B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İngiltere Child Arrangements Order Türkiye’de Geçerli mi? 1996 Lahey m.23 ve 26

Kısa ve net cevap

İngiltere ve Galler’de Children Act 1989 section 8 uyarınca verilen Child Arrangements Order, çocuğun yaşam yeri ve ebeveynle temasını düzenleyen mahkeme kararıdır. Türkiye ile Birleşik Krallık arasında uygulanabilir 1996 Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi m.23 tanımayı, m.26 icra edilebilirliği ve m.28 uygulamayı farklı aşamalarda düzenler. C100 başvuru formu kararın kendisi değildir. Çocuğun mutad meskeni, kararın tarihi ve kapsamı ayrı ayrı incelenir.

Kısa özet

KonuResmî dayanak
İngiliz child arrangementsChildren Act 1989 s.8
C100HMCTS başvuru formu, karar değil
Çocuğun mutad meskeni1996 Lahey m.5
Tanıma1996 Lahey m.23-24
İcra edilebilirlik1996 Lahey m.26-28
Türkiye’de kişisel ilişkiTMK m.323-326
İngiltere Child Arrangements Order, 1996 Lahey Sözleşmesi ve Türkiye çocukla kişisel ilişki başvurusu
İngiliz çocuk düzenleme kararının Türkiye’de tanınması ve icrası ayrı hukuki aşamalardır.

1. Child Arrangements Order nedir; İngiliz velayet kararıyla aynı şey mi?

İngiltere ve Galler hukukunda Children Act 1989 section 8 kapsamında Child Arrangements Order, çocuğun kimin yanında yaşayacağını, kiminle ne zaman zaman geçireceğini veya ne tür temas kuracağını düzenleyen mahkeme kararıdır. GOV.UK açıklaması bu kararın yaşam yeri ve contact düzenini belirlediğini açıkça belirtir. Türk hukukundaki velayet ile kişisel ilişki düzenlemesinin İngilizce karşılıkları her zaman birebir aynı kapsamda değildir. İngiliz order içindeki her hükmün konusu belirlenmeden kararı tek kelimeyle ‘velayet belgesi’ diye tercüme etmek, Türkiye’de hangi kısmın uygulanmasının istendiğini belirsiz bırakır.

Children Act 1989 section 8 ayrıca prohibited steps order ve specific issue order türlerini tanımlar. Prohibited steps order, çocuğun bakım veya yetiştirilmesine ilişkin belirli bir adımın mahkeme izni olmadan atılmasını engeller. Specific issue order ise çocuğun eğitim, sağlık veya başka belirli konusundaki bir sorunun çözümü için düzenlenebilir. Child Arrangements Order’ın kendisi, diğer iki kararın bütün hukuki işlevlerini otomatik olarak içermez. Dosyada birden çok İngiliz mahkeme kararı varsa her hüküm fıkrası ayrı değerlendirilmelidir.

İngiltere ve Galler’deki resmî çocuk hukuku kaynakları Children Act 1989 section 8 ve GOV.UK child arrangements court orders sayfalarıdır. İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın çocuk yargılaması usulleriyle bu form ve karar isimlerinin bütünüyle aynı olduğu varsayılmamalıdır. Burada anlatılan C100 ve Child Arrangements Order, İngiltere ve Galler’e ilişkin başvuru sistemidir.

2. C100 başvuru formu ile mahkeme kararı arasındaki fark

HM Courts & Tribunals Service’in Form C100 belgesi, Children Act 1989 section 8 kapsamında child arrangements, prohibited steps veya specific issue order talebinde bulunmak için kullanılan başvuru formudur. Formun doldurulmuş olması, İngiltere mahkemesinin çocuğun kiminle yaşayacağı hakkında karar verdiğini göstermez. Dava dilekçesi niteliğindeki başvuruyla kararın kendisi, mahkemeye sunulabilecek farklı belgelerdir. Türkiye’de hukuki sonuç ileri sürülecekse application form değil, düzenlenmiş ve geçerli mahkeme emri, varsa değişiklikler ve ilgili mahkeme belgeleri incelenmelidir.

GOV.UK, C100 formunun 1 Haziran 2026 tarihinde güncellendiğini açıklar. Başvurular için Mediation Information Assessment Meeting, kısaca MIAM, konusunda katılım veya geçerli istisnalarla ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlar İngiltere ve Galler’de başvuru aşamasının kurallarıdır; Türk mahkemesine yabancı kararı sunarken her dosyada yeniden İngiliz C100 formu doldurulması gerektiğini göstermez. Türkiye bakımından incelenmesi gereken, verilen kararın kim tarafından, hangi tarihte, hangi yetkiyle ve hangi çocuk için düzenlendiğidir.

Resmî C100 formu HMCTS Form C100 sayfasında bulunmaktadır. İngiltere’deki başvuruyla Türk tarafın yapmak istediği işlem açıkça ayrılmalıdır. Türkiye’de çocukla ilişki kurulması, kararın tanınması, icra edilebilir hâle getirilmesi veya çocuğun korunmasına ilişkin yeni bir tedbir alınması aynı başvuru değildir. Somut talebin türü belirlenmeden yalnız form numarası üzerinden yargılama yöntemi seçilmemelidir.

3. Türkiye ve Birleşik Krallık 1996 Lahey Sözleşmesi’ne taraf mı?

19 Ekim 1996 tarihli Çocukların Korunmasına İlişkin Lahey Sözleşmesi, velayet ve ebeveyn sorumluluğuyla bağlantılı çocuk koruma tedbirlerinin uluslararası yetkisi, uygulanacak hukuk, tanınması ve icrası ile yetkili makamlar arasındaki işbirliğini düzenler. HCCH’nin resmî taraflar tablosu Birleşik Krallık için yürürlüğe giriş tarihini 1 Kasım 2012, Türkiye için 1 Şubat 2017 olarak gösterir. Bu iki tarih, çocuk hakkında verilen kararın uluslararası etkisi incelenirken ilgili sözleşmenin zaman bakımından uygulanıp uygulanmadığını saptamak açısından önemlidir.

Sözleşmenin 53. maddesi, Sözleşme kapsamında alınan tedbirlere ve bunların diğer taraf ülkede tanınıp icra edilmesine ilişkin zaman bakımından uygulanma kurallarını içerir. Türkiye’de 1996 Sözleşmesi yürürlüğe girmeden önce verilmiş bir İngiliz kararını, sonraki tarihli bir kararla aynı kapsamda otomatik tanınacak saymak doğru olmaz. Hangi ülkede hangi tarihte yürürlüğe girdiği ve ilgili İngiliz mahkeme tedbirinin tarihi, taraflar arasındaki uygulanabilirliğin denetiminde birlikte gösterilmelidir. Uygulanabilir olmayan hâllerde başka sözleşme veya Türk milletlerarası özel hukuk usulleri ayrıca gündeme gelebilir.

HCCH’nin güncel taraf ve yürürlük tablosu 1996 Sözleşmesi statü tablosunda; sözleşmenin maddeleri resmî tam metinde yer alır. Bu iki kaynak, genel olarak yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin 5718 sayılı Kanun hükümlerinden önce ilgili uluslararası sözleşmenin bulunup bulunmadığını denetlemeyi sağlar. Sözleşmenin kapsamı dışındaki bir uyuşmazlığın aynı maddeler üzerinden çözüldüğü varsayılmamalıdır.

4. 1996 Lahey Sözleşmesi m.23 tanıma için ne söyler?

1996 Lahey Sözleşmesi m.23/1, taraf bir devletin makamlarının aldığı koruma tedbirlerinin diğer taraf devletlerde kanun gereği tanınacağını düzenler. Bu hüküm, yabancı mahkeme kararının etkisini değerlendirmede özel bir milletlerarası sözleşme sistemi kurar. Bununla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrasında belirli ret nedenleri düzenlenmiştir. Yetkinin sözleşmeye uygun temele dayanmaması, çocuğun dinlenme hakkıyla ilgili önemli usul eksikliği, ebeveyn sorumluluğunu etkileyen kişinin dinlenme olanağının bulunmaması veya çocuğun üstün yararını da dikkate alan kamu düzeni sorunu bu kapsamda incelenebilir.

Tanıma kuralının ‘kanun gereği’ işlemesi, İngiltere’de verilen her mahkeme emrinin Türkiye’de hiçbir belgeye veya incelemeye ihtiyaç olmadan her kurumca istisnasız yerine getirileceği anlamına gelmez. Kararın hukuki niteliği, çocuğun kimliği, order’ın kapsamı, geçerliliği ve Sözleşme’nin zaman bakımından uygulanması tespit edilmelidir. Sözleşme m.24, herhangi bir ilgili kişinin sözleşme uyarınca bir tedbirin tanınması veya tanınmaması hakkında yetkili makamlardan karar istemesi imkânını düzenler. Bu imkân, m.23’teki tanımanın hukuki niteliğinden ayrı usulî işlev görür.

Çocuğun yüksek yararı, 1996 Sözleşmesi’nin kurallarında ve Türk çocuk hukukunda merkezi ilkedir. Ancak yüksek yarar değerlendirmesi, mahkemelerin yetki ve kararların tanınması koşullarını hiç incelemeden serbestçe yeni bir düzenleme yapabileceği anlamına gelmez. İngiliz Child Arrangements Order’ın hangi kısmı çocuk koruma tedbiri olarak değerlendirilirse onun tanıma ve olası itiraz koşulları somut şekilde açıklanmalıdır. Türk mahkemesinin değerlendirmesi yabancı kararı yalnız isim benzerliğiyle değil Sözleşme kapsamındaki hukuki işleviyle ele almalıdır.

5. Sözleşme m.26: Tanınan karar Türkiye’de doğrudan icra edilebilir mi?

1996 Lahey Sözleşmesi’nin 26. maddesi, diğer bir taraf devlette icrası gereken tedbirlerin ilgili devletin hukukuna göre icra edilebilirliğinin ilanı veya tesciline ilişkin usulü düzenler. Tanınma ile icra birbirine eşit kavramlar değildir. Bir İngiliz mahkeme kararının Türkiye’de hukuken tanınması, çocuğun teslimine veya belirli kişisel ilişki takviminin zorla uygulanmasına yönelik tüm icra işlemlerinin kendiliğinden tamamlandığını göstermez. Uygulanmak istenen kararın emir bölümünde ne yazdığı ve Türkiye’de hangi fiilî uygulamanın talep edildiği belirlenmelidir.

Sözleşme m.28, icra edilebilirliği sağlanan tedbirlerin talep edilen devletin hukukuna göre, çocuğun üstün yararı dikkate alınarak uygulanacağını öngörür. Örneğin İngiliz kararı haftalık görüşme saatlerini belirliyorsa ve çocuk Türkiye’de bulunuyorsa bu düzenlemenin yerine getirilmesi, kararı yalnız Türkçeye tercüme etmekten farklı bir usul gerektirebilir. Kararın yer ve zaman koşulları, çocuğun yaşam koşullarındaki değişiklikler ve Türkiye’de mevcut başka mahkeme kararları değerlendirilir. İngiltere’de verilmiş emirlerin tüm ayrıntıları Türk icra mekanizmasına otomatik dönüştürülmüş sayılmaz.

Tanıma/uygulama talebinin doğru kurulması için mahkeme kararının resmî tam sureti, verilme ve varsa değiştirilme tarihleri, geçerliliği, çocuk ve ebeveyn bilgileriyle ilgili belgeler hazırlanmalıdır. Sözleşme m.26 ve 28’in uygulanmasında özel sözleşme hükümleri, Türk hukukundaki ilgili usuller ve uyuşmazlığın fiili durumuna bakılır. Yalnız 5718 sayılı Kanun’a dayalı genel tenfiz anlatımının çocuk koruma sözleşmesindeki özel yolu tamamen ikame ettiği düşünülmemelidir. Başvuruda özellikle ‘tanıma’, ‘icra edilebilirlik’ ve ‘tedbir’ talepleri açık biçimde ayrılmalıdır.

6. Çocuğun mutad meskeni ve Sözleşme m.5 yetki kuralı

1996 Lahey Sözleşmesi m.5, esas olarak çocuğun mutad meskeninin bulunduğu taraf devlet makamlarının çocuk koruma tedbirlerini almaya yetkili olduğunu düzenler. Mutad mesken, tek başına nüfus kayıt adresi veya vatandaşlıkla eşit kavram değildir; çocuğun fiilî yaşam merkezinin ilgili bağlamda değerlendirilmesi gerekir. İngiltere’de doğup büyümüş çocuğun Türk vatandaşı olması, her çocuk koruma davasında otomatik Türk makamlarının yetkili olduğu sonucunu vermez. Aynı şekilde Türkiye’ye yapılan her kısa tatil, çocuğun mutad meskeninin tamamen değiştiğini ispatlamaz.

Çocuğun İngiltere’den Türkiye’ye hukuka uygun olarak taşınması, mutad mesken değerlendirmesinde ve ileride alınacak tedbirlerin yetkisi bakımından değişiklik doğurabilir. Ancak hukuka aykırı götürme veya alıkoyma iddiasında Sözleşme m.7 özel yetki düzenlemesi içerir. Bu iki durumun aynı başlık altında incelenmesi ciddi hukuki hata doğurur. İngiltere Child Arrangements Order mevcutken ebeveynlerden birinin çocuğu Türkiye’ye getirmesi olayında kararın kapsamı, önceden verilmiş muvafakat ve fiili yaşam koşulları ayrı araştırılır.

Türk aile mahkemesine yöneltilecek talepte çocuğun son yıllardaki ikamet ve eğitim belgeleri, yurt dışına çıkış-giriş kayıtları, ebeveynlerin yaşadığı yerler ve mevcut İngiliz mahkeme kararları bir araya getirilmelidir. Yetkiyi yalnız Türk pasaportuna veya ebeveynin Türkiye’de taşınmaz sahibi olmasına dayandırmak Sözleşme m.5’in mutad mesken esasını dışlar. Sözleşme kapsamında yetkili makam ve çocukla kurulacak ilişkiye ilişkin talep somutlaştırılmalıdır. Çocuğun korunmasına ilişkin acil tedbirlerde farklı maddelerin uygulanabilmesi, mutad meskenin bütün önemini ortadan kaldırmaz.

7. TMK 182, 323–326 ve 335–336 İngiliz kararıyla nasıl karşılaştırılır?

Türk Medenî Kanunu m.335, ergin olmayan çocuğun ana ve babanın velayeti altında olduğunu ve yasal sebep olmadıkça bu hakkın alınamayacağını düzenler. TMK m.336 ise evlilik devam ederken velayetin birlikte kullanılmasını, ayrılık ve boşanma bağlamındaki durumları düzenler. TMK m.182 boşanma kararı verilirken çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesine ilişkin hükümler içerir. Bu Türk hükümleriyle İngiliz Child Arrangements Order’ın çocuğun kimle yaşayacağına ve kimle görüşeceğine ilişkin hükümleri karşılaştırılabilir; ancak aynı kelimeler kullanılıyor diye iki sistemin hak yapısının tamamen eşdeğer olduğu söylenemez.

TMK m.323 ana ve babanın çocukla uygun kişisel ilişki kurmasını isteme hakkını düzenler. TMK m.324 ise bu ilişkinin çocuğun huzurunu tehlikeye sokmaması ve ebeveynlerin çocuğun eğitim ve yetişmesini engellememesi yönünde hükümler içerir. Mahkeme çocukla kişisel ilişkiyi değerlendirirken çocuğun üstün yararını gözetir. İngiltere’de belirlenmiş görüşme günleri Türkiye’de tartışma konusuysa, Türk hukukundaki kişisel ilişki kavramı ile Sözleşme kapsamında tanınan tedbirin etkisi birlikte ele alınmalıdır.

Türk hukuku uygulanacak durumlarda TMK m.326 çocukla kişisel ilişki düzenlemelerinde yetkiyi iç hukuk açısından etkileyebilir. Ancak milletlerarası unsur bulunan dosyada önce 1996 Sözleşmesi’nin yetki ve tanıma sistemi, ayrıca uygulama alanı dışında kalan konular için 5718 sayılı Kanun gibi kurallar değerlendirilir. Sitemizde yurt dışında yaşayan ebeveynin velayet değişikliği ve çocuğun yurt dışına çıkarılması başlıkları Türk hukukunun ayrı yönlerini inceler.

8. Çocuğun İngiltere’den Türkiye’ye götürülmesi: Prohibited Steps Order farkı

İngiltere ve Galler’de Child Arrangements Order, çocuğun yaşam yeri ve kişisel ilişki düzenini belirleyebilir. Ancak bir ebeveynin çocuğu ülke dışına çıkarmasını sınırlandıran özel hükümler başka bir order veya aynı dosyadaki ayrıca ifade edilmiş mahkeme kararı kapsamında da bulunabilir. Children Act 1989 section 8’de tanımlanan prohibited steps order, belirli adımların mahkeme iznine bağlanmasında önem taşır. Dolayısıyla çocukla temas kararı bulunduğunu görmek, pasaport veya uluslararası seyahat konusunda hiçbir kısıtlama olmadığını kendiliğinden göstermez.

Çocuğun Türkiye’ye kısa süreli ziyaret için gelmesi, hukuka uygun kalıcı taşınması ve izin olmadan yer değişikliğine konu olması farklı hukukî olgulardır. Somut kararın hüküm fıkrası, ebeveyn sorumluluğunun kapsamı, yazılı izinler ve çocukla ilgili daha sonra verilen emirler incelenmelidir. Bir ebeveynin Türk vatandaşı olması, yabancı mahkemece verilen çocuk koruma tedbirini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde bir İngiliz C100 başvurusunun henüz sonuçlanmamış olması ile kesin mahkeme emrinin yürürlükte bulunması farklı dosya durumlarıdır.

Çocuğun uluslararası hukuka aykırı götürülmesi veya alıkonulması iddiasında 1980 Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi ve Türkiye’de 5717 sayılı Kanun kapsamındaki iade mekanizmaları ayrıca gündeme gelebilir. Bu mekanizmanın amacı ile 1996 Sözleşmesi’nde koruma tedbirinin tanınması/uygulanması özdeş değildir. Sitemizde uluslararası çocuk iadesi rehberi ayrı hukuki süreci açıklar. Dosyada talep edilenin çocuğun iadesi mi, yabancı görüşme kararının uygulanması mı, yoksa koruyucu tedbir mi olduğu net yazılmalıdır.

9. İngiliz mahkeme kararının tam dosyasında hangi belgeler aranır?

Türkiye’de sonuç doğurması istenen Child Arrangements Order için öncelikle mahkemeyi ve dosya numarasını gösteren resmî karar sureti alınmalıdır. Kararın hangi çocuk ve ebeveynler için verildiği, kimle yaşama ve contact düzeninin günleri ve koşulları, varsa prohibited steps veya specific issue emirleri ve hükmün yürürlük durumu incelenir. Bir sayfalık e-posta özeti, mahkeme kararının tüm hüküm fıkralarını içermez. Kararın daha sonra varied, discharged veya replaced edilip edilmediğinin kontrolü, eski bir emrin güncel düzenleme olarak sunulmasını önler.

Kararın hangi tarihte verildiği 1996 Sözleşmesi m.53 bakımından önem taşır. Türk makamına sunulacak dosyada çocuğun doğum tarihi, iki ülkenin ilgili dönemindeki sözleşme ilişkisi, mutad meskeni ve kararın hangi hukuki konuda verildiği belirlenir. İngilizce belgelerin Türkçeye tercümesi ile belge suretinin doğrulanması ayrı işlemlerdir. Sadece apostil veya mühür bulunması, kararın halen yürürlükte olduğu veya Türkiye’de icra edilebilirliğinin ilan edildiği anlamına gelmez. HMK m.223 gibi tercümeye ilişkin usul hükümleri de dosyanın niteliğine göre değerlendirilir.

Tanıma veya icra edilebilirlik usulünde diğer ebeveynin dinlenmesi, çocuğun görüşü ve koruma tedbirine ilişkin farklı ülkelerde verilen kararlar önem taşıyabilir. 1996 Sözleşmesi m.23/2’nin ret nedenleri bu konudaki temel hukuki başvuru noktasıdır. Çocuğun görüşünün alınması gerektiği hâllerde bu hakkın usule aykırı şekilde ortadan kaldırılması, yalnız şekil eksikliği gibi görülmemelidir. Yargılama belgesinin tamamı hazırlanırken kişisel verilerin ve çocukla ilgili gizli bilgilerin gereksiz şekilde yayılmamasına dikkat edilmelidir.

10. Merkezî makam ve devletlerarası işbirliği ne işe yarar?

1996 Lahey Sözleşmesi, çocuk koruma tedbirlerine ilişkin iki ülke makamları arasında işbirliği yolları düzenler. HCCH’nin Türkiye için yayımladığı resmî makam bilgisine göre merkezî makam Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüdür. İngiltere ve Galler için merkezî makam bilgileri HCCH’nin taraf ve yetkili makam sayfalarından kontrol edilir. Merkezî makamların işbirliği görevi, yabancı mahkeme kararının her talepte otomatik olarak uygulanacağı veya ebeveynlerin doğrudan bunlardan icra memuru gibi emir alabileceği anlamına gelmez.

Sözleşme m.30 ve devamında makamlar arasında işbirliğine ilişkin hükümler bulunmaktadır. Çocuğun bulunduğu yer, gereken koruma tedbirleri ve yabancı makamdan bilgi temini gibi konularda sözleşmenin öngördüğü iletişim yolları önem taşır. Ancak her belge talebini, her aile davasını veya bütün nafaka uyuşmazlıklarını aynı merkezî makam prosedürüne bağlamak doğru değildir. 1996 Sözleşmesi çocuk koruma tedbirleriyle ilgili olarak uygulanır; nafaka tahsiline ilişkin 2007 Lahey Sözleşmesi gibi ayrı uluslararası düzenlemeler kendi konularında değerlendirilir.

Merkezî makam iletişimine ihtiyaç olan dosyada Türkçe ve İngilizce belgeler, mahkeme kararının tam sureti, ilgili çocuk ve taraf bilgileri, talep edilen tedbir ve hangi Sözleşme maddesine dayanıldığı sistemli hazırlanmalıdır. Çocuğun geçerli ikametinin hangi ülke olduğu ve hangi makamın yetkili bulunduğu anlaşılmadan yalnız ‘çocuk Türk’ denilerek uluslararası işbirliği talebi yönlendirilmemelidir. Resmî makam bilgisi için HCCH Türkiye merkezî makam sayfası temel kaynaktır.

11. MÖHUK 14, 50–59 ve 1996 Lahey arasındaki ilişkinin sınırı

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.14/3, boşanmada velayet ve velayete ilişkin sorunlarda boşanma statüsüne göndermede bulunur. Ancak Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki çocuk koruma tedbirlerinde 1996 Lahey Sözleşmesi’nin uygulama alanı ve özel yetki, hukuk, tanıma ve icra hükümleri de bulunmaktadır. Bu nedenle her İngiliz çocuk kararına yalnız MÖHUK 14/3 veya yalnız genel tanıma-tenfiz maddeleri uygulanacağı yönünde kapsam kontrolü yapılmadan kesin sonuca gidilemez. Önce uyuşmazlığın sözleşme kapsamına girip girmediği belirlenmelidir.

MÖHUK m.50 ve devamı yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi ve tanınması bakımından genel çerçeve oluşturur. Buna karşılık 1996 Sözleşmesi m.23 ve 26, kapsamdaki çocuk koruma tedbirlerinin tanınması ve icrası için özel düzenleme içerir. İlgili uluslararası sözleşme koşulları mevcutsa tanıma-icra sorusu onun kuralları gözetilerek çözülür. Sözleşmenin zaman ve konu bakımından uygulanmadığı dosyalarda farklı hukukî yolların değerlendirilmesi gerekebilir. Bu ayrım, sırf yabancı ülke adı değiştirilen tek tip tenfiz dilekçeleriyle güvenilir biçimde yapılamaz.

Türkiye nüfus kaydında yabancı boşanma kararının tescili, İngiltere’deki child arrangements hükmünün bütün sonuçlarının Türkiye’de icra edilmiş olması demek değildir. Boşanmanın kişisel durum sonucu ile çocuk koruma tedbirinin tanıma ve uygulama şartları ayrı dosya konularıdır. İngiltere Final Order ve Türkiye tescili rehberi boşanmanın nüfus kaydı boyutunu açıklar. Child Arrangements Order içinse m.23-28 özel sistemine bağlı ayrı ve belge odaklı inceleme yapılmalıdır.

12. İngiltere Child Arrangements Order için Türkiye dosyası hazırlama sırası

Birinci aşama İngiliz kararın başlığını, türünü, mahkemesini, dosya numarasını ve düzenlendiği tarihi belirlemektir. İkinci aşama kararın yaşam yeri, contact, travel restriction veya diğer koruma tedbiri içeren hüküm fıkralarını ayırmaktır. Üçüncü aşama kararın güncel olup olmadığını, sonradan değişiklik veya kaldırma emri verilip verilmediğini araştırmaktır. Dördüncü aşama çocuğun mutad meskenini, tarihsel yerleşim durumunu ve varsa uluslararası taşınmayı belgelemektir. Beşinci aşama Türkiye ile Birleşik Krallık bakımından 1996 Sözleşmesi’nin zaman ve konu bakımından uygulanabilirliğini kontrol etmektir.

Altıncı aşamada Sözleşme m.23 kapsamında tanıma ve olası ret nedenleri; yedinci aşamada ihtiyaç varsa m.26’ya göre icra edilebilirlik ve m.28’e göre uygulama usulü değerlendirilir. Sekizinci aşama Türk mahkemeleri ve merkezî makamla ilgili usulî gerekliliklerin belirlenmesidir. Dokuzuncu aşama karar sureti, tercüme, doğrulama ve diğer ebeveyn ile çocuğun dinlenmesine ilişkin belgelerin tamamlanmasıdır. Onuncu aşama çocuk kaçırma iddiası varsa 1980 Lahey iade mekanizmasının bu süreçten ayrı değerlendirilmesidir. Böylece tanıma, icra, yeni koruma tedbiri ve iade talepleri karıştırılmaz.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. İngiltere’de yaşayan ebeveynlerin Türkiye’deki işlemleri vekâlet yoluyla takip ettirmeleri belirli usul ve yetki şartlarına bağlıdır. Çocuğun üstün yararı, ilgili uluslararası sözleşme ve geçerli mahkeme emirleri dikkate alınmadan otomatik sonuç veya kesin uygulama güvencesi verilemez. Her dosyada kararın hüküm içeriği ve çocuğun fiili yaşamı esas alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

1. İngiltere Child Arrangements Order Türkiye’de tanınır mı?

Türkiye ve Birleşik Krallık 1996 Lahey Sözleşmesi’ne taraftır. Kapsam ve zaman koşulları oluşan çocuk koruma tedbirlerinde m.23 kanun gereği tanımayı düzenler; m.23/2 ret nedenleri ayrıca kontrol edilir.

2. C100 formunu Türkiye’ye vermek İngiliz velayet kararını ispatlar mı?

C100 yalnız İngiltere ve Galler’de ilgili mahkeme emri isteme başvuru formudur. Verilmiş ve güncel mahkeme kararının kendisiyle aynı değildir.

3. Child Arrangements Order Türk velayet kararıyla tamamen eşdeğer midir?

Hayır. İngiliz karar çocuğun kimle yaşayacağı, zaman geçireceği ve temasını düzenler. Türk velayet ve kişisel ilişki hükümleriyle ancak somut kararın içerdiği haklar temelinde karşılaştırılır.

4. 1996 Lahey Sözleşmesi Türkiye’de ne zaman yürürlüğe girdi?

HCCH resmî kaydına göre Türkiye için 1 Şubat 2017, Birleşik Krallık için 1 Kasım 2012 tarihleri geçerlidir.

5. Lahey m.23 tanınan İngiliz kararın Türkiye’de kendiliğinden icra edilmesi midir?

Hayır. M.23 tanımayı, m.26 icra edilebilirliğin ilanı veya tesciline ilişkin usulü, m.28 ise icrayı ayrı düzenler.

6. İngiltere’de çocuk kiminle yaşayacak kararı Türkiye’de her zaman uygulanır mı?

Kararın geçerliliği, kapsamı, m.23 ret nedenleri, çocuğun durumu ve gerekiyorsa m.26-28 uygulama usulleri incelenmeden otomatik kesin sonuç verilemez.

7. Çocuğun Türk vatandaşı olması Türk mahkemesini otomatik yetkili yapar mı?

1996 Lahey m.5 esas olarak çocuğun mutad meskenini yetki bağlama noktası olarak kabul eder. Vatandaşlık tek başına her durum için yeterli değildir.

8. İngiltere prohibited steps order çocuğun Türkiye’ye seyahatini etkiler mi?

Kararın kapsamına göre belirli adımları mahkeme iznine bağlayabilir. Her child arrangements kararında aynı seyahat kısıtının bulunduğu kabul edilmez.

9. İngiliz kararın çocuğa ilişkin kısmı ile Final Order aynı belge midir?

Hayır. Boşanmanın kişisel durum sonucu ile çocuğun yaşam yeri ve contact tedbirleri ayrı mahkeme kararları veya hüküm bölümleri olabilir.

10. İngiltere’de 2015 yılında verilmiş bir karar için 1996 Lahey uygulanır mı?

Sözleşme m.53 zaman bakımından uygulanmaya ilişkin özel düzenleme içerir. Türkiye’de 1 Şubat 2017’de yürürlüğe girdiği için kararın tarihi ve hangi devletler arasında uygulanacağı ayrıca denetlenir.

11. Çocuğun Türkiye’ye izinsiz götürülmesi Child Arrangements Order icrasıyla aynı mı?

Hayır. Hukuka aykırı götürme/alıkoyma iddiasında 1980 Lahey çocuk iadesi ve 5717 sayılı Kanun kapsamında ayrı usul gündeme gelebilir.

12. Türkiye ve İngiltere arasındaki çocuk koruma işlemlerinde merkezî makam var mı?

Evet. HCCH resmî kaydında Türkiye merkezî makamı Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüdür; işbirliği ve başvuru türü sözleşme hükümlerine bağlıdır.

Resmî sözleşme, kanun ve kurum kaynakları

Resmî kaynak inceleme tarihi: 29 Ekim 2026. Her somut dosyada karar ve uluslararası sözleşmenin işlem tarihindeki uygulanabilirliği ayrıca incelenir.

Yazar ve hukuki bilgilendirme

Av. Halil Bakırcı — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Fiziksel ofislerimiz İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’dedir; Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. İletişim: +90 552 224 43 66.

Yazı genel hukuki bilgilendirme içindir. Çocuğun üstün yararı, geçerli yabancı karar ve sözleşme hükümleri incelenmeden kesin sonuç vaadinde bulunulamaz.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp