B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avustralya’da Tescilli Marka Türkiye’de Nasıl Korunur?

Kısa ve net cevap: Avustralya’daki IP Australia marka tescili Türkiye’de kendiliğinden tescil edilmiş bir marka hakkı yaratmaz. WIPO’ya göre markalar ülkesel haklardır. Türkiye’deki koruma, Türk tescili veya Türkiye’ye etkili Madrid Sistemi koruması gibi uygun kayıtlardan araştırılır. Hak mevcutsa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.7 ve 29 kapsamında izinsiz marka kullanımı; m.149 ve 159 kapsamında hukuki talepler ve tedbir; m.150–151 kapsamında zarar; m.30 kapsamında ceza şartları incelenir.

Kısa özet: Avustralya markası için Türkiye’deki haklar

BaşlıkHukukî dayanak
Uluslararası korumaWIPO Madrid Sistemi: Türkiye’yi belirleme ve hak statüsünü doğrulama
Maddi marka hakkıSMK m.7: tescilden doğan hak; m.29: tecavüz sayılan fiiller
Orijinal ürünSMK m.152: hakkın tüketilmesi ve değiştirilmiş/kötüleştirilmiş ürün ayrımı
Hukuki taleplerSMK m.149: tespit, önleme, durdurma, kaldırma ve zarar
TedbirSMK m.159: ülkedeki ihlal veya ciddi hazırlığı ispat şartı
Zarar hesabıSMK m.150–151: tazminat ve yoksun kalınan kazanç
CezaSMK m.30/5–6: Türkiye tescili şartı ve şikâyete bağlılık
Avustralya marka tescilinin Türkiye'de korunması için TÜRKPATENT, WIPO Madrid ve SMK marka hakkı incelemesi
Avustralya marka tescili ve Türkiye’deki koruma durumunun ayrı incelenmesi gerekir.

Korumanın unsurları ve delil tablosu

İnceleme alanıGerekli kayıt
Avustralya hakkıIP Australia tescil ve hak sahibi kaydı
Türkiye hakkıTÜRKPATENT veya WIPO Madrid ülke koruma durum kaydı
İhlal iddiasıÜrün, işaret, satış yeri, tarih ve ticari delil
Hak sahibiŞirket sicili, marka devri ve lisans belgeleri
TalepTecavüzün durdurulması, tedbir, zarar veya diğer hukuki işlem

1. Avustralya marka tescili Türkiye’de otomatik koruma sağlar mı?

Avustralya’da bir markayı IP Australia nezdinde tescil ettiren kişi, aynı işareti Türkiye’de de kendiliğinden tescilli marka olarak ileri süremez. Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü WIPO, marka haklarının ülkesel nitelikte olduğunu ve kural olarak tescilli oldukları ülke veya bölgede korunduğunu açıkça belirtir. Avustralya tesciliyle Türkiye’deki tescil, aynı markaya ilişkin olsalar bile farklı ülkesel koruma sonuçları doğurur. Avustralya’da yaşayan Türk girişimcinin ticari faaliyetini veya ürün tedarikini Türkiye’ye taşırken ilk kontrolü her iki ülkedeki marka hakkını ayrı ayrı doğrulamak olmalıdır.

Türkiye’de koruma, doğrudan Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde geçerli tescil veya Türkiye’ye yöneltilmiş Madrid Sistemi koruması gibi uygun bir hukuki zemine dayanabilir. Türkiye’de tescili olmayan yabancı işaretlerin başka kanun hükümleri veya uluslararası yükümlülüklerden doğan özel koruma olasılıkları ayrı konu olmakla birlikte, Avustralya marka belgesini her durumda Türkiye siciline işlenmiş saymak doğru değildir. Marka sahibinin Avustralya’da nerede yaşadığı yerine korumanın ülkesel kapsamı ve işaretin ilgili mal-hizmet sınıfı esas alınır.

2. Madrid Sistemi neden Avustralya’daki marka sahibi için önemlidir?

WIPO’nun Madrid Sistemi, birden fazla ülkede marka koruması talep etmek için merkezi bir uluslararası başvuru ve yönetim yoludur. Ancak “uluslararası tescil”, bütün dünyada ülkelerden bağımsız tek ve sınırsız marka hakkı anlamına gelmez. WIPO, uluslararası tescilin seçilen veya sonradan seçilen üye ülkelerde bunların kendi mevzuatlarına göre etki doğurduğunu açıklar. Başvuru sahibi Avustralya kaynak ofisinden uygun temel başvuru veya tescile dayanarak sistemin koşulları içinde başka ülkelerde koruma isteyebilir.

Türkiye’nin koruma talep edilen ülke olarak belirlenmesi ve ilgili karar süreci ayrı kontrol edilmelidir. Avustralya’da markanın sahibi olan kişi Madrid başvurusunda yalnız farklı ülkeleri seçmiş, Türkiye’yi seçmemiş olabilir. Bu durumda başvurunun varlığı tek başına Türkiye’deki ürünler üzerinde tescile dayalı hak vermez. Türkiye marka tescili ve yurt dışı marka ihlali rehberi genel sorgulama yolunu açıklar; bu inceleme özellikle Avustralya menşeli markanın Türkiye korumasına odaklanır.

3. Türkiye’yi ülke olarak belirlemek tek başına kesin sonuç mudur?

Madrid Sistemi üzerinden Türkiye’nin belirlenmiş olması önemli bir usul adımıdır; ancak Türkiye’de korumanın fiilen mevcut olup olmadığını tespit etmek için başvuru ve uluslararası sicil kayıtları birlikte okunur. WIPO, her belirlenmiş tarafın marka korumasını kendi hukukuna göre incelediğini belirtir. Belirli bir itiraz, geçici ret veya koruma durumuna ilişkin kayıt bulunuyorsa dosyanın güncel hukukî statüsü üzerinden değerlendirme yapılmalıdır. Başvurunun ilk gönderim tarihi ile korumanın belirli sınıflarda kabul edilmiş olması aynı bilgi değildir.

Örneğin Avustralya’da giyim ürünleri için tescilli bir marka, uluslararası başvuruda Türkiye’yi seçmiş ama ilgili mal veya hizmet listesi Türkiye’de ticaretine konu olan farklı ürünleri kapsamamış olabilir. Olası hak iddiasında işaretin biçimi kadar tescil edilmiş mal-hizmet listesi de incelenir. WIPO veri tabanındaki durum, Türk sicilindeki kayıt ve ilgilinin belge örnekleri karşılaştırılır. Sadece danışmanlık şirketinden gelen “dünya markası” başlıklı tanıtım belgesine dayanılarak kesin hukuki sonuç ilan edilmez.

4. 6769 sayılı Kanun’un 7. maddesi neyi korur?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.7, marka tescilinden doğan hakların kapsamını ve marka sahibinin izni dışında belirli işaret kullanımlarını önleme yetkisini düzenler. Aynı veya benzer işaretlerin aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde karıştırılma ihtimali oluşturacak biçimde kullanılması değerlendirmeye girer. Tescilin sağladığı koruma, marka sahibinin Türkiye’de işaretle bağlantılı hangi ticari kullanımı yasaklayabileceği bakımından temel maddi hukuk kaynağıdır.

İhlal iddiasında Avustralya’daki marka sahibinin paylaştığı logonun resim dosyasından fazlası gerekir. Türkiye’deki korumanın hak sahibi, sicildeki işaret, sınıflar, ilgili mal veya hizmetler ve karşı tarafın hangi işareti hangi ticari faaliyet içinde kullandığı gösterilir. Aynı kelimenin farklı alandaki her görünümünü otomatik ihlal saymak kanundaki koşulları göz ardı eder. Ürün etiketi, çevrim içi satış sayfası, fatura, ithalat kaydı ve reklam örneği, hangi ticari kullanımın ileri sürüldüğüne göre belgelenir.

5. SMK 29 marka hakkına tecavüzü nasıl tanımlar?

Sınai Mülkiyet Kanunu m.29/1-a, markanın sahibinin izni olmadan m.7’de belirtilen biçimlerde kullanılmasını; (b) bendi markanın veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin taklidini; (c) bendi ise belirli bilgi koşullarıyla tecavüz ürünü satış, dağıtım, ithalat veya ihracat gibi ticari işlemleri marka hakkına tecavüz sayar. Bu maddede “marka sahibinin izni” ve kullanılan işaretin niteliği açıkça önem taşır. Türkiye’deki satıcının Avustralya’daki markanın aynı ismine benzer kelimeyi kullanması iddiası, somut kayıtla incelenmelidir.

Markanın taklit edildiğine ilişkin değerlendirme, önceden hak sahibi olunduğunu gösteren belge ve gerçek kullanım deliliyle desteklenir. E-ticaret ilanı, ticari stok etiketi ve faturada marka kullanımı farklı olgulardır; her biri kayda alınır. Türkiye’deki ürünün orijinal, izinli veya hak sahibi tarafından piyasaya sunulmuş olup olmadığı da önemlidir. Sadece “Avustralya’da benim markam var, tüm Türk satıcıları dava edebilirim” biçimindeki genel iddia SMK m.7 ve m.29 koşullarını kendiliğinden yerine getirmez.

6. Taklit ürün ile orijinal ürünün yeniden satışı neden ayrılır?

Gerçekten taklit edilmiş bir marka işaretini taşıyan mal ile hak sahibinin veya yetkili kişinin piyasaya sunduğu orijinal markalı ürün aynı hukuki statüde değildir. SMK m.152/1, hak sahibi veya onun izni ile piyasaya sunulan korumaya konu ürünlere ilişkin belirli fiillerin hakkın kapsamı dışında kaldığını düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, marka sahibinin bu malların değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılmasını önleme hakkını saklı tutar.

Avustralya’daki marka sahibi Türkiye’de satılan ürünün gerçekten kendi üretimi olup olmadığını önce doğrulamalıdır. Orijinal ürün başka dağıtıcı tarafından getirildiyse marka hakkına tecavüz ile ticari dağıtım sözleşmesindeki ihlal ayrı başlıklar hâlinde incelenir. SMK m.152 orijinal markalı ürün ve paralel ithalat incelemesi bu ayrım için tamamlayıcıdır. Ürünlerin fotoğrafı kadar seri numarası, satıcı ve tedarik zinciri belgeleri de önemlidir.

7. Türkiye’de tescili olmayan Avustralya markası ne yapabilir?

Avustralya’da marka tescili bulunmasına rağmen Türkiye’de aynı kapsamda korunma henüz sağlanmamışsa, önce Türkiye’deki sicil ve WIPO koruma durumu araştırılır. Başka birinin daha önce benzer işaret için Türkiye’de başvurusu veya tescili bulunması olasıdır. Bu durumda önceki haklar, marka başvurusuna itiraz, hükümsüzlük ve başka fikrî mülkiyet veya haksız rekabet hükümleri farklı koşullara bağlı olabilir. İşaretin Avustralya’da meşhur olduğunun ileri sürülmesi tek başına her Türk başvurusunun otomatik iptali değildir.

Bu nedenle hukuk stratejisi doğrudan “taklit ürünleri toplatalım” cümlesiyle başlamaz. Önce hangi ülkede hangi tarihten beri hangi hakka dayanıldığı belirlenir. Hak tesisine ilişkin işlem gerekiyorsa TÜRKPATENT ve Madrid prosedürleri karşılaştırılır. Karşı tarafın Türkiye’deki tescili nedeniyle uyuşmazlık doğmuşsa başvuru tarihi, mal-hizmet kapsamı, önceki hak dayanakları ve usul yolları ayrıca incelenir. Avustralya belgesinin varlığı bir delildir; Türk marka sicili statüsünün yerine geçmez.

8. Marka sahibi kimdir, Türkiye’de dava hakkı kimdedir?

Avustralya’daki gerçek kişi veya şirketin markayı geliştiren kurucu olması ile sicilde kayıtlı hak sahibi olması her zaman aynı şey değildir. Hak sahipliği, şirket birleşmesi, devir, lisans ve temsil kayıtları incelenir. Türkiye’deki korunmanın hak sahibi ile Avustralya kaynak tescilinin sahibi farklı unvanlarda görünebilir. Hukuki başvuru için hangi tüzel kişinin gerçekten hak sahibi olduğu, hangi sınıflarda hak tanındığı ve korunma tarihleri belirlenmelidir.

SMK m.158, lisans alanların dava hakkına ilişkin özel bir düzenleme içerir. Bu nedenle markayı Türkiye’de dağıtan her acentenin tek başına marka sahibinin tüm haklarıyla dava açabileceği varsayılmaz. Marka lisansı alanın dava ve tedbir hakkı

9. İnternette taklit markayı gösteren deliller nasıl korunur?

Türkiye’deki bir e-ticaret sitesinde Avustralya’daki markaya benzer işaretli ürünün satıldığı ileri sürülüyorsa ilan bağlantısı, satıcı unvanı, ürün kodu, fiyat, ekran içeriği ve tarih kaydedilmelidir. İnternet sayfasının yalnız adresinin saklanması, sonradan değiştirilmiş bir ilanın içeriğini tek başına ispatlamayabilir. Ticari ürünün fiilen temin edilmesi, ambalajın fotoğraflanması ve satıcı faturasının dosyalanması, ihlal konusu işaretin hangi ürüne nasıl uygulandığını açıklamaya yardımcı olur.

Öte yandan delil toplanırken hukuka aykırı erişim veya sistem şifresinin elde edilmesi gibi yöntemlere başvurulmaz. Herkese açık ilanla özel ticari kayıtlar arasında ayrım vardır. Hukuki usule uygun delil tespiti ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi, somut ihtiyaca göre değerlendirilir. Delilde ürünün orijinal olduğu anlaşılıyorsa taklit iddiasıyla sınırlı inceleme yeniden düzenlenmelidir. Markanın tescilli sınıfıyla ihlal iddia edilen ürünün ilişkisi delil tablosunda ayrıca gösterilir.

10. SMK 149 kapsamında hangi hukuk davaları gündeme gelir?

SMK m.149/1, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin mahkemeden isteyebileceği sonuçları sayar. Bunlar arasında tecavüzün tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, fiillerin durdurulması, tecavüzün kaldırılması, maddi ve manevi zararın tazmini ile maddede belirtilen ürün ve araçlara yönelik belirli talepler bulunur. Ancak her başvuruda bütün seçeneklerin hiçbir koşul aranmadan aynı anda kabul edileceği söylenemez; hakkın ve ihlalin niteliği talebi belirler.

Avustralya’daki kişi bakımından ilk soru belirli ürünün Türkiye’de satılmaya devam edip etmediği ve hangi korumanın hedeflendiğidir. İhlali durdurma ile geçmiş satışlardan zarar isteme farklı ispat konularıdır. İmha veya elkoyma gibi sonuçlar, m.149’daki koşullar ve orantılılıkla birlikte ele alınmalıdır. Sadece telafisi olmayan zarar kaygısı dile getirmek, fiili ve hak sahipliğini ortaya koyan belgelerin yerini tutmaz. Dava dilekçesinde istenen her sonucun ayrı hukuki maddesi ve maddi dayanağı açıklanır.

11. SMK 159 ihtiyati tedbire hangi koşullarda izin verir?

SMK m.159/1, bu Kanuna göre dava açma hakkı bulunan kişinin, ülke içinde kendi sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden kullanımın gerçekleştiğini veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat ederek hükmün etkinliğini sağlamak için ihtiyati tedbir isteyebileceğini düzenler. İkinci fıkra, fiillerin önlenmesi veya durdurulması ve belirli ihlal ürünlerinin Türkiye’de ya da gümrük ve serbest bölge gibi alanlarda bulundukları yerde saklanmasına yönelik tedbirleri açıklar.

İhtiyati tedbir bir davayı kazandığını gösteren kesin karar değildir. Hak sahibi Türkiye’ye korunmuş marka statüsünü, ihlal edilen işareti ve söz konusu ticari kullanımı mahkemeye açıklamalıdır. Ürünlere ilişkin kimlik ve yer bilgisi yoksa fiili koruma talebinin uygulanması da sorunlu hâle gelebilir. İkinci fıkranın diğer ürünlerin üretimini gereksiz engellememe yönündeki sınırı, tedbirin kapsamının belirlenmesinde önemlidir. Fuar ortamındaki taklit ürün ve tedbir

12. Türkiye’de ürün gümrükte yakalanırsa ne değişir?

Marka ihlaline konu ürünün Türkiye’ye girişi veya Türkiye’den çıkışı aşamasında bulunması, özel gümrük fikrî mülkiyet prosedürlerini gündeme getirebilir. Bununla birlikte gümrük işlemi ile mahkemenin SMK m.149 veya m.159 kapsamında verdiği tedbir kararı aynı belge değildir. Marka sahibinin talebinde hangi ürünün korunmuş işareti ihlal ettiği, gümrükteki sevkiyatın hangi firmaya ait olduğu ve ürünün gerçekten şüpheli olup olmadığı belgelenmelidir.

Avustralya’daki marka sahibinin Türkiye’deki fason üreticiyle uyuşmazlığı varsa ürünlerin ihracat öncesinde depoda bulunması ayrı delil ihtiyaçları doğurur. Gümrükte marka ihlaliyle alıkonulan eşya

13. SMK 150 ve 151 uyarınca zarar hangi esaslarla incelenir?

SMK m.150, sınai mülkiyet hakkına tecavüz fiillerini işleyenlerin hak sahibinin zararını tazmin yükümlülüğünü düzenler. SMK m.151/1 zararın fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsadığını belirtir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında yoksun kalınan kazancın hesaplanmasına ilişkin hak sahibinin seçimine bağlı yöntemler yer alır: ihlal olmasa elde edilebilecek muhtemel gelir, ihlal edenin net kazancı veya hukuka uygun bir lisans verilse ödenmesi gereken bedel.

Avustralya’da tescilli marka sahibi Türkiye’deki satıştan kaynaklı zarar iddia ederken Avustralya satış geliri ile Türkiye’de hukuken korunan işarete ilişkin zarar olgusunu karıştırmamalıdır. Türkiye’deki satış adedi, fiyat, net gelir, gerçek lisans emsalleri ve marka kullanımının ekonomik önemi belgeyle incelenir. “Her taklit ürün için sınırsız ceza bedeli ödenir” gibi kanunda bulunmayan bir kural kurulmaz. SMK m.150/3, zarar miktarını belirleme bakımından ilgili belgelerin mahkemeye sunulması talebini de düzenler.

14. Ceza şikâyetinde SMK 30 neyi şart koşar?

SMK m.30/1 marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek maddede sayılan mal ve hizmet işlemlerini gerçekleştiren kişiler bakımından ceza hükmünü düzenler. Ancak aynı maddenin beşinci fıkrası, ilgili suçlardan dolayı cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye’de tescilli olması şartını açıkça belirtir. Altıncı fıkra soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlı olduğunu söyler. Dolayısıyla Avustralya tescili bulunup Türkiye’de koruması henüz doğrulanmamış bir işaret için Türk ceza suçunu otomatik oluşmuş saymak doğru değildir.

Ceza yolunda ihlalin maddi unsurları, koruma statüsü ve şikâyet hakkı ayrı değerlendirilir. SMK m.30/1’in yaptırımı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası şeklinde düzenlenmiştir; fakat bu, her şikâyette mahkûmiyet olacağı anlamına gelmez. Hukuki tedbir, tazminat ve ceza şikâyeti farklı usul koşullarına bağlıdır. Avustralya’da bulunmak hak sahibinin dosyaya belge sunmasını engellemese de temsil, gerekli vekâlet ve belge koşullarıyla birlikte ele alınır.

15. Markanın beş yıl kullanılmaması niçin önemlidir?

SMK m.9, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan veya kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markalara ilişkin iptal sonucunu düzenler. SMK m.29/2 ise m.19/2’deki kullanmama savunmasının tecavüz davalarında defi olarak ileri sürülebilmesini ve beş yıllık sürede dava tarihinin esas alınmasını belirtir. Bu nedenle Türkiye tescili bulunsa bile markanın kullanım durumu uyuşmazlıkta önem kazanabilir.

Avustralya’da aktif reklam ve satış yapılmış olması, her durumda Türkiye’de ciddi kullanım bulunduğunu tek başına göstermez. Türkiye’ye yönelik ticari kullanım, satış, fatura, reklam veya yetkili kullanım belgeleri incelenir. Kullanımın markanın tescilli mal veya hizmetleriyle bağlantısı kurulur. Marka tecavüzünde kullanmama defi

16. Türkiye’deki karşı taraf da marka tescil ettirmişse?

Türkiye’de karşı tarafın sonraki veya önceki tarihli bir marka tescili bulunması, uyuşmazlığı yalnız iki logonun görsel benzerliğinden çıkarıp sicil haklarının çatışmasına dönüştürür. SMK m.155, sonraki tarihli bir tescilin önceki tarihli hakka tecavüz davasında savunma olarak ileri sürülmesini belirli ölçüde sınırlar. Bununla birlikte hangi hakka hangi tarihte dayanıldığı ve varsa önceki hak veya hükümsüzlük uyuşmazlığı somut belgelerle belirlenmelidir.

Avustralya’da markayı kullanan kişinin Türkiye’deki başka bir kişi adına tescil bulunduğunu görmesi, o tescilin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. İlk kullanım, başvuru tarihi, Türkiye’deki koruma statüsü, kötü niyet iddiası ve tescile itiraz veya hükümsüzlük yolları kendi kurallarıyla incelenir. SMK m.155 tescilli marka savunması

17. Avustralya şirketinden hangi belgeler istenir?

Marka hakkını ileri süren Avustralya şirketinin güncel unvanı, şirket sicil kaydı, hak sahibi olduğunu gösteren marka tescili, WIPO uluslararası kayıtları ve Türkiye’nin seçildiği koruma durumuna ilişkin çıktılar toplanır. Türkiye’de markayı kullanan yetkili dağıtıcı veya lisans alan varsa lisans ve yetki belgeleri dosyaya eklenir. İhlal edildiği belirtilen ürün veya hizmetin açık tanımı, ticari satış kanalı ve delil tarihi yazılır.

Uluslararası şirketler grubunda markanın bir ana şirket, dağıtım sözleşmesinin başka bir grup şirketi adına olması sık görülebilir. Hukuki başvurunun hak sahibi sıfatına dayandığı kişiyle fiilen zarara uğradığını ileri süren şirketin farklı olması, dava stratejisini etkiler. Bu durum sözleşmelerin ve ticaret sicillerinin yalnız isim benzerliğiyle değil, yetki ve hak zinciri üzerinden okunmasını gerektirir. Belgelerin Avustralya’dan gönderilmiş olması temsil yetkisi ve asıllık sorunlarını tek başına çözmez.

18. Yabancı vekâletname ve Türkiye’de dava takibi

Avustralya’da yaşayan marka sahibi Türkiye’de bir avukata vekâlet vererek işlemlerini takip ettirebilir. Türkiye Cumhuriyeti dış temsilciliklerinde düzenlenen vekâletname hizmeti ile Avustralya yerel makamı önünde hazırlanan belgenin tasdik işlemi ayrı usuller içerir. 1961 Lahey Apostil Sözleşmesi resmî belgelerin tasdikine ilişkin kolaylık sağlar; vekâletnamede bulunmayan bir hukuki yetkiyi otomatik olarak yaratmaz. Mahkemede vekâletname ibrazı bakımından 6100 sayılı HMK m.76 incelenir.

Marka sahibi gerçek kişi değil Avustralya şirketiyse vekâleti veren kişinin şirket adına imza yetkisi ayrıca belgelenir. Tescil başvurusunu yürütme, ihlal davası açma, sulh yapma veya başka tasarruf işlemleri aynı temsil yetkisi değildir. İşlemin türüne uygun vekâlet metni hazırlanır. Avustralya’daki bir çevrim içi yetkilendirme mesajının, Türk mahkemesinin aradığı usul belgeleriyle her zaman aynı sonuç doğurduğu ileri sürülmez.

19. Türkiye’deki fason üreticinin fazla üretimi ayrı bir sorun mudur?

Avustralya markası için Türkiye’de fason üretim yaptırılmışsa üretim sözleşmesindeki lisans, üretim adedi ve artık ürünlerin imhası veya iadesine ilişkin hükümler önemlidir. Türk fabrikanın siparişte kararlaştırılandan fazla markalı ürün üretip bunları izinsiz satması iddiası, hem marka hakkına tecavüz hem sözleşme borçlarının ihlali yönünden incelenebilir. Bu iki talebin maddi ve hukuki koşulları aynı değildir; şirketler arasındaki sözleşmede işaret kullanımına verilen izin kapsamı belirlenmelidir.

Fason üretici elindeki ürünlerin marka sahibi tarafından yetkilendirildiğini ileri sürüyorsa yazılı sipariş, miktar, üretim ve teslim belgeleri karşılaştırılır. Hak sahibinin gerçek izni dışında markayı taşıyan stokun ülke içinde satıldığı kanıtlanmadan yalnız fazla üretim iddiası her hukuki sonucu kendiliğinden doğurmaz. Fason üreticinin sipariş fazlası markalı ürünleri satması

20. Mersin ve Türkiye genelinden marka hakkının takibi

Avustralya’da ikamet eden marka sahibinin Türkiye’deki koruma dosyası hazırlanırken TÜRKPATENT ve WIPO kayıtları, ihlal iddiasına konu ürünler ve ilgili ticaret kayıtları birlikte incelenir. Şikâyet veya dava için hangi ilde işlem yapılacağı, fiilin yeri, davalı ve uygulanacak görev ve yetki kurallarıyla bağlantılıdır. Marka sahibinin Avustralya adresi Türkiye’deki bütün işlemler için otomatik olarak Mersin mahkemesini yetkili kılmaz.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yönetilir ve koordine edilir. İçerik, korumaya ilişkin kanun yollarını açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Her dosyada önce markanın Türkiye’deki hukuki statüsü, ardından tecavüzün unsurları ve somut deliller incelenmelidir. Genel tanıtım ifadesi veya sonuç garantisi hukuki incelemenin yerini tutmaz.

21. Son kontrol: Avustralya marka dosyası hangi durumda kapanır?

Dosyanın ilk sonunda Türkiye’de markanın gerçekten korunup korunmadığı, hangi işaret ve sınıflarla korunduğu yazılır. İkinci aşamada iddia edilen kullanım, tespit edilebilen ürün veya hizmetlerle ve SMK m.7–29 koşullarıyla karşılaştırılır. Üçüncü aşamada hak sahibinin mahkemeden hangi hukuki korumayı istediği belirlenir: ihlalin durdurulması, önlenmesi, tedbir, tazminat veya belirli bir ceza şikâyeti. Bu başlıklar birbirine karıştırılmamalıdır.

Bir ürünün internet ilanının kaldırılması, tüm ihlal konularının kendiliğinden sona erdiği veya tazminatın ödendiği anlamına gelmez. Aynı şekilde marka sahibinin tek ihtar göndermesi kesinleşmiş mahkeme kararı değildir. Karşı tarafın satışını durdurması, ürünün toplatılması, mahkemece tedbir verilmesi ve nihai karar ayrı delillerle kayıt altına alınır. Avustralya’daki girişimci açısından hukuki sonucun doğru değerlendirilmesi, ülkesel hak, sicil, kullanım ve usul aşamalarının ayrı tutulmasına dayanır.

Sık sorulan sorular

Avustralya’da tescilli marka Türkiye’de otomatik tescilli olur mu?

Hayır. Marka hakları ülkeseldir. Türkiye’de geçerli tescil veya Türkiye’ye etkili uluslararası koruma ayrı doğrulanır.

Madrid Sistemi tek başına her ülkede koruma sağlar mı?

Hayır. WIPO Madrid Sisteminde belirlenen ülke veya bölgelerde ilgili yerel hukuk kapsamında koruma değerlendirilir.

Türkiye’de marka kullanımını önleme hakkı hangi maddede?

6769 sayılı SMK m.7, tescilden doğan hakların kapsamını ve belirli izinsiz kullanımları önleme yetkisini düzenler.

Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller hangi maddede?

SMK m.29, izinsiz marka kullanımı, taklit ve maddede sayılan diğer ticari fiilleri düzenler.

Tescilli orijinal ürün yeniden satılırsa her zaman ihlal olur mu?

Hayır. SMK m.152 hakkın tüketilmesini düzenler; değiştirilmiş veya kötüleştirilmiş ürünlere ilişkin istisna değerlendirilir.

Marka ihlalinin durdurulması için hangi hüküm uygulanır?

SMK m.149, tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve diğer belirli hukukî talepleri düzenler.

İhtiyati tedbir hangi maddede düzenlenir?

SMK m.159, ülkedeki ihlal veya ciddi hazırlıkların ispatıyla ihtiyati tedbir talebinin şartlarını düzenler.

Tazminatta hangi kanun maddeleri esas alınır?

SMK m.150 zararın tazminini, m.151 ise fiili kayıp ve yoksun kalınan kazanç hesaplarını düzenler.

Türkiye’de tescil yoksa SMK 30 ceza yaptırımı otomatik uygulanır mı?

Hayır. SMK m.30/5 marka suçundan cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye’de tescilli olması koşulunu belirtir.

Marka hakkına tecavüz suçu şikâyete bağlı mıdır?

Evet. SMK m.30/6 soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlı olduğunu söyler.

Tescil edildiği hâlde marka yıllarca kullanılmadıysa ne olur?

SMK m.9 ciddi kullanım eksikliğine ilişkin iptal koşullarını, m.29/2 ise tecavüz davasındaki kullanmama defini düzenler.

Avustralya şirketi Türk avukat görevlendirebilir mi?

Evet. Yetkiyi gösteren şirket belgeleri ve usulüne uygun vekâletnameyle Türkiye’deki işlemler takip edilebilir.

Resmî mevzuat ve kurum kaynakları

Kaynak kontrol tarihi: 29 Ekim 2026. Bu yazı, Türkiye’deki hak statüsü doğrulanmamış bir Avustralya tescilinin kendiliğinden Türk tescili gibi kabul edilmeyeceğini açıklayan bilgilendirme metnidir. İhlal, tescil ve yargılama koşulları somut sicil ve delille değerlendirilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp