B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avustralya’da Yaşayan Malikin Türkiye’deki Dairesine Üst Kattan Su Sızarsa: KMK 19, Delil Tespiti ve Tazminat

Kısa ve Net Cevap

Avustralya’da ikamet eden bir Türk vatandaşının Mersin veya İstanbul’daki dairesinde üst komşudan, çatıdan ya da ortak su tesisatından kaynaklandığı düşünülen su sızıntısı bulunması halinde, malik Türkiye’ye gelmeden usulüne uygun yetkilendirdiği avukat aracılığıyla gerekli başvuruları takip edebilir. İlk yapılması gereken, zararın kaynağını varsaymak değil, teknik olarak tespit etmektir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.18, kat maliklerinin diğer maliklerin haklarına saygı ve birlikte yaşama yükümlülüklerini düzenler. Aynı Kanun m.19, ana taşınmazın korunmasını ve kusuruyla başka bağımsız bölümlere zarar veren kat malikinin sorumluluğunu öngörür. Türk Borçlar Kanunu m.49 ise haksız fiilden doğan tazminat sorumluluğunun temel hükmüdür. Delil kaybolma tehlikesi varsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400 ve devamı uyarınca delil tespiti; Kanundaki koşullar bulunuyorsa m.389 kapsamında ihtiyati tedbir değerlendirilir. Kat mülkiyetinden ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklarda 6325 sayılı Kanun m.18/B, dava öncesi arabuluculuk başvurusunu dava şartı olarak düzenler. Zararın giderilmesi, sızıntının durdurulması, masrafın tahsili ve ispat ayrı hukuki adımlardır.

Türkiye'deki apartman dairesinde üst kattan su sızıntısı nedeniyle teknik delil tespiti ve KMK 19 kapsamında hasar belgelemesi
Su sızıntısı uyuşmazlığında kaynağın teknik incelemeyle belirlenmesi, hasar fotoğrafları ve kayıtların korunması önemlidir.

Hukuki Dayanak ve İşlem Tablosu

UyuşmazlıkMevzuatBaşlıca soru
Üst daire tesisatıKMK m.18–19Kusur ve zarar bağlantısı
Ortak su kolonu, çatıKMK m.4, m.19–20Ortak yer niteliği ve gider
Delilin korunmasıHMK m.400Kaybolma veya güçleşme riski
Acil geçici korumaHMK m.389Ciddi zarar ve sakınca
Hâkimin müdahalesiKMK m.33Borcun/ödevin yerine getirilmemesi
Dava öncesi arabuluculuk6325 m.18/BKMK ve komşu hakkı kapsamı
Zarar tazminiTBK m.49–51Zarar, kusur ve nedensellik

Kısa özet: Su sızıntısında ilk yedi hukuki soru

Birinci soru, suyun hangi fiziksel noktadan geldiğidir: üst kat dairesinin özel borusu mu, ortak kolon mu, çatı veya teras mı? İkinci soru, taşınmazın tapu kaydında kimin malik olduğudur. Üçüncü soru, hasarlı bağımsız bölümde kiracı veya başka kullanıcı bulunup bulunmadığıdır. Dördüncü soru, su girişinin devam edip etmediği ve acil onarım ihtiyacının niteliğidir. Beşinci soru, yönetimin daha önce arıza bildirimi alıp almadığı ve hangi önlemleri aldığıdır. Altıncı soru, zararın sıva, boya, mobilya, elektrik tesisatı veya kiracının kullanım hakkı bakımından ölçülebilir olup olmadığıdır. Yedinci soru ise hangi talebin yöneltileceğidir: onarım, müdahalenin önlenmesi, tazminat, delil tespiti veya kanuni şartları bulunan başka bir talep. Avustralya’da bulunan malikin yalnız WhatsApp fotoğrafı alması dosyayı tüm yönleriyle ispatlamaz. Her soru tapu, teknik rapor, tebligat, yönetim kayıtları ve ödemelerden uygun belgeyle cevaplandırılmalıdır. Böylece yanlış kişiye dava açılması ya da zararın kaynağının ispatlanamaması riskleri azaltılır.

Su üst komşudan mı yoksa binanın ortak tesisatından mı geliyor?

Binalarda bağımsız bölümün iç tesisatı ile ortak tesisat, sorumluluğun belirlenmesinde farklı hukuki sonuçlara yol açabilir. Sızıntının üst katın kendi kullanım alanındaki özel bir gider bağlantısından doğması, ortak su kolonunun patlaması veya çatı su yalıtımından kaynaklanması aynı olgu değildir. Kat Mülkiyeti Kanunu m.4 ortak yerlerin kapsamını; m.19 ana taşınmazın bakımı ve zarardan sorumluluğu; m.20 ortak giderlere katılma yükümlülüğünü düzenler. Bu maddeler birlikte okunmadan yöneticiye veya üst kat malikine kategorik borç yüklemek hatalıdır. Teknik uzman, suyun giriş noktasını, boru güzergâhını, yapısal bozukluğu ve varsa daha önceki tadilatla bağlantısını araştırmalıdır. Ortak kolon, bağımsız bölümün içinden geçiyor diye otomatik olarak özel mülkiyete dönüşmez; tersine özel tesisat da sırf diğer katı etkilediği için otomatik ortak yer sayılmaz. Bağımsız bölüm planı, tesisat projesi, bina yönetimindeki kayıtlar ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi farklı ihtimalleri ayırır. Zararın kaynağına ilişkin teknik belirsizlik giderilmeden sadece komşunun adını dilekçeye yazmak yetersiz kalabilir.

KMK m.18 ve m.19 maliklere hangi yükümlülüğü getirir?

634 sayılı Kanun m.18, kat maliklerinin bağımsız bölümlerini, eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymasını, birbirini rahatsız etmemesini, başkalarının haklarını ihlal etmemesini ve yönetim planına uymasını öngörür. Aynı maddede bağımsız bölümden kira veya başka hukuki sebebe dayanarak devamlı yararlananların da ilgili yükümlülükler bakımından durumu düzenlenmiştir. KMK m.19, kat maliklerinin ana taşınmazın bakımını, mimari durumunu ve sağlamlığını koruma yükümlülüğünü ifade eder. Maddenin son fıkrası, kat malikinin kusuruyla ana taşınmaza veya diğer bağımsız bölümlere verdiği zarardan diğer kat maliklerine karşı sorumlu olacağını açıkça belirtir. Bu hükümler, üst daireden görünen her damlanın üst kat malikinin kesin kusuru olduğunu değil, kusur ve zararın kaynak bağlantısıyla araştırılacağını gösterir. Örneğin ortak tesisat arızasında farklı sorumluluk ilişkileri söz konusu olabilir. Yükümlülüğün dayanağının doğru belirlenmesi, taleplerin hangi kişiye yöneltileceğinin ilk aşamasıdır. Avustralya’daki malik, muhatabı seçmeden önce teknik rapor ve yönetim kayıtlarını görmelidir.

Kiracının oturduğu üst dairede arıza varsa kime başvurulur?

Sızıntının görüldüğü üst bağımsız bölümde malik yerine kiracı oturuyor olabilir. Bu durumda yalnız fiili kullanıcıyı veya yalnız tapu malikini sorumlu ilan etmek yerine, hukuki ve fiili ilişki incelenmelidir. KMK m.18 kiracı ve diğer sürekli kullanıcıların yükümlülüklerini düzenler. KMK m.19 ise kat malikinin kusuruyla verdiği zarar bakımından özel hüküm içerir. Kiracının yaptığı bir müdahale, malikin yerine getirmediği bakım yükümlülüğü veya ortak tesisatın bozulması farklı sorumluluk ihtimalleridir. Türk Borçlar Kanunu’ndaki ilgili kira, haksız fiil ve borca aykırılık hükümleri, iddia edilen olaya göre ayrıca ele alınır. Kiracı konutta yaşarken tesisata bilerek zarar verdiyse ispat konusu farklı, hiç müdahale etmeden ortak kolonun arızalandığı olayda farklıdır. Daireye girilmesi veya uzman incelemesi gerektiğinde kişilerin mülkiyet ve konut dokunulmazlığı hakları korunmalıdır. Gerekli erişim hukuki yöntemle sağlanır; kapının zorla açılması ya da kiracının elektriğinin kesilmesi hukuki çözüm değildir. Avustralya’daki malik, karşı tarafın malik, kiracı ve yönetim sıfatlarını ayrı kaydetmelidir.

Çatı, teras ve ortak kolon nedeniyle oluşan zarar

Ortak çatıdan, yağmur inişinden veya dikey ana borudan kaynaklandığı ileri sürülen arızalarda, ortak yerin hukuki statüsü ve bakım sorumluluğu değerlendirilir. KMK m.4 ortak yerlerin neler olduğunu ve kat maliklerinin ortak kullanım bağlantısını düzenler. KMK m.20 ana taşınmazın ortak giderlerine katılma sistemini belirler; genel gider ve avans borcuna ilişkin katılma usulü bu maddede yer alır. Ancak ortak yerin onarımı için aidat toplanması, önceki dönem zararı bakımından kimin sorumlu olacağını tek başına çözmez. KMK m.19/2, ortak yer ve tesislerdeki bozukluğun ana yapıya veya bağımsız bölümlere zarar verdiğinin ve acil onarımın gerektiğinin ya da güçlendirme zorunluluğunun mahkemece tespit edilmesi hâlinde, kanuni koşullarla kat maliklerinin rızası aranmaksızın onarım yapılmasına ilişkin özel hüküm içerir. Bu hüküm, bütün tadilatların otomatik olarak oylamasız yapılabileceği anlamına gelmez. Olayın aciliyeti, arızanın ortak yerde bulunması ve teknik projenin gereği ayrı belgelenmelidir. Yönetim kararları ve geçmiş bakım kayıtları da bu ayrım için önemlidir.

HMK m.400 uyarınca delil tespiti neden kritik?

Sızıntının devam ettiği sırada hasarlı duvarın hemen boyanması, zeminin sökülmesi veya borunun değiştirilmesi sonradan ispatı zorlaştırabilir. HMK m.400, henüz açılmamış bir davada ileride ileri sürülecek vakıanın tespiti amacıyla keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık beyanı gibi delillerin tespiti talebinin koşullarını düzenler. Hukuki yarar, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolması veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimaliyle bağlantılıdır. Dolayısıyla her fotoğrafın çekilmesi için mahkemeye başvurmak zorunlu değildir; fakat su kaynağı onarıldığında geri dönüşsüz biçimde ortadan kalkacaksa bilirkişi tespiti anlamlı olabilir. Başvuruda bağımsız bölüm adresi, taşınmazın tapu bilgileri, görülen sızıntı ve istenen teknik tespit maddeleri somut yazılmalıdır. Mimar, inşaat mühendisi veya tesisat uzmanının hangi soruyu cevaplandıracağı açıkça belirlenmelidir. Delil tespiti, esas davada haklı bulunmayı garanti etmez; olayın delilini koruma aracıdır. Avustralya’dan yürütülen uyuşmazlıkta yerinde incelemeye erişim ve yetkili temsil önceden düzenlenir.

Delil tespiti ile esas dava ve arabuluculuk arasındaki ayrım

Kat mülkiyeti veya komşuluk hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkta dava açmadan önce 6325 sayılı Kanun m.18/B’nin dava şartı arabuluculuk düzenlemesi kontrol edilmelidir. Buna karşılık delil tespiti esas dava değildir; mahkemeden ileride kullanılacak delilin korunması istenir. Bu iki süreci aynı ad altında görmek hatalıdır. Delil tespitinin amacı, suyun geldiği yerin ve zararın mevcut durumunun incelemesidir. Arabuluculuğun amacı ise onarım, tazminat, masraf paylaşımı veya gelecekteki bakım yükümlülükleri konusunda anlaşma ihtimalini değerlendirmektir. Arabuluculukta teknik raporun bulunması, tarafların anlaşmazlığı daha ölçülebilir biçimde ele almasına yardımcı olur. Ancak sırf tespit raporu hazırlandığı için arabuluculuk dava şartı kendiliğinden yerine getirilmiş olmaz. Aynı şekilde arabuluculuğa başvurulması, sızıntının kaynağının değişmesini veya hasarın genişlemesini durduran bir mahkeme kararı değildir. Avustralya’da yaşayan malik, delilin acilen korunması ile taraflara yönelik hukuki talepleri baştan ayrı planlamalıdır. Gerektiğinde ihtiyati hukuki koruma şartları da ayrıca incelenir.

HMK m.389 ihtiyati tedbir ile kalıcı çözüm aynı şey midir?

Sızıntı günlerce devam ediyor ve dairenin elektrik tesisatına ya da taşıyıcı unsurlarına zarar verme riski oluşturuyorsa geçici hukuki koruma ihtiyacı doğabilir. HMK m.389, mevcut durumda oluşacak değişiklik yüzünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya imkânsız hale gelmesi ya da gecikme sebebiyle ciddi zarar veya sakınca doğması koşullarında ihtiyati tedbir imkânını düzenler. Ancak tedbir kendiliğinden verilmez; korunacak hak ve tehlike somutlaştırılmalıdır. Uzman raporunda acil müdahale gerekçesi bulunması, iddiayı destekleyebilir. Tedbir talebinin kapsamı ölçülü olmalı, üçüncü kişilerin hakları ve uygulanabilirlik değerlendirilmelidir. Örneğin binanın bütün suyunun süresiz kesilmesi ile belirli bir arızaya erişim sağlanmasına ilişkin teknik önlem aynı sonuçları doğurmaz. Mahkeme tedbirin icrası ve gerekli güvenceyi hukuki koşullara göre belirler. İhtiyati tedbir, geçmiş dönemdeki hasarın parasal tazminine ilişkin nihai hükmün yerine geçmez; sızıntıyı durdurma veya zarar büyümesini engelleme ihtiyacına yönelik geçici bir araçtır.

Kat malikinin hâkim müdahalesi istemi ve KMK m.33

KMK m.33, kat malikinin veya onun bağımsız bölümünden sürekli yararlanan kişinin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmemesinden zarar gören malikin, ana taşınmazın bulunduğu yer sulh mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini istemesine ilişkin hüküm içerir. Bu madde aynı zamanda kat malikleri kurulu kararlarının iptali için ayrı süreler düzenlediğinden iki hukukî durumu birbirine karıştırmamak gerekir. Bir su sızıntısı dosyasında KMK m.33’e dayanılarak istenen müdahalenin amacı, ilgili yükümlülüğün yerine getirilmesine yönelik uygun kararın verilmesi olabilir. Kat malikleri kurulu kararının iptaline ilişkin bir aylık ve altı aylık sürelerin, her su kaçağı tazminat talebine doğrudan uygulandığı şeklindeki açıklama doğru değildir. Yönetim planının, ortak yer niteliğinin ve davalının hukuki sıfatının uyuşmazlığın temelini oluşturması önemlidir. Hâkim müdahalesi istemi, sırf malik Avustralya’da yaşadığı için reddedilecek bir başvuru değildir. Temsil yetkisi, tapu kaydı ve zarar gösteren belgelerle somut hukuki talep kurulmalıdır.

Arabuluculukta onarım ve tazminat nasıl ayrı yazılır?

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B/1-c ve ç, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamına alır. Bu nedenle su sızıntısına ilişkin bir dava planlanırken önce uyuşmazlığın dayandığı hukuki sebep ve arabuluculuk şartı incelenir. Arabuluculuk anlaşmasında en az üç sonuç birbirinden ayrılmalıdır: su sızıntısının hangi iş ve yöntemle durdurulacağı, geçmiş zararın hangi tutar ve tarihte karşılanacağı ve gelecekteki bakım yükümlülüğünün kime ait olacağı. Onarımın yapılacağı tarih, teknik standart ve kontrol yöntemi bulunmayan genel ifadeler yeni uyuşmazlık doğurabilir. Tazminatın doğrudan malike mi, yükleniciye mi veya sigorta kuruluşuna mı ödeneceği de açık düzenlenmelidir. Avustralya’daki malikin temsilcisine sulh ve anlaşma için gereken yetkilerin usulüne uygun verilip verilmediği ayrıca değerlendirilir. Arabuluculuk, tarafları zorunlu olarak belirli bir uzlaşmaya mecbur bırakmaz; ancak kanunda dava şartı varsa süreç hukuken tamamlanmadan esas davaya geçilmesinin usuli sonuçları bulunur.

Zarar kalemleri ve tazminatın ispatı

Su sızıntısının dairede yol açtığı ekonomik zarar tek kalemden oluşmayabilir. Duvar, tavan, parke, mutfak dolabı, elektrik tesisatı ve mobilya hasarı birbirinden ayrılır. Her kalem için olaydan önceki durum, zarar sonrasındaki teknik ölçüm, onarım bedeli ve makul piyasa verileri değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu m.49 haksız fiil sorumluluğunun temelini; m.50 zararın ve kusurun ispatına ilişkin kuralları; m.51 tazminatın kapsamı ve ödenme biçiminin belirlenmesini düzenler. Ancak tazminatın her olayda otomatik olarak bütün eşyanın yenisiyle değiştirilmesi bedeli olacağı söylenemez. Hasarın niteliği, önceki kullanım durumu ve zorunlu onarımın kapsamı incelenir. Daire kiraya verilmişse kira ilişkisinden doğan gelir kaybı iddiası da ayrı ispat gerektirir. Kiracının kendi taşınır eşyasının zarar görmesi ise malikin şahsi zararından ayrılır. Avustralya’dan iletilen faturaların hangi dönem ve arızayla ilgili olduğu açıkça belirtilmeli; soyut toplam rakam yerine belge temelli zarar çizelgesi hazırlanmalıdır.

Fotoğraf, video, nem ölçümü ve teknik kayıtlar nasıl saklanır?

Malik Avustralya’da bulunuyorsa hasar fotoğraflarını apartman görevlisi, kiracı, akraba veya teknik servis gönderebilir. Ancak fotoğrafın çekildiği tarih ve yerin doğrulanması, görüntünün gerçekten ilgili bağımsız bölüme ait olması ve hasarın kapsamının anlaşılması önemlidir. Görseller hem genel plan hem de detaylı yakın çekim olarak kaydedilmelidir. Geniş açı fotoğrafı hasarın hangi odada bulunduğunu, yakın çekim fotoğrafı kabarmanın veya ıslanmanın boyutunu gösterir. Nem ölçümü ve boru testlerinin sonuçları teknisyen tarafından yazılı raporlanmalıdır. Tamir işleminden önce mümkünse eski parçaların ve müdahale edilen bölgenin görüntüsü korunur. Video dosyasının yalnız sıkıştırılmış mesajlaşma kopyasının bulunması yerine asıl dosyanın güvenilir biçimde saklanması, delilin bütünlüğü açısından değerlidir. Ancak sırf fotoğraf çokluğu hukuki sebebi ispatlamaz; suyun nereden çıktığına ilişkin uzmanlık incelemesi gerekebilir. Özel hayat ve kişisel veri koruması gözetilerek başka kişilerin daireleri içinde izin dışı kayıt yapılmamalıdır.

Yöneticiye hangi belgelerle başvurulur?

Sızıntı ortak alandan kaynaklanıyor veya kaynağı henüz belirlenemiyorsa, bina yönetiminin bilgilendirilmesi teknik ve hukuki açıdan önemlidir. Yöneticiye yapılan yazılı bildirimde bağımsız bölümün açık adresi, hasarın ilk görüldüğü tarih, etkilenen alanlar, devam eden risk ve talep edilen teknik inceleme belirtilmelidir. Yönetim planı, ortak tesisat ve bakım kayıtları, önceki arızalara ilişkin servis raporları ve kat malikleri kurulu kararları istenebilir. Yöneticiye yalnız telefon etmekle hukuki bildirimin nasıl ve ne zaman yapıldığı her durumda ispatlanamayabilir. Gönderilen e-postanın muhatabı ve alınma kaydı, iadeli mektup veya usule uygun ihtar gibi yöntemler somut olaya göre değerlendirilir. KMK m.35, yöneticinin görevlerine ilişkin hükümlere yer verir; ancak yöneticinin varlığı tüm zararların kişisel olarak ona ait olduğu anlamına gelmez. Ortak tesisatın bakımından kaynaklanan bir sorun varsa kimin hangi hukuki sıfatla sorumlu olduğu ayrıca ortaya konur. Avustralya’daki malik, yönetime verilen talimatların ve alınan yanıtların tarihli kayıtlarını muhafaza etmelidir.

Sigorta ve DASK ödemesine ilişkin yanlış varsayımlar

Bina veya bağımsız bölüm için sigorta poliçesi bulunması, her su sızıntısı olayının sigorta kapsamında olduğu anlamına gelmez. Zorunlu deprem sigortası (DASK) ile konut sigortasının teminatları aynı değildir. Bir üst kat tesisatından gelen suyun verdiği zarar için hangi poliçenin teminat sağlayacağı poliçe türüne, riziko tanımına, özel şartlara ve olayın nedenine göre değerlendirilir. Ayrıca sigorta kuruluşunun ödeme yapması halinde rücu ve mahsup ilişkileri ayrı hukuki sorunlar oluşturabilir. Hasar tespiti sırasında sigorta eksperinin hazırladığı rapor yararlı olabilir; ancak bu rapor her zaman mahkeme bilirkişi incelemesinin yerine geçmez. Hasar bildirimi için poliçedeki bildirim yükümlülükleri ve belge listesi dikkate alınır. Avustralya’daki malikin elinde yalnız önceki yılın poliçesi varsa, olay tarihinde teminatın yürürlükte olup olmadığı öncelikle kontrol edilir. Giderildiği iddia edilen onarım bedeliyle daha önce sigortadan alınmış tutarın iki kez tazminat konusu edilmemesine dikkat edilir. Sigorta hakkına ilişkin uyuşmazlık, komşuya veya yöneticiye yöneltilecek sorumluluk iddiasından ayrı değerlendirilmelidir.

Uzaktan vekâletname, iki ofis ve mahkeme takibi

Avustralya’da yaşayan malik, Türkiye’de usulüne uygun vekâletnameyle avukat aracılığıyla delil tespiti, arabuluculuk, dava ve diğer işlemleri takip ettirebilir. Vekâletname Türk dış temsilciliğinde düzenlenebileceği gibi uygun yabancı noterlik usulüyle de hazırlanabilir; yabancı belgelerin apostil, tercüme ve şekil koşulları işlemin türüne göre kontrol edilir. Avukatın dava takibi yetkisi ile sulh, feragat ve başka özel yetki gerektiren işlemler aynı kapsamda değildir; HMK m.74’teki düzenlemeler dikkate alınır. Malik taşınmazın bulunduğu ilde bizzat yaşamasa da taşınmaz, mahkeme ve delil bağlantıları üzerinden Türkiye’de dosya açılabilir. Mersin’deki bir daire için Mersin; İstanbul’daki bir daire için ilgili İstanbul mahkeme ve icra mercileri bakımından yer ve görev kuralları belirlenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun Mersin ve İstanbul’da iki fizikî ofisi bulunur. İstanbul ofisi Maslak, Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, Sarıyer adresindedir. Mahkemenin yetkisini ofisin yeri değil uyuşmazlığın niteliği ve kanuni yetki kuralları belirler.

Onarım yapılmadan önce ve sonra işlem planı

Sızıntı öğrenilir öğrenilmez önce binanın elektrik ve yapı güvenliği bakımından acil bir tehlike bulunup bulunmadığı teknik uzmanla belirlenir. İkinci aşamada zararın mevcut durumu fotoğraf, tutanak ve teknik raporla kaydedilir; delil kaybı riski varsa HMK m.400 kapsamındaki başvuru değerlendirilir. Üçüncü aşamada suyun kaynağıyla ilgili erişim ve onarım yöntemi belirlenir. Dördüncü olarak ilgili malik, kullanıcı ve bina yönetimine uygun yazılı bildirim yapılır. Beşinci adımda onarımın gerçekten sızıntıyı durdurup durdurmadığı kontrol edilir. Altıncı adımda geçmiş zarar kalemleri ve varsa sigorta ödemeleri ayrı çizelgede gösterilir. Yedinci adım hukuki talebin niteliğine göre arabuluculuk, mahkeme müdahalesi veya tazminat yolunu değerlendirmektir. Sekizinci adım, masrafların ve yapılan ödemelerin nihai hesaplaşmasını belgelemektir. Avustralya’da bulunan malik hangi aşamanın tamamlandığını tarihli belge üzerinden izlemelidir. Sızıntı sona erse bile geçmiş ekonomik zarar ihtimali tamamen ortadan kalkmış sayılmaz; ancak iddia edilen her zarar yine ispat edilmelidir.

Somut dosyada hazırlanacak belge envanteri

Dosya için ilk belge tapu kayıt örneği ve varsa malik tarafından kiraya verilmişse kira sözleşmesidir. Sızıntıyı gösteren ilk fotoğraf ve videolar, tarihli kiracı bildirimleri, yönetici yazışmaları, boru/çatı teknik raporları, yapı planı, su tesisatı projesi ve varsa daha önceki onarım faturaları bir araya getirilir. Hasar devam ederken yapılan geçici önlemler ayrı kaydedilir; fotoğraflarda hangi odanın görüntülendiği açıkça belirtilir. Karşı bağımsız bölümün malikinin kimliği ve kiracının varlığı araştırılır; kişisel verilere hukuka aykırı yollarla erişilmez. Sigorta poliçesi, eksper raporu ve alınmış ödeme belgesi ayrı dosyalanır. Devam eden hukuki süreç varsa arabuluculuk son tutanağı, mahkeme kararı, keşif veya bilirkişi raporu ve tebligat evrakı eklenir. Avustralya’da düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de kullanılabilir nüshası ve yetki kapsamı da kontrol edilir. Teknik hasar, hukuki sorumluluk ve parasal talep delilleri üç ayrı klasörde tutulduğunda yanlış kişinin zarardan sorumlu tutulması veya aynı masrafın iki kez talep edilmesi riski azalır.

Konuyla İlgili Site İçi Yazılar

Resmî Mevzuat ve Kurum Kaynakları

Sık Sorulan Sorular

Avustralya’daki malik Türkiye’ye gelmeden su kaçağı için başvuru yapabilir mi?

Evet. Usulüne uygun vekâletnameyle Türkiye’de avukat aracılığıyla delil tespiti, arabuluculuk ve gerekli yargısal işlemler yürütülebilir.

Üst daireden su geldiği görülüyorsa üst kat maliki kesin sorumlu mudur?

Hayır. Özel tesisat, ortak kolon, çatı ve diğer kaynaklar teknik olarak ayrılmalı; hukuki sorumluluk buna göre belirlenmelidir.

Kat Mülkiyeti Kanunu m.19 hangi sorumluluğu düzenler?

KMK m.19, kat malikinin kusuruyla ana taşınmaza veya diğer bağımsız bölümlere verdiği zarardan diğer maliklere karşı sorumluluğunu düzenler.

Apartmanın ana su borusu patlarsa gideri kim karşılar?

Ortak yer niteliği, KMK m.4 ve m.20 ile yönetim planı ve olayın koşullarına göre belirlenir; zarar sorumluluğu ayrıca incelenir.

Delil tespiti neye yarar?

HMK m.400 çerçevesinde ileride kullanılacak delilin kaybolma veya elde edilmesinin güçleşme riski bulunan durumlarda korunmasına yarar.

Su sızıntısı için arabuluculuk gerekir mi?

KMK ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda 6325 sayılı Kanun m.18/B/1-c ve ç uyarınca dava şartı arabuluculuk değerlendirilir.

Kiracı tarafından açılan bir musluk zarara sebep olmuşsa ne olur?

Fiilî kullanıcı, malik, özel tesisat ve kusur bağlantısı ayrı araştırılır; tek kişi otomatik sorumlu sayılmaz.

DASK her su kaçağını karşılar mı?

Hayır. Zorunlu deprem sigortası ile konut sigortasının teminatları farklıdır; poliçe koşulları ve olayın sebebi incelenir.

Sızıntının durdurulması için ihtiyati tedbir istenebilir mi?

HMK m.389’daki koşullar ve somut tehlike ortaya konulursa ihtiyati tedbir talebi değerlendirilebilir; karar otomatik değildir.

Yönetim hiçbir işlem yapmazsa hangi kanun maddesi incelenir?

KMK m.33’teki hâkim müdahalesi ve m.35’teki yönetici görevleri, arızanın hukuki niteliğiyle birlikte incelenir.

Boya ve parke masrafı için hangi belgeler gereklidir?

Hasar fotoğrafları, teknik rapor, gerçek onarım faturaları ve olayla nedensellik bağlantısı gösteren belgeler gereklidir.

İstanbul’da yaşayan komşuya karşı Mersin’de dava açılabilir mi?

Görev ve yetki uyuşmazlığın niteliğiyle belirlenir; kat mülkiyetinden kaynaklanan hâkim müdahalesinde ana taşınmazın bulunduğu yer önemlidir.

Yazar ve Hukuki İnceleme

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No:3472, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Mersin ve İstanbul fizikî ofisleri.

Dayanaklar: KMK m.4, 18, 19, 20, 33, 35; TBK m.49–51; HMK m.389, 400 ve devamı, m.74; 6325 sayılı Kanun m.18/B. Avustralya’da bulunan kişilerin Türkiye’deki hukuki işlemlerini takipte her iki ofis hizmet vermektedir. Bu yazı genel hukuki bilgilendirmedir; dosya sonucuna ilişkin taahhüt içermez. İletişim ve büro bilgileri.

Mevzuat ve editör kontrol tarihi: 1 Kasım 2026.

Mersin ofisi – harita

İstanbul ofisi – harita

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp