İngiltere Charging Order Türkiye’deki Eve İpotek Koyar mı? CPR 73 ve MÖHUK 21
Kısa ve net cevap
İngiltere ve Galler’de Charging Orders Act 1979 ile CPR Part 73 uyarınca verilen charging order, Türkiye’deki daire üzerinde kendiliğinden Türk hukukuna göre ipotek veya haciz oluşturmaz. Türkiye’deki taşınmazın aynî hakları MÖHUK m.21 ve TMK m.881–883, yabancı para ilamının icrası ise MÖHUK m.50–59 ve Türk icra hukuku kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu analiz yalnızca İngiltere ve Galler’in charging order rejimini ve Türk hukukundaki sonuçlarını kapsar. İskoçya ve Kuzey İrlanda usulleri otomatik eşitlenmez. İnceleme tarihi: 31 Ekim 2026.
| Hukukî sorun | Doğru yaklaşım | Kaynak |
|---|---|---|
| İngiliz güvence kararı | Belirli malvarlığı üzerine charge | Charging Orders Act s.1–2 |
| Geçici/nihai emir | Farklı usul aşamaları | CPR 73.4–73.10 |
| İngiliz satış kararı | Ayrı dava ve şartlar | CPR 73.10C |
| Türk taşınmaz aynî hakları | Malın bulunduğu ülke hukuku | MÖHUK m.21 |
| Türk ipotek | Güvence, tescil ve terkin | TMK m.881–883 |
| Türk ihtiyati haciz | Ayrı ispat ve usul | İİK m.257 |
| Yabancı para ilamı | Tenfiz koşulları | MÖHUK m.50–59 |

Charging Order uyuşmazlığının Türkiye bağlantısı
İngiltere ve Galler’de bir para alacağına hükmedilmiş olması, alacaklının Türkiye’deki taşınmaz üzerine kendiliğinden rehin koyabileceğini göstermez. Charging order, İngiliz icra sisteminde belirli malvarlığı hakkına yönelen güvence aracıdır. Türk tapu sisteminde aynî hakkın kurulması ve icra takibinin aşamaları ayrı kanunlara bağlıdır. Önce asıl para kararı, charging order’ın kapsamı ve hedef varlığın bulunduğu ülke belirlenmelidir. Borçlunun iki ülkede ikamet etmesi, İngiliz emrin Türk icra müdürlüğünün işlemi gibi kullanılmasına olanak vermez. Türkiye’de fiilen hangi sonucun istendiği de başlangıçta yazılmalıdır: para tahsili mi, geçici haciz mi, ipotek mi, yoksa satış mı? Bu talepler için belge ve şartlar değişir.
Charging Orders Act 1979 Section 1 yetkisi
Charging Orders Act 1979 Section 1(1), belirli mahkemelerin verdiği para ödeme kararının icrasını güvence altına almak amacıyla, kararda tanımlanan borçlu malvarlığı üzerinde charging order düzenlenmesine imkân verir. Hüküm, yalnızca borç ilişkisi bulunduğu iddiasıyla her varlığın kendiliğinden yüklendiği anlamına gelmez. Alacağın dayandığı judgment veya order, borçlu ve alacaklı kimliği, ödenmiş taksitler ve başvurunun kapsadığı hak belirlenmelidir. Asıl ilam ile sonradan verilen güvence kararı farklı belgelerdir. Türk mahkemesinde iki belgenin görevlerini birbirine karıştırmak, yanlış tenfiz ve yanlış tapu işlemi beklentisi yaratabilir. Önce ilamın eda hükmü, ardından güvence kararının niteliği incelenmelidir.
Section 2 kapsamındaki varlıkların sınırı
1979 tarihli Kanun’un Section 2 hükmü, charging order ile yüklenebilecek hak ve varlık kategorilerini düzenler. Borçlunun taşınmazdaki menfaati ile menkul kıymetteki veya trust altındaki menfaati aynı hukuki nesne değildir. İngiliz dosyada yalnızca beneficial interest hakkında güvence kurulması, borçlu adına Türkiye’de kayıtlı olmayan bir taşınmazda aynî hak doğurduğu anlamına gelmez. Şirket payı, mahkemede tutulan fon ve arazi açısından farklı kayıtlar gerekebilir. Bu yüzden başvuru evrakında varlığın adı, niteliği, kayıt numarası ve kimin hangi hakka sahip olduğu ayrı yazılmalıdır. Bir şirketler grubundaki ana şirket payı ile Türk bağlı şirketin payı da aynı varlık sayılamaz.
CPR Part 73’ün sistematiği
Civil Procedure Rules Part 73, İngiltere ve Galler’de charging order için başvuru, geçici karar, tebligat, itiraz ve nihai karar aşamalarını düzenler. CPR 73.3 başvurunun başlangıcına, 73.4 ve 73.6 geçici emirlerin verilebileceği durumlara, 73.7 tebliğe, 73.10 ve 73.10A itiraz sonrasında değerlendirmeye ilişkindir. Bu aşamalar farklı zamanlarda gerçekleştiği için dosyanın ilk ara kararı, kesinleşmiş ve satışa elverişli son karar gibi okunmamalıdır. Türk hukukunda ise hangi icra türüne başvurulacağı İcra ve İflas Kanunu’na göre saptanır. İngiltere’deki CPR Part 73 sıra ve süresinin Türk icra dosyasına doğrudan uygulanması mümkünmüş gibi anlatılması hatalıdır.
Interim Charging Order neyi sağlar?
Interim charging order, bazı İngiliz başvurularının ilk aşamasında mahkemece veya ilgili kurallardaki görevli tarafından verilen geçici güvence kararıdır. CPR 73.4 belirli Civil National Business Centre başvuruları için, CPR 73.6 diğer bazı başvurular için düzenleme getirir. Geçici kararın bulunması sonraki itirazların incelenmeyeceği veya her durumda final order verileceği anlamına gelmez. Borçlu hak sahibi değilse, alacak ödenmişse yahut üçüncü kişi menfaati varsa uygun usul aşamasında bunların belgelenmesi gerekebilir. Türkiye’deki taşınmaz bakımından ayrıca Türk icra ve tapu hukuku uygulanır. İngiliz geçici kararı tek başına Türkiye tapu siciline resen işlenecek bir şerh olarak kabul edilemez.
İngiltere’deki tebligat yükümlülüğü
CPR 73.7(1), belirli interim order’ların, başvuru ve dayanak belgeleriyle birlikte gerekli kişilere karar tarihinden itibaren yirmi bir gün içinde tebliğini düzenler. Aynı bağlamda 73.7(2), tebligat sertifikaları ve borç miktarı açıklamasının yirmi sekiz gün içinde dosyaya sunulmasını öngörür. Maddenin farklı mahkemelerdeki veya duruşmaya sevk edilmiş başvurular için ayrıca kuralları bulunmaktadır. Bir alacaklı bu sürelerin hepsini bütün dosyalar bakımından tek uygulama olarak göstermemelidir. Türkiye’de gerekebilecek tenfiz yargılamasında da İngiltere’de davalının savunma hakkının korunup korunmadığı önem taşıyabilir. Tebligatın fiilen kime, hangi adres ve yöntemle yapıldığı belgeler üzerinden denetlenmelidir.
Final Charging Order’a yönelen itiraz
CPR 73.10(2), Civil National Business Centre’daki ilgili başvurularda final charging order’a karşı itiraz eden kişinin, başvuru ve ara emir tebliğinden itibaren yirmi sekiz gün içinde gerekçelerini içeren yazılı delil sunmasını öngörür. Başka mahkemede başlayan veya duruşmaya aktarılan dosyalarda CPR 73.10A ayrı bir çerçeve getirir. Bu nedenle itiraz süresi tek satırlık sabit tavsiye olarak verilmemelidir. Borçlu, taşınmazın kendisine ait olmadığını veya borcun ödendiğini ileri sürüyorsa tapu kayıtları ve ödeme dekontlarını birlikte sunmalıdır. İtiraz başvurusu için hangi İngiliz mahkeme biriminin yetkili olduğuna kararın son sayfasından ve usul kayıtlarından bakılmalıdır.
Charging Order ile Order for Sale farklıdır
CPR 73.10C, charging order’ın satış yoluyla icrası için ayrı bir claim ve belirli şartları düzenler. Bu sebeple final charging order bulunması, malın aynı anda cebrî satışa çıkarıldığı anlamına gelmez. Satış istemi ve üçüncü kişilerin hakları ayrıca değerlendirilir. İngiltere’deki bu ayrım Türk hukukundaki ipotek, haciz ve satış aşamalarını karıştırmamak için de önemlidir. Türkiye’de bir ipoteğin tescil edilmiş olması tek başına cebrî icra satışının tamamlandığını göstermez. Alacaklının güvence elde etmek istemesiyle taşınmazı satıp parasını alma isteği aynı dava türü değildir. Borçlunun hukuki korunma yolları ve takip giderleri de seçilen yola göre değişebilir.
HM Land Registry ile Türk tapu sistemi
İngiltere ve Galler’de taşınmaz haklarının kaydı HM Land Registry üzerinden değerlendirilebilir. İngiliz mahkeme kararının burada bir kayıt veya restriction sonucu doğurması, Türkiye’de Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sicilinde aynı sonucun ortaya çıkacağı anlamına gelmez. Her ülkenin kayıt sistemi, işlemi geçerli kılan hukuki sebep ve tescil koşullarına bağlıdır. İngiliz Land Registry başvuru formunu Türk tapu müdürlüğüne taşımak veya sertifikayı Türk ipotek resmi senedi saymak yanlış olur. Türkiye’deki taşınmazın ada, parsel, bağımsız bölüm ve takyidat bilgileri ayrıca alınmalıdır. İngiliz evine ilişkin kararın Türkiye’deki başka bir daireyi kapsadığı, yalnızca iki mülkün aynı kişiye ait olduğu gerekçesiyle kabul edilemez.
5718 sayılı MÖHUK m.21 bağlama kuralı
MÖHUK m.21(1), taşınmazlar üzerindeki mülkiyet ve diğer aynî hakları malın işlem anında bulunduğu ülke hukukuna bağlar. Taşınmaz aynî haklarına ilişkin hukuki işlemlerin şekli bakımından da malın bulunduğu yer hukukunun önemi vardır. Türkiye’de bulunan daire üzerinde ipotek kurulması ve tescil edilmesi bu nedenle Türk hukukuna göre incelenir. Bu kural İngiltere’deki alacağın yok sayılacağı anlamına gelmez; para alacağıyla aynî hak tesisi iki ayrı hukukî konudur. MÖHUK m.50 ve devamındaki yabancı kararların tenfizi hükümleri, uygun bir asıl para hükmü bakımından ayrıca değerlendirilebilir. İngiliz charging order’ın Türk siciline doğrudan aktarılacağı varsayılmamalıdır.
TMK m.881 ipoteğin güvence işlevi
Türk Medeni Kanunu m.881, mevcut veya doğması kesin yahut olası bir alacağın ipotekle güvence altına alınabilmesini düzenler; ipotek konusu taşınmazın mutlaka asıl borçluya ait olmasını da şart koşmaz. Bu hükmün İngiliz charging order sistemindeki güvence fikriyle bazı amaç benzerlikleri bulunabilir. Ancak Türk ipoteği için gerekli malik iradesi, hukuki sebep ve tescil hükümleri başka maddelerle birlikte uygulanır. Bir İngiliz mahkemesi para alacağına güvence sağlamak istemiş diye Türkiye’deki bir üçüncü kişinin taşınmazında rızası veya Türk hukukunda geçerli dayanak olmaksızın ipotek doğmuş sayılamaz. Banka ipotekleri ve mevcut takyidatlar ayrıca korunmaya devam edebilir.
TMK m.882, tescil ve sıra meselesi
TMK m.882, miktarı belirli olmayan veya değişebilen alacakların belli rehin derecesine yerleştirilmesini ve tescil sonrasında alacak tutarındaki değişikliğin sıraya etkisini düzenler. Bu, taşınmaz rehni bakımından tescil ve derecenin neden ekonomik önem taşıdığını gösterir. İngiltere’deki charging order’ın karar tarihi, Türk tapusunda daha önce tescil edilmiş bankanın ipoteğini otomatik olarak geriye düşürmez. Taşınmazın değerini bilmek tek başına tahsil kapasitesini göstermez; rehin dereceleri, hacizler, giderler ve diğer ilgililerin öncelikleri birlikte değerlendirilmelidir. Kayıtlarda hiç görünmeyen bir İngiliz charge’a Türk sicilinde varsayımsal sıra verilmesi hukuken yanıltıcıdır.
TMK m.883 ve terkin talebi
TMK m.883, alacak sona erdiğinde ipotekli taşınmaz malikinin alacaklıdan ipoteğin terkinini istemesine ilişkin temel düzenlemeyi içerir. Bu hüküm yalnızca gerçekten Türk hukuku uyarınca kurulmuş bir ipotek mevcutsa uygun soruları doğurur. İngiltere’de charging order’ın kaldırılması, Türk sicilinde ayrıca bulunan başka bir borca ilişkin ipoteği kendiliğinden terkin ettirmez. Tersine Türk icra dosyasında yapılan ödeme de İngiltere’deki farklı alacağın emrinin tüm sonuçlarını tek başına sona erdirmeyebilir. Her iki ülkedeki aynı alacağa yapılan ödemeler karşılaştırılmalıdır. Borcun sona erdiği iddiası, yalnız mesajlaşma kaydıyla değil ödeme belgesi ve alacaklının uygun açıklamalarıyla desteklenmelidir.
İngiliz charge ile Türk haciz arasındaki fark
İpotek, Türk aynî hukukunda taşınmaz rehni niteliğindedir; haciz ise cebrî icra sürecindeki ayrı koruma ve tahsil aracıdır. Charging order terimini İngilizce belgeden Türkçeye her olayda ‘ipotek’ veya her olayda ‘haciz’ olarak çevirmek işlev farklılıklarını gizleyebilir. Alacaklı, Türk tapuda ipotek tesisini mi yoksa borçlunun malı üzerine haciz konulmasını mı istiyor? Bu amaç Türk hukukundaki doğru işlem türünü belirler. İngiltere’de charging order alınmış olmasını, Türk icra müdürlüğünce yapılmış haciz işlemiyle aynı kabul etmek üçüncü kişileri yanıltabilir. Türk icra takibi ve ihtiyati koruma usullerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İİK m.257 ihtiyati haciz olasılığı
İİK m.257, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçları için kanuni şartlarda ihtiyati haciz isteme imkânını düzenler. Vadesi gelmemiş borçlar bakımından maddede ayrıca sınırlı hâller vardır. Türkiye’deki taşınmazın elden çıkarılmasını önlemek isteyen alacaklı, İngiliz charging order’ı Türk ihtiyati haciz kararı gibi doğrudan icra ettirmemelidir. Alacağın dayanağı, ihtiyati haczin yetki ve teminat meseleleri, koşullarının ispatı ve icraya başlanması Türk mevzuatına göre değerlendirilir. Karar verilmesi beklenen veya henüz kesinleşmemiş bir İngiliz dava dosyasıyla Türk tedbir talebi arasında tek tip sonuç öngörülemez. Hangi koruma aracının kullanılacağı somut olaya bağlıdır.
Asıl alacak kararı ile güvence kararını ayırmak
İngiliz mahkemesinde borçlunun bir para ödemesine karar veren judgment veya order, sonradan verilen charging order’dan farklıdır. Birincisi alacağın borçluya yönelen eda hükmünü, ikincisi uygun varlık üzerindeki güvence mekanizmasını içerebilir. Türkiye’de yabancı kararın tenfizi tartışılırken yalnızca charging order’ın ilk sayfasının bulunması yeterli bir dosya oluşturmayabilir. Alacaklıdan asıl judgment, kararın kesinliği veya bağlayıcılığına ilişkin belgeler, borç ve ödeme hesabı, tebligat kayıtları istenmelidir. Ayrıca charging order’ın halen yürürlükte olup olmadığı ve güvence konusu varlık denetlenmelidir. Bu belgeler birbirinin yerine geçirilirse Türk icra dosyasının borçlu, miktar ve takip sebebi hatalı kurulabilir.
MÖHUK m.50–59 tenfiz sorunları
MÖHUK m.50 ve devamı, yabancı mahkeme ilamlarının Türkiye’de tenfizi bakımından temel şartları düzenler. MÖHUK m.54 kapsamındaki karşılıklılık, yetki, kamu düzeni ve savunma hakkı gibi koşullar dosyaya göre tartışılabilir. İngiliz charging order, nihai para hükmü ve geçici usul işlemi farklı niteliklerde olabileceğinden hangisinin tenfize elverişli olduğu dikkatle analiz edilmelidir. Türkiye’deki taşınmazın aynî haklarını doğrudan değiştirmeyi hedefleyen yabancı karar ile belirli kişinin para ödemesine ilişkin ilam aynı etkiyi doğurmaz. İngiliz mahkeme metninin kelime kelime değerlendirilmesi gerekir. Tenfiz edilmiş para hükmü varsa Türk takip usulleri ve haciz işlemleri bundan sonra ayrıca gündeme gelebilir.
Aynî hakka ilişkin münhasır yetki meselesi
Türkiye’deki taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin yetki ve uygulanacak hukuk kuralları özel önem taşır. İngiliz mahkemenin taraflara kişisel yükümlülük yüklemesi ile Türk tapu sicilinde aynî hak tescili istemesi aynı sonuç değildir. Kararın hüküm fıkrası bir kişiye devir işlemlerini yapmasını emredebilir; buna rağmen Türk tapu işleminin şekli, temsil ve tescil koşulları ayrıca aranabilir. Yabancı mahkemenin doğrudan Türkiye’deki aynî hakkı belirleyen veya değiştiren kararının tenfize elverişliliği bakımından münhasır yetki itirazı gündeme gelebilir. Bu nedenle yalnız İngiliz kararının mahkeme mührü taşımasına dayanarak Türk tapusunda sonuç alınacağı söylenmemelidir.
Üçüncü kişiye ait taşınmazın konumu
Borçlunun yakın bir akrabasının Türkiye’de evi bulunması, borçlunun bu evde oturması veya geçmişte evi kullanmış olması tek başına alacaklıya o ev üzerinde charging order benzeri hak sağlamaz. Önce güncel malik ve önceki devir zinciri incelenmelidir. Türk Medeni Kanunu m.1023’ün tapu siciline güven ilkesinin uygulanabileceği hâller ayrıca değerlendirilir. Borçlunun alacaklıdan mal kaçırma amacıyla daha önce taşınmaz devrettiği iddiası varsa Türk hukukunda ayrı tasarrufun iptali şartları doğabilir. Ancak bu yol, charging order kararının Türk tapuya otomatik işlenmesi değildir. İddia edilen işlem ve üçüncü kişinin iyi niyeti somut belgelerle ispatlanmalıdır.
Türk limited şirket payına etkisi
Charging Orders Act 1979 Section 2, belirli menkul kıymet haklarını da kapsayabilir. İngiliz şirket payına verilen emir Türk limited şirketin esas sermaye payını kendiliğinden haczettirmez veya rehinlemez. Şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri, hangi payın kime ait olduğu ve Türk şirket payının hukuki niteliği önemlidir. Bir İngiliz holding şirketinin Türk bağlı şirketinde pay sahibi bulunması, holding ortağının Türk şirkette doğrudan ortak olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle İngiliz order’da yazan securities tanımı, ilgili şirket kaydı ve pay sahibi sıfatı incelenmelidir. Türkiye’de şirkete yönelik icra ve teminat hakları Türk ticaret ve icra hukukuna göre ele alınır.
Kayıtlı ipotek, haciz ve diğer şerhler
Taşınmazın Türkiye’deki güncel takyidat kaydı, İngiliz hükmüne dayalı tahsil stratejisinin ekonomik temelini oluşturur. Banka ipoteği, başka alacaklıların hacizleri, intifa ve takyidatlar malın değerinden tahsil edilebilecek tutarı etkileyebilir. İngiltere’de charging order’ın verilme tarihi Türk tapuda bir rehin derecesi yaratmaz; önceden tescil edilmiş hakların sırasını değiştirdiği varsayılamaz. İşlem öncesinde tapu kaydının ne zaman alındığı ve sonra yeni kayıt bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Alacaklının yabancı kararı olması, diğer alacaklıların kayıtlı ve kanunen korunan haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tahsil ihtimali net değer ve sıra hesabıyla değerlendirilmelidir.
İngiliz belgenin apostili ve tercümesi
Türk mahkemesinde kullanılacak İngiliz mahkeme belgelerinin aslına uygun nüshası, varsa ekleri, usulüne uygun tercümesi ve gerekli tasdikleri hazırlanmalıdır. Apostil, belgenin resmî kaynak ve imza yönünü ilgilendirir; karardaki alacağın maddi anlamda doğru olduğu veya yabancı hükmün Türkiye’de doğrudan icra edilebilir olduğu garantisi değildir. Kararın yalnız ilk sayfasını çevirmek, varlığı tanımlayan ek çizelgeleri veya satış koşullarını gözden kaçırmaya neden olabilir. Tercümede charging order, restriction, equitable interest ve order for sale gibi kavramların tek Türkçe terimle karşılanması yanlış olabilir. Her belgenin hangi hukuki iddiayı desteklediği ve kullanıldığı işlem ayrıca belirtilmelidir.
Alacak bakiyesi ve çifte tahsil riski
İngiltere’de tahsilat yapıldıktan sonra aynı alacak için Türkiye’de ayrıca takip gündeme gelirse borç hesabı güncellenmelidir. Asıl para, faiz, mahkeme masrafları ve önceki ödemeler ayrı satırlarda gösterilmelidir. Charging order’ın güvence kapsamı ile asıl judgment’ın hükmettiği tutar birbirine eşit olmayabilir. Aynı alacak için iki ülkede başvuru yapılması iki kez kesin tahsilatı haklı kılmaz. Banka dekontları ve mahkeme tahsil kayıtları kullanılarak ödemelerin gerçekten hangi borca mahsup edildiği belirlenmelidir. Borçlu bakiyenin sıfırlandığını ileri sürüyorsa alacaklı da borcun hangi kalemlerinin açık kaldığını açıklamalıdır. Yanlış bakiye hem tenfizde hem Türk takipte itiraz riski doğurur.
Örnek: Londra kararı, Mersin’de daire
Bir İngiliz ticari alacaklı Londra mahkemesinden para kararı ve sonradan charging order almış; borçlunun Mersin’de dairesi bulunmuş olsun. İngiliz emir yalnız Londra’daki başka bir varlık için düzenlenmişse Mersin tapusuna kendiliğinden yönelmez. Türkiye’de amaç para alacağını icra etmekse asıl yabancı hükmün tenfizi, Türk icra takibi ve uygun koşullarda ihtiyati haciz alternatifleri değerlendirilir. Dairenin güncel tapu maliki ve takyidatı görülmeden satılabileceği veya alacağın kesin tahsil edileceği söylenmemelidir. Bu örnekte İngiliz charging order, Türk ipotek kurulmasına ilişkin irade ve tescil şartlarının yerine geçmiş sayılmaz. Aynı dosya iki farklı hukuk sistemi içinde izlenmelidir.
Örnek: İngiliz share charge, Türk ortaklık
İngiltere’de bir şirketin payları üzerinde charging order bulunan borçlunun ayrıca İstanbul’da kurulu Türk limited şirkette ortağı olduğu varsayılsın. İngiliz hüküm hangi şirket payını tanımlıyorsa güvence değerlendirmesi o hak üzerinden yapılır. Türk limited şirketteki farklı pay, yalnız borçlunun adı aynı diye İngiliz sicildeki payla özdeş sayılmaz. Türk şirkete yönelik haciz veya başka işlem isteniyorsa Türk icra ve şirket hukukunda aranan hak sahipliği ve kayıtlar ayrıca incelenir. İki şirketin yöneticisi aynı kişi olsa da tüzel kişilik ve borç ilişkilerinin ayrı tutulması gerekir. Pay defteri, ticaret sicili ve varsa pay devir belgeleri olmaksızın kesin tahsil sonucu çıkarılamaz.
Borçlu tarafın savunma dosyası
İngiltere’deki charging order’a karşı usulî savunma geliştiren borçlu, alacak bakiyesi, ödeme kayıtları, hedef varlık üzerindeki gerçek hakkı ve üçüncü kişilerin menfaatlerini araştırmalıdır. Belirli interim order’a itiraz süresi ilgili CPR hükmüne göre hesaplanmalı; Türkiye’deki başvuru veya İngiltere’deki itirazın diğer ülkede kendiliğinden koruma sağlayacağı varsayılmamalıdır. Türkiye’de aynı borç için takip açılmışsa usulüne uygun itiraz, ödeme veya mahsup savunması Türk dosyanın kendi şartlarında değerlendirilir. Borçlu İngiltere’de muvazaasız satış veya bağış yaptığını iddia ediyorsa bunu ödeme ve işlem belgeleriyle desteklemelidir. Yabancı bir icra terimine dayanmak tek başına etkili savunma değildir.
Alacaklı tarafın dava öncesi kontrolü
İngiltere’deki alacaklı önce asıl mahkeme kararının tam nüshasını, charging order’ın interim veya final durumunu, tebligat ve ödeme evrakını elde etmelidir. Sonra Türkiye’deki taşınmazın maliki, takyidatı, değerlemesi ve mevcut hukukî kayıtları incelenir. Uygun Türk hukuk yolunun para hükmünün tenfizi, ihtiyati haciz, normal icra takibi veya başka bir talep olup olmadığı bu verilerle belirlenir. Tapu belgesi olmadan yalnız borçlunun sözlü beyanına dayanarak güvence planlanmamalıdır. Türk mahkemesinin münhasır yetki meselesi, yabancı ilamın hukuki niteliği, vekâletname yetkileri ve belgenin tasdik koşulları değerlendirilmeden masraflı işlemlere girişmek uyuşmazlığı artırabilir.
Sonuç: teminat ve icra iki sistemde ayrıdır
Charging Orders Act 1979 ve CPR Part 73, İngiltere ve Galler’de mahkeme alacağının belirli varlık üzerindeki güvence rejimini düzenler. Türkiye’deki taşınmaz açısından MÖHUK m.21 ve TMK m.881–883 geçerlidir; İngiliz charging order doğrudan Türk tapusuna ipotek koyan bir kanuni belge değildir. Alacağın Türkiye’de tahsili için MÖHUK m.50–59 ve Türk icra hukukundaki seçenekler ayrıca incelenir. Yabancı para ilamı ile tapu aynî hakkını birbirine karıştırmak yanlış dava seçimine neden olabilir. Somut dosyada malın bulunduğu yer, borçlunun hak sahipliği, asıl alacak hükmü ve mevcut yükler değerlendirilir. Sonuçlar dosya incelemesi olmadan kesin veya garantili biçimde öngörülemez.
İlgili hukuk rehberleri
Resmî mevzuat
Sık sorulan sorular
1. İngiltere Charging Order Türkiye tapusuna otomatik ipotek koyar mı?
Hayır. Türk taşınmazdaki aynî haklar MÖHUK m.21 ve Türk tapu hükümlerine tabidir.
2. Charging Orders Act 1979 Section 1 hangi kararı ilgilendirir?
Para ödeme hükmüne dayalı olarak belirli malvarlığı hakkını güvenceye bağlayan charging order yetkisini düzenler.
3. Interim Charging Order nihai ipotek midir?
Hayır. İngiliz geçici emir ile final charging order ve Türk ipotek tescili farklı işlemlerdir.
4. CPR 73.7 süreleri nelerdir?
İlgili usul kolunda tebligat için 21 gün, tebligat sertifikaları ve bakiye bildirimi için 28 gün öngörülür.
5. Charging Order alınca ev otomatik satılır mı?
Hayır. Satış yoluyla icra için CPR 73.10C kapsamında ayrı bir usul söz konusu olabilir.
6. Türkiye’de ipotek hangi kanunda düzenlenir?
Türk Medeni Kanunu m.881–883 başta olmak üzere taşınmaz rehnine ilişkin hükümler uygulanır.
7. İngiliz karar eski Türk banka ipoteğinin önüne geçer mi?
Hayır. Türk tapuda kayıtlı hakların sırası ve derecesi Türk hukukuna göre incelenir.
8. Charging Order Türk ihtiyati haczi sayılır mı?
Hayır. İİK m.257 ve Türk icra usulü koşulları ayrıca değerlendirilir.
9. İngiliz para ilamı Türkiye’de icraya konabilir mi?
MÖHUK m.50–59 kapsamında tenfiz şartları sağlanırsa ilgili Türk icra yolları değerlendirilebilir.
10. Türk ev üçüncü kişi adına kayıtlıysa ne olur?
Borçlunun hak sahipliği, üçüncü kişi hakları ve varsa devirlerin hukuki niteliği ayrı incelenir.
11. Apostilli İngiliz Charging Order tek başına yeter mi?
Hayır. Apostil imza ve resmî sıfat yönünden işlev görür, Türk ipotek veya tenfiz şartlarının yerine geçmez.
12. Alacak İngiltere’de ödenmişse Türk takip ne olur?
Aynı alacağa ilişkin ödeme ve mahsup belgeleri Türk takip ve olası tenfiz dosyasında dikkate alınmalıdır.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — Mersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
