Bilirkişiye Hangi Durumlarda Başvurulur? HMK 266 | 2026
Kısa ve net cevap: Mahkeme yalnız çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabilir; genel bilgi, hayat tecrübesi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz.

HMK 266 Ne Düzenliyor?
HMK 266 bilirkişiye başvurunun eşiğini belirler. Uyuşmazlığın çözümü için hukuk dışında özel veya teknik bilginin gerçekten gerekli olması gerekir. Hukuki nitelendirme, uygulanacak normun seçimi ve delillerden çıkarılacak hukuki sonuç mahkemenin görevidir. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler ancak hukuk alanı dışında ayrıca uzmanlıklarını belgelendirdikleri bir konuda bilirkişi olabilir.
266. madde, bilirkişilik sürecindeki belirli bir usul sorununu çözmek için konulmuştur. Düzenleme tek başına okunmamalı; HMK 266’daki teknik bilgi eşiği, HMK 273’teki görev tanımı, HMK 279’daki rapor sınırı ve HMK 282’deki serbest değerlendirme ilkesiyle birlikte ele alınmalıdır. Bilirkişi mahkemenin yerine geçmez; yargılamada özel veya teknik bilginin somut vakıaya aktarılmasını sağlar.
Maddenin Açık Unsurları
- 1. Somut teknik vakıa belirlenmelidir. Bu unsur, bilirkişiye başvurunun şartları bakımından maddenin bütünü içinde değerlendirilir.
- 2. Vakının çözümü özel veya teknik bilgi gerektirmelidir. Bu unsur, bilirkişiye başvurunun şartları bakımından maddenin bütünü içinde değerlendirilir.
- 3. İhtiyaç duyulan bilgi hukuk bilgisi olmamalıdır. Bu unsur, bilirkişiye başvurunun şartları bakımından maddenin bütünü içinde değerlendirilir.
- 4. Genel hayat tecrübesiyle çözülen konu bilirkişiye bırakılamaz. Bu unsur, bilirkişiye başvurunun şartları bakımından maddenin bütünü içinde değerlendirilir.
- 5. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi mahkemenin görevidir. Bu unsur, bilirkişiye başvurunun şartları bakımından maddenin bütünü içinde değerlendirilir.
- 6. Hukuk mezununun hukuk dışı uzmanlığı ayrıca belgelenmelidir. Bu unsur, bilirkişiye başvurunun şartları bakımından maddenin bütünü içinde değerlendirilir.
1. noktanın anlamı: Somut teknik vakıa belirlenmelidir. Uygulamada bu kontrol yapılmadan sonraki aşamaya geçilmesi, bilirkişi sürecinin dayanağını belirsizleştirir. 266. maddenin amacı, işlemi biçimsel bir rutine değil kanunda tanımlanmış gerekliliğe bağlamaktır. Bu nedenle dosyada söz konusu unsurun hangi belge, ara karar veya bildirimle karşılandığı görülebilmelidir.
Dosya yönetimi açısından 2. kontrol: Vakının çözümü özel veya teknik bilgi gerektirmelidir. Tarafların ve mahkemenin aynı teknik meseleyi konuşabilmesi için bu noktanın açık kayıt altına alınması gerekir. Belirsizlik, rapor geldikten sonra görev sınırı ve usul tartışmasını büyütür. bilirkişiye başvurunun şartları yönünden doğru yaklaşım, kanuni unsuru baştan somutlaştırmaktır.
Kanuni çerçevede 3. unsur: İhtiyaç duyulan bilgi hukuk bilgisi olmamalıdır. Bu gereklilik bilirkişinin yetkisini genişletmez; tersine teknik faaliyetin sınırını görünür kılar. Mahkeme hukuki sonucu kendi gerekçesiyle kurmaya devam eder. İlgili unsurun yerine varsayıma dayalı başka bir ölçüt konulmamalıdır.
4. noktanın anlamı: Genel hayat tecrübesiyle çözülen konu bilirkişiye bırakılamaz. Uygulamada bu kontrol yapılmadan sonraki aşamaya geçilmesi, bilirkişi sürecinin dayanağını belirsizleştirir. 266. maddenin amacı, işlemi biçimsel bir rutine değil kanunda tanımlanmış gerekliliğe bağlamaktır. Bu nedenle dosyada söz konusu unsurun hangi belge, ara karar veya bildirimle karşılandığı görülebilmelidir.
Dosya yönetimi açısından 5. kontrol: Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi mahkemenin görevidir. Tarafların ve mahkemenin aynı teknik meseleyi konuşabilmesi için bu noktanın açık kayıt altına alınması gerekir. Belirsizlik, rapor geldikten sonra görev sınırı ve usul tartışmasını büyütür. bilirkişiye başvurunun şartları yönünden doğru yaklaşım, kanuni unsuru baştan somutlaştırmaktır.
Kanuni çerçevede 6. unsur: Hukuk mezununun hukuk dışı uzmanlığı ayrıca belgelenmelidir. Bu gereklilik bilirkişinin yetkisini genişletmez; tersine teknik faaliyetin sınırını görünür kılar. Mahkeme hukuki sonucu kendi gerekçesiyle kurmaya devam eder. İlgili unsurun yerine varsayıma dayalı başka bir ölçüt konulmamalıdır.
Bilirkişiye başvurunun şartları Nasıl Uygulanır?
Mahkeme teknik ihtiyacı ve soruları dar, ölçülebilir ve uzmanlık alanına bağlı biçimde tanımlamalıdır.
Taraf, hangi vakıanın neden teknik uzmanlık gerektirdiğini göstermeli; bilirkişiden hukuki hüküm istememelidir.
İşlem sırası önemlidir. Önce kanunun aradığı şartın oluşup oluşmadığı belirlenir, ardından görevlendirme veya ilgili ara karar kurulur, daha sonra teknik faaliyet yürütülür. Süreç sonunda rapor veya ilgili işlem dosyaya girdiğinde tarafların açıklama ve itiraz hakları kendi özel hükümlerine göre kullandırılır. Bu sıra atlandığında raporun içeriği doğru olsa bile usul tartışması doğabilir.
Maddenin Sınırı
Teknik olgunun tespiti ile bu olgunun hukuki sonucu ayrıdır. Mühendis, hekim veya hesap uzmanı kendi uzmanlık alanındaki olguyu açıklar; sözleşmenin geçerliliği, hukuki kusur, sorumluluk ve uygulanacak hukuk konusunda hükmü mahkeme kurar.
Sınırın korunması, bilirkişinin hukuki karar vericiye dönüşmesini önler. Bilirkişi uzmanlık alanındaki olguyu, yöntemi, ölçümü ve teknik sonucu açıklar. O sonucun davanın talep sonucu bakımından hangi hukuki etkiyi doğurduğuna mahkeme karar verir. Tarafların soruları da bu ayrımı gözetmelidir.
Süre ve Bildirim
HMK 266 kendi içinde belirli bir gün veya hafta süresi koymaz. Bilirkişi ihtiyacı tahkikat sırasında değerlendirilir; delil bildirme, rapora itiraz ve diğer işlemlerin süreleri kendi hükümlerine göre yürür.
Kanunda belirli bir süre gösterilmişse başlangıç anı ve uzatma imkânı açık metne göre kontrol edilir. Süre gösterilmemişse başka bir maddedeki gün sayısı kıyas yoluyla otomatik taşınmaz. Özellikle bilirkişilikte HMK 274, 275 ve 281 farklı işlemler için ayrı süreler içerdiğinden hangi işlemin hangi maddeye dayandığı dosyada netleştirilmelidir.
Kurala Aykırılığın Dosyaya Etkisi
Teknik bilgi gerektirmeyen konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması maddenin sınırına aykırıdır. Raporda hukuki yorum yapılmış olması da bu yorumu bağlayıcı hâle getirmez; hâkim hukuki sonucu kendisi kurar.
Usul sonucunu belirlerken maddenin kendi yaptırımı ile bağlantılı hükümlerin yaptırımları karıştırılmamalıdır. Mahkeme, eksiklik giderilebiliyorsa kanunun öngördüğü araçla giderir; görevlendirme veya rapor yeniden ele alınacaksa bunun hukuki dayanağını açıklar. Tarafın itirazı da hangi kanuni unsurun eksik kaldığını göstermelidir.
Mahkeme, Bilirkişi ve Tarafların Ayrı Rolleri
Mahkeme uyuşmazlığın hukuki çerçevesini kurar, bilirkişiye bırakılabilecek teknik alanı belirler ve delilleri değerlendirir. Bilirkişi yalnız uzmanlık konusu içinde inceleme yapar, yöntemini ve teknik sonucunu açıklar. Taraflar ise iddia ve savunmalarını, teknik itirazlarını ve usul taleplerini zamanında dosyaya sunar. Bu üç rol birbirine karıştırıldığında bilirkişilik kurumu amacından uzaklaşır.
Bilirkişinin görüşü kuvvetli teknik açıklamalar içerse bile hukuki hüküm değildir. Hâkim HMK 282 uyarınca raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir. Raporun kabul veya reddi de tek cümlelik sonuçla değil, teknik tespitlerin dosyadaki diğer delillerle ilişkisi üzerinden gerekçelendirilmelidir.
Uygulamada Kaçınılması Gereken Hatalar
Uyuşmazlığın tamamını bilirkişiye bırakmak, kusur ve sorumluluk gibi hukuki sonuçları teknik soruyla karıştırmak ve dosyada çok belge bulunmasını tek başına bilirkişi ihtiyacı saymak yanlıştır.
Bir başka hata, eski kanun metni veya güncelliği belirsiz internet özetine dayanarak işlem yapmaktır. Bilirkişilik hükümleri farklı tarihlerde değiştirildiği için Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metin kontrol edilmelidir. İkincil düzenleme, liste veya tarife söz konusuysa onun da yürürlük tarihi ve resmî kaynağı ayrıca incelenmelidir.
Dosya Kontrol Listesi
- Somut teknik vakıa belirlenmelidir.
- Vakının çözümü özel veya teknik bilgi gerektirmelidir.
- İhtiyaç duyulan bilgi hukuk bilgisi olmamalıdır.
- Genel hayat tecrübesiyle çözülen konu bilirkişiye bırakılamaz.
- Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi mahkemenin görevidir.
- Hukuk mezununun hukuk dışı uzmanlığı ayrıca belgelenmelidir.
- Görevlendirme kararı ve teknik sorular açık mı?
- Rapor veya işlem taraflara usulüne uygun biçimde bildirildi mi?
- Hukuki değerlendirme mahkemede bırakıldı mı?
Resmî Kaynaklar
Güncel kanun metni için Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; bilirkişilik kurumsal düzenlemeleri için Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığı esas alınmalıdır.
Site İçinde İlgili Rehberler
- Bilirkişi görevlendirmesinde konu ve sınırlar
- Bilirkişinin bağımsızlık yükümlülüğü
- Hukuk mezunu bilirkişi olabilir mi?
- Bilirkişilikte beş yıllık fiilî çalışma şartı
Sık Sorulan Sorular
HMK 266 bakımından temel kural nedir?
Mahkeme yalnız çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabilir; genel bilgi, hayat tecrübesi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Bu düzenlemede mahkemenin görevi nedir?
Mahkeme teknik ihtiyacı ve soruları dar, ölçülebilir ve uzmanlık alanına bağlı biçimde tanımlamalıdır. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Taraf dosyada neyi kontrol etmelidir?
Taraf, hangi vakıanın neden teknik uzmanlık gerektirdiğini göstermeli; bilirkişiden hukuki hüküm istememelidir. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Maddenin sınırı nedir?
Teknik olgunun tespiti ile bu olgunun hukuki sonucu ayrıdır. Mühendis, hekim veya hesap uzmanı kendi uzmanlık alanındaki olguyu açıklar; sözleşmenin geçerliliği, hukuki kusur, sorumluluk ve uygulanacak hukuk konusunda hükmü mahkeme kurar. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Özel bir süre var mı?
HMK 266 kendi içinde belirli bir gün veya hafta süresi koymaz. Bilirkişi ihtiyacı tahkikat sırasında değerlendirilir; delil bildirme, rapora itiraz ve diğer işlemlerin süreleri kendi hükümlerine göre yürür. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Kurala aykırılık ne sonuç doğurur?
Teknik bilgi gerektirmeyen konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması maddenin sınırına aykırıdır. Raporda hukuki yorum yapılmış olması da bu yorumu bağlayıcı hâle getirmez; hâkim hukuki sonucu kendisi kurar. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi?
Hayır. HMK 279/4 uyarınca bilirkişi özel veya teknik bilgi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Hâkim raporla bağlı mıdır?
Hayır. HMK 282 uyarınca hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
En güncel metin nereden kontrol edilmelidir?
Mevzuat Bilgi Sistemi içindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu esas alınmalı; bilirkişilik listeleri ve ikincil düzenlemeler için Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığı kontrol edilmelidir. Bu cevap bilirkişiye başvurunun şartları ile sınırlıdır; bağlantılı usul işlemleri kendi HMK hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Sonuç
Mahkeme yalnız çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabilir; genel bilgi, hayat tecrübesi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. Teknik olgunun tespiti ile bu olgunun hukuki sonucu ayrıdır. Mühendis, hekim veya hesap uzmanı kendi uzmanlık alanındaki olguyu açıklar; sözleşmenin geçerliliği, hukuki kusur, sorumluluk ve uygulanacak hukuk konusunda hükmü mahkeme kurar. Uygulamada güvenli yöntem, maddenin aradığı şartı dosyada açıkça tespit etmek, görevlendirmeyi bu sınırla yapmak ve teknik görüşü hukuki kararın yerine koymamaktır.
HMK 266 İçin Ayrıntılı Uygulama Notu
HMK 266 bilirkişiye başvurunun eşiğini belirler. Uyuşmazlığın çözümü için hukuk dışında özel veya teknik bilginin gerçekten gerekli olması gerekir. Hukuki nitelendirme, uygulanacak normun seçimi ve delillerden çıkarılacak hukuki sonuç mahkemenin görevidir. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler ancak hukuk alanı dışında ayrıca uzmanlıklarını belgelendirdikleri bir konuda bilirkişi olabilir. Bu hükmün dosyadaki karşılığı yalnız sonuç cümlesinde değil, işlemin nasıl kurulduğunda görülür. Mahkeme teknik ihtiyacı ve soruları dar, ölçülebilir ve uzmanlık alanına bağlı biçimde tanımlamalıdır. Taraf, hangi vakıanın neden teknik uzmanlık gerektirdiğini göstermeli; bilirkişiden hukuki hüküm istememelidir. Teknik bilgi gerektirmeyen konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması maddenin sınırına aykırıdır. Raporda hukuki yorum yapılmış olması da bu yorumu bağlayıcı hâle getirmez; hâkim hukuki sonucu kendisi kurar. Bu nedenle bilirkişiye başvurunun şartları incelenirken ara karar, tebligat, görevlendirme yazısı, rapor ve taraf beyanları kronolojik sırayla karşılaştırılmalıdır. Kanunun açık şartı yerine alışkanlık veya varsayım konulmamalıdır. Teknik görüşün kapsamı açık tutulduğunda hem tarafların itirazı somutlaşır hem mahkemenin gerekçesi denetlenebilir hâle gelir.
HMK 266 İçin Ayrıntılı Uygulama Notu
HMK 266 bilirkişiye başvurunun eşiğini belirler. Uyuşmazlığın çözümü için hukuk dışında özel veya teknik bilginin gerçekten gerekli olması gerekir. Hukuki nitelendirme, uygulanacak normun seçimi ve delillerden çıkarılacak hukuki sonuç mahkemenin görevidir. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler ancak hukuk alanı dışında ayrıca uzmanlıklarını belgelendirdikleri bir konuda bilirkişi olabilir. Bu hükmün dosyadaki karşılığı yalnız sonuç cümlesinde değil, işlemin nasıl kurulduğunda görülür. Mahkeme teknik ihtiyacı ve soruları dar, ölçülebilir ve uzmanlık alanına bağlı biçimde tanımlamalıdır. Taraf, hangi vakıanın neden teknik uzmanlık gerektirdiğini göstermeli; bilirkişiden hukuki hüküm istememelidir. Teknik bilgi gerektirmeyen konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması maddenin sınırına aykırıdır. Raporda hukuki yorum yapılmış olması da bu yorumu bağlayıcı hâle getirmez; hâkim hukuki sonucu kendisi kurar. Bu nedenle bilirkişiye başvurunun şartları incelenirken ara karar, tebligat, görevlendirme yazısı, rapor ve taraf beyanları kronolojik sırayla karşılaştırılmalıdır. Kanunun açık şartı yerine alışkanlık veya varsayım konulmamalıdır. Teknik görüşün kapsamı açık tutulduğunda hem tarafların itirazı somutlaşır hem mahkemenin gerekçesi denetlenebilir hâle gelir.
HMK 266 İçin Ayrıntılı Uygulama Notu
HMK 266 bilirkişiye başvurunun eşiğini belirler. Uyuşmazlığın çözümü için hukuk dışında özel veya teknik bilginin gerçekten gerekli olması gerekir. Hukuki nitelendirme, uygulanacak normun seçimi ve delillerden çıkarılacak hukuki sonuç mahkemenin görevidir. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler ancak hukuk alanı dışında ayrıca uzmanlıklarını belgelendirdikleri bir konuda bilirkişi olabilir. Bu hükmün dosyadaki karşılığı yalnız sonuç cümlesinde değil, işlemin nasıl kurulduğunda görülür. Mahkeme teknik ihtiyacı ve soruları dar, ölçülebilir ve uzmanlık alanına bağlı biçimde tanımlamalıdır. Taraf, hangi vakıanın neden teknik uzmanlık gerektirdiğini göstermeli; bilirkişiden hukuki hüküm istememelidir. Teknik bilgi gerektirmeyen konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması maddenin sınırına aykırıdır. Raporda hukuki yorum yapılmış olması da bu yorumu bağlayıcı hâle getirmez; hâkim hukuki sonucu kendisi kurar. Bu nedenle bilirkişiye başvurunun şartları incelenirken ara karar, tebligat, görevlendirme yazısı, rapor ve taraf beyanları kronolojik sırayla karşılaştırılmalıdır. Kanunun açık şartı yerine alışkanlık veya varsayım konulmamalıdır. Teknik görüşün kapsamı açık tutulduğunda hem tarafların itirazı somutlaşır hem mahkemenin gerekçesi denetlenebilir hâle gelir.
HMK 266 İçin Ayrıntılı Uygulama Notu
HMK 266 bilirkişiye başvurunun eşiğini belirler. Uyuşmazlığın çözümü için hukuk dışında özel veya teknik bilginin gerçekten gerekli olması gerekir. Hukuki nitelendirme, uygulanacak normun seçimi ve delillerden çıkarılacak hukuki sonuç mahkemenin görevidir. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler ancak hukuk alanı dışında ayrıca uzmanlıklarını belgelendirdikleri bir konuda bilirkişi olabilir. Bu hükmün dosyadaki karşılığı yalnız sonuç cümlesinde değil, işlemin nasıl kurulduğunda görülür. Mahkeme teknik ihtiyacı ve soruları dar, ölçülebilir ve uzmanlık alanına bağlı biçimde tanımlamalıdır. Taraf, hangi vakıanın neden teknik uzmanlık gerektirdiğini göstermeli; bilirkişiden hukuki hüküm istememelidir. Teknik bilgi gerektirmeyen konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması maddenin sınırına aykırıdır. Raporda hukuki yorum yapılmış olması da bu yorumu bağlayıcı hâle getirmez; hâkim hukuki sonucu kendisi kurar. Bu nedenle bilirkişiye başvurunun şartları incelenirken ara karar, tebligat, görevlendirme yazısı, rapor ve taraf beyanları kronolojik sırayla karşılaştırılmalıdır. Kanunun açık şartı yerine alışkanlık veya varsayım konulmamalıdır. Teknik görüşün kapsamı açık tutulduğunda hem tarafların itirazı somutlaşır hem mahkemenin gerekçesi denetlenebilir hâle gelir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
