B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bağlı Kredi Nedir? Bankanın Sorumluluğu ve 5 Başvuru Adımı

Bağlı kredi, belirli bir mal veya hizmet alımını finanse eden ve tedarik sözleşmesiyle ekonomik birlik oluşturan tüketici kredisidir. 6502 sayılı Kanun m.30, teslim veya ifa sorunu karşısında sözleşmeden dönme ve bedel indirimi hakları için kredi verene de müteselsil sorumluluk yükler. Bankanın bu kapsamdaki sorumluluğu kullanılan kredi tutarıyla ve kanundaki başlangıç tarihinden itibaren bir yılla sınırlıdır. Satıştan cayma bildiriminin cayma süresi içinde ayrıca bankaya yöneltilmesi gerekir.

Satış ve kredi belgeleri birlikte incelenir. Temsilî görsel.

Bağlı kredi nedir, tüketiciye hangi ek korumayı sağlar?

Bağlı kredi, belirli bir malın veya hizmetin alınmasını finanse eden ve o alışveriş sözleşmesiyle ekonomik birlik oluşturan tüketici kredisidir. Hukuki tanım 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.30/1’de yer alır. Kredinin yalnızca alışveriş günü kullanılması yeterli değildir. Finansmanın belirli tedarik işlemine yönelmesi ve satışla kredi arasında kanunun aradığı bağın bulunması gerekir. Aynı gün imzalanmış iki belgenin varlığı incelemenin başlangıcıdır; hukuki niteliğin tek başına kesin kanıtı değildir.

Bu ayrımın sonucu somuttur: mal hiç teslim edilmez veya gereği gibi teslim edilmezse, kanundaki koşullarla sözleşmeden dönme ya da bedel indirimi talebinde kredi veren de sorumludur. Tüketici yalnız satıcının ödeme gücüne bağlı kalmaz. Ancak bankanın sorumluluğunun kapsamı, tutarı ve süresi sınırsız değildir. Her banka kredisiyle yapılan alışverişte aynı sonuca varılmaz. Başvuru, satıştaki sorunla finansmanın bu satışa bağlılığını birlikte ortaya koymalıdır.

Örneğin bir mağazada seçilen belirli beyaz eşya için mağazanın aracılığıyla kredi sözleşmesi hazırlanması ile kişinin kendi bankasından aldığı serbest ihtiyaç kredisini daha sonra beyaz eşya almak için kullanması farklıdır. Birinci olayda satıcı ile kredi veren arasındaki hazırlık ve finansman ilişkisi incelenir. İkinci olayda yalnız paranın ürüne harcanması, bağlı kredi niteliğini tek başına kurmaz. Bankanın ürün seçimine veya tedarik sözleşmesine katılımı belgelerle açıklanır.

Bu rehber, 6502 m.30 kapsamındaki mal ve hizmet finansmanını ele alır. Konut finansmanında bağlı kredi için m.35’te ayrı düzenleme vardır. Ayrıca krediyle birlikte sigorta yaptırılması da bu yazıdaki bağlı kredi kavramıyla aynı değildir. Sigorta priminin iadesine ilişkin açıklamalar krediye bağlı sigorta primi iadesi sayfasında bulunmaktadır. Birbiriyle bağlantılı ürünlerin her biri için aynı maddeyi kullanmak yerine sözleşmenin konusu belirlenir.

Ekonomik birlik hangi üç durumda kabul edilir?

6502 sayılı Kanun m.30/2, ekonomik birliğin kabul edileceği üç durumu sayar. Bunlardan en az birinin bulunması yeterlidir; üçünün birlikte ispatlanması aranmaz. Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği m.19 aynı ayrımı düzenler. Kontrol, reklamda kullanılan “alışveriş kredisi” etiketinden başlayıp orada bitmez; sözleşmelerin kurulma biçimi ve içerikleri incelenir.

  1. Satıcı veya sağlayıcının finansmanı sağlaması: Malı satan ya da hizmeti sunan tarafın tüketici için krediyi finanse ettiği durumdur. Satış bedeli ve finansman ilişkisi birlikte değerlendirilir.
  2. Kredi verenin satıcının hizmetinden yararlanması: Finansmanı üçüncü kişi sağlarken kredi sözleşmesinin hazırlanması veya imzalanması için satıcının ya da sağlayıcının hizmetlerinden yararlanılmasıdır. Mağazada toplanan kredi başvurusu ve sözleşme belgeleri bu nedenle önem taşır.
  3. Belirli mal veya hizmetin kredi sözleşmesinde açıkça gösterilmesi: Finansman sözleşmesinde belirli tedarikin tanımlanmasıdır. Ürün, sipariş, hizmet paketi ve satıcı bilgilerinin belgeyle eşleştirilmesi gerekir.

Bir otomobilin satış sözleşmesinde şasi bilgisi, kredi sözleşmesinde de aynı araç ve satıcı bilgileri yer alıyorsa bunlar ekonomik birliğin değerlendirilmesinde somut belgelerdir. Genel bir sözleşmede yalnız “bireysel ihtiyaç” ibaresinin bulunması ise belirli malın açıkça gösterilmesiyle aynı değildir. Başvuru, ekran görüntüsü, ödeme yönlendirmesi ve satıcının kredi kuruluşuyla ilişkisinin belgeleri birlikte saklanmalıdır. Belgelerdeki ürün ve kişi bilgilerinin gerçekten aynı işlemi gösterdiği kontrol edilir.

6502 m.30/5 önemli bir sınır koyar: kredi veren ile satıcı veya sağlayıcı arasında belirli mal ya da hizmetin tedarikine ilişkin sözleşme bulunmaksızın, tüketicinin kendi seçtiği malın bedelinin kredi veren tarafından ödenmesi suretiyle kullanılan kredi bağlı kredi sayılmaz. Dolayısıyla havalenin doğrudan satıcıya yapılması tek başına kesin sonuç vermez. Kanuni bağın hangi belgeyle kurulduğu açıkça gösterilmelidir. Bankanın yalnız ödeme aracısı olduğu işlemle tedariki finanse eden bağlı ilişki ayrılır.

Ürün teslim edilmezse bankadan ne istenir?

6502 m.30/4 uyarınca mal veya hizmet hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmezse, tüketicinin sözleşmeden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde satıcı, sağlayıcı ve kredi veren müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk, kanuni kapsam içinde aynı yükümlülükten birden fazla kişinin sorumlu olmasıdır. Bankanın sorumluluğunu ileri sürmek için satıcıya karşı bütün tahsil yollarının sonuçsuz kalmasının beklenmesi şeklinde bir sıra m.30’da öngörülmemiştir.

Burada iki seçimlik hak açıkça sayılmıştır: dönme ve bedel indirimi. Malın ücretsiz onarımını veya ayıpsız misliyle değiştirilmesini bankanın bizzat yerine getirmesi gerektiği sonucu bu maddeden çıkarılmaz. Ayıplı maldaki haklar bakımından 6502 m.11, hizmet bakımından m.13–15 ayrıca uygulanır. Ayıplı üründe tüketicinin seçimlik hakları ile bankaya yöneltilen talebin kapsamı bu nedenle birbirinden ayrılmalıdır.

Hiç teslim edilmeyen bir ürünle teslim edilen fakat ayıplı çıkan ürünün delilleri farklıdır. Teslim edilmeme durumunda sipariş, kararlaştırılmış teslim tarihi ve teslimin gerçekleşmediğini gösteren yazışmalar öne çıkar. Ayıplı üründe ise teslim belgesi, servis incelemesi, arıza kayıtları ve ayıbı gösteren görüntüler önem kazanır. Kredi sözleşmesi bu belgelerle aynı dosyada bulunmadığında bankanın neden sorumlu tutulduğu anlaşılamaz. İki ilişki arasındaki bağlantı başvuru metninde açıkça kurulmalıdır.

Talebin başlığı kadar sonucu da açık olmalıdır. “Mağazadan şikâyetçiyim” açıklaması, sözleşmeden dönme mi yoksa bedel indirimi mi istendiğini göstermez. Dönme tercihinde satışın tasfiyesi, yapılan ödemelerin iadesi ve kredi ilişkisinin buna uygun hesabı istenir. Bedel indiriminde tüketici ürünü elinde tutar; buna karşılık satış bedeli ve bağlı finansman kanuni oranlama çerçevesinde azaltılır. Aynı olay için birbiriyle bağdaşmayan sonuçlar açıklamasız biçimde birlikte talep edilmez.

Bağlı kredide bankanın sorumluluğu ne kadar sürer?

Kanun m.30/4, kredi verenin sorumluluğunu kullanılan kredi miktarıyla ve bir yıllık süreyle sınırlar. Başlangıç tarihi teslimin gerçekleşip gerçekleşmemesine göre değişir. Hiç teslim edilmeyen malda sözleşmedeki teslim tarihi; teslim edilmiş malda fiilî teslim tarihi esas alınır. Hizmette aynı ayrım kararlaştırılmış ifa tarihi ile gerçekleşen ifa tarihi üzerinden yapılır. Bankanın kredi kullandırdığı gün her durumda bu sürenin başlangıcı değildir.

OlayBir yıllık sürenin başlangıcıAna belge
Mal hiç teslim edilmediSatış veya bağlı kredi sözleşmesindeki teslim tarihiSipariş ve teslim taahhüdü
Mal gereği gibi teslim edilmediFiilî teslim tarihiTeslim ve ayıp kayıtları
Hizmet hiç ifa edilmediSözleşmedeki ifa tarihiHizmet sözleşmesi
Hizmet gereği gibi ifa edilmediHizmetin ifa edildiği tarihİfa ve eksiklik kayıtları

Örneğin teslimin 15 Nisan olarak kararlaştırıldığı fakat hiç gerçekleşmediği dosyada süre hesabı, tüketicinin bankaya ilk şikâyet ettiği Haziran ayından başlatılmaz. Ürünün 20 Nisan’da teslim edildiği başka bir dosyada ise fiilî teslim kaydı önem taşır. Belgelerde farklı tarihler varsa bunlar gizlenmez; sipariş, sevk ve gerçek teslimin neden farklı olduğu açıklanır. Tarihi bulunmayan genel şikâyet, süre kontrolünün yerine geçmez.

Bir yıllık düzenleme, satıcıya karşı bütün ayıp taleplerinin de bir yılda ortadan kalktığı anlamına gelmez. Satıcı ve kredi verenin sorumluluk rejimleri aynı kapsamda değildir. Ayrıca kanunun kredi verene ilişkin sorumluluk sınırını, bütün dava türleri için tek bir genel zamanaşımı cümlesine dönüştürmek doğru değildir. Bankaya yöneltilecek hakkın zamanında kullanılması ve başvuru yolunun gecikmeden belirlenmesi gerekir. Görüşmelerin sürmesi yeni bir yıllık dönem yaratmaz.

Kullanılan kredi tutarı ile satış bedeli neden ayrı gösterilir?

120.000 TL’lik ürün için tüketicinin 30.000 TL peşinat verdiğini, kalan 90.000 TL’nin bağlı krediyle karşılandığını düşünelim. Satış bedeli 120.000 TL’dir; kullanılan kredi ise 90.000 TL’dir. 6502 m.30/4’te kredi veren için belirtilen tutar sınırı, satış fiyatının tamamı yerine kullanılan krediye dayanır. Peşinatın satıcıya ödenmesi bu sınırı kendiliğinden 120.000 TL’ye çıkarmaz. Bu rakamlar hesabı açıklayan varsayımsal tutarlardır.

Bu 90.000 TL, her olayda bankanın tüketiciye derhâl nakit ödeyeceği tutar da değildir. Kanuni üst sınır ile gerçekten doğan iade alacağı farklıdır. Tüketicinin hangi ödemeleri yaptığı, kredi hesabında hangi anaparanın kaldığı, satışın tasfiye edilip edilmediği ve istenen seçimlik hak dikkate alınır. Henüz tüketici tarafından ödenmemiş bütün kredi taksitlerini, yapılmış ödeme gibi iade talebine eklemek yanlış hesap doğurur.

Başvuru tablosunda en az dört satır bulunmalıdır: toplam satış bedeli, tüketicinin kendi kaynağından ödediği bedel, kullanılan kredi anaparası ve bankaya bugüne kadar yapılan ödemeler. Faiz ve masraf kalemleri de ayrı gösterilir. Satıcıyla bankanın kendi aralarındaki finansman aktarımı, tüketicinin aynı parayı iki ayrı yerden mükerrer tahsil edeceği bir düzenleme değildir. Daha önce yapılan kısmi iadeler hesapta ayrıca düşülür.

Bedel indirimi bağlı kredi taksitlerine nasıl yansır?

6502 m.30/4, tüketicinin bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde bağlı kredinin de aynı oranda indirilmesini ve ödeme planının buna göre değiştirilmesini düzenler. Bu kural, yalnız satıcıdan belli bir tutar alınmasıyla kredi hesabının mutlaka aynı kalacağı düşüncesini ortadan kaldırır. Seçilen hakkın bankadaki borç kaydına nasıl yansıdığı ayrıca kontrol edilir. Eski ve yeni ödeme planları birlikte saklanır.

Yukarıdaki 120.000 TL satış, 30.000 TL peşinat ve 90.000 TL kredi örneğinde, henüz kredi taksiti ödenmeden hukuken yüzde 20 bedel indirimi belirlendiğini varsayalım. Satış bedelindeki indirim 24.000 TL’dir. Aynı oranın kredi anaparasına uygulanmasıyla 90.000 TL’nin 18.000 TL’si indirilir ve örnekteki finansman anaparası 72.000 TL’ye düşer. Peşin karşılanan kısma denk gelen 6.000 TL de satıcıyla tasfiye hesabında dikkate alınır.

Bu örnek yalnız anapara oranlamasını gösterir; belirli bir bankanın faiz hesabı veya teklifi değildir. Önceden taksit ödenmiş bir dosyada geçmiş ödemeler ve kalan borç ayrıca hesaplanır. Yeni ödeme planındaki toplam geri ödeme tutarı yalnız 72.000 TL’ye bakılarak belirlenmez; sözleşmedeki faiz, vadeler ve yapılan tasfiye işlemleri görünür olmalıdır. Bankadan indirimin hangi tarihte ve hangi bakiye üzerinde uygulandığını açıklayan plan istenir.

Ayıp nedeniyle bedel indiriminin hangi ölçüyle belirleneceği, tüketicinin tek taraflı olarak istediği bir yüzdeyi yazmasından ibaret değildir. Ürünün sözleşmeye uygun ve ayıplı hâlinin değerleri, uyuşmazlığın delilleri ve gerektiğinde teknik inceleme önem taşır. Satıcıya karşı belirlenen indirim oranının bağlı krediye doğru yansıtılması sonraki aşamadır. İade edilen tutarın banka hesabında işlendiği tarih de dosyadaki kayıtlarla karşılaştırılır.

Satıştan cayınca kredi kendiliğinden sona erer mi?

Bağlı kredi bakımından 6502 m.30/3 özel bir bildirim şartı getirir. Tüketici mal veya hizmet tedarikine ilişkin sözleşmeden cayarsa, bu caymaya ilişkin bildirimi cayma süresi içinde ayrıca kredi verene yöneltmelidir. Bu koşullarla bağlı kredi sözleşmesi, tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmadan sona erer. Yönetmelik m.19/3, bildirimin yazılı veya kredi verenin erişebileceği kalıcı veri saklayıcısıyla yapılmasını düzenler.

Yalnız mağazaya gönderilen iade talebi bankaya yapılan bildirimin yerine geçmez. Satıcı “bankaya biz haber veririz” dese bile tüketicinin bankaya yöneltilmiş bildiriminin kaydını saklaması gerekir. Başvuruda satış sözleşmesi, kredi sözleşmesi, caymanın hangi hakka dayandığı ve bildirimin tarihi birlikte belirtilir. Gönderim kaydı, iletilen metin ve ekler tek dosyada tutulmalıdır. Alışveriş sipariş numarasıyla kredi numarasının eşleştirilmesi yanlış hesabın kapatılmasını önler.

Her satışta sebepsiz cayma hakkı bulunduğu varsayımı doğru değildir. Cayma hakkının varlığı ve süresi, satışın türüne ve o sözleşmeye uygulanan hükümlere göre belirlenir. Tüketici kredisinin kendi on dört günlük cayma hakkı ise 6502 m.24’te ayrı düzenlenmiştir. Krediden caymanın ödeme yükümlülükleri tüketici kredisinden cayma rehberinde açıklanmıştır. Satıştan cayma ile yalnız kredi sözleşmesinden cayma aynı başvuru değildir.

Bankaya başvuru için beş adımlı dosya düzeni

  1. Bağlantıyı gösterin. Satış ve kredi sözleşmelerindeki ürün, satıcı, sipariş ve kredi numaralarını eşleştirin. Mağazanın kredi başvurusuna aracılık ettiğini gösteren belgeleri ekleyin. Yalnız ödeme dekontuna dayanmayın.
  2. İhlali tarihlendirin. Malın hiç teslim edilmediğini mi, yoksa ayıplı teslim edildiğini mi ileri sürdüğünüzü açıklayın. Kararlaştırılmış teslim tarihiyle fiilî teslim tarihini ayrı yazın. Bankanın bir yıllık sorumluluk sınırı için bu ayrım gerekir.
  3. Hakkı açıkça seçin. Dönme, bedel indirimi veya mevcut bir cayma hakkının kullanılması farklı sonuçlar doğurur. Bildiriminizde istenen sonucu, sözleşme numarasını ve ilgili kanun maddesini belirtin.
  4. Hesabı belgeleyin. Satış bedeli, peşinat, kredi anaparası, ödenen taksitler ve varsa iade edilen tutarları ayrı gösterin. Bedel indirimi isteniyorsa kredi planındaki oransal değişikliği de talebe ekleyin.
  5. Başvuru kaydını saklayın. Bankaya ve satıcıya iletilen metinleri, ekleri, başvuru numaralarını ve yanıtları dosyalayın. Bankanın olumsuz cevabında hangi hukuki şartın karşılanmadığını ileri sürdüğünü açıklamasını isteyin.

Bankaya başvuru metni, yalnız satıcının kusurunu anlatan uzun bir şikâyet olmamalıdır. Banka hangi sözleşmeyi finanse ettiğini, m.30’daki ekonomik birliğin hangi bent üzerinden kurulduğunu ve kendisine yöneltilen tutarın nasıl hesaplandığını anlayabilmelidir. Sözleşmede genel bir sorumsuzluk kaydı varsa bunun kanunun emredici korumasını bertaraf edip etmediği ayrıca değerlendirilir. Bu konu tüketici sözleşmelerinde haksız şart rehberinde açıklanmaktadır.

Başvuru sürerken taksitler ve uyuşmazlık mercii

Bağlı kredi olduğunu ileri süren bir şikâyet kaydı, kredi tahsilat sistemini kendiliğinden durdurmaz. Hukuki hakkın kullanılması, bankanın hesap düzeltmesi ve uyuşmazlıkta alınacak tedbir kararı ayrı aşamalardır. Yalnız telefon görüşmesine güvenerek taksitleri kesmek, temerrüt iddiasıyla yeni bir uyuşmazlık doğurur. Durdurma veya tedbir talebi, dosyanın koşullarına uygun usulle yöneltilmelidir. Bankanın tahsilatı teknik olarak sürdürmesi de tüketicinin ileri sürdüğü hakkın esas bakımından reddedildiği anlamına gelmez.

2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında kalan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu tutara eşit veya üzerindeki uyuşmazlık tüketici mahkemesinde dava edilecekse, 6502 m.73/A’daki istisnalardan biri bulunmadıkça önce arabulucuya başvurulur. Hakem heyeti kararına itiraz bu zorunluluğun istisnalarındandır. Uyuşmazlık değerinde yalnız aylık taksit seçilmez; ileri sürülen hukuki talebin değeri esas alınır. Talebi sırf sınırın altında göstermek amacıyla yanlış tutar yazılmaz.

Hakem heyeti başvurusu tüketicinin yerleşim yerinde veya işlemin yapıldığı yerde gerçekleştirilir; elektronik başvuruda e-Devlet üzerinden TÜBİS kullanılır. Başvuruda satıcı ile bankaya yöneltilen talepler açıkça ayrılmalıdır. Satıcıya karşı 120.000 TL toplam bedel sorunu ile banka yönünden kullanılan krediye bağlı sınır aynı sayı gibi yazılmaz. İşlem adımları tüketici hakem heyeti başvurusu rehberinde yer almaktadır.

Bankaya ait yazılı ret, satıcının faaliyetini bırakması veya ürünün hâlen teslim edilmemiş olması dosyanın kendiliğinden çözüldüğü anlamına gelmez. Sonraki başvuruda önceki bildirimler ve tarihleri korunur. Kanunun bankaya yönelik bir yıllık sorumluluk sınırı nedeniyle görüşmelerin aylarca sürmesi karşısında başvuru takvimi ayrıca izlenmelidir. Bir icra ödeme emri de tebliğ edilmişse onun itiraz yolu ve süresi ayrı değerlendirilir; banka şikâyeti resmî başvurunun yerine geçmez.

Satıcı ayrıca senet aldıysa, satış ve banka borcundan ayrı olarak senedin tüketici mevzuatına uygunluğu incelenir. Tüketici senedinin nama yazılı ve her taksit için ayrı düzenlenmesi şartları, aynı satış bedelinin farklı belgelerle ikinci kez tahsil edilmesini önleyecek hesap kontrolüyle birlikte ele alınır. Taksitler hakkında muacceliyet ihtarı gönderilmişse tüketici kredisinde temerrüt ve borcun tamamının istenmesi şartları ayrıca uygulanır. Bağlı kredi iddiası, bu ayrı tebligat ve sürelerin izlenmesini gereksiz kılmaz.

Bağlı kredi hakkında sıkça sorulan sorular

Her ihtiyaç kredisi bağlı kredi sayılır mı?

Hayır. 6502 m.30, belirli mal veya hizmetin finansmanıyla tedarik sözleşmesi arasında ekonomik birlik arar. Serbest ihtiyaç kredisinin sonradan alışverişte kullanılması tek başına bu bağı kurmaz.

Banka parayı doğrudan mağazaya gönderirse bağlı kredi oluşur mu?

Doğrudan ödeme tek başına yeterli değildir. 6502 m.30/5 kapsamındaki tedarik sözleşmesi bulunmayan bağımsız finansman ile bağlı kredi ayrılır. Ekonomik birliğin dayanağı belgelerle gösterilir.

Ürün teslim edilmezse banka da sorumlu mu?

Bağlı kredi niteliği ve m.30/4 koşulları varsa, dönme veya bedel indirimi talebinde kredi veren müteselsilen sorumludur. Bankanın sorumluluğu kullanılan kredi tutarıyla ve bir yıllık sınırla değerlendirilir.

Önce satıcıdan tahsilatın başarısız olması gerekir mi?

6502 m.30’daki müteselsil sorumluluk, önce satıcıya karşı bütün tahsil yollarının tüketilmesini şart koşmaz. Bağlı kredi, kullanılan hak, süre ve tutar koşulları yine gösterilmelidir.

Bir yıllık süre ne zaman başlar?

Mal veya hizmet hiç teslim veya ifa edilmemişse sözleşmedeki teslim veya ifa tarihi; gerçekleşmişse fiilî teslim veya ifa tarihi esas alınır. Bankaya şikâyet tarihi yeni süre başlatmaz.

Peşinat bankanın sorumluluk sınırına eklenir mi?

Kredi verenin m.30/4 kapsamındaki tutar sınırı kullanılan kredi miktarıdır. Satıcıya öz kaynakla ödenen peşinat bu sınırı kendiliğinden satış bedelinin tamamına yükseltmez.

Bedel indirimi kredi borcunu etkiler mi?

Evet. Bağlı kredi bedel indirimiyle aynı oranda indirilir ve ödeme planı değiştirilir. Önceden ödenen taksitler, kalan anapara ve yapılan iadeler birlikte hesaplanır; aynı tutar iki kez tahsil edilmez.

Mağazaya cayma bildirimi bankaya bildirim yerine geçer mi?

Geçmez. Satıştan caymaya ilişkin bildirim, cayma süresi içinde ayrıca kredi verene yöneltilir. Yönetmelik m.19/3 uyarınca yazılı veya bankanın erişebileceği kalıcı veri saklayıcısıyla bildirim yapılır.

Bankadan ürünü tamir etmesi istenir mi?

6502 m.30/4 bankanın müteselsil sorumluluğunu dönme ve bedel indirimi üzerinden düzenler. Bankanın ürünü bizzat onarması veya değiştirmesi gerektiği sonucu bu maddeden çıkarılmaz.

Bağlı kredi şikâyeti taksitleri durdurur mu?

Şikâyet kaydı tek başına tahsilatı durdurmaz. Hakkın kullanılması, banka hesabının düzeltilmesi ve gerektiğinde yargısal tedbir ayrı işlemlerdir. İcra dosyasındaki başvuru süreleri ayrıca izlenir.

Türkiye geneli dosya takibi

Bağlı kredi hükümleri Türkiye genelinde aynı şekilde uygulanır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda Türkiye geneli dosya takibi Mersin’den yönetilir. Bankanın başka şehirdeki genel merkezinin bulunması, tüketiciye tanınan başvuru yeri kurallarını tek başına kaldırmaz.

Mersin uygulaması

Mersin’deki bir tüketicinin dosyasında satıcının doğru unvanı, kredi veren, sözleşme numaraları, teslim tarihleri ve uyuşmazlık değeri belirlenir. Yerel uygulama farklı bir maddi hak veya yeni süre yaratmaz. Başvuru mercii, uyuşmazlığın niteliği ve görev ile yetki kurallarına göre seçilir.

Resmî kaynaklar ve ilgili hükümler

Kaynak kontrol tarihi: 5 Eylül 2026. Rakamlı örnekler varsayımsal hesap açıklamasıdır; banka teklifi değildir.

Yazar

— Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu metin genel hukuki bilgilendirmedir. Sözleşmeler, işlem tarihleri ve deliller incelenmeden somut dosyada sonuç garantisi verilmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular inceleme ve anonimleştirme sonrasında herkese açık yayımlanabilir ve arama motorlarında görünebilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp