK m.20’ye; Türkiye’deki marka koruması MÖHUK m.23 ve SMK hükümlerine göre incelenir. Sicilde intikal kaydı, ortak temsil, yenileme süresi ve mevcut lisansların ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Kısa özet
| Konu | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Marka mirası | SMK 148/1 | İntikal edebilir |
| Ortak temsil | SMK 147 | Hak sahiplerinin işlemi |
| Sicile kayıt | SMK 148/5 | Üçüncü kişilere etki |
| Pay satışında önalım | SMK 148/3 | 3 ay / 2 yıl |
| Koruma ve yenileme | SMK 23 | 10 yıl ve yenileme |
| Uygulanacak marka hukuku | MÖHUK 23 | Koruma ülkesi hukuku |
Bu rehber Almanya’da yaşayan mirasçıların Türk marka siciline ilişkin işlemleri için düzenlenmiş olup taşınmaz mirasından, şirket payından ve Alman marka sicilinden doğan haklarla karıştırılmamalıdır.

Kanuni çerçeve
| Mevzuat | İlgili maddeler |
|---|---|
| 6769 sayılı SMK | 7, 23, 147, 148, 149 |
| 4721 sayılı TMK | 599 ve 640 |
| 5718 sayılı MÖHUK | 20 ve 23 |
| TÜRKPATENT | 2026 marka intikal işlemi ve ücret tarifesi |
Miras kalan mal yalnız ev veya banka hesabı değildir
Türkiye’de tescilli bir ticari marka, fiziksel bir taşınmaz olmamakla birlikte ekonomik değeri olan bir sınai mülkiyet hakkıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.148/1 sınai mülkiyet hakkının miras yoluyla intikal edebileceğini açıkça düzenler. Almanya’da vefat eden kişinin Türkiye’de kendi adına tescilli bir markası varsa bu hakkın mirasçılara geçişi incelenmelidir. Markanın mağaza tabelasında kullanılması, marka sicilindeki sahibin gerçekten muris olduğunu tek başına göstermez.
İlk aşama Türkiye’de ilgili markanın başvuru veya tescil numarası, hak sahibinin adı ve sicil durumunun belirlenmesidir. Şirketin tescilli markası ile gerçek kişi ortağın kendi adına kayıtlı markası ayrı malvarlıklarına aittir. Bu ayrım yapılmadan mirasçının “babamın markasını devraldım” demesi sicil ve temsil sorunlarına yol açabilir. Bu rehber taşınmaz intikalinden farklı olarak marka sicili işlemlerini, özel hakları ve Almanya bağlantılı miras belgelerini ele alır.
SMK m.148/1: Miras yoluyla intikal kanunda açıktır
SMK m.148/1, sınai mülkiyet hakkının devredilebileceğini, miras yolu ile intikal edebileceğini, lisans ve rehin konusu olabileceğini, teminat olarak gösterilebileceğini ve haczedilebileceğini düzenler. Dolayısıyla tescilli marka ekonomik değeri olan miras malları içinde araştırılır. Ancak aynı fıkra coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları için farklı bir kural getirir; bunlar miras intikali ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz. Bütün fikri hakları aynı mülkiyet rejimine sokmak yanlıştır.
Almanya’daki mirasçı, Türkiye’deki hakka ulaşmak için önce markanın sicilde hangi kişi adına kayıtlı olduğunu ve koruma süresinin devam edip etmediğini belirlemelidir. Mirasbırakanın yalnız bir markayı kullandığını bilmek, onun tescilli hak sahibi olduğunu kanıtlamaz. Başvuru, tescil, lisans ve devir sözleşmeleri ayrı belgelerle tespit edilir.
Tescilli marka ve henüz sonuçlanmamış başvuru
SMK m.148/8 hukuki işlemlere ilişkin m.148 hükümlerinin sınai mülkiyet hakkı başvurularında da uygulanacağını düzenler. Bu nedenle miras kalan hak yalnız tescili tamamlanmış markadan ibaret değildir; murisin devam eden marka başvurusuna ilişkin konumu da inceleme konusu olabilir. Başvurunun hangi aşamada olduğu, marka bülteninde itiraz bulunup bulunmadığı ve ödenmesi gereken ücretler ayrıca belirlenmelidir.
Almanya’da mirasçıların Türk Patent ve Marka Kurumundaki kayıt üzerinde işlem istemesi için hangi başvurunun konusu olduğu açık yazılmalıdır. Başvuru numarasıyla tescil numarası karıştırılmamalıdır. Başvurunun miras yoluyla devri, henüz markanın kesin olarak tescil edildiği anlamına gelmez; daha önceki itirazlar, şartlar ve inceleme aşamaları kendi usulünde devam eder.
SMK m.147: Birden fazla mirasçının ortak temsilcisi
SMK m.147, sınai mülkiyet hakkının birden çok kişiye ait olması hâlinde Kurum nezdindeki işlemler için ortak temsilci düzenini öngörür. Marka veya patent vekili atanmamışsa hak sahiplerince seçilen ortak temsilci işlemleri yürütür. Ortak temsilci seçilmezse kanundaki başvuru formu ve hak sahipliği düzeni dikkate alınır. Ortak temsilcinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa işlemlerin marka veya patent vekili aracılığıyla yapılması gerekir.
Almanya’da yaşayan üç kardeşin tamamının aynı markada hakkı bulunması durumunda, kardeşlerden birinin “hepsinin yerine lisans veriyorum” demesi kendiliğinden yeterli temsil yetkisi yaratmaz. Ortak temsil belgesi ile markanın lisanslanması veya devredilmesi için gereken maddi hak sahipliği kararı farklı işlemlerdir. Kurum nezdindeki başvurunun hukuka uygun temsil ve mirasçılık belgeleriyle yapılması gerekir.
TMK m.599 ile SMK m.148 arasındaki ilişki
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.599, mirasçıların mirası mirasbırakanın ölümüyle bir bütün olarak kanun gereği kazandığını düzenler. Marka hakkının mirasa dâhil olabilmesi SMK m.148/1 ile ayrıca açıklığa kavuşturulmuştur. Bununla birlikte miras yoluyla hak kazanmak ve TÜRKPATENT sicilinde yeni hak sahiplerinin gösterilmesi farklı hukuki işlemlerdir. Sicil kaydı mirasçılığın maddi şartlarını kendiliğinden yaratmaz; doğru mirasçılık belgesi ve hak sahipliği araştırması gerekir.
Birden çok mirasçı varsa hakların ortak yönetimi gündeme gelir. Mirasçılık belgesi, markanın sicil özeti ve olası vasiyet veya miras paylaşma belgeleri birlikte incelenir. Mirasçının aldığı Alman mirasçılık belgesi, Türkiye’deki sicil işleminin bütün koşullarının kendiliğinden yerine getirildiği anlamına gelmez. Kanuni miras geçişi ve idari sicil işlemi ayrı hukuk dayanaklarına bağlıdır.
MÖHUK m.20 ve 23: Miras ile marka korumasını ayırmak
5718 sayılı MÖHUK m.20, mirasın ölenin millî hukukuna tabi olduğunu ve Türkiye’deki taşınmazlar hakkında Türk hukukunun uygulanacağını düzenler. Buna karşılık m.23/1, fikrî mülkiyete ilişkin hakların hangi ülkenin hukukuna göre koruma talep ediliyorsa o hukuka tabi olduğunu belirtir. Türkiye’de korunması istenen marka hakkının kapsamı ve kayıt işlemlerinde Türk sınai mülkiyet hukuku değerlendirilir. Yabancılık unsuru bulunması bu ayrımı ortadan kaldırmaz.
Almanya’da mirasbırakanın son yerleşim yeri ve vatandaşlığı mirasın genel statüsü bakımından önem taşırken Türkiye’deki marka koruması SMK hükümlerine göre ele alınır. Alman veya Avrupa Birliği markasıyla Türkiye’de tescilli marka aynı sicil hakkı değildir. Hangi ülkede hangi başvuruya sahip olunduğu belirlenmeden tek bir “uluslararası marka mirası” dosyasının tüm tescilleri otomatik olarak değiştirdiği varsayılamaz.
TÜRKPATENT sicilinde ilk araştırılacak bilgiler
Mirasçılar ilk olarak markanın tescil veya başvuru numarasını, sicildeki hak sahibini, korunan mal ve hizmet sınıflarını, koruma süresini, varsa yenileme durumunu, lisans veya rehin kaydını kontrol etmelidir. Sicildeki kayıtlar ile murisin kişisel evrakları karşılaştırılır. Ticari unvanın benzerliği veya marka logosunun aile işletmesinde bulunması tek başına marka hakkının kime ait olduğunu ispatlamaz.
Marka sicili, miras payını belirlemekten farklı bir amaç taşır. Sicilde şirket hak sahibi görünüyorsa murisin şahsen sahip olduğu şirket payı ile şirkete ait marka ayrılır. Mirasçı marka sicilini kendi adına değiştirmeden önce bu sorunun yanıtını bulmalıdır. Aksi hâlde gerçekte tüzel kişiye ait olan bir hak için yanlış intikal başvurusu yapılması söz konusu olabilir.
e-Devlet üzerinden marka miras intikal başvurusu
Türk Patent ve Marka Kurumunun e-Devlet üzerinde Marka/Marka Başvurusunun Miras Yoluyla İntikal İşleminin Sicile Kaydedilmesi Talebi başlıklı resmî hizmeti bulunmaktadır. Bu hizmetin varlığı, Türkiye’de tescilli marka veya başvurunun mirasla intikali için Kurum nezdinde ayrı sicil işlemine ihtiyaç bulunduğunu gösterir. Başvuruda markanın numarası ve hak sahipliği bilgileri doğru olmalıdır. İşlem şartları, gerekli belgeler ve ücretler ilgili Kurumun güncel başvuru ekranından kontrol edilmelidir.
Almanya’daki mirasçı her koşulda kendi şifresiyle sistemi kullanabileceğini varsaymamalıdır. Kimlik doğrulama, vatandaşlık veya temsil yetkisi durumuna göre uygun başvuru kanalı belirlenir. Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan ortak temsilci yönünden SMK m.147’deki marka vekili şartı da dikkate alınır. Belgelerin tamamlanmasıyla işlem başvurusu yapılmış olur; sicilde kaydın gerçekten işlenip işlenmediği ayrıca doğrulanmalıdır.
SMK m.148/5: Sicile kayıt ve üçüncü kişiler
SMK m.148/5, hukuki işlemlerin taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikteki diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedilip bültende yayımlanacağını düzenler. Aynı fıkrada, kanundaki istisna saklı kalmak üzere sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan hakların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği belirtilir. Bu nedenle sicil işlemi yalnız idari kayıt güncellemesi olarak küçümsenmemelidir.
Almanya’daki mirasçının Türkiye’de markayla ilgili lisans veya devir yapılacağı sırada sicilde hâlâ muris adının görünmesi, ispat ve üçüncü kişiler yönünden sorun yaratabilir. Mirasçılık belgesi ve sicil kaydının uyumu sağlanmalı, kayıt tamamlandıktan sonra bülten ve sicil bilgisi kontrol edilmelidir. Tescil işlemi için gereken belgelerin yokluğunda sadece e-posta yazışmasıyla üçüncü kişilere karşı tam koruma elde edildiği varsayılmamalıdır.
Miras intikali ile markanın satışı farklı işlemlerdir
SMK m.148/4, hukuki işlemler için yazılı şekil kuralı ve devir sözleşmesinin geçerliliği bakımından noter onayına ilişkin özel şart düzenler. Ancak miras yoluyla intikal ile iki kişi arasındaki iradî marka devir sözleşmesi aynı hukuki sebebe dayanmaz. Murisin ölümü üzerine kanundan doğan miras geçişi, ayrı bir devir sözleşmesi yapılmış gibi gösterilmemelidir. İntikal için mirasçılık ve sicil belgeleri önem taşır.
Mirasçılar marka hakkını üçüncü kişiye satmaya karar verirse artık satışın şekli ve kanuni şartları ayrıca gündeme gelir. Devir sözleşmesinin noter onaylı olması koşulu mirasçılık belgesinin yerine geçmez. Tam marka devriyle yalnız belirli mal ve hizmetler için kısmi devir de farklı sicil sonuçları doğurabilir. Satış bedeli ve sicil kaydının aynı sözleşmeyle açık şekilde belirlenmesi gerekir.
SMK m.148/3: Pay satılırsa önalım hakkı
SMK m.148/3, sınai mülkiyet hakkının birden çok sahibi varken hak sahiplerinden birinin payını üçüncü kişiye tamamen veya kısmen satması durumunda diğer paydaşlara önalım hakkı tanır. Satışın bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her durumda satıştan itibaren iki yıl geçmekle bu hak düşer. Kanun cebrî artırma yoluyla satışta önalım hakkının kullanılamayacağını da belirtir.
Bu kural doğrudan mirasın açılmasıyla gerçekleşen intikali üçüncü kişiye pay satışıyla aynı saymaz. Ancak Almanya’daki mirasçıların ortak sahip olduğu marka payının daha sonra üçüncü kişiye satılması hâlinde önalım hakkı gündeme gelir. Satış bildiriminin yapılıp yapılmadığı ve tarihi kaydedilir. Bildirim süresi ve iki yıllık üst sınır dikkate alınmadan yalnız genel taşınmaz önalım kurallarından hareket edilmez.
Mirasçılar kendi aralarında anlaşmazsa
Bir mirasçı markayı lisanslamak, diğeri satmak, üçüncüsü aile işletmesinin devamı için kullanmak isteyebilir. Bu durumda TMK m.640 çerçevesinde miras ortaklığının hukuki niteliği ve SMK m.147 uyarınca Kurum nezdinde ortak temsil düzeni birlikte incelenmelidir. Ortak temsilci seçilmesi maddi marka hakkının serbestçe başkasına devredilebileceği anlamına gelmez. Hak sahiplerinin ortak kararını gerektiren işlemler ayrıca değerlendirilir.
Mirasın paylaşılması, marka paylarının belirlenmesi ve tescilin güncellenmesi birbirinden ayrı aşamalardır. Almanya’daki kardeşlerin farklı talepleri yazılı olarak alınmalı; markanın kullanımından doğan ticari gelirler ve lisans ödemeleri belgelenmelidir. Mirasçıların birbirinden farklı ülkelerde yaşaması, kanundaki temsil ve hak sahipliği şartlarını ortadan kaldırmaz.
Ölen kişinin şirketi marka sahibi ise
Tescilli marka bir limited veya anonim şirketin adına kayıtlıysa markanın doğrudan gerçek kişi ortağın terekesine ait olduğu söylenemez. Şirket ayrı tüzel kişidir; murisin şirketteki payı miras yoluyla geçebilir, fakat şirketin malvarlığı sırf ortağın ölümüyle paylaşıma açılmaz. Marka üzerindeki hak sahibi şirket olmaya devam eder. Bu durumda marka sicilinin miras intikaliyle değiştirilmesi yerine öncelikle şirket payı ve temsil yetkisinin incelenmesi gerekir.
Almanya’da yaşayan mirasçı ticaret sicilindeki ortaklık payı ve şirket sözleşmesini, marka sicilindeki hak sahibiyle karşılaştırmalıdır. Şirketin markayı lisanslama, devretme veya üçüncü kişiyle işlem yapma yetkisi şirket organlarına bağlıdır. Mirasçı “ortağın mirasçısıyım” diyerek şirket adına tek başına tescil veya satış başvurusu yapamaz. Bu ayrım ticari uyuşmazlıkları önlemek için önemlidir.
Lisans sözleşmesi ve miras kalan marka gelirleri
SMK m.148, markanın lisans konusu olabileceğini açıkça belirtir. Murisin ölümünden önce marka için lisans verilmişse sözleşmenin süresi, kapsamı, lisans alanın ödeme yükümlülüğü ve hakkın sicildeki durumu araştırılır. Miras yoluyla hak sahipliği değişmiş olması, mevcut lisans sözleşmesinden doğan alacakların hiç incelenmeden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Sözleşmenin tarafı ve lisans koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Almanya’daki mirasçılar özellikle marka gelirinin hangi hesaba ödendiğini ve ticari faaliyet devam ediyorsa lisans bedellerinin kim tarafından tahsil edildiğini belgelemelidir. SMK m.148/5 sicil kaydının üçüncü kişiler bakımından önemini ortaya koyar. Lisans bedelinin geçmiş döneme ait alacak mı, ölümden sonraki gelir mi olduğu ayrı tabloda gösterilir. Mirasçıların ortak yönetim ve paylaşma durumu da buna göre değerlendirilir.
Markanın yenilenmesi: SMK m.23
SMK m.23, tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğunu ve onar yıllık dönemler hâlinde yenilenebileceğini düzenler. Yenileme, koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde yapılmalı ve gerekli ücret ödenmelidir. Bu dönemde işlem yapılmazsa kanunda öngörülen ek ücret koşuluyla koruma bitiminden sonraki altı ay içinde yenileme olanağı ayrıca düzenlenmiştir.
Mirasçılar yalnız veraset işlemiyle ilgilenirken marka yenileme tarihini kaçırmamalıdır. Almanya’da mirasçılık belgesi çıkmamış olması, Türkiye’deki marka korumasının sona erme takviminin otomatik olarak duracağı anlamına gelmez. Bu nedenle sicil incelemesinde başvuru tarihi, önceki yenileme ve son yenileme zamanı belirlenir. Yenileme için yetkili kişi ve marka vekili konuları da SMK m.147 ile birlikte ele alınmalıdır.
2026 marka intikal kayıt ücreti
Türk Patent ve Marka Kurumunun 2026 Marka İşlem Ücretleri tablosunda 02.01.08 koduyla miras yoluyla intikal işlemi kayıt ücreti yer almaktadır. 2026 tarifesinde bu işlem için 5.550 TL gösterilmektedir. Bu tutar yalnız Kurum tarifesindeki belirli idari işlemi ifade eder; avukatlık, marka vekilliği, tercüme, yabancı belge ve başka masrafların aynı rakama dahil olduğu anlamına gelmez.
İşlem yapılacağı tarihte Kurumun güncel resmi ücret tablosu yeniden kontrol edilmelidir. Marka başvurusunun miras yoluyla intikali, yenileme ve olası lisans işlemi farklı idari işlemlerdir ve farklı ücretlere tabi olabilir. Ücret yatırılması tek başına hak sahipliğinin doğru tespit edildiğini veya sicilde intikalin tamamlandığını göstermez. Ödeme belgesi, başvuru numarası ve işlem sonucu birlikte saklanmalıdır.
Almanya’dan gerekli ölüm ve miras belgeleri
Almanya’da ölen kişinin Türk nüfus kaydı, ölüm belgesi, vatandaşlığı, mirasçıları ve Türkiye’deki marka sicilindeki ad-soyad bilgileri karşılaştırılmalıdır. TÜRKPATENT sicil kaydındaki kişinin gerçekten mirasbırakanla aynı kişi olduğu belgeyle doğrulanır. Yabancı ülke mirasçılık belgelerinin Türkiye’de kullanılabilmesi, kanunlar ihtilafı ve belge usulü bakımından ayrıca incelenir. Belgelerin isim, tarih ve aile bağları yönünden tutarlı olması gerekir.
Apostil veya tercüme ihtiyacı her yabancı belge için aynı değildir; belge türü ve uygulanabilir anlaşmalar incelenir. Almanya’daki Erbschein varlığı, Türk marka sicilinde intikalin otomatik gerçekleştiği anlamına gelmez. Mirasçılar gerekli işlemleri hangi makamda yapacaklarını, Türk mahkemesinden belge alınıp alınmayacağını ve marka vekilinin hangi evrakı kullanacağını önceden belirlemelidir.
Almanya ve Türkiye markaları neden ayrı incelenir?
Türkiye’de tescilli marka, Alman ulusal marka sicili veya Avrupa Birliği marka kaydıyla aynı mülkiyet kaydı değildir. MÖHUK m.23 fikrî mülkiyet hakkının hangi ülke hukukuna göre korunmak istendiğini esas alır. Tek bir kelime veya logonun hem Türkiye’de hem Almanya’da tescilli olması hâlinde hakların kayıt ve miras usulleri farklı makamlar tarafından yönetilir. Türkiye’deki intikal işlemi Alman sicilini otomatik değiştirmez.
Madrid sistemi kapsamında uluslararası marka kaydı bulunuyorsa hangi ülkelerin koruma alanında yer aldığı ayrıca araştırılmalıdır. Mirasçıların yalnız marka adını bilmesi yeterli değildir; her tescilin numarası, hak sahibi, kapsamı ve güncel durumu belirlenir. Böylece Türkiye’deki hak korunurken Almanya veya Avrupa’daki ayrı hakların kaybı önlenmeye çalışılır.
Marka hakkına tecavüz varsa kim talepte bulunur?
SMK m.149, sınai mülkiyet hakkına tecavüzde hak sahibinin tespit, tecavüzün önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve kanunda sayılan tazminat gibi talepler ileri sürebileceğini düzenler. Murisin ölümünden sonra marka yetkisiz kullanılıyorsa kimin hak sahibi olduğu ve mirasçıların temsil yetkisi öncelikle araştırılır. Sicil kaydı ve mirasçılık belgeleri bu değerlendirme bakımından önemlidir.
Almanya’da yaşayan mirasçı, Türkiye’de sahte ürün kullanımı veya izin dışı lisans iddiasını duyduğunda markanın tescil ve sınıf bilgilerini, ihlalin tarihini, ilgili ürün veya hizmetleri ve kullanım delillerini toplamalıdır. Sırf benzer kelime kullanımı her olayda otomatik marka hakkına tecavüz sayılmaz; SMK m.7 ve m.29’daki şartlar ayrıca incelenir. Hukuki talep kanunda sayılan gerçek unsurlara dayanmalıdır.
Marka hakkının ekonomik değeri nasıl dosyalanır?
Marka, terekede ekonomik değer taşıyabileceği için lisans sözleşmeleri, düzenli royalti gelirleri, ticari kullanım ve markaya bağlı ürün satışları kayıt altına alınmalıdır. Ancak şirketin yıllık cirosu doğrudan markanın mülkiyet değerine eşit değildir. Markanın gelir yaratma kapasitesi, kullanım süresi, koruma sınıfları ve mevcut hukuki sınırlamalar ayrı değerlendirilir. Rehin veya haciz kayıtları ekonomik değeri etkileyebilir.
Mirasçılar arasında markanın paylaşılması veya satılması gündeme gelirse değerin hangi tarihe ve hangi ekonomik yönteme göre belirlendiği açıklanmalıdır. Almanya’daki mirasçı tek başına bir piyasa tahmini üzerinden diğer mirasçıları bağlayıcı işlem yapmamalıdır. Değerleme sözleşmesi ve Kurum kaydı, olası hukuk uyuşmazlığının delil paketini oluşturur.
Önalım, devir ve sicil kaydında kaçınılacak hatalar
Miras intikalini üçüncü kişiye pay satışıyla aynı sanmak, SMK m.148/3’teki üç aylık ve iki yıllık önalım sürelerini yanlış uygulamaya yol açar. Ortak temsilcinin Kurum işlem yapma yetkisi ile markanın ekonomik değerini serbestçe satma hakkını karıştırmak da yanlıştır. Sicildeki hak sahibinin şahıs mı şirket mi olduğu araştırılmadan başvuru yapmak gereksiz masraf yaratabilir.
Diğer hata, yenileme tarihinin miras işlemi sonuçlanana kadar kendiliğinden uzayacağını varsaymaktır. SMK m.23’te açık yenileme kuralları vardır. Ayrıca Alman markasının Türkiye’de doğrudan korunduğu, Türk marka sicilinin Alman siciliyle otomatik senkronize olduğu ve tescil olmadan her işaretin aynı hakka sahip bulunduğu gibi genellemelerden kaçınılmalıdır. Başvuru belgeleri doğrudan kanun ve Kurum kayıtlarına dayandırılmalıdır.
Almanya’daki mirasçının işlem sırası
Önce TÜRKPATENT sicilinden marka veya başvuru numarası, hak sahibi, sınıflar, yenileme ve kayıtlar bulunur. İkinci olarak mirasbırakanın kimliği, vatandaşlığı ve mirasçılık belgeleri temin edilir. Üçüncü olarak markanın gerçek kişi adına mı şirket adına mı kayıtlı olduğu belirlenir. Dördüncü adımda MÖHUK m.20, 23 ve SMK m.148 uygulanabilirliği incelenir. Beşinci adımda mirasçıların ortak temsil ve marka vekili durumu açıklığa kavuşturulur.
Daha sonra marka miras intikali için Kurumun resmi başvuru sistemi, gerekli belgeler ve güncel ücretler kontrol edilir. Sicile kayıt tamamlandıktan sonra kayıt ve bülten sonucu doğrulanır. Lisans, devir, önalım veya marka tecavüzü ihtilafı varsa bunlar ayrı işlem ve dava dosyalarına ayrılır. Almanya’dan vekâletle hukuki takip sürecinde temel hedef, hakkın hem miras hem Türk marka sicili bakımından doğru kişiye bağlanmasıdır.
Sık Sorulan Sorular
Almanya’da vefat edenin Türkiye’deki markası miras kalır mı?
Evet. SMK m.148/1 sınai mülkiyet hakkının miras yoluyla intikal edebileceğini açıkça düzenler.
Markanın gerçek kişi adına mı şirket adına mı olduğu önemli mi?
Evet. Şirketin sahibi olduğu marka, ortağın şahsi terekesiyle aynı değildir; sicildeki hak sahibi belirlenmelidir.
Henüz tescil edilmemiş marka başvurusu da mirasla geçebilir mi?
SMK m.148/8, aynı maddenin hukuki işlem hükümlerini sınai mülkiyet hakkı başvurularında da uygular.
Mirasçılar ortak temsilci seçmek zorunda mı?
SMK m.147, çok sayıda hak sahibinin Kurum nezdindeki ortak temsilini düzenler; uygun temsil yolu belirlenmelidir.
Almanya’daki Erbschein Türk markasını otomatik tescil eder mi?
Hayır. Yabancı mirasçılık belgesinin kullanım şartları ve TÜRKPATENT sicil intikal işlemi ayrıca incelenir.
Türk marka hakkına hangi ülke hukuku uygulanır?
MÖHUK m.23, korumanın talep edildiği ülkenin hukukunu esas alır; Türkiye’de marka koruması SMK çerçevesindedir.
TÜRKPATENT’te marka miras intikali başvuru hizmeti var mı?
Evet. e-Devlet üzerinde Marka/Marka Başvurusunun Miras Yoluyla İntikal İşleminin Sicile Kaydedilmesi Talebi hizmeti bulunur.
İntikal kaydı üçüncü kişiler açısından neden önemlidir?
SMK m.148/5, sicile kaydedilmeyen işlemlerden doğan hakların kanuni istisna saklı olmak üzere iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini düzenler.
Marka payı satılırsa önalım süresi nedir?
SMK m.148/3’e göre satışın bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her durumda satıştan itibaren iki yıldır.
Türkiye’de marka tescili kaç yıl korunur?
SMK m.23, başvuru tarihinden itibaren 10 yıl ve onar yıllık yenileme dönemleri düzenler.
2026 marka miras intikal kayıt ücreti kaç TL?
TÜRKPATENT 2026 tarifesinde 02.01.08 kodlu işlem 5.550 TL olarak gösterilmiştir; başvuru tarihindeki resmi tarife kontrol edilmelidir.
Almanya’dan avukat aracılığıyla intikal takibi yapılabilir mi?
Vekâletle hukuki takip mümkündür; Kurum nezdindeki marka vekili veya ortak temsil şartları SMK m.147 uyarınca ayrıca uygulanır.
İç bağlantılar ve resmî kaynaklar
- Almanya’daki mirasçı için terekenin resmî tasfiyesi
- Miras ortaklığına temsilci atanması
- Almanya’dan mirasın reddi için süre
- Marka payı satışında önalım hakkı
- Alman şirketi için Türkiye marka lisans sözleşmesi
- Almanya’daki kişinin adının izinsiz markaya konu edilmesi
- TÜRKPATENT e-Devlet miras intikal başvuru hizmeti
- TÜRKPATENT 2026 Marka İşlem Ücretleri
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu – TBMM
- 5718 sayılı MÖHUK – Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
Almanya’dan Türkiye marka mirası için hukuki takip
Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Markanın hak sahipliği, mirasçılık, sicil kaydı, kullanım ve lisans uyuşmazlıklarında hukuki temsil değerlendirilir. TÜRKPATENT nezdindeki marka vekilliği şartları ayrıca gözetilir. İletişim: +90 552 224 43 66.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
