B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İpotek Borcu Ödenmezse Taşınmaz Bankaya Geçer mi? TMK 873 (2026)

Kısa ve net cevap: Hayır. İpotek borcu ödenmediğinde taşınmazın mülkiyeti kendiliğinden bankaya veya ipotek alacaklısına geçmez. Türk Medeni Kanunu’nun 873. maddesi, borç ödenmezse alacaklının alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden alma hakkına sahip olduğunu düzenler ve “borç ödenmezse taşınmazın mülkiyeti alacaklıya geçer” şeklindeki sözleşme hükmünü açıkça geçersiz sayar. Bu yasağa lex commissoria yasağı denir. Borç ödenmediğinde normal yol, ipoteğin paraya çevrilmesi ve satış bedelinin alacaklılara rehin sırasına göre dağıtılmasıdır. Aynı borç için birden fazla taşınmaz rehnedilmişse takip hepsi hakkında yapılır; ancak icra dairesi borcu karşılamaya yetecek kadar taşınmazı paraya çevirir.

İpotek ne sağlar?

İpotek, bir alacağı taşınmaz değeriyle güvence altına alan taşınmaz rehni türüdür. İpotek kurulunca taşınmazın mülkiyeti alacaklıya geçmez; malik taşınmazın sahibi olmaya devam eder. Alacaklıya verilen temel güvence, borcun ödenmemesi hâlinde kanuni takip yoluyla taşınmazın paraya çevrilmesini ve satış bedelinden alacağın karşılanmasını isteme yetkisidir.

Bu ayrım önemlidir. İpotekli bir konut veya arsa hâlâ malikinin mülkiyetindedir; malik kullanabilir ve hukuki sınırlar içinde tasarruf edebilir. Ancak ipotek tapu sicilinde ayni yük olarak kaldığı için sonraki malik veya hak sahipleri de rehnin varlığından etkilenir.

İpotek, bankaların konut kredilerinde sık görülse de yalnız bankalar lehine kurulmaz. Gerçek veya tüzel kişiler lehine de kanuni şartlarla ipotek tesis edilebilir. Hangi alacağın, hangi miktar veya üst sınırla ve hangi derecede güvence altına alındığı resmi senet ve tapu kaydından kontrol edilmelidir.

TMK 873 borç ödenmezse ne olacağını nasıl düzenler?

TMK m.873/1’e göre borç ödenmezse alacaklı, alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına sahiptir. Kanun mülkiyetin otomatik devrini değil, paraya çevirmeyi temel çözüm olarak benimser.

Bu sistem, hem borçluyu hem diğer alacaklıları korur. Taşınmazın değeri borçtan çok yüksek olabilir. Mülkiyetin doğrudan alacaklıya geçmesi, borç miktarını aşan değerin borçlu aleyhine kaybolmasına yol açabilir. Satış ve bedel dağıtımı, rehin değerinin şeffaf biçimde paraya dönüştürülmesini sağlar.

İcra sürecinde satış, kıymet takdiri, ilan, artırma ve bedelin dağıtımı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülür. TMK 873 bu sürecin ayni hukuk temelini kurar; ayrıntılı takip usulü ayrıca icra mevzuatına tabidir.

“Borç ödenmezse ev bankanın olur” hükmü neden geçersizdir?

TMK m.873/2 açık bir yasak getirir: borcun ödenmemesi hâlinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersizdir. Öğretide bu yasak lex commissoria yasağı olarak anılır.

Yasağın amacı, özellikle borç verilirken borçlunun zayıf durumundan yararlanılarak yüksek değerli taşınmazın düşük borç karşılığında alacaklıya bırakılmasını önlemektir. Borç ilişkisi kurulurken “vade gelince ödeme olmazsa tapu kendiliğinden alacaklıya geçer” şeklinde kayıt konulamaz.

Bu kural emredicidir. Sözleşmeye farklı başlık verilmesi, aynı ekonomik sonucu dolaylı yoldan kurmaya çalışılması hâlinde işlemin gerçek amacı incelenir. İpotekle birlikte düzenlenen ek sözleşme, vekâlet veya satış vaadi, rehinli taşınmazın borç ödenmezse alacaklıya otomatik geçişini sağlamaya yönelikse lex commissoria yasağı bakımından değerlendirilmelidir.

Borç ödenmezse ipotekli taşınmaz bakımından süreç nasıl işler?

Alacak muaccel olup ödenmediğinde ipotek alacaklısı, şartları varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurur. Takip türü, ipoteğin resmi senedindeki alacak yapısına ve elindeki belgenin niteliğine göre belirlenir. Süreçte borçluya ödeme emri veya icra emri tebliği, itiraz/şikâyet imkânları ve satış aşaması bulunabilir.

Taşınmazın satışa çıkması mülkiyetin bankaya geçtiği anlamına gelmez. Mülkiyet, ihale ve tescil sonucunda alıcıya geçer. Alıcı üçüncü kişi olabilir; alacaklı da kanuni koşullar içinde ihaleye katılıyorsa farklı bir sonuç doğabilir, fakat bu dahi m.873/2’de yasaklanan otomatik sözleşme devri değildir.

Borçlu, takip dosyasında borç miktarı, faiz, ipotek kapsamı, tebligat, kıymet takdiri ve satış işlemlerini süresi içinde denetlemelidir. İcra hukukunda birçok başvuru kısa ve hak düşürücü nitelikte süreye bağlı olduğundan tebligat tarihi önemlidir.

Aynı borç için birden fazla taşınmaz ipotekliyse hepsi satılır mı?

TMK m.873/3 bu durumu özel olarak düzenler. Aynı alacak için birden çok taşınmaz rehnedilmişse, rehnin paraya çevrilmesi istemi taşınmazların tamamı hakkında yapılır. Ancak icra dairesi bunlardan ancak gerektiği kadarını paraya çevirir.

Bu kural, alacaklının güvencesini korurken borç miktarını çok aşan gereksiz satışları önler. Örneğin borcu karşılamaya bir taşınmazın satış bedeli yeterliyse, tüm rehinli taşınmazların sırf takipte yer aldığı için satılması gerekmez.

Hangi taşınmazın ne zaman satılacağı, rehin ilişkisi, kıymetler ve icra dosyasının durumu dikkate alınarak belirlenir. Toplu rehin ve farklı rehin yapılarına ilişkin özel hükümler ayrıca incelenmelidir.

Satış bedeli alacaklılar arasında nasıl dağıtılır?

TMK m.874’e göre rehinli taşınmazın satış bedeli alacaklılar arasında rehin sıralarına göre dağıtılır. Aynı sıradaki alacaklılar arasında o sıraya düşen bedel, alacakları oranında paylaştırılır.

Tapu sicilindeki rehin derecesi bu nedenle önemlidir. Birinci derecedeki ipotek alacaklısının konumu ile sonraki derecedeki ipotek alacaklısının teminat gücü aynı değildir. Satış bedeli tüm rehinli alacakları karşılamıyorsa sıra ve derece doğrudan ekonomik sonucu belirler.

Satış giderleri ve kanuni öncelikler ayrıca icra hukuku hükümlerine göre hesaplanır. Tapu kaydında görülen ipotek tutarı tek başına satış bedelinden kesin alınacak miktarı göstermez; gerçek alacak, rehin kapsamı ve sıra cetveli birlikte incelenir.

İpotek hangi borç kalemlerini güvence altına alır?

TMK m.875, taşınmaz rehninin sağladığı güvencenin kapsamını düzenler. Güvence; ana para, takip giderleri ve gecikme faizi ile kanunda belirlenen kapsamda muaccel faizleri içerir. İpotek resmi senedi ve rehin türü de üst sınırın belirlenmesinde önem taşır.

Her kredi masrafının veya sözleşmesel cezanın otomatik olarak ipotek kapsamında olduğu varsayılmamalıdır. Alacağın dayanağı, muacceliyet, faiz türü ve rehnin teminat sınırı ayrı ayrı hesaplanmalıdır.

Tüketici veya konut finansmanı sözleşmelerinde 6502 sayılı Kanun’un emredici hükümleri de devreye girebilir. Tüketici işlemi niteliğindeki kredi ilişkilerinde yalnız TMK değil, tüketici hukuku ve ilgili finansman mevzuatı birlikte değerlendirilmelidir.

Borçlu olmayan kişinin taşınmazı ipotekliyse ne olur?

Bir kişi başkasının borcu için kendi taşınmazını ipotek verebilir. Bu durumda kişisel borçlu ile rehinli taşınmaz maliki aynı kişi olmayabilir. Borç ödenmezse alacaklı yine rehinli taşınmazın paraya çevrilmesini isteyebilir; ancak taşınmaz malikinin kişisel sorumluluğu ile rehin sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır.

TMK m.884, borçtan şahsen sorumlu olmayan taşınmaz malikinin haklarını ayrıca düzenler. Böyle bir dosyada malik, borçlu olmadığı için “beni ilgilendirmez” diyemez; taşınmaz rehin yükü altındadır. Öte yandan alacaklı da ipotek sahibinin kişisel malvarlığına, kişisel borçluluk temeli olmadan sırf ipotek nedeniyle sınırsız biçimde başvuramaz.

Başkasının borcuna teminat verilmeden önce ipoteğin miktarı, süresi, derece yapısı ve hangi borçları kapsadığı resmi senetten ayrıntılı incelenmelidir.

Borç vadesinden sonra taşınmaz alacaklıya gönüllü olarak devredilebilir mi?

TMK 873/2’nin yasakladığı husus, rehin kurulurken veya borç ilişkisi içinde “ödenmezse mülkiyet otomatik geçer” şeklinde önceden kararlaştırılan sonuçtur. Borç muaccel olduktan sonra tarafların mevcut borcu tasfiye etmek için özgür ve gerçek iradeyle yeni bir anlaşma yapması aynı hukuki işlem değildir.

Ancak böyle bir devirde de taşınmaz satış/devir işleminin resmi şekli, taşınmazın gerçek değeri, borç miktarı, tüketici hukuku ve irade sakatlığı ihtimalleri dikkatle incelenmelidir. Özellikle ekonomik baskı altındaki borçlunun değerinin çok altında taşınmaz devrine zorlanması sonradan uyuşmazlık çıkarabilir.

Devrin “borca mahsuben” yapılması alacak hesabını da etkiler. Taşınmazın hangi değer üzerinden borca mahsup edildiği, kalan borcun bulunup bulunmadığı ve masrafların kimde olduğu yazılı ve resmi belgelerde açık olmalıdır.

İpotekli taşınmaz dosyasında hangi belgeler kontrol edilmelidir?

İpotek borcu ve satış riski bulunan dosyada ilk yapılacak iş tapu ile kredi/icra belgelerini birlikte incelemektir:

  • Güncel takyidatlı tapu kaydı ve ipotek derecesi.
  • İpotek resmi senedi ve teminat miktarı.
  • Kredi veya borç sözleşmesi.
  • Hesap kat ihtarı ve muacceliyet belgeleri.
  • İcra dosyasındaki ödeme/icra emri ve tebliğ tarihi.
  • Alacak hesabı, faiz ve masraf dökümü.
  • Kıymet takdiri raporu.
  • Satış ilanı ve artırma bilgileri.
  • Birden fazla rehinli taşınmaz varsa tamamının tapu kayıtları.
  • Varsa tüketici/konut finansmanı sözleşmesi ve erken ödeme/temerrüt hükümleri.

Tebligatların usulü ve tarihleri özellikle önemlidir. Şikâyet, itiraz, kıymet takdirine itiraz veya ihalenin feshi gibi icra hukuku yolları kısa sürelere bağlı olabilir; dosya güncel hâliyle incelenmelidir.

Mersin ve Türkiye geneli uygulama

TMK 873-875 Türkiye genelinde uygulanır. Mersin’de konut kredileri, ticari işletme kredileri, tarım taşınmazları üzerindeki ipotekler ve şirket/üçüncü kişi borcu için verilen taşınmaz teminatları farklı icra uyuşmazlıkları doğurabilir.

Taşınmazın Akdeniz, Yenişehir, Mezitli, Toroslar, Tarsus, Erdemli, Silifke, Anamur veya Mut’ta olması temel rehin kuralını değiştirmez. Ancak satış değeri, yetkili icra birimi ve taşınmazın yerel piyasa koşulları dosya sonucunu etkiler.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki ipotek ve taşınmaz icra dosyaları, yetki ve takip kuralları dikkate alınarak Mersin’den koordine edilir.

Sık Sorulan Sorular

1. Konut kredisi ödenmezse ev doğrudan bankanın olur mu?

Hayır. TMK 873 gereği alacaklı, alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden alır; mülkiyetin otomatik geçeceğine ilişkin önceden konulan hüküm geçersizdir.

2. Sözleşmede “borç ödenmezse tapu bankaya geçer” yazarsa geçerli mi?

Hayır. TMK 873/2 bu nitelikteki sözleşme hükmünü açıkça geçersiz sayar.

3. Banka taşınmazı hiç satın alamaz mı?

Yasak olan otomatik mülkiyet geçişidir. Kanuni satış/ihale sürecinde ortaya çıkan edinim veya borç muaccel olduktan sonra usulüne uygun yeni tasfiye anlaşmaları ayrı hukuki işlemlerdir.

4. İpotekli ev satılabilir mi?

İpotek mülkiyeti ortadan kaldırmaz; ancak taşınmaz rehin yüküyle birlikte devredilebilir ve alacaklının ayni hakkı kural olarak devam eder. Satış öncesi tapu ve kredi koşulları incelenmelidir.

5. Bir borç için iki taşınmaz ipotekliyse ikisi de satılır mı?

Takip tüm rehinli taşınmazlar hakkında yapılır; TMK 873/3 uyarınca icra dairesi yalnız gerektiği kadarını paraya çevirir.

6. Satış bedeli borcu aşarsa kalan para ne olur?

Rehinli ve diğer öncelikli alacaklar/giderler ödendikten sonra artan bedel hak sahibine döner; ayrıntılı dağıtım icra mevzuatına göre yapılır.

7. İpotek borcundan şahsen sorumlu değilsem evim satılabilir mi?

Başkasının borcu için taşınmazınızı ipotek verdiyseniz, borç ödenmediğinde rehinli taşınmaz paraya çevrilebilir. Kişisel borç sorumluluğu ile rehin sorumluluğu farklıdır.

8. İpotek faizi ve masrafları da kapsar mı?

TMK 875 güvence kapsamını ana para, takip giderleri, gecikme faizi ve kanunda belirtilen faiz kalemleriyle düzenler; resmi senet ve alacak hesabı ayrıca incelenir.

9. Kıymet takdiri düşükse ne yapılabilir?

İcra dosyasındaki kıymet takdiri ve tebliğ tarihine göre İİK’daki başvuru yolu ve süresi değerlendirilmelidir. Süre kaçırılmamalıdır.

10. Borç bittikten sonra ipotek kendiliğinden silinir mi?

Borcun sona ermesi ipoteğin terkinini isteme hakkını doğurur; tapu sicilindeki kaydın usulüne uygun terkin edilmesi gerekir.

11. İpotekli taşınmaz için haciz de konulabilir mi?

Taşınmaz üzerinde farklı alacaklıların haciz veya rehinleri bulunabilir. Satış ve sıra sonucu, her hakkın niteliğine ve sırasına göre belirlenir.

12. Banka satışa başlamadan önce borç yapılandırılabilir mi?

Taraflar kanuna uygun biçimde ödeme planı veya yapılandırma konusunda anlaşabilir; alacaklının kabulü gerekir. Yapılandırma yapılmışsa icra dosyasına etkisi yazılı şekilde netleştirilmelidir.

Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler

Hukukçu incelemesi ve güncellik

Bu rehber 15 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki Türk Medeni Kanunu’nun 873-875. maddeleri ile ilgili icra hukuku hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. TMK 873/2’deki otomatik mülkiyet geçişi yasağı açık kanun hükmüne dayanmaktadır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil 3472. İnceleme: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu, Sicil 5507.

Ofis: İhsaniye Mah. 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 D:14, Akdeniz/Mersin
Telefon: +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp